Yazılar

Sıcak hava ilaç dozunuzu da etkiliyor!

Aşırı sıcakların ve nemin adeta nefes aldırmadığı yaz günlerinde özellikle kalp hastalarının çok daha dikkatli olması gerekiyor. Zira vücut yüksek sıcaklıklarda ısısını dengeleyebilmek için daha fazla çalışırken bu durum kalbin iş yükünü artırıp kalp krizine yol açabiliyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ulaankhuu Batgerel “Yaz aylarında kalp krizi vakalarında artış görülmektedir. Yüksek sıcaklık ve nem, yeterince su tüketilmiyorsa vücudun susuz kalmasına neden olabilir. Bu da kanı daha yoğun hale getirerek kalbin daha fazla çalışmasına sebep olur. Ayrıca, sıcak hava kan damarlarının genişlemesine yol açarak tansiyon düşüklüğüne, baş dönmesine ve bayılmaya neden olabilir. Bu süreçler, kalbin oksijen ihtiyacını artırarak kalp krizini tetikleyebilir” diyor. Kalp hastalarının yaz aylarında bazı kurallara dikkat ederek sağlıklı bir yaz mevsimi geçirebileceklerini vurgulayan Dr. Ulaankhuu Batgerel, buna karşın toplumda bazı hatalı davranışların çok sık yapılabildiği ve bunun da kalp sağlığını tehlikeye atabildiği uyarısında bulunuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Batgerel yazın kalp sağlığını tehdit eden ve en sık yapılan 4 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Ulaankhuu Batgerel

Dr. Ulaankhuu Batgerel

  • Yeterince su tüketmemek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Özellikle bu aşırı sıcaklarda vücutta sıvı dengesini korumak son derece önemlidir. Günde en az 2-2.5 litre su tüketmek, dehidrasyonu (vücudun susuz kalmasını) önlemeye yardımcı olur ve kalp sağlığını korur. Aksi taktirde dehidrasyon, kanın yoğunlaşmasına neden olarak kalbin iş yükünü artırır ve kalp krizine yol açabilir. Bu nedenle, düzenli su tüketimi ihmal edilmemelidir.

  • Açık büfede diyeti göz ardı etmek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaz aylarında ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, sebze, meyve ve lif açısından zengin hafif ve sağlıklı besinler tüketmek kalp sağlığı için son derece önemlidir. Ancak özellikle yaz tatilinde açık büfede sunulan sınırsız yiyecekler ve içecekler nedeniyle diyet göz ardı edilerek tatlı, tuzlu, hamur işi ve şekerli/alkollü içecekler derken tehlikeye davetiye çıkarılabiliyor. Bu nedenle kalp sağlığını tehlikeye atmamak için dikkatli olmak ve ölçüyü kaçırmamak büyük önem taşıyor.

  • İlaç dozlarını ayarlamamak ve sıcağa maruz bırakmak: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ulaankhuu Batgerel “Kalp hastalarının pek çoğu ilaçların dozunun yaz aylarında doktor tarafından düzenlenmesi gerektiğini bilmiyor. Oysa yüksek sıcaklıklar, ilaçların etkinliğini azaltabiliyor ve kalp sağlığını riske atabiliyor. Bu nedenle mutlaka ilaçların doktor kontrolünde yaz şartlarına göre düzenlenmesi, ayrıca uygun koşullarda yani serin ve kuru yerlerde saklanması büyük önem taşımaktadır” diyor.

  • Yoğun fiziksel aktivite yapmak: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sıcak havalarda aşırı efor sarf etmek, kalp üzerinde aşırı baskı oluşturur ve kalp krizini tetikleyebilir. Bu nedenle aşırı efordan ve direkt güneş ışınlarından kaçınmak, serin yerlerde bulunmak, egzersizi sabah erken saatlerde veya akşam geç saatlerde yapmak hayati önem taşır. Bu kurallara dikkat edilerek vücut ısısı kontrol altında tutulabilir ve kalp üzerinde oluşan stres azaltılarak kalp sağlığı desteklenebilir.

