Yazılar

Uslu Meyhane geleneksel meyhane kültürünün Bodrum’daki temsilcisi

Uslu Meyhane geleneksel meyhane kültürünün Bodrum’daki temsilcisi

Bodrum’un lokal lezzetlerinin topraktan Uslu Meyhane’ye olan yolculuğu başlıyor. Her ürünün en yalın tavrıyla, klasikleşmiş mezelerin en güzel hali olan Uslu Meyhane, kapılarını Bodrum’da açıyor.

Uslu Meyhane, müzik ve hareketin yemeğin önüne geçtiği mutfak anlayışından uzakta, keyfi, lezzeti, sohbeti ve ona huzurla eşlik eden tanıdık müzikleri öne çıkarıyor.

Şef Sara Tabrizi’nin önderliğinde oluşturulan Uslu Meyhane’nin menüsü Şef Emiğra Bayrak ve ekibinin mutfağından çıkıyor. Açık ateşten gelen ara sıcaklar, göz dolduran soğuk mezeler ve sipariş vermeyi kolaylaştıran fiks menüsüyle Uslu Meyhane sevilen tüm lezzetleri ortak sofrada bir araya getiriyor.

Geleneksel mezeler

Geleneksel mezelerden olan Domates Salatası, Marine Enginar, Köz Patlıcanlı Atom, Tekmil Fava, Acem Güllü, Kuru Cacık, Köpoğlu, Pilaki ve Marine Levrek menüde yerini alıyor.

Izgaralarda mantar, kalamar ve karides masaları şenlendirirken özlenen tat Meyhane Köftesi gecenin yıldızı olmayı hedefliyor. Kapanışı en tatlı şekilde yapmak için, Türkiye’nin geleneksel lezzeti baklavayı modern bir sunumla, Fıstıklı Baklavalı Muhallebi olarak sunuyor.

Kaliteli tabakları ve sıcak ambiyansının yanında müziklerine de aynı özeni gösteriyor. Uslu Meyhane’de soft, pop ve caz türlerindeki ezgiler sofralara eşlik ediyor.

Haftanın her günü açık olan Uslu Meyhane, 40 kişilik kapasitesi ile 18.00’den 23.00’e kadar servis veriyor.

Madhu’s şimdi terasta

Madhu’s şimdi terasta

Swissôtel The Bosphorus içinde yer alan Hint restoran zinciri Madhu’s, yaz aylarının gelmesiyle birlikte geniş terası ve özel menüleriyle deneyimsel bir yaz akşamı sizi bekliyor.

Group Executive Chef Amaardeep Anand’ın hazırladığı ve 4. Jenerasyon Geleneksel Hint Mutfağının en özel seçeneklerini sunan Madhu’s “Hint yemeği ağır olur” ya da “Hint yemeği yazın yenmez” gibi gastronomi üzerinde doğru bildiğimiz yanlışları da menüsüyle yıkıyor!

DJ performanslarının da terasa taşındığı, 280 -300 çeşit zengin şarap menüsünün ve mimari olarak da oldukça geniş bir kavın yanı sıra misafirler için Türkiye’nin en büyük ‘humidor’ dolabının bulunduğu Madhu’s yazın en keyifli anlarının ortak adresi oluyor.

Chef Amaardeep Anand

Skolyozda ameliyat kararını eğriliğin açısı belirliyor

Skolyozda ameliyat kararını eğriliğin açısı belirliyor

Skolyoz, basit anlamda ‘omurganın orta hattan sağa sola doğru eğilmesi’ olarak ifade ediliyor. Peki, dik ve doğru durması gereken omurga, niçin sağa ya da sola eğriliyor? Uzmanlar, eğriliğin nedeninin basit bir kas spazmı, karın ağrısı ya da bel fıtığı olabileceği gibi ergenlik döneminde kendini belli eden Ergenlik Çağı İdiopatik Skolyoz’dan da kaynaklanabileceğini belirtiyorlar. Bu sorunun kız çocuklarında erkeklere göre daha sık görüldüğünü belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, Ergenlik Çağı İdiopatik Skolyoz’a dair bilgiler vererek, ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Ergenlik dönemi, çocukluktan gençliğe geçmenin gerek fiziksel gerekse ruhsal açıdan sancılarının yaşandığı çok özel bir dönem. İşte bu özel dönemde bazıları ‘skolyoz’ ile tanışıyor. Üstelik bu çocukların sayıları hiç de az değil. 10-16 yaş arasında çocukları olan ailelerin dikkatinin skolyozun erken teşhis edilmesi açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, anne babaların skolyoz hakkında bilmeleri gereken 10 soruyu yanıtladı.

Prof. Dr. Ufuk Aydınlı

Prof. Dr. Ufuk Aydınlı

Her omurga eğriliği skolyoz mudur?

Ergenlik Çağı İdiopatik Skolyoz tanısının konulabilmesi için doktorun yaptığı fiziki muayenede hiçbir sendromik bulgunun olmaması gerekiyor. Ayrıca nörolojik veya kaslara ait bir sorun bulunmayan, radyodiagnostik tetkiklerde (X-ray, MRI, BT) skolyoz dışında hastanın kemiksel veya sinir sistemine ait problem tespit edilmemesi de çok önemli. Tüm bu nedenler dışlandıktan sonra omurgada 3 boyutlu deformasyon görülmesi ve bu deformasyonun da tek, çift ya da üçlü eğrilikler şeklinde oluşması gerekiyor.

