Yazılar

Russell Crowe iddialı proje ile geliyor

Oscarlı aktör Russell Crowe, “İskoçyalı”da ölümsüzlerin bilgeliğini bu kez Cavill’e aktaracak.

1986 yapımı kült fantastik aksiyon “İskoçyalı” yeniden sinemaya uyarlanırken, projeye dev bir isim daha katıldı: Russell Crowe. Usta oyuncu, yeni “İskoçyalı” filminde Henry Cavill’in canlandıracağı baş karaktere rehberlik edecek olan mentör rolüyle izleyici karşısına çıkacak. Bu rol, orijinal filmde efsanevi aktör Sean Connery tarafından canlandırılmıştı.

Yönetmen koltuğunda “John Wick” serisiyle adını aksiyon sinemasına altın harflerle yazdıran Chad Stahelski oturuyor. Senaryo ise yine “John Wick: Chapter 4″ün yazarlarından Michael Finch’e emanet. Amazon MGM Studios ve United Artists’in yapımcılığını üstlendiği proje, sinemalarda vizyona girecek.

 

 

#hollywood #RussellCrowe #pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Prof. Dr. Mehmet Kanar “Nef’î’nin Türkçe Dîvân’ı”

Klasik Türk edebiyatının en kudretli şairlerinden Nef’î’nin Türkçe Dîvân’ı, eserin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan Prof. Dr. Mehmet Kanar’ın dil içi manzum çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!

Temelini Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki yazma nüshanın oluşturduğu, aynı zamanda başka yazma ve matbu kaynaklardan da yararlanılan çalışma, okurlara sayfanın bir tarafında özgün metnini, öbür tarafında ise halk şiiri anlatımına yaslanan, sanat kaygısından uzak çevirisini sunuyor. Bazı kavramların ve isimlerin daha iyi anlaşılması için kitabın sonunda küçük bir sözlüğün de yer aldığı Dîvân, raflarda ve internet satış sitelerinde!

Yeni IONIQ 6 N modelinin teaser görsellerini yayınladı

Hyundai, merakla beklenen tamamen yeni IONIQ 6 N modeline ait ilk teaser görsellerini yayınladı.

IONIQ 5 N’in elde ettiği sayısız ödül, motor sporları zaferi ve rekorlarla dolu iki yılın ardından, IONIQ 6 N de elektrikli sedan segmentinde N sürüş deneyimini yeniden tanımlamayı hedefliyor.

IONIQ 6 N, paylaşılan görsellerinde aerodinamik geliştirmelerle şekillendirilmiş çarpıcı bir performans otomobili olduğunu vurguluyor. Genişletilmiş çamurluklar, daha kaslı duruş, hafif alaşım jantlar ve büyük arka spoyler, modelin aerodinamik verimlilik ve dinamik kabiliyete odaklandığını açıkça ortaya koyuyor. N serisinin üç temel performans ögesini taşıyan IONIQ 6 N, “Viraj Ustası”, “Pist Yeteneği” ve “Günlük Spor Otomobil” heyecan verici ve sezgisel bir sürüş deneyimi sunmaya hazırlanıyor. IONIQ 6 N ile tasarım ve teknolojide çığır açan Hyundai, yüksek performans mirasını da geleceğe taşımaya devam ediyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Ruth Ware “Gerçeğin İzinde”

7 kez New York Times çok satanlar listesine giren ve dünya genelinde 6 milyondan fazla okura ulaşan Ruth Ware, Gerçeğin İzinde ile psikolojik gerilim türündeki ustalığını bir kez daha kanıtlıyor. Kitap Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan bu sürükleyici roman, teknolojinin karanlık yüzüyle iç içe geçen ölümcül bir gerçeğin peşinde.

Gerçeğin İzinde, ilk sayfasından itibaren okuyucuyu içine çeken, temposunu hiç düşürmeyen, zekice kurgulanmış bir hayatta kalma öyküsünü anlatıyor. Ruth Ware’in karakter derinliği, atmosfer yaratma gücü ve ters köşe kurgusuyla bezeli bu yeni eseri, psikolojik gerilim seven okurlar için kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

El Fuego ile Meksika mutfağı Bitez’de

Bitez’in en yeni gastronomi adreslerinden El Fuego, Meksika mutfağını Bodrumlularla buluşturuyor.

