Yazılar

Murat Pilevneli dünya evine girdi

Pilevneli Galeri sahibi Murat Pilevneli, yine kendisi gibi sanat galerisi sahibi Senem Özgören ile dünya evine girdi.

Eski manken ve oyuncu Tuba Ünsal ile evliliği ile magazin dünyasına giriş yapan Murat Pilevneli daha sonra cemiyet hayatının renkli isimlerinden Aslı Pamir ile beraber olmuştu. Sürpriz bir şekilde Aslı Pamir’den ayrılan Pilevneli, arkadaşlar arasında yapılan sade nikah ile Özgören Galeri’nin sahibi Senem Özgören ile hayatını birleştirdi.

Morini 12. Yılını müdavimleri ile kutladı

Zorlu Center’ın en popüler mekanı Morini, 12. yılını müdavimleri ile kutladı. Kutlama için hazırlanan mekân, Morini’nin çok sevilen lezzetleriyle taçlandı. Büyük ilgi gören davete iş, sanat ve cemiyet dünyasından isimler katıldı.

Yıllar içinde katlanarak büyüyen müdavim kitlesi ve zengin menüsüyle günün her saatinde ilgi gören Morini, 12 yılda biriken anıları özel konuklarıyla çok özel bir buluşma eşliğinde kutladı.

Geceye özel hazırlanan menü ve kokteyller konuklardan tam not alırken, Dj Engin Yelkenci müzikleriyle konuklara unutulmaz anlar yaşattı.

TheLifeCo’nun 20.yıl kutlamaları devam ediyor

TheLifeCo Holistic Wellbeing, kuruluşunun 20. yılını İstanbul’da düzenlediği özel bir etkinlikle kutladı. İş ve sanat dünyasından önemli isimlerin katıldığı etkinlikte, ilham verici konuşmacıların katkılarıyla “sağlıklı ve iyi yaşam” konusunda çeşitli söyleşiler düzenlendi.

Etkinlikte ayrıca sağlıklı yaşam alanında bir dünya markası haline gelen TheLifeCo Wellbeing’in 20 yıllık başarı hikayesine ve global pazarlara yönelik yeni yatırımlarına ilişkin detaylar da paylaşıldı.

Bodrum ve Antalya’daki Türkiye merkezlerinin yanı sıra Tayland’ın Phuket kentindeki tesisiyle hizmet veren TheLifeCo, 2025 yılında Mısır ve Karayipler’de açılacak iki yeni merkez ile sağlıklı yaşam ağını genişletme kararı aldı.

TheLifeCo Holistic Wellbeing Kurucusu Ersin Pamuksüzer, şirketlerinin 20. yıl etkinliğinde yaptığı konuşmada, kendi hayat yolculuğunu ve şirketinin kuruluş hikayesini paylaşarak, global bir “iyilik hali” felsefesi geliştirdiklerini söyledi.

Mısır ve Karayipler’deki merkezler

Mısır’ın Sharm El Sheikh bölgesinde Dreams Group iş birliğiyle hayata geçirilecek yeni merkez, Şubat 2025’te kapılarını açacak.

Karayipler’in gözde adası St. Lucia’da konumlanacak diğer merkez ise bölgenin ilk bütünsel sağlık merkezi ve St. Lucia’daki 200 dönüm arazisi ile Aila Resort’un odak noktası olarak 2025 yılında hizmet vermeye başlayacak.

Ali Teoman Germaner “ALOŞ: Dün, Bugün, Yarın”

Ali Teoman Germaner’in 1950’lerden günümüze uzanan çalışmalarını bir araya getiren “ALOŞ: Dün, Bugün, Yarın” sergisi 4 Ocak’ta CerModern’de kapılarını açıyor.

