Yazılar

Fatih Ürek Batum’u coşturdu!

Sanatçı Fatih Ürek, Batum Grand Bellagio Otel’in birinci yıl kutlamalarında sahne aldı. Gecede gerçekleştirdikleri performanslarla adeta Batum’a damga vuran ikili hem görsel şovları hem de samimi açıklamalarıyla büyük beğeni topladı.

Gecede sahne alan bir diğer isim Fatih Ürek ise Batum’u en son 10 yıl önce ziyaret ettiğini söyledi. Aradan geçen yıllarda şehrin büyük bir değişim geçirdiğini vurgulayan Ürek, özellikle Türk müteahhitlerin Batum’da inşa ettiği modern yapıları çok beğendiğini belirtti.

Biten televizyon programının ardından yeni bir proje için hazırlık yaptığını ifade eden Ürek, yaz aylarında da yeni albümünü çıkaracağının müjdesini verdi. Volkan Konak’la ilgili duygularını paylaşan Ürek, “Biz her karşılaştığımızda sanki kaldığımız yerden devam edip, çok büyük bir sevgiyle birbirimize sarılırdık. Ben çok severdim, büyük bir candı o,” diyerek Konak’ın ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.

Sahneye Şahmaran temalı iddialı bir elbiseyle çıkan Petek Dinçöz, siyaha boyattığı yeni saçlarıyla da dikkat çekti. Yeni imajının çok beğenildiğini söyleyen Dinçöz, Batum’u sık sık ziyaret ettiğini belirterek bu özel gecede sahne almanın kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi. Yaz aylarında sürpriz bir şarkıyla hayranlarının karşısına çıkacağını açıklayan sanatçı, “Yaza sürpriz bir şarkı ile damga vuracağız” dedi.

 

 

Harun Acı “Bakmak & Görmek”

Hasan Sarıtaş Gallery, Harun Acı’nın yağlıboya & halı eserlerinden kapsamlı bir sergiye hazırlanıyor.

Sanatçının Türkiye’deki en geniş seçkilerinden birine yer veren “Bakmak & Görmek” başlıklı sergi, 16 Nisan’da izleyicilerle buluşuyor.

Resimlerimdeki amaç; algısal görünümleri değil biçimsel görselleşme ile etkileyici bir tasarım oluşturmak. Bu nedenle resimlerimde anlatımdan çok estetik ve biçimsel kaygı ön plandadır. Bana göre sanat ifade, betimleme, gerçeklik ve bilgi aktarma gibi işlevlerle yüklenmemeli, algı ve yorum izleyiciye bırakılmalı.

Sergi, 30 Nisan’a kadar Kadıköy’de Hasan Sarıtaş Gallery’de görülebilir.

Adres: Caferağa Mah. General Asım Gündüz Cad. Çam Apt. No:63/2 Kadıköy/İstanbul

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce, özel olarak tasarlanmış Phantom “Cherry Blossom” siparişini tanıtıyor. Japonya’nın baharda kiraz çiçeklerini izleme geleneği olan “Hanami”den ilham alınarak tasarlanan model, 250.000 dikiş ve 6 aylık geliştirme süreciyle hayata geçirildi. İlk kez heykelsi 3D nakış kullanıldı.

Rolls-Royce Motor Cars, dünyanın çeşitli bölgelerini pembe yapraklarla kaplayan Sakura mevsimi yaklaşırken, Phantom Cherry Blossom’ı tanıtıyor.

Phantom Cherry Blossom, vizyonunun tam olarak anlaşılması için, üç yıl önce Rolls-Royce zanaatkarlarının müşteriyle Japonya’da bir araya gelmesiyle tasarlandı. Artık Japonya’da müşterisine teslim edilen bu zarif araç, yalnızca müşterinin kişisel tutkusunu değil, Bespoke Kolektifi’nin eşsiz beceri ve bağlılığını da yansıtan muazzam bir tasarım örneği oldu.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek tapınağı: Genişletilebilir 250.000 dikişli nakış

Aracın iç kısmında, müşterinin hayal ettiği gibi, Hanami sırasında çiçek açan bir ağacın altında oturmanın verdiği hissiyatı, ince işçilikle işlenmiş nakışlar yansıtıyor. Bespoke (özel tasarım) Starlight tavan döşemesi, zarif beyaz çiçeklerle serpilmiş nakışlı bir kiraz dalıyla süslendi. Düşen yaprak işlemeleri, arka kapı panelleri ve ön ve arka yolcu bölmeleri arasındaki ‘Privacy Suite’ bölmesinde yer alıyor. Çağdaş el sanatlarının bu olağanüstü ifadesinin tasarımı ve geliştirilmesi altı aydan uzun sürerken, sadece tavan döşemesi üç hafta sürdü ve 250.000’den fazla dikiş atıldı.

