Yazılar

Özgür İmparatorluk şehri Rothenburg

Özgür İmparatorluk şehri Rothenburg

Rothenburg ob der Tauber Ansbach Almanya‘nın Bavyera eyaletinde, Frankonya bölgesinde, iyi korunmuş ortaçağ eski şehri olmakla birlikte, dünyanın her yerinden gelen turistler için bilinen bir yerdir.

Rothenburg, Ortaçağ‘dan 1803’e kadar Özgür imparatorluk şehri (Free city) idi.

Şehir, Tauber Nehri’ne bakan bir plato üzerinde yer almaktadır. “Rothenburg” adı ile ilgili olarak, bazıları nehir ardı evlerinin çatılarındaki kırmızı renge atıfta bulunarak, isminin kökeninin bu olduğunu söylenmiştir (Almanca Rot (Kırmızı) ve Burg (kasaba, Ortaçağ müstahkem şehri) anlamına gelmektedir). Kısaca, Rothenburg ob der Tauber ismi Tauber nehri’nin üzerindeki kırmızı kale demektir.

2.Dünya Savaşı’nda müttefik bombardımanı ile büyük hasar gören şehir, savaş sonrası özverili bir şekilde aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. 31 Mart’ta, müttefiklere ait 16 uçak tarafından Rothenburg bombalamış ve 39 kişi ölmüş, 306 ev, kamu binaları ve dokuz gözetleme kuleleri hasar görmüştür. ABDSavaş Sekreteri Yardımcısı John J. McCloy, tarihi öneminden dolayı Rothenburg’un güzelliklerini biliyordu ve bu yüzden ABD Ordusu‘dan General Jacob L. Devers‘a Rothenburg’u almak için ağır top ateşi kullanmamasını emretmiştir. Şehri savunan yerel askeri komutanı Alman Binbaşı Thömmes, tüm kasabanın sonuna kadar mücadele etmesi için Adolf Hitler‘in verdiği emri göz ardı ederek şehir savunmaktan vazgeçmiş ve şehir tamamen imha edilmekten kurtulmuştur. Kasım 1948 yılında McCloy’a Rothenburg’un koruyucusu unvanı verilmiştir. Savaştan sonra, şehrin sakinleri hızla hava bombardımanından kaynaklanan hasarları tamir etmiştir. Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar yapılarak, şehrin özgün yapısına kavuşması sağlanmıştır​​. Sokaklarında dolaşırken, adeta kendinizi zaman makinesiyle Ortaçağa ışınlanmış gibi hissedeceğiniz Rothenburg, her yıl yerli yabancı çok sayıda turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Pause Travel

Şehir surları, Rathausturm (Belediye binası), Markplatz (Şehrin ortaçağdan kalma meydanı), Herrngasse (Dünyaca ünlü Noel dükkanı), Plönlein meydanı, Markustrum Kulesi ve Röderbogen saat kulesi, Gerlachschmiede evi, Mittelalterliches Kriminalmuseum (Ortaçağ iskence müzesi) şehirde mutlaka görmeniz gereken yerler içinde yer alır. Oldukça küçük bir şehir olan Rothenburg’un bir ucun dan diğer ucuna 15/20 dk içinde yürüyebilirsiniz. Bu yazdıklarımız haricinde de her bir köşesinde ayrı bir tarihi önemi olan ve sizi kendine hayran bırakacak yapılarla karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz.

Rothenburg’a ulaşmak için en kısa yöntem, en yakın havalimanina sahip şehir olan Nürnberg’e uçmak olacaktır. Nürnberg’den sonra ise dilerseniz tren ile (1 saat 15 dk) ya da araç kiralayarak Rothenburg’a ulaşabilirsiniz.

Pause Travel

Rothenburg’da yapılacak en iyi şeyler:

Kasaba duvarı ve Rathaus mutlaka görülmesi gereken bir Rönesans mimarisidir

Marktplatz’ı keşfedin

Burggarten’i – kale bahçesini keşfedin

Plonlein’deki yarı ahşap ve taş evleri övün

St Jacobs Kilisesi’ni ziyaret edin

Ortaçağ Suç Müzesi’ni keşfedin

Baumeisterhaus ve Klingentor’un şaşırtıcı mimari cephelerini ziyaret edin

Latince yazıt, Pax intrantibus, Salus exeuntibus’u okuyun, “İçeri girenlere selam olsun, tekrar ayrılanlara sağlık.” Anlamına gelir. Spitalhof ve Spitaltor duvarlarında

 

Rothenburg ne zaman ziyaret edilir?