Görülme sıklığı erkek ve kız çocuklarında farklılık gösteriyor mu?

Kız çocuklarında skolyozun görülme oranının erkeklere göre daha yüksek olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, Türkiye’de 2015-2022 yılları arasında Dr. Necdet Sağlam ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya dikkat çekerek şunları söylüyor: “Bu araştırmada, Ergenlik Çağı İdiopatik (nedeni bilinmeyen) Skolyoz (AIS) görülme sıklığının ortalama 100.000’de 129 olduğu gösterilmiştir. Kız çocuklarda görülme sıklığı erkeklerden 1.5 kat fazladır. Bu süre boyunca 10.311 kişiye skolyoz ameliyatı yapılmıştır. Bu da toplam skolyoz tanısı konan kişilerin yüzde 3.8’inin cerrahi müdahale ihtiyacı olduğunu göstermektedir.”

AIS, kız ve erkek çocuklarda farklı mı ilerler?

AIS görülme yaşının genellikle 10-16 yaş arasındaki dönem olduğunu belirten Prof. Dr. Aydınlı, bu genellemeyi bozan hastalar olduğuna ancak bu durumun son derece nadir görüldüğüne dikkat çekiyor.  Erkek ve kız çocuklarında AIS görülme sıklığının skolyozun derecesine göre değiştiğini belirten Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, “Düşük dereceli skolyozun kızlarda görülme sıklığı, erkeklere göre 2-3 katına çıkıyor. Öte yandan erkek çocuklarda, skolyoz daha yavaş ilerler. Bu nedenle erkeklerde düşük dereceli skolyozların tanısı da konulamamaktadır. Bir başka dikkat çeken bilgi ise, kızlarda cerrahi gerektiren derecelerin, erkeklere göre 7-8 kat daha fazla görülmesidir. Ancak bunun tam olarak nedeni de bilinmemektedir.”

İlerlediğinde hangi hastalıklara yol açar?

Omurganın orta hattının bozulması sonucu vücut simetrisi etkileniyor. Böylece omuz seviye farkı, bel oyuklarında değişiklik, göğüs kafesinin deformasyonu gözle görülür hale geliyor. Hem sırt hem de bel eğriliği olan kişilerde simetri dengelendiği için skolyozun geç fark edilebileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı şu bilgileri aktarıyor: “Özellikle 4-8 yaş arası olan erken idiopatik skolyozlarda akciğer doku gelişimi nedeniyle eğriliğin mümkün olduğunca düşük derecelerde tutulması gerekir. AIS ve erken idiopatik skolyozlarda akciğer kapasitesi etkileniyor. Eğriliğin 70 dereceyi geçmesiyle kalp ve akciğer hastalıkları gelişebiliyor.”

AIS, yalnızca estetik bir sorun mudur?

AIS, başlangıçta yani eğrilik daha azken estetik bir sorun gibi algılanabiliyor. Ancak eğriliğin hızla ilerlemesi, bu yaş grubunda ameliyat seçeneğini gündeme getiriyor. Ergenlik çağında 40 ve üstü derecelerdeki eğrilikler düzeltilmediğinde büyüme tamamlanmış olsa bile, yetişkinlik döneminde hastanın skolyoz derecesinde mekanik nedenlerle artış görülebiliyor. Eğrilikteki bu artış, zamanla kemik ve eklem deformasyonları yaratıyor ve kişi, sırt, bel ve basen ağrıları çekmeye başlıyor. Hastanın yaşam kalitesini bozan bu duruma karşı ameliyat, önemli bir tedavi seçeneği haline geliyor.

Korse ile tedavi mümkün mü?

AIS’nin erken teşhisi yani 20 derece ve üstü olan hastalara ameliyat dışında önerilen seçenek korse oluyor. Prof. Dr. Aydınlı “Ergenlik dönemine girmemiş ve ilerleyici nitelikte AIS tespit edilmiş hastalarda, kişinin eğriliğine uygun korseler kullanılabilir. Ancak korse kullanımı uzun süreli olmalıdır. Gün içinde 23 saat kullanılması önerilir. Bazı hastalar için gün içinde bu kadar uzun süre korse kullanmak, onları negatif etkileyebilir. O nedenle çocuğun korseye uyum sağlaması için aile ve çevresi tarafından desteklenmesi gerekir” diyor.

Spesifik egzersiz, pilates ve yoga ne kadar yararlı?