Hacimli saçlara sahip olmanın yollar

We Are Paradoxx Volume Shampoo doğal içeriği ve tüm saç tiplerine uyumuyla dikkat çekiyor. Saçların nemli, ipeksi ve pürüzsüz görünümünü sağlıyor. İçeriğinde bulunan, nane saç köklerini uyarırken ginseng saçları güçlendiriyor. Aynı zamanda babassu yağı, matcha yeşil çayı ve İrlanda yosunu özü, saçların hafif ve ipeksi bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyor. Şampuan, paraben, plastik, parfüm, sülfat, mineral yağ ve toksin içermeyen içeriğiyle de öne çıkıyor.

Fiyat: 1.220 TL

We Are Paradoxx Volume Conditioner, %99 doğal içeriyle günlük kullanıma uyum sağlıyor. Saçları ağırlaştırmadan ipeksi bir parlaklık kazandıran saç kremi, içeriğindeki şerbetçiotu ve beyaz ısırgan sayesinde hacimli bir görünüm yaratıyor. Hindistan cevizi ve fındık yağı saça bakım yapıp beslerken, matcha çayı pürüzsüzlüğün anahtarını veriyor.

Fiyat: 1.390 TL

Saçlara hacim veren Volume Blow Dry Spray, %94 doğal içeriğiyle dikkat çekiyor. Sadece saç diplerine uygulanan sprey, fön öncesinde astar görevi görüyor ve saçlara hacim ve parlaklık kazandırıyor. Ayrıca saçların fön sırasında çabuk kurumasını önlerken, içeriğindeki beyaz ısırgan otu saçların daha sağlıklı görünmesini sağlıyor.

Fiyat: 1.390 TL

Hamburg’dan İstanbul’a uzanan bir hikaye

Netflix Almanya yapımı romantik komedi filmi She Said Yes*’in Türkiye’deki çekimlerine başlandı. Büyük bir kısmı Türkiye’de geçen ve Türk ekiplerle hayata geçirilecek film Hamburg’dan İstanbul’a uzanan bir hikayeyi konu alıyor.

Hamburg’da yaşayan Mavi (Beritan Balcı), Türkiye’deki gösterişli akrabalarının varlığını öğrenince hayatı iki farklı kültürün çatışmasıyla hızla sallanmaya başlar. Birdenbire kocaman, çılgın bir aileye, otoriter bir büyükanneye (Meral Perin) ve köklerine dair tamamen yeni bir bakış açısına sahip olur. Mavi, yaşadığı tüm değişimlerden sonra Hamburg’daki günlük yaşantısıyla İstanbul’daki göz kamaştırıcı dünyasını dengeleyebilecek mi? Yeni ailesine uyum sağlayabilecek mi, ya da uyum sağlamak istiyor mu gerçekten? Peki ya Mavi’nin erkek arkadaşı Can (Sinan Güleç) ile kurduğu gelecek planlarına ne olacak?

Çekimleri Hamburg ve Kapadokya’dan sonra İstanbul’da devam eden yeni Netflix filmi She Said Yes*’in oyuncu kadrosunda Beritan Balcı, Sinan Güleç, Serkan Çayoğlu, Katja Riemann, Caroline Daur, Cansu Tosun, Meral Perin ve Mehmet Ateşçi gibi isimler yer alıyor. Yapımını CB Medya ve Dark Bay’in gerçekleştirdiği, yapımcılığını Saner Ayar, Cengiz Çağatay, Nurhan Şekerci-Porst ve Faruk Özerten’in üstlendiği, senaryosunu İpek Zübert’in kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda Ngo The Chau’nun oturduğu filmin Hamburg çekimlerinden ise yönetmen Buket Alakuş sorumlu.

Her ağrı fibromiyalji mi?

Yaşam kalitemizi etkileyen, sosyal hayatımızı bölen, iş yaşamımızdaki performansımızı sekteye uğratan ağrıların, tanımının konulabilmesi tedavi süreci için çok önemli. Hemen hemen herkesin bir kas ağrısı ile başlayan ve vücudunun farklı noktalarını etkileyen ağrısı var. Peki bu ağrı miyofasiyal mi yoksa fibromiyalji mi? Yaygın ağrı ile seyreden, benzer belirtileri olsa da arasında bazı temel farklar bulunan miyofasiyal ve fibromiyalji ile ilgili merak edilenleri Liv Hospital Algoloji Uzmanı Prof. Kader Keskinbora anlattı.