Mayıstan eylüle kadar olan ideal atmosfer, şehri çarpıcı kılıyor. Ortalama sıcaklık, ideal iklim, nemsizlik ve orta çağ kenti Rothenburg’a dağılmış güzellik, her yerde masallar ülkesi etkisi yaratır.

Ortaçağ güzelliğini hala koruyan ve bugünle uyumlu bir şekilde harmanlayan şehir, Rothenburg Ob Der Tauber. Yolların güzelliği ve hayranlık uyandıran antika yapıları, burayı sizi geçmişe götüren bir peri masalı yapıyor.

Rothenburg’da nerede kalınır?

Şaşırtıcı derecede büyüleyici evler ve mükemmel konaklama, şehrin saf bir mutluluk olduğuna işaret ediyor. Geçmişin ve lüks olanakların mükemmel karışımı ile burada kalacak en iyi oteller:

Burghotel : Terasından Tauber Vadisi’nin muhteşem manzarasını sunan şehir duvarlarının yakınında lüks ve iyi döşenmiş odalar, bu otel şaşırtıcı derecede büyüleyici.

Hotel Eisenhut : Noel Müzesi ve Marktplatz’ın hemen yanındaki büyüleyici eski moda bina, bir dizi olanakla bütçeye uygun.

Hotel Reichskuchenmeister : Aile tarafından işletilen bu bütçe dostu otel, otantik kahvaltı ve geleneksel bir restoranla sizi şaşırtmaya hazırdır ve bu da bütçenize uygundur.

Hotel Klosterstueble : Olağanüstü Noel Müzesi ile Burg Bahçesi arasında yer alan bu geleneksel bina, rahat ve ilginç odalarıyla bütçeye uygun.

Akzent Hotel Schranne : Samimi bir ortama ve çok yüksek bütçeye sahip antika mobilyalarla döşenmiş bu otel konforlu ve Marktplatz’ın sadece bir blok ötesinde.

 “Mirasım Türkiye” kampanyası büyüyerek devam ediyor

 “Mirasım Türkiye” kampanyası büyüyerek devam ediyor

Türkiye’nin zengin mirasını korumak ve  gelecek nesillere aktarabilmek için sürdürülebilir turizm bilincini yaymayı amaçlayan Jolly ve UNDP Tükiye yeni projelre imza attı.

Türkiye’nin en önemli önde gelen turizm firmalarından olan Jolly, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ile iş birliği yaparak sürdürülebilir turizm alanında farkındalık artırmayı hedeflediğini duyurdu. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin zengin mirasını gelecek nesillere bırakmak için “Mirasım Türkiye” kampanyasını başlatan Jolly, duyurduğu bu yeni iş birliği ile sürdürülebilir turizm ile ilgili çalışmalarına devam edeceğini açıkladı.

“Ülkemizin geleceği çocuklarımıza sahip olduğumuz bu mirası her yönüyle öğretmek için çalışacağız”

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar “Bugüne kadar Türkiye’nin bu zengin mirasının tanıtımı için çalıştık. Ama biliyoruz ki sahip olduğumuz doğal ve kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılması ve korunması için üzerimize düşen çok şey var. Bu sebeple UNDP ortaklığıyla sürdürülebilir turizm alanında farkındalık yaratmayı amaçlayan uzun soluklu bir yolculuğa başladık” diyerek bu yeni iş birliğini duyurdu.

UNDP Türkiye desteklediği projeler aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir turizmi geliştirerek, turizmin toplum ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi, turizmin yerel ekonomiye, doğal ve kültürel mirasın korunmasına ve ev sahipleri ile ziyaretçilerin yaşam kalitelerinin iyileştirilmesine olan katkısını artırmayı hedefliyor.

