Yazılar

Zamanın ötesinde bir tatil köyü tasarımı

Zamanın ötesinde bir tatil köyü tasarımı

Hilton’un lüks otel markası Waldorf Astoria, Waldorf Astoria Seychelles Platte Island tesisiyle Seyşeller, hizmete başladı.

Waldorf Astoria Seychelles Platte Island, hepsi deniz kenarında olmak üzere, bir ila üç yatak odalı villaların yanı sıra geniş bahçelere sahip beş yatak odalı bir ana villa ile kişisel konsiyerj hizmetlerine sahip 50 villadan oluşan özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor.

Tesis, Waldorf Astoria’nın içtenlikle sunulan zarif hizmetini ve eşsiz lüks ortamını Platte Adası’nın büyüleyici atmosferiyle birleştirerek seçkin gezginler için hayatta bir kez yaşanabilecek bir deneyim sunuyor.

Waldorf Astoria, Waldorf Astoria Seychelles Platte Island

 Zamanın ötesinde

Waldorf Astoria Seychelles Platte Island kendine özgü mimarisi ve iç tasarımı, lüks anlayışını toprak tonları, çarpıcı sanat eserleri, en iyi mobilyalar ve gerçek bir yer duygusunu yansıtan tropikal manzaralarla harmanlayarak, ikonik Waldorf Astoria güneş saatini zamanın merkezinde bir noktaya konumlandırıyor. Güneş saati, daha önce adada kullanılan bir Creole eritme kabı olan Moulin Kopra’dan esinlenerek tasarlandı. Tesisin iç mekanları hindistan cevizli palmiye ağaçlarından esinlenirken, lobideki deniz kabuklarından katman katman sarkan perdeler çarpıcı bir fon oluşturuyor.

Şahin gagalı kaplumbağanın kabuğundan esinlenilerek tasarlanan tesisin villaları, katlanıp bükülerek geniş ve havadar kanopilere dönüşen yüzeyli şekillerden oluşuyor. Her villa, mekâna yükselen eğimli bir tavan kazandıran yelpaze şeklinde tasarlanmış. Villalar ayrıca hassas bir şekilde kıyı şeridinden geriye doğru yerleştirilmiş ve deniz kaplumbağalarının yumurtalarını rahatsız edilmeden bırakmaları için alan yaratan geniş bahçelere sahip.

Waldorf Astoria, Waldorf Astoria Seychelles Platte Island

Enfes mutfak lezzetleri

Ünlü Baş Aşçı Jane-Therese Mulry, tapas, istiridye ve şampanya gibi Creole-Latin füzyon konseptlerinin yanı sıra, gerçekten bütünsel bir mutfak deneyimi için gün batımının muhteşem manzaralarına karşı Asya ve Akdeniz esintili nefis yemekler sunuyor.

Waldorf Astoria Seychelles Platte Island’da, markanın ikonik Peacock Alley salonunu yansıtan Paris esintili Peacock Terrace, konuklara gün boyunca çeşitli çaylar, bitkisel infüzyonlar ve hamur işleri de dahil olmak üzere günlük lezzetler ve yaratıcı bir içecek menüsü sunuyor.

Tesisteki akşam yemeklerinin ve Creole-Latin füzyonunun adresi ise Maison Des Epices. Restoran, geleneğin lezzet ve özgünlükle harmanlanarak yenilikle buluştuğu sürükleyici bir yemek deneyimi sunuyor. Canlı yemek pişirme istasyonları ve yerel ürünler, aile usulü hizmetleri vurgulayan unutulmaz yemeklere dönüştürülüyor.

Waldorf Astoria, Waldorf Astoria Seychelles Platte Island

La Perle restoran gün boyunca sıcak ve soğuk yemek seçenekleri ve ustalıkla hazırlanmış yöresel Tanzanya kahvesi ile konuklara özel, sağlık öncelikli bir kahvaltı deneyimi sunuyor. Geceleri ise La Perle, konukları İspanya’dan Türkiye’ye uzanan gastronomik bir yolculuğa çıkaran lezzetleriyle üst düzey bir Akdeniz restoranına dönüşüyor.

