Yazılar

Kölelik kültürü ile başlayan karnaval

Kölelik kültürü ile başlayan karnaval

Dominik Karnavalı  – Dominik Cumhuriyeti 3 Mart

Canlı renkler, titreşimli müzik ve bulaşıcı enerjiden oluşan bir kasırga tarafından sürüklenmeye hazır olun! Dominik Cumhuriyeti Karnavalı, sizi kulaktan kulağa sırıtacak unutulmaz bir deneyim vaat eden sürükleyici bir kültürel patlamadır.

Dominik Cumhuriyeti Karnavalı’nın canlı dokusu, 15. yüzyıla kadar uzanan zengin bir tarihe sahiptir. İspanyol sömürgecilerden gelen Avrupalı ​​etkiler, köleleştirilmiş insanların getirdiği Afrika gelenekleriyle iç içe geçerek kültürel kaynaşmayla dolu eşsiz bir kutlamayla sonuçlandı. Bugün, Dominik kimliğinin değerli bir ifadesi, dans ve topluluk eğlencesi zamanı.

Sokakların hareket ve ses kaleydoskoplarına dönüştüğünü hayal edin. Diablos Cojuelos olarak bilinen özenle kostümlendirilmiş dansçılar, karmaşık maskeleri ve şeytani kıyafetleriyle ilgi odağı oluyor. Huşu uyandıran uzun bacaklı yürüyüşçülere tanık olun, hipnotik merengue ritimleriyle büyülenin ve her sokak köşesinden sıçrayan bulaşıcı kahkahayı hissedin. Havada konga davullarının ritmi duyulurken, parlak renkli şamandıralar kalabalığın arasından geçerek onlara konfeti ve neşe yağmuru yağdırıyor.

Adanın tamamı Karnaval ruhuyla titrerken, bazı sıcak noktalar da öne çıkıyor. Başkent Santo Domingo muhteşem geçit törenleri ve heyecan verici gece hayatıyla övünüyor. Malecon’da saat 14.00 civarında başlıyor.

Vakko Hotel & Residence’dan unutulmaz Sevgililer Günü programı

Vakko Hotel & Residence’dan unutulmaz Sevgililer Günü programı

Nişantaşı’nda yer alan ve ayrıcalıklarıyla konaklama deneyimine yeni bir anlayış getiren Vakko Hotel & Residence, aşk ve romantizm dolu bir kutlama yapmak isteyen çiftlere özel Sevgililer Günü programı hazırladı.

Çiftlerin unutulmaz bir deneyim geçirmesi için Vakko çizgisi ile hazırlanan paketin içinde Vakko L’Atelier’de kahvaltı, Sanitas Spa ayrıcalığı ile çiftlere odalarında özel olarak sunulacak masaj keyfi, ardından neo – noir romantik bir film gecesi ve özenle seçilmiş Vakko L’Atelier lezzetlerinden oluşan akşam yemeği yer alıyor. Akşam yemeğini Vakko L’Atelier’de tercih edenlere, şık bir pasta gecenin tatlı sürprizi olarak ikram ediliyor.

Arzu eden misafirler ise Sevgililer Günü’ne özel olarak odalarını istedikleri çiçekler ile dekore ettirebiliyor.  Vakko Hotel &Residence Sevgililer Günü atmosferini romantik dokunuşlarla donatılan konforlu bir konaklama deneyimi ile taçlandırıyor.

