Yazılar

Aydilge’den yaza özel şarkı “Ben Geldim”

Aydilge’den yaza özel şarkı “Ben Geldim”

Yazın coşkusuna ve enerjisine yakışan hit şarkılar nerede, diye bekleyenlere, Aydilge yeni şarkısı ile ”Ben Geldim” diyor.

Avrupa Müzik etiketiyle yayınlanan, söz ve bestesi Aydilge’ye ait olan şarkı, kıpır kıpır duygusu ve anlamlı sözleriyle, içinizi ısıtacak ve oturduğunuz yerden sizi ayağa kaldıracak bir ritme sahip. Kendine has tarzı ve besteci, söz yazarı kimliği ile rakiplerinden sıyrılan Aydilge, ”Ben Geldim” ile yazın en güçlü şarkılarından birine imza atıyor.

Kendisi gibi müzisyen ve keman sanatçısı olan eşiyle mutlu bir evlilik süren Aydilge, klibin yönetmenliğini de eşine emanet etti. Dansçıları ile beraber renkli sahnelere imza atan Aydilge, şarkısında zorbalara, yalancılara, çıkarcılara meydan okuyor. Aydilge’ye dansçıların yanında eşlik eden bir diğer isim ise duvardaki tablo oldu. Yapay zeka yöntemiyle canlandırılan tablodaki kadın, yer yer Aydilge’nin şarkısına da eşlik ederek ilgi çekiyor.

Deniz Özdoğru’dan yeni şarkı ‘Bugün Henüz Yarın Değil’

Deniz Özdoğru’dan yeni şarkı ‘Bugün Henüz Yarın Değil’

Sabır eylemsizlik değildir.’ Bu şarkı herkesin hem çok özel, hem de çok benzer şeyler yaşadığı bir farkındalıktan sesleniyor.

İhtiyacı olan herkese, her şeye rağmen tutunacak bir şeyler bulabileceğimizi ve devam etme gücümüzü hatırlatmayı hedefliyor. Şarkı, 2000’ler R&B müzik anlayışına göz kırparken dinleyicilerini etkileyici bir atmosfere götürüyor.

The MAINE Bodrum kapılarını açtı

The MAINE Bodrum kapılarını açtı

Londra, Dubai ve Ibiza’nın canlı eğlence konsepti ile tanınan dünyaca ünlü restoranı The MAINE kapılarını açtı. Maxx Royal içinde konumlanan The MAINE Bodrum, özel bir davet ile merhaba dedi.

Lübnan asıllı Kanadalı gastronomi yatırımcısı ve işletmecisi Joey Ghazal tarafından Dubai’de ilk New England Seaside Brasserie’si olarak kurulan The MAINE, dünyada şu anda iki kıtada en popüler ve eğlenceli restoran ve bar konsepti ile tanınan sıra dışı, zamansız ve sürükleyici deneyimler yaratan dünyaca ünlü uluslararası bir lüks restoran grubu markası. Açılışın ev sahipliğini The MAINE Man Guy, olarak da tanınan Joey Ghazal yaptı.

Metalciler İstanbul’da buluşuyor

Metalciler İstanbul’da buluşuyor

Bosphorus Open Air Metal Fest 2024’te, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’nın önde gelen metal grupları sahne alacak.

21 Eylül’de Küçükçiftlik Park’da gerçekleşecek olan festival için, Avrupa’nın önemli grupları ile anlaşıldı ve Bosphorus Open Air Metal Fest 2024 kadrosu oluşturuldu.

17.000 kişi kapasiteli Küçükçiftlik Park’ta düzenlenecek festivalin digital bilet satışları, Biletix ve Passo kanallarından başladı.

Festivale katılacak guruplar arasında Almanların efsaneler arasına girmiş ünlü Thrash Metal grubu Sodom, İsviçre’den Samael ve Schammasch, Hollanda’dan Legion of the Damned, Norveç’in kült Black Metal grubu Ancient, Çekya’dan Hypnos ve Tortharry ile Türkiye’nin Avrupa’da marka olmuş metal grubu Moribund Oblivion. Festivalin açılışını ise, Türkiye’den Inhuman Depravity grubu yapacak.