Akşam yıldızları, Lalin’de akşam yemeği öncesi şık bir keyif ve zarif gece yudumları için sahneyi hazırlıyor. Bu canlı mekan, sanatsal bir yetenekle hazırlanmış bir dizi yaratıcı kokteyl sergiliyor.

Tesisin havuz ve plaj barı Torti, kişiselleştirilebilir “bento box” sunumları ve taze suşileriyle tanınıyor. Bar, konukları havuzda yer alan dinlendirici kabanalar ve şezlonglarla mükemmel bir uyum içindeki canlı müzik dolu bir ses ortamına çekiyor.

Konuklar resifte öğle yemeği yemeyi tercih edebiliyorlar. Ek mutfak deneyimleri arasında özel barbekü, piknik tarzı kahvaltı, villalarda yüzen tepsiler ve açık bar eşliğinde boya ve yudumlama deneyimleri yer alıyor.

Waldorf Astoria, Waldorf Astoria Seychelles Platte Island

Sağlıklı yaşam

Egzotik meyve coco de mer sadece Seyşeller’de bulunuyor.  Waldorf Astoria Spa, organik deniz yosunu, yerel hindistan cevizi ve yerli bitkiler gibi sürdürülebilir malzemeler kullanarak bireysel bakımlar ve kişiselleştirilmiş programlar aracılığıyla rahatlama, yeniden dengelenme ve gençleşme sağlamak için sağlıklı yaşam teknolojisini yüksek dokunuşlu terapilerle harmanlayan, bir sağlık cenneti!

Şehrin en lezzetli festivali Grill İstanbul Haziran’da

Şehrin en lezzetli festivali Grill İstanbul Haziran’da

KüçükÇiftlik Park’tan lezzet, müzik ve eğlence dolu yepyeni bir festival: Grill İstanbul! Yemek ve eğlencenin, sohbet ve müziğin ızgara kokusuyla birleştiği Grill İstanbul ile gerçek festival ateşi 1-2 Haziran’da KüçükÇiftlik Park’ta yapılacak.

Izgara severleri bir araya getiren ve barbekü kültürüne odaklanan gastronomi festivali Grill İstanbul’da İstanbullular, Türkiye topraklarının kırmızı et çeşitlerinden Güney Amerika ve Japonya lezzetlerine uzanan yiyecekleri tatma imkânı bulacak; ünlü şeflerle söyleşiler, yemek yarışmaları, atölyeler, alışveriş ve tüm gün sürecek müzikle tadı damaklarda kalacak bir deneyim yaşayacaklar.

Binde fazla sanatçının buluştuğu festival

Binde fazla sanatçının buluştuğu festival

Cape Town Karnavalı – Güney Afrika 16 Mart

Güney Afrika’daki Cape Town canlı bir kültür ve yaratıcılık merkezidir. Şehrin şenliklerinin kalbinde, yaratıcılık yoluyla neşe ve birliği ateşleyen ikonik bir Cape Town etkinliği olan Cape Town Karnavalı yer alıyor.

2023’te Karnaval’da 1.200’den fazla sanatçı vardı. Bunlar hem topluluk gruplarından hem de bireylerden oluşuyordu.

Kronik yorgunluğa yol açan 10 önemli etken!

Kronik yorgunluğa yol açan 10 önemli etken!