Bilgi: 0212 953 90 90

reservation@vakkohotel.com

 

Bodrum’da Sevgililer Günü’nün adresi The Marmara Bodrum

Bodrum’da Sevgililer Günü’nün adresi The Marmara Bodrum
The Marmara Bodrum, yılın en romantik gününde doğayı, lezzeti ve sakinliği bir araya getiriyor.
14 Şubat’a özel olarak hazırlanan Tuti’nin Executive Şefi Hakan Süve imzalı menüsü ve programıyla The Marmara Bodrum, misafirlerini çok özel bir akşam geçirmeye davet ediyor.
14 Şubat’ta yerel ve mevsimsel ürünlerle hazırlanan menüsüyle bu özel günü için unutulmaz kılacak olan The Marmara Bodrum, saat 20.00’da başlayacak servisi ile şömine başında romantik bir akşam sunuyor.
Kiraz Ağacı Fümeli Somon, 24 Ayar Altın Yaprağı ile Avokado Tartar, Körpe Yeşillikler ve Ballı Hardallı Sos ile başlayan sevgililer günü menüsü, Pancarlı Risotto, Gül ve Mango Sorbe, Dana Bonfile, Klorofil Kabuk, Bernez Sos, Çikolatalı ve Orman Meyveli Mousse ile devam edecek.
Sevgililer günü programı, saat 20.30’da başlayacak olan Jazz müziğin önde gelen isimlerinden Murat Arkan’ın performansıyla devam edecek.

Savaş kavramını anlamsızlığının altını çizen oyun

Savaş kavramını anlamsızlığının altını çizen oyun

Coğrafya gözetmeksizin savaş kavramının anlamsızlığın sahneye taşıyan, Teatro Rudius’un ödüllü oyunu “Sorgu”, 6 Şubat Salı akşamı saat 20.30’da Kartal Sanat Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşacak! “Kızılcık Şerbeti” dizisindeki rolüyle dikkatleri üzerine çeken Sibel Taşçıoğlu ile birlikte Özdemir Çiftçioğlu, Akın Kaplan ve Kosta Kortidis’in birlikte rol aldığı oyun, savaş, vatan sevgisi, aidiyet, kimlik, dostluk ve kardeşlik kavramlarını evrensel bir yaklaşımla “sorguluyor”. Kosta Kortidis’in yazıp yönettiği “Sorgu” için biletler Biletix’te, Biletinial.com’da ve gişede!

Tan Taşçı, Ezgi Durmuş “Eve Dönüş”

Tan Taşçı, Ezgi Durmuş “Eve Dönüş”

Söz yazarı, besteci ve müzisyen Tan Taşçı ile yazar Ezgi Durmuş’un birlikte kaleme aldıkaları “Eve Dönüş” okuruyla buluştu.

Sohbet, anı, biyografi ve kişisel gelişim gibi birçok türü içinde barındıran “Eve Dönüş”, tek bir kategoriye ait olmayan bir kitap olarak farkını ortaya koyuyor.

Taşçı ve Durmuş’un tesadüflerle başlayan ve birbirlerini hiç tanımadan yola çıkmaları ile iki ortak kaleme dönüşmelerini hissedeceğimiz kitapta, kendilerini tanıma yolculuğunda hayata dair yaptıkları sohbetlerini filtresiz ve doğrudan okuyoruz.

Kitap, yazım sürecinde yazar Ezgi Durmuş’un Tan Taşçı’nın sahneden evine giden yolculuğuna eşlik ettiği ve sanatçının duygu dünyasından dinleyenlerine bir kapı aralamasıyla da öne çıkıyor.

Okumayı bilenlerin tesadüflere değil, hayatın göz kırpışlarına ve rehberliğine inandığı, ne çıkılan bu yolculuğun ne de eve dönüşün tesadüf olmadığını bizlere sunan “Eve Dönüş”, okurun hayal dünyasını, hayatındaki renkleri çeşitlendirirken, kararları da onun iradesine bırakıyor.

Tan Taşçı ve Ezgi Durmuş’un birlikte kaleme aldığı “Eve Dönüş” Destek Yayınları etiketiyle tüm kitabevlerinde…

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sağlık alanında yapılan farkındalık günlerinin en önemli amacı hastalık hakkında toplumu bilinçlendirmek ve önleyici yöntemler konusunda cesaretlendirmektir. Toplum olarak rutin kontrollere gitme konusunda iyi bir noktada değiliz. Oysaki belli aralıklarla yapılan rutin kontroller sayesinde olası sorunları başında öğrenerek tedavi sürecinde çok daha iyi ve hızlı ilerleme kaydedilebilir. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karalök rahim ağzı kanseri hakkında önemli noktalara değindi.