Adını İspanyolca’da “ateş” anlamına gelen El Fuego, yalnızca mutfağında değil; sofralarında, atmosferinde ve deneyiminde de bu ateşi hissettirmeyi amaçlıyor.

Meksika mutfağının öne çıkan tatlarını taze malzemeler ve özgün reçetelerle harmanlayarak misafirlerine sunuyor. Közde pişen fajitalar, el yapımı tortilla’lar, taptaze guacamole ve baharat dengesiyle öne çıkan et yemekleri menünün yıldızları arasında yer alıyor.

Geceleri ise DJ performansları ve renkli kokteyllerle mejanın atmosferi değişiyor; enerjisi yükseliyor.

Bilgi: +90 (532) 417 58 73

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Çocuklarda menenjite dikkat!

Öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklar yoluyla çok kolay ve çok hızlı bulaşabilen menenjit, tanı ve tedavisinde gecikildiğinde kalıcı nörolojik hasarlara hatta ölüme neden olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt “Çoğunlukla ateş, baş ağrısı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkabilen menenjitin tedavisine ilk birkaç saat içerisinde mutlaka başlanması gerekir. Son dönemde bebeklerde ve çocuklarda menenjit vakalarıyla karşılaşıyoruz. Bu nedenle menenjitten korunmak için gerekli önlemler alınmalı, özellikle menenjit aşısı mutlaka yaptırılmalıdır” diyor. Menenjitin ilk belirtilerinin griple karışabilmesinden dolayı yanlış tanı konulabildiğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, bebeklerde ve çocuklarda menenjitin önemli belirtilerini, toplumda bu tehlikeli hastalıkla ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı, menenjitten korunmaya yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Halk arasında genellikle ‘beyin iltihabı’ olarak bilinen ve her yaşta kişileri etkileyebilen menenjite en çok bebeklerde, küçük çocuklarda ve gençlerde rastlanıyor. Beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanması sonucu oluşan menenjitin virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler yoluyla çok kolay ve çok hızlı şekilde bulaşabildiğini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt “Çoğunlukla hapşırık, öksürme ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklarla bulaşan menenjit,  tedavi edilmemiş üst solunum yolu enfeksiyonları, doğru tedavi edilmemiş bir orta kulak enfeksiyonu, sinüzit veya ağır seyreden ağır bir göz enfeksiyonu sonucu da ortaya çıkabiliyor” diyor. Menenjitte erken tanı ve tedavinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Dr. Kurt şöyle konuşuyor: “Bu tehlikeli hastalık hızla ilerlediğinden çok hızlı tanı konulup çok hızlı tedaviye başlanması gerekir. Aksi taktirde zeka geriliği gibi kalıcı nörolojik hasarlara hatta ölüme yol açabiliyor. Tanı ve tedaviye başlamada ilk saatler kritik öneme sahiptir. Ancak bazen de sinsice ilerleyebildiği ya da ateş, baş ağrısı, halsizlik, vücut ağrıları gibi ilk belirtileri gribal enfeksiyonla karışabildiği için yanlış tanı konularak tedaviye çok geç başlanmasına neden olabiliyor!”

Dr. Çiğdem Kurt

Dr. Çiğdem Kurt

Menenjitin öne çıkan belirtileri!

Dr. Çiğdem Kurt, menenjitin bebeklerde,  çocuklarda ve yetişkinlerde öne çıkan belirtilerini şöyle sıralıyor;

Yenidoğanda ve bebeklerde belirtiler: Sebebi açıklanamayan yüksek ateş, sürekli huzursuzluk, uzun süreli ve sık sık ağlamalar, vücutta kasılmalar ve tekrarlayan nöbetler (havale geçirme), beslenmeyi reddetme, emme refleksinde azalma, bıngıldakta şişlik veya gerginlik, ciltte solgunluk ya da morarma, kusma, ellerde ve ayaklarda soğukluk

Çocuklarda ve yetişkinlerde belirtiler: Ateş, baş ağrısı, uyku hali, halsizlik, aşırı yorgunluk hissi, kusma, ense sertliği denilen boynun öne rahatlıkla eğilememesi, kas ve eklem ağrıları, iştahsızlık, bayılma, ışıktan rahatsız olma, bilinç bulanıklığı, konuşmada bozukluk, vücutta morumsu/kırmızı döküntüler

Menenjite karşı 5 etkili önlem!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Kurt, menenjitten korunmanın mümkün olduğunu belirterek, alınması gereken önlemleri şöyle açıklıyor;

  • Kalabalık ortamlardan kaçının!

