Yazılar

Sevgililer Günü’ne Beta Yeni Han’da kahvaltı ile başlayın

Sevgililer Günü’ne Beta Yeni Han’da kahvaltı ile başlayın

Beta Yeni Han, Sevgililer Günü’ne lezzetli bir başlangıç yapmak isteyenlere tarihi atmosferde unutulmaz bir kahvaltı deneyimi yaşatıyor.

Yenilenen kahvaltı menüsünde Türkiye’nin zengin lezzetlerini bir araya getiren Beta Yeni Han, simit peynir ve kuymak gibi geleneksel lezzetlerin yanı sıra omlet çeşitleri, somon sandviç ve tatlı ağırlıklı kahvaltı seçenekleri de sunuyor.

Beta Yeni Han, reçel çeşitlerinden emek dolu peynirlere, dalından koparılarak hazırlanmış enfes zeytinlerden kızarmış atıştırmalıklara kadar zengin içeriği ile Sevgililer Günü için de mükemmel bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Beta Yeni Han’da kahvaltınızın ardından, bu lezzet şölenini evinize taşımak için alışveriş yapma şansınız da bulunuyor. Emsalsiz peynir çeşitleri, özenle seçilmiş zeytinler, enfes salam ve sosis çeşitleri, reçineler ve daha birçok lezzetli seçeneğin bulunduğu Beta Yeni Han Şarküteri mağazası, hem sevdikleriniz için hediyelik alma, hem de Beta Yeni Han deneyimini evinizde yaşama imkanı sağlıyor.

Haliç manzarası eşliğinde lezzet ve eğlence devam ediyor

Haliç manzarası eşliğinde lezzet ve eğlence devam ediyor

Tarihi Haliç’te, benzersiz manzara eşliğinde en sevilen lezzetleri sofralara getiren Arça, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Son dönemlerin çekim merkezi olan Haliç, manzarası ve tarihi ile dikkat çekiyor. Haliç’te konumlanan Arça Restaraurant & Grill de bölgeye yeni bir soluk getiriyor. Mekana özel kokteyller eşliğinde manzara eşliğinde yudumluyorsunuz.

Kebaptan bifteklere özel tabakların tadına varmak için, restoran Pazartesi günleri dışında hafta boyu akşam yemeklerinde misafirlerini ağırlıyor. Cuma ve Cumartesi akşamları DJ müziği ile haftanın yorgunluğunu atmak için daha eğlenceli bir ortam da Arça’da konuklarını bekliyor.

Bilgi: 0212 800 12 46 -47

Çocukları kış hastalıklarından korumanın 10 püf noktası!

Çocukları kış hastalıklarından korumanın 10 püf noktası!

Kış aylarında enfeksiyonların bulaş riski kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin de etkisiyle çok daha fazla oluyor. Yetişkinlere göre bağışıklık sistemi çok daha zayıf olan çocuklar öksürük, hapşırık ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklardaki virüs ve bakteriler nedeniyle son günlerde çok sık hastalanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elida Yüksel “Çocukları soğuk hava değil, kapalı ortamlarda kolayca bulaşan mikroplar hasta ediyor. Kirli ellerin yüze sürülmesi, bulunulan ortamın düzenli havalandırılmaması ve öksürüp hapşırırken havaya saçılan virüs ve enfeksiyonlar nedeniyle çocuklar sık hastalanıp okula gidemiyor, iyileştiğinde de çabucak yeniden hasta oluyor” diyor. Son günlerde çocukların en sık kapısını çalan hastalıkları; nezle, grip, akut bronşiyolit ve farenjit olarak sıralayan Dr. Elida Yüksel, bu hastalıkların belirtilerini ve korunmanın yollarını, hastalık kapıyı çaldıysa yapılması gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Elida Yüksel

Dr. Elida Yüksel

  • Nezle (Soğuk algınlığı)

Çocuklarda en sık görülen kış hastalıklarının başında soğuk algınlığı (nezle) geliyor. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve boğazda kaşıntı gibi belirtilerle kendini belli eden soğuk algınlığının tedavisinde; serum fizyolojikle burnun yıkanması, sağlıklı beslenme, C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketimi, bol su içilmesi ve dinlenmenin çok önemli olduğunu belirterek, “Aksi taktirde soğuk algınlığı orta kulak iltihabına, akut bakteriyel sinüzite ve alt solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir. Soğuk algınlığı viral enfeksiyon olmasından dolayı tedavisinde antibiyotiğin yeri yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı vücutta antibiyotik direncine yol açarak fayda yerine ciddi zararlar verir” diyor.