Günde yedi-sekiz saat uyumanıza rağmen yataktan dinlenememiş olarak kalkıyor, gün içinde kendinizi çok halsiz ve mutsuz hissediyor, en basit fiziksel uğraşta takatsiz kalıyor, dün ne yediğinizi bile hatırlamıyor, odaklanmakta zorluk mu yaşıyorsunuz? Üstelik bu ve benzeri sorunlar en az altı aydır peşinizi bırakmıyor mu? Kronik Yorgunluk Sendromu sizin de kapınızı çalmış olabilir! Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten Acıbadem Fulya Hastanesi Uzmanı Dr. Aynur Ketene Kronik Yorgunluk Sendromunun son yıllarda görülme sıklığının hızla yaygınlaştığını belirterek “Eğer sağlık kontrollerinizi düzenli yaptırıyorsanız ve herhangi bir hastalık tespit edilmemesine rağmen geçmeyen bir yorgunluk sorunu yaşıyorsanız nedeni Kronik Yorgunluk Sendromu olabilir” diyor. Günümüzde yanlış yaşam alışkanlıklarının yanı sıra çevresel faktörlerin de bu soruna yol açtığını belirten Dr. Ketene, ancak umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini çünkü tedavinin mümkün olduğunu söylüyor. Dr. Aynur Ketene, kronik yorgunluğa yol açan etkenleri sıraladı, kronik yorgunluk sendromundan kurtulmaya yönelik 8 etkili öneri ve uyarıda bulundu.

Dr. Aynur Ketene

Dr. Aynur Ketene

  • Akdeniz diyeti uygulayın

Kronik yorgunluk altta yatan pek çok sorunun değerlendirilmesi gereken komplike bir süreçtir. Ancak burada sindirim sisteminin dinlenmeye ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.

Sorunun kaynağı tam olarak teşhis edilemediyse sindirim sistemine bakmak ve dolayısıyla beslenme düzenini iyileştirmek gerekir. Beslenme düzeninizi Akdeniz diyetine uygun yani taze mevsim sebze ve meyveleri, baklagiller, kaliteli proteinler (et, balık, yumurta), omega 3’den zengin fırında balık, soğuk sıkım zeytinyağı, avokado yağı ve çörekotu yağı gibi sağlıklı yağlardan zengin olacak şekilde düzenleyin.

  • İşlenmiş, hazır gıdalardan kaçının

Toksinlerden kendinizi korumak için işlenmiş karbonhidrat ve şeker içeren hazır, katkı maddeli, paketli gıdalardan ve bol tuz ve yağ içeren cips, kraker, bisküvi gibi atıştırmalıklardan uzak durun.

  • Her gün en az 8 saat ve kaliteli uyuyun

En geç saat 23:00’da uykuya dalmış olmak kaydıyla, sessiz ve karanlık ortamda en az 8 saat deliksiz uyuyun. Çünkü uyku sırasında salgılanan melatonin vücudu temizleyip, dinlenmiş uyanmamızı sağlayan güçlü bir antioksidan hormondur. Yatmadan 2 saat önce cep telefonlarını kapatmak, akşamları bir bardak melisa çayı ya da papatya çayı gibi rahatlatıcı  çaylardan tüketmek de rahat bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.

  • Mutlaka egzersiz yapın

Düzenli egzersiz ile sürdürülen aktif bir yaşam hem vücudumuza hem de zihnimize iyi gelir. Eğer kronik yorgunluğunuz varsa egzersiz yapma düşüncesi bile size çok zor geliyor olabilir ama aslında egzersiz bedeninizi canlandırır ve harekete geçirir. Egzersizle birlikte endorfin hormonu salgılanır ve endorfin doğal bir ağrı kesici işlevi görür. O nedenle her gün mutlaka en az 30 dakika olmak üzere yürüyüş yapın. Mümkün oldukça toprağa basarak negatif iyon alın.

  • Sigara ve alkolden kaçının

Alkol ve sigaradan kaçının. Kimyasal deterjanlar, florlu diş macunları ve parfüm gibi kozmetiklerden mümkün olduğunca uzaklaşın. Klorla dezenfekte edilen havuzlarda uzun süre yüzmemek de bağışıklık sisteminizi daha güçlü tutmanıza fayda sağlayacaktır.

