Yazılar

40 yaş civarında, açık tenliyseniz, fazla kilonuz varsa, dikkat!

Sindirim sisteminin önemli bir parçası olan safra kesesinde oluşan taşlar; şişkinlik, karında rahatsızlık hissi ve dolgunluk gibi hazımsızlık sorunlarıyla ilk sinyalleri veriyor. Her safra kesesi taşının ameliyat gerektirmediğine dikkat çeken Acıbadem Kartal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Gönenç “Safra taşları bir sebep değil bir sonuçtur. Esas sorun taşın kendisi değil, safra kesesinin hasta olmasıdır” diyerek safra taşları konusunda toplumda yanlış bilinen doğruları anlattı.

Prof. Dr. Murat Gönenç

Prof. Dr. Murat Gönenç

Safra taşı yalnızca safra kesesinde olur: Taşlar, safra kesesi dışındaki safra yollarında da oluşabiliyor. Safra sistemini bir ağaca benzeterek anlatan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Gönenç, küçük ve orta boy dallarının karaciğerin içinde, büyük dallarının ve gövdesinin karaciğerin dışında yerleşik olduğunu söylüyor. Safra kesesi de karaciğerin dışında yer alan safra yollarının bir parçasını oluşturuyor. Safra ağacı karaciğerde üretilen safranın geçici olarak depolanarak bağırsağa aktarılması görevini üstleniyor. Bu ağacın herhangi bir bölgesinde safra taşı oluşsa da büyük bir kısmı safra kesesinde gelişiyor.

Safra taşı sadece yaşlılarda görülür: Safra taşları her yaş grubunda görülebiliyor. Ancak yaş ilerledikçe risk artıyor. 40 yaşından sonra görülme sıklığı yükseliyor. Bunun yanı sıra obezite, genetik yatkınlık ve bazı kronik hastalıklar da safra taşı oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.

Safra taşı her zaman şikayete neden olur: Safra taşları her zaman belirti vermediğinden şikayete de yol açmayabiliyor. O nedenle rutin kontroller sırasında bazen tesadüfen tespit edilebiliyor. Safra taşlarında en sık görülen şikayet ise şişkinlik, karında rahatsızlık hissi ve dolgunluk gibi hazımsızlık sorunları oluyor. Acil durumlarda, sağ omuza ve sağ kürek kemiğinin altına doğru yansıyan şiddetli karın ağrısı, ateş ve sarılık gibi şikayetler görülüyor. Ultrasonografi ile kolayca tanı konulsa da safra ağacının diğer kısımlarındaki taşlar ve şüphe duyulan diğer hastalıkların teşhisi için bazı ek tetkikler gerekebiliyor.

Safra taşları belirtilerden hemen anlaşılabilir: Safra taşlarına bağlı hastalıkların şikayetleri mide, pankreas ve bağırsak hastalıkları ile akut apandisit, kalp krizi ve böbrek taşı gibi diğer hastalıkların belirtileri ile karışabiliyor.

Safra taşları sadece kadınlarda görülür: Kadınlar, erkeklere göre daha yüksek risk altında olsalar da safra taşları erkeklerde de görülebiliyor. Eski tıp kitaplarında safra taşlarının en sık 40 yaş civarı, açık tenli ve kilolu kadınlarda görüldüğüne dair bilgiler olduğunu,“4F (forty, female, fairy, fat)” şeklindeki İngilizce kısaltmaya sık rastlandığını belirten Prof. Dr Murat Gönenç, “Gerçekten de kadınlık hormonları, yaş ve obezite safra taşı gelişimi açısından iyi bilinen risk faktörleridir. Özellikle gebelik sürecinin ve bazı doğum kontrol ilaçlarının safra taşı oluşumunu tetiklediği net olarak gösterilmiştir” diyor. 

Safra taşı düşürülebilir: Safra kesesi taşları böbrek taşları gibi düşürülemiyor. Taşlar, kesenin içinde hareket edebiliyor, ancak kendiliğinden düşmeleri mümkün olmuyor. Bol su içmek de böbrek taşlarında olduğu gibi düşmelerini sağlamıyor. 

Safra taşı sadece yağlı yiyeceklerden kaynaklanır: Beslenme önemli bir faktör olsa da safra taşlarının tek sebebi değil. Safra taşlarının da kendi içlerinde tipleri bulunuyor ve her bir safra taşı tipinin oluşum mekanizması birbirinden farklı. Batı tipi beslenme, yani et ağırlıklı yemek tüketilen ülkelerde en sık görülen safra taşları kolesterol taşları oluyor.

Safra taşları ilaçla veya bitkisel yöntemlerle eritilebilir: Bilimsel olarak kanıtlanmış bir ilaç veya bitkisel tedavi yöntemi bulunmuyor. Mevcut tedavi seçenekleri arasında en etkili yöntem laparoskopik cerrahi ile safra kesesinin alınması oluyor. 

Safra kesesi alınırsa sindirim bozulur: Safra kesesi olmadan da vücut safra üretmeye devam ediyor. Ameliyat sonrası bazı gıdalara karşı hassasiyet gelişse de bu durum, genellikle zamanla düzeliyor. Safra kesesinin yokluğu ne erken ne de geç dönemde ciddi bir sorun teşkil etmiyor. 