  • Grip

Son dönemde çok yaygın görülen influenzanın (grip) kapalı ve kalabalık ortamlarda çok kolay bulaştığını vurgulayan Dr. Yüksel, hastalığın başlıca belirtilerini yüksek ve inatçı ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı, kas ve eklemlerde ağrı, karın ağrısı, titreme, gözlerde kızarıklık, öksürük, bulantı, kusma ve ishal olarak sıralıyor. Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak influenza enfeksiyonlarının öncelikle ishal, kusma ya da gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı ile ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Yüksel, mutlaka doktora başvurulması gerektiğini, bakteriyel enfeksiyon söz konusu değilse tedavide antibiyotiklerin faydası olmayacağından gelişigüzel antibiyotikten kaçınılmasının son derece önemli olduğunu söylüyor.

  • Bronşiyolit

Son günlerde özellikle iki yaş altındaki bebeklerde çok sık görülen, viral bir enfeksiyon kaynağı olan bronşiyolit, üst solunum yolu şikayetleri sonrasında gelişen hışıltı ve solunum sıkıntısı olarak tanımlanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel, kalabalık ortamlarda bulunan ve sigara dumanına maruz kalan bebeklerde öncelikle burun akıntısı ve hafif ateşle seyreden hastalığın, akciğerlere inerek solunum sıkıntısı, hızlı nefes alma ve hışıltılı solunuma yol açtığını belirterek “Bu şikayetler olduğunda zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır aksi taktirde ciddi solunum sıkıntısı, solunum durması (apne), sıvı kayıpları ve kalp yetmezliği gibi çok önemli hastalıklara yol açabilir” uyarısında bulunuyor.

pause sağlık

  • Akut farenjit

Çok yüksek bulaş riskine sahip olan ve damlacıklar yoluyla bulaşan kış aylarının kabusu farenjit, bademciklerin iltihaplanması anlamına geliyor. Sıklıkla yüksek ateş, üşüme, titreme, yutkunmada zorlanma, boğaz ve kulak ağrısı ile başlayan farenjitte şikayetler artarak ilerliyor. Farenjitin doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde bademciğe bağlı orta kulak iltihabına hatta kalp romatizmasına zemin hazırlayabildiğini söyleyen Dr. Elida Yüksel “Akut farenjit çoğunlukla viral enfeksiyonlardan kaynaklandığı için gelişigüzel antibiyotik kullanılmamalı, bakteriyel farenjit durumunda doktor gerekli görürse antibiyotik kullanılmalıdır” diyor.

Çocukları kış enfeksiyonlarından korumanın 10 yolu

  • Mevsim sebze ve meyveleri yedirin.
  • Gün içinde bol sıvı (su, ayran, kefir, çorba) tüketimine özen gösterin.
  • Çocuğun bulunduğu ortamı düzenli havalandırın.
  • Açık havada kısa yürüyüşler yaptırın.
  • Ellerini gün içinde yüzüne götürmeme ve sabunla yıkama alışkanlığı kazandırın.
  • Kendini okula gidecek kadar iyi hissetmiyorsa evde dinlenmesini sağlayın.
  • Evde sigara içmeyin. Çocuğun olmadığı ortamda içilse de üzerinize sinen koku çocuğu rahatsız eder.
  • Çevresinde hasta bir kişi varsa kendini korumak için maske takmaya teşvik edin.
  • Toplu taşımada tutacakları, kapı kollarını vb ortak alanlarla temastan sonra ellerini yıkaması gerektiğini anlatın.
  • Avucunun içine değil, kağıt mendile ya da koluna hapşırmasını sağlayın.

