Yazılar

Zirvede festival

Zirvede festival

Kar Bombası Festivali – Mayrhofen 8-13 Nisan

Snowbombing Festivali Tirol Dağları’nın yükseklerinde, Tirol’ün başkenti Innsbruck’tan yaklaşık bir saat uzaklıkta. Sıradanlığın 633 metre üzerinde destansı bir macera.

Avrupa’nın en iyi kayak merkezlerinden birini alın, birinci sınıf eylemler yapın ve fantastik mekanlarda karıştırın ve Snowbombing’e sahip olun.  Sadece birkaç isim vermek gerekirse, iglo çılgınlıkları, orman partileri, dağ etapları, havuz partileri ve telesiyej hızı flörtü var.

Kış sezonu dışında, dağ bisikleti ve yürüyüş için harika bir yerdir.

Oradayken Zillertal birası, Dağ peyniri ve lezzetli Tiroler Goetterspeise: Der Kiachl gibi yerel ürünleri deneyin.

Ford Trucks ve IVECO’dan iş birliği anlaşması

Ford Trucks ve IVECO’dan iş birliği anlaşması

Ford Otosan’ın ağır ticari markası Ford Trucks ile Iveco Group N.V.’nin (IVG) hafif, orta ve ağır ticari araçlar tasarlayan, üreten ve pazarlayan markası IVECO, ağır ticari araçlar için yeni bir kabin geliştirme konusunda potansiyel bir iş birliğini araştırmak üzere bağlayıcı olmayan bir Mutabakat Anlaşması imzaladı.

İmza töreninde Iveco Group CEO’su Gerrit Marx, Iveco Group Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün, Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt ve Ford Trucks Başkan Yardımcısı Emrah Duman hazır bulundu.

Bağlayıcı olmayan Mutabakat Anlaşması, iki şirketin kabin içindeki bileşenleri ve sistemleri kapsayan yeni ürün ve teknolojilerin ortak geliştirilmesinde iş birliği yapma potansiyelinin değerlendirilmesinde bir ön adım niteliği taşıyor.

Bu anlaşma, Ford Trucks ve IVECO arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklığın geliştirilmesi yoluyla rekabet gücünü artırmayı ve AB Doğrudan Görüş Standardına uygun çözümler iyileştirmeyi ve CO2 azaltımı için aerodinamiği iyileştirmeyi amaçlıyor.

Bahar akşamlarının buluşma adresi “Nite”

Bahar akşamlarının buluşma adresi “Nite”

Ilık bir bahar akşamı Ortaköy’ün muhteşem boğaz manzarası eşliğinde lezzetli yemeklerin, özel kokteyllerin ve eğlencenin tadına varmak için doğru adres Nite…

Nite, İstanbul’un iç ısıtan bahar akşamlarında boğaza karşı, DJ performansı eşliğinde doyasıya eğlence vadediyor.

Nite

Mutfağının genç şef Tufan Başal ve ekibine emanet olduğu Nite; Asya, İtalyan, Fransız ve Türk mutfağından en özel lezzetler ile öne çıkıyor. Menü seçiminde mevsimselliği ön plana alan, ana ürünlerin soslar ve garnitürlerle uyumuna dikkat çeken şefin imza yemekleri arasında, Acılı Avokadolu Tuna Tartar, Miso Soslu Köz Patlıcan, Dana Kroket, Mantar Dolgulu Tavuk But ve Dana Bonfile Lomo Saltado yer alıyor.

Nite

Başal, Türk mutfağının geleneksel tatlarını dünya mutfağı ile buluşturarak en özgün tatları ve pişirme tekniklerini lezzetseverlerin beğenisini sunuyor. Mezeler, soğuk-sıcak başlangıçlar, salatalar, garnitürler, zengin kırmızı et, beyaz et, deniz mahsulleri, spesiyal kokteyller ve enfes tatlılar ile göze ve damağa hitap ederek, misafirlerine tam bir gastronomi deneyimi yaşatıyor.