Doç. Dr. Alper Karalök

Doç. Dr. Alper Karalök

Rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşur
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşan bir tür kanserdir. Genellikle Human Papillomavirus (HPV) adı verilen bir virüsün neden olduğu enfeksiyonla ilişkilidir. Ancak, tüm HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserine yol açmaz; çoğu kadın enfeksiyonu bağışıklık sistemleri tarafından temizleyebilir.

Rahim ağzı kanserine yakalanma riski bir dizi faktöre bağlıdır

  • HPV enfeksiyonu: HPV, rahim ağzı kanserinin yaygın bir nedenidir. Cinsel temasla bulaşabilir ve genellikle bağışıklık sistemi tarafından temizlenir, ancak bazı durumlarda kalıcı olabilir.
  • Sigara içme: Sigara içmek, rahim ağzı kanseri riskini artırabilir. Sigara içen kadınların enfekte olmaları durumunda kansere yakalanma olasılıkları daha yüksektir.
  • Dengesiz beslenme: Düzensiz ve sağlıksız beslenme, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak rahim ağzı kanseri riskini artırabilir.
  • Erken yaşta cinsel aktivite: Erken yaşta cinsel aktivite, HPV enfeksiyonu riskini artırabilir ve dolayısıyla rahim ağzı kanseri riskini yükseltebilir.

Rahim ağzı kanseri genellikle erken evrelerde belirti göstermez

  • Vajinal kanama, özellikle cinsel ilişki sonrası,
  • Ağrılı cinsel ilişki,
  • Pelvik ağrı ve
  • İdrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler evre ilerledikçe ortaya çıkabilir.

Doç. Dr. Alper Karalök

Smear testleri önemli
Erken teşhis, başarılı bir tedavi için kritik önem taşır. Bu nedenle, düzenli sağlık kontrolleri ve Pap smear testleri önemlidir. Pap smear testi, anormal hücreleri erken tespit etmeye yardımcı olabilir, böylece tedaviye başlamak için zaman kazanılır.

Rahim ağzı kanserinden korunmak için neler yapabilirsiniz?

  • HPV Aşısı: HPV aşısı, rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir. Genç kızlar ve genç kadınlar için önerilen bu aşı, cinsel aktivite öncesi yapılmalıdır.
  • Düzenli sağlık kontrolleri: Düzenli Pap smear testleri ve HPV testleri, anormal hücreleri erken evrede tespit etmede yardımcı olabilir. Bu testler, kanseri önlemek veya erken teşhis etmek için hayati öneme sahiptir.
  • Sağlıklı yaşam tarzı: Dengeli beslenme, sigara içmemek ve düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendirir, böylece rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir.
  • Sağlıklı cinsel ilişki: Güvenilir korunma yöntemleri kullanmak ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan kaçınmak önemlidir.

Önleyebilir ve tedavi edebilirsiniz
Rahim ağzı kanseri farkındalık ayı, kadınları bu önemli konuda bilinçlendirmek ve sağlıklarını korumak için bir fırsattır. Sağlığınızı önemseyin, düzenli sağlık kontrolüne gidin ve bilinçli kararlar alarak rahim ağzı kanseri riskinizi azaltın. Unutmayın, rahim ağzı kanseri önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Okul çocukları tehlikede

Okul çocukları tehlikede

Son dönemlerde hem yetişkinlerde hem de çocuklarda hastalık oranlarında artış var. Bunların başında da kış mevsiminde çok sık tekrarlayan influenza gelmekte. Özellikle temas ve solunum yolu ile bulaşma riskinden dolayı okul çağı çocuklarında daha fazla görülen ve okuldan eve taşınan influenza hakkında merak edilenleri Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Güvener anlattı.