Safra taşı olan herkes mutlaka ameliyat olmalıdır: Her safra taşı tedavi gerektirmiyor. Şikayet oluşturmayan safra taşları medikal olarak takip ediliyor. Ancak bazı özel durumlarda (büyük taşlar, bağışıklık sistemi zayıf hastalar vb.) belirti olmasa bile ameliyat önerilebiliyor. Safra kesesi taşlarında tedavi için mutlak gerekçe kişinin safra taşlarına bağlı şikayetlerinin olması veya daha önce safra taşlarına bağlı bir hastalık geçirmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Gönenç; safra kesesi taşlarının tesadüfen saptandığı hastalarda tedavi önerilen belli başlı durumları şöyle açıklıyor: “Safra taşı oluşumu ile seyreden kan hastalıkları, başka nedenle karın cerrahisi planlanan hastalar, yaşadıkları yer veya işleri nedeniyle acil sağlık hizmetine ulaşması zor olan kişiler (kırsal bölgelerde yaşayanlar, sık seyahat edenler, askerler, denizciler, vs.), bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar veya hastalıklar, nakil hastaları, doğurganlık çağında olan ve gebelik düşünen kadınlar, safra kesesi taşı 2 cm’den büyük olan bireyler, safra kesesi duvarında kireçlenme, safra kesesi taş ile dolu olan kişiler. Safra kesesinden farklı olarak, safra ağacının başka kısımlarında yer alan taşlar için şikayet olsun ya da olmasın, mutlaka tedavi önerilir”

Ameliyatta yalnızca taşların alınması yeterlidir: Safra taşı ameliyatlarında yalnızca taşlar değil, kese tümden alınıyor.  Selim safra kesesi hastalıklarında bilimsel olarak ispatlanmış en iyi tedavi yöntemi “laparoskopik kolesistektomi” yani kapalı yöntemle safra kesesinin bütünüyle çıkarılması oluyor. Prof. Dr. Murat Gönenç; ameliyat yöntemi ile ilgili şu bilgiler veriyor: “Esas sorun taşın kendisi değil, safra kesesinin hasta olmasıdır. Bu nedenle, safra kesesinin içini açıp sadece taşları almak şeklindeki bir tedavi yöntemi bilimsel olarak kabul edilebilir değildir. Taş eritme ve kırma tedavilerinin uzun dönemde başarısız olmalarının nedeni de budur. ‘kapalı yöntem’ olarak bilinen, laparoskopik olarak yapılan safra kesesi ameliyatı küçük kesilerle yapılır. Ameliyat sonrası ağrı ve rahatsızlık hissi azalır, hasta normal hayata hızlıca dönebilir.”

Nisan 2025 burç yorumları

Koç

Nisan’la birlikte boyunca çevrenizdeki şeyler sakinleşecektir. İş konusunda, önceki oldukça heyecanlı olaylarla karşılaştırıldığında önemli ölçüde pasif ve gerileme durumunda olacaksınız. Bu dönem boyunca Koçları hak edilmiş dinlenme bekleyecek. Aile tatilleri veya sağlıklı hafta sonlarını sabırsızlıkla bekleyebilirsiniz.

Boğa

Nisan ayındaki başlıca olay, esasen burçlara göre kişisel gelişimi ilgilendiriyor. Kendinizi bir kavga ya da anlaşmazlık içinde bulduktan sonra gözleriniz nihayet açılacaktır. Başkalarına karşı davranışınızın değişmesi gerektiğini göreceksiniz. Çok fazla inat sizi tartışmalara itebilir. Etkili olması için Boğa tüm bunları tek başına gerçekleştirmek zorundadır.

İkizler

Nisan ayında ilişkinizde bazı yanlış anlama veya sorunlar olabilir. Özel olarak ciddi bir şey olmasa bile bu durumu hafife almamalısınız. İnatçı olmayın. Diğer görüşleri dikkatle dinleyin ve yalnızca kendinizinkine değil, diğer çözümlere de açık olun. İkizler bu yolla çeşitli sorunları önleyebilir.

Yengeç

Nisan ayında pozitif enerji saçacaksınız ve bunu çevreye de yayacaksınız. Bu nedenle Yengeç burcunun sosyal ilişkileri sürdürmesi çok kolay olacak. Aşkınızla karşılaşmak, bunun yanı sıra kariyerinizde çok değerli olabilecek ilginç temaslar elde etmek, fakat aynı zamanda sadece boş zamanınızı değerlendirmek için de büyük bir şansa sahipsiniz.

Aslan

En zor zamanlarda ailenizden yardım bekleyebilirsiniz. Ruhunuzu beslemenin yolunu bulurlar. En sevdiklerinize onlara minnettar olduğunuzu gösterin ve iyiliklerine karşılık verin. Bunların kıymetini bilmemek, hoş olmayan yanlış anlamalara yol açar. Aslanlar eşleri ile tekrar uyumlu olmayı başarıyorlar. Nisan ayında yıldızlar istikrarlı bir konumdadır.

Başak

“Nisan’daki hava nedeniyle kendinizi keyifsiz ve depresif hissediyorsanız, ailenizin ya da en yakın arkadaşınızın yakınlığını arayın. Kesinlikle kendinizi izole ederek “”köşenize çekilmeyin””. İnsanlar ruhunuzu besleyebilirler. Başak’ın kişiliği geliştikçe ve daha da olgunlaştığında yavaş ama emin adımlarla istikrarlı bir döneme girecektir.”

Terazi

Sevgiliniz yine de sizi suçlarsa, agresif olmayın ve sadece hatalarını işaret etmeyin. Her şeyden önce kendi hatalarınızı düşünün. Kendinizi kötü hissederseniz, aileniz bu Nisan ayında size yardımcı olacak ve destekleyecektir. İşte Teraziler’in yararlı tavsiyeler ve anlayış bulabileceği yer burasıdır.