UNDP Türkiye Programlardan Sorumlu Temsilci Yardımcısı Seher Alacacı Arıner projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “UNDP Türkiye olarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmak için turizmi kilit bir aktör olarak görüyor ve sürdürülebilir turizm anlayışının benimsenmesi yolunda yenilikçi yaklaşımlar ve güçlü ortaklıkları önemsiyor ve destekliyoruz. Bu amaç doğrultusunda Mirasım Türkiye çatısı altında kurduğumuz yeni iş birliği ile Türkiye’de çevresel ve kültürel değerlerin korunmasına ve yerel ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağımıza inanıyorum.” dedi.

Jolly ve UNDP Türkiye, Mirasım Türkiye kampanyası çerçevesinde sürdürülebilir turizm alanında yöre halkında, çocuklar ve ailelerinde farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Proje ortakları birlikte yürütülecek bu faaliyetler kapsamında doğal ve kültürel değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasını ve böylece Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı sunmayı hedefliyor.

Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Mert Vardar projenin hedeflerini “Biz Jolly olarak bu sorumluluğun bilinciyle ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel değerlerini tanıtmayı, bölgesel istihdamı artırmayı görev edindik. Son 3 senedir bu konuda ciddi yatırımlar yapıyoruz. Şimdi ise daha da heyecanlıyız. UNDP Türkiye ile sürdürülebilir turizm konusunda farkındalık yaratma ve sorumlu turist bilincinin oluşturulması için bir iş birliğine başlıyoruz. Şu an çevrimiçi olarak başlattığımız, pandemi koşullarının ortadan kalkmasıyla yüz yüze de çocuklarımıza erişeceğimiz eğitimler ve atölyeler düzenleyeceğiz. Hedefimiz 250.000 çocuğa sorumlu turist olma farkındalığını aşılamak” sözleriyle özetledi.

UNDP Türkiye Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Büyüme Portföyü Yöneticisi Mustafa Ali Yurdupak ise Jolly ile yapılan iş birliği kapsamında şu şekilde konuştu; “30 yılı aşkın süredir turizm sektörünün öncü seyahat acentalarından birisi olan Jolly ile iş birliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Jolly ile sürdürülebilir turizm alanında farkındalık oluşturmak amacıyla uzun soluklu bir yolculuğa çıktık. Çevreye duyarlı bir turizm anlayışı ile hareket ederek ortak mirasımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak, sürdürülebilir turizm ilkelerinin benimsenmesi ve Küresel Amaçlar’a ulaşılması konusunda yürüteceğimiz çeşitli faaliyetler ile ülkemizde geniş çaplı bir farkındalık yaratabileceğimize inanıyorum”.

Mirasım Türkiye’nin herkesi sorumlu turist olmaya davet ettiği ve gelecek nesiller için daha iyi yarınlar bırakmaya davet ettiği reklam filminin de gösterimini yaptı. Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu da “Çocuklarımızı ülkemizin zengin tarihi, kültür ve biyolojik zenginliliği konusunda eğiteceğiz. Sorumlu turist yetiştimek için çocuk yaştan başlanılması gerektiğine inanıyoruz. Bilmediğimizi sevemez, sevmediğimizi koruyamayız. O yüzden önce bu zengin mirası çocuklarımıza öğretip sevdireceğiz ki gelecekte sahip çıksınlar”.

UNDP Türkiye İletişim Bölüm Başkanı Dr. Faik Uyanık ise şunları söyledi: “UNDP olarak Türkiye’de sürdürülebilir turizm alanında uzun süredir sürdürdüğümüz çalışmalarımıza eklediğimiz bu yenilikçi ortaklık nedeniyle çok mutluyuz. Mirasım Türkiye projesinde faaliyetlerimizin önemli bir kısmı iletişim ve savunuculuk üzerine odaklanacak. Bireylerin turizm yoluyla yerel topluluklar ve gezegene olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak tutum ve davranış değişikliğini sağlamak, en önemli amacımız.”

Kardinal Pietro’nun kurduğu şehir “Amalfi”

Kardinal Pietro’nun kurduğu şehir “Amalfi”

Amalfi İtalya’nın Campania bölgesindeki Salerno iline bağlı bir kasaba ve komündür ve Salerno Körfezi’nde yer alır.

