Yazılar

Havuz keyfi ishale sebep olabilir

Havuz keyfi ishale sebep olabilir

Yaz mevsimiyle beraber ishal vakalarında da artış görülebiliyor. Çocuklar ise bu durumdan en çok etkilenen grup. Sıcak hava nedeniyle fazla sıvı alma isteğinin mikrop tehlikesini artırması, besinlerin hızlı bir şekilde bozulması ve hijyen kurallarına önem verilmemesi gibi sebeplerin sulu dışkılama şikayetlerini artırdığını ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “İshal; bakteriler, parazitler ve yaygın olarak virüslerden kaynaklanıyor. Virüs kaynaklı ishal ateş yapmıyor, yaklaşık bir gün boyunca etkisini gösteriyor ve hastayı yatağa hapsetmiyor. Bakteriler ise besin zehirlenmelerine yol açarak ishallere neden oluyor” açıklamasında bulundu.

İshal sonucu oluşan sıvı kaybı yetişkinlere göre çocukları daha fazla etkiliyor. Çocuklarda meydana gelen ishalin çoğunlukla hastaneye yatışa yol açtığını, yetişkinlerde ise ishal sebebiyle yatışın çok daha düşük bir oranda gerçekleştiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Bu durum, sıvı kayıplarının çocukları daha fazla etkilemesinden kaynaklanıyor. Çocuklarda yüzde 10’luk bir sıvı kaybı bile sıvı dengesine zarar vererek ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor” şeklinde konuştu.

Dr. Ayşe Sokullu,

Dr. Ayşe Sokullu

Çocuğun halsizliği çok yüksekse vakit kaybetmeden hastaneye gidilmeli

İshal tedavisinde en önemli nokta kaybedilen sıvının geri alınması. Bu konuda ebeveynlerin bilinçli olması gerektiğinin altını çizen Dr. Ayşe Sokullu, “Sıvı dengesini koruyucu önlemleri erkenden almak çok önemli. İshal tedavisinin ilk adımı da sıvı kayıplarının ağız yoluyla yerine koyulmasıdır. Hastaneye yatış ve serumla tedaviye ne kadar az mecbur kalınırsa o kadar iyi. Kusmalara karşı da bilgilenmek çok önemli, beslenme hataları giderildikçe kusma ilaçsız bir şekilde önlenebiliyor. Kusması olmayan çocuklarda tedavi daha kolay oluyor. Ancak sıvı kaybı yüzde 10’un üzerine çıkan vakalarda, bu tip uygulamalarla zaman kaybetmeyip damar yolu ile sıvı tedavisine başlanmalı. Çocuk halsizlik yüzünden hareket edememeye başlamışsa ve ağızdan sıvı alımı sağlanamıyorsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalı” dedi.

 İshali önlemek için öneriler

  1. Dışarıda kalmış yiyecekleri tüketmeyin. Hijyen şartlarına güvenmediğiniz yerlerde yemek yemeyin.
  1. İshalin bulaşıcı olduğunu unutmayın ve kişisel hijyeninize çok dikkat edin, çocuklarınızı da hijyen konusunda eğitin. Yazın özellikle havuz gibi ortak alanların kullanımının artması nedeniyle kendinizi daha dikkatli koruyun.
  2. Süt ve süt ürünlerini tüketirken çok daha dikkatli davranın. Üretim ve tüketim tarihleri ile saklama koşullarını kontrol edin. Özellikle eriyip tekrar donmuş görünen dondurmalardan uzak durun.
  3. Çocuklarda ishal başlar başlamaz ağızdan sıvı takviyesine başlayın.
  4. Hafif ishal belirtileriniz varsa daha az yağlı, fazla lif içermeyen ve pirinç, patates gibi bağırsakları az çalıştıracak besinler tercih edin.

Handan Yavuz’a yeni görev

Handan Yavuz’a yeni görev

İçte sağlık dışta güzellik mottosu ile 2021 Yılında kendine ait özel Medlook polikliniğini kuran Handan Yavuz iş hayatında olduğu kadar sosyal yaşamında da insanlara katkı sağlamak adına çeşitli vakıf ve derneklerde görev alıyor.

Toçev, Koruncuk Vakfı Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı gibi daha birçok sivil toplum kuruluşları ile işbirliğiİ yapan ve şimdide Türk Kadınını Güçlendirme ve Tanıtma Vakfı yönetimine seçilen Handan Yavuz yeni görevinde kadınlarıiçin kolları sıvadı. Onlarla kendi bilgi birikimlerini paylaşıp   Sağlıklı Yaşam, Anti Aging, Saç tedavisi, kliniğinde yeni kurduğu ağız ve diş sağlığı bölümünün yanısıra fiziksel, zihinsel ve ruhsal potansiyellerini en üst seviyeye çıkararak içte sağlık dışta güzellik programları ile kadınlara her alanda desteğini sunacak.