Akrep

Nisan istikrarlı bir dönem olacak. Yıldızlar nihayet ideal bir konuma geldi ve sonunda dalgınlığınız sona erdi. Kariyerinize daha fazla zaman ayıracaksınız ve daha verimli olacaksınız. İş temponuzu geliştireceksiniz. En çalışkan meslektaşları bile Akrep’i yakalarken sorunlar yaşayacaklar.

Yay

Nisan’da işinizden keyif alacaksınız. Zaman çok hızlı geçecek ve geç saatlerde çalışmaya bile aldırış etmeyeceksiniz. Buna rağmen Yay burçları ailelerini ve en yakın arkadaşlarını ihmal etmemelidir. Sizi seven insanlar böyle yüksek bir çalışma temposu belirlediğinizi görmekten hoşlanmazlar. Dinlenmeye çalışın, rahatlamak ve aile yemeği için vakit ayırın.

Oğlak

Nisan’da ne yazık ki bazı problemler ortaya çıkabilir. Bu, iş arkadaşları ya da işverenler arasındaki uyuşmazlıklar, çalışma yerinin değişmesi ya da acilen çözülmesi gereken önemli bir görev ile ilgili olabilir. Her türlü durumda da yoğun olacaksınız. Bu zamanlarda bile Oğlak burcu, strese yenik düşmemeli ve sadece kendisi için vakit ayırmalıdır.

Kova

Kova burcu Nisan’da kariyerinde yine başarılı olacak, bu onları geliştirip büyütecek. Kesinlikle kendinizi pasifliğe bırakmayın. Üstleriniz işinizde gösterdiğiniz belli bir standarda alıştı ve bunu hala sizden bekliyorlar. Diğer yandan, tanıdıklarınıza ve ilişkilerinize daha fazla zaman ayıracaksınız.

Balık

Son zamanlarda çok fazla stres yaşadınız. İşyerindeki şartlar tam dikkatinizi gerektiriyor. Bu burç yorumlarına göre Nisan ayında durumlar sakinleşecektir. Nihayet dinlenmek için zamanınız olacak ve boş zamanınızı istediğiniz şekilde geçireceksiniz. Bu dönem Balık burcu için çok uyumlu olacak.

Sağlığım elverdiği sürece benden sonraya kalıcı eserler bırakmak istiyorum

Pause Sanat ve Pause Dergi olarak sanat röportajlarımıza devam ediyoruz. Sanat denilince akla gelen ilk isimler arsasında yer alan Art Galerim sahibi ve sanat menajeri Özlem Alıcı’nın bu ayki konuğu sanatçı Özkan Elagöz oldu. Sanata dair tüm sorularımızı tüm içtenliği ile cevaplarken yeni sergisi hakkında bilgi verdi.  Keyifle okumalar…

Özkan Elagöz

Çağdaş eserlere yönelme eğiliminiz ne zaman başladı? Ve nasıl geçtiniz?

Sanat hayatıma 2000 yılında geleneksel sanatlarımızdan ebru ile başladım. Çini ve Seramik objelere ebru sanatını yapabilen dünyadaki ilk sanatçıyım. Yıllar içinde geleneksel sanatlardaki belli kurallar ve kalıplar beni kendimi daha özgür hissettiğim çağdaş sanatlara yöneltti. Bu alanda bana ait bir tekniği oluşturmam uzun yıllarımı aldı. 2018 yılından bu yana çağdaş sanat eserleri üretiyorum. Birtakım kurallara bağlı kalmaksızın özgürce yapılan eserlerden oldukça keyif aldığım için bu alanda eser vermeye devam ediyorum.

Şu anki kişisel serginiz “İZ”e gelene kadar ne tür işler yaptınız?

Eserlerimde güçlü hikayeleri olan işleri üretiyorum. Karyalılar serisinde Bodrumda yaşamış Karya halkının bitkiler ile tedavi alanında kullandıkları bitkisel tedavi yöntemlerini, yaptıkları ilaçların Koca Karya İlaçları iken günümüze nasıl KOCA KARI ilaçları olarak geldiklerini anlatmıştım. Çok keyifli bir sergiydi, unutamam… Pandemi döneminde evlere hapsolduğumuz günlerde bizlere yol arkadaşı olsun diye sahiplendiğimiz kedilerin Mısırlılar tarafından nasıl evcilleştirilip Dünyaya yayıldıklarını da Bastetler serisi ile anlatmaya çalışmıştım. Dönem dönem karma sergiler ve sanat fuarları ile de izleyiciler ile farklı hikayeleri olan eserlerimle buluşmaya devam ediyorum.

Özkan Elagöz

“İZ” bize neler anlatıyor?

İZ bize 80 li, 90 lı yıllardaki çocukların mahalle kültürünü anlatıyor. Betonlaşmanın ve çarpık kentleşmenin bu denli yaygın olmadığı o günlerde oyun alanların çokluğu ve mevsimsel oyunların oynana geldiği o yıllarda kışın kar yağdığında bir çocuğun ( o çocuk benim ) kar üzerine çişini yaparken içindeki sanat duygusunu ortaya çıkarmak için bıraktığı İZ leri anlatıyor.

Özkan Elagöz

Gelecekten beklentileriniz neler?

Sağlığım elverdiği sürece benden sonraya kalıcı eserler bırakmak, bu ve benzeri eserlerin entellektüel bakış açısının gelişerek değerlerine sahip çıkan koruyup kollayan bir Ülke olduğunu görmek en büyük arzum ve beklentim.

