Yazılar

Yeni cilt markası; gelee

Yeni cilt markası; gelee

Alen Beauty en yeni markası gelee, Nilay Yalçınkaya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen keyifli bir lansman davetinde tanıttı.

“Işıltını ortaya çıkar!” sloganıyla çıktığı yolculukta ilhamını meyvelerden ve cilde en iyi gelecek içeriklerden alan gelee, her cilt yapısına uygun ve yüksek etkili formülleriyle A’dan Z’ye etik, temiz, vegan, hayvan ve çevre dostu ürünler sunuyor. Tamamen yerli üretimi destekleyen ürünleri cilde mükemmel bir dokunuş yapmayı amaçlıyor. Marka, kuruluşundan bu yana her aşamada birlikte çalıştığı kadın girişimcilere destek oluyor. Dört çeşit bakım serumuyla satışa çıkan gelee, web sitesi ve Trendyol üzerinden müşterilerle buluşuyor.

 

 

 

 

 

40 yaşından sonra yılda bir kez şart!

40 yaşından sonra yılda bir kez şart!

Meme kanseri dünyada kadınlarda görülen kanserlerde ilk sırada yer alıyor.  Ülkemizde de kadınlarda gelişen kanserlerin yüzde 25’ini oluşturuyor ve birincilik sırasını koruyor. Yürekleri ferahlatan haber ise tedavide yaşanan büyük gelişmeler sayesinde erken tanı konulduğunda meme kanserinde tam şifa sağlanabilmesi! Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran, meme kanserine erken tanı konulmasında düzenli yapılan taramaların kilit rol üstlendiğine dikkat çekerek, “Her kadının 20 yaşından sonra ayda bir kez memesini tercihen banyoda iken muayene etmesi; normalden farklı bir görünüm ve asimetri olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Ayrıca 40 yaş sonrasında da yılda bir kez hekim tarafından meme muayenesi ve mamografi taraması yapılması yaşamsal önem taşıyor” diyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken evre meme kanseri hakkında en çok merak edilen 7 soruyu yanıtladı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu

Pause Dergi

Prof. Dr. Gül Başaran

SORU: Meme kanserinin semptomları nelerdir?

CEVAP: Memede fiziksel herhangi bir değişiklik, meme başından akıntı gelmesi ve memede ele gelen kitle, meme kanserinin başlıca belirtilerini oluşturuyor. Prof. Dr. Gül Başaran, “Bunların içinde en sık karşılaştığımız belirti hastaların eline gelen bir kitleyi hissetmesidir” diyor.

SORU: Tanı için hangi standart yöntemlere başvuruluyor?

CEVAP: Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran, meme kanserinde standart tarama yönteminin mamografi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntem kolay bir yöntem olmakla birlikte, çok yoğun meme yapısına sahip kadınlarda meme ultrasonografisi (USG) ile desteklenmesi gerekebiliyor. Kalıtsal meme kanseri olan, yani aileden gelen hasarlı genler nedeniyle meme kanseri riski artmış olan kadınlarda ise memenin manyetik rezonans görüntülemesi (MRG) ile tarama yapılıyor”

SORU: Erken tanı nasıl konabiliyor?

CEVAP: Her kadının 20 yaşından sonra memesini ayda bir kez, tercihen banyoda iken muayene etmesi; normalden farklı bir görünüm ve asimetri olup olmadığını kontrol etmesi önem taşıyor. Prof. Dr. Gül Başaran, meme muayenesinin 40 yaş sonrasında ise hekim tarafından yılda bir yapılmasını önerdiklerine işaret ederek, “Yine 40 yaş sonrasında yılda bir kez mamografi yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özel durumlarda, örneğin adolesan dönemde göğüs bölgesine radyoterapi alan veya ailesinde zararlı bir gen bozukluğu olduğu bilinen kişilerin meme kanseri için taramalara daha erken yaşlarda başlamaları ve meme MR’ı ile takip edilmeleri önem taşıyor” diyor.

SORU: Meme kanserinde erken tanı ne sağlıyor?

CEVAP: Meme kanseri erken teşhis edildiğinde hastalıkta tam şifa sağlanabiliyor. Ayrıca ele kitle geldiğinde başvuran hastaların tanı sonrasında  çoğu sistemik bir tedavi alırken, tümör daha ele gelmeden rutin takip sırasında saptanan ve tanı konan tümörlerin tedavisinde ise sadece cerrahi ve radyoterapi gibi lokal tedaviler yeterli oluyor. Ayrıca erken tanı alan hastaların çoğunda sistemik tedavi olarak 5 yıl ağızdan verilen endokrin tedavinin yeterli geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Gül Başaran, “İleri evredeyse kemoterapi ve radyoterapi sonrası verilen endokrin tedavinin süresi ise 5 yıldan daha uzun oluyor” diyor.