Türk sanatının usta isimlerinden Ali Teoman Germaner’in, nam-ı diğer ALOŞ’un, 1950’lerden günümüze kadar uzanan sanat yolcuğunu kapsamlı bir şekilde ele alan “ALOŞ: Dün, Bugün, Yarın” sergisi, 4 Ocak – 30 Mart 2025 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

Burak Fidan’ın küratörlüğünde gerçekleşen sergi, Germaner’in zaman ve bellek üzerine görsel düşüncelerini heykeller, resimler, baskılar, özgün ALOŞNAME desenleri ve Reotek işbirliğiyle gerçekleştirilen multimedya yerleştirmesiyle izleyiciye sunacak.

Markanın kuruluşunu sanat ile kutladı

Sanat ve kişisel gelişim markası Be Inanna’nın kurucularından Aslı Akyazıcı, markanın kuruluşunu ve yeni yılı anlamlı bir etkinlikle kutladı. Sanat, sosyal sorumluluk ve dostluk temalarının bir araya geldiği bu özel organizasyon Ruzy Gallery’de düzenlenen sergi ile başladı.

Sergide çağdaş sanat dünyasının önemli isimlerinden Feride Çelik ve Çağatay Odabaş’ın eserleri sanatseverlerle buluştu. Katılımcılar bu sanatsal deneyimin ardından Salazar’da düzenlenen özel bir akşam yemeğinde keyifli bir atmosferde bir araya geldi. Bu özel etkinlik sanatın toplumsal faydaya dönüştürülmesine katkı sağlamak amacıyla “İyilik İçin Sanat Derneği” yararına düzenlendi. Bu anlamlı etkinlik, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü vurgularken, aynı zamanda Be Inanna’nın topluma olan katkı misyonunu pekiştiriyor.

Aslı Akyazıcı bu özel gece ile ilgili duygularını şöyle dile getirdi; “Sanat ve sosyal sorumluluğu bir araya getirerek yeni yılı dostlarımızla kutlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu etkinlik markamızın değerini ve topluma katkı hedeflerimizi yansıtıyor”.

Yılın son kahvaltısında buluştular

Kısmet By Milka başarılarla dolu 15. yılına, Design House’ta gerçekleşen çok özel bir kahvaltı davetiyle veda etti.

Kısmet By Milka kurucusu ve baş tasarımcısı Milka Karaağaçlı İnce ve psikolog Derya Özdemir ev sahipliğinde gerçekleşen davette konuklar, kahvaltı buluşmasının keyfini çıkardıktan sonra Milka Karaağaçlı İnce liderliğindeki Design House turuna katıldı ve yılbaşı ruhunu hissetti. Bu çok özel kahvaltı davetinin konukları arasında cemiyet, iş, sanat ve medya dünyasından isimler yer aldı.

Keyifli geçen kahvaltı ardından mücevherin psikolojiye olan etkilerini Derya Özdemir’den dinleyen konuklar, ardından Milka Karaağaçlı İnce liderliğinde Design House turuna katıldı.

2024’de en çok konuşulan kadın oyuncuları!

2024’te yapılan X paylaşımlarını (Twitter) mercek altına alan MTM Medya Takip Merkezi, yılın X’te en çok konuşulan kadın oyuncularını tespit etti. 20 milyona yakın paylaşıma konu olan Sıla Türkoğlu’nun birinci olduğu listede Simay Barlas ikinci, Dolunay Soysert ise üçüncü sıraya yerleşti.

Evde dizi film izleme alışkanlığının daha da pekiştiği ve kişisel izleme deneyiminin zirveye çıktığı 2024’te yüksek prodüksiyon kalitesi ve hikayeleriyle izleyicilerin ilgisini çeken yerli yapımlar, en çok kadın oyunculara yaradı. Özellikle fanlar tarafından yıl boyunca diziler hakkında sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve tartışmalar hem ilgili yapımların izleyici kitlesini genişletti hem de bu yapımlarda yer alan oyuncuların çokça konuşulmasını sağladı.

