Kemiklerden oluşan Türk Çalgıları
Kemiklerden oluşan Türk Çalgıları
Müzik kültürünün tanınması ve yaygınlaştırılması amacıyla Atatürk Kültür Merkezi içinde açılan “Müzik Platformu”; Türkiye’nin müzik mirasını ve kültürlerarası etkileşim örneklerini klasik Batı Müziği üzerinden kesitlerle paylaşıyor.
Kökleri Orta Asya’ya dayanan Türk Çalgıları kısmında Türklerin yayıldığı coğrafyada görülen çalgılarla birlikte Türk Halk Müziği ve Klasik Türk Müziği geleneği içerisinde ortaya çıkan; vurmalı, üflemeli, açık telli, mızraplı ve yaylı çalgılardan oluşan 148 enstrüman, 41 kişisel eşyadan oluşan koleksiyon yer alıyor. Uygurların dutarı, Özbeklerin nayı, Kırgızların kumuzu, Kazakların dombrası, Azerilerin aşık sazı, Anadolu’nun bağlaması; Orta Asya’daki kopuzdan Balkanlar’daki kobzaya değin Türk çalgıları üzerinden değişimin izleri sürülüyor.
Tarih boyunca doğadaki malzemelerin; çalgılarda kullanılarak müzik tarihinin vazgeçilmez bir parçası olduğu koleksiyonda görülüyor. Perküsyon çalgısı kaplan su kabağı bitkisinin kurutulmuş çanağının alt yüzeyi açıldıktan sonra deri gerilmesi ile yapılırken, Orta Asya’da kullanılan sıbızgı isimli üflemeli çalgı ile akraba olan sipsi kamış bitkisinden yapılıyor. Burdur Sagalassos arkeolojik kazılarında bulunan Anadolu’da 2000 yıllık geçmişe sahip dilsiz üflemeli çalgı çığırtmanın yapılışında kartal kemikleri kullanılıyor. Kartal kemikleri 1 ay boyunca kül ya da toprağa gömülü bekletildikten sonra süt ile kaynatılıyor ve ses delikleri açılıyor.
Sergide ayrıca tüm enstrümanların atası olarak bilinen ve ok- yay sesi ve formundan ilham alınarak yapılan ses kutulu tek telli bir enstrüman bulunuyor. Kaplumbağa kabuklarından yapılan lir ve hayvan toynağından yapılan ıklığ enstrümanları ise ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Ziyaretçiler sergide günümüzde tel ve metal kullanılan enstrümanların geçmişte hayvan bağırsağı kullanılarak yapılmış versiyonlarını da görme şansı yakalıyor.
Müzik Platformu, Pazartesi hariç haftanın her günü saat 10:00 -18:00 arasında ziyaretlere açık.