Prof. Kader Keskinbora

Prof. Kader Keskinbora

MİYOFASİYAL AĞRI
Yumuşak dokuda hassasiyet gibi belirtilerle kendini gösterebilir

  • Miyofasiyal ağrı; kaslar ve bağ dokularında oluşan ağrı, sertlik ve hassasiyetle karakterize olan bir durumdur.
  • Yumuşak dokuda hassasiyet, kas sertliği ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler görülebilir.
  • Genellikle kaslarda önce gerginlik ve spazm olur ve bu durum aşırı kullanım, travma veya duruş bozuklukları gibi fiziksel nedenlerle daha da kötüleşerek uzun süreli ağrıya ve ağrı nedeniyle de hareket kısıtlılığına neden olur.
  • Kas içindeki gergin noktalara tetik nokta yani halk arasındaki tabiriyle kulunç denilmektedir. Bu noktalar küçük, sert nodül ve düğüm şeklindedir. Dokunulduğunda ve özellikle muayene sırasında daha fazla ağrıya neden olabilmektedir. Bu ağrıların uzun sürmesi kişinin ağrı sistemini de bozar ve daha fazla ağrıdan yakınmaya neden olur.
  • Özellikle boyun bölgesindeki kas spazmına bağlı baş ağrısı, çenede ağrı ve diş sıkma gibi bulgularda görülebilir

Miyofasiyal tedavi genellikle multidisipliner bir yaklaşım gerektirir

  • Miyofasiyal ağrı sendromunun yönetimi; semptomların hafifletilmesi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlar.
  • Fizik tedavi, masaj terapisi, egzersiz ve ağrı kesiciler önerilmektedir. Kişiye özgü bir tedavi planı oluşturmak gereklidir. Eğer kişinin ağrısı şiddetli yani akut dönemde ise tetik noktalara uygulanacak enjeksiyon tedavileri ağrıyı belirgin bir şekilde azaltır.
  • Tetik nokta enjeksiyonlarının temel amacı, kaslardaki gerginliği ve ağrıyı azaltarak, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve hareket kabiliyetini geliştirmektir.
  • Belirli bir tetik noktaya ince bir iğne aracılığıyla lokal anestezik (örneğin, lidokain) veya kortikosteroid (anti-enflamatuar etkisi olan bir ilaç) enjekte edilir. Ayrıca tetik noktalara ozon ve botoks da uygulanabilir. Bu enjeksiyonların etkisi kısa sürelidir. Son zamanlarda önerilen tetik noktalara radyofrekans akımı uygulamasıdır. Bu yöntemde 42 derecede ısıtılmış radyofrekans akımı özel bir iğne ve elektrod aracılığı ile tetik noktaların içine uygulanmaktadır. Bu yöntemin etkisi diğer tetik nokta enjeksiyonlarına göre ortalama 1 yıl gibi uzun sürmektedir.