Kilo vermek için diyabet ilaçları kullanmak güvenli mi?

Kilo vermek için diyabet ilaçları kullanmak güvenli mi?

Kilo vermek için diyabet ilaçlarını kullanmanın etkilerini ve risklerini değerlendiren Tıbbi Biyokimya Uzmanı Prof. Dr.  Nilgün Tekkeşin, kilo kaybı için onaylanan GLP-1 agonistlerinin, iğneyle alınan enjekte edilebilir ilaçlar olduğunu belirterek, “Tip 2 diyabet hastası değilseniz, diyabet ilaçlarına alternatifler konusunda doktorunuza danışın.” dedi.

Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin: “Maalesef, diğer kilo verme ilaçlarında olduğu gibi hastalar, özellikle bir yıldan önce ilaçları bıraktıklarında verdikleri kiloların çoğunu geri alıyorlar. Ayrıca ilaçlar çok pahalı, buzdolabında saklanması gerekiyor.”

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce) Tıbbi Biyokimya Bölümünden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, kilo vermek için diyabet ilaçlarını kullanmanın etkilerini ve risklerini değerlendirdi.

Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin

Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin

Kilo vermek için önce yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalı!

Son zamanlarda kilo vermek için Tip 2 diyabet ilaçlarının, özellikle GLP-1 agonistlerinin (Zayıflama ilaçları) kullanımının giderek yaygınlaştığına işaret eden Prof. Dr. Tekkeşin, çeşitli diyabet ilaçlarının, yalnızca Tip 2 diyabetin tedavisine yardımcı olmakla kalmadığını, aynı zamanda hastaların kilo vermesine de yardımcı olduğunu kaydederek, “Kilo vermeye en iyi yaklaşım her zaman önce davranış ve yaşam tarzı değişiklikleri yapmaktır.” dedi.

7 saat uyku başarılı kilo kaybının anahtarı…

Uzun vadeli başarı için gerekli olan ilkeler arasında düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli uykunun yer aldığını anlatan Prof. Dr. Tekkeşin, “Her gün en az 30 dakika yürüyüş gibi orta şiddette egzersiz yapmaya çalışın. Yüksek proteinli kahvaltı yapın. Şekerli içecekleri sınırlayın. Bütün gıdalardan faydalanın. Dikkatli yiyin; yavaş ve tadını çıkartarak yiyin. Ayrıca kalori alımınızı azaltın ve yüksek yağlı, şekerli ve aşırı işlenmiş gıdalardan kaçının. Her gece 7 saat uyumayı hedefleyin. Bu başarılı kilo kaybının anahtarıdır.” dedi.

Bu ilaçlar ciddi iştah sorunu yaşayan bazı kişiler için tercih edilebilir

Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte zayıflama ilacı kullanan hastaların vücut ağırlığının ortalama yüzde 10’unu kaybederken, sadece ilaç kullanan hastalarda ise bu oranın yüzde 3-6’larda kaldığını ifade eden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Yaşam tarzı seçimlerinin yanı sıra diyabetli kişilerde kan şekeri düzeylerini kontrol etmek için kullanılan GLP-1 (glukagon benzeri peptit-1) agonistleri, ciddi iştah sorunu yaşayan bazı kişiler için tercih edilebilir. Hastaların GLP-1 agonistlerini almaya hak kazanması için genellikle 3 kriterden birini karşılaması gerekir. Bunlar Vücut Kitle İndeksi BMI 30 veya daha yüksekse, BMI 27 ve diğer önemli tıbbi rahatsızlıklar varsa ve BMI 25 ve Tip 2 diyabetli aşırı kilolu ise…” diye konuştu.

İğneyle alınan enjekte edilebilir zayıflama ilaçları uzun süreli kullanılır mı?

Şu anda kilo kaybı için iki GLP-1 ilacı olarak onaylanmış ürün olduğunu, her ikisi de uzun süreli kullanım için güvenilir olduklarını dile getiren Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, diyabet için onaylanmış bir başka ilacın ise kilo verme amaçlı kullanım için tam onaya sahip olmadığını hatırlattı.