Omuz çıkıkları yazın sık görülüyor!

Omuz çıkıkları yazın sık görülüyor!

Yaz aylarıyla birlikte seyahat sezonu tüm hızıyla devam ediyor. Ancak özellikle de tatil heyecanı ve yaz aktivitelerine kendimizi kaptırıp bazı risklere kolayca davetiye çıkarabiliyoruz. Bunlardan biri de omuz çıkıkları! Zira, seyahate çıkmak için hazırladığınız valizinizi tek elle kaldırmak ya da aşırı sıcaklardan kendinizi serin sulara bırakmanın mutluluğuyla var gücünüzle attığınız bir kulaç omzunuzda ani çıkığa yol açabilir! Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel yaz aylarıyla birlikte omuz çıkığı sorunlarıyla sık karşılaştıklarını belirterek, 20 yaşından önce olan çıkıkların tekrarlama riskinin de yüzde 80’in üzerine çıkabildiğini söylüyor. Prof. Dr. Kerem Bilsel, omuz çıkıklarına yol açan etkenleri ve omuz çıkığının neden acil müdahale gerektirdiğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Basket topunu potaya atarken yaşadığınız heyecanın tam ortasında… Plaj voleybolunda kumların üzerinde topa karşılık vermek için hamle yaptığınızda… Aşırı sıcaklardan bunalıp serin sularda hızla kulaç atarken… Tatil için valizinizi hazırlayıp heyecanla tek elinizle yukarı kaldırdığınızda ya da sırt çantanızı doldurup seyahat için sırtınıza yüklediğinizde! Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel bu ve benzeri yanlış davranışların, vücudumuzun hareketli bölgesi omuzumuzun aniden çıkmasına yol açabildiğini vurgularken, özellikle çıkık vakalarının sayısının yaz ayları ile birlikte artış gösterdiğini söylüyor. Son derece dinamik bir yapıya sahip olan ve günlük yaşantımızda en temel ihtiyaçlarımız için sağlıklı olmasına ihtiyaç duyduğumuz omuzlarımızın çok güçlü bir destekle korunmasına rağmen bazı zayıf noktaları olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kerem Bilsel bu nedenle de vücudumuzun en sık çıkık gelişen eklemi olmaktan kurtulamadığını vurguluyor. Omuz eklemine uygulanan bu travmatik yüklenmelerin omuz anatomisini oluşturan önemli yapılarda hasar yaratabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilsel sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı baş üstü zorlamalarında omzumuzu yerinde tutan yuvanın etrafını çevreleyen labrum yapılarında yırtılmalar ve sonrasında güvensizlik ve eklemde çıkıklar yaşanabiliyor. Omuzumuza günlük aktiviteler sırasında da aşırı yüklemeler yapabiliyoruz. Buna en klasik örneklerden bir tanesi, yaz aylarında da çok başımıza gelebilecek seyahatler sırasında ağır valizlerin tek el ile kaldırılıp yükseğe konulması sırasında omuzda labrum ve tendon yırtıkları ile karşılaşılabilmektedir.”

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Özellikle 12-40 yaş arası erkeklerde sık görülüyor!

Omuz çıkığının görülme sıklığının genel nüfusta yüzde 1.7 olduğunu, özellikle gençlerde ve genç erişkin erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kerem Bilsel “12-40 yaş arasında omuz çıkığı ile çok daha fazla karşılaşıyoruz. 20 yaşından önce olan omuz çıkıklarının tekrarlama riski de yüzde 80’in üzerine çıkabiliyor. Yaz aylarıyla birlikte dışarıda fiziksel aktivitelerin artması ve yapılan sporlarla alakalı olarak sıklık artabilmekte, baş üstü ve kolları, omuzları zorlayıcı hamlelerde omuz çıkığı gelişebilmektedir. Özellikle su topu, tenis, beyzbol, hentbol, voleybol, basketbol gibi sporların amatör kişilerce de oynanması ve aşırı sıcakların bunaltmışlığından serin sulara dalmanın çoşkusuyla atılan kulaçların şiddetinde ölçünün kaçırılması yaz mevsiminde omuz çıkığıyla başvuran hastaların sayısında artışa neden oluyor” diyor. Vücudumuzda en hareketli ve en sık çıkan bu eklemimiz kişinin tüm yaşantısını olumsuz etkileyecek kadar kritik önem taşımasına rağmen gereken özeni göstermediğimizi vurgulayan Prof. Dr. Bilsel “Omuz çıkığı olan ve omuzu çok sık çıkan insanlar günlük yaşam konforunun son derece olumsuz etkilenmeleri ve temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmelerinin yanı sıra, bir süre sonra dengelerini yitirebiliyorlar” diyor.