Bakım zamanı

Enbe Orkestrası’nın kurucusu ve müzik dünyasının sevilen ismi Behzat Gerçeker, yoğun sahne temposuna kısa bir ara vererek Esteworld Altunizade Cerrahi Kompleksi’nde cilt bakımı ve kişisel bakım uygulamalarıyla yenilendi. Klinikte kişisel bakım yaptıran Gerçeker, Şirket CEO’su Burak Tuncer’i de ziyaret etti.

Görünümüne her zaman özen gösteren usta müzisyen, sahnedeki enerjisini sağlıklı bir cildin de desteklediğini belirterek, “Müzik kadar kendimize de özen göstermek önemli” dedi.

Anber Onar “in case…”

Sanatçı Anber Onar’ın “in case…” isimli yeni sergisi, Kıbrıs’ın önde gelen çağdaş sanat galerilerinden Art Rooms Galeri’de açıldı!

Sanatçının farklı tekniklerle ürettiği yeni çalışmalarını bir araya getiren sergide enstalasyon, fotoğraf, kolaj, video, heykel ve resim gibi çeşitli disiplinlerden eserler yer alıyor. Küratörlüğünü Oya Silbery’nin üstlendiği sergi toprak, savaş ve göç meselelerinden tanınma ve aidiyet sorunlarına; kimlik, beden ve birey temalarından özgürlükler, kısıtlamalar, hafıza, unutma, bakış ve iktidar ilişkilerine uzanan geniş bir kavramlar yelpazesinde şekilleniyor.

Sergi, 16 Mayıs 2025 tarihine kadar pazar hariç her gün 13.30 – 20.30 saatleri arasında Art Rooms Galeri’de ziyaret edilebilir.

Sağlıklı beslenme takıntısı!

Son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik farkındalığın arttığını belirten uzmanlar, ancak bazı kişilerin bu durumu takıntı haline getirebildiğini söylüyor.

Ortoreksiya Nervoza olarak adlandırılan bu bozukluğun, kişinin gününün büyük bir kısmını en saf ve doğal yiyecekleri araştırmaya ve hazırlamaya ayırmasına neden olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kişiler katı ve kısıtlayıcı diyetler uygularlar. Dışarıda yemek yeme konusunda yoğun bir kaygı duyarlar.” dedi. Bu durumun sosyal izolasyona neden olabildiğini de aktaran Aytop, özellikle mükemmeliyetçi ve obsesyonel düşünce yapısına sahip bireylerde sık görüldüğünü vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, Ortoreksiya Nervoza olarak adlandırılan sağlıklı beslenme takıntısı hakkında açıklama yaptı.

Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop

Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop

Sağlıklı beslenmeye çalışmak iyi ama…

Son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik farkındalığın arttığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Sosyal medyada ve televizyon kanallarında veya bir araya gelen kişiler arasında sık sık sağlıklı beslenmenin ne kadar değerli olduğu konuşuluyor.” dedi.

Bir açıdan sağlıklı beslenmeye çalışmanın, bunun hakkında sohbet etmenin ve içerikler izlemenin iyi bir şey olduğunu ifade eden Aytop, “Bir taraftan da bazı bireyler bu sağlıklı beslenme durumuna karşı aşırı bir takıntı geliştirebiliyor. Kişi sürekli sağlıklı beslenme konusunda araştırma yapıyor. ‘Nasıl en sağlıklı, en saf, en doğal yiyeceği bulabilirim’ diye sürekli kafa yoruyor. Gününün belirli bir kısmını hatta belki çok uzun bir kısmını bu konuya ayırabiliyor. Bu noktada takıntılı boyuta varan bir ‘sağlıklı beslenmeye çalışma’ mücadelesi ortaya çıkıyor. Buna da ‘Ortoreksiya Nervoza’ diyoruz.” açıklamasını yaptı.

İkili ilişkiler bozulabiliyor, sosyal izolasyona neden olabiliyor

Ortoreksiya Nervoza’nın en belirgin semptomunun, kişinin gününün önemli bir kısmını saf ve doğal beslenmeye yönelik araştırmalar gerçekleştirmesi ve bu yiyecekleri hazırlamaya ayırması olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kişiler katı ve kısıtlayıcı diyetler uygularlar. Dışarıda yemek yeme konusunda yoğun bir kaygı duyarlar. Çünkü dışarıda yemek yerlerse, daha sonrasında suçlu hissedebilecekleri yiyecekleri yiyebilirler. Onlara göre sağlıksız olan yiyecekleri yemek durumunda kalabilirler.” dedi.

Bu durumda olan kişilerin sosyal hayatlarında bazı zorluklar yaşayabildiklerini aktaran Aytop, şunları söyledi:

“Kişi herhangi bir restorana veya kafeye gidiyor, orada bir şeyler yiyip içmiyor. Yerse suçluluk duyuyor ya da kendi yiyeceğini içeceğini götürüyor. Bu durumda ‘en iyisi gitmeyeyim’ diye düşünebiliyor. Bu da bir noktadan sonra sosyal izolasyona yol açabiliyor. Bu durumdan mustarip olan kişiler bir taraftan da çevrelerinin de o şekilde beslenmesi için baskıda bulunabiliyorlar. Tabii ki bu da onların kişiler arası ilişkilerine zarar verebiliyor.”

Tedavi, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmalı

Ortoreksiya Nervoza’nın tedavisine multidisipliner bir şekilde yaklaşılmasının çok değerli olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bir taraftan beslenme ve diyetetik alanında bir uzmandan ve psikoterapi tarafından destek almak; bir taraftan da gerekli görülmesi halinde bir psikiyatrist desteği almak sürece olumlu bir şekilde tesir edecektir. Elbette aile ve sosyal destek de bu süreçte çok değerli olacaktır.” şeklinde konuştu.

Mükemmeliyetçi bireylerde sıklıkla görülebiliyor…

Ortoreksiya Nevroza ve sosyal medya ilişkisine de değinen Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu konu hakkında sosyal medyada çok fazla içerik var. Sağlıklı beslenmeye yönelik hangi gıdaların daha sağlıklı, hangilerinin sağlıksız olduğuna yönelik paylaşım bombardımanına maruz kalıyoruz. Dolayısıyla sosyal medyanın tabii ki bir etkisi var ama buradaki tek faktörün sosyal medya olduğunu söyleyemeyiz.” dedi.

Psikolojik ve biyolojik yatkınlıkların, sosyal faktörlerin birçok mekanizmanın bu bozukluğun oluşmasında devreye girdiğinin altını çizen Aytop, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ortoreksiya Nervoza mükemmeliyetçi bireylerde ve obsesyonel düşünmeye yatkın kaygılı bireylerde sık görülen bir durum. Ayrıca dansçılar, sporcular ya da modeller gibi belirli vücut formunu korumak durumunda olan bireylerde yaygın bir şekilde görülebilir.”

Toplumdaki hatalı bilgiler meme kanserinde erken teşhisi önleyebiliyor!

Meme kanseri dünya genelinde ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. Üstelik meme kanserinin giderek daha yaygın rastlandığına dikkat çekiliyor. Dünya Sağlık Örgütü 2022 yılı verilerine göre; dünya genelinde her yıl 100 bin kadından yaklaşık 47’sinde, Türkiye’de de 46’sında meme kanseri teşhis ediliyor. Bu rakam, Türkiye’de her yıl 20 bini aşkın kadının meme kanseriyle mücadele etmesi gerektiğine işaret ediyor.  Ayrıca, meme kanseri dünya genelinde ve ülkemizde kadınlarda kansere bağlı ölümler arasında da ilk sırada yer alıyor. Acıbadem  Kartal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, eskiden genellikle 50 yaş ve üzerindeki kadınlarda görülen meme kanserinin son yıllarda 35, hatta daha genç kadınlarda bile yaygınlaştığına dikkat çekerek, “Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, stres ve çevresel etkenler meme kanserinin genç kadınlarda görülme sıklığında artış olmasının başlıca nedenlerini oluşturmaktadır” diyor.  Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan,  bu rakamlara bakıp ümitsizliğe kapılmamak gerektiğine işaret ederek, “Zira, günümüzde erken teşhis edildiğinde meme kanseri tedavisinde başarı oranı yüzde 90’ın üzerine çıkmaktadır. Bu sayede pek çok kadın sağlığına kavuşabilmekte ve yaşam kalitesini koruyabilmektedir. Unutmayalım ki meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır” diyor. Ancak toplumda meme kanseriyle ilgili doğru sanılan yanlış inanışlar, kadınların doktora başvurmasını geciktirebiliyor ve bu nedenle tedavinin başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, toplumda meme kanseri hakkında doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Doç. Dr. A. Enes Arıkan

Doç. Dr. A. Enes Arıkan

Meme kanseri sadece ileri yaşta görülür. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, meme kanseri risk faktörlerine bağlı olarak, genç yaş grubundaki kadınlarda da gelişebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, son yıllarda 35 yaş altındaki kadınlarda meme kanserinin daha yaygın görüldüğüne işaret ederek, “Bu yüzden aile hikayesi,  genetik taşıyıcılık ve aşırı stres gibi risk grubunda olan genç kadınların 25-30 yaşından itibaren düzenli olarak klinik meme muayenesi ve görüntüleme (Ultrason, MR) taramaları yaptırmaları önemlidir” diyor.

Ailede meme kanseri yoksa risk yoktur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanseri sadece ailesinde kanser öyküsü olan kadınlarda görülmüyor. Kadınların yüzde 85-90 gibi büyük bir kısmı aile öyküsü olmasa bile bu hastalığa yakalanıyor. Zira, yaşam tarzı, hormonlar ve çevresel faktörler de meme kanseri riskini artırabiliyor.

Meme kanseri erken evrede mutlaka belirti verir.  YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan,  meme kanserinin erken evrede belirti vermeyebileceğini vurgulayarak, “Bu nedenle sadece elle muayene değil, düzenli mamografi ve ultrason gibi taramalar gereklidir. Erken evrede teşhis edilen meme kanseri tedavi şansını büyük ölçüde artırmaktadır” diyor. 

Mamografi zararlıdır ve kansere yol açar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanserinin erken teşhis edilmesinde en etkili yöntemlerden biri olan mamografi düşük dozda radyasyon içerse de sağladığı fayda, zararından çok daha fazla oluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, “Dolayısıyla her kadının hiçbir yakınması olmasa bile 40 yaşından itibaren her yıl düzenli olarak mamografi çektirmesi yaşamsal önem taşımaktadır” bilgisini veriyor.

Bitkisel ürünler meme kanserini tedavi edebilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bilimsel olarak kanıtlanmamış bitkisel ürünler meme kanserini tedavi edemiyor.  Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, tıbbi tedavi yöntemleri yerine bitkisel ürünlere yönelmenin tam aksine hastalığın ilerlemesine yol açabildiği uyarısında bulanarak, “Zerdeçal, çörek otu yağı, keten tohumu ve yağı gibi bazı bitkiler halk arasında sıkça kullanılmaktadır. Ancak bunlar meme kanserini tedavi etmez. Hatta, keten tohumu bazı meme kanserlerini kötüleştirebilir. Bunun sonucunda kanserin ilerlemesi nedeniyle meme korunamaz, hatta ameliyat ile tedavi edilemez hale gelebilir” diyor.

Genç yaşlarda görülen kitle her zaman iyi huyludur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Doç. Dr. A. Enes Arıkan, memede ele gelen kitlenin her zaman kanser habercisi olmasa da mutlaka bir meme cerrahı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Özellikle genç yaşta ele gelen sertlikler, memenin sıvı dolu kesecikleri veya fibroadenom dediğimiz iyi huylu kitleleri olabilir. Ancak meme kanseri günümüzde genç yaştaki kadınları da tehdit etmektedir. Dolayısıyla, hangi yaş grubunda olursa olsun kadınların memede kitle fark ettiklerinde geç kalmadan hekime başvurmaları çok önemlidir” diyor.

Meme kanseri ameliyatı kanserin yayılmasına neden olur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, “Ameliyat, meme kanserinin yayılmasına yol açmaz; aksine kanserli dokunun vücuttan uzaklaştırılması için gereklidir” diyor. Erken teşhisle yapılan ameliyatlar sayesinde meme kanserinin kontrol altına alınabildiğini belirten Doç. Dr. A. Enes Arıkan, gecikildiğinde ise kanserin yayılma riskinin arttığına dikkat çekiyor.

Meme kanserinde meme mutlaka alınmalıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Günümüzde gelişen cerrahi yöntemler sayesinde meme koruyucu veya protezli ameliyatlar yapılabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. A. Enes Arıkan, “Meme kanseri erken teşhis edildiğinde, tümör sadece etkilenen bölgeden alınır ve bu sayede meme dokusu korunabilmektedir. Dolayısıyla meme kanserinde erken tanı büyük önem taşımaktadır” diyor.

Silikon meme protezleri kansere yol açar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bilimsel araştırmalar, silikon meme protezlerinin meme kanseri riskini artırmadığını gösteriyor. Protezlerin düzenli kontroller yapıldığı takdirde güvenle kullanılabileceği uzmanlar tarafından belirtiliyor. Ayrıca memede protez olması mamografi gibi rutin kontrollerin yapılamayacağı anlamına gelmiyor.

Sütyen giymek meme kanserine neden olur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sütyen kullanımının meme kanseriyle bağlantısı olduğuna dair bilimsel bir kanıt mevcut değil. Dar sütyenler kan dolaşımını etkileyebilse de kansere yol açmıyorlar. Ancak, sağlıklı bir kan dolaşımı için rahat sütyenler tercih etmek ve uzun süre aşırı sıkı sütyen kullanmaktan kaçınmak gerekiyor.

Naz Şeker’le Sanat Dolu Serüven

Çağdaş Sanatın genç yeteneklerinden Naz Şeker üretim yaptığı Beşiktaş Nispetiye, My Charmy Studiıo’da sanat tutkunlarını ağırlıyor.  Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yetenek sınavını birincilik ile kazanan Naz Şeker seramik ve cam bölümünden yine dereceyle mezun olduktan kısa bir süre sonra kendi atölyesini kurdu. 7’ den 70’ e herkesin seramik, resim ve heykel gibi sanat dallarını deneyimlediği atölyesi My Charmy Studiıo’da Şeker ‘insanların tutku dolu bir sanat serüvenine çıktığı, hayal gücünün gerçeğe dönüştüğü sihirli dokunuşlarla kendini keşfettiği ve buna şahit olmanın mutluluğu eserlerin en güzeli’’ dedi.

İyilikte buluştular

Brands and More, geçtiğimiz gün Swissotel The Bosphorus İstanbul’da unutulmaz bir etkinliğe imza attı. Fashion Wonderland temalı bu eşsiz alışveriş festivali, çok sayıda ünlü ismin katılımı, renkli sahneler ve keyifli sohbetlerle dolu dolu geçti.

Aslı Özdemir’in organizasyonuyla ve Romu Ristorante’nin katkılarıyla TOÇEV yararına gerçekleşen bu anlamlı etkinlik, çocukların eğitimine de katkı sağladı. Gaok Events’in özenle hazırladığı; misafirlere Harikalar Diyarı konseptiyle alışverişin kapılarını açan Fashion Wonderland, alışverişi sosyal sorumlulukla birleştiren özgün yapısıyla yoğun ilgi gördü.

Demet Şener: “Ben Şov Yapmam”

Demet Şener, Fashion Wonderland etkinliğinde yine dikkatleri üzerine çekti. Basın mensuplarının sorularını içtenlikle yanıtlayan Şener, oğlunun babası İbrahim Kutluay’ı geçip geçmeyeceğiyle ilgili soruya net bir cevap verdi: “Geçecek değil, oğlu babasını geçti bile.” dedi.

Geçtiğimiz hafta eski eşi İbrahim Kutluay’ın -5 derecede denize girdiği anları sosyal medyada paylaşması büyük yankı uyandırmıştı. Bu konuyla ilgili soruları da yanıtlayan Şener:” “Görmemek mümkün değil, sosyal medyada her yerde yayılmıştı.” dedi.  Muhabirlerin “Siz o soğukta denize girer miydiniz?” sorusuna ise çarpıcı bir yanıt verdi: “Ben yeri ve şartları uygunsa girerim. Yani o anki ruh halime bağlı. Şov yapmam.”

Gün Boyu Süren Söyleşiler Yoğun İlgi Gördü

Etkinlikte; Ayşe Tolga,  Adil Yıldırım, Mehmet Yıldırım, Nefise Karatay,  Derin Mermerci,  Feyza Civelek gibi birçok ünlü isim söyleşiler gerçekleştirdi. Keyifli sohbetleri ve ilham veren paylaşımlarıyla etkinliğe renk katan konuklar, pek çok konuda hayatlara dokundu.