Diyabet ilaçlarının, özellikle GLP-1 reseptör agonistlerinin kilo kaybını teşvik etmek için farklı mekanizmalar aracılığıyla çalıştığını kaydeden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “GLP-1 agonistleri doğrudan kilo kaybına neden olmaz, pankreasın insülin salmasını teşvik ederek kan şekerini düşürmek, genel iştahı azaltmak ve midenin boşalmasını yavaşlatmak (daha uzun süre tok hissedilmesini sağlamak) gibi yollarla kilo kaybına neden olur. Kilo kaybı için onaylanan GLP-1 agonistleri, iğneyle alınan enjekte edilebilir ilaçlardır.” diye anlattı.

Yüksek tansiyon, kalp krizi gibi kardiyovasküler komplikasyonları önlemeye de yardımcı

Günlük ve haftalık olarak alınan iki farklı tür ilacın bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “GLP-1 agonistleri ayrıca yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp hastalığı gibi kardiyovasküler komplikasyonları önlemeye de yardımcı olur.” dedi.

Diyabet ilaçları yan etkilere neden olur mu?

Bu ilaçların, FDA tarafından kilo vermek isteyenlerin tedavisi olarak onaylandığını kaydeden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “GLP-1 agonistleri, idame dozuna ulaşmak ve yan etkileri en aza indirmek için zaman zaman ayarlama yapılır. Faydaları genellikle yan etkilerinden daha ağır basmakta. Yine de bazı hastalarda bu ilaçları kullanırken bazı yan etkiler görülebiliyor, ancak genellikle bunlar ilacın kesilmesini gerektirmiyor.” diye konuştu.

Bu ilaçların yaygın yan etkilerinin yorgunluk, kabızlık veya ishal, karın ağrısı ve hazımsızlık ile düşük kan şekeri olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, şöyle devam etti:

“Belirli GLP-1 ilaçları, belirli tıbbi durumların gelişme riskini artırabilir. Safra kesesi sorunları, pankreatit, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, kişisel veya ailede medüller tiroid karsinomu (tiroid kanseri) öyküsü, çoklu endokrin neoplazi sendromu Tip 2 (MEN2), diyabetik retinopati (göz problemleri), yüksek kolesterol veya trigliserit seviyeleri, herhangi bir sindirim bozukluğu ve gebeler veya gebelik planlayanlar bu ilaçlardan kaçınılmalıdır.”

Diyabet

Kilo verme başarı oranları

GLP-1’lerin insanların kilo vermelerine yardımcı olmada ne kadar etkili olduğu konusunda da yaklaşık bir yıllık tedavi sonrasında elde edilen bulguların bir ilaçta 10 kg, diğerinde de 15 kg olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Maalesef, diğer kilo verme ilaçlarında olduğu gibi hastalar, özellikle bir yıldan önce ilaçları bıraktıklarında verdikleri kiloların çoğunu geri alıyorlar. Ayrıca ilaçlar çok pahalı, buzdolabında saklanması gerekir ve insanların yüzde 90’ında genellikle hafif ile orta dereceli olmak üzere bazı yan etkiler görülüyor.” dedi.

Uzmanından öneriler

Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, kilo verme tedavisini düşünen ve diyabet ilaçlarını kullanmak isteyenlere, “Diyabet ilaçları herkes için uygun değildir. Seçeneklerinizi anlamak sizin ve doktorunuzun sizin için en iyi kararı vermesine yardımcı olabilir. Bu tedavi seçeneklerini merak ediyorsanız ancak Tip 2 diyabet hastası değilseniz, diyabet ilaçlarına alternatifler konusunda doktorunuza danışın. Sizin için en iyi yaklaşımın hangisi olduğunu doktorunuzla veya bir obezite tıbbı uzmanıyla konuşun. Bu ilaçları kullanırken yaygın mide bulantısı ve hazımsızlıktan daha ciddi mide, safra kesesi ve böbrek sorunlarına kadar değişen potansiyel yan etkilerle karşılaşabileceğinizi unutmayın. Bununla birlikte, kişisel veya ailesel tiroid kanseri öyküsü olan kişiler, kilo kaybı için enjekte edilebilir diyabet ilaçları kullanmamalıdır.” önerilerinde bulundu.