Egzersiz, pilates ve yoganın AIS tedavisinde faydası var mı? sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Aydınlı, bu konudaki araştırmaların skolyozun durması ya da geriletilmesinde umut veren sonuçları olmadığına dikkat çekerek şu bilgileri veriyor: “Pozitif bilim açısından bakıldığında spesifik egzersizler, pilates ve yoganın faydalı olduğu ve skolyozun durmasını veya geriletilmesini sağladığı konusunda son yayınlanan uluslararası dergide hiçbir umut verici veri yoktur. Bununla beraber ülkemizde de bu yöntemler skolyoz tedavisinde yer almaktadır. Bana göre egzersiz yapmanın kimseye bir zararı yoktur; kas gelişimini destekler. Ancak skolyozun egzersizle kalıcı olarak düzelebilmesi bu konuda yapılan bütün çalışmalara terstir. Schroth skolyoz egzersizlerin orijinal web sayfasında dahi bu egzersizlerin 30 derece altındaki skolyozlara uygulanması ve en fazla 5 derece düzelme elde edileceği yazmaktadır.”

Prof. Dr. Ufuk Aydınlı

Ameliyat nasıl yapılıyor?

AIS tedavisinde önemli bir yeri olan ameliyat zamanını, eğriliğin açısı belirliyor. AIS, cerrahi yöntemlerle tam olarak tedavi edilebiliyor. Cerrahi tedavi çoğunlukla sırt ve bel bölgesinde açık cerrahi ile omurgalara vidalar koyularak yapılıyor. Omurga ameliyatlarında sinirlerin korunması için nöromonitörizasyon yönteminin de kullanıldığını belirten Prof. Dr. Aydınlı, şu bilgileri veriyor: “Nöromonitör, nörolojik komplikasyon olmaması için geliştirilen bir yöntemdir. Cerraha ameliyat sırasında sinirlerin korunması için bilgi verilir. Ameliyat süresi, 2-4 saat arasında değişir. Hastanın uyutulması, uyandırılması ve odasına dönmesi için gereken toplam süre yaklaşık 6 saati alabilir”

Ameliyat yöntemi neye göre seçiliyor?

Skolyoz ameliyatlarının anterior denilen yöntemle, göğüs kafesi ve karın yan bölgesinden girilmesiyle de yapılabileceğini belirten Prof. Dr. Aydınlı bu yöntemle bazı hastalarda daha az omurganın ameliyat edildiğine dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: “Ameliyat yöntemi hastanın en çok yarar sağlayacağı yöntemle yapılır. Son 5-6 yılda tekrar öne çıkan ve halk arasında ‘ipli skolyoz’ olarak da bilinen yöntem, her hasta için uygun değildir. Bazı hastalarda tekrarlayan ameliyatlar yerine tek bir ipli sistem ameliyatının yapılması, hastanın sorununa çözüm olabilir.”

Ameliyat sonrası hasta ne zaman normal hayata dönebilir?

Hastanın ameliyat sonrası birinci günde oturtulup, ayağa kaldırıldığını belirten Prof. Dr. Aydınlı,

“Hasta, ameliyat sonrası hastanede 3-4 gece kalır. Taburculuk sonrası hasta 3-4 hafta günlük aktivitelerini yapabilir. Birinci aydan sonra yüzme, üçüncü aydan sonra tek başına yapılabilen sporlar, 9-12 ay sonra ise takım sporları yapabilir” diyor.

Temmuz 2024 burç yorumları

Temmuz 2024 burç yorumları

Koç

Neyiniz olduğunu göstermek için tekrar fırsatınız var. Savaşacaksınız ve dirençli olacaksınız, bu genellikle iyi bir özellikse de çok fazla şiddetli olmamalısınız. Aynı zamanda nazik öneri veya yardımı reddetmemelisiniz. Ayrıca Koç Temmuz ayında sağlığına da dikkat etmelidir. Son zamanlarda maruz kaldığınız tüm streslere mola verin.

 

Boğa

“Temmuz ayında Boğa özellikle ilişkiler alanında başarı gösterecek. Bekar olan çekingen kişiler bile “”doğanın güvenilir çağrısı””nı hissedecekler ve yeni insanlarla tanışmak ve sosyal hayatlarında başarılı olmak isteyecekler. Pek çok maceralı an sizi bekliyor. Nişanlı olanlar ilişkilerini güçlendirmeyi bekleyebilirler. Hemen şimdi bir sonraki adımı atmanın doğru zamanıdır.”

 

İkizler

Gücümüzü göz önünde bulundurmak önemlidir. İş pahasına hasta olmak istemezsiniz, değil mi? Ayrıca İkizler burcu, Temmuz ayında eşlerine ve sevdiklerine daha fazla özen göstermelidir. Onlar hep destekleriyle, korumacı kelimeleri ve de iyi önerileriyle sizin için buradalar. Bu iyiliğin karşılığını vermelisiniz.

 

Yengeç

Etrafınızdaki herkes, yaz tatillerini bekliyor, ancak çalışma temponuzu düşürmediğinizden emin olun. Temmuz ayında Yengeç burcu, kariyerinde belirgin ilerleme kaydetme şansına sahiptir. Yapmanız gereken tek şey, azimle çok çalışmaktır. İşverenler böyle bir çabanın farkına mutlaka varacaklardır. Ödül neredeyse bellidir.

 

Aslan

İş yerinde çok fazla zaman harcamanızı gerektiren büyük iş yükü sayesinde çok daha güçlü olacaksınız. Stresli durumlarla baş etmeyi ve rahatlamayı öğreneceksiniz, yoğun bir iş haftasında bile değer verdiğiniz kişilere katılmak için zaman bulacaksınız. Sevdiklerinizi ihmal etmeyin ve aşk için zaman ayırın. Aslan burcu bu dönemde daha olgunlaşacak.

