Yazılar

Pasifik’in doğa harikaları

Pasifik Kuzeybatısı, Idaho, Oregon, Washington ve Kanada’nın Britanya Kolombiyası eyaletine uzanan geniş coğrafyasıyla Kuzey Amerika’nın en büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapıyor. İşte bölgenin en özel 7 noktası:

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Orcas Adası – Washington San Juan takımadalarının en büyüğü olan Orcas Adası, balina izleme merkezleri, tarihi müzeleri ve doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Trafik ışığı olmayan sakin atmosferi ve denizden sofraya uzanan lezzetleriyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Multnomah Şelalesi – Oregon

Multnomah Şelalesi – Oregon 185 metrelik görkemiyle Pasifik Kuzeybatısı’nın en çok ziyaret edilen doğal alanı. Benson Köprüsü’nden şelalenin iki katmanını izlemek unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Krater Gölü – Oregon

Krater Gölü – Oregon ABD’nin en derin gölü, berrak mavi rengiyle “Göl Majesteleri” olarak biliniyor. Yaz aylarında çevresinde araçla gezebilir veya tekne turuna katılabilirsiniz.

Ay Kraterleri Ulusal Anıtı – Idaho

Ay Kraterleri Ulusal Anıtı – Idaho Volkanik lav sahaları ve kraterleriyle Ay yüzeyini andıran manzarasıyla dikkat çekiyor. Apollo astronotlarının eğitim alanı olarak da kullanılmıştır.

Üç Parmak Gözlem Noktası – Washington

Üç Parmak Gözlem Noktası – Washington Zorlu yürüyüş parkurunun sonunda ulaşılan gözlem merkezi, Puget Körfezi’ne batarken güneşin eşsiz manzarasını sunuyor.

Cannon Beach – Oregon

Cannon Beach – Oregon Haystack Rock ve çevresindeki deniz canlılarıyla ünlü plaj, aynı zamanda gri balina göçünü izlemek için ideal.

Shoshone Şelaleleri – Idaho

Shoshone Şelaleleri – Idaho “Batının Niagarası” olarak bilinen şelale, ilkbaharda kar erimesiyle en görkemli halini alıyor.

#PasifikKuzeybatısı #OrcasIsland #MultnomahFalls #CraterLake #CratersOfTheMoon #ThreeFingers #CannonBeach #ShoshoneFalls #Doğa #Seyahat #Keşif

“Çekelim Bu Dünyadan Perdeleri” Kun Art Space’te açıldı

Çukurova’da çağdaş sanatın önemli adreslerinden Kun Art Space, Tao Ulusoy’un “Çekelim Bu Dünyadan Perdeleri” başlıklı yeni sergisine ev sahipliği yapıyor. 13 Aralık–10 Ocak tarihleri arasında ziyaret edilebilen sergi, bireysel hafıza ile kolektif deneyimler arasındaki görünmez bağları çok katmanlı bir anlatımla ele alıyor.

Ulusoy’un resimleri, hazır nesneleri, kolajları ve enstalasyonları; haz ile kırılganlık, masumiyet ile kayıp arasındaki duygusal geçişleri izleyiciye hissettiriyor. Günlük nesnelerin hafifliği ile derin bir farkındalık yaratan işler, izleyiciyi hem kendi içsel alanına hem de kolektif hafızanın sessiz bölgelerine davet ediyor.

Aidiyet, yersizlik, ev kavramı ve hatırlamanın kırılgan doğası serginin temel temalarını oluşturuyor. Sanatçı, “perdeleri aralayarak” izleyiciye hem kişisel hem evrensel bir yüzleşme alanı sunuyor.

Sergi metni Mehmet Çimen tarafından kaleme alınan “Çekelim Bu Dünyadan Perdeleri”, Pazar hariç her gün 12.00–18.00 saatleri arasında Adana Kun Art Space’te görülebilir.