SORU: Meme kanserinde evrelendirme nasıl yapılıyor?

CEVAP: Meme kanserinde evreleme, tümörün öncelikle ilk gidebileceği bölgesel lenf bezi ağı olan koltuk altı lenf bezlerinin tutulup tutulmadığını anlamakla başlıyor. Bu inceleme meme ultrasonografisi ile yapılıyor. Meme kanserinin vücudun diğer organlarına yayılıp yayılmadığını, yani metastatik evre 4 olup olmadığını anlamak içinse diğer radyolojik tetkikler, örneğin batın ultrasonografisi, akciğer veya batın tomografisi, kemik sintigrafisi, beyin manyetik rezonansı (MR) veya pozitron emisyon tomografisine (PET) başvuruluyor. Prof. Dr. Gül Başaran, “Bu tetkiklerden hangisini seçeceğimizi tümörün büyüklüğüne, koltuk altı lenf bezlerini tutup tutmadığına ve tümörün tipine bakarak belirlemekteyiz” diyor.

SORU: Kanserden korunmak için nelere dikkat edilmeli?

CEVAP: Kanserden korunmak için özel bir beslenme metodu mevcut değil. Dengeli beslenme, sağlıklı kilomuzu koruma, alkol tüketmeme, sigara içmeme ve işlenmiş gıdalardan uzak durma gibi sağlıklı yaşamı korumak için gerekli olan tüm uygulamalar kanserden korunmak için de geçerli oluyor. Kişinin kendisine gereken miktarda uyku düzeni sağlaması, düzenli spor yapması (tempolu yürüyüş gibi) kanserin yanı sıra başka kronik hastalıklardan da koruyor.  Bunların yanı sıra doktor önerisi olmadıkça gereksiz vitamin veya benzeri takviye edici gıdalardan da kaçınmak gerekiyor.

Pause Dergi

SORU: Medikal tedavi nasıl düzenleniyor?

CEVAP: Tümörün patolojik incelemesinde bakılan östrojen/progesteron reseptörleri ve Her-2 adlı proteininin varlığına göre meme kanseri üç alt tipe ayrılıyor. Birinci grupta hormon reseptörleri pozitif (östrojen ve progesteron reseptörleri), ikinci grupta hormon reseptörleri ve Her-2 negatif (üçlü negatif grup) ve üçüncü grupta ise  Her-2’nin pozitif olduğu (Her-2 pozitif) grup meme kanserleri bulunuyor. Prof. Dr. Gül Başaran, tedavi şekillerinin öncelikle tümörün bu alt tiplerden hangisi olduğuna göre düzenlendiğine işaret ederek, “İkinci önemli olan unsur ise hastalığın evresidir” diyor.

Erken evrede en önemli karar, önce sistemik medikal tedavi (kemoterapi+/- hedefe yönelik akıllı ilaçlar) ardından “cerrahi mi”, yoksa tam tersi “önce cerrahi sonra sistemik onkolojik tedavi mi” yapılacağı oluyor. Prof. Dr. Gül Başaran, “Bu da tümörün evresi ve tipi ile yakından ilgilidir” diyerek, tedavi sürecini şöyle anlatıyor: “Metastatik evrede ise tedaviyi belirleyici en önemli parametre, hastalığın hayatı tehdit eder bir durumda olup olmadığının analiz edilip ona göre tümörün tipine bağlı olarak kemoterapi veya endokrin tedavi +/- hedefe yönelik akıllı ilaçları seçmektir. Tedavi belirlerken önemli olan diğer kısımlar ise hastanın genel durumu, menopozda olup olmaması, kanserinin kalıtsal olup olmadığı, sahip olduğu başka kronik hastalıkların ciddiyeti ve hastanın tedavi konusundaki kendi arzusudur”

CookShop’dan yeni konsept  “Arka Bahçe”

CookShop’dan yeni konsept  “Arka Bahçe”

Şehrin popüler noktalarında lezzet ve konforu yeşillikler içinde bir bahçe ile bir arada sunan COOKSHOP, “Arka Bahçe” konseptinin 4’üncü şubesini Etiler’de muhteşem bir davetle açtı.