İtalya’nın alışveriş başkenti Milano’dan uzakta bir dünya olmasına rağmen , Amalfi Sahili’nin Sorrento, Capri ve Positano, ülkenin en ünlü alışveriş merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır.

Monte Cerreto’nun eteklerinde, kayalıklarla ve kıyı manzaralarıyla çevrili derin bir vadinin ağzında yer almaktadır. Amalfi kasabası, 839 ile 1200 yılları arasında Akdeniz’de önemli bir ticaret gücü olan Amalfi Dükalığı olarak bilinen denizci cumhuriyetin de başkentiydi.

1920’lerde ve 1930’larda Amalfi, İngiliz üst sınıfı ve aristokrasisi için popüler bir tatil yeri haline gelmiştir. Amalfi, bulunduğu sahilin ana kentidir, Costiera Amalfitana (Amalfi Sahili) olarak adlandırılır ve bugün aynı kıyıdaki Positano, Ravello gibi diğer kasabalarla birlikte önemli bir turizm merkezidir. Amalfi, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer almaktadır. Amalfi’nin koruyucu azizi, kalıntıları Amalfi Katedrali’nde (Cattedrale di Sant’Andrea / Duomo di Amalfi) saklanan Havari Aziz Andrew’dur.

Pause Travel

Amalfi, ortaçağ mimarisinde önemli bir konuma sahipti. Amalfitan Kardinal Pietro Capuano tarafından kurulan Cappuccini manastırı olan Sant’Andrea Katedrali (Saint Andrew, 11. yüzyıl), eğilimiyle Güney İtalya’da hüküm süren sanatsal hareketi zengin bir şekilde temsil etmektedir. Bizans stilini kuzey mimarisinin formları ve keskin çizgileriyle harmanlanmıştır.

Başlıca tarihi eserler ve yerler, Aziz Andrew Katedrali (Duomo), Denizcilik Cumhuriyeti Arsenali (Gli Arsenali della Repubblica), El Yapımı Kağıt Müzesi (Museo della Carta) olarak sıralanabilir.

Amalfi, tarihte, batıya sattığı Bizans ipeklerini satın almak için Mısır ve Suriye’de basılan altın dinarların karşılığında komşularından tahıl, Sardunya’dan gelen tuz ve hatta kereste ticareti yapan bir deniz gücü olarak önem taşıyordu. Fernand Braudel, tahıl taşıyan Amalfi tüccarlarının İslam ülkelerinin limanlarında bazı imtiyazlara sahip olduklarını belirtmiştir. Amalfi çizelge tabloları (Tavole amalfitane), Hıristiyan liman şehirleri tarafından yaygın olarak kullanılan bir denizcilik kodu olmuştur.

Ortaçağ tarihinde Amalfi, gelişen hukuk ve matematik okullarıyla ünlüydü. Geleneksel olarak denizci pusulasını Avrupa’ya ilk getiren kişi olarak kabul edilen Flavio Gioia’nın Amalfi’nin yerlisi olduğu kabul edilmektedir.

Amalfiye, Napoli’den kalkan otobüs seferleriyle ya da araç kiralayarak ulaşabilirsiniz. Oldukça kıvrımlı ve dar yollara sahip olan Napoli-Amalfi arası yaklaşık 2 saat sürmektedir.

Pause Travel

Amalfi keşifleri:

Yürüyüş severler için Amalfi’nin enfes deniz ve kasaba manzaralarına nazır Sentiero degli Dei patikası biçilmiş kaftan. Tanrılar Yolu olarak da anılan bu patika, minik bir kasaba olan Agerola’dan başlayan ve Positano’ya kadar doğudan batıya uzanan hafif inişli yol size limon bahçeleri arasından geçirerek Capri Adası ve Positano kasabasının nefes kesici manzaraları ile karşılaştıracak. Gerçekten eşsiz bir deneyim. Başka bir keyifli yürüyüş rotası ise Amalfi’den Atrani köyüne uzanan Via delle Signore patikası. Civita ve Aurora tepecikleri arasında yer alan Atrani köyü zamanda asılı kalmış bir adres. Santuario Santa Maria del Bando’ya tırmanın ve tepeden limon ağaçları ile çevrili köyün manzaralarının tadına varın. Daracık sokaklar, geçitler ve merdivenler ve kemer altlarından geçerek köyün meydanı olan Piazza Umberto’ya ulaşın ve kahve molası verin.