 

Başak

Temmuz ayında bazı Başaklar belki potansiyel partnerlerinin seçimiyle ilgili ikilemle uğraşacaklar. Aynı anda birkaç tane bile olabilir. Dikkatlice seçin. İlk görüşte ideal görünen kişi kendini açığa vurabilir ve onun gerçek, kabul edilemez doğası yüzeye çıkabilir. Burçlara göre en iyi tercih kalbinizi dinlemek.

 

Terazi

Temmuz ayında Teraziler, tatillerini bir süre ertelemek zorunda kalacaklarını öğrenecekler. Diğer düşüncelerle ilgili olarak, en azından doğayı ziyaret edin. Gün boyu süren bir yürüyüşün ardından rahatça uyuyacaksınız, fazla düşünmeye gücünüz olmayacak. Rahatlayın ve işle ilgili düşünmeyin.

 

Akrep

Temmuz’un gelişiyle yorulacaksınız. Son birkaç aydır devam eden hayat temponuzun gerçekten yüksek olduğunu itiraf etmelisiniz. Biraz dinlenmeye ihtiyacınız var. Burçlar, Akrep’e, örneğin masaj yaptırmayı veya en yakınınızla veya partnerinizle doğada bir hafta sonu geçirmenizi önerir. Kaybettiğiniz enerjiyi yeniden bulacaksınız.

 

Yay

Zorlu yaşam koşulu Temmuz ayında size yakın bir kişiyi üzecek. Sadece kendinizi ve ne kadar çok çalışma yaptığınızı düşünmeyin; aynı zamanda yardıma ihtiyacı olan arkadaşınıza yardım önerin. Yay burcu minnettarlık bekleyebilir ve bir kez yardıma ihtiyacınız olabilir, biri de iyiliğinizin karşılığını verecektir.

 

Oğlak

Temmuz, Oğlak burcuna pek çok değişiklik getirecek. Kırılma noktası özellikle kariyer alanınızda gelecektir; burada eski zorlukların üstesinden geldikten sonra da hareketli temponuzun devam etmesi sayesinde diğer iş arkadaşlarınızdan üstün olacaksınız. Bu, iş vereninizin dikkatini, övgüsünü ve hatta kariyerinizde bu kadar uzun süredir arzu ettiğiniz yükselmeyi getirecektir.

 

Kova

Temmuz ile birlikte kariyerinizde bir kırılma noktası bekleyebilirsiniz. Önceki başarılarınızdan dolayı, çevrenizde sizi başarılarınızın en azından küçük bir parçasından yoksun bırakmak isteyecek kıskanç kimseler görünebilir. Onlara dikkat edin. Bir sporla uğraşırken enerjinizi rahatlıkla harcayabilirsiniz, ancak Kova burcu çatışmalara girmemelidir.

 

Balık

Temmuz ayında Balıkları özellikle kariyerleriyle ilgili yeni ilginç deneyimler bekliyor. Önceki başarılarınız sayesinde, işyerinde önemli ve karmaşık bir projenin bir parçası olma şansını elde edeceksiniz. Bu fırsat başlangıçta sizi korkutabilecek bile olsa, bu sefer onunla savaşacak ve herkese bunu yapabilecek durumda olduğunuzu göstereceksiniz.

Tamamı organik ürünlerle hazırlanan menü Basilico Restoran’da

Tamamı organik ürünlerle hazırlanan menü Basilico Restoran’da

Akra Fethiye içinde konumlanan Basilico Restoran, İtalyan Mutfağı’nın geleneksel lezzetlerini romantik bir atmosferde şık sunumlarla yeniden yorumluyor. Basilico Restoran, tamamı organik ürünlerle hazırlanan güçlü menüsü ve zengin lezzetleriyle misafirlerini ağırlıyor.

Basilico, içerisinde yer alan bar, pastane ve kapalı restoran bölümleriyle günün her saati her damak zevkini yakalayan özel lezzetleriyle de dikkat çekiyor.

Basilico Restoran

Doğaya saygılı

Restoranın girişinde yer alan ve ilk günden beridir korunan hünnap ve zeytin ağaçlarından elde edilen mahsul restoran mutfağında kullanılıyor. Restoranın iç dekorasyonundaki tüm malzemeler uzun ömürlülüğüyle dikkat çeken ahşap, doğal taşlar ve geri dönüşüme uygun olarak tercih edilirken mekânın sıcak atmosferini öne çıkaran eskiyi dönüştürerek elde edilen sade dokunuşlar, Basilico’yu sürdürebilir mutfak kategorisinde üst sıralara taşıyor.

Basilico Restoran

Gün boyu seçkin tatlar sunuyor

Akşam saatlerine kadar snack restoran konseptiyle misafirlerine birbirinden lezzetli atıştırmalıklar sunan Basilico, akşam yemeğinde A La Carte menüsüyle İtalyan Mutfağı’nın geleneksel lezzetlerine ev sahipliği yapıyor.