  • Öğle saatlerinde güneşlenin

Kronik yorgunluğun ortaya çıkmasına; altta yatan hastalıklar neden olabileceği gibi vücudun işleyişini bozan vitamin-mineral ve mikrobesin eksiklikleri de zemin hazırlamaktadır. D vitamini sentezlemek için ultraviole B ışınlarının hakim olduğu öğle saatlerinde güneş ışınlarının dik geldiği zamanda 15-20 dakika güneşlenebilirsiniz. Bunu yaptığınızda ertesi güne kadar sabunlanmamaya özen gösterin.

Pause Sağlık

  • Doktor kontrollerinizi aksatmayın

Dr. Aynur Ketene “Doktor kontrollerinizi aksatmayın ve herhangi bir kronik hastalığınız varsa doktor önerisi olmadan tedavinizi kesinlikle yarıda bırakmayın. İyi bir sindirim ve emilim sistemi için gerekmedikçe antibiyotik ve mide ilacı kullanmayın. Kullanılan diğer ilaçları ve yan etkilerini de gözden geçirebilirsiniz. Örneğin; antidepresan gibi bazı ilaçlar vücutta fazlaca magnezyum tüketilmesine neden olur. Bu nedenle zindelik hissi veren ve kasları güçlendiren magnezyumu yeterince aldığınızdan emin olun. Gerekli testleri yaptırdıktan sonra doktorunuzun önerisiyle vitamin ve mineral takviyesi kullanabilirsiniz” diyor.

  • Bağırsak sağlığınızı koruyun

‘İkinci beyin’ olarak adlandırılan bağırsaklarda gelişen sorunlar da kronik yorgunlukla ilişkili olabilir. Şişkinlik, gaz, kabızlık ve ishal yaşamayacak şekilde mide ve bağırsak sağlığına dikkat etmek gerekir. Şişkinlik, yorgunluk, karın ve baş ağrısı gibi semptomlar geçirgen bağırsağın en yaygın belirtileridir. Eğer varsa geçirgen bağırsak sendromu tedavi edilmelidir.

Kronik yorgunluğa yol açan 10 önemli etken!

Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten Dr. Aynur Ketene, kronik yorgunluğun altında yatan 10 temel etkeni şöyle sıralıyor;

  1. Hazır paketli, katkı maddeli gıdaların aşırı tüketilmesi
  2. Manyetik alanlara ve toksinlere bolca maruz kalınması
  3. Gece 23’den sonra hala uyanık olmak, yetersiz ve kalitesiz uyku
  4. Stresin yönetilememesi,
  5. Spordan uzak, hareketsiz bir yaşam tarzı
  6. Toprakta suni gübreler nedeniyle minerallerin azalması, hibrit tohumlar kullanılması
  7. Gıdaların soğuk hava depolarında kimyasallar ilave edilerek uzun süre bekletilmesi
  8. Tüm bunların neticesinde kişilerde sindirim ve emilim sorunları görülmesi,
  9. Kansızlık, tiroit hastalıkları, insülin direnci gibi metabolik bozukluklar ve vücuttan toksin atılımını zorlaştıran karaciğer yağlanması
  10. Bağışıklık sisteminin düşük olması

TatilBudur’dan Sevgililer Günü tatil planı alternatifleri

TatilBudur’dan Sevgililer Günü tatil planı alternatifleri

TatilBudur; Sevgililer Günü’ne özel tatil konseptlerini çiftlerin beğenisine sunuyor.  Sezonun öne çıkan rotalarında romantik konseptlerde, ayrıcalıklı tatil önerileri sunan TatilBudur; sevgilisine unutulmayacak bir anı hediye etmek isteyenleri bekliyor.

Kayak Tutkunlarına Özel Rotalar

Doğal güzellikleriyle yılın her dönemi cazibesini koruyan  Türkiye’de, sezonun favori rotaları kış turizmi için oluşturuluyor. Kış sezonunda , temiz havası, bembeyaz kar örtüsü ve kendine has konseptleriyle büyüsünü koruyan kayak merkezleri eğlenmek isteyenlerin ve kış sporları severlerin favori alternatifi oluyor. Uludağ, Kartalkaya ve Palandöken başta olmak üzere Türkiye’nin en güzel kayak merkezlerinde yer alan tam pansiyon, her şey dahil, ultra her şey dahil gibi konaklama paketlerinin bulunduğu otel seçenekleri TatilBudur’da size bekliyor!