Çocuklarda tuvalet alışkanlığına dikkat!

Çocuklarda tuvalet alışkanlığına dikkat!

Bütün çocuklar altını ıslatabilir ama 5 yaş üstü çocuklarda sık görülen gece alt ıslatma sorunu çoğunlukla genetik nedenlidir. Ama 3 ayda haftada 2 kereden fazla alt ıslatma varsa, bir günde 7’den fazla sayıda idrara çıkıyorsa, tuvalete koşarak ya da son dakika gidiyorsa çocuğun tedavi olması gerekebilir. Liv Hospital Çocuk Ürolojisi ve Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selami Sözübir alt ıslatma nedenleri ve tedavisini anlattı.

Prof. Dr. Selami Sözübir

Prof. Dr. Selami Sözübir

Gece alt ıslatma nasıl bir hastalıktır?

5 yaşın üzerindeki çocukların haftada en az iki kez olmak üzere gece uykusu sırasında farkında olmadan idrar yapmasına gece alt ıslatması denir. Sağlıklı çocuklar da uyku öncesi aşırı sıvı aldıklarında gece idrar kaçırabilirler. Ancak, bu olayın bir rahatsızlık olarak düşünülüp tedavi etme kararının verilebilmesi için 3 ayda haftada 2 kereden fazla olması gerekir. Gece altını ıslatma iki çeşittir. Baştan beri varsa birincil (primer) altını ıslatma, rahatsızlık sonradan ortaya çıkmışsa buna da ikincil (sekonder) altını ıslatma denir.

Ne kadar sıklıkla görülür?

Gece altını ıslatma çoğu zaman mesane (idrar torbası) gelişimindeki gecikmenin bir sonucudur. Bu nedenle de yaş ilerledikçe sıklığı azalır ve erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha sık görülür. 3 yaşındaki çocukların yüzde 40’ı altını ıslatırken bu oran 5 yaşında yüzde 20’ye ve 6 yaşında yüzde 10’a düşer.

Gece altını ıslatmanın nedenleri nelerdir?

Gece altını ıslatma büyük oranda genetik yatkınlığa dayanır. Anne ve babadan birisinde altını ıslatma öyküsü varsa çocukta yüzde 44, ikisinde birden varsa yüzde 77 oranında altını ıslatma sorunu yaşanır. Genel olarak psikolojik olayların sık görülen birincil gece altını ıslatma sorununa yol açmadığı gerçeği bu çocukların büyük çoğunluğunda bir ruhsal sorun aramaya gerek olmadığını ortaya koymuştur. Gece altını ıslatan çocukların yüzde 3’ü civarındakilerde böbrek ve idrar yollarına ait doğuştan bozukluklar, böbrek hastalıkları, gizli bel kemikleri açıklıkları (spina bifida), şeker hastalığı, sara hastalığı, parazitler, besin alerjileri gibi bu duruma neden olan başka hastalıklar saptanır.

BELİRTİLERE DİKKAT EDİN

  • Gece altını ıslatma hiç altını ıslatmamış bir dönemden sonra ani olarak başladıysa,
    • Gündüz de altını ıslatıyorsa,
    • Kabızlık ya altının kirlenmesi de mevcutsa,
    • İdrar yaparken ağrı duyuyorsa,
    • Bir günde 7’den fazla sayıda idrara çıkıyorsa
    • Tuvalete koşarak ya da son dakikada gidiyorsa,
    • İşeme sayıları haftada 2 den fazla ve gecede 1 den fazla ise,
    • Gece içinde işemesi az miktarda ancak fazla sayıda ise

Alt ıslatan çocuğa bez bağlamak doğru mudur?
Altını ıslatan çocuğa bez bağlamak çocuğun bu durumdan rahatsız olma durumunu ortadan kaldırır ve hiçbir zaman alt ıslatma bez bağlayarak ortadan kalkmaz.