Menenjit hapşırık, öksürük ya da konuşma esnasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla çok hızlı bulaşabildiği için mümkün olduğunca kapalı ortamlarda bulunmayın. Sosyal mesafeye dikkat edin ve gerekirse maske takın.

  • Hijyene dikkat edin!

Bağışıklık sisteminin güçlü olması için en önemli kriterlerden biri hijyen!. Bu nedenle ellerinizi özellikle yemeklerden önce ve sonra, tuvaletten çıktıktan sonra, toplu taşıma araçları, kapı kolları vb temas ettiğinizde mutlaka yıkayın. Ellerinizi yüzünüze, ağzınıza sürmeyin. Havlu vb kişisel eşyaların başkalarıyla paylaşılmaması da son derece önem taşıyor.

  • Bulunduğunuz ortamı havalandırın!

Özellikle bakteriyel türleri ölüme neden olabilen bu tehlikeli hastalık, özellikle kalabalık ve kapalı alanlarda daha hızlı yayılabiliyor. Bu nedenle korunma yolları arasında en etkili yöntemlerden biri de bulunduğunuz ortamı sık sık, 15-20 dakika havalandırmaya dikkat edin.

  • Sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya özen gösterin!

Menenjite karşı bağışıklığı güçlendirmek son derece önem taşıyor. Bu nedenle sağlıklı beslenmeye, hareketsizlikten kaçınmaya, düzenli spor yapmaya (günde en az yarım saat düzenli ve tempolu yürüyüş vb), açık havada zaman geçirmeye ve doktor gerekli tahlilleri yaparak zorunlu gördüğü taktirde vitamin/mineral takviyesi almaya özen gösterin.

  • Menenjit aşısı yaptırın!

Menenjitin hızla ilerleyen ama doğru önlemlerle önlenebilen bir hastalık olduğunu belirten Dr. Kurt, bu önlemlerden en önemlisinin de aşılama olduğunu vurguluyor. Dr. Çiğdem Kurt “Aşıların yeterli yapılmıyor olması da enfeksiyon ajanlarının hızla yayılmasına neden oluyor. Menenjiti aşıyla önlenebilir hastalıklar grubuna dahil ettiğimiz için; toplum aşılamasının mutlaka ciddi bir şekilde yapılması gerekir” diyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Yaz kış güneş kremi kullanın!

Yaz aylarında açık havada daha çok vakit geçiriyor, deniz ve havuza girmeye bayılıyoruz. Ama yazın bu keyiflerin tatsız sonuçlarıyla karşılaşmamak için risklerine karşı önlem almak da gerekiyor. Yaz aylarının en büyük riski, güneş ışınları. Uzmanlar, aşırı güneş ışığına maruz kalmanın, güneş yanıklarına ya da onarılması güç başka hasarlara neden olduğuna ve cildi yaşlandırdığına dikkat çekiyor. Ama korkulan başka bir sonuç daha var; deri kanseri. Güneşten gelen ultraviyole ışınlarına maruz kalmak deri kanserlerinin önlenebilir sebeplerinin en başında geliyor. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun kanser istatistik verilerine göre; 2009 yılında 353 melanom vakası varken 2014 yılında bu sayı 610’a yükselmiş. Acıbadem Kartal Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan, “Güneş sanıldığı kadar masum değil. Güneşin zararlı etkileri zamanla ince, kırışık, lekeli bir cilde ve hatta deri kanserlerine yol açabiliyor. Deri kanserinden korunmanın en etkili yolu ise güneşle teması bilinçli sınırlamaktan geçiyor. Özellikle gündüz saatlerinde doğrudan güneşe çıkmayın, mutlaka çıkmanız gerekirse de gölgede kalmaya çalışın, güneş kremi kullanın, güneş gözlüğü ve şapka takın” sözleriyle uyarıda bulunuyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan güneşin zararlı etkilerinden korunmak için alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