Kiraz ağacının işlemesinin zengin iplik dokusu, antik Japon dokuma tekniğinden esinlenerek ofset tatami dikişi kullanılarak elde edildi.

İşlenmiş dallar sanki iç içe geçerek, birbirinin altından ve üstünden büyüyormuş gibi görünüyor. Bu etkileyici görünümü elde etmek için, tek bir zanaatkar, her biri ayrı ayrı nakışla işlenmiş on bir çerçeve bölümünü titizlikle hizalayarak, aracın arkasından başlayıp arka yolcuların üzerine doğru uzanan tek ve kusursuz grafik oluşturdu.

Son olarak, tavan döşemesi, ışığı farklı açılardan mücevher benzeri bir kalitede yakalayacak şekilde tasarlanarak, tek tek saten dikişli yapraklardan oluşan kiraz çiçeği çiçekleriyle işlendi.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce’da ilk: Heykelsi 3D Nakış

Rolls-Royce’da bir ilk olarak, aracın iç mekanı, üç boyutlu kiraz yaprağı işlemeleriyle tamamlandı. Bu dokunsal, heykelsi detaylar bölme duvarını süsleyerek, kapılardaki düşen kiraz yapraklarının klasik dikişiyle çarpıcı bir kontrast yaratıyor.

Bu 3 boyutlu nakışların yaratılması, uzmanların, ipliğin kendi üzerine katmanlar halinde yerleştirilerek kendi kendini destekleyen bir yapı oluşturulmasını sağlayan yeni bir teknik geliştirmelerini sağladı. Daha sonra her bir yaprak elle şekillendirilip son haline getiriliyor ve yerine dikilerek, iç aydınlatmayı tamamlayacak ve yumuşak gölge efektleri yaratacak şekilde ayrı ayrı konumlandırılıyor.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek ilhamı: zarif bir Bespoke ifadesi

Hanami temasını devam ettiren Bespoke (özel tasarım) şemsiyelerin iç astarında, aracın kapılarının içine gizlenmiş düşen bir yaprak motifi yer alıyor. Dış tasarımda da temaya ince bir gönderme yapılıyor; Arctic White üzeri kristal gövde, arka yolcu kapısının ortasına doğru zarifçe incelen, elle boyanmış Coachline desenine ve zarif bir kiraz çiçeği motifine sahip.

Kiraz çiçeklerinin Japonya’da hayatın geçici doğasını ve geçiciliğin güzelliğini simgeleyen bir sembol olarak değer gördüğünü belirten Martina Starke (Head of Bespoke Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Bu muhteşem siparişle, uluslararası üne sahip bir anı, 250.000’den fazla dikişten oluşan zarif nakışlarla zirve aracımız Phantom’a taşıdık. İlk kez, düşen çiçek yapraklarına dokunsal, heykelsi bir netlik kazandıran üç boyutlu işlemeler uyguladık. Bu araç, müşteri için kişisel bir anıyı temsil ederken, Bespoke’un bireysel anlamı, miras işçiliğini ve modern sanatçılığı birleştirmedeki gücünü gösteriyor.”

Sakıp Sabancı ödülü Wendy Brown’ın oldu

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Töreni, Sabancı Center’da gerçekleştirildi. Tören kapsamında Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Merhum Sakıp Sabancı, vefatının 21’inci yılında anıldı. Bu yılki teması “Dönüşen Dünya Düzeninde Değerleri Yeniden Tasarlamak: Neler Korunmalı, Neler Yeniden Değerlendirilmeli ve Tanınmalı?” olan ödül programında Jüri Özel Ödülü, Siyaset Bilimi Profesörü Wendy Brown’ın oldu.

Jüri Özel Ödülü’ne toplumsal kuramcı Wendy Brown layık görüldü

2025 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne bu yıl Institute Advanced Study’de UPS Foundation Kürsüsü Profesörü, akademisyen, siyaset teorisyeni ve toplumsal kuramcı Wendy Brown layık görüldü. Wendy Brown törende yaptığı konuşmada, “Bu ödül için Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’ne derin teşekkürlerimi sunuyorum. Sakıp Sabancı, gelişen bir demokrasi için açık entelektüel sorgulamayı ve vatandaşların eğitimle gelişimini anlamış ve bunları cömertçe desteklemiş bir insandı. Sabancı Araştırma Ödülleri ve Sabancı Üniversitesi bu değerleri korumak ve yüceltmek için çaba gösteriyor. Ödül kapsamında onurlandırılanlardan biri olmaktan gurur duyuyorum” dedi.