Tamamı organik ürünlerle oluşturulan Basilico menüsünde İtalyan makarnalarının yanı sıra; enfes pizzalar, mevsime özgü salatalar, özel pişirme teknikleriyle hazırlanan et seçenekleri ve İtalya’nın favori ikilisi cappuccino ve tiramisuya kadar birçok İtalyan lezzeti yer alıyor. Basilico mutfağında günlük ve taze malzemelerin yanı sıra yemeklerin ve içeceklerin tamamlayıcısı olan tüm baharatlar, restoranın kendi bahçesinden temin ediliyor. Doğanın huzur veren manzarasında gerçek bir İtalyan Mutfağı deneyimi yaşatan Basilico, tüm misafirlerine samimi ve sıcak bir ortamda hafızalardan silinmeyecek tadımlar vadediyor.

Avrupa’nın en ilgi çeken ülkesi “Polonya”

Avrupa’nın en ilgi çeken ülkesi “Polonya”

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Polonya’da ziyaret edilecek en iyi yerler sizi neredeyse bin yıllık bir tarihe götürebilir, sizi çarpıcı orta çağ mimarisine, İkinci Dünya Savaşı kalıntılarına ve yıkımına ve ülkenin her köşesindeki kalelere ve saraylara sürükleyebilir. Aynı zamanda ilk UNESCO Dünya Mirası Alanlarından ikisine de ev sahipliği yapmaktadır: Krakow’un tarihi merkezi ile Wieliczka ve Bochnia Tuz Madenleri.

Ancak bu antik ülke aynı zamanda geniş milli parklara, dağlara ve göllere de ev sahipliği yapıyor ve keşfedilmeyi bekleyen bakir doğayı kesen sonsuz gibi görünen patikalara sahip.

Krakow

Krakow

Krakow’daki Wawel Kalesi

Polonya’nın en eski şehirlerinden biri olan Krakow, 7. yüzyılda zaten yerleşim görüyordu. Şehir, İkinci Dünya Savaşı’nda diğer Polonya şehirlerinin uğradığı yıkımın çoğundan kurtulduğu için, Krakow’un Eski Şehir Merkezi hala büyüleyici ortaçağ mimarisini koruyor. Bölgedeki Wawel Kalesi ve Eski Yahudi Mahallesi olarak da bilinen tarihi Kazimierz bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Alanları olarak belirlenmiştir.

Varşova

Varşova

Alacakaranlıkta Eski Şehir Varşova

Polonya’nın başkenti İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra harabeye dönmüştü; binalarının neredeyse yüzde 85’i Nazi güçleri tarafından küle çevrilmiş ya da sistematik olarak yerle bir edilmişti. Savaş biter bitmez şehir, tarihi merkezini orijinal planlar kullanarak yeniden inşa etmek için büyük bir çabaya girişti. Sonuç olarak bugün gördüğünüz Barok ve Rönesans tüccar evleri orijinallerinin mükemmel kopyalarıdır.

Tatra Dağları

Tatra Dağları

Tatra Dağları’ndaki Gasienicowa Vadisi’nden geçen yol

Tatra Dağları ve Milli Park, Slovakya ile Polonya arasında doğal bir sınır oluşturuyor. Sıradağların çoğu Slovakya’ya düşse de ülkeler arasında kolayca yürüyüş yapabilirsiniz. Parkın Polonya tarafında 270 kilometreden fazla yürüyüş parkuru bulunmaktadır.

Wroclaw

Wroclaw

Wroclaw’daki Ana Pazar Meydanı’nın havadan görünümü

Wroclaw şehri her zaman Polonya’ya ait değildi. Yüzyıllar boyunca Bohemya Krallığı’ndan Prusya’ya ve Almanya’ya kadar her şeye aitti. Wroclaw, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin Avrupa’daki bazı sınır çizgilerini değiştirmesinin ardından 1945’ten bu yana resmi olarak Polonya’nın bir parçası oldu.

Wroclaw’ın en eski bölgesi , St. Elizabeth Kilisesi ve Eski Belediye Binası’nın da bulunduğu 13. yüzyıldan kalma Ana Pazar Meydanı’dır . Avrupa’nın en büyük pazar meydanlarından biridir. Sadece birkaç adım ötede, çarpıcı bir apartman binasında Polonya geleneklerine adanmış multimedya sergilerinin sergilendiği görebilirsiniz.

Bialowieza Orman Koruma Alanı

Bialowieza Orman Koruma Alanı

Bialowieza Orman Rezervindeki Bizon

Bir zamanlar kıtanın çoğunu kaplayan ilkel ormandan Avrupa’nın kalan en büyük bölümü olan Bialowieza Orman Koruma Alanı, UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilmeyi kesinlikle hak etmiştir. Orman, Polonya ile Beyaz Rusya arasındaki sınırda yer alıyor. Yürüyüşçüler için bir sınır kapısı aslında ormanın içinde yer alıyor ve 1.400 kilometrekareden fazla bir alanı kapsıyor.