Peki, 2024’te en çok hangi kadın oyuncular konuşuldu? İşte MTM Medya Takip Merkezi’nin X platformu (Twitter) üzerinden yaptığı araştırma sonucunda ortaya çıkan “2024’ün En Çok Konuşulan Kadın Oyuncuları” listesi:

İLK 20’DE YER ALAN KADIN OYUNCULARLA İLGİLİ 54 MİLYONU AŞKIN İÇERİK PAYLAŞILDI

Sıla Türkoğlu: 19 milyon 900 bin içerikle en çok konuşulan kadın oyuncu oldu. Show TV’de yayınlanan Kızılcık Şerbeti dizisinde Doğa Korkmaz karakterini canlandıran Sıla Türkoğlu, yıl boyunca rol aldığı dizilerdeki performansıyla büyük beğeni topladı. Özellikle dram türündeki yapımlarda sergilediği güçlü oyunculuk, sosyal medyada geniş yankı buldu.

Simay Barlas: 4 milyon 923 bin 400 içerikle en çok konuşulan kadın oyuncu listesinin ikinci sırasına yerleşti. Star TV’de yayınlanan Sen Ağlama İstanbul dizisinde Şehrazat karakterini canlandıran Simay Barlas, romantik komedi türündeki dizilerdeki enerjik ve samimi performansıyla dikkat çekti. Hayranları tarafından sosyal medyada sıkça konuşuldu.

Dolunay Soysert: 4 milyon 36 bin 400 içerikle en çok konuşulan üçüncü kadın oyuncu oldu. Fox TV’de yayınlanan Yabani dizisinde Neslihan Soysalan karakterini canlandıran tecrübeli oyuncu Dolunay Soysert, yıl boyunca farklı projelerde yer alarak geniş bir izleyici kitlesine hitap etti. Özellikle tiyatro sahnesindeki performanslarıyla adından sıkça söz ettirdi.

Rojbin Erden: 3 milyon 585 bin 800 içerikle en çok konuşulan dördüncü kadın oyuncu oldu. Fox TV’de yayınlanan Yabani dizisinde Asi karakterini hayat veren genç yetenek Rojbin Erden, yeni nesil dizilerdeki başarılı performansıyla dikkat çekti. Sosyal medyada genç izleyiciler tarafından yoğun ilgi gördü.

Beril Pozam: 3 milyon 575 bin 800 paylaşım ile en çok konuşulan beşinci kadın oyuncu oldu. Star TV’de yayınlanan Yalı Çapkını dizisinde Suna karakterini canlandıran Beril Pozam, yılın en popüler dizilerinden birinde başrol oynayarak büyük bir çıkış yaptı. Performansı ve karakteriyle izleyicilerin gönlünde taht kurdu.

Cemre Arda: 3 milyon 242 bin 500 paylaşımla en çok konuşulan altıncı kadın oyuncu oldu. Kanal 7’de yayınlanan Rüzgârlı Tepe dizisinde Zeynep karakterine hayat veren Cemre Arda, dram ve aksiyon türündeki yapımlarda sergilediği başarılı performanslarla adından sıkça söz ettirdi.

Afra Saraçoğlu: 3 milyon 240 bin 400 içerikle en çok konuşulan kadın oyuncular listesinin yedinci sırasına yerleşti. Star TV’de yayınlanan Yalı Çapkını dizisinde Seyran karakterini canlandıran Afra Saraçoğlu, romantik dram türündeki dizilerdeki etkileyici performansıyla sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Özge Yağız: 2 milyon 376 bin 200 paylaşıma konu olan isim, en çok konuşulan sekizinci kadın oyuncu oldu. ATV’nin final yapan dizisi Safir’de Büşra Kalkan Saruhanlı karakterine can veren Özge Yağız, yıl boyunca rol aldığı projelerdeki başarılı performanslarıyla dikkat çekti ve sosyal medyada sıkça konuşuldu.

Su Burcu Yazgı Coşkun: 1 milyon 937 bin 800 paylaşımla listede dokuzuncu oldu. ATV’nin final yapan dizisi Kardeşlerim’de Asiye Eren karakterini canlandıran genç oyuncu Su Burcu Yazgı Coşkun, çocuk oyuncu olarak başladığı kariyerinde önemli bir çıkış yaparak geniş bir hayran kitlesi edindi.