Tedavisi nasıl yapılıyor?

Gece altını ıslatan çocukların bir kısmı kendiliğinden düzelecektir ancak çocuğa ve aileye sıkıntı vermesi, çocuğun kendine güvenini azaltabilmesi, birlikte başka davranış ve duygulanım sorunlarının olabilmesi nedeniyle tedavi önerilir. Tedaviye başlamadan önce uzman ve gece altını ıslatma konusunda tecrübeli bir hekim tarafından çocuğun detaylı fiziksel muayenesi yapılmalı, idrar kaçırmaya yol açabilecek diğer tüm nedenler gözden geçirilmelidir.

Aile, çocuk ve hekim işbirliği içinde olmalı
Tedavinin başarılı olmasının ilk şartı aile, çocuk ve hekim arasında tam bir iş birliğinin olmasıdır. Ana prensip çocuğa güven vererek suçluluk hissini ortadan kaldırma ve mümkünse olayı çocuğun sahiplenmesini sağlamaktır. Öncelikle denenmesi gereken çocuğun kendisinin veya ailesinin gece uyanmasına dönük programlardır. Önce çocukların kendiliğinden uyanması denenir, bu mümkün olmuyorsa ailenin çocuğu gece uyandırıp tuvalete gitmesini sağlayan program uygulanır. Ailenin desteği ile beraber motivasyon tedavisi ve ilaç tedavisi beraber uygulanırsa bu çocuklarda tedavide başarı oranı yüzde 70–80’leri bulur. İlaç tedavisinin en önemli dezavantajı ise tedavi kesildikten sonra rahatsızlığın yüksek oranda tekrar riski bulunmasıdır. Bu nedenle son yıllarda alarm ve ilaç tedavisinin birlikte kullanılması önerilir. Alarm cihazları çocuk idrar kaçırmaya başlar başlamaz çocuğu uyandırarak, mesanesini kontrol etmesine yardımcı olan araçlardır. Alarm tedavisine de en az 3 ay devam etmek gerekir ve bu tedavi ile çocuklarda yüzde 85’lere varan iyileşme sağlanır. Alarm tedavisi sonunda tekrarlama riski ise oldukça düşüktür.

 

Casa Sol Restaurant davetlilere hünerlerini sergiledi

Casa Sol Restaurant davetlilere hünerlerini sergiledi

Maxx Royal Bodrum Resort bünyesinde yer alan Casa Sol özel bir davet ile kapılarını açtı.

Maxx Royal Bodrum Resort’da konumlanan dünyaca ünlü uluslararası restoranların yanı sıra kendi özgün mutfağı ve restoranlarından biri olan Casa Sol da farklı kültürlerin müthiş bir sentezi olan Latin mutfağının rengi bol restoranı olarak açıldı.

Casa Sol, Latin mutfağının rengarenk bir yemek kültürü ve müziklerinin gerçek kimliğini sunuyor.

Kumsalın üzerinde tropikal bir atmosferde karşınıza çıkan Casa Sol’un açılışını kutlamak için günbatımında özel sıcak ve tropik ülke lezzetlerinin yer aldığı etkinlikte Bodrum tutkunları bir araya geldi. Etkinlikte ayrıca dünyanın en iyi 50 Barı listesinde yer alan 1930 Kokteyl Bar’ının ünlü Barmenleri Matias Pina Barrueco, Daniele Trombelli ve Loris Melis’in hazırladığı kokteylleri de çok beğenildi.

Armani Beauty, Türkiye’deki ilk Armani Mare konseptine özel davet

Armani Beauty, Türkiye’deki ilk Armani Mare konseptine özel davet

Saint Tropez ve Porto Cervo gibi prestijli lokasyonların ardından, Akdeniz ışıltısını Bodrum’da sunan Armani Beauty, Armani Mare konsepti ile davetlilerine iki günlük eşsiz bir güzellik deneyimi sundu.