Dr. Gizem Güvener

Dr. Gizem Güvener

Mevsimsel girip: Influenza
Mevsimsel grip olarak da bilinen influenza, damlacık yolu ve yakın temas ile bulaşan üst solunum yolu enfeksiyonudur. A, B ve C olmak üzere 3 tipi bulunmaktadır. Influenza A daha ağır klinik bulgulara neden olur; insan, domuz, kuş, atlarda hastalık oluşturur ve mutasyona uğrama özelliğinden dolayı kuş gribi ve domuz gribi gibi mevsimsel salgınlara neden olabilir. Influenza B sadece insanlarda hastalık oluşturur, influenza A’ya göre daha hafif hastalıktan sorumludur. Influenza C insan ve domuzlarda hastalık oluşturabilir ve hafif üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olur.

Çocuklarda son derece yaygın
Influenza enfeksiyonu dünya genelindeki çocuklarda son derece yaygındır. Hafif enfeksiyon, hastaneye yatışı gerektiren ciddi hastalık ve ölüm oranlarıyla dünyada çocuklar üzerinde önemli bir hastalık yükü oluşturmaktadır.

Influenza teşhisi konan okul çağındaki çocukların neredeyse tamamı en az bir gün okula gidemiyor, respiratuar sinsityal virüs (rsv), parainfluenza virüsü ve koronavirüs gibi diğer solunum yolu hastalıklarıyla karşılaştırıldığında, influenza enfeksiyonuna bağlı okula devamsızlığın daha fazla olduğu görülmüş.

Influenzanın semptomları nelerdir?

  • Kuluçka dönemi olan 1-2 günün ardından başlayan 38 dereceyi bulan ve ani başlayan ateş, kas ağrısı ve yorgunluğun ön planda olduğu, baş ağrısı öksürük burun akıntısı boğaz ağrısının da eşlik ettiği, bulantı, kusma ve ishalin de görülebildiği influenzada; ateş yaklaşık 3-5 günde, diğer semptomlar 1 haftada düzelir.
  • Kuru öksürük bazı durumlarda daha uzun sürebilir.
  • Orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre ve bronşit sık görülen komplikasyonlardır. Bu komplikasyonlardan influenzanın üzerine geçirilen bakteriyel enfeksiyonlar sorumludur.
  • Altta yatan astım, kistik fibrozis, kalp hastalığı ve nöromüsküler hastalıkları olan çocuklar, ciddi hastalık ve komplikasyon açısından daha yüksek risk altındadır.

Nasıl bulaşır?

  • İnfluenza hapşırma öksürme ile açığa çıkan damlacıkların havada asılı kalması ve solunum yolu ile bu virüslerin alınması ile bulaşır.
  • Hasta kimselerin enfekte ettiği, virüsün bulaştığı kapı kolları, masa, ortak kullanılan eşyalar ile temas olması sonrası elleri, burun ve ağıza temas ettirmek bir diğer bulaş yoludur.
  • Yenidoğan bebekleri anneden geçen antikorlar yaşamın ilk birkaç ayında koruyabilir. Ancak sonrasında bu antikorların miktarı azalmaktadır.
  • Virüsü bulaştırma oranı çocuklarda erişkinlere oranla daha fazladır ve daha uzun süre bulaştırıcıdır.
  • Virüsün bulaşma sıklığı hastalığın ilk gününde pik yapar ve küçük çocuklarda bulaştırıcılık 7-10 güne kadar devam edebilir.

 

Okul çocukları tehlikede Son dönemlerde hem yetişkinlerde hem de çocuklarda hastalık oranlarında artış var. Bunların başında da kış mevsiminde çok sık tekrarlayan influenza gelmekte. Özellikle temas ve solunum yolu ile bulaşma riskinden dolayı okul çağı çocuklarında daha fazla görülen ve okuldan eve taşınan influenza hakkında merak edilenleri Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Güvener anlattı.