Nite

Restoranın orta alanına konumlandırılan bar tüm ihtişamıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Dev avizelerin ışıltısında ve Ortaköy’ün eşsiz manzarasında kaliteli müzikler eşliğinde eğlenirken, özel tariflerle hazırlanan Halley, Off Nite, Luna, Gala ve Oranj gibi muhteşem kokteyller geceye eşlik ediyor olacak.

Olden 1545 konuklarını tarihle iç içe özel konseptiyle ağırlıyor

Olden 1545 konuklarını tarihle iç içe özel konseptiyle ağırlıyor

Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk hamam eseri ‘Kapıağası Yakup Ağa Hamam’ı tarihsel yolculuğuna Olden 1545 olarak devam ediyor.

Tarihin içinde, taş duvarlar arasında, şık bir mermer barın etrafında, DJ performansı eşliğinde doyasıya eğlence…

Mutfağının genç şef Aykut Can Akın ve ekibine emanet olduğu Olden 1545, farklı kültürlerden ilham alarak özenle hazırlanan menüsü ile misafirlerine geçmişin büyüsü ve modern dünyanın kurgusuyla eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Menüde gastronomi dünyasının en popüler akımlarından biri olan ve farklı mutfakların geleneklerini birleştiren füzyon mutfağından en özgün yemekler yer alıyor. Akın, Anadolu’nun geleneksel tatlarını dünya mutfağı ile buluşturarak en yenilikçi tatlarını ve pişirme tekniklerini lezzetseverlerin beğenisine sunuyor. Olden 1545, tadım menüsü, soğuk-sıcak başlangıçlar, zengin kırmızı et, beyaz et, deniz mahsulleri, taze sebzeler, spesiyal kokteyller ve enfes tatlılar ile göze ve damağa hitap ederek, misafirlerine tam bir gastronomi deneyimi yaşatıyor.

Samsonite standartları yeniden belirliyor

Samsonite standartları yeniden belirliyor

Samsonite, Proxis ve Ecodiver serileriyle seyahat deneyimini başka bir seviyeye taşıyor.

Proxis serisinin incelikle tasarlanmış detayları, şıklık ve pratiklik konusunda yeni standartlar belirlerken, Ecodiver serisi çevre dostu yaklaşımıyla öncü bir rol üstleniyor. Bu birleşim, seyahat severlere hem göz alıcı bir stilde seyahat etme imkânı sağlıyor hem de çevreye duyarlı bir tercih yapma fırsatı sunuyor.

Samsonite, tüketicilerin tercihlerini ön planda tutarak tasarladığı Ecodiver ve Proxis serileriyle seyahat dünyasına yenilik getiriyor. Proxis, iş ve tatil seyahatleri için şık ve dayanıklı bir seçenek olurken, Ecodiver serisi geri dönüştürülmüş malzemelerle çevre dostu bir yaklaşımı vurguluyor. Her iki seri de modern ve sürdürülebilir bir deneyim sunarak Samsonite’in seyahat tutkunları için beklentilerini karşılamaya devam ediyor.

Kolon kanserinde erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor

Kolon kanserinde erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor

Kalın bağırsak (kolon) kanserinin Türkiye’de en sık görülen 3’üncü kanser türü olduğunu belirten Bodrum Amerikan Hastanesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Dr. Emin Yekta Kişioğlu, erken tanı ve tedavinin hayat kurtardığını söyledi.

Kalın bağırsak kanserinin tarama testleriyle erken dönemde tedavisinin mümkün olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Emin Yekta Kişioğlu, hastalığın karın ağrısı, büyük tuvalet alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, halsizlik, yorgunluk gibi belirtilerle kendini belli ettiğini söyledi.