Kış Soğuklarında İç Isıtan Termal Oteller

Soğukla arası olmayanlar için hem ruhunuzu hem de bedeninizi dinlendireceğiniz huzurlu termal otelleri avantajlı fiyatlarla TatilBudur’da keşfedebilirsiniz.

Bolu, Yalova, Bursa, Balıkesir, Afyon gibi çeşitli destinasyonlarda konumlanan termal oteller şifa dağıtıyor. Siz de bu Sevgililer Günü’nde iç ısıtan sıcacık termal otellerde huzur ve keyifle buluşmak isterseniz TatilBudur çeşitli rotalar ve alternatif ödeme şekilleri ile sizleri bekliyor!

Sokak stili Reebok Shaq Attaq!

Sokak stili Reebok Shaq Attaq!

Geçmişten günümüze klasikleşmiş tarzıyla öne çıkan Reebok, cesur adımlar için tasarlanan birçok model alternatifini beylerin beğenisine sunuyor.

Basketbol kültüründen ilham alınarak tasarlanan koleksiyon, NBA’in efsanevi oyuncularının da bir numaralı tercihi oluyor!

Cesur adımlar için tasarlanan Shaq Attaq, günlük kullanımda basketbol stilini öne çıkarmak isteyen NBA tutkunlarının favorisi olmaya aday. Ayakkabıya entegre edilen Pump teknolojisi ise enerji geri dönüşümü sağlayarak ekstra konfor sunuyor. Beyaz ve siyah rengin öne çıktığı modelleri renkli şeritler süslüyor. Hem basketbol oynarken hem de günlük hayatta tercih edebileceğiniz modeller Reebok’ta sizleri bekliyor!

Nil Karataş’tan bir buçuk yıl aradan sonra yeni şarkı

Nil Karataş’tan bir buçuk yıl aradan sonra yeni şarkı

Güzel şarkıcı Nil Karataş, bir buçuk yıl aradan sonra yeni şarkısı “Cennet” ile müzik piyasasına damga vurmaya hazırlanıyor.

“Cennet” şarkısının Sözü Yazgın Kaçak’a Müziği ise Galip Öztürk’e ve aranjesi Çağrı Telkıvıran’ a ait. “Cennet” şarkısının stüdyo kaydını bitirerek ardından klip çekimini de tamamlayan Nil Karataş, yaklaşık 36 saat süren klip çekiminde, başarılı şarkının sözlerini de yazan yönetmen Yazgın Kaçak ile çalıştı. Nil Karataş, ‘’Cennet’’ şarkısı ile müzik listelerinde zirveyi zorlayacak.

Epilepsi sırasında sarsmayın ve bir şeyler koklatmayın

Epilepsi sırasında sarsmayın ve bir şeyler koklatmayın

Nörolojik bir hastalık olan epilepside en önemli bulgunun nöbet geçirme şeklinin olduğunu belirten
Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Öztürk: “Kişi hayatının herhangi bir döneminde, bir defaya mahsus olmak üzere epileptik nöbet geçirebilir ancak bu nöbet bir daha hiç olmayabilir veya değişen sıklıkla tekrarlayabilir. Bu nedenle epilepsi hastalığı, aslında “tekrarlayan” nöbetleri tanımlamak için kullanılır.” diyerek epileptik nöbetlerde en sık görülen bulguları ve ilk yardım için takip edilecek adımları anlattı.

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Nörolojik bir hastalık
Epilepsi beyindeki sinir hücrelerinin artmış uyarılabilirliğindeki problemden kaynaklanan tekrarlayıcı ve geçici anormal elektriksel deşarjlar sonucu görülen nörolojik bir hastalıktır.