FİBROMİYALJİ
Yorgunluk ve uyku bozuklukları ile gelen kronik ağrı sendromu

  • Yaygın vücut ağrısı, yorgunluk, uyku bozuklukları ve hassas tetik noktaları gibi belirtilerle karakterize edilen kronik bir ağrı sendromudur. Ağrı genellikle vücudun çeşitli bölgelerinde yaygındır. Özellikle belirli noktalarda (tetik noktaları) ağrı ve hassasiyet hissedilir. Ayrıca, yorgunluk, uyku bozuklukları, baş ağrıları ve konsantrasyon zorlukları gibi genel belirtiler de görülebilir.
  • Fibromiyalji tam olarak anlaşılamamış bir durumdur, ancak genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin etkileşimi rol oynayabilir.
  • Fibromiyalji genellikle bireyseldir ve her kişide farklı semptomlar ve şiddet düzeyleri gösterebilir.
  • Fibromiyalji genetik olarak heterojen bir hastalıktır, yani birçok genetik faktörün etkileşimi sonucu ortaya çıkar.
  • Genellikle fiziksel ve duygusal hassasiyeti olan kişilerde daha sık görülebilir. Stres ve kaygı, fibromiyalji semptomlarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir. Duygusal stres, vücuttaki kas gerginliğini artırabilir ve ağrıyı şiddetlendirebilir.
  • Fibromiyalji hastaları genellikle fiziksel aktiviteye karşı artan hassasiyet gösterirler. Aşırı egzersiz veya belirli hareketler fibromiyalji semptomlarını artırabilir.
  • Yapılan çalışmalar fibromiyaljiden yakınan kişilerde vücutta strese karşı ortaya çıkan serotonin ve noradrenalin gibi bazı hormonların daha az oranda olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak kişinin ruhunun hassasiyeti kasları oluşturan hücre düzeyinde de olduğu ve serotonin ve noradrenalin seviyelerinin yetersizliği, stres ve kaygılı durumlarda bu kişileri fibromiyaljiye daha yatkın kılmaktadır. Bu nedenledir ki fibromiyalji tedavisinde antidepresan ve antinöropatik ilaçlar, fibromiyalji semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Özellikle, serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar) ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) ve antinöropatik (gabapentinoidler) sıklıkla kullanılır. Bu ilaçlar, ağrıyı azaltabilir, uyku düzenini düzeltebilir ve genel ruh halini iyileştirebilir.

İpek gibi yumuşacık bir cilt isteyenlere

Yaz döneminde ve tatil sonrasında cildin nem dengesini korumak için nem takviyesi yapmak önem taşıyor. Avon, Jojoba Yağı ve E vitamini içeren Skin So Soft ürünü daha nemli hisseden bir cilt için yardımınıza koşuyor.

Skin So Soft Sprey Vücut Yağı; jojoba yağı ve E vitamini içeren formülü sayesinde cildin beslenmiş görünmesine ve hissetmesine yardımcı olurken, cildin pürüzsüz ve nemli hissetmesini sağlıyor.

Cilt tarafından hızla emilen* formülü sayesinde yağlı olmayan, nemli bir his bırakan hafif yapılı vücut yağını, duş sonrası veya ihtiyaç duyduğunuz her an bol miktarda, cildinize masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Cildinizi ipek gibi, yumuşacık yapacak Skin So Soft, avantajlı boyunun yanı sıra, taşınabilir seyahat boyu ile de dilediğiniz her an yanınızda.

Skin So Soft Jojoba Yağı İçeren Sprey Vücut Yağı 100 ml 99.99 TL

Skin So Soft Jojoba Yağı İçeren Sprey Vücut Yağı 150 ml 144.99 TL

Skin So Soft Jojoba Yağı İçeren Sprey Vücut Yağı ml 179.99 TL

Her baş dönmesi vertigo değil

Baş dönmesi ile seyreden ve günümüzde giderek yaygınlaşan Vertigo, çağın önemli hastalıkları arasında yer alıyor. Vertigonun tedavisi için doğru tanının çok önemli olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Baş dönmesi veya bayılma semptomları ile karıştırılmamalı. Vertigo hastalarında kendileri, çevreleri ya da her ikisi birden dönüyormuş hissi uyandıran rahatsız edici bir durum mevcuttur. Bazı durumlarda kişi, sadece bir yana doğru çekiliyormuş gibi hisseder. Denge kaybı sonucu yürüme ve sürüş güçlüğü oluşabilir” açıklamasında bulundu.

Vertigo; kısaca kişinin hem kendisinin hem de etrafınızdakilerin döndüğünü hissetmeye yol açan, sıklıkla bulantı ve denge kaybının eşlik ettiği bir yanılsama durumu olarak tanımlanabilir. Vertigoda kişinin kendisini boşlukta dönüyor, devriliyor, sallanıyor ya da düşüyormuş gibi hissedebilmesine yol açabileceğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Vertigo sıklıkla baş dönmesi olarak adlandırılmakla birlikte, hareket yanılsamasını ifade eden spesifik bir terimdir. Bütün vertigo durumlarında baş dönmesi olmakla birlikte, her baş dönmesi vertigo değildir” diye konuştu.