Ayşe Kazancı tarafından kurulan ve Genel Müdürlüğünü Selçuk Gengeç’in yaptığı, şehrin göbeğinde, yeşilin ve doğanın huzurunu yansıtan atmosferiyle Cookshop Arka Bahçe, Şef Hakan İnan imzalı özel lezzetleriyle damaklara unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.

 

 

 

 

 

 

Stefanos Xenakis “Hediye”

Stefanos Xenakis “Hediye”

Yunanistan’ın en ünlü kişisel gelişim yazarı Stefanos Xenakis’in uzun süre uluslararası çok satanlar listesinden düşmeyen kitabı; “Hediye” Pena Yayınları imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Çocuklara öz farkındalık ve ahlak üzerine öğretiler veren, motivasyon konuşmacısı ve kişisel gelişim yazarı Stefanos Xenakis’in “Hediye” kitabı toplumsal normlar üzerindeki dokunuşlarıyla unutulan duyguları geri kazandırıyor.

Stefanos Xenakis, “Hediye” kitabıyla gündelik hayatın monotonluğu ve karanlığına madalyonun diğer yüzünü göstererek yeni bir bakış açısı getiriyor. Stefanos Xenakis, dünyadaki bilgi denizi büyüdükçe küçülen yaşamı, yalnızlığı, unutulan tebessümü ve gündelik hayatın içinde kaybolan duyguları hayatımıza tekrardan kodlamanın yollarını gösteriyor.

İnsana dair en güzel duygulardan olan merhamet, şefkat ve empatiyi satırlarına dokuyan Stefanos Xenakis, ilk kitabı “Hediye” ile okurlarının karşısına çıkıyor. Pena Yayınları imzasıyla yayımlanan “Hediye”, günlük yaşamın koşturmacasına yeni bir soluk getiriyor.

Rolls Royce’nin ilk tam elektiriklisi “Spectre”

Rolls Royce’nin ilk tam elektiriklisi “Spectre”

Rolls-Royce, ilk full elektrikli arabası Spectre’ın global tanıtımını gerçekleştirdi.

Lüks otomobil üreticisinin ilk full elektrikli otomobili, elektrikli otomobil dünyasına geçişin başlangıcını temsil ediyor.

Rolls Royce Spectre

2030’da sadece elektrikli otomobil üretecek

2030 yılından sonra Rolls-Royce Motor Cars’ın sadece elektrikli otomobill üreteceğinin bilgisini verdi. Yeni Spectre ‘ın, ilk sahiplerine 2023 yılının sonunda teslim edilmesi planlanıyor. Spectre fiyatlandırmasının Cullinan ile Phantom arasında konumlandırılması bekleniyor.

Rolls Royce Spectre

Tasarım

Bir Rolls-Royce’da şimdiye kadar üretilmiş en geniş Pantheon ızgaraya sahip. 830 saatlik tasarım modellemesi, rüzgar tüneli testinin ürünü Spirit of Ecstasy heykeli otomobilin olağanüstü aerodinamik özelliklerini arttırmaya yardımcı oluyor. 0.25’lik bir sürtünme katsayısına sahip Spectre, Rolls-Royce’un aerodinamik açıdan en verimli otomobili olduğunu gösteriyor. Bölünmüş far tasarımı, manevi öncüsü Phantom Coupé’ ye saygı duruşunda bulunuyor. Spectre, neredeyse 100 yıl içinde 23 inç jantlarla donatılan ilk üretim iki kapılı coupé’dir. İç tasarımı 5.876 adet yıldızla, zarifçe aydınlatılmış Starlight Doors adı verilen yıldız kapı ile sunuluyor. Gece teması, Spectre’ın Illuminated Fascia adı verilen aydınlatmalı ön konsol ile devam ediyor.

Rolls Royce Spectre

Alüminyum mimarisi

Rolls-Royce mühendisleri, alüminyum bölümler ve bataryanın otomobil yapısına entegrasyonu sayesinde mimariyi önceki tüm Rolls-Royce’lardan %30 daha sert hale getirdiler. Elektrik ve iklendirme tesisatı için bir kanal oluşturularak, batarya araç zeminine yerleştirildi. Oluşturulan

altyapı, mükemmel düz zemin profili oluşturmasının yanında alçak oturma pozisyonu ve aynı zamanda 700 kiloluk ses yalıtımı sağlıyor.