#TaoUlusoy #KunArtSpace #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #AdanaSanat #ÇekelimBuDünyadanPerdeleri #ArtExhibition #ContemporaryArt #SergiGündemi #KültürSanat

Mustafa Erol: “Ünlü Oyuncuyla Anlaştık, İstekleri Bitmeyince İptal Ettik”

 

“Esme” adlı şarkıda Sinan Akçıl ile yaptığı düetle adını geniş kitlelere duyuran Mustafa Erol, bu kez yine bir Sinan Akçıl imzası taşıyan yeni şarkısı “Nasip Değilmiş” ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Genç şarkıcı, geçtiğimiz günlerde Talat Oflaz yönetmenliğinde İstanbul’da çekilen klipte basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Yeni projesiyle ilgili konuşan Erol, klip sürecinde yaşanan dikkat çekici bir detayı da paylaştı: “Yakaladığımız ivmeyi yine bir Sinan Akçıl şarkısıyla taçlandırıyoruz. Aslında klipte bana çok ünlü bir kadın oyuncu eşlik edecekti. Tüm anlaşmalar yapılmıştı ama klip gününe kadar istekleri bitmeyince iptal etmek zorunda kaldık. Bu kadar sorun çıkaracaklarını tahmin etmemiştim, o yüzden klipte tek başıma kaldım.”

Tarzının Kenan Doğulu ve Yalın’a benzetilmesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Mustafa Erol, “Herkesin kendine ait bir tarzı var. Ben kendimi çok benzetmiyorum ama benzetenlere teşekkür ederim” diyerek mütevazı tavrını sürdürdü.

#MustafaErol #NasipDeğilmiş #SinanAkçıl #YeniKlip #MüzikGündemi #Magazin #TürkPop #KlipÇekimi

Hyundai, iREX 2025’te otonom obilite platformu MobED’i tanıttı

Hyundai Motor Group, Robotics LAB tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED’i, Tokyo’da düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te tanıttı. CES 2022’de konsept olarak gösterilen MobED, yapay zekâ entegrasyonu ile tamamen otonom ve seri üretime hazır hale getirildi.

MobED, üç temel teknoloji yaklaşımıyla öne çıkıyor: Adaptif Hareketlilik, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Uygulama Alanı. Gelişmiş duruş kontrol mekanizması, zemin uyumu ve otomotiv sınıfı mühendislik sayesinde platform; eğimli, engebeli ve dar alanlarda yüksek stabilite sunuyor. LiDAR–kamera füzyonu, AI tabanlı sensörler ve sezgisel kontrol arayüzü ise güvenli ve erişilebilir otonom navigasyon sağlıyor.

Modüler yapısıyla lojistikten yayıncılığa kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabilen MobED, iki farklı modelle satışa çıkacak:

MobED Pro: Gelişmiş otonomi, LiDAR-kamera füzyonu ve “follow-me” modu ile ticari operasyonlara uygun.

MobED Basic: Ar-Ge odaklı, özelleştirmeye açık temel model.

MobED’in tasarımı, Hyundai’nin “Refined Edge” yaklaşımını yansıtarak fonksiyonel sağlamlık ile akıcı hatları bir araya getiriyor. Platformun merkezindeki Drive-and-Lift (DnL) modülü, duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek yapıda birleştirerek robotik hareket kabiliyetini ileri seviyeye taşıyor.

Hyundai, MobED’i 3–6 Aralık tarihleri arasında iREX 2025 standında canlı olarak sergiliyor. Seri üretimin 2026’nın ilk yarısında başlaması planlanıyor.
#Hyundai #MobED #iREX2025 #RobotikTeknoloji #OtonomMobilite #MobiliteGeleceği #RobotPlatformu #TeknolojiHaberleri

Dilek Kahramanları yeni yıl umudu için bir araya geldi

Make-A-Wish Türkiye, 22–23 Aralık’ta gerçekleşecek “Shop for Wishes” alışveriş etkinliği öncesinde özel bir tanıtım daveti düzenledi. The Peninsula Istanbul’un ev sahipliğinde, Alaluxa’nın konsept danışmanlığında gerçekleşen buluşma, “Dilek Kahramanları”nı bir araya getirdi.