Armani Beauty, global konsepti Armani Mare’yi Türkiye’de ilk kez Mandarin Oriental Bodrum içinde yer alan Bodrum Lucca Beach’e taşıdı.

Mandarin Oriental Bodrum bünyesindeki Bodrum Lucca Beach’te bulunan Armani Mare pop-up alanı ziyareti ile başlayan davet, misaflere eşsiz bir plaj günü sunarak devam etti. Davetliler, Armani Beauty’nin profesyonel makyaj artistleri ile markanın en ikonik ve yepyeni ürünlerini deneyimleyerek, Armani Mare özel akşam yemeğine hazırlanma fırsatını elde etti. Mandarin Oriental’da düzenlenen benzersiz akşam yemeği ile açılış programı misafirlere benzersiz bir deneyim sunarak, sonlandı.

Gökhan Türkmen’den albüm öncesi her ay yeni bir şarkı

Gökhan Türkmen’den albüm öncesi her ay yeni bir şarkı

2025 yılında yayınlanacak Gökhan Türkmen’in 9. stüdyo albümünden yayınlanan ilk şarkı “Buram Buram” sonrası, her ay bir yeni tekli müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Gökhan Türkmen, Gtr Müzik etiketli yeni teklisi ‘Buram Buram’ı 21 Haziran’da tüm dijital platformlarda yayımlanacak.

Buram Buram, Gökhan Türkmen’in 2025 yılında yayınlanacak 9. Stüdyo albümünün ilk teklisi. Sonrasında her ay bir yeni bir tekliyi müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Sözü Mert Carim’e müziği Gökhan Türrkmen’e ait şarkının düzenlemesini Gökhan Türkmen, Mert Carim’le birlikte hazırladı. Elektronik esintilerin de olduğu duygusal, derinlik seviyesi yüksek edebi bir Gökhan Türkmen şarkısı Buram Buram.

Güneşten bu 3 yöntemle korunmak şart!

Güneşten bu 3 yöntemle korunmak şart!                              

Yaz aylarında hamilelik dikkatli olunması gereken birçok durumu beraberinde getiriyor.

Zira halsizlik, ödem, çarpıntı hissi, şişkinlik, bulantı, kusma, reflü ve ciltte oluşan kahverengi lekeler bu mevsimi çekilmez hale getirebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cem Öncüloğlu, sıcak hava, artan sıvı ihtiyacı ve güneşin ultraviyole ışınları gibi üç önemli faktörün anne adaylarının özel önlemler almalarını zorunlu kıldığını  belirterek, “Yeterli su tüketimi, sağlıklı beslenme, uygun giyim, hafif egzersizler ve düzenli doktor kontrolleri gibi basit ama etkili önlemlerle sağlıklı ve rahat bir gebelik süreci geçirilebilir. Unutulmaması gereken en önemli nokta ise herhangi bir sağlık sorunu veya rahatsızlık durumunda hemen sağlık profesyonellerine başvurulmasıdır. Bu şekilde, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı en iyi şekilde korunmuş olur” diyor.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cem Öncüloğlu, yaz aylarında dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Cem Öncüloğlu

Dr. Cem Öncüloğlu

En az 8 bardak su şart!
Yaz aylarında artan sıcaklık nedeniyle vücut daha fazla su kaybediyor.  Yeteri kadar sıvı alınamadığında ‘dehidrasyon’ olarak adlandırılan sıvı kaybı gelişiyor. Vücutta ciddi sıvı kaybı oluştuğunda anne adayının kan basıncı düşebiliyor, kandaki glukoz  ve tuz dengeleri  bozulabiliyor. Az  sıvı  alımı  bebeğin içinde  bulunduğu   amnion sıvısının azalmasına, bunun sonucunda da   bebekte  büyüme  geriliği  ve erken  doğum  riskinde  artışa  yol açabiliyor.  Dr. Cem Öncüloğlu, anne adaylarının vücudun su dengesini korumaları ve dehidrasyonu önlemeleri için günde en az 8-10 bardak su içmeleri gerektiğine işaret ederek, “Suyun yanı sıra, doğal meyve suları, bitki çayları ve ayran gibi sağlıklı içecekler de tüketilebilir. Fazla olmamak kaydıyla  soda da içilebilir” diyor.
Su içeriği yüksek besinler tüketin
Yaz ayları  taze meyve ve sebzelerin  bol  bulunduğu   bir  dönem. Bu süreçte vitamin ve mineral açısından zengin yiyecekler tüketmek, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için son derece önemli. Yine bu dönemde az ve sık yemek sindirimi kolaylaştırıyor ve mide rahatsızlıklarını önlüyor. Öğünlerde hafif ve besleyici yiyeceklerin tüketilmesi öneriliyor. Vücuttaki sıvı kaybına karşı özellikle su içeriği yüksek olan salatalık ve karpuz gibi besinleri makul miktarda tüketmenizde fayda var.