Rolls Royce Spectre

Dijital mühendislik

Rolls-Royce, Spectre ile, otomobilde bulunan ve benzeri görülmemiş sayıda işlevi yöneten sinyalden sürekli olarak bilgi alıp işleyebilen olağanüstü bir ‘Decentralised Intelligence’ sisteminden yararlandı.

Zirvedeki Rolls-Royce deneyiminin sürekliliğini ve ilerlemesini sağlamak için bu yeni sinyaller,

2,5 milyon kilometreyi kapsayan bir test programı sırasında en deneyimli Rolls-Royce mühendisleri tarafından ayarlanıyor ve inceleniyor. Rolls-Royce mühendisleri, bu devasa veri hacmini işlerken ve doğrudan motordan tekerleğe güç dağıtımının doğruluğundan yararlanmak için kullanıyor. Mühendisler Spectre tarafından sunulan deneyimi, hız nedeniyle “yüksek tanımlı Rolls-Royce” olarak belirtiyor.

Rolls Royce Spectre

Planar süspansiyon

Planar sistemi bir dizi yeni donanım bileşeni ve Spectre’ın yüksek hızlı işleme yeteneklerinden yararlanıyor. Otomobilin viraj denge çubuklarını ayırarak her bir tekerleğin bağımsız hareket etmesine izin veriyor. Virajın yakın olduğu belirlendiğinde, Planar sistemi bileşenleri yeniden birleşerek amortisörleri sertleştiriyor. Ardından dört tekerlek ve direksiyon sistemi, zahmetsiz giriş ve çıkış sağlamak için aktivasyon için hazırlanıyor. Viraj alırken 18 sensör izleniyor ve Spectre’ın sabit kalması için direksiyon, frenleme, güç dağıtımı ve süspansiyon parametreleri ayarlanıyor.

Rolls Royce Spectre

Güç ve boyutlar

Spectre, 2023′ ün ikinci çeyreğinde tamamlanacak olan son test aşamasına girerken güç, hızlanma ve menzil rakamları hala geliştiriliyor. Ön verilere gore, Spectre’ın tamamen elektrikli 320 mil/520 kilometre menzile sahip olması bekleniyor. WLTP ve 430kW güç aktarma sisteminden 900Nm tork sunuyor. 0-60mph’ye 4,4 saniyede (4.5 saniyede 0-100km/s) ulaşması bekleniyor. Spectre’ ın aylarca süren test ve optimizasyon çalışmaları devam ederken, bu rakamlar 2023′ ün 4. çeyreğinde piyasaya sürülmeden resmi onay öncesinde değişebilir.

Spectre boyutlarıI:

Kapı / koltuk sayısı 2 kapı / 4 koltuk

Araç uzunluğu 5453 mm / 214.685 inç

Araç genişliği 2080 mm / 81.889 inç

Araç yüksekliği (yüksüz) 1559 mm / 61.377 inç

Dingil mesafesi 3210 mm / 126.378 inç

Dönüş çapı 12.7 m

Boş ağırlık 2975 kg

Son günlerin en trend şarkısı Onurr’un “Bir Rüyaysa”

Son günlerin en trend şarkısı Onurr’un “Bir Rüyaysa”

Bugüne kadar besteci ve söz yazarlığı ile çok sayıda hite imza atan pop müziğin en üretken sanatçılarından Onur Özdemir nam-ı diğer Onurr’un, KÖFN’ün grubunun kurucularından olan BKE ile yaptığı “Bir Rüyaysa” hem müzik dünyasından ünlü isimlerin hem de müzikseverlerin son günlerde en çok paylaştığı şarkı oldu.

Geçen yıl yayınladığı “Ağlak Disko” albümü ile dikkatleri üstüne çeken Onurr, şimdi de KÖFN’ün kurucularından olan BKE ile yaptığı “Bir Rüyaysa” adlı teklisiyle geçtiğimiz günlerde müzikseverlerle buluştu.

Onurr,  Shakespeare’in “Bir Yaz Gecesi Rüyası”ndaki Puck karakterinden ilhamla, aşkın zehirli ama o tatlı büyüsünü anlatmaya çalışmıştım’ dediği ”Bir Rüyaysa”nın paralel bir eksende aşk tutkusu anlatıldığı klibinin yönetmenliğini Samet Eruzun ve Ümit Şahin üstlendi.