Kolon kanseri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Kişioğlu, “Kolon kanseri kalın bağırsağın (kolon ve rektum) kanserine verilen isimdir. Kolon kanseri tanısı kolonoskopiyle konur. Kolonoskopi, ucunda kamera olan ve kıvrılabilen bir tüpün anüsten (makattan) sokulmasıyla yapılır. Bu hastalık cerrahi ile kanserli kısmın çıkarılması, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi yöntemleriyle tedavi edilmektedir. Eğer ameliyatta çıkarılan kolon kısmının üst ve altında kalan bölümler bağlanabilirse, normal dışkılamaya devam edersiniz. Aksi takdirde, kalın veya ince bağırsağınız karın cildine ağızlaştırılır ve bir torbaya dışkılama olur. Bazı hastalarda bu durum kısa süreli olup, ikinci bir ameliyatla kolostomi kapatılıp normal dışkılama sağlanır. Bazı hastalarda ise ömür boyu karından dışkılama olur. Tedavi sonrasında onkoloji departmanı tarafından takip edilmeniz gerekir. Tekrarlayan kan tahlili, kolonoskopi, tomografi veya CT scan yapılmasıyla kontrolde kalacaksınız.” diye konuştu.

Dr. Emin Yekta Kişioğlu

Dr. Emin Yekta Kişioğlu

45 YAŞINDAN SONRA KOLON KANSERİ TARAMASI YAPTIRMALISINIZ

Uzm. Dr. Emin Yekta Kişioğlu, ailesinde polip veya kolon kanseri olmayanların dahi 45 yaşında kolonoskopi yaptırması gerektiğini vurguladı.

Uzm. Dr. Kişioğlu şöyle devam etti: “Kolon kanseri taraması, kolon ve rektumda polip veya kanser varlığını araştırmak için yapılır. Eğer ilk kolonoskopide polip saptanmazsa her 5 yılda bir, saptanırsa 3 yılda bir kolonoskopi yapılmalıdır. Bazı özel durumlarda daha sık da yapılabilmektedir. Tarama, herhangi bir belirtisi olmayan ve kanserden şüphelenmeyi gerektiren bir durum olmadan yapılmalıdır. Polip, kanser öncesi gelişen ve 3-5 yıl içerisinde kansere dönüşebilen doku oluşumudur. Amaç, poliplerin kansere dönüşmeden veya gelişse bile büyüyüp yayılmadan tespit edilip çıkarılmasıdır. Çalışmalar kolon kanseri taramasının kolon kanserinden ölüm şansını belirgin şekilde azalttığını göstermiştir. Kolon kanseri taraması kolonoskopi, sigmoidoskopi, dışkıda gizli kan veya DNA testi gibi testlerle yapılabilir, ancak kolonoskopi diğer testlerden daha üstündür ve seçilmesi gereken testtir. Ailesinde benzer kanser hikayesi olanlar ise, eğer yakınına 50 yaşın üzerinde tanı konduysa 40 yaşında, 50 yaşın altında tanı konduysa, yakınından 10 yıl önce kolonoskopi olmalıdır.”

Uyku kalitesi toplum sağlını da etkiliyor

Uyku kalitesi toplum sağlını da etkiliyor

15 Mart Dünya Uyku Günü özelinde bu yılın mottosu “Küresel Sağlık İçin Uykuda Eşitlik”. Tam da bu noktada vurgulanan sağlıklı uykunun, sağlıklı bireyler ve beraberinde toplumlar yaratabilme konusunda ne uykunun ne kadar önemli olduğu. Hayatımıza giren elektronik cihazlar uyku sürelerimizin kısalmasına sebep olan etkenlerin başında geliyor. Peki sağlıklı uyku için neler yapmalıyız? Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Özdemir anlattı.

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Doç. Dr. Cengiz Özdemir

Bu yılın teması: “Küresel sağlık için uykuda eşitlik”
Yaşamın devamı için mutlak gerekli olan uyku, aynı zamanda insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak sağlıklı bir birey olması için olmazsa olmaz bir süreçtir. İnsanoğlu ömrünün yaklaşık 1/3’ünü uykuda geçirir. Bu uzun süre içerisinde sağlıklı uyku uyumak, sağlıklı birey ve sağlıklı toplumun gelişimine katkıda bulunur. Dünya Uyku Derneği, sağlıklı uykunun önemine vurgu yapmak ve uyku hastalıkları konusunda farkındalık yaratmak amacı ile her yıl Mart ayında “Dünya Uyku Günü” etkinleri düzenlemektedir. Her yıl farklı bir tema kullanılarak yapılan etkinlikler için bu yılki slogan “Küresel Sağlık İçin Uykuda Eşitlik” olarak belirlenmiştir. Dünya genelinde 15 Mart’ta yapılacak etkinlikler ile uykuda eşitlik temasına vurgu yapılacak.