Dolu Kadehi Ters Tut’un Türkiye turnesi başlıyor

Dolu Kadehi Ters Tut’un Türkiye turnesi başlıyor

Dolu Kadehi Ters Tut, Türkiye’nin önemli mekanlarını dolduran ve milyonlarca dinleyiciye ulaşarak büyük başarı yakaladı.

Dolu Kadehi Ters Tut, kuruluşunun 10. yılında KerkiSelfej ve SMF Productions iş birliğiyle yurt genelinde gerçekleşecek kapsamlı bir turne ile sevenleriyle buluşacak. İkili, 2024’ün Ocak ayından Mayıs ayına kadar İzmir, Denizli, İstanbul, Çanakkale, Konya, Kayseri, Ankara, Zonguldak, Afyon, Eskişehir, Trabzon, Ordu, Samsun, Sivas, Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep ve Adana’da sahne alacak.

Dolu Kadehi Ters Tut 2024 Türkiye Turnesi

14 Şubat – İZMİR Hilltown Carnival Venue

15 Şubat – DENİZLİ Jolly Joker

17 Şubat – İSTANBUL Ülker Sports Arena

28 Şubat – ÇANAKKALE Kolin Hotel

1 Mart – KONYA Selçuklu Kongre Merkezi

2 Mart – KAYSERİ Wyndham Grand

3 Mart – ANKARA TED Koleji

9 Mart – ZONGULDAK Büyük Anadolu Otel

15 Mart – AFYON Jura Hotel’s

16 Mart – ESKİŞEHİR Vehbi Koç Kongre Merkezi

19 Nisan – İSTANBUL Zorlu PSM

26 Nisan – TRABZON Anemon Otel

27 Nisan – ORDU Grand Ayzek Otel

28 Nisan – SAMSUN 19 Mayıs Üniversitesi

30 Nisan – SİVAS 4 Eylül Spor Salonu

1 Mayıs – MALATYA Anemon Otel

3 Mayıs – ELAZIĞ Ahmet Tevfik Ozan Kongre Merkezi

4 Mayıs – DİYARBAKIR Sezai Karakoç Kongre Merkezi

6 Mayıs – ŞANLIURFA 11 Nisan Kapalı Spor Salonu

7 Mayıs – GAZİANTEP GAÜN Mavera

8 Mayıs – ADANA Çukurova Üniversitesi

Konser biletleri Bubilet, Passo ve Biletix’te satış

Gösterişli kostümler, enerjik müzik ve geçit töreni 

Gösterişli kostümler, enerjik müzik ve geçit töreni 

Cayenne Karnavalı Fransız Guyanası 10 – 13 Mart

Fransız Guyanası Karnavalı veya Cayenne Karnavalı, her yıl Epifani ile Kül Çarşambası arasında gerçekleşen renkli bir kutlamadır. Gösterişli kostümleri, enerjik müziği ve canlı geçit törenleriyle tanınır. Festival, Guian kültürünün ve mirasının kutlanmasıdır ve Fransa’nın bu denizaşırı bölgesindeki en popüler etkinliklerden biridir.

Fransız Guyanası Karnavalının kökleri sömürge dönemine dayanmaktadır. O dönemde Fransız yerleşimcilerin düzenlediği karnaval kutlamalarına kölelerin katılması yasaktı. Ancak köleler, kültürlerini ve kimliklerini ifade etmenin bir yolu olarak kullandıkları kendi gizli karnaval kutlamalarını yarattılar.

Köleliğin kaldırılmasının ardından eski kölelerin karnaval kutlamaları Fransız Karnavalı kutlamalarıyla daha bütünleşmiş hale geldi. Bugün, Fransız Guyanası Karnavalı, her kökenden insanın keyif aldığı, gerçek anlamda kapsayıcı bir etkinliktir.

Cayenne Karnavalı, gösterişli gösteriler ve kostümler içeren Büyük Geçit Töreni de dahil olmak üzere çeşitli etkinliklerin yer aldığı uzun bir festivaldir.