Tanısı nasıl konulur?
Klinik bulgulara göre, boğaz sürüntüsü ile virüsün gösterilmesi ve gereklilik halinde laboratuvar değerlerine göre konur.

Laboratuvar tetkikleri her zaman gerekli olmayabilir, fakat komplikasyon riski yüksek ve hastaneye yatacak kadar ilerlemiş tüm hastalarda kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekir.

Tedavisi nasıl yapılır?
Destek tedaviler ve antiviral tedavi bulunmaktadır. Yeterli sıvı alımı, dengeli beslenme, yatak istirahati, gereklilik halinde medikal-antiviral ilaçlar kullanılabilir.

Genel durumda bozulma, uzun süreli ateş veya ateşin tekrarlaması halinde sekonder bakteriyel enfeksiyondan şüphelenilmelidir. Gereklilik halinde uygun antibiyotik kullanılabilir.

Aşısı var mı?
Influenza için aşı bulunmaktadır. Çocukları yıllık aşılama, influenzaya karşı korumanın en iyi yoludur. Her yıl, bir önceki yıl en çok görülen suşları içine alarak hazırlanan aşı 6 aydan büyük çocuklarda uygulanabilir.

Aşı 6 ay ile 8 yaş arasında ilk kez uygulayacaksa 1 ay ara ile 2 doz, daha önce 2 doz aşı uygulandıysa artık senede 1 kez yapılır. 9 yaş ve üzerinde çocuklar için yılda 1 kez aşı uygulanır.

Amerikan Pediatri Akademisi, 6 aydan büyük tüm çocuklara yıllık influenza aşısı yapılmasını önermektedir. Aşının öncelikli olarak yapılması gereken kişiler; astım ve diğer kronik solunum yolu hastalıkları, diyabet, bağışıklık sistemi baskılanması, ciddi kalp hastalığı veya ilerleyici nörolojik hastalıklar gibi ciddi grip hastalığı veya komplikasyonları açısından daha yüksek risk altında olan çocuklardır. Influenzaya karşı koruyucu antikor düzeylerinin gelişmesi aşılamadan sonra yaklaşık iki hafta sürer.

Ne gibi önlemler alınmalı?

  • El hijyeni enfeksiyonun kişiden kişiye bulaşma riskini azaltmak için en önemli önlemdir. Solunum sekresyonları veya kontamine yüzeylerle temas sonrasında eller su ve sabun ile yıkanmalıdır.
  • Hastalık belirtileri gösteren kişilerin maske kullanması gerekir.
  • Öksüren veya hapşıran kişiden en az bir metre uzakta durulmalıdır.
  • Kapalı ve havalandırılmayan ortamlarda geçirilen süre kısaltılmalıdır.
  • Sağlıklı beslenme sağlanmalıdır.
  • Düzenli uyku oluşturulmalıdır.
  • Aşılama, influenzadan korunmak için en iyi yoldur ve olası bulaş durumunda hastalığın en hafif şekilde geçirilmesini sağlar.

Doğanın uyanışı

Doğanın uyanışı

Japonya Kiraz Çiçeği Festivali, 1 Mart – 30 Nisan

Kiraz Çiçeği Sezonu Japonya veya sakura, her yıl yerel halkın ve ziyaretçilerin parklarda ve sokaklarda göz kamaştırıcı, çiçek açan kiraz ağaçlarını hayranlıkla izlemek için bir araya geldiği, ülkenin en önemli olaylarından biridir.

3.000 km uzunluğundaki ülkenin tamamı, muhteşem kiraz ağaçlarının altında düzenlenen birçok hanami veya çiçek izleme piknikleriyle altüst oluyor. Bu renk patlaması ülkede gerçek bir ulusal hazinedir ve her Japon’un gururudur.