Dr. Didem Kazan

Dr. Didem Kazan

Güneş kremiyle korunun

En az SPF 30 ve üzeri koruma sağlayan bir güneş kremi kullanmaya özen gösterin. Bu konuda tartışmalar olsa da güneş kremlerinin insan sağlığı üzerinde uzun dönemde kanserojenik bir etkiye sahip olduğunu gösteren bilimsel bir çalışma bulunmuyor. Hatta bazı çalışmalar tam tersini, yani güneş kremi korumasından sonra deri kanserlerinin azaldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle cildimize düzenli güneş kremi uygulayarak deri kanseri gelişimini engelleyebiliriz.

Çinko oksit kremler ışınları geri yansıtır

Özellikle gebeler, emziren anneler, 6 ay ve üzeri yaştaki çocuklar başta olmak üzere, tüm yaş grupları için titanyum dioksit, çinko oksit gibi fiziksel filtre içeren ürünler daha güvenli bir tercih sunuyor. Bu filtreler ciltten emilmez ve sistemik dolaşıma katılmadığı için hormonal, sistemik yan etki riski taşımaz. Güneş ışınlarını geri yansıtarak cildi güneş ışınlarından korur. Dışarı çıkmadan yarım saat önce iki parmak uzunluğu kadar güneş kremini yüzünüze, sonrasında aynı miktarda kremi sırasıyla boyun, dekolte, kulak üzeri ve el üzerine sürün. Her 2-3 saatte bir ya da deniz, havuz sonrası yenileyin.

Kışın da krem sürmeyi ihmal etmeyin!

Ultraviyole ışınlarının camdan ve buluttan kolaylıkla geçip cildimize ulaşması nedeniyle yaz, kış, bulutlu, güneşli gün, evde ve dışarıda her zaman güneş kremi sürmek gerektiğini unutmayın.

Süresi geçen üründen kaçının

Güneş kremi ambalajı üzerindeki ibareleri dikkatle okuyun. UVA ve UVB işaretleri ultraviyole A ve B’den korur, bu nedenle her iki dalga boyundan koruma sağlayan ürünleri tercih edin. Artı sayısı “+” koruyuculuk gücünü gösterir, mümkünse “++++” ibaresi bulunan ürünleri seçin. Kapağı açık kutu işaretinin ürünün ömrünü gösterdiğini aktaran Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan, “Genellikle 6 ay ya da 1 yıl olarak belirlenen süre içerisinde ürünün tüketilmesi gerekir. Kullanım süresini geçen ürün yeterli koruyuculuk sağlayamayacağı için yanıklara, lekelenmelere, uzun dönemde deri kanserlerine neden olabilir” diyor.

Geniş çeperli şapka ve gözlük takın

Güneşe maruz kalan vücut alanı ne kadar küçük olursa cilt hasarı da o kadar azalır. Bu amaçla sıklıkla yüzünüzün alın, kulak ve ense kısmını kapatan geniş çeperli şapkalar ve gözlük takın. Mümkünse bu ürünlerin ultraviyole koruması içeren formlarını tercih edin. Ayrıca ince kumaştan kolları ve bacakları örten giysilerin de vücudun güneşten korunmasına katkı sağlayacağını unutmayın.

10:00-16:00 saatleri arasında güneşe çıkmayın

Güneş ışınlarının dik olduğu yaz aylarında saat 10:00-16:00 arasında güneşe çıkmamaya özen göstermek ultraviyole maruziyetini kısıtlamak açısından çok değerlidir. Bu saatler güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği saatler olup hem güneş yanıkları açısından hem de lekelenme ve deri kanseri gelişimi açısından riskli saatlerdir.

Gölgede kalın!