 “Bu çıkık yer eder mi?!”

Günümüzde halk arasında “Bu çıkık yer eder mi?” sorusu hekimlere sıkça yöneltiliyor. Bu soruyu Prof. Dr. Bilsel şöyle yanıtlıyor: “Bu konuda literatürde yapılan çalışmalar ve tecrübeler bize, tekrar çıkıkla ilgili bazı risk faktörlerini tanımlamıştır. Bu faktörler arasında yaşın 20 ve altında olması, kontakt baş üstü sporla ilgilenilmesi, esnek yapılı olma (hipermobilite) ve radyolojisinde omuz ekleminde kemik kaybı en önemli parametreler olarak ele alınmalıdır. Bu faktörler eşliğinde tekrarlama riski öngörüsü yüksekse ameliyat seçeneği ön planda düşünülmelidir.”

Omuz çıkığında acil müdahale şart!

Omuz çıkığı esnasında ise bazı hatalı davranışlar nedeniyle tedavi çok daha zorlaşabiliyor. Omuz çıkığının acil müdahale gerektirdiğini, zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmasının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kerem Bilsel “Hastane şartlarında tercihen anestezi veya sedasyon altında kapalı yerine oturtulması (redüksiyon) ilk aşama tedavi olarak yapılmalıdır. Sonrasında en az 10-15 gün arasında kol askısında istirahat ile takip edilir. İlk çıkıklarda özellikle sporcularda ve aktif genç erişkinlerde klinik ve radyolojik testlerle değerlendirilip tekrar çıkma riskini oluşturabilecek faktörler göz önünde bulundurulmalıdır” diyor. Omuz çıkığının tekrarlama riskinin yüksek olduğununun tespit edilmesi durumunda ameliyat gerekebildiğini belirten Prof. Dr. Bilsel şu bilgileri veriyor: “Ameliyat lezyonun büyüklüğüne ve kemik kaybı derecesine göre planlanmaktadır. Küçük kemik kaybı olan hastalarda kapalı (Artroskopik) yumuşak doku fiksasyonları uygun olurken lezyonu daha ciddi derecede olduğu durumlarda açık veya artroskopik kemik blok ameliyatları seçilmektedir. Uygun hastada, risk faktörlerini göz önünde bulundurarak en doğru cerrahi yöntem seçilmelidir.”

Suudi Arabistan’ın en gözde otelleri

Suudi Arabistan’ın en gözde otelleri

aKöklü mirası, zengin kültürü ve gerçek konukseverlik ruhu ile özgün bir destinasyon olan Suudi Arabistan, geleneksel ve modern unsurları kusursuz bir şekilde harmanlayan heyecan verici yeni otel projeleriyle konaklama sektöründe çığır açıyor. Özellikle Kızıldeniz ve NEOM destinasyonlarındaki yeni projeler, lüks resort kavramını yeniden tanımlıyor.

Red Sea Global, dünyanın son gizli hazinelerinden biri olan Kızıldeniz’de öncü ve yenilenebilir odaklı lüks bir turizm destinasyonu yaratıyor. Dünyanın dördüncü büyük bariyer resif sistemi ile çevrili olan ve 28.000 km2’den fazla bir alana yayılan Kızıldeniz, el değmemiş plajlara, sönmüş volkanlara, çöl kumullarına, dağ kanyonlarına ve eşsiz tarihi yerlere ev sahipliği yapıyor. 2030 yılına kadar Kızıldeniz’de 50 otel açmayı hedefleyen Red Sea Global, Six Senses Southern Dunes ve The St. Regis Red Sea Resort’un planlanandan önce hizmete girmesiyle misafirlerini ağırlamaya başladı. Nujuma ise Ritz-Carlton Reserve markasıyla Mayıs 2024’te kapılarını açtı. Üç adada ve iki iç bölgede yer alan 16 yeni resort’un açılışı 2024 ve 2025 yıllarında kademeli olarak devam edecek.

Kızıldeniz’de bulunan lüks kaçış noktası Sindalah Adası ise dünyanın en büyük ve en heyecan verici projelerinden biri olan NEOM’un 2024 yılında hizmete girecek ilk bölümü olacak. 2019 yılında kapılarını turizme açan Suudi Arabistan, yılın on iki ayına yayılan turizm çeşitliliğine sahip olması nedeniyle de dünyadaki en dinamik ve en hızlı büyüyen turizm destinasyonu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

 

The St. Regis Red Sea Resort

OCAK 2024’TE AÇILDI

El değmemiş Ummahat Adası’nda bulunan The St. Regis Red Sea Resort, olağanüstü doğal güzelliği, avangart tarzı ve kusursuz hizmeti bir araya getiriyor.