Bieszczady Dağları

Bieszczady Dağları

Bieszczady Dağları’nda sonbahar

Sonbaharda Polonya’da ziyaret edilecek en iyi yerlerden biri, Ukrayna ve Slovakya’ya kadar uzanan devasa bir dağ sırası olan Bieszczady Dağları’dır. Yalnızca Karpat bölgesinde görülen polonynaları (bir tür dağ çayırı) nedeniyle benzersizdirler. Vadiler ve çayırlar çok dik olmak yerine yumuşak bir şekilde yukarı ve aşağı eğimli olduğundan yürüyüş için mükemmel bir destinasyondur . Buradaki yeşillik sonbaharda kırmızı, turuncu ve sarılardan oluşan bir senfoniye dönüşüyor.

Ojcow

Ojcow

Ojcow Ulusal Parkı

Krakow’un sadece 26 kilometre kuzeyindeki küçük Ojcow köyü, Ojcow Milli Parkı’nın kapısıdır. Yalnızca 21,46 kilometrekarelik alanıyla Polonya’nın en küçük milli parkı olan Ojcow, yoğun ormanlarla kaplıdır ve yüksek kireçtaşı kayalıklarına, 400’den fazla mağaraya ve iki nehir vadisine ev sahipliği yapar. Parkta 500’den fazla kelebek türü yaşıyor; ilkbahar ve yaz aylarında patikaları ve çiçekli vadileri kaplıyorlar ve görülmeye değer bir manzara oluşturuyorlar.

Gdansk

Gdansk

Motlawa Nehri’ne yansıyan Eski Şehir Gdansk

Baltık Denizi’ndeki bir körfezin hemen üzerinde yer alan antik Gdansk şehri, Polonya’nın ana limanına ev sahipliği yapıyor. Şehrin Kraliyet Yolu veya Kraliyet Yolu olarak bilinen eski kısmının büyük bir kısmı 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır ve çok güzel bir şekilde korunmuştur. Buradaki ana yapılardan bazıları Şehir Kapıları, Hapishane Kulesi ve bir dizi tüccar evidir.

Gdansk aynı zamanda dünyanın en büyük tuğla kilisesi St. Mary’s’in yanı sıra 700 yıllık yıldız şeklindeki Wisloujscie Kalesi ve 28 metre yüksekliğindeki Gdansk Nowy Limanı Deniz Feneri’ne de ev sahipliği yapıyor.

Zalipie Köyü

Zalipie Köyü

Zalipie Köyü’ndeki boyalı bina

Küçük Zalipie köyü, bölgedeki hemen hemen her binayı süsleyen halk çiçek resimleriyle tanınır. Bu gelenek, yüz yıldan fazla bir süre önce, yerel kadınların kirli yüzeyleri renkli tasarımlarla kaplamak için toz boya ve süt karışımını kullanmasıyla başladı.

Bugün hemen hemen her kulübe, ahır, çit ve hatta Aziz Joseph Kilisesi bu şekilde boyanmıştır; duvarlar ve mobilyalar da dahil olmak üzere pek çok kapalı alan da aynı şekilde boyanmıştır.

Pek çok dekore edilmiş bina arasında Kadın Ressamların Evi belki de en çarpıcı olanıdır. Köyün kültür merkezi olarak kabul edilir ve bir halk müzesine ev sahipliği yapar.

Torun

Torun

Torun’un havadan görünümü

Polonya’nın en eski şehirlerinden biri olan Torun’un tarihi 7. yüzyıla kadar uzanmaktadır (her ne kadar arkeologlar ilk yerleşimin M.Ö. 1100 yılında kurulmuş olabileceğine inansa da). Torun, İkinci Dünya Savaşı sırasında bombalanmadığı veya tahrip edilmediği için, şehrin Orta Çağ’dan kalma Merkez Pazaryeri ve içindeki çok sayıda Gotik ev ve ahşap kirişli 16. yüzyıl binaları hala ayaktadır.

Bu evlerden biri astronom Nicolaus Copernicus’un doğum yeri olup bilim adamının hayatı ve çalışmalarını konu alan bir müzeye dönüştürülmüştür.

NVZ İlk EP’sinin ilk teklisi KAÇ’ı yayında

NVZ İlk EP’sinin ilk teklisi KAÇ’ı yayında

NVZ Garaj Müzik etiketi taşıyan, ilk EP’sinin ilk teklisi olan elektronik müzik sounduyla yeni projesi Kaç ile dinleyiciye adeta bir müzikal serüvenine alıyor.

‘KAÇ’ elektronik müzik ve operayı harmanlayarak sözü bestesi NVZ ve Faruk Çeliker işbirliğiyle ortaya çıkan bu eser, kişinin iç dünyasında yaşadığı karmaşık duyguları ve hayatın getirdiği zorlukları ele alırken, zamanla iç sorgulama ve yalnızlık temasını derinlemesine ele alır. Sözlerinde hayatın zorluklarına rağmen ayakta kalmaya çalışmanın verdiği yorgunluğu ve bıkkınlığı ifade eder. İçsel sıkıntının ve yalnızlığın ifadesi olmakla birlikte, umudu kaybetmemenin ve hayata sıkı sıkıya sarılmanın önemini vurgulayan eser, dinleyicilere derin içsel bir yolculuk sunarken sound olarak bu farklı bir lezzet katmakta.

Anadolu Isuzu, 62 sıra birden yükseldi

Anadolu Isuzu, 62 sıra birden yükseldi

Anadolu Isuzu, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu- 2023″ araştırmasında bir önceki yıla göre 62 sıra birden yükseldi.