Ödül programının bu yılki temasına da değinen Brown sözlerine şöyle devam etti: “Değerlerin insan yapımı olduğu gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. Anlamı yaratanlar bizleriz. Değerleri keşfetmeyiz, ancak değerlere karar verir ve onları onaylarız.  Değerlerin insan yapımı olmaları hiçbir şekilde önemlerini azaltmaz. Değerler insan özgürlüğünün temelidir. Sakıp Sabancı değerlerin değerini ve bunları geliştirmede eğitimin değerini biliyordu. Bu anlayış, Sakıp Sabancı Araştırma Ödülleri’nde ve adını verdiği Sabancı Üniversitesi’nin niteliklerinde somutlaşıyor. Böyle kurumları korumak bize düşüyor. Bu kurumlar kelimenin tam anlamıyla yaşamdaki demokrasinin geleceğini barındırıyorlar.”

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde 2025 yılının Makale Ödülü’ne ise Utrecht Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü’nden Uğur Aytaç, Sabancı Üniversitesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Cenk Özbay ve Sydney Üniversitesi Sosyal ve Siyasal Bilimler Fakültesi’nden Vafa Ghazavi layık görüldü.

Can Baydar’dan tempolu bir şarkı “Oyunlarınız Var”

Can Baydar, heyecanla beklenen Her Şey Geçer albümünün dördüncü ve projeden önceki son teklisi “Oyunlarınız Var” ile Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşuyor.

Sert ritimler, güçlü gitar riff’leri, dönemin ruhuna uygun olarak şekillenen sözler ve toplumsal alt metinleriyle öne çıkan şarkı, yüksek temposu ve yerinde duramayan yapısıyla dinleyiciyi harekete geçiren enerjik bir atmosfer sunuyor.

“Oyunlarınız Var”, kuralları dar, oyunları hiç bitmeyen bir düzenin içinde kendi yolunu çizmeye çalışan bir ruhun hikayesini anlatıyor. Can Baydar’ın müzikal kimliğini ve hayata bakışını cesur bir şekilde yansıtan parça, bireysel özgürlük arayışıyla birlikte, günümüz dünyasında birçok kişinin hissettiği sıkışmışlık hissine de dokunuyor.

Şarkı bu yönüyle, yalnızca kişisel bir başkaldırı değil, aynı zamanda çağın karmaşası içinde yönünü bulmaya çalışan herkese hitap eden güçlü bir ifade alanı yaratıyor.

Demir Demirkan “Suçlusun” ile hayranları ile buluşuyor

Türkiye’nin önemli söz yazarı, besteci ve müzisyenlerinden Demir Demirkan, yeni teklisi “Suçlusun”u Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşturdu.

Sevilen sanatçının ilk romanı “Zamanda Saklı”, kısa sürede okuyucuların dikkatini çekmeyi başarmıştı. Dört kitaplık bir roman serüvenine başlayan Demirkan, hikâyelerini müzikle taçlandırmaya devam ediyor. Şubat ayında yayımlanan ve kitabın ilk bölümüne ait olan “Yüreğimi Vur Kadehi” hâlâ Türkçe rock listelerindeki başarılı konumunu korurken, yeni tekli “Suçlusun” ise Zamanda Saklı kitabının ikinci bölümünden ilham alıyor. Şarkının söz, müzik ve düzenlemesi Demir Demirkan’a ait. Kayıtları Stüdyo Lavega’da yapılan parçanın mik’ini Tarkan Gözübüyük, mastering’ini Evren Göknar üstlendi. Davulda Onur Akça, bas gitarda ise Tansu Kızılırmak yer alıyor. Yazdığı sözler, bestelediği müzikler ve kendine özgü sesiyle Türk rock müziğinin efsanelerinden biri hâline gelen Demir Demirkan’ın yeni teklisi “Suçlusun”, tüm dijital platformlarda yayında!

FoodieFest: lezzet ve müzik üçüncü kez LifePark’ta!

İstanbul’un doğayla iç içe etkinlik alanı LifePark, 10 Mayıs Cumartesi günü FoodieFest’e üçüncü kez ev sahipliği yapıyor.

Müzik ve sokak lezzetlerini bir araya getiren festival, yaz sezonunu karşılamak isteyenler için yine keyifli bir gün vadediyor.