Dışarıda geçirdiğiniz zaman boyunca mümkün olduğunca gölgede kalmaya çalışın. Ancak gölgede kalındığı zaman içerisinde de yerden yansıyan güneş ışınları nedeniyle ultraviyole maruziyetinin devam ettiğini unutmayın. Bu nedenle gölgede kalacak olsanız bile istenmeyen saatlerde dışarı çıkarken güneş kremini ihmal etmeyin.

Güneş altında geçireceğiniz süreyi kısaltın

Eğer dışarıda vakit geçirmek zorundaysanız güneş altında geçirmeniz gereken süreyi kısıtlamaya özen gösterin. Tüm korunma önlemlerine rağmen güneşte 15 -20 dakika fazla zaman geçirilmesi yüksek ultraviyole maruziyetine neden olur. Gününüzü buna göre planlamaya çalışın.

Koruyucu hap alabilirsiniz

Tüm bu önlemlere ek olarak deri kanserine genetik yatkınlığı, güneş alerjisi, deri kanseri öyküsü, güneş ile alevlenen deri hastalığı gibi özellikli hastalığı olan kişilerde ayrıca güneş koruyucu hap gibi ek önlemler de alınabilir. Ancak bu hapların da tek başına güneşten koruma etkisinin kremlerden daha az olması nedeniyle diğer önlemlere ek olarak ve doktor tavsiyesiyle alabilirsiniz.

Solaryumdan uzak durun

Son olarak güneşten neredeyse 10 kat daha fazla ultraviyole maruziyetine neden olan solaryumdan uzak durmak gerektiğinin altını çizen Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak adlandırılan solaryum cihazlarının uygulanmasından sonra cilt kanserlerinde ciddi artış gelişimini bildiren çok sayıda çalışma bulunuyor. Bu nedenle yaz kış solaryumdan kaçının” diyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pau

Gülseven Yılmaz’dan Büyük İtalya Turu: Kültür ve Lezzet Dolu Bir Yolculuk

Ünlü oyuncu ve iş kadını Gülseven Yılmaz, Amerika’da geçirdiği yılların ardından rotasını İtalya’ya çevirdi. Sanat ve gastronomiye olan tutkusuyla bilinen Yılmaz, uzun zamandır hayalini kurduğu “büyük İtalya turuna” başladı.
Yolculuğuna *Venedik’in büyüleyici kanallarında* başlayan başarılı oyuncu, İtalya’nın farklı şehirlerinde hem kültürel zenginlikleri keşfedecek hem de yerel lezzetleri tatma fırsatı bulacak. Roma’nın tarihi dokusundan, Napoli’nin eşsiz mutfağına kadar birçok durak, bu özel turun önemli parçaları olacak.
Bu unutulmaz serüven Palermo’da sona erecek. Yılmaz, seyahati boyunca yaşadığı deneyimleri, keşfettiği mekanları ve tatları kendi blogunda paylaşarak takipçileriyle buluşturacak. Hem sanatsal hem de gastronomik bir şölen sunmayı amaçlayan bu blog, İtalya’nın zenginliklerini merak edenler için ilham verici bir kaynak olacak.
Gülseven Yılmaz’ın gözünden İtalya’nın en özel noktalarını keşfetmek isteyenler, bu benzersiz yolculuğu blogundan takip edebilir!
Gülseven Yılmaz

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Kene ısırığını nasıl anlarız?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte ülkemizde keneden kaynaklı hastalıkların görülmesi de artmaya başladı. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşılan Karadeniz, İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölümlere neden olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları görülüyor. Keneden kaynaklı hastalıklar ve korunma yöntemlerini Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç anlattı.