Miray Daner: 1 milyon 616 bin 800 paylaşımla en çok konuşulan ilk on kadın oyuncu arasına girmeyi başardı. Fox TV’de yayınlanan Hudutsuz Sevda dizisinde Zeynep karakterine hayat veren Miray Daner, yıl boyunca farklı projelerdeki başarılı performanslarıyla sosyal medyada sıkça gündeme geldi.

Ayrıca, ATV’nin Kardeşlerim dizisinde Süsen karakterini canlandıran Lizge Cömert, 1 milyon 550 bin 500 içerikle, yine aynı dizide Aybike Eren karakterini canlandıran Melis Minka ise 1 milyon 144 bin 700

Keremcem’i ilk defa böyle gördünüz

Keremcem’in 11 yıl sonra yayımladığı 6. stüdyo albümü “6”nın üçüncü video klibi “Bizi Unutma” şarkısına çekildi. İran’ın en sevilen besteci ve şarkıcılarından Mohsen Yeganeh’in “Behet Ghol Midam” şarkısına, Keremcem, yazdığı Türkçe sözler ve kadife sesiyle yeniden hayat veriyor. Düzenlemesi Alper Erinç tarafından yapılan şarkının klibi bir reenkarnasyon hikayesini anlatıyor. Video klipte Keremcem’e son zamanlarda yıldızı giderek yükselen yetenekli oyuncu Yağmur Yüksel eşlik ediyor.

Yönetmenliğini Amerikalı Türk yönetmen Can Kâtipzâde ve Özge Mine Kâtipzâde’nin ve görüntü yönetmenliğini Can Katipzâde’nin yaptığı klibin hikayesi Keremcem’in fotoğrafçı dedesi Halit Tezer’in, vefatından hemen önce Keremcem’e yaşadığını Keremcem’e anlattığı bir olaydan esinlenilmiş. Görsel zenginliği yüksek, film tadındaki klipteki tüm olaylar, tarihle günümüz arasındaki zamansal döngülerle anlatılıyor. Klip iki günde Sirkeci garı, sokakları ve tarihi Orientbank Otel’de çekildi.

Onur Özaydın “Her karakteri özel kılmak hayalim”

Onur Özaydın, “Prens” dizisindeki Orion karakterinden sahnede Haluk Bilginer ile paylaştığı anlara, tiyatro tutkusundan müziğe uzanan yolculuğunu Pause Dergisi için anlattı: “Her karakteri özel kılmak hayalim.”

Röportaj: Nazan Ortaç

Onur Özaydın

‘Prens’ dizisinde canlandırdığınız Orion karakteri, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Orion’ı bu kadar özel kılan neydi sizce? 

Orion bir komutan olsa da aslında içinde hiçbir kötülük barındırmayan, kalbi temiz bir karakter. Kan görmeye dayanamayan komutan mı olur (gülüyor)? “Ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey” cümlesini şiar edinmiş biri olduğu için, düştüğü durumlar seyirciye sempatik geliyor galiba.

Dizinin üçüncü sezonunda Orion’ı nasıl bir yolculuk bekliyor? İzleyicilere neler vaat ediyorsunuz? 

Dizinin üçüncü sezonunun çekimlerine çok yakında başlayacağız ama henüz senaryo elimize ulaşmadı. Biz de merakla bekliyoruz.

‘Prens’ dizisindeki ekiple nasıl bir çalışma ortamınız var? Sette yaşadığınız unutulmaz bir anı paylaşabilir misiniz? 

Ekip birbirini çok seven insanlardan oluşunca ve herkes iş disiplinine sahip, işinin ehli insanlar olduğunda tadından yenmez bir ortam çıkıyor ortaya. Hepsinin eline emeğine sağlık. Anıma gelince; maalesef benim bindiğim atın bana hükmettiği sahneyi unutamıyorum. Tersi olması gerekiyordu sanki (gülüyor).

Onur Özaydın

Birbirinden farklı projelerde yer aldınız. Bu kadar farklı türdeki yapımlarda oynamak size nasıl bir oyunculuk perspektifi kazandırdı? 