Sağlıklı uyku için uyulması gereken davranışlar

  • Uyku süresinin 7-9 saat arasında olması,
  • Akşam uyunan ve sabah uyanılan saatlerin sabit olması,
  • Uyumak için kullanılan oda sıcaklığının 19-21 derece aralığında olması gibi öneriler sağlıklı uyku için uyulması gereken davranışlardır.

Uyku süresinin kısalmasındaki en önemli faktörler

  • Değişen çalışma saatleri ve sosyal faktörler,
  • Elektronik cihazlar ile geçirilen uzun süreler (TV, bilgisayar, telefon),
  • Uzun çalışma saatleri,
  • Vardiyalı çalışma gibi faktörler uyku süresinin kısalmasında en önemli faktörlerdir.

Yedi saatten az uyku hastalıklara yol açabilir
Yapılan çalışmalar 7 saatin altında uyuyan insanlarda kalp-damar sistemi hastalıkları, depresyon, iş başarısında azalma, obezite ve bazı kanser türlerinin görülme sıklığında artış olduğunu göstermektedir.

Düzensiz çalışma sistemi ile birlikte başta uyku bozuklukları olmak üzere hipertansiyon, obezite, gastrit ve ülser, psikiyatrik hastalıklar ve diyabet gibi birçok hastalığın görülme sıklığında artış izlenmektedir.

Uyku düzenimizde bir takım değişiklikler yapabiliriz
Tüm bu nedenlerle sağlıklı birey, sağlıklı toplum halinin sağlanmasında uykumuzda yapacağımız değişikliklerin önemi daha da artmaktadır:

  • Günlük 7 saate varan uyku süreleri,
  • Akşam 21:00’den sonra evde kullandığımız mavi ışık yayan TV, bilgisayar, telefon gibi cihazlardan uzak durmamız,
  • Yatağın sadece uyumak için kullanılması,
  • Gece uyuduğumuz ve sabah uyandığımız saatlerin sabit olmasının sağlanması ilk başta yapabileceğimiz değişikliklerdendir,
  • Alkol kullanımı, akşamları ağır yemekler yemek, uyumadan önce yapılan ağır egzersizler uyku sorunları yaşamamıza neden olabilir.

Gizia Brasserie şimdi Bursa’da

Gizia Brasserie şimdi Bursa’da

İstanbul’un yeme-içme konusunda gözde mekanlarından olan ve Nişantaşı, Galataport ve Fişekhane’de şubeleri bulunan Gizia Brasserie’de Bursa Downtown’da misafirlerini bekliyor.

Her 3 şubenin izlerini taşıyan ve menülerde bulunan imza lezzetlerden seçilerek oluşturulan menüsü, iç ve dış alanı ile Gizia Brasserie Bursa, gastronomi ve fine dining konusunda ilkleri barındırıyor.

Ödüllü yazar Tahar Ben Jelloun Türkiye’ye geliyor

Ödüllü yazar Tahar Ben Jelloun Türkiye’ye geliyor

Institut français Türkiye Uluslararası Frankofoni Günükutlamaları ve “Türkiye’nin Goncourt Seçimi” lansmanı münasebetiyle 1987 yılında Goncourt Ödülü’nü kazanan Fas asıllı Fransız yazar Tahar Ben Jelloun’u ağırlıyor.

Yazar, Institut français tarafından 20 ve 21 Mart tarihlerinde Ankara ve İstanbul’da düzenlenecek bir seri etkinlikte Türk okurları ile buluşacak. Tahar Ben Jelloun, 20 Mart günü saat 15.00’te Ankara Üniversitesi’nde, Üniversitenin Fransız Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurmelek Demir’in moderatörlüğünde bir söyleşide konuşacak. Tartışmada bu üretken yazarın eserleri ve Fransızca konuşulan dünya ile olan özel ilişkisi ele alınacak. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont tarafından açılışı yapılacak söyleşi Türkçe simültane tercüme ile Fransızca gerçekleşecek. Söyleşiyi bir kitap imza seansı izleyecek.