Make-A-Wish Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Eda Sevaioğlu Tan, Genel Sekreter Özlem Özen ve Alaluxa Kurucusu Ayşegül Tuncer’in ev sahipliği yaptığı etkinliğe; Romina Hakko, Alara Mildon, Dila Tarkan, Pelin Uluksar, İdil Yazar ve Jale Balcı gibi isimler katılarak projeye destek verdi.

Konuklar, yeni yıl ruhunu paylaşırken dilek çocuklarının hayallerine ışık tutacak etkinliğin detaylarını keşfetti. Davetliler ayrıca umut temalı çizimlerini tuvale aktardı; bu özel çalışmalar, Shop for Wishes etkinliğinde sürpriz bir uygulamayla yeniden hayat bulacak.

Make-A-Wish Türkiye, riskli hastalıklarla mücadele eden 3–17 yaş arası çocukların dileklerini gerçekleştirerek her yıl en az 400 çocuğa umut olmayı hedefliyor. Etkinlikte yapılacak her alışveriş, bir çocuğun dileğinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak.

The Peninsula Istanbul ise sosyal sorumluluk projelerine verdiği destek ve kültürel mirasa duyarlı yaklaşımıyla bu anlamlı iş birliğini güçlendirmeye devam ediyor.

#ShopForWishes #DilekKahramanları #MakeAWishTürkiye #YeniYılRuhu #BirDilekTutar #UmutOl #Çocuklarİçin #ThePeninsulaIstanbul #Alaluxa #SosyalSorumlulukProjesi

Haydar Aksoy “Kemalizm ve Yaşam”

Yazar Haydar Aksoy, 1980 darbesinin toplumsal kırılmalarını ve Cumhuriyet’in mirasını ele aldığı yeni kitabı “Kemalizm ve Yaşam” ile okurla buluştu. Raflardaki yerini alan eser, Cumhuriyet’in tarihsel birikimini güncel sorunlarla ilişkilendirerek Türkiye’nin siyasal ve toplumsal dönüşümüne kapsamlı bir perspektiften bakıyor.

Aksoy, “Bugün hâlâ bir parça demokrasi, özgürlük, eşitlik nefesi alabiliyorsak; Cumhuriyet’in yarattığı atmosfer sayesindedir” sözleriyle Cumhuriyet’in yeni yüzyılında sorumlulukların arttığını vurguluyor. Kitapta toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, laikliğin kamusal yaşamda korunması ve “çoban ateşlerinin” yeniden yakılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Kemalizm ve Yaşam, Kemalizmin yalnızca bir bağımsızlık ideolojisi olmadığını; Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dokusunu belirleyen kurucu bir güç olarak varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Aksoy, uluslararası müdahalelerden 1980 darbesine, güncel jeopolitik gelişmelerden Filistin meselesine kadar geniş bir çerçevede Cumhuriyet’i savunmanın anlamını yeniden yorumluyor.

Geçmiş ile bugünün kesiştiği noktada akıl ve bilimin önemini öne çıkaran eser, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak ve aydınlanmacı toplum idealini yaşatmak isteyen okurlar için güçlü bir kaynak niteliği taşıyor.

#KemalizmVeYaşam #HaydarAksoy #YeniKitap #KitapGündemi #Cumhuriyet #Edebiyat #OkumaÖnerisi #LibrumKitap

Prematüre bebeklerin kış aylarını sağlıklı geçirmesi için etkili önlemler!

Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor.

5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Reyhan Tamer

Dr. Reyhan Tamer

Kalabalık ortam

Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.

Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması

Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.

Ortam ısısı

Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.

Beslenme bozuklukları

Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.