Deniz uçağı veya tekne ile erişim sağlanan The St. Regis Red Sea Resort’ta, denizin üzerinde ve sahil kenarında olmak üzere her biri özel havuzlu 90 villa mevcut. Aileler için mükemmel bir tatil destinasyonu olan bu resort’ta açık havuz, son teknoloji fitness merkezi, imza bir spa ve çocuk kulübünün yanı sıra herbiri farklı bir konseptte gurme lezzetler sunan üç restoran bulunuyor. Renkli bir yaşamın varlığına tanıklık etmek isteyen ziyaretçiler, şnorkelle dalış, dalış ve yelkencilik gibi heyecan verici su sporlarını da deneyimleyebilirler.

 

Dar Tantora, AlUla

MART 2024’TE AÇILDI

Dar Tantora, The House Hotel’in tarihi AlUla Eski Kenti’nde açılan lüks bir çevre dostu konaklama tesisidir. Geleneksel ve çağdaş tasarımın kusursuz birleşimi olan otel, konukları 12. yüzyıla geri götürürken, onlara modern konukseverliğin yüksek konforunu sunarak benzersiz ve sürükleyici bir deneyim sunmak üzere tasarlandı.

Otel, otantik bir AlUla deneyimi yaşatmak için geleneksel malzeme ve tekniklerle birlikte modern mühendislik teknikleri kullanılarak tarihi kerpiç binaların restore edilmesiyle oluşturulan 30 konuk odasına sahip. Otelde ayrıca bir lobby lounge, coffee bar, havuz, spa ve fitness olanakları bulunuyor.

 

Beit Jokhdar, Beit Al Rayess ve Beit Kedwan, Al Balad, Jeddah

MART 2024’TE AÇILDI

Mart ayında, Cidde’nin Al-Balad olarak bilinen, UNESCO Dünya Mirası Alanı olan ve şehrin zengin tarihini ve kültürel mirasını sergileyen Tarihi Bölgesi’nde üç yeni lüks butik otel açıldı. Tarihi binalarda yer alan her otel, tarihçiler, yerel sanatçılar, marangozlar ve mimarlardan oluşan özenle seçilmiş bir ekip tarafından yerel malzemelerle yeniden tasarlandı. Orijinal tasarımlarını kusursuzca yansıtan her üç otel de lüks, şık ve modern bir atmosfer sunuyor. Otellerin merkezinde ise ortak hizmet veren, otantik lezzetlerin sunulduğu bir restoran bulunuyor. Havaalanı transferlerindeki çikolata ikramından misafir odalarındaki tütsü kokusuna kadar her şeyin kişiye özel dokunuşlarla hazırladığı otellerde, konuklar kendilerini evlerindeymiş gibi hissedecekler.

 

Nujuma, A Ritz Carlton Reserve The Red Sea

MAYIS 2024’TE AÇILDI

Çarpıcı doğal güzellikleri, özgün bir tasarım ve duyulara hitap eden benzersiz hizmet anlayışıyla harmanlayan Nujuma, dünya çapında sadece 7 tane, Ortadoğu’da ise ilk olan Ritz-Carlton Reserve markasıyla konuklarını ağırlıyor.

Kızıldeniz’in Mavi Delik adalar kümesinin parçası olarak bir dizi özel adada yer alan, el değmemiş doğal güzelliklerle çevrili ve çevreyle kusursuz uyum sağlayacak şekilde tasarlanan bu tesis, sahil kenarında konumlanan bir ila dört yatak odalı 63 villayla hizmet veriyor. Misafirler lüksün en üst seviyesini deneyimlerken, arındırıcı bir spa, yüzme havuzları, gurme restoranlar ve doğal ortam ile ilgili bilgi edinebilecekleri Koruma Alanı da dahil olmak üzere çeşitli aktivitelerle unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor. Otelde ayrıca benzersiz bir yaşam deneyimi sunan 18 adet Ritz-Carlton Reserve markalı rezidans bulunuyor.

 

Jeddah EDITION

MAYIS 2024’TE AÇILDI

Jeddan EDITION, Mart ayında Cidde sahil şeridinde hizmete girdi. Muhteşem Kızıldeniz manzarasına sahip bu otelde 11 süitin de dahil olduğu 63 lüks oda bulunuyor. Otel ayrıca ünlü Şef Cédric Vongerichten işbirliğiyle hazırlanan, içinde bilardo masası ve puro salonu da bulunan şık bir lobi barına sahip. Misafirler rooftop bar’da Marina’nın nefes kesici manzarasını seyre dalabilir veya fitness merkezi, spa olanakları ve özel kabanalı açık yüzme havuzu gibi imkanların keyfini çıkarabilirler.