Prof. Dr. Ziya Saltürk

Prof. Dr. Ziya Saltürk

Dönme hissine eşlik eden bulantı, kusma ve denge kaybı belirtilerine dikkat edilmeli

Vertigonun iç kulağı ya da beynin denge ile ilgili bölümlerini etkileyen hastalıklardan kaynaklandığının altını çizen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Dönme hissine ek olarak, bulantı, denge kaybı, duyma veya görme ile ilgili problemler ve baş ağrısı görülebilir. Doktorlar sıklıkla kişinin problemi tarif etmesine dayanarak ve fiziksel muayene sonuçlarına göre tanı koyarlar, ancak bazen başka testler de gerekebilir. Bugün VNG testi ile hızlıca tanı koyup uygun tedaviye başlanması mümkün” dedi.

İlk vertigo atakları şiddetli olabilir

Vertigonun belirtilerini sıralayan Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Vertigo nöbeti sırasında hızlı bir şekilde tekrarlayan anormal göz hareketi ile karakterize nistagmus yani gözlerde bir yöne doğru hızlı titreme hareketi ve bazen daha yavaş bir şekilde orijinal pozisyona geri dönüş, bulantı ve bazen kusma görülebilir. İç kulak hastalıklarına bağlı vertigolarda bazen bu belirtilerin yanı sıra kulak çınlaması, ilerleyici duyma kaybı, etkilenen kulakta doluluk ya da baskı hissi de oluşabilir. İç kulak hastalıklarında ağırlıklı olarak çevre dönüyor hissi vardır. İlk ataklar genellikle şiddetli olur ve bulantı kusma eşlik edebilir” hatırlatmasında bulundu.

Mevsim dönüşleri ve stres vertigoyu tetikleyebilir

Vertigonun her yaşta görüldüğünü ancak ileri yaşı daha çok etkilediğini paylaşan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, “İç kulak kanalında kalsiyum partiküllerinin yer değiştirmesiyle meydana gelen ve iyi huylu ataklar halinde seyreden pozisyonel vertigo, baş dönmelerinin en sık sebebi. Başın aniden yukarı-aşağı hareket ettirildiğinde ya da yatakta dönerken oluşabilir. Sebebi bilinmemekle beraber, üst solunum yolu enfeksiyonu, mevsim dönüşleri, duygusal ve fiziksel stres gibi faktörler ile ataklar başlayabilir” dedi.

Vertigonun rahatsız edici bir durum olmakla beraber, semptomları saniyeler içinde geçen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ziya Saltürk, “Fakat bu saniyeler içinde geçen baş dönmeleri her baş hareketi ile tekrarlar ve araç sürme, iş makinesi kullanma gibi durumlarda ciddi bir risk oluşturabilir. Pozisyonel vertigo tedavisinde etkilenen kanalın bulunması halinde kanala yönelik manevra yapılabilir. Manevra ile etkilenen kristaller yerine oturtulmakta ve hızlı düzelme elde edilebilir. Pozisyonel vertigo hastalarında ilaçlar sistemi baskılayarak hastanın semptomunu kesiyor” şeklinde konuştu.

Arda Turan kendisi ile yüzleşti

Türk futbolun tarihine adını yazdıran Arda Turan’ın hayatından kesitlerin yer aldığı Arda Turan: Yüzleşme belgeseli 16 Ağustos’ta yayına giriyor.

Dünya genelinde sadece Prime Video üyeleri için özel olarak yayınlanacak.

Arda Turan: Yüzleşme belgeseli; Lewandowski – Unknown, Federer: Son On İki Gün, All or Nothing: Manchester City, Bayern Münih – Efsanenin Perde Arkası gibi; Prime Video’nun spor dünyasının başarılı isimleri ve takımlarıyla ilgili belgesellerinin en yeni üyesi olacak. Arda Turan: Yüzleşme belgeseli, 16 Ağustos’ta dünya genelinde sadece Prime Video üyeleri için özel olarak yayınlanacak.