Güneşten bu 3 yöntemle korunun!
Hamilelikte cilt   hormonal  değişikliklere  bağlı olarak daha hassas hale gelebiliyor.  Özellikle östrojen ve progesteron hormonlarının artışı, melanositlerin (ciltte renk pigmenti üreten hücreler) daha aktif olmalarına yol açıyor.  Ciltte  renk  değişiklikleri  ve  yüzde    melazma  adı verilen  gebelik maskesi  ortaya   çıkabiliyor.   Melazma, yüzde kahverengi veya gri lekeler olarak gelişiyor ve genellikle alın, yanaklar, üst dudak, burun ile çenede görülüyor. Güneş ışınları bu durumu daha da kötüleştirebiliyor.  Dr. Cem Öncüloğlu, dolayısıyla güneşin zararlı UV ışınlarından korunmak için geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi olmak üzere üç yöntemi asla ihmal etmemeniz gerektiğini vurgulayarak, “UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan ve en az SPF 30 olan güneş koruyucular tercih edilmelidir. Ayrıca güneşin en yoğun olduğu 11:00-16:00 saatleri arasında dışarıya çıkmaktan kaçınılmalıdır” diyor.

D vitamini için 10-15 dakika güneşlenin

Güneş ışınlarının olumsuz etkilerinin yanı sıra D vitamini sentezi gibi son derece önemli faydaları da mevcut. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cem Öncüloğlu, D vitamininin kemik sağlığı ve bağışıklık sisteminde kilit bir rol üstlendiğini vurgulayarak, “Ancak, güneş ışınlarının zararlı etkilerini en aza indirmek amacıyla kontrollü  ve  günlük  10-15 dakikalık  güneşlenme  yeterli  olacaktır” diyor.
Kıyafetleriniz rahat olsun!

Yaz aylarında rahat ve vücudunuzu serin tutacak giysileri tercih etmeniz çok önemli.  Pamuklu ve keten gibi nefes alabilen kumaşlardan yapılmış, bol ve rahat  açık renkli   kıyafetleri giymeye özen gösterin. Zira sıkı ve sentetik giysiler terlemeyi artırarak rahatsızlık verebiliyor.  Vücut ısısını  ve  sıvı  kaybını    artırabileceği  için koyu renkli kıyafetlerden kaçının.

Besin zehirlenmesine karşı önlem alın

Yaz  aylarında  dışarıda  yemek yeme   alışkanlığı  da artıyor.  Dr. Cem Öncüloğlu, ancak  bu  dönemde   besinlerin   kolay  bozulmaları  nedeniyle zehirlenme riski olduğu uyarısında bulunarak,  “Dışarıda  besin tüketiminde  hijyenik kurallara, etlerin  iyi  pişmiş,   çiğ  yenen   sebze ve meyvelerin  de iyi  yıkanmış  olmasına  mutlaka dikkat  edilmelidir” diyor.