Japonların doğayla özel bir bağı var ve bu bağın insan yaşamıyla bir benzetme olduğunu biliyorlar. İlkbaharda doğanın uyanışı, yazın doğanın gücü, sonbaharda yaklaşan gerileme ve kışın kaçınılmaz ve kaçınılmaz ölüm.

Japonya’da seyahat ederken, resimlerde, kimonolarda ve hatta bir zamanlar Japonya’yı yöneten güçlü, tarihi Tokugawa klanının krizantemleri gibi önemli ailelerin armalarında çok sayıda çiçek resmi göreceksiniz.

Japonya’da 600’den fazla sakura çeşidi bulunmaktadır.

Japonya’nın Kiraz Çiçeği Sezonunu izlemek için başkentin en popüler noktalarından biridir. Çiçek açan ağaçların şenlik havası, her yıl düzenlenen binlerce fener ve farklı etkinliklerle burada pekiştiriliyor. Park aynı zamanda bir hayvanat bahçesine ve Tokyo Ulusal Müzesi gibi ünlü müzelere de ev sahipliği yapıyor; bu da onu ağaçların altında bir yer bulmak için erken gitmeniz gereken yoğun bir yer haline getiriyor. Geçerli bir alternatif Tokyo’nun Shinjuku Gyoen Parkı’dır.

Hyundai Global ve Iveco Grubu işbirliğine imza attı

Hyundai Global ve Iveco Grubu işbirliğine imza attı

Hyundai Motor Company ve Iveco Grubu, Hyundai’nin Global eLCV platformunu temel alan bir platform anlaşması imzaladı.

Avrupa için üretilecek araçta IVECO logoları yer alırken aynı zamanda tamamen elektrikli bir hafif ticari araç olacak. Üretilecek yeni aracın Iveco Grubu’nun elektrikli hafif ticari araç serisine katılmasıyla birlikte ikonik IVECO Daily ürün grubundaki hafif ticari araç portföyü de zenginleşmiş olacak.

Hyundai ve Iveco, ortaklıklarını ilk olarak Mart 2022’de başlatmış ve o zamandan beri eDAILY FCEV’nin ortak geliştirilmesi ve E-WAY FCEV şehir otobüsünün piyasaya sürülmesi için beraber çalışmalar gerçekleştirmişti. Yeni anlaşma, sadece daha fazla çevre dostu araç üretmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda her iki şirketin karbon nötr mobilite ve elektrifikasyona geçişi hızlandırma konusundaki ortak kararlılığının altını da çiziyor.

IVECO logolu üretilecek elektrikli hafif ticari araç, Hyundai’nin yeni global, tamamen elektrikli “Hafif Ticari Araç (eLCV)” platformunu kullanan ilk ihracat modeli olacak. Platform, brüt ağırlığı 2,5 tondan 3,5 tona kadar olan ticari araçlar için özel olarak tasarlanmış. Yenilikçi ve gelişmiş araç konforu için Hyundai’nin yeni nesil BEV’lerde kullandığı en son teknolojiyi LCV araçlarda da kullanmak mümkün olurken aynı zamanda kargo yükleme ve taşıma için de gelişmiş kullanılabilirlik sağlayan alçak tabanlı tasarımdan da faydalanılacak.

Emre Fel’in Veda Türküsü viral oldu

Emre Fel’in Veda Türküsü viral oldu

Yeni Anadolu’nun temsilcisi genç sanatçı Emre Fel, 2019 yılından itibaren birçok tekli, EP ve maxi single’ın ardından yayımladığı son albümü Veda Türküsü ile viral listeye girdi.

Dijitaldeki başarısını gün geçtikçe arttıran Emre Fel, Veda Türküsü şarkısı ile günde 100 bin dinlenme rakamlarına ulaşarak Viral listede ilk 5’e girdi.

Müziğini özgün, zamansız ve yediden yetmişe olarak tanımlayan başarılı sanatçı, 8 şarkıdan oluşan Veda Türküsü albümünün gördüğü yoğun ilgiden memnun olduğunu dile getirdi.