Amalfi Tarih Keşifleri: Antik tarih severler için Minori balıkçı kasabasında yer alan Villa Romana’nın muhteşem freskoları ve yer mozaikleri görülmeye değer.

Praiano: Amalfi sahillerinin sanat kasabası Praiano, enfes manzaralara nazır limon ve narenciye ağaçları, daracık taş patikalar ve tarihi evler ile bezenmiş, sessiz ve sakin bir kasaba. La Brace, kasabanın manzaralarının ve lezzetlerinin tadına varabileceğiniz en güzel lokantası. Casa Angelina ve Casa Privata enfes manzaralara nazır büyüleyici birer inziva oteli. Ayrıca La Praia ve Praiano arasında deniz kıyısında yer alan minik ve şirin kasaba Marina di Praia görülmeye değer. Marina di Praia’da deniz kenarında geleneksel aile lokantası Trattoria Da Armandino’da enfes deniz mahsulleri yemek ise ayrı bir keyif.

Conca dei Marini: Bir göz açıp kapayana kadar yanından görmeden geçip gidebileceğiniz Conca dei Marini, Amalfi ve Furore arasında yer alan şirin mi şirin bir sahil kasabası. Sahile indikten sonra ufak kayıklar ile Grotta dello Smeraldo yani Zümrüt Mağarası’na gidin. Güneş ışıkları ile suyun yansımaları birleşince duvarları yemyeşil parlayan bu mağara gerçekten görülmeye değer. Sahilde iken Santa Rosa’lı rahibelerin 17. yüzyılda hazırladığı tarife göre yapılan Sfogliatella Santa Rosa tatlısının tadına bakın.

Amalfi’de Deniz Keyfi: Denizin keyfini sürmek isteyenler için önerilerimiz ise: kalabalık severler Positano’da Spiaggia Grande, sessizlik severler Positano’da Fornillo, parti ve gün batımı severler için Praiano’da One Fire Beach, lokaller ile harmanlanmak isteyenler için Amalfi’deki Santa Croce plajı, enfes manzaralara nazır denize girmek isteyenler için Castiglione(Lido di Ravello). Plaj keyfi ile mükemmel bir öğle yemeği deneyimini birleştirmek isteyenler için sadece tekne ile ulaşılabilen Laurito plajında yer alan Da Adolfo restoranı öneriyoruz. Positano’ya beş dakikalık tekne mesafesinde Laurito sahilinde özel minik bir koyda yer alan ufacık, mütevazi ve samimi restoran, denizle iç içe lokal bir aile işletmesi. Taze deniz mahsulleri, marine balıkları, çeşit çeşit peynirleri ile öğle yemeği için hem lokallerin hem de ünlülerin favori durağı.

Jolly çalışanları geleneksel yaza veda partisinde eğlendiler

Jolly çalışanları geleneksel yaza veda partisinde eğlendiler

Jolly’nin Esentepe’deki genel merkezinde düzenlenen yaza veda partisinde çalışanlar, yoğun bir sezonun ardından yorgunluğunu atarken yeni dönem için de moral depoladı.

Türkiye’nin en güvenilir ve köklü turizm şirketlerinden  Jolly  “Yaza Veda” partisinde  bir araya geldi. Jolly Esentepe Genel Merkez’de düzenlenen partide ev sahipliğini Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Mert Vardar ve Jolly Genel Müdürü Figen Erkan yaptı. Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar gecede yaptığı konuşmada, sezona bomba gibi hazırlıklarla başladıklarını paylaştı. Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar;  Her sene olduğu gibi bu yıl da yeni sezon öncesi oldukça heyecanlı ve enerji doluyuz, büyüyen organizasyonumuz ve yeni yapılanmamız gücümüze güç katıyor, bu yıl hepimizin gayretiyle çok daha güzel bir yıl olacak diye ümit ediyorumdedi ve tüm şirket çalışanlarına özverili çalışmaları ve bu ailenin bir parçası oldukları için teşekkürlerini iletti.