Keneler zorunlu kan emici artropodlar olup, dünyanın her bölgesinde gözlenmektedirler. Özellikle bahar ve yaz aylarında aktif hale geçerler. Türkiye, iklim ve coğrafi olarak kenelerin yaşamına elverişlidir. Türkiye’nin yaklaşık 30 kene türüne ev sahipliği yaptığı tespit edilmiştir. Ülkemizde, kenelerden insana bulaşabilen en önemli hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)’dir. Ortaya çıkan vakaların çoğu Tokat, Sivas, Çorum ve Erzurum’da görülmektedir.  Kırım Kongo Kanamalı Ateşi dışında Lyme hastalığı da kenelerden insana bulaşabilir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsü infekte kenelerin kanı ve diğer vücut sıvıları ile temasla (insana tutunması) bulaşabilir. Hastalığın kuluçka süresi ortalama 1-3 gün kadardır ve belirtiler; yüksek ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, bulantı- kusma ve karın ağrısıdır. Hastalık ilerlemesiyle birlikte deride ve iç organlarda kanamalar meydana gelir. Ağır olgular ölümle sonuçlanabilir. Ülkemizde çoğu olgu genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşılan Tokat, Sivas, Çorum, Erzurum illerinde görülmektedir.

Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç

Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç

Kene tutulmasından nasıl korunulur?

Kene tutulmasından korunmanın en önemli yolu, kırsal alana çıkarken kıyafetlerimize dikkat etmektir. Özellikle uzun kollu ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli. Kenelerin vücudumuza ulaşmaması için pantolon paçaları çorabın içine sokulmalı, özellikle bitki boylarının yüksek olduğu bölgelerde dikkatli olunmalıdır. Kene olup olmadığının tespiti için vücudun düzenli olarak mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Vücut mutlaka kontrol edilmeli. Kırsal alana çıkarken uzun kollu, açık renkli kıyafetler giyilmeli. Kenelerden kurtulmak için böcek kovucu spreylerde tercih edilebilir.

Öküz gözü şeklinde kızarıklık varsa dikkat

Türkiye’de kene kaynaklı görülen bir diğer hastalık ise Lyme hastalığıdır. Borrelia burgdorferi bakterisinin neden olduğu hastalığın belirtileri hastalığın evresine göre değişmektedir. Erken dönem belirtileri arasında en dikkat çekeni kenenin ısırdığı yerde öküz gözü şeklinde bir kızarıklığın olmasıdır. Diğer belirtileri ise ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, yorgunluktur. Geç dönemde ise; eklem iltihabı, sinir sistemi tutulumu, kalp sorunları yer almaktadır. Ancak bu hastalık nadiren görülmektedir.

Vücudunuzda kene varsa mutlaka sağlık kuruluşuna gidin

Keneden kaynaklı hastalıklarda en temel yanlış kenenin vücuttan çıkarılması sırasında kullanılan yöntemlerdir. Özellikle kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek, yakmak ya da sigara bastırmak ciddi risklere neden olmaktadır. Yapılan bu işlemler kenenin kusmasına ve enfekte materyali insan vücuduna aktarmasına neden olmaktadır. Vücutta kene görülmesi durumunda yapılacak en doğru yaklaşım en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesidir. Kenenin vücuttan çıkarılmasından sonraki 10 günlük süreçte takibi yapılmalıdır.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Murat Ülker’den Röportajlar

İş insanı Murat Ülker, bu kez soruları soran tarafta yer alıyor. İş dünyasının öncü isimleriyle gerçekleştirdiği dikkat çekici söyleşileri bir araya getiren “Murat Ülker’den Röportajlar”, The Kitap Yayınları etiketiyle, sınırlı sayıda, koleksiyonluk, ciltli ve Murat Ülker imzalı özel baskı olarak yayımlandı.

Ali Koç’tan Ali Sabancı’ya, Hanzade Doğan’dan Bülent Eczacıbaşı’na, Zeynep Bodur Okyay’dan Ali Ülker’e Türkiye’nin iş dünyasında söz sahibi çok sayıda önemli isimle yapılan bu röportajlar, bir iş liderinin diğer liderlerde neleri merak ettiğini ortaya koyarken; samimiyetle verilen cevaplar, okuyucuya içgörü dolu bir yolculuk sunuyor. Kitapta yalnızca kurumsal stratejilere değil; liderlerin karakterine, değerlerine ve zorluklarla başa çıkma biçimlerine de ışık tutuluyor. Her söyleşi; deneyim, ilham ve içtenlik barındırıyor. Okur, yalnızca bir iş dünyası panoramasına değil, aynı zamanda liderlerin insani yönlerine ve hayata dair duruşlarına tanıklık ediyor.