Bir oyuncunun belki de en çok istediği şeydir yer aldığı projelerin birbirinden farklı olması. Son dönemde ‘Yargı’da oynadığım Osman ile ‘Prens’te oynadığım Orion gerçek hayatta karşılaşsalar arkalarına bakmadan zıt yönlere koşarlar muhtemelen (gülüyor)… O yüzden çok şanslı hissediyorum.

Haluk Bilginer ile ‘Kral Lear’ oyununda sahne almak nasıl bir deneyimdi? Ondan öğrendiğiniz ve sizi etkileyen en önemli şey neydi? 

Haluk abi ile oynamak benim en büyük hayalimdi. Gerçekleştiği için çok mutluyum. Ondan öğrendiğim en güzel şey; dünyanın en zor mesleğini yapmadığımızı unutmadan, bu işin bizim için bu kadar önemli olmasının sebebinin, başka hiçbir mesleği yaparak aynı derecede mutlu olamayacağımız gerçeğini bilmek. Ve o heyecan devam ettiği sürece her oyunun, her karakterin tadını çıkarmak.

Tiyatro, kariyerinizde nasıl bir yere sahip? Diziler ve tiyatro arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? 

Tiyatroya 21 yıl önce, yani 18 yaşında başladım ve o zamandan beri hiçbir dönem uzak kalmadım. Kalmayı da düşünmüyorum diyelim. Bir oyuncunun en salt, en sade halini görürsünüz tiyatroda. Seyirci ile bire bir göz temasında bulunmak dünyanın en heyecan verici şeylerinden biri. Dizi ya da sinema projelerinde de her zaman faydasını gördüm tiyatro kökenli olmamın. İş ahlakı ve disiplini ile ilgili her şeyi tiyatroda geçirdiğim zamana borçluyum.

Müzik, sizin için bir hobi olmanın ötesinde bir ifade biçimi gibi görünüyor. Gitar çalıp şarkı söylerken nasıl bir ruh hali içinde oluyorsunuz? 

Müzik, hayatımın bir yerinde hep oldu. Lisede ilk gitarımı aldığımdan beri en iyi arkadaşlarımdan biri oldu müzik. Yaptığım şarkıları insanlarla paylaşmak istediğim için son dört yılda, sözü ve müziği bana ait dört şarkı paylaştım. Eğer becerebilirsem, kendi şarkılarımdan oluşan mini bir albüm yapmak istiyorum.

Oğlunuz Uzay’ın sanata ya da oyunculuğa bir ilgisi var mı? Onunla vakit geçirirken en sevdiğiniz aktiviteler neler?

Uzay algıları çok açık, zeki bir çocuk. Annesi aynı zamanda drama eğitmeni olduğu için onun derslerine de gidiyor. Oyunculuğa bir yatkınlığı olduğu kesin. Muzip bir çocuk. Ama şu an futbol daha önde gibi… Uzay’la en çok futbol oynamaktan keyif alıyoruz. Hatta üzerine konuşmaktan da. Beraber maçlara gitmek en büyük zevkimiz. Onun dışında, eğlenceli soru-cevap oyunlarımız var. Canımın içi işte…

Hayalinizde canlandırmak istediğiniz özel bir karakter var mı? 

Hayalimde özel bir karakter yok. Hepsini özel kılmak olabilir diyelim.

Onur Özaydın

Genç oyunculara tavsiyeleriniz neler? Bu sektörde başarılı olmak için nelere dikkat etmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz? 

Gençler bol bol oyun okuyup, tiyatroya gitsinler. Sahneye ne kadar yakın olurlarsa donanımları o kadar artar. İlk iş ajansa yazılmak değil, kendini geliştirmek olmalı. Bu topraklarda çoğu insanın kumaşı oyunculuğa çok elverişli. İsteyip de başaramayacakları şey yok. İnansınlar ve çalışsınlar, gerisi gelir.

“Birlikte oynamaktan inanılmaz keyif alıyorum”

Şu anda ‘Üçü Bir Arada’ oyununda Cem Davran ve Celil Nalçakan ile sahne alıyorsunuz. Bu oyunun sizin için önemi nedir? Bu ikiliyle çalışmak nasıl bir deneyim? 