Nöbet geçirme şekli bulgu için önemli
Bir epilepsi hastasının nöbetinde düşme, vücutta kasılma titreme, bilinç kaybı gibi bulgular görülebilirken özellikle çocukluk çağında sık karşılaşılan bazı epilepsilerde, farkındalık birkaç saniye kadar kapanabilir ve hasta donuk bakmaya başlar.

Her şey görülebilir
Epilepsi her yaşta görülebilmekle birlikte 20’li yaşlar öncesi ve 60’lı yaşlar sonrasında görülmesi daha sıktır.  Epilepsi hastalığı, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Kişi hayatının herhangi bir döneminde, bir defaya mahsus olmak üzere epileptik nöbet geçirebilir ancak bu nöbet bir daha hiç tekrarlamayabilir veya değişen sıklıkla tekrarlayabilir. Bu nedenle epilepsi hastalığı aslında “tekrarlayan” nöbetleri tanımlamak için kullanılır.

Herhangi bir sebep tespit edilemeyebilir
Epilepsi hastalığı tanısı almış bireylerin yaklaşık olarak yarısında herhangi bir sebep tespit edilemeyebilir. Belli grup hastada ise gebelikte olan beyin gelişim problemleri, doğum sırasındaki nedenler, beyin enfeksiyonları, beyin tümörleri, beyin damar hastalıkları, bazı ilaçlar, zehirlenmeler, aşırı alkol alımı gibi nedenler nöbetlere neden olabilmektedir.

Epilepsi başlıca iki ana gruba ayrılır
Generalize epilepsiler, beynin tüm bölgelerini etkileyen nöbetlerdir. En yaygın görülen alt tipi absans epilepsilerdir. Çocukluk çağında sık karşılaşılan absans epilepsilerde, farkındalık birkaç saniye kadar kapanabilir.

Diğer bir alt tip olan atonik nöbetlerdeyse tüm kaslarda ani bir gevşeme olurken tonik nöbetlerde atonik nöbetlerin aksine tüm kaslar kasılır ve hasta kesilen bir ağacın devrilmesi gibi aniden yere düşer. Fokal epilepsiler ise beynin bir kısmını etkileyen nöbetlerdir.

Epilepsi bölgesi beynin hangi fonksiyonuyla ilgiliyse nöbet sırasında o bölgeye ait belirti ve bulgular gözleniyor.

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Epileptik nöbetlerde en sık görülen bulgular

  • Vücutta meydana gelen ani kasılmalar
  • Şuur kaybı
  • Çok seri bir biçimde baş sallama hareketi
  • Kol ve bacaklarda bir türlü kontrol edilemeyen sallantılar
  • Hızlı bir şekilde göz kırpmak
  • Sabit bir noktaya bakmak
  • Kısa bir süre seslere ya da konuşmalara tepki verememek
  • Korku, anksiyete veya dejavu gibi psikolojik belirtiler

Nöbet öncesi bazı bulgular görülebilir
Bazı alt gruplarda öncü belirtiler görülür. Bunlara “aura” adı verilir. Beynin hangi alanının anormal elektriksel aktiviteyle ilgili olduğunu gösteren bu belirtileri ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Uyuşma
  • Hoş olmayan kokular alma
  • Görme veya duyma değişiklikleri
  • Ani korku hissi
  • Mide bulantısı veya midede baskı hissi

Epilepsi nöbetleri genellikle birkaç dakika sürer
Bu süre zarfında nöbet geçiren kişiyi güvende tutmak öncelikli hedef olmalıdır.