Mor bebek sendromuna dikkat!

Hızlı nefes alıp vermeden emerken zorlanmaya, morarmadan çabuk yorulmaya, göğüs ağrısından bayılmaya… Bebeklerde ve çocuklarda yaşa göre değişik sinyallerle kendini belli eden doğumsal kalp hastalığı, bazen de hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor! Doğumsal kalp hastalığının bazen anne karnında da teşhis edilemeyebildiğini, bu nedenle dikkatli olmak gerektiğini belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Çevik “Aileler dünyada en değerli varlığımız olan çocuklarımız için doğumsal kalp hastalığı varlığını öğrendiklerinde doğal olarak büyük bir şok yaşayabiliyorlar. Ancak hastalık erken teşhis edildiğinde, günümüzde tedavi kolaylıkla yapılabiliyor. Aileler de yeterince bilgilendirildikleri taktirde hiçbir endişe ve panik yaşamadan gerekli tedavi programlarını uygulayarak bu durumu atlatabiliyorlar” diyor. Prof. Dr. Ayhan Çevik doğumsal kalp hastalığına karşı önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde doğumsal kalp hastalıkları anne karnında 16. haftadan itibaren Fetal Ekokardiyografi ile görülebilse de bazı durumlarda  hamilelik döneminde yapılan tarama ve testlere rağmen tespit edilemeyebiliyor! Bunun yanısıra kalp hastalıkları kalbin yedek rezervleri tükeninceye kadar da hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor! Her 100 bebekten birinin doğumsal kalp sorunu ile dünyaya geldiğini,  erken tespit edilen kalp hastalıklarının tedavisinin kolaylıkla yapılabildiğini belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Çevik sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak geç kalınan ve belirtiler ortaya çıktığında tespit edilen hastalıklarda ise tedavi zorlaşmakta ve komplikasyon ismini verdiğimiz tedaviden fayda görme oranı azalmaktadır. Bu nedenle sağlıklı bebek ve çocuk takiplerinizde kalp damar sağlığını ihmal etmemek çok büyük önem taşımaktadır” diyor. Günümüzde modern tıbbi cihaz ve tedavi yöntemleri sayesinde, erken dönemde teşhis edilen doğumsal kalp hastalıklarının kolaylıkla tedavi edilebildiğini, ameliyata gerek kalmadan anjiyo yöntemiyle de sorunun üstesinden gelinebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ayhan Çevik “Eğer yeterli bilgilendirme ve iletişim için zaman ayırılabilirse aileler hiçbir endişe ve panik yaşamadan gerekli tedavi programlarını uygulayarak bu durumu atlatabiliyorlar” diyor.

Prof. Dr. Ayhan Çevik

Prof. Dr. Ayhan Çevik

Anne karnında 16. haftadan itibaren teşhis imkanı!

Anne karnında 16. Haftadan itibaren Fetal  Ekokardiyografi ismi verilen tetkikle teşhis imkanı bulunuyor. Annenin karın cildi üzerinden gerçekleştirilen bu ultrason yöntemi sayesinde teşhis konulduktan sonra tespit edilen anormalliklere göre uygun tedavi programının başlatıldığını belirten Prof. Dr. Çevik sözlerine şöyle devam ediyor: Doğumsal kalp hastalığı tespit edilmesi durumunda peryodik takip, doğumun hazırlanması, doğumdan sonra ilk değerlendirmeler ve gerekli görüldüğünde ilk müdahaleler planlanmaktadır. Uygun tedbirler alınması ve programlı doğumların oluşturulması durumunda son derece başarılı ve yüzgüldürücü sonuçlarımız olmaktadır. Örneğin; doğum planlandığında kardiyoloji ve yoğun bakım ekipleri tüm hazırlıkları yaparak doğuma refakat etmekte ve gereken tüm müdahaleler anında uygulanmaktadır. Doğum sonrasında ise çok yakın izlem altında planlanan gerek anjio ve gerekse diğer operasyonlar güvenli bir şekilde uygulanmaktadır.”