Etkinlik saat 14.00’te başlayacak ve gün boyu sürecek. Festival sahnesinde Batuhan Kordel, Mela Bedel, Mavi Gri, Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars ve Selin gibi sevilen isimler yer alacak.

FoodieFest’in öne çıkan yanlarından biri ise gastronomi alanı. Türkiye’nin dört bir yanından geleneksel ve modern sokak lezzetlerini bir araya getiren festivalde, 50’nin üzerinde farklı lezzet noktası yer alıyor. Hamburger, patates kızartması, waffle, tantuni, kokoreç ve vegan alternatifler gibi birçok sevilen tat, her damak tadına hitap edecek şekilde kurgulandı.

Sadece giriş ve iki sokak lezzetli bilet seçeneklerinin sunulduğu festivalde, 25 Nisan’a kadar biletler indirimli olarak satışta.

6 yaş altı çocuklar ücretsiz, patili dostlar ise her zamanki gibi festivale davetli!

Festival hakkında detaylı bilgi ve biletler için https://www.foodiefest.com.tr/ adresi ziyaret edilebilir.

“New:Now, 2nd Edition”

Geleceğe ve değişime dair ipuçları sunan, tanınmış sanatçılarla birlikte isimlerini yeni duyuran yeteneklerin bir araya geldiği “New:Now 2nd Edition” sergisi 7 Mayıs tarihine kadar CerModern’de görülebilecek.

Sanatta 15’inci yılını kutlayan CerModern, 32 sanatçının bir araya geldiği, sanatın dönüşüm gücüne tanıklık etme fırsatı sunan “New:Now” sergisine ev sahipliği yapacak.

Küratörlüğünü Attila Güllü’nün üstlendiği, genç sanatçıların cesur ve yenilikçi işlerini bir araya getiren New:Now sergisi, bu yıl da geleceğe ve değişime dair güçlü ipuçları sunuyor. Tanınmış sanatçılarla birlikte, isimleri yeni duyulan yeteneklerin bir arada olacağı sergi, 32 sanatçının heyecan verici ve sıra dışı eserine ev sahipliği yapacak.

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da geç kahvaltı Anneler Günü ile başlıyor

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul, geç kahvaltı konsepti eşliğinde unutulmaz bir Anneler Günü vadediyor.

Seçkin ve modern bir restoran & bar konseptiyle The Ritz-Carlton, Istanbul çatısı altında yer alan The Roof, misafirlerini İstanbul siluetiyle buluşturduğu terasında yılın ilk geç kahvaltısını Anneler Günü ile başlatıyor. Türk ve dünya mutfağından lezzetleri buluşturan geç kahvaltı konsepti 12.00-15.00 saatleri arasında sunuluyor.

Executive Şef Ali İhsan Özkan ve deneyimli ekibi, misafirlere özenle hazırlanmış birbirinden özel tatları sunuyor. Fırından yeni çıkmış kruvasanlar, ev yapımı börekler, organik şarküteri ürünleri, bagel sandviçler ve Akdeniz mutfağından ilham alan seçme lezzetleri damaklarda iz bırakıyor. Klasik kahvaltılık lezzetlerin yanı sıra Mango bowl’dan muffinlere, pancake’lerden rengarenk meyve tabaklarına kadar her detay baharın tazeliğiyle harmanlanıyor. Mevsime özel taze malzemelerle hazırlanan geniş kahvaltı seçkisi damaklara olduğu kadar gözlere de hitap ediyor.

Bilgi: 0212 334 41 88

Zeynep Çilek Çimen “Duo Sergi”

Zeynep Çilek Çimen, Venedik Bienali’ndeki AKNEYE Phygital Space performansının ardından Türk Hava Yolları’nın desteğiyle Dubai’de Duo sergi açıyor

Zeynep Çilek Çimen’in Venedik Bienali kapsamında AKNEYE Phygital Space’te gerçekleştirdiği performansın ardından eserleri şimdi de Dubai’de, Art Dubai ile eş zamanlı olarak düzenlenen duo sergide sanatseverlerle buluşuyor. 16 Nisan’da açılacak olan sergi, 16 Mayıs 2025 tarihine kadar Dubai Mall içinde yer alan FTNFT Gallery’de ziyaret edilebilecek.

Bölgedeki çağdaş, dijital ve yeni medya sanatına odaklanan önde gelen galerilerden biri olan FTNFT Gallery, Çilek Çimen’in katmanlı ve kavramsal olarak zengin eserlerine ev sahipliği yapacak. Sergi, izleyicilere derinlikli ve düşündürücü bir deneyim sunmayı hedefliyor.