İlk yardım için takip edilecek adımlar

  • Nöbet bitene ve kişi tamamen uyanana kadar kişiyle birlikte kalmalı ve solunum yollarının açık olduğundan emin olmalısınız.
  • Nöbetten sonra kişinin güvenli bir yerde oturmasına yardım etmelisiniz.
  • Uyanan ve iletişim kurabilen kişiye basitçe ne olduğunu anlatmalısınız.
  • Nöbeti geçiren kişinin rahatlaması için onunla sakince konuşmayı denemelisiniz.
  • İlk yardımı yapan kişi olarak çevrenizdeki diğer insanları da sakinleştirmelisiniz ve
  • Kişinin eve veya güvenli bir ortama dönmesi sağlamalısınız.

Nöbet sırasında bunları yapmayın

  • Paniğe kapılmayın, bağırıp çağırıp korku içinde sağa sola koşturmayın.
  • Hasta dilini ısırmadıysa ağzını, çenesini açmaya çalışmayın.
  • Dişlerinin arasına parmak sokmaya çalışmayın.
  • Dişlerinin arasına kaşık ve benzeri nesneler koymaya çalışmayın.
  • Kasılan kol ve bacağı durdurmaya çalışmayın.
  • Hastayı sarsmayın ve bir şeyler koklatmaya çalışmayın.

Nöbetler genellikle acil tıbbi müdahale gerektirmez ancak aşağıdaki durumlarda acil yardım istenebilir:

  • Hasta daha önce hiç nöbet geçirmemişse,
  • Hasta, nöbetten sonra uyanmakta veya nefes almakta güçlük çekiyorsa,
  • Nöbet 5 dakikadan uzun sürdüyse,
  • Hasta, ilkinden kısa bir süre sonra ikinci bir nöbet geçiriyorsa,
  • Nöbet sırasında yaralanırsa,
  • Nöbet suda olursa ve
  • Hastanın diyabet, kalp hastalığı gibi bir sağlık problemi varsa ya da hamileyse acil yardım istenmelidir.

Kontrolsüz nöbetler hayatı olumsuz etkileyebilir
Kontrolsüz nöbetler hayatı olumsuz etkileyebilmekle birlikte hatta hayatı tehdit edebilmektedir. Nöbetler anksiyete ya da depresyona da sebebiyet verebilir. Bu süreçte hastaların moralini yüksek tutması ve stresten uzak durması özellikle önemlidir.

Değişen yaşam koşulları tedavi sürecine olumlu yansıyabilir
Epilepsi hastalarının yaşam tarzında yapacakları değişiklikler tedavi sürecine olumlu yansıyabilmektedir. Bu doğrultuda yapılması gereken yaşam tarzı değişikliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Aşırı alkol tüketiminden kaçınmak.
  • İlaçları doğru ve doktorunuzun söylediği şekilde almak.
  • Nikotin kullanımından uzak durup, sigarayı bırakmak.
  • Uykuyu yeterli düzeyde almak. Zira uyku eksikliği ve yetersiz uyku nöbeti tetikleyebilir.
  • Egzersiz yapmak.

Tanı koymada nöbeti gören kişinin ayrıntılı ve dikkatli olarak dinlenmesi önemli
Epilepsi hastalığı tanısını tek başına koyduran bir test yoktur. Tanı koymada en önemli nokta hastanın nöbeti hakkında etrafındakilerin verdiği bilgidir. Özellikle nöbeti gören kişinin ayrıntılı ve dikkatli olarak dinlenmesi gereklidir. Sonrasında yapılan ayrıntılı genel ve nörolojik muayene ardından bazı kan tetkikleri ve EEG (elektroensefalografisi) istenir. Tanı konulmasında en önemli tetkiklerden birisi EEG’dir. Beyin Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya Beyin Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) epilepsi nöbetlerine neden olan olayların ya da yapısal bozuklukların ortaya konmasında yardımcı olur.