‘Genova 1050’ ikinci şubesini Yalı Ataköy’de açtı

‘Genova 1050’ ikinci şubesini Yalı Ataköy’de açtı

İlk şubesi Karaköy Bankalar Caddesi’nde bulunan Genova, İstanbul’un farklı lokasyonlarında lezzetli kahveleriyle büyümeye devam ediyor. İtalyan stiliyle özenle hazırlanan kahveler şimdi de Yalı Ataköy’de…

Şık konsepti ve modern dekorasyonuyla öne çıkan Genova’da kahve içmek keyfe dönüşüyor. Soft renklerin hakimiyetinde İtalyan esintileri taşıyan mekanda geniş kahve barı, ahşap mobilyalar, ferforje sandalyeler, şık şömine, büyük aynalar ve avizlerin uyumu dikkat çekiyor. İç mekanda bulunan şöminenin sıcak ve romantik atmosferi kahve kokusuyla birleşerek konukları da sarıyor. Geriye şömine karşısında birbirinden lezzetli İtalyan kahvelerini yudumlarken anın tadını çıkarmak kalıyor. İyi kahvenin sırrını çözen ve konuklarıyla paylaşan Genova 1050‘de kahve içmek bir ritüel haline geliyor.

Genova kahveleri, klasik İtalyan ruhunu günümüze modernize ederek, yüzde yüz Arabica çekirdekleriyle tamamen spesiyal kahveler kullanılarak hazırlanıyor. Espresso, Mocha, Ristretto, Macchiato, Americano, Cappuccino, Affogato gibi 17 farklı kahve çeşidi zengin aromaları ile kahveseverlerden tam not alıyor.

‘Altın Vize’ cazip geldi!

‘Altın Vize’ cazip geldi!

Vize kuyruklarından ve ‘ret yeme’ korkusundan bıkanlar Yunanistan’dan ev alarak Golden Visa’ya başvuruyor. En son Burcu Biricik, Sarp Apak ve Cem Karcı da bu adımı attı…

AB ülkelerine seyahat kolaylığı sağlayan ‘Altın Vize’, yani Golden Visa uygulaması ünlü isimleri de cezbediyor! Hürriyet’te Mehmet Üstündağ’ın yaptığı habere göre, oyuncular Burcu Biricik ve eşi Emre Yetkin, Sarp Apak ve eşi Bengisu Apak ile yönetmen arkadaşları Cem Karcı da Yunanistan’dan ev alarak Golden Visa’ya başvurdu. Bu yatırımı tercih etme nedenlerini de haberde var: Uzun vize bekleme süreleri, başvurularının keyfe keder iptal edilmesi ve 80 Euro’luk ücrete rağmen çok kısa süreli vizelerin verilmesi yıldırmış belli ki!

Geçtiğimiz yıl basına yansımıştı… Volkan Konak ve Onur Akın Almanya’dan, Hande Yener ABD’den vize alamadıkları için buradaki konserlerini iptal etmek zorunda kalmıştı. Hatta Frankfurt Türk Tiyatro Festivali’nde oyunu olan Başak Daşman da vize sorunu yüzünden Almanya’da sahneye çıkamamıştı! Liste uzayıp gidiyor… Bu nedenle de yatırım imkânı olanlar, artık ‘komşu’da ev alarak vize sorununu aşmaya çalışıyor! Mehmet Üstündağ, geçtiğimiz aylarda da şarkıcı Zeynep Bastık ve oyuncu Demet Özdemir’in de Yunanistan’dan ev alarak, bu yola başvurduğunu yazmıştı.