Bacaklardaki ödem için bunları yapın

Ayaklarda  ve bacaklarda  hamilelikte zaten var olan  ödem  sıcağa  bağlı   olarak daha da artıyor. Ödemi önlemek için rahat ayakkabıları tercih etmeli, bol su içmeli, yürüyüş yapmalı, uzun süre oturmak gerekiyorsa ayaklarınızı uzatmalı, dinlenirken de   ayaklarınızı bir-iki yastıkla    vücut  seviyesinin üzerine   yükseltmelisiniz.  İhtiyaç halinde bir numara büyük ayakkabılar kullanabilirsiniz.  Ayrıca ayak ve bacaklara masaj uygulaması da yarar sağlıyor.

Egzersiz çok önemli, ancak…

Yaz aylarında hafif egzersizler yapmak hem fiziksel sağlık hem de ruhsal denge için şart. Yürüyüş, yüzme ve yoga gibi düşük yoğunluklu aktiviteler yapabilirsiniz. Ancak sıvı  kaybı  ve  buna  bağlı  olarak kan basıncı  düşüklüğü oluşabileceği için egzersiz yaparken aşırıya kaçmayın. Ayrıca  güneş ışınlarının yeryüzüne en yoğun geldiği 11: 00 -16:00  saatleri arasında egzersizden kaçının.

Dr. Cem Öncüloğlu

Rutin kontrollerinizi ihmal etmeyin
Yaz aylarında hamilelik sürecini etkileyebilecek herhangi bir sorun yaşamamak için düzenli doktor kontrollerinize mutlaka devam edin. Tatil  programınızı   mümkünse  34.  haftadan  önce  ayarlamaya    çalışın. Tatil  öncesinde  doktorunuzla  görüşüp   olası   riskler  hakkında  bilgi almayı da ihmal etmeyin.

Sıvı kaybı ve güneş çarpmasına dikkat!

Yaz aylarında güneş çarpması ve az  sıvı alımına bağlı  olarak dehidrasyon görülme riski artıyor. Baş dönmesi,  baygınlık  hissi, ağız kuruluğu, az ve koyu renkli idrar ile baş ağrısı, bu iki hastalığın yaygın sinyallerinden. Dr. Cem Öncüloğlu, belirtilerden herhangi biri ortaya çıktığında hemen sıvı alımını artırıp,  gölge ve serin bir yerde  istirahat etmeniz gerektiği uyarısında bulunarak, “Eğer yakınmalar geçmezse en kısa zamanda hekime başvurmak, anne ve bebeğin sağlığı için çok önemlidir” diyor.

Kirli ve aşırı klorlu havuza girmeyin
Hamilelik döneminde serinlemek amacıyla havuza veya denize girebilirsiniz.  Yüzmenin  kasları  rahatlattığı  için  hamilelik döneminde çok  iyi  bir  egzersiz olduğunu belirten  Dr. Cem Öncüloğlu, ancak kirli ve aşırı klorlu havuzlardan mutlaka kaçınmanız gerektiğine dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kirli veya aşırı klorlu havuzlar hamilelik döneminde  mantar enfeksiyonu  gibi çeşitli  vajnal   enfeksiyonlara yol açabilir. Deniz suyu  genellikle daha güvenli olsa da yine aynı nedenlerden dolayı çok kalabalık ve kirli plajlardan uzak durulmalıdır.  Denize  ve  havuza girmek için    güneşin  çok  yakıcı olmadığı  sabah    veya  akşam  saatleri   tercih edilmelidir.  Islak mayo  ile  durulması  da  vajinal mantar  enfeksiyonuna  neden olabileceği için deniz  ve havuz  sonrası    mayonun  değiştirilmesine  özen  göstermelidir.”
Yolculuklarda sık sık mola verin

Yaz tatillerinde ve seyahatlerde bazı kurallara dikkat etmeniz sağlığınız için çok önemli. Sıcak havalar ve bir yerde uzun süre oturmak vücutta ödem ile bacaklarda tromboz olarak adlandırılan pıhtılaşma riskini artırıyor. Bu nedenle uzun yolculuklar sırasında otururken bacaklarınızı hareket ettirerek kan dolaşımını sağlamalı, sık sık mola vermeli ve mola yerinde 5 – 10 dakikalık yürüyüşler yapmalısınız. Uçak ile seyahat etmek istiyorsanız öncesinde doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.