Elektrikli araçların periyodik bakımları nasıl yapılır?

Elektrikli araçların periyodik bakımları nasıl yapılır?

Günümüzde çevre dostu ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru atılan önemli adımlardan biri, elektrikli araçların yaygınlaşmasıdır. Düşük karbon emisyonları ve daha az çevresel etki, elektrikli araçları geleneksel içten yanmalı motorlu araçlardan ayıran önemli avantajlardır. Ancak elektrikli araç sahiplerinin de periyodik bakım ve düzenli kontroller yapması gerekmektedir. Bu bakım adımları aracın güvenliğini, performansını ve uzun ömürlülüğünü sağlamak için önemlidir.

Akü durumunu kontrol edin

Elektrikli araçlar için hayati bir bileşen olan akülerin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor. Akünün şarj seviyesini düzenli aralıklarla kontrol etmeli ve gerekirse şarja takmalısınız. Ayrıca akünün fiziksel durumunu da gözlenmeniz gerekiyor. Çatlaklar, sızıntılar veya diğer hasarlar varsa, bir uzmana danışmalısınız. Bu önlemler aracınızın güvenli ve verimli bir şekilde çalışmasını ve aynı zamanda uzun ömürlü olmasını sağlar.

Lastik basıncını ayarlayın

Elektrikli araç kullanıcıları için lastik basıncının doğru ayarlanması oldukça önemlidir. Doğru lastik basıncı hem aracın performansını artırır hem de enerji verimliliğini sağlar. Periyodik olarak lastik basıncını kontrol etmek ve üretici tarafından önerilen değerlere uygun olarak ayarlamak, lastiklerin daha uzun süre dayanmasını ve aracın menzilinin artmasını sağlar. Doğru lastik basıncıyla, lastikler yolda daha az sürtünme ile hareket eder ve bu da enerji tasarrufuna yardımcı olur. Bu basit önlem hem sürüş güvenliğini artırır hem de elektrikli aracın performansını optimize eder.

Fren sistemini kontrol edin

Frenlerin doğru çalışması, sürüş güvenliği için hayati öneme sahiptir. Elektrikli araçlarda regeneratif frenleme sistemi bulunabilir. Bu nedenle frenlerin düzenli kontrolü önemlidir. Fren pedalının sertliği, fren balatalarının kalınlığı ve hidrolik sistemdeki sızıntılar düzenli olarak kontrol edilmelidir. Herhangi bir sorun tespit edilirse, bir servis merkezine danışılmalıdır. Bu kontroller, sürücünün güvenliğini sağlamak için kritik öneme sahiptir ve aracın fren sistemlerinin düzgün çalışmasını sağlar.

Sıvı seviyelerini kontrol edin

Elektrikli araçlar genellikle geleneksel içten yanmalı motorlara kıyasla daha az sıvı kullanır. Ancak bazı sıvıların düzenli kontrolü yine de önemlidir. Özellikle soğutma sıvısı ve fren hidroliği seviyelerini düzenli aralıklarla kontrol etmeli ve gerekirse doldurmalısın. Bu uygulama aracınızın uzun ömürlü olmasını sağlamanın yanı sıra güvenli bir şekilde çalışmasına da yardımcı olur. Doğru sıvı seviyeleri aracın performansını optimize eder ve olası sorunları önler. Böylece sürüş deneyiminiz daha keyifli ve güvenli olur.

Yazılım güncellemelerini yapın

Elektrikli araçlar genellikle yazılım güncellemeleri alır. Bu da aracın performansını, güvenliğini ve verimliliğini artırabilir. Üretici tarafından sağlanan güncellemeleri düzenli olarak kontrol etmeli ve aracınızı güncel tutmalısınız. Bu sayede en son özelliklere ve en iyi sürüş deneyimine erişirsiniz. Güncellemeler aracınızın işlevselliğini optimize ederken, aynı zamanda güvenlik ve verimlilik açısından da önemli iyileştirmeler sağlar. Bu nedenle yazılım güncellemelerini ihmal etmemek, aracınızı en iyi durumda tutmanızı sağlar.

Generali Sigorta