  1. yılında bir büyük başarı daha elde eden Anadolu Isuzu, ISO listesinde istikrarlı büyümesini sürdürüyor.

“40. Yılda hedefimize adım adım yaklaşıyoruz”

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan markanın başarısıyla ilgili şunları söyledi: “Anadolu Isuzu olarak, hedefimiz her zaman markamızı büyüterek, değerlerimizi ve şirket kaynaklarımızı geliştirerek yolumuza devam etmek… İstikrarlı büyümemizi yurt içi ve yurt dışı pazarlarda sürdürüyoruz. Otomotiv endüstrisinde öncü marka kimliğimizle yeni trendler belirlerken, ekonomimize büyük katkı sunuyoruz. Sürdürülebilirlik ve verimlilik felsefemizle yenilikçi ve çevreci araçlar üreterek farklı pazarlardaki müşteri beklentilerini en üst düzeyde karşılıyoruz. 40. yılımızda başarılarımızın katlanarak artması ve bu başarının yeniden tescillenmesi çıktığımız yolda attığımız doğru adımların bir göstergesi. ISO 2023 araştırmasında 62 sıra birden yükselmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Anadolu Isuzu, otomotiv sektöründe marka değerini her geçen yıl yükseltiyor. Şirketimizin bu seviyelere gelmesinde katkıları bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, bayi ve servis teşkilatımıza, tedarikçilerimize ve diğer tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Hyundai, çok yönlü kullanım özelliklerine sahip yeni modeli INSTER

Hyundai, çok yönlü kullanım özelliklerine sahip yeni modeli INSTER

Hyundai Motor Company, 2024 Busan Uluslararası Mobilite Fuarı’nda tamamen yeni elektrikli modeli INSTER’ı tanıtarak A-SUV segmentinde tüm dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor.

Şık bir tasarım felsefesiyle gelen otomobil, segment lideri sürüş aralığı ve çok yönlülüğü ile öne çıkıyor. İleri teknoloji özelliklere sahip yeni kompakt EV, özellikle şehir içi kullanıma yenilikçi bir imaj getiriyor.

Geniş bir iç mekanla dikkat çeken INSTER, güvenli ve kaliteli sürüş sunmak için gelişmiş bir pil ve elektrik motor teknolojisiyle üretiliyor. Diğer Hyundai ve IONIQ modellerinde de olduğu gibi hızlı şarj alt yapısı sunan INSTER, WLTP normlarına göre 355 km kadar bir menzil vaat ediyor. Bu menzille birlikte kendi segmentindeki en iyi değeri sunan INSTER, çevre dostu olmasıyla da gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak için sorumluluğu elden bırakmıyor.

Hyundai INSTER

Cesur tasarım ve benzersiz özellikler

INSTER, 2021’de satışa sunulan ve yalnızca Kore’de üretilen benzinli CASPER’ın tasarım mirasını baz alıyor. Hyundai’nin Kore dışındaki diğer pazarlar için stratejik olarak geliştirdiği INSTER’in stili, daha fazla iç alan ve sağlam bir yol tutuşu sunmak için uzatılmış gövdeden oluşuyor. Geniş bir dingil mesafesi ile desteklenen otomobil, her ne kadar A segmentinde yer alsa da kendinden çok daha büyük araçlarla yarışır bir iç mekan konforu sunuyor. Böylelikle, tam olarak A segmenti ile B segmenti kompakt modeller arasında konumlanıyor.

Bu genişliğiyle daha geniş iç mekan ve gelişmiş bagaj kapasitesi sunabilen otomobil, şehir içinde esnek manevra kabiliyeti ve sıkış alanlarda pratik kullanım özelliğiyle dikkat çekiyor. INSTER’in gövde tasarımı, doğrudan bir SUV olduğunu kanıtlıyor. Bu kompakt SUV profili, sade yüzeyler kadar güçlü çamurluklar, dik A sütunu, yukarı hizalanmış tampon ve tavan raylarıyla elde ediliyor. LED gündüz sürüş farları ve piksel grafikli dönüş sinyalleri de arka lamba ve tamponla birleşerek sportif bir görsellik oluşturuyor. Ayrıca INSTER, donanım seviyesine bağlı olarak 15 veya 17 inç alaşım jantlarla tercih edilebilecek.

Hyundai INSTER

İç mekanda çok yönlülük ve üst düzey malzemeler

INSTER, gelişmiş kabininde 10,25 inçlik dijital bir panelle kullanıcısını karşılıyor. Navigasyonlu 10,25 inçlik bilgi-eğlence sistemi, diğer modellerde olduğu gibi dokunmatik bir ekranla geliyor. Daha fazla ferahlık hissi yaratmak üzere tasarlanmış bu kabinin orta konsolundaysa kablosuz şarj, havalandırma ve multimedya gibi kontrollere yer veriliyor. INSTER’ın direksiyon simidindeki grafikler ise otomobilin yüksek teknoloji imajını güçlendirerek piksel temasıyla birlikte sunuluyor. İç tasarımda daha fazla kişiselleştirme için opsiyonel üst kapı kaplamaları da bulunuyor. INSTER’in iç mekanı çok yönlülük ve ferahlık sunarken, ön sıradaki oturma düzeni geçiş erişimi sağlıyor. Arka koltuklar da 50/50 oranında bölünerek ileri geri kaydırılabiliyor ve ihtiyaç haline yatırılabiliyor.