Cem abi de Celil de oynamaktan inanılmaz keyif aldığım müthiş oyuncular. Bir oyunun kulisi bu denli güzel değilse, sahnede uzun yıllar oynanması mümkün değildir. Kalplerinin temizliği sanatlarına yansıyor. İyi ki beraberiz. Bu bir oyundan fazlası oldu her zaman. Üçümüz için de durum böyle.

Hatırlatma: Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı ‘Üçü Bir Arada’ oyunu, 20 Ocak Pazartesi, saat 20:30’da İstanbul Sahne Dragos’ta seyirciyle buluşacak.

Rolls-Royce 2024 yılında özel üretimde rekor kırdı

2024’te Rolls-Royce’un Bespoke Kolektifi’nde tasarımcılar, mühendisler ve zanaatkarlar bir araya gelerek bugüne kadar görülmüş en yaratıcı ve iddialı sanat eserlerini hayata geçirdi.

Müşteri siparişleri son derece karmaşık, elle boyanmış ve işlenmiş sanat eserleri, paslanmaz çelik ve altın dolgular, zarif ışıldayan boya kaplamaları ve çok daha fazlasını içeriyordu. Mükemmellik arayan ve müşterilerinin hayalleriyle yönlendirilen Rolls-Royce zanaatkarları, Spirit of Ecstasy’den ilham alarak 869.500 dikişten oluşan eşsiz grafikler yarattı. Kültürel sembolleri deri, ahşap ve kumaş gibi malzemelerin tuvali üzerinde ölümsüzleştirdi. İnce bir şekilde işlenmiş coachline motiflerinden iç tasarımın tamamına yayılan büyük ölçekli sanat eserlerine kadar, Rolls-Royce Bespoke Kolektifi bir kez daha lüksün sınırlarını zorladı.

Her Rolls-Royce otomobili sahibinin özel üretim siparişi için bir tuval niteliğinde olduğunu belirten Chris Brownrigde (Rolls-Royce Motor Cars Chief Executive); “Bu yıl, müşterilerimizin hayal gücünün, yaratıcılığının ve hırsının genişliğiyle bir kez daha hem mutlu olduk hem de zorlandık. Bu sayede Bespoke Kolektifimizin deha ve vizyonunu sergileme fırsatını yakaladık.” dedi.

PHANTOM SCINTILLA

Dünyada yalnızca 10 örnekle sınırlı olan bu muazzam Özel Koleksiyon, Spirit of Ecstasy’nin manevi güzelliğini, zarafetini ve mirasını kutluyor.

İç mekan, Spirit of Ecstasy’nin ifade gücünden ilham alarak devam eden bir grafik oluşturmak için 869.500 dikişle işlendi. Heykelciğin kendisi 1910’da orjinal maskotu sipariş vermesi için ilham veren Yunan heykeli Samothrake Kanatlı Zaferi’ndeki Parian mermerini andıran benzersiz seramik kaplamaya sahip.

Merkezdeki başyapıt, Celestial Pulse Gallery (Göksel Nabız Galerisi), Spirit of Ecstasy’nin geçici varlığını yakalayan bir eser. Bu sanat eseri, Spirit of Ecstasy figürüyle aynı seramik kaplamayla kaplanmış her biri ayrı ayrı işlenmiş yedi şeritten oluşuyor. Yukarıda, Bespoke Işıklı Tavan Döşemesi, Spirit of Ecstasy’nin uçuşan elbisesinden ilham alarak tasarlanan 1500 fiber optik yıldız içeren bir animasyona sahip.

BLACK BADGE GHOST CITY LIGHTS

Bu sipariş, sadece Birleşik Krallık için özel olarak yaratılıp, Işıklı Fasya, Londra’nın kuş bakışı panoramasını yeniden yaratan bir Bespoke tasarımına sahip.  Grafik, uçağın gece inişe geçerken şehre yaptığı son yaklaşımda görülen heyecan verici manzaradan ilham alınarak tasarlandı. Desen, her biri el ile yerleştirilen 8372 lazerle işlenmiş ışıkla oluşturulup, Piano Siyahı kaplama yüzeyine tek tek yerleştirildi.