Brands and More’un kurucusu Aslı Özdemir’in, Derin Mermerci ile birlikte kestiği pasta, günün en eğlenceli anlarından birini oluşturdu. Ayrıca Aslı Özdemir sanatçı Tuğba Özerk ile yakın bir zamanda yeni bir projeye başlayacaklarının müjdesini de verdi.

Etkinliğe katılan isimler, Harikalar Diyarı’nda benzersiz bir alışveriş ve sosyalleşme deneyimi yaşarken, bu anlamlı organizasyonun bir parçası olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Bu özel etkinlik, sosyal sorumluluk ve alışverişin büyülü bir atmosferde buluştuğu, ilham veren bir deneyim olarak hafızalarda yerini aldı.

Dünyanın en ilginç otelleri

Klasik otel konaklamalardan sıkılan gezginlere dünyanın en ilginç mimarili otellerini sizler için derledik. Bakalım sizlerde ilginç bulacak mısınız?

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Dünyanın en ilginç otelleri

Patates Otel

Potato Hotel – Idaho ABD

Ülke çapında başarılı bir kampanyanın ardından Idaho Patates Komisyonu, patates şeklindeki devasa reklamını bir otele dönüştürdü.

“Büyük oyna ya da eve git” popüler sloganına sadık kalarak, Amerikan eyaleti Idaho, mümkün olan her yerde benzersiz aromalı patateslerini beklenmedik yaratıcı şekillerde gururla sergiliyor. Idaho, patatesleriyle büyük gurur duyuyor ve hatta bunları araç plakalarında bile tanıtıyor.

Altı tonluk yumru, Idaho’ya yerleşmeden önce Amerika Birleşik Devletleri’ni dolaştı. Çelik ve betondan yapılmış dev içi oyulmuş patates, Boise’den arabayla otuz dakika uzaklıkta bulunuyor ve içeriden keşfedecek maceraperest misafirleri bekliyor.

12 feet (3,5 metre) genişliğinde ve yüksekliğinde, 28 feet (8,5 metre) uzunluğunda olan bu yumru, popüler çevrimiçi oda ve ev kiralama platformu AirBnB’de kiralanabiliyor.

Dünyanın en ilginç otelleri

Habitas AlUla Hotel

Habitas Al Ula Hotel – Al Ula – Suudi Arabistan

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman, ülkesini petrol sonrası dönemin zorluklarının üstesinden gelmek için bir yolculuğa çıkardı. En büyük görevlerden biri, Suudi Arabistan’ı daha önce yabancı (Müslüman olmayan) insanların ziyaret etmesi en zor yerlerden biri olan bir turist merkezi haline getirmekti.

Çölde mil yüksekliğinde kuleler ve fütüristik doğrusal şehirler gibi bazı iddialı mimari planlar var. Ancak, daha gerçekçi projeler zaten tamamlandı. Bunlardan biri, UNESCO’nun eşsiz doğal miras alanı olan Ashar Vadisi’nde bulunan Habitas AlUla tatil köyü.

Tesisin 96 çevre dostu villası, aralarında bolca alan olacak şekilde kayalık araziye yayılmıştır. Bu, kanyonun nefes kesen manzaralarının tadını tam bir gizlilik içinde çıkararak lüks bir deneyim yaşamanızı sağlar. Diğer misafirlerle sosyalleşmek istediğinizde, o kadar gerçeküstü görünen ve bir film setini andıran olağanüstü açık havuzu ziyaret edebilirsiniz.

Çevreye duyarlı bir şekilde inşa edilen 96 villanın her biri, çevredeki doğal yaşam alanlarının renklerini kullanarak uyum sağlıyor.

Dünyanın en ilginç otelleri

Hotel Terrestre

Hotel Terrestre – Puerto Escondido – Meksika

Güzel brutalizm? Bir oksimoron gibi geliyor. Ancak Grupo Habita’nın Mexico City merkezli mimar Alberto Kalach ile iş birliği ve onu çevreleyen süper havalı Puerto Escondido’nun doğal güzelliği söz konusu olduğunda öyle değil.

Hotel Terrestre’nin yapısı yerel bölgeden temin edilen malzemeler kullanılarak inşa edilmiş ve enerji kaynağı tamamen güneş enerjisinden sağlanıyor. Bu projenin tasarımcısı Kalach, antik Maya mimarisinden ilham almış. Yakından bakarsanız, Terrestre’nin basamaklı beton yapısı Maya uygarlığının taş tapınaklarına ve piramitlerine benziyor.

On dört brutalist villanın iç mekanları doğal olarak serinletilmiş (bir başka akıllı Maya tekniği) ve güzel havuzlara sahip açık hava çatı terasları Pasifik Okyanusu’na bakıyor.

Dünyanın en ilginç otelleri

Beyaz Çöl Hotel

Beyaz Çöl Hotel – Antarktika

Antarktika’daki tek lüks konaklama tesisiyle tanışın. Ya da aslında tek geçici konaklama tesisi, sezon dışında, yapıları hiçbir insan izi bırakmadan sökülüyor.

Beyaz Çöl, 2022’de başlayarak Kasım ve Ocak ayları arasında düzenlenecek olan süper zenginler için eşsiz bir deneyim paketidir. Ne yazık ki, bu kısa dönemin dışında, kuvvetli rüzgarlar Antarktika’da kalmak için düşmanca bir ortam yaratıyor.

White Desert, Robyn ve kocası Patrick Woodhead’in fikridir. Kutup kâşifi çifti, birikimlerini dünyadaki en devrim niteliğindeki konaklama konseptlerinden birine yatırmaya karar verdi.

Başlangıçta, Antarktika’nın iç harikalarını keşfetmek için bilim insanları ve kutup kaşiflerini ağırladılar. Ancak şimdi, lüks eko-kamp, ​​seksen kişilik bir kadroyla dünyanın dört bir yanından macera arayanlara açık.

Dünyanın en ücra köşelerinden birine özel bir Gulfstream g550 uçağıyla varıyorsunuz. Wolf’s Fang pistinin buzlu şeridine iniş yaptıktan sonra, sıfırın altındaki sıcaklıkların gücünü hissetmek için özel jetten iniyorsunuz.

Dünyanın en ilginç otelleri

Magic Hills Bali Hotel

Magic Hills Bali Hotel – Bali – Endonezya

Şebeke bağlantısı olmayan bambu ev, Bali’nin biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir bölgesinde yer alıyor; burada flora ve faunanın güzelliğini deneyimleyebilirsiniz.

Elbette, bu kuş cıvıltıları ve çeşitli yaramaz böceklerle uyanmayı da içerir, sonuçta burası orman!

Selat, Bali’nin doğu bölgesinde, adanın en yüksek yanardağı olan Agung Dağı’nın eteklerinde yer almaktadır.

Bali’nin bu bölümünde iklim belirgin şekilde daha soğuktur. Bu nedenle yapı, vantilatörlerin yardımıyla klimasız bir deneyim sağlayan doğal hava akışına izin verecek şekilde tasarlanmıştır.

Tesis bünyesindeki restoranda ev yapımı Bali yemekleri servis ediliyor. Bu harika bir haber çünkü yürüme mesafesinde başka yemek mekanı bulunmuyor.

Fiyata zengin bir Bali kahvaltısı dahildir. Odanıza mı yoksa yüzen bir tepside havuza mı servis edilmesini istersiniz? Karar sizin!

Selat çevresinde neler yapılabilir? Pirinç terasları arasında yürüyüş yapabilir ve muhteşem bir orman mağarasında güneş ışığıyla aydınlanan bir şelale olan Tukad Cepung Şelalesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

Ayrıca özel yoga dersleri alabilir veya size çiçekli manevi sunular yapmayı öğreten canang sari yapım dersleri alabilirsiniz.

Ancak adrenalin dolu aktiviteler arıyorsanız, yakınlardaki Sungai Telaga Waja Nehri’nde rafting yapabilirsiniz. Üst katın terasında asılı duran fileli hamak yatak, Bali’nin klasik bir özelliğidir.

Dünyanın en ilginç otelleri

Venedik Simplon-Orient Ekspresi

Orient Ekspresi – Londra – İngiltere

Seyahatin altın çağına geri götüren zaman makinesine girin. Venedik Simplon-Orient Ekspresi, sizi klasik Avrupa şehirleri arasında bir yolculuğa davet eden muhteşem bir tren hizmetidir.

Temelde tekerlekli tarihi bir otel olup dünyanın en iyi seyahat deneyimlerinden birini sunuyor. O halde enfes yemekler, mükemmel şaraplar ve kusursuz hizmet deneyimlemeye hazır olun.

Bu eski demiryolu projesinin arkasındaki beyin, Amerikalı, İngiliz iş adamı James Blair Sherwood’du. 1977’de bir açık artırmada Orient Express hizmetinden çekilen iki orijinal vagon satın aldı.

Sonraki yıllarda, 35 yataklı, restoranlı ve Pullman vagonu satın almak için 16 milyon dolar harcadı. Bu eski trenler 1920’lere, 1930’lara ve 1940’lara dayanmaktadır. Daha sonra 25 Mayıs 1982’de ilk Londra-Venedik Orient Ekspresi hizmete girdi.

Vintage ekspres, Londra ve Verona/Venedik ile Paris ve Verona/Venedik arasında çalışır. Yolculuğunuz sizi nereye götürürse götürsün, önümüzdeki yıllarda değer vereceğiniz anıları canlandıracaktır.

Venice Simplon-Orient Express’in üç şık restoran vagonu vardır. L’Oriental başlangıçta 1927’de Birmingham’da inşa edilmiş bir mutfak Pullman vagonuydu, ancak sonunda siyah lake panellerle yeniden donatıldı ve Orient Express’e katıldı. Etoile du Nord’un vagonu 1926’da İngiltere’de inşa edildi ve muhteşem marquetry sanatı ve zanaatıyla dekore edildi. Son olarak, Côte d’Azur’un vagonu 1929’da birinci sınıf bir Pullman olarak inşa edildi ve Fransız cam üreticisi Lalique iç mekanını tasarladı.

Gerard Gallet tarafından yemekli vagondan tasarlanan, Art Nouveau tarzındaki muhteşem Bar Vagonu, trenin kalbini oluşturuyor.

Yataklı vagonlarda Grand Süit, Kabin Süit, İki Kişilik Kabin ve Tek Kişilik Kabin olmak üzere çeşitli konaklama seçenekleri mevcuttur.

Dikkatlice restore edilmiş eski kabin iç mekanları art deco tarzında tasarlanmıştır. Fransız cilalı kiraz ağaçları, gösterişli döşemeler ve antika özellikler boyunca otantik işçilik görülebilir.

Ancak suitleri tercih ederseniz, ayrı oturma ve yatak odalarına sahip olduklarını göreceksiniz.