Deniz Sevgür Siourounis

Deniz Sevgür Siourounis

En düşük yatırım eşiği Yunanistan’da

Mehmet Üstündağ, Golden Visa’nın şartlarını öğrenmek için işin uzmanı Deniz Sevgür Siourounis’la konuştu. Atina’da avukat eşi Nikolaos Siourounis ile birlikte ‘77A Real Estate’ adında bir emlak ofisi ve hukuk firması işletiyor. İşte, anlattıkları: “Golden Visa, Avrupa’da size ve ailenize sınırsız oturum izni sağlar ve tüm 26 Schengen ülkesini vizesiz ziyaret edebilirsiniz. Avrupa’daki Golden Visa programları arasında Yunanistan, en düşük yatırım eşiğine sahip. Programa hak kazanmak için Pire bölgesinde minimum 250 bin Euro, Atina bölgesinde minimum 500 bin Euro yatırım yapmanız gerekmektedir. Golden Visa’yı en cazip kılan ise hareket özgürlüğü. Yunanistan’dan alınan Golden Visa ile bir gün dahi ülkede yaşamanız gerekmiyor. Çocuklarınız için ülkenin eğitim olanaklarından da faydalanabilirsiniz. Diğer başka bir motivasyon da finansal açıdan döviz kira getirisidir. Artık programa uzaktan başvurmak bile mümkün.”

Sefo, “Kapalı Kapılar” ile dünya sırlamasında

Sefo, “Kapalı Kapılar” ile dünya sırlamasında

Yaptığı şarkılarla dinlenme rekorları kıran başarılı yıldız Sefo, son şarkısı “Kapalı Kapılar” ile dijital platformlarda rekor bir açılışa imza attı. Aldığı stream ve viral etkiyle kısa sürede listelerde 1 numaraya yükselen “Kapalı Kapılar” şarkısı zirve hakimiyetini sürdürüyor.

Spotify’da sadece bir haftada 4.5 milyon dinlenmeyi aşan “Kapalı Kapılar”, Apple Music’te ise Top 100 listesinde bir numarada yer alarak büyük bir başarı elde etti. Aynı zamanda Istanbul Top25 listesinde de zirvedeki yerini koruyan şarkı, dinleyicilerden tam not alıyor.

“KAPALI KAPILAR” İLE GLOBAL BAŞARI YAKALADI

Sefo’nun “Kapalı Kapılar” adlı şarkısı, Youtube Music Charts verilerine göre Trend listede zirveye yerleşirken, bu başarı sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı ve Almanya’da da aynı etkiyi yarattı. Almanya’daki Trend listesinde 19. sırada olan şarkı, dünya starları arasında kendine yer bulduğu ‘top videolar’ sıralamasında da 79. sıradan yükselişine devam ediyor. Dua Lipa, Tate Mcrae, Depece Mode, Meghan Thee Stallion, Justin Timberlake ve Travis Scott gibi isimlerle aynı listede yer alan Sefo, uluslararası alandaki başarısını bir kez daha kanıtlıyor.

Deniz Arcak’ın Yeni Şarkısı #SesimiDuyanVarmı

Deniz Arcak’ın Yeni Şarkısı #SesimiDuyanVarmı

Türkiye’nin sevilen müzik sanatçısı Deniz Arcak, duygusal bir anlam taşıyan yeni şarkısı “#SesimiDuyanVarmı” ile müzikseverlerle buluşuyor. Şarkının eşlik ettiği video klip, Eyüp Boz’un yönetmenliğinde çekildi ve NetD Müzik YouTube kanalında izleyicilerle buluşturuldu.

Özel bir şarkı olan “#SesimiDuyanVarmı, Kahramanmaraş depreminin birinci yıl dönümünde yayınlanarak, birlik ve dayanışma ruhunu canlı tutmayı hedefliyor. Deniz Arcak, şarkının tüm telif gelirlerini depremzede vatandaşlara yardım edilmek üzere bağışlayacak.

Kansere yakalanma kadınlarda yüzde 39.6, erkeklerde yüzde 41.6

Kansere yakalanma kadınlarda yüzde 39.6, erkeklerde yüzde 41.6!

Sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, işlenmiş ve katkı maddeli gıdalar, çevre kirliliği, stres, aşırı kilo ve hareketsiz yaşam gibi birçok faktör nedeniyle kanserin görülme sıklığı son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. Genetik ve çevresel etkenlerin yanı sıra taramaların daha fazla yapılması ve teknolojinin ilerlemesinin de kanser görülme sıklığının artışında etkili olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay 2024 yılında yayınlanan istatistiklere göre erkeklerde hayat boyu kanser tanısı alma olasılığının yüzde 41.6, kadınlarda yüzde 39.6 olduğunu söylüyor. Buna karşın kanser tedavisinde son yıllarda çok büyük ilerlemeler yaşandığını, özellikle erken teşhis durumunda kişiye özel tedaviler sayesinde tam başarının mümkün olabildiğini belirten Prof. Dr. Gümüşay “İstatistiklere göre; kanser tanısı alan hastaların 5 yıllık hayatta kalma oranlarının 1970’li yıllarda yüzde 49 iken, son yıllarda erken tanı ve kişiye özgü tedaviler sayesinde yüzde 69’a kadar yükseldiği gözlendi” diyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında yaptığı açıklamada kanserde kişiselleştirilmiş tedavi hakkında en çok merak edilen 4 soruyu yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Özge Gümüşay

Prof. Dr. Özge Gümüşay

  • Kanser tedavisi herkese tek tip mi uygulanıyor?

Günümüzde kanser tedavisinin herkese tek tip uygulandığı fikrinden uzaklaşılmakta ve kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi, hastanın kanser hücresinde bulunan gen ve protein değişiklikleri dikkate alınarak tedavinin düzenlenmesi ile oluyor. Doğru tedavinin, doğru hastaya, doğru dozda ve doğru zamanda uygulanması ile kanserin tedavisinde ve önlenmesinde daha iyi sonuçlar elde ediliyor.

  • Kişiselleştirilmiş tedavinin avantajları nelerdir?

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay “Kişiselleştirilmiş tedavinin en büyük avantajı hastada etkin olan tedavinin verilebilmesi sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınabilmesi ve daha uzun yaşam süresi elde edilebilmesidir. Hedefe yönelik tedaviler ile hastalarda daha az yan etki görülmesi diğer önemli bir avantajıdır. Kişiselleştirilmiş tedaviler için yapılan testler ve bilimsel çalışmalar sayesinde kanser hastalığının oluşumunda altta yatan mekanizma daha iyi anlaşılabilmektedir. Kanserin önlenmesi, tanısı ve tedavisindeki yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır” diyor.

kanser

  • Hangi kanser tiplerinde kişiye özel tedavi uygulanıyor?

Dünyada ve ülkemizde gerek erken gerekse ileri evre meme, akciğer, bağırsak, cilt, mide, yemek borusu ve yumurtalık kanseri ile bazı lösemi ve lenfoma alt tipleri başta olmak üzere pek çok kanserde kişiye özel tedavi ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Ancak pahalı bir tedavi olması ve neticenin de zaman alıcı olmasından dolayı her hasta kişiselleştirilmiş tedaviden faydalanamıyor. Ayrıca her hastaya uygulanabilmesi için yeterli veri olmaması ve bu testleri değerlendirecek yeterli sayıda yetişmiş insan gücünün de olmaması nedeniyle kişiselleştirilmiş tedavide halen zorluklar yaşanıyor.

  • İmmünoterapi kişiselleştirilmiş bir tedavi midir? Her hasta almalı mıdır?

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay “İmmünoterapi tedavisi çeşitli kanser tiplerinde hastanın bağışıklık sistemine etki ederek kanser hücresinin yok edilmesini sağlar. Tek başına ya da kemoterapi ile birlikte kullanılabilmektedir. İmmünoterapi de bir çeşit hedefe yönelik tedavi olup bazı yolaklar kullanılarak, hastanın bağışıklık sistemine tümör hücresi tanıtılır ve hastanın bağışıklık sistemi tümör hücresine karşı savaşır. Her hastaya,  her hastalık tipine ve her evreye  immünoterapi önerilmez, bazı belirteçlere bakılarak hasta özelinde uygun ise önerilir. Bu özellikleri nedeniyle de kişiselleştirilmiş bir tedavi seçeneğidir” diyor.