 

Desert Rock Resort

2024’TE AÇILACAK

Saklı bir vadide, dağların arasında yer alan ve Red Sea Global’in bir parçası olan Desert Rock Resort, eşsiz bir lüks sunarken konukların doğayla bağlantı kurmasına olanak tanıyor.

Mimari bir şaheser olan bu otel, doğal silüet korunarak korunarak tamamen dağ yamacına entegre edilmiş. Kayaların içerisine oyulmuş odalarda konaklama ayrıcalığıyla misafirlerine unutulmaz bir deneyim yaşatacak Desert Rock Resort, uçsuz bucaksız bir çöl manzarası sunuyor.

 

Bab Samhan, Diriyah

2024’TE AÇILACAK

Bu yıl kapılarını açmaya hazırlanan Bab Samhan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diriye bölgesinin ilk oteli olacak. Çağdaş lüksü, Necdi mimari tarzıyla harmanlayan otel, bölgenin kültürünü ve tarihini yansıtan ve her biri benzersiz bir atmosfer sunan 106 odaya sahip olacak. Kuzey Diriye’deki bu otel, hem Hanife Vadisi’ne hem de Suudi Arabistan’ın en önemli tarihi bölgelerinden biri olan At-Turaif’e yakın bir konumda buluyor.

 

Marriott Autograph Collection, Sindalah Island, NEOM

2024’TE AÇILACAK

2024’te açılması planlanan, Marriott’un Autograph Collection markası ile Sindalah’ta hizmet verecek bu yeni tesis, konuklarına kalıcı bir izler bırakacak, zengin ve sürükleyici anlar sunmak üzere tasarlandı. Resort’ta bir ve iki yatak odalı villaların da dahil olduğu toplam 66 oda ve süit, farklı lezzetler sunan restoranlar, çocuk kulübü ve bir spa yer alacak.

NEOM projesi kapsamında geliştirilen bir grup adanın ilki olan Sindalah, Kızıldeniz’in en ilgi çeken destinasyonlarından biri olacak. 600’ü Kızıldeniz’e özgü olan 2.000’den fazla deniz canlısına ev sahipliği yapan renkli ortamıyla Sindalah Adası, mükemmel tesisleri ve ayrıcalıklı olanaklarıyla misafirlerini ağırlayacak.

Kadınlar için güçlerini birleştirdiler

Kadınlar için güçlerini birleştirdiler

Çocukların ve bireylerin daha üretken, çağdaş, demokrat ve çoğulcu bir topluma kavuşmaları için faaliyetlerini sürdüren İyi Ki Vakfı, Mercedes-Benz Otomotiv’in “She’s Mentoring” programının iş ortağı oldu.

İyi Ki Vakfı Kurucusu Füsun Kuran ve Mercedes-Benz Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Başkanı Ezgi Yıldız Kefeli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe iş dünyasından birçok ünlü isim katıldı.

Bu programda ‘sürdürülebilirlik’, ‘inovasyon & teknoloji’ ve ‘yaratıcı endüstriler’ olmak üzere, kariyer yolculuklarının başındaki genç kadınlara destek olmayı ve topluma değer katmayı amaçlıyor. İyi ki Vakfı derneğinin kurucusu ve aynı zamanda She’s Mentoring programında mentor olan Füsun Kuran, proje destekçileri Oggusto, Fox HR ve Good Factor ile birlikte tüm She’s Mercedes kadınlarını geçtiğimiz gün Kulis Maslak’ta ağırladı. Program hakkında bilgi veren konuşmacılar kadınların geleceği güçlerini birleştirdiler.

 

 

 

 

 

Tatile gidecek hamilelere öneriler

Tatile gidecek hamilelere öneriler

Hormonal değişimlerden ötürü iyice hassaslaşan ve “stresten uzak yaşayın” diye sürekli uyarılan gebelerin günlük yaşamlarının veya işlerinin stresinden kurtulmak için iyi bir kaçış yoludur tatil. Peki tatile çıkmak isteyen gebeler nelere dikkat etmelidirler? Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Malkoç anlattı.