Yaş gruplarına göre doğumsal kalp hastalığı belirtileri!

Tüm yaş gruplarında hiçbir belirti olmadan doğumsal veya edinsel kalp hastalığı bulunabildiğine dikkat çeken Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Çevik, çocuklarda  kalp hastalıklarının belirtilerinin yaş gruplarına göre değişebildiğini söylüyor. Prof. Dr. Çevik bu belirtileri şöyle açıklıyor;

  • Yenidoğan ve bebeklerde: Hızlı nefes alıp verme, emerken zorlanma, aralıklı sık emme isteği, yeterli kilo alımı olmaması, morarma, huzursuzluk
  • Süt çocuğu ve oyun çocuklarında: Yukardaki belirtilere ek olarak büyüme gelişme geriliği, efor aktiviteleri ile ortaya çıkan şikayetler, çabuk yorulma
  • Okul çocukları ve ergenlikte (püberte): Göğüs ağrısı, çarpıntı, çabuk yorulma, nefes açlığı hissetme, bayılma

Bebeğiniz ağlarken ağız içi ve dili morarıyorsa!

Yenidoğan ve bebeklerde doğumsal kalp hastalıklarının belirtilerinden biri olan ve halk arasında ‘Mor bebek sendromu’ olarak bilinen morarma ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Ayhan Çevik şöyle konuşuyor: “Bebeklerde morarma, tıbbi olarak ağız içi ve dilde ortaya çıkan renk koyuluğunu ifade etmekte ve kandaki oksijen değerinin düşmesi sonucu olmaktadır. Bu durum kalp hastalıklarında olduğu gibi akciğer hastalıklarında da görülebilir. Tipik morarma ile ortaya çıkan kalp ve damar hastalıklarında akciğere kan taşıyan kalp odacıkları veya damarlarda hastalıklar tespit edilmektedir. Morarma gözlenmesi durumunda vakit kaybedilmeden sebebinin ortaya konması gerekmektedir. En kritik sebepler kalp ve damar hastalıkları olmakla birlikte; kalp dışı (solunum sistemi, norolojik gibi)  nedenlerle de olabilir. Kardiyolojik nedenler ekokardiyografi ismini verdiğimiz testler ile kolayca anlaşılabilir.”

Nefiye Dilbay’dan iddialı aşk şarkısı “Rüzgara Aşık”

Nefiye Dilbay yeni teklisi “Rüzgara Aşık”ı müzikseverlerin beğenisine sundu. Sahne çalışmalarına da ara vermeden devam eden Dilbay 2023 yazında “Bir Var Bir Yok” teklisi ile müzik dünyasına iddialı bir giriş yapmıştı. Yükselişini sözü ve müziği Zeki Güner’e ait “Rüzgara Aşık” ile devam ettiriyor.

Modern düzenlemesinin yanı sıra yüksek tempolu dinamik davul ve bas sesleri ile de öne çıkan parçanın düzenlemesinde Celil Yavuz imzası var. Türkçe pop’un duygusal melodilerinin hissedildiği parçanın mix ve mastering’ini ise IMS üstlendi. Okan Mavzer yönetmenliğinde kliplenen “Rüzgara Aşık”ta Dilbay’ın Özgür Yüksel stylinginde giyindi.

“Rüzgara Aşık” tüm dijital platformlarda yayında, klibi ise NetD kanalında!

Orhan Taylan eserleriyle anıldı

Orhan Taylan eserleriyle anıldı

Bodrum’un gözde sanat merkezlerinden Merqezart, üç sanatçının eserlerine ev sahipliği yaptı. Yoğun katılım gören sergide katılımcılar, üç ayrı salonda eserleri görme fırsatını buldu. Güliz Baydemir ve Gazi Sansoy’un eserlerinin yanı sıra, 2023 yılında vefat eden usta sanatçı Orhan Taylan da eserleriyle anıldı. 18 Temmuz’da ziyarete açılan sergi, 24 Ağustos tarihine kadar sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek.