Yazılar

Jessica Andrew “Tuzlu Su”

Jessica Andrews’un aidiyetle özgürlük arasında bocalayan bir ruhun portresini çizdiği romanı Tuzlu Su, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!

Tuzlu Su, Londra’nın yoğun temposundan kaçarak Kuzey İngiltere’nin kırsalına sığınan ve burada geçmişiyle, ailesiyle ve kendi kimliğiyle yüzleşen Lucy’nin hikâyesini anlatıyor. Modern edebiyatın sade ama güçlü seslerinden biri olarak öne çıkan roman, genç bir kadının büyüme sancılarını samimi ve çarpıcı bir yaklaşımla gözler önüne seriyor.

Ayrıntı Yayınları’nın Edebiyat dizisinde yerini alan Tuzlu Su’yu İngilizceden dilimize Sena Dalgıç çevirdi.

Jennifer Lopez ile tanışma ve fotoğraf çektirmek için özel bilet

İstanbul Festivali kapsamında 5 Ağustos’ta Festival Park Yenikapı’da konser verecek olan Jennifer Lopez, “Meet & Greet” biletleri çerçevesinde 50 hayranıyla bir araya gelecek, sohbet edip fotoğraf çektirecek.

istanbulfestivali.com

Elektrikli araçlarda öne çıkan menzil endişesi

Ipsos’un sosyal dinleme birimi olan Ipsos Synthesio tarafından yayınlanan #NEV2024 Elektrikli Araçlar (EV) ve Hibrit Araçlar Kategori Raporları, Türkiye otomotiv pazarının elektrifikasyon sürecindeki mevcut evreyi ve karmaşık tüketici beklentilerini detayları ile ortaya koyuyor  açıklamasında bulunana Ipsos Türkiye Synthesio ve Sağlık Araştırmaları Hizmet Birimi Lideri Özlem Bulut Sönmezyalçın ; «  Elektrikli mobilite, ülkemizdeki tüketicilerin gözünde artık soyut bir teknoloji olmanın ötesine geçti. #NEV2024 raporları, özellikle hibrit araçların elektrikli dönüşüm sürecinde güvenli ve pratik bir adaptasyon yolu olarak benimsendiğini işaret ediyor. Bu modeller, yalnızca geçici bir seçenek değil; tam elektrikli araçlara geçişte temel bir eşik işlevi görüyor. » dedi ve çalışma hakkında aşağıdaki bilimsel verileri açıkladı.

Ipsos Türkiye

Elektrikli araçlar hakkındaki tüketici konuşmaları 2024’te de büyümeye devam etse de artış oranı düştü.

Raporlara göre, elektrikli mobiliteyi deneyimleme arzusu ile mevcut altyapı eksiklikleri arasındaki boşluğu hibrit araçlar dolduruyor. Menzil kaygısı, batarya güvenliği ve şarj altyapısına ilişkin endişeler hibritlerde daha az karşılık bulduğu için, bu modeller pratik bir çözüm olarak öne çıkmakta ve hibrit araçlar, yalnızca teorik bir yenilik değil, günlük hayatla bütünleşebilen bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

Tam elektrikli araçlar hâlâ uzun vadeli bir vizyonun parçası olarak görülse de, mevcut ekonomik ve teknolojik koşullar hibritleri daha erişilebilir ve uygulanabilir bir alternatif hâline getiriyor. Bu bağlamda hibritler, bir tercih olmaktan öte, dönüşüm sürecinin stratejik yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. 

Duygusal Yüksekliğin Nedeni: Esneklik ve Güvenlik

Hibrit araçlara dair içeriklerde gözlenen yüksek pozitif duygu seviyesi tesadüf değil. Bu fark, doğrudan kullanıcıların kontrol hissi, kullanım esnekliği ve daha düşük risk algısıyla ilişkilidir. Tam elektrikli araçlarda öne çıkan menzil endişesi, batarya yangını vakaları ve şarj altyapısı yetersizliği gibi başlıklar hibritlerde daha az yer buluyor.

Özellikle plug-in hibrit modeller, elektrikli araç dünyasını keşfetmek isteyen ancak altyapı eksikliklerinden çekinen kullanıcılar için güvenli ve kontrollü bir deneyim alanı sunuyor. Bu sayede hibritler, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin dönüşüm sürecine de hizmet eden bir köprü niteliği taşıyor.

Ipsos Türkiye

Hibrit araçlara dair tüketici duygusu tam elektriklilere kıyasla yıl boyunca yüksek seyretti.

Teşvik Politikaları: Beklenti ile Gerçeklik Arasında

2024 yılında elektrikli mobilite gündeminde en çok öne çıkan başlıklardan biri ÖTV düzenlemeleri oldu. Aramaların en yüksek olduğu dönem, şarj edilebilir hibritlere yönelik vergi indirimleri ile yaşandı. Ancak bu artış, her zaman satın alma davranışına dönüşmüyor. Tüketiciler yalnızca indirim haberlerine değil; bu teşviklerin fiyatlara etkisine ve modellerin ulaşılabilirliğine de dikkat ediyor.

Stok yetersizliği, sınırlı kampanya süresi ve beklenen fiyat avantajının sağlanamaması gibi unsurlar, kullanıcıda zaman zaman hayal kırıklığı yaratıyor. Bu durum, teşviklerin yalnızca kısa vadeli çözümler sunmakla kalmadığını, sürdürülebilir stratejilerle desteklenmesi gerektiğini gösteriyor.

Ipsos Türkiye

ÖTV indirimi hibrit araçlara dair Google aramalarını zirveye taşıdı.

 İkinci El EV ve Teknoloji Algısı: Deneyimin Uzun Vadeli Sorgusu

#NEV2024 raporları, ikinci el elektrikli araçlara yönelik kullanıcı ilgisinin yaklaşık iki katına çıktığını gösteriyor. Bu artış, kullanıcıların artık yalnızca yeni modellere değil; aynı zamanda batarya ömrü, zamanla performans düşüşü ve ikinci el değer kaybı gibi uzun vadeli kriterlere de odaklandığını ortaya koyuyor.

Bu bağlamda hibrit araçlar, daha oturmuş bir teknoloji imajı çizerek kullanıcıya güven veriyor. Dayanıklılık, bakım maliyetleri ve ikinci elde değerini koruma potansiyeliyle hibritler, yalnızca bugünün değil, uzun vadeli mobilite ihtiyaçlarının da güçlü bir yanıtı olarak öne çıkıyor.

Yeni Segmentler: Mikro Mobilite ve Elektrikli Ticari Araçlar

Elektrikli mikro mobilite araçları (e-skuter, küçük şehir içi araçlar), ilk etapta heyecan yaratsa da 2024 yılı boyunca sınırlı bir büyüme göstermiştir. Kullanıcıların bu segmentteki başlıca çekinceleri fiyat-fayda dengesi, yedek parça temini ve satış sonrası hizmetlerdir. İlginin durağanlaşmasında, sürdürülebilirlik ve hizmet altyapısının eksikliği temel belirleyici olmuştur.

Öte yandan elektrikli hafif ticari araçlar (e-LCV), özellikle şehir içi lojistik için umut vadediyor. Ancak yüksek ilk yatırım maliyetleri ve dizel araçlara göre daha düşük menzil gibi faktörler, bu kategorinin yaygınlaşmasını yavaşlatıyor. Tüm bu koşullar, pazarın bu alanlarda ilerleyebilmesi için daha net stratejilere ve uzun vadeli desteklere ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

Ipsos Türkiye

Mikro araçlara olan tüketici ilgisi durağanlaştı

Geleceğe Açılan Çok Yönlü Bir Mobilite Haritası

Ipsos Synthesio’nun #NEV2024 analizleri açıkça göstermektedir ki, elektrikli mobilite dönüşümü ülkemizde doğrusal değil; dalgalı, çok katmanlı ve dikkatle yönetilmesi gereken bir evrim sürecidir. Bu yolculukta farklı araç tiplerinin üstlendiği roller yalnızca geçici çözümler değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik yönelimler olarak da değerlendirilmektedir.

Hibrit araçlar, kullanıcıların teknolojiye duyduğu güveni artırırken, bugünkü altyapı sınırlamalarını aşmalarını da sağlıyor. Menzil kaygısı, şarj istasyonu yeterliliği ve batarya güvenliği gibi konularda sunduğu esneklik, hibritleri sadece alternatif bir araç tipi değil, mobilite dönüşümünde temel bir yapı taşı haline getirmiştir. Ayrıca, ikinci el pazarında daha öngörülebilir bir değerleme sunmaları, hibritleri sürdürülebilirlik ve yatırım açısından da cazip kılmaktadır.

Mikro mobilite çözümleri ise bireysel özgürlük ve çevresel duyarlılığı temsil ederken, özellikle büyük şehirlerde trafik ve park sorunlarına etkili bir yanıt potansiyeli taşımaktadır. Ancak satış sonrası destek, güvenlik standartları ve uzun ömürlülük gibi başlıklarda kullanıcıyı ikna edecek yapısal iyileştirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu segmentin başarılı olması, inovasyon kadar hizmet deneyiminin de yeniden tasarlanmasına bağlıdır. Ayrıca, bu araçların tasarımları, kompakt yapıları ve oluşturdukları yenilikçi kullanıcı profili sayesinde özellikle genç ve çevreci kitlelerin dikkatini çektiği gözlemlenmektedir.

Elektrikli hafif ticari araçlar (e-LCV), yeşil lojistik anlayışının belkemiğini oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Ancak ticarileşme süreci, yalnızca ürünlerin piyasaya sunulmasıyla değil; bu ürünlerin operasyonel verimliliğini garanti altına alacak teşvikler, altyapı yatırımları ve işletme sahiplerini ikna edecek maliyet avantajlarıyla desteklenmelidir.

Ayrıca, mobiliteye dair endişelerin önemli bir bölümü yalnızca araç tipiyle sınırlı değildir; bu kaygılar şarj altyapısından şehir planlamasına, mevzuattan finansmana kadar geniş bir yelpazede, ekosistemin tüm paydaşlarını kapsayan bütüncül çözümler gerektirmektedir. Tüketicinin güven duyması için sadece araçların değil, sistemin tüm bileşenlerinin entegre çalıştığını görmesi kritik bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Sonuç olarak, geleceğin mobilite haritası tek bir teknolojiye ya da kategoriye dayanmayacaktır. Tüketici ihtiyacına göre farklılaşan beklentiler, araçların çok işlevli olmasını, hem bugünün sınırlarına çözüm sunmasını hem de yarının ihtiyaçlarına uyum sağlamasını gerektirmektedir. Bu dinamik ortamda başarı, yalnızca hızlı adapte olanların değil; değişimi doğru okuyan, anlamlandıran ve yönetenlerin olacaktır.

Markalar için bu dönüşüm, sadece ürün geliştirme süreci değil; aynı zamanda stratejik bir pozisyonlanma fırsatıdır. Kullanıcının güvenini kazanmak, sürdürülebilirliği merkezine alan inovasyonlar sunmak ve her segmentte özgün değer önerileri oluşturmak, mobilite ekosisteminde fark yaratanları öne çıkaracaktır.

“The Final Party” 25 Temmuz’da vizyona giriyor

Korku ve gerilim türündeki “The Final Party” filmi 25 Temmuz 2025’te Türkiye genelinde vizyona giriyor.

AKC Sinema TV ve Lost Street View Cinema ortak yapımı olan “The Final Party” filmin senaryosu Bilal Kalyoncu, filmin görüntü yönetmenliğini Faik Çayır yaparken, kurgusu Akın Çam’a, müzikleri ise Fırat Haznedaroğlu yaptı.

Oyuncu kadrosunda Elia Berthoud, David Christian, Arya Shahbazy ve Adem Yılmaz gibi isimlerin yer aldığı “The Final Party”, 80 dakikalık süresi boyunca gerilimi dorukta tutarak Türk sinemasında korku-gerilim türüne farklı bir soluk getirmeyi amaçlıyor.

Yabancı oyuncularla İngilizce olarak çekilen film alt yazılı olarak izleyici ile buluşacak.

Konusu: Mezuniyet öncesi bir okul partisinde burslu öğrenciler, zengin seçkinlerin karanlık çocukluk travmaları üzerine kurdukları kanlı bir oyunla karşı karşıya kalır. Tuzak dolu gecede mahsur kalan gençler, şafak vaktine kadar hayatta kalmak için kaos ve şiddetin ortasında mücadele etmek zorundadır.

Film, Türkiye ile beraber Kanada, Avusturya’da da vizyona girecek.

Klasik otomobil tutkunları bu festivalde buluştu

Rüzgârı ve özgün taş evleriyle meşhur Alaçatı, bu kez motorların homurtusu ve müziğin ritmiyle yankılandı. Bu yıl ikincisi düzenlenen ve klasik otomobil tutkunlarının sabırsızlıkla beklediği Filoğlu 8 OldenFest, Çeşme Belediyesi ve Alaçatı Turizm Derneği’nin katkılarıyla MarinAlaçatı’da gerçekleşti.

Üç gün boyunca devam eden festival hem nostaljiyi yaşatan klasik araçları hem de modern tasarımlarla şekillenmiş custom araçlarıyla adeta geçmiş ve geleceği bir araya getirdi.

Filoğlu 8 OldenFest

Birbirinden Renkli Etkinlikler

Festival alanına adım atan ziyaretçiler, klasik otomobil sergilerinden göz alıcı motosiklet geçitlerine, heyecan dolu drift gösterilerinden asfaltı eriten burnout şovlarına kadar nefes kesen bir atmosferle karşılaştı. Her detay özenle hazırlanmıştı; otomobiller geçmişten fırlamış gibiydi, motor sesleri ise adeta bir zaman makinesi gibiydi.

Filoğlu 8 OldenFest

Sahne Işıl Işıl, Müziğin Tınısı Efsane

Müziğin her tonunun yankılandığı festivalde sahne alan isimler, adeta Alaçatı’nın enerjisini ikiye katladı.

27 Haziran’da festival coşkusu Hey! Douglas ile başladı.

28 Haziran’da sahne sırası nostaljinin yıldızları Çelik, Yonca Evcimik, Mansur Ark ve DJ Hakan Küfündür’deydi.

29 Haziran’da ise Doğukan Manço, Deeprise ve Jabbar unutulmaz bir finalle müzikseverlere veda etti.

Filoğlu 8 OldenFest

Adrenalin Dolu Gösteriler ve Etkileşimli Söyleşiler

Sadece otomobil şovları değil; Türkiye’nin önde gelen drift pilotları izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı. Üstelik festival, sektör profesyonelleri ve sanatçıların katılımıyla gerçekleşen keyifli söyleşilerle bilgi ve deneyim paylaşımına da sahne oldu.

Filoğlu 8 OldenFest

OldenFest, Alaçatı’nın Ruhunu Yansıttı

Bir yanda klasik araçların estetik zarafeti, diğer yanda müziğin enerjisi… Filoğlu 8 OldenFest, Alaçatı’nın dinamik ruhuna yakışır bir şekilde ziyaretçilerine hem nostalji dolu hem de modern ritimlerle bezenmiş bir festival deneyimi sundu.

‘I Was Here’

Loft, her yaz olduğu gibi bu yaz da dünyaca ünlü sanat galerilerinden biri olan Almine Rech Galeri’ye ev sahipliği yapıyor.

Bodrum Loft, Artsa Consultancy iş birliği ile Paris, Brüksel, Londra, New York, Monako ve Şanghay’da galerileri bulunan Almine Rech’in Türkiye’de sergileyeceği ilk sergisi olan ‘I Was Here (Buradaydım)’ sergisini ağırlıyor. Sergi, insanın bıraktığı izleri ve var olma halini hatırlatmayı amaçlıyor.

Selcan Atılgan kuratörlüğünde 6 sanatçı 8 eser ile 10 Temmuz – 31 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek olan sergi, birbirinden değerli César Baldaccini, Agustín Cárdenas, En Iwamura, Ryan Schneider, Tia-Thuy Nguyen, Alejandro Cardenas gibi sanatçıları bir araya getirerek ziyaretçilerine doğayla iç içe, dünya standartlarında bir sanat deneyimi sunacak.