Op. Dr. Sibel Malkoç

Op. Dr. Sibel Malkoç

  • Seyahat ederken, hamileler hareketsiz kalmamak koşulu ile araba veya uçak ile seyahat edebilirler.
  • Hamileliğin ilk döneminde (ilk üç ay) aşırı bulantı-kusma şikayeti olanlar, tatil planlarını gebeliğin üçüncü ayından sonraya kaydırırsa daha rahat bir tatil geçirebilirler.
  • Hamilelikte kan pıhtılaşması arttığı için özellikle ileri dönem gebelikleri olanlar, iki-üç saatte bir mola verip kol ve bacaklarını hareket ettirip, gevşetmelidirler.
  • Beş-altı saati geçen uçak yolculuklarında, birkaç saatte bir, uçak içinde 10-15 dakika yürüyebilirler.
  • Yolculuk esnasında hamileler bol sıvı tüketmeli ve emniyet kemerini karnın üstünden değil, alt tarafından geçirerek takmalıdırlar.
  • Sıvı kaybına neden olduğu ve yüzdeki, göbekteki lekeleri artırdığı için gebe tatilcilere güneş banyosu önermiyoruz. Güneş banyosu yapmak isteyen gebeler, 12:00-15:00 saatleri dışında 30 faktör veya üzeri bir güneş koruyucuyu günde birkaç kez sürmelidirler. Güneş kremi tercihinde; suya dayanıklı olanları ve retinol gibi bebek için zararlı A vitamini türevlerini içermeyenlerini tercih etmelidir.

Yüzmenin gebelere faydaları

  • Psikolojik rahatlama sağlar.
  • Kasların güçlenmesini ve vücudun çevikleşmesini sağlar.
  • Gebelikte aşırı kilo alımına engel olur.
  • Uyku sorunlarını azaltır.
  • Kalp ve akciğerleri çok iyi çalıştıran bir spor olduğu için annenin ve bebeğin daha bol oksijen almasını sağlar.
  • Gebelikte tansiyon yükselmesi gibi problemleri önler.
  • Bazı gebelerde sabah bulantılarının azalmasına neden olur.
  • Bel ve sırt ağrılarını azaltır.
  • Halsizlik ve yorgunluğu azaltır.

Op. Dr. Sibel Malkoç

Yüzerken dikkat edilecekler

  • Yüzme için ilk tercih deniz olmalıdır.
  • Havuz sularında kullanılan kimyasalların (dozu aşırıya kaçmamış dezenfektan kullanılan havuzlar hariç), gebelikte sakıncalı olabileceği unutulmamalıdır.
  • Bol bol su içilmelidir.
  • Yemek yedikten hemen sonra yüzülmemelidir.
  • Sakin, yavaş ve dinlenerek yüzülmelidir.
  • Kramp ve acil durum gibi nedenlerle çok derin sularda yüzülmemelidir.
  • Vücudu sıkmayan hamile mayoları tercih edilmelidir.
  • Altı kaymayan terlikler tercih edilmelidir.
  • Denize tek başına girmemeye özen gösterilmelidir.
  • Yüzdükten sonra mutlaka duş alınmalıdır.
  • Islak mayo ile oturmamalı ve yedek mayo ile değiştirilmelidir.

Iris Murdoch “Çan”

Iris Murdoch “Çan”

Ayrıntı Yayınları, geçtiğimiz yüzyılın en zeki kadını olarak kabul edilen İngiliz filozof ve yazar Iris Murdoch’un tüm kitaplarını yayımlamaya, yazarın hem komik hem de hüzünlü romanı Çan ile devam ediyor!

Murdoch’un ilk olarak 1958’de yayımlanan dördüncü romanı Çan, ahlak, maneviyat, özgürlük, evlilik, cinsellik ve iyiyle kötü arasındaki mücadele gibi temaları odağına alarak bir topluluktaki kayıp ruhların hikâyesini anlatıyor. Kilise dışı bir dini topluluk üyeleriyle, gruba geçici olarak dahil olan bir grup yabancının karmaşık ilişkiler ağına odaklanan romanda dış dünyayla bağlarını koparmadan dini yaşamın nimetlerinden yararlanmak isteyen topluluk üyeleri, aralarına yabancıların karışmasıyla ciddi bir sınavdan geçerler.

İngiliz romancı, oyun yazarı, şair, denemeci, filozof ve senaryo yazarı Iris Murdoch’un dördüncü romanı Çan, Seda Ağar’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’nın Edebiyat Dizisi kapsamında edebiyatseverlerle buluştu.

Sıcak çarpması aşırı kilolu ve zayıfları daha çok etkiliyor

Sıcak çarpması aşırı kilolu ve zayıfları daha çok etkiliyor

Haziran itibarıyla aşırı ısınan havalar; yaşlıları, 5 yaş altı çocukları, hamileleri ve aşırı kilolu ya da zayıf kişileri daha çok etkiliyor. Sıcak havalara karşı herkesin dikkatli olması ve önlem alması gerektiğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Gündelik alışkanlıklar yaz mevsimine göre değiştirilmeli, vücut serin tutularak su kaybı önlenmeli. Öğle saatlerinde koşanlar sabah erken veya akşam saatlerini tercih etmeli. Mevsime uygun beslenmeye ve özellikle de bol su içmeye dikkat edilmeli” uyarılarında bulundu.

Terli ve soğuk cilt, bitkinlik, susama hissi, kas krampları, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma ve idrar koyulaşması gibi durumlar sıcak çarpmasının yaygın belirtileri arasında yer alıyor. Sıcaklık artmaya devam ederse cildin kuru, sıcak ve kırmızı bir hal aldığını, vücut ısısının yükseldiğini, solunum ve nabzın hızlandığını, davranış bozukluğu ve bilinç bulanıklığı gelişebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Damarların genişlemesi nedeniyle tansiyon düşer ve vücutta kan dolaşımını sağlamak için kalbin daha hızlı ve yoğun çalışması gerekir. Bu durumda damarlarda oluşan sızıntı yüzünden isilik veya ayaklarda şişme görülebilir. Tansiyon daha fazla düşerse hayati organlara yeterince kan ulaşamaz ve kalp krizi riski artar. Terleme yüzünden vücutta hem sıvı hem de tuz kaybı olur ve aralarındaki denge bozulur. Tansiyonun düşmesiyle birlikte bu sorun, sıcak bitkinliği olarak adlandırılan soruna yol açar” dedi.

Dr. Eyyüp Kenan Özok

Dr. Eyyüp Kenan Özok

Öğle saatlerinde dışarı çıkılmamalı

Öğle saatlerinde mümkün olduğu kadar dışarı çıkmamaya özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Dışarıya çıkarken açık renkli, hafif ve bol giysiler tercih edilmeli. Sıcak altında ağır spor ve fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı. Su başta olmak üzere yeterli sıvı alımına dikkat edilmeli. Mümkün olduğunca gölgede veya klimalı ortamlarda vakit geçirilmeli” şeklinde konuştu.

Şapkasız ve gözlüksüz dışarı çıkılmaması gerektiğinin altını çizen Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Ayrıca güneşin zararlı ışınlarından korunmak için güneş koruyucu krem kullanılmalı” dedi.

Dr. Eyyüp Kenan Özok, vitamin ve mineral açısından zengin olan ayrıca sıvı kaybını da önleyen aşağıdaki 11 gıdanın sıcak havalarda tüketilmesini önerdi:

  1. Mısır
  2. Buzlu kahve
  3. Vişne
  4. Domates
  5. Ahududu
  6. Buzlu çay
  7. Yaban mersini
  8. Çilek
  9. Kabak
  10. Taze fasulye
  11. Karpuz ve kavun: Yazın en sevilen ve en çok serinleten meyvelerinden kavun ve karpuz, lif oranları düşük meyvelerdir. Bu nedenle de glisemik indeksleri düşüktür. 200 gram karpuz ve kavunda 13-15 gram karbonhidrat bulunur. Bu yüzden diyabetli bir bireyin ara öğünde 200 gramdan fazla kavun ya da karpuz yememesi gerektiği unutulmamalı.

Bobo by The Stay’de Paraliaki ile Yunan esintisi

Bobo by The Stayde Paraliaki ile Yunan esintisi

Bobo by The Stay içerisinde açılan deniz ürünleri restoranı Paraliaki, Yunan esintili lezzetleri Cennet Koyu’na taşıyor.

Yunanca’da deniz ve karanın buluştuğu nokta anlamına gelen Paraliaki, misafirlerinin karadan veya denizden kolayca ulaşabileceği eşsiz konumunu adıyla tarif ediyor. Gün batımı ile kapılarını açan Paraliaki, deniz kıyısındaki masaları, Cennet Koyu’na bakan yalın setler üzerinde bulunan farklı oturma alanları ile her masaya kesintisiz yemyeşil doğa ve masmavi deniz manzarası sunuyor.

Paraliaki, günlük taze balıkları, salataları ve zengin meze çeşitlerine ek olarak, imza tabakları ıstakozlu spaghetti, mavi kuyruklu karides ve baby kalamar gibi lezzetleri ile rezervasyonlu hizmet veriyor. Paraliaki aynı zamanda, Cennet Koyu’na demir atan yat ve teknelere de sunacağı tekne catering servisi ile yaz boyunca Ege’ye dümen kıran tekneler için de cazip bir alternatif olacak.

Bastıran sıcaklarda imdada yetişiyor, ama!

Bastıran sıcaklarda imdada yetişiyor, ama!