CULLINAN SERIES II – INSPIRED BY ROSE

Bu zarif ve son derece sanatsal sipariş, Rolls-Royce’un evinin bulunduğu Goodwood’daki avluda yetişen ve dünyada hiçbir yerde bulunmayan Phantom Rose’dan ilham alınarak tasarlandı.

Bespoke tasarımcıları, stilize edilmiş bir gül motifi yarattı. Bu motif ön ve arka koltuk başlıklarındaki ince nakışa dönüştürüldü ve özenle elle boyanmış Coachline’a dahil edildi.

PHANTOM GOLDFINGER

Rolls-Royce, James Bond filmi Goldfinger’ının 60. yılını kutlamak için adını taşıyan kötü karakterin 1937 model Phantom III Sedanca de Ville’ne son derece detaylı bir saygı duruşu niteliğinde tasarım yarattı.

Bespoke uzmanları, orjinal otomobilin ünlü siyah ve sarı dış kaplamasına sadık kalarak modeli yeniden yarattı ve filmin önemli sahnelerine atıfta bulunan yaratıcı özellikler ekledi. Bunlar arasında, Auric Goldfinger’ın 007 ile ünlü golf maçında kullandığı sopadan ilham alınarak tasarlanan altın golf sopası ve orta konsolda sergilenen 18 ayar altın renkli hız formu yer alıyor.

SPECTRE LUNAFLAIR

Amerika Birleşik Devletleri’nden titiz bir müşteri tarafından sipariş edilen Spectre Lunaflair, ay halkası adlı optik fenomenden ilham alıyor. Bu fenomen, yüksek irtifadaki buz kristallerinden geçen ay ışığının, ayın etrafında parlak bir halka oluşturmasına dayanıyor.

Bu görseli yakalamak için, uzmanlar bir yıl boyunca, sadece sipariş veren müşteri için ayrılmış eşsiz bir holografik boya kaplaması geliştirdi. Büyüleyici ‘gökkuşağı’ etkisi, ince magnezyum florür ve alüminyum pullarıyla harmanlanmış inci parlaklığında katman da dahil olmak üzere yedi kat vernik uygulayarak elde edildi. Böylece düşük ışıkta derin bir metalik etki yaratılırken parlak güneş ışığında gökkuşağı tonlarında canlı bir renk patlaması oluşuyor.

GHOST EXTENDED SERIES II – THE ENCOUNTER

Bu zarif Ghost Extended Series II, kurucularının 4 Mayıs 1904’te bir araya gelişlerinin 120. yıl dönümünü kutlamak amacıyla tasarlandı. Bu kutlama amaçlı sipariş, koltuk başlarındaki baş harfler, C-Pillar üzerindeki imzalar ve kuruluş tarihlerini simgeleyen coachline motifindeki tarihi tarihler dahil olmak üzere Charles Rolls ve Henry Royce’a dair birçok göndermeyi içeriyor.

PHANTOM YEAR OF THE DRAGON

Shangai Özel Ofis aracılığıyla sipariş edilen bu olağanüstü Phantom Extended, 2024 Lunar Yeni Yılı’nı kutlamak amacıyla tasarlandı ve 10 Şubat 2024’te başlayan Çin Yılı’nı onurlandırdı.  İç mekan, Guochao adı verilen, Uluslararası miras ve Çin kültürel geleneklerini harmanlayan yükselen trendin güzel bir örneği olarak, geleneksel bir ejderha sembolünden ilham alarak özenle işlenmiş detaylarla tasarlandı.

Guochao adı verilen tasarımlar arasında, ön yolcu panelinde elle boyanmış benzersiz bir sanat eseri, koltuk başlarındaki ejderha nakışları, coachline motifleri ve Bespoke Starlight Tavan Kaplaması’nda 677 ‘yıldız’ kullanılarak yapılan, ilk kez bir ejderhanın tasviri yer alıyor.