Epilepsi tedavi edilebilen bir hastalıktır
Tedavinin en önemli amacı nöbetlerin durdurulmasıdır. Tedavide çeşitli ilaçlar kullanılır ve ilaç seçimine karar verirken nöbetin tipi, atakların sıklığı, hastanın yaşı, eşlik eden diğer hastalıkların varlığı önem taşımaktadır. Hastaların çok büyük kısmında ilaç tedavisi ile nöbetler kontrol altına alınır. Belli bir grup ilaç tedavisine dirençli uygun hastada cerrahi tedavi ile de başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

‘Kral Şakir: Devler Uyandı’ galasına büyük ilgi

‘Kral Şakir: Devler Uyandı’ galasına büyük ilgi

Sevilen çizgi karakter Kral Şakir, son filmi ‘Kral Şakir: Devler Uyandı’ ile Vadistanbul’da unutulmaz bir galaya imza attı. Sanat ve cemiyet hayatından ünlü isimlerin çocuklarıyla katıldı.

Türkiye’nin sevilen çizgi karakteri Kral Şakir, son filmi “Kral Şakir: Devler Uyandı” çocuklar ve animasyon severleri buluşturdu.

Sanat, eğlence ve sinema dünyasının sevilen isimleri Görkem Sevindik, Sinem Öztürk, Alper Kul, Uzman Dr. Seda Ülgen, Banu Ilıcalı, Ece Ilıcalı, Esat Yontunç, Gizem Hatipoğlu, İbrahim Büyükak, Akasya Aslıtürkmen, Polat Yağcı, Jess Molho, Güzide Mertcan, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu galaya çocukları ile birlikte katılarak renk kattı. Film öncesinde çocukların çok sevdiği Kral Şakir, Fil Necati ve Canan ile keyifli vakit geçiren çocuklar, sonrasında filmin büyülü dünyasına giriş yaptılar.

Grafi2000’nin Kurucu Ortağı, Kral Şakir’in Yaratıcısı Varol Yaşaroğlu, “İstanbul’daki yoğun ilgi beni çok mutlu etti. Kral Şakir evrenini yaratırken asıl amacım çocukları eğlendirmek ve aynı zamanda onlara sürdürülebilirlik, akran zorbalığı, büyüklere saygı gibi konularda farkındalık kazandırmaktı. Bugün, bu amacın gerçekleştiğini görmek beni çok gururlandırdı. İzleyicilerimize bu eğlenceli ve anlamlı filmi sunabildiysek ne mutlu bize. Herkesin bugünü keyifle geçirmesini umuyor, bize destek olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Kral Şakir’in filmi 16 Şubat’ta sinema salonlarında gösterime girecek.

Izaka Terrace, Sevgililer Gününde romantik bir deneyime davet ediyor

Izaka Terrace, Sevgililer Gününde romantik bir deneyime davet ediyor

Gümüşsuyu’nda CVK Park Bosphorus Hotel’in teras katında yer alan Izaka Terrace, “Chef de Cusine” Serhat Eliçora imzalı yemekleriyle, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde romantik bir atmosferde unutulmaz bir Sevgililer Günü vaat ediyor.

Izaka Terrace, çiftleri bugüne özel hazırlanan imza kokteyli ile karşılıyor. Başlangıçta vişneli ciğer paté ile “Amusse Bouche”, soğuk başlangıçta Tuna tataki, ara sıcakta ise bıldırcınlı Cannelloni ile başlayan ve nar sorbe ile damakları ferahlatan Sevgililer Günü menüsü, tavada kalkan balığı ya da fırınlanmış kuzu filetosu olmak üzere iki farklı ana yemek tercihi ile sunuluyor. Çarkıfelek ve hindistan cevizi mousse kek ve orman meyveleri eşliğinde, Lotus kurabiye kıtırlarıyla süslenmiş frambuazlı dondurma ile aşk kadar lezzetli bir kapanış yapan Izaka Terrace menüsünde; 1 şişe kırmızı, beyaz ya da rose şarap ve alkolsüz içecekler de yer alıyor.

Bu romantik akşam yemeğine 19.00-23.00 saatleri arasında DJ Quetto’nun romantik ve eğlenceli müziklerinin yanı sıra, en sevilen romantik parçalara gitarıyla hayat veren Fredi Yarcan’ın canlı performansı da eşlik ediyor.