Bastıran yaz sıcaklarında klimalar hem evde hem araçta hem de ofiste adeta imdadımıza yetişiyor. Öyle ki ‘serinleyeceğim’ derken çoğu zaman yol açabileceği riskleri önemsemeyebiliyoruz. Ancak dikkat! Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülcihan Özkan, klimaların yanlış ve bilinçsiz kullanımının soğuk algınlığı ve gripten klima zatürresine (lejyoner hastalığı) dek birçok ciddi akciğer enfeksiyonuna yol açabildiğini vurguluyor. Prof. Dr. Özkan, yaz aylarının masum görülen vazgeçilmezi klimaların yol açabileceği hastalıkları ve serinlerken hasta olmamak için alınması gereken 8 önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bunaltıcı yaz sıcakları adeta nefes aldırmazken, pek çoğumuz anı kurtarmanın isteğiyle ‘yeter ki serinleyeyim gerisi boş’ diyor ve klimayı en soğuk dereceye getirmekten kaçınmıyoruz. Üstüne bir de “Ohh dünya varmış, nasıl da güzel geldi!” diyoruz ama dikkat! Zira dayanılmaz sıcakların ‘kurtarıcısı’ klimaların bilinçsiz kullanımı yüz felci ve boyun/sırt ağrılarından çok ciddi akciğer hastalıklarına dek birçok tehlikeye zemin hazırlayabiliyor! Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülcihan Özkan, özellikle son günlerde klimaya doğrudan maruz kalınması ve çok soğuk ortamlarda bulunulmaktan kaçınılmaması nedeniyle klima hastalıklarının arttığını belirterek “Klima çalışırken doğrudan karşısında durmamak, sıcaklık ayarına dikkat etmek, filtrelerini düzenli değiştirmek gibi bazı kurallara uymaya mutlaka dikkat etmek gerekir. Aksi taktirde sağlık açısından çok tehlikeli olabiliyor” diyor.

Prof. Dr. Gülcihan Özkan

Prof. Dr. Gülcihan Özkan

Soğuk algınlığından Klima zatürresine!

Prof. Dr. Gülcihan Özkan klimaların yanlış kullanımının yol açabileceği hastalıkları şöyle sıralıyor;

  • Soğuk algınlığı ve grip: Burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve kısa süreli boğaz ağrısının görüldüğü soğuk algınlığının yanı sıra klimaların bilinçsizce kullanımı gribal enfeksiyonlara da yol açabiliyor. Boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, hafif/yüksek ateş gibi şikayetlere neden olan grip bulaşıcı etkisiyle diğer kişilere de geçebiliyor. Ayrıca klima aynı ortamda bulunan kişilerde bulaş etkisini de artırıyor.
  • Klima zatürresi (Lejyoner hastalığı): Halk arasında klima zatürresi olarak da bilinen; yaygın vücut ağrısı, yüksek ateş, baş ağrısı, mide bulantısı ve ishal ile seyredebilen Lejyoner hastalığına Legionella pneumophila isimli bakteri yol açıyor. Klima zatürresi (Lejyoner hastalığı) tedavi edilmez ise solunum yetmezliği ve septik şoka neden olabiliyor. Bu nedenle mutlaka doktora başvurmak gerekiyor. Tedavi geciktirildiğinde yoğun bakım ihtiyacı gerekebiliyor.
  • Alerjik reaksiyonlar: Gözlerde ve burunda kaşıntı, hapşırma, ciltte döküntü ve boğazda gıcıklanma/ sesin gitmesi gibi alerjik reaksiyonlara yol açarak yaşam konforunu düşürebiliyor. Alerjik reaksiyonlar tedavi edilmediğinde; egzama ve astım gibi kronik hastalıklara yol açabiliyor.
  • Akut Bronşit: Klimanın yanlış ve bilinçsiz kullanımının neden olabildiği önemli hastalıklarından biri de akut bronşit! Ateş, hırıltılı solunum ve balgamlı öksürükle seyreden akut bronşit mutlaka doktor tedavisi gerektiriyor. Tedavisinde bol sıvı tüketimi, nefes açıcı ilaçlar ve doktorun gerekli görmesi durumunda antibiyotik kullanılıyor.

Klima kullanırken ihmale gelmez 8 önlem!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülcihan Özkan, klima kullanırken sağlık açısından dikkat edilmesi gereken kuralları şöyle sıraladı;

  • Sıcaklık ayarı 23-24 derece olmalı
  • Ani ısı değişimlerinden kesinlikle kaçınılmalı
  • Klima doğrudan size üflememeli
  • Odanın nem seviyesi yüzde 40-60 olmalı
  • Filtreleri düzenli değiştirilmeli
  • Klima sürekli çalıştırılmak yerine ara ara açıp kapatılmalı
  • Ara sıra pencereler açılarak dışarıdaki havanın içeri girmesi sağlanmalı
  • Klimayı temizlerken dezenfektan ve kokulu temizleyiciler kullanılmamalı