Cevapsız çağrılar şarkı oldu

Cevapsız çağrılar şarkı oldu

Ünlü sanatçı Lerzan Mutlu, telefonuna gelen cevapsız çağrıları şarkı yaptı…

Lerzan Mutlu, sözü ve müziği kendisine düzenlemesi Caner Tepecik’e ait olan “Kusura Bakma” şarkısını müzikseverlerle buluşturuyor. “Kibrit”, “Bizde Böyle” “Oyuncu” gibi şarkılarını kendisi yazan ve besteleyen Mutlu, yeni şarkısıyla ilgili şunları söyledi: “Terk ettiğim biri, beni deli gibi ararken telefonu açmayıp bu şarkıyı yazdım. ” dedi.

Feyzan Alasya “Gündüz Düşü / DayDream” 

Feyzan Alasya “Gündüz Düşü / DayDream” 

Feyzan Alasya “Gündüz Düşü/DayDream” adlı sergisiyle 5 Kasım’dan itibaren Galeri Diani’de!  .

Gerçeklerin şiirsel bir dille yansıtıldığı resimlerinde Valery’nin dizelerindeki hüznün, acının ve haykırışın evrenselliği bir kez daha duyuruluyor bize.

Feyzan Alasya’nın resimleri onun dünyayı anlamaya çalışma ve bir çözümleme yoludur. Onun yapıtlarının yaratım süreci Tahsin Yücel’in bir çözümleme yönteminden söz ederken belirttiği gibi “bir kendi ken­dini dinleme, kendi kendisiyle coşma alışkısı değil, öncelikle ‘başkası’nı anlama, ‘başkası’nı anlamanın nesnel koşullarını oluşturma çabasıdır”. Ve belki bu nedenle insanlığın yaşamı anlamlandırma isteğinin bir ürünü olan mitoloji, mitolojik figürler resmin izleğini oluşturmuştur.

Sergi; 5-26 Kasım tarihlerinde sanatseverlerle buluşacak

DeFactoFit ile spor artık daha dinamik ve şık

DeFactoFit ile spor artık daha dinamik ve şık

DeFacto, spor giyimde konforu ve şıklığı ön planda tutan DeFactoFit ile spor stillerinin vazgeçilmez parçalarını modaseverler ile buluşturuyor.

Yoga ve antrenmanlar için hazırlanan tayt ve bra modelleri hareket özgürlüğünü kısıtlamayan dikişsiz kumaşları ile konforlu bir antrenmanın favori ikilisi oluyor. Rahatlığın ve esnekliğin bir arada hissedildiği tasarımlarda pembe, toprak, mavi, gri ve yeşilin pastel tonları dikkat çekiyor.

Enerjik antrenmanların en sevilen parçası olmaya aday crop sweatler ise neon renklerde karşımıza çıkıyor. Sezonun trend rengi olan ve siyah ile kombinlenen somon ise bra, tişört ve eşofman takımlarında kendine yer buluyor.

DeFactoFit kadın tasarımlarının diğer öne çıkan parçaları ise her bedene uygun tasarlanmış spor flare pantolonlar, kapüşonlu ve fermuarlı üstler, soğuk havaların vazgeçilmezi warmtech alt-üst takımlar oluyor.

DeFactoFit erkek tasarımlarında ise soft renkler ve rahat kesimler öne çıkıyor. Reflektör detaylar ile hareketlendirilmiş tracksuit takımlar ve blok renk geçişli montlar bere veya bucket şapkalar ile tamamlanıyor.

Büyüleyici pastel tonlar

Büyüleyici pastel tonlar

Dagi, romantik pastel tonlarından ilham alan yeni kadın iç giyim ve pijama koleksiyonunu sunuyor. Pastelin en sıcak tonlarının yer aldığı bu koleksiyon kullanıcılarını romantik bir hikaye yaratmaya davet ediyor.

Koleksiyonda ekru, leylak gibi yumuşak pastel tonlarının yanı sıra Asya’da zengin bir tarihe sahip ve kalp çakrasının sembollerinden değerli bir mineral olan Jade’i yansıtan yumuşak yeşil tonu yer alıyor. Bununla birlikte koyu kahve de  koleksiyonda yer alan imza renklerden biri olarak öne çıkıyor.

2022’nin trendleri arasında yer alan korse ve bağlama detayların dikkat çektiği iç giyim koleksiyonunda; transparan dantel motifler ön plana çıkarken, sırt detayları da göz dolduruyor. İç giyimde şıklık kadar rahatlığı da önemseyen marka; ürünlerini hafif kumaşlardan rahat formlarda sunuyor.