Hyundai INSTER

Sürdürülebilirlik öncelik

Hem dış hem de iç mekanda sürdürülebilir malzemeler kullanan INSTER, geleneksel olarak siyah boyada kullanılan karbon siyahı pigmentinin yerine geri dönüştürülmüş atık lastiklerden yapılan bir renklendiriciyi kullanıyor. Ayrıca iç mekandaki plastik malzemeler ise pet şişelerden ve şeker kamışından elde edilen biyo-polipropilen kullanılarak hazırlanıyor.

Hyundai INSTER

Hızlı şarj özelliği ve segment lideri menzil

Hyundai INSTER, DC şarj hızı ve maksimum sürüş menzili ile öne çıkıyor. Kullanıcıların şarj işlemi için daha az zaman harcamasına olanak sağlayan alt yapı sayesinde daha rahat bir seyahat özgürlüğü tanıyor.

Hyundai INSTER

Standart olarak 42 kWh batarya ile donatılan INSTER, opsiyonel olarak uzun menzilli 49 kWh bir bataryaya da sahip. Bu iki versiyon 71,1 kW (97 PS) ve 84,5 kW (115 PS) güç üretirken tek bir motorla hareket ediyor. Her iki versiyonun maksimum tork değeri ise 147 Nm. Uzun menzilli versiyon, tek şarjla 355 km’lik (WLTP) segment lideri bir menzil sunarken, 100 km’deki ortalama enerji tüketimi ise 15,3 kWh olarak veriliyor.

Hyundai INSTER

Hyundai INSTER, 120 kW yüksek güçlü bir DC şarj istasyonu kullandığında, yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar şarj olabiliyor. INSTER ayrıca, standart olarak 11 kW’lık yerleşik şarj cihazı, özel bataryalı ısıtma sistemi ve yüksek verimli ısı pompası da sunuyor. Harici ve dahili V2L işlevi sunan otomobil, çift yönlü şarja da olanak tanıyor. INSTER, doğada elektrikli bisiklet, scooter ve kamp malzemeleri gibi cihazları serbestçe kullanmaya veya şarj edilmelerine imkan tanıyan günlük bir kullanıcı dostu olarak da ün yapmaya hazırlanıyor.

Casa Sol Restaurant, Bodrum’da Latin lezzetlerini sunacak

Casa Sol Restaurant, Bodrum’da Latin lezzetlerini sunacak

Maxx Royal Bodrum Resort dünyaca ünlü restoran ve eğlence marklarını getirmeye devam ediyor. Latin Lezzetlerinin en önemli temsilcilerinden Casa Sol Restaurant, Maxx Royal Bodrum Resort içinde açıldı.

Maxx Royal Bodrum’un 80’li yılların ruhunu taşıyan kendi bünyesinde yer alan restoranı Casa Sol, Latin mutfağının rengarenk bir yemek kültürü ve müziklerinin gerçek kimliğini sunuyor.

Casa Sol Restaurant

Casa Sol’un İspanyol Karayip ve Latin yemeklerinden derinlemesine etkilenen mutfağı, sahilde kumların üzerinde yer alan masalarında tropikal otantik bir atmosfer sunuyor. Başrolde nefis tortilla ekmeklerinin olduğu deniz mahsullü taco’lardan, narenciyeli ceviche’lere kadar baharat ve soslar ile müthiş uyum sağlayan zengin latin lezzetler ile dolu sofraları Maxx Royal Bodrum sahilinin kumsalında karşınıza çıkıyor. Casa Sol, günden geceye geçiş yaparken, her konuğa kusursuz ve birinci sınıf bir deneyim vaat eden lüks ve zarafetin simgesi haline geliyor.

Casa Sol Restaurant, Bodrum’da Latin lezzetlerini sunacak

Casa Sol’un barının konseptini de Proof Creative (Dünyanın En İyi 50 Barının Öncüsü) yaptı.

Barda Türkiye, Asya ve Güney Amerika’nın en iyi barmenlerinden oluşan etkileyici bir kadro yer alıyor. Her biri kendi benzersiz yeteneğini ve uzmanlığını ortaya koyarak her içeceğin sadece servis edilmesini değil kutlanmasını da sağlıyor.

Maxx Royal Bodrum’a özel olan bu kokteyl bar, ustalıkla tasarlanmış olup, gündüz güneşli bir sahilden gün batımında sofistike bir gece hayatı mekanına geçiş yapıyor. Casa Sol, plaj ortamının huzurlu ve sıcaklığı ile başlayan ve daha sonra bir kokteyl barın canlı enerjisine dönüşen özgün deneyimi ile Bodrum’un en merak edilen adresleri arasında da gelmeye başladı. Bu eşsiz restoranda İspanyol ve Afro-Karayip müziğinin duygulu ritimlerini yansıtan, canlı ve şenlikli atmosferi zenginleştiren canlı performanslar da yer alıyor.