Bebek Otel by The Stay’den yaza özel hafif menü

Bebek Hotel by The Stay, yeni yaz menüsüyle mevsimin tazeliğini ve hafifliğini tabaklara yansıtıyor.

Boğaz’ın hemen kıyısında, eşsiz manzarası ve samimi atmosferiyle öne çıkan Bebek Otel, yaz mevsimini yansıtan yaratıcı ve ferah lezzetlerle yeni sezona iddialı bir giriş yapıyor.

Yerel üreticilerden temin edilen mevsimsel ürünlerle, doğaya saygılı yeni yaz menüsü; yeşil elma, kişniş, rezene gibi taze aromalarla zenginleşiyor. Yuzu Ki No Bi Ceviche ve Karides Salmorejo gibi imza tabaklarda yazın deniz kokusu tropikal notalarla buluşurken; enginar, kabak çiçeği, çilek gibi mevsim ürünleri, tabaklara tazelik ve doğallık katıyor.

Yaz boyunca sürecek sezonda, roof menüsünde dünya mutfağından ilham alan hafif atıştırmalıklar ve Bebek Roof’a özel hazırlanan imza kokteyller öne çıkıyor. Etkileyici Boğaz manzarası, hareketli ya da enerjik müzikleri ve dinamik enerjisiyle şehrin yaz akşamlarına eşlik etmeye devam ediyor.

Bilgi: +90 538 487 18 46

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Sinop Tarihi Cezaevi’ni hologramla tekrar canlandırdılar

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilen Sinop Tarihi Cezaevi, modern müzecilik anlayışıyla yeniden ziyarete açıldı. Avrupa Birliği destekli “Ortak Kültürel Miras” projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla yenilenen müze, dijital teknolojiyle geçmişi bugüne taşıyan kurgusuyla dikkat çekiyor.

3.469 m²’lik sergi alanına ve 4.590 m²’lik yürüyüş yoluna sahip olan müze, hem tarih meraklılarını hem de dijital çağın sunduğu yeni anlatı biçimlerine ilgi duyanları ağırlıyor. Sabahattin Ali, Refik Halit Karay gibi ünlü sanatçıların geçmişinin izlerini taşıyan bu müze, Türkiye’nin edebi mirasıyla buluşma imkânı sağlıyor.

Hologram teknolojisi sayesinde, Sabahattin Ali’nin silueti koğuşun içinde can buluyor; ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarıyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Gün batımına karşı lezzet tadımı

Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda konumlanan ve İstanbul boğazı manzarasına bakan White Pepper, geçmişin mirasını modern lezzetlerle buluşturarak zamansız bir deneyim sunuyor.

White Pepper

Siyah ve beyazın buluştuğu noktada geçmişin mirasını, modern lezzetlerle tabaklara taşıyan White Pepper’ın özenli ve deneyimli şefleri, tanıdık lezzetlere eşsiz bir kimlik kazandırıyor. Restoranın her damak tadına hitap eden kapsamlı menüsü etkileyici bir lezzet yolculuğuna dönüşüyor.

White Pepper

Türk mutfağının simge lezzetleri, ustalıkla hazırlanan kebaplar, taş fırından çıkan pizza ve pideler, White Pepper usulü steak tartar, anasonlu ve kuru incirli Girit ezmesi, kadayıflı tarhana ezmesi gibi imza mezeler menüye zenginlik katıyor. Yerel malzeme kullanımının önceliklendirildiği White Pepper’da bozkır tahini, Silivri isli yoğurdu gibi yöresel ve karakterli malzemelerle hazırlanan tabaklar, misafirleri İstanbul’un göbeğinde yepyeni keşiflere davet ediyor.

White Pepper

White Pepper’ın geniş terasında yer alan bar ise, zengin menüsüyle bu eşsiz deneyimi taçlandırıyor. Her biri özel olarak tasarlanan imza kokteyller, her yudumda yaz akşamlarına keyif ve ferahlık katıyor.

İstanbul’un büyüleyici manzarasına hakim geniş terası ile