Sigara dumanı

Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”

#Prematüre #PrematüreBebek #BebekSağlığı #ÇocukSağlığı #KışAylarındaSağlık #KışTehlikesi #KışEnfeksiyonları #Bağışıklık #VirüslerdenKorunma  #AnneBabaBilgilendirme #BebekBakımı #SağlıklıKış #Acıbadem #AcıbademKadıköy #UzmanGörüşü #SağlıkHaberleri

Menopozda en çok karın bölgesi yağlanıyor

Menopoz dönemi, metabolizmanın yavaşlamasına, hormon dengelerinin değişmesine ve özellikle karın çevresinde yağlanmanın artmasına yol açtığı için, pek çok kadın bu sürecin zorluklarını yoğun şekilde yaşayabiliyor. Ancak bazı basit ve doğru önlemlerle, fazla kilolardan ve yağlardan sağlıklı bir şekilde kurtulmak mümkün olabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek “Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalması, vücudun yağı özellikle karın bölgesinde depolamasına neden olur. Eskiden kolay verilen kilolar daha zor gider, aynı miktarda yemek bile kilo artışına neden olabilir. Ancak doğru beslenme stratejileri ve düzenli egzersizle fazla kilolardan kurtulmak mümkündür” diyor. Menopoz döneminde hızlı kilo kaybı beklemenin doğru olmadığını, haftada yarım kilo gibi yavaş ama istikrarlı bir ilerlemenin hem sağlıklı hem de kalıcı sonuçlar sağlayacağını vurgulayan Enyüksek, bu süreçte yağ yakımını ve kilo vermeyi sağlayan yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek

Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek

  • Protein ağırlıklı beslenin

Menopozda kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Yeterli protein almak hem kas kaybını önler hem de tokluk sağlar ve yağ yakımını destekler. Günlük beslenmenizde yumurta, kırmızı et, balık, tavuk, hindi, süt, peynir, yoğurt, ayran, kefir ve baklagillere yer verin.

  • Rafine karbonhidratları azaltın

Menopozda hormon değişimiyle birlikte vücut insüline karşı daha duyarsız hale gelir ve kan şekerindeki dalgalanmalar kilo alımını hızlandırır. Şekerli yiyecekler, beyaz ekmek ve hamur işleri kan şekerini hızlı yükseltip düşürdüğü için sık acıkma ve tatlı isteğini artırır, karın yağlanmasını tetikler. Bunun yerine düşük glisemik indeksli tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller tercih edilmeli, karbonhidratlar her öğünde protein ve sağlıklı yağlarla birlikte tüketilmelidir.

  • Sebzeler ve lifli gıdalar tüketmeye özen gösterin

Lifli sebze ve meyveler sindirimi destekler, tokluk sağlar ve kan şekerini dengede tutar. Brokoli, ıspanak, lahana, kabak, enginar, pazı, havuç gibi sebzeler ile elma, armut, yaban mersini gibi meyveler günlük beslenmede yer almalıdır. Tam tahıllar ve kurubaklagiller de hem lif hem de kompleks karbonhidrat kaynağı olarak bu dengeyi güçlendirir.

  • Sağlıklı yağları tabağınızdan eksik etmeyin

Menopozda yağları tamamen kesmek büyük bir hatadır. Özellikle omega-3 yağ asitleri hormon üretimi, kalp sağlığı, tokluk hissi ve yağ yakımı için gereklidir. Somon, sardalya, uskumru gibi yağlı balıklar; ceviz, badem, fındık, chia ve keten tohumu ve zeytinyağı ile dönemin en değerli yağ kaynaklarıdır. Salatalara zeytinyağı eklemek, ara öğünlerde birkaç ceviz veya badem tüketmek menopoz beslenmesinin temel unsurlarındandır.

  • Öğün zamanlarına dikkat edin

Menopoz döneminde hormon döngüsü değiştiği için, ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimizin de önemi artmaktadır. Akşam saatlerinde vücudun insüline duyarlılığı azalır; yani gece geç saatlerde yenilen karbonhidratlar daha kolay yağa dönüşür. Bu nedenle akşam yemeklerini geç saatlere bırakmadan erken yemek ve hafif geçirmek büyük fark yaratır.

  • Bitkisel östrojen içeren gıdalar tüketin

Menopozda dalgalanan hormonların etkisini hafifletmek için bitkisel östrojen içeren besinler faydalı olabilir. En güçlü kaynaklar; soya ve soya ürünleridir. Ayrıca nohut, mercimek, keten tohumu ve susam da iyi seçeneklerdir. Günde bir-iki porsiyon kadar tüketmek hormon dengesine katkı sağlar. Ancak meme kanseri öyküsü veya hormona duyarlı hastalığı olan kadınların bu besinleri düzenli tüketmeden önce mutlaka doktoruna danışması gerekir.

  • Düzenli egzersiz yapın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Bensu Enyüksek, menopozda kilo vermenin, kısıtlayıcı diyetlerle değil, vücudun yeni dengesine uygun, akıllı bir beslenme sistemi ile mümkün olacağını, düzenli egzersizin de bu süreçte kritik önem taşıdığını vurgulayarak “Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet veya pilates gibi aktiviteler metabolizmayı hızlandırır, kas kütlesini koruyup güçlendirerek bazal metabolizma hızını yükseltir ve menopozdaki yağlanmanın önüne geçmeye yardımcı olur” diyor.

#Menopoz #SağlıklıYaşam #BeslenmeÖnerileri #DiyetVeEgzersiz #HormonalDenge #KadınSağlığı #Metabolizma #KiloKontrolü #SağlıkHaberleri #YaşamTarzı

Evrim Kuran’dan ilk deneme kitabı: “CETVEL”

Kuşak araştırmacısı ve yazar Evrim Kuran, dört kapsamlı araştırma kitabının ardından edebiyat yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Mundi Kitap etiketiyle yayımlanan beşinci eseri “CETVEL”, Kuran’ın ilk deneme kitabı olarak 2 Aralık’ta okuyucularla buluştu.

Kitap, ölçülebilir dünyanın ötesine geçerek insan deneyiminin temel yapı taşlarını kişisel ve felsefi bir süzgeçten geçiriyor. Evrim Kuran, “sıfırdan başlıyorum” diyerek vicdan, hakkaniyet, sahicilik ve umut gibi erdemleri yalın ama derin bir üslupla inceliyor.

CETVEL, okuyucuyu kendi hayatındaki sınırları ve başlangıç noktalarını yeniden değerlendirmeye davet ederken, kelimeleri bir direniş ve çağrı aracına dönüştürüyor. Bu eser, güçlü analizleri takdir eden ve derin düşünsel muhasebe arayan tüm okurlara hitap ediyor.

#EvrimKuran #CETVEL #MundiKitap #KitapHaberleri #DenemeKitabı #Edebiyat #YeniÇıkanKitaplar #OkumaÖnerisi #KültürSanat #KitapSeverler

Frankie’de boğaz manzaralı yılbaşı coşkusu

Galataport’un eşsiz Boğaz manzarasıyla Frankie, yılbaşını unutulmaz kılmaya hazırlanıyor. Özenle hazırlanan MediterrAsian menüsü, seçkin tabaklar ve görsel şölen sunumlarıyla misafirlerini karşılayacak. Menüde balık çeşitleri, kuzu kol, ördek wonton, kırmızı karides risotto ve Aslan Balığı cevice gibi özel lezzetler yer alıyor.
Gece, DJ Kaan Demiral’ın performansı ve canlı perküsyon eşliğinde 22:30’dan 02:30’a kadar devam edecek. Frankie, 2026’ya Boğaz’ın ışıkları altında unutulmaz bir başlangıç yapmak isteyenleri davet ediyor.
Bilgi: +90 0534 261 04 65
#FrankieIstanbul #Galataport #Yılbaşı2026 #BoğazdaYılbaşı #MediterrAsian #GurmeDeneyim #İstanbulMekanları #DJPerformans #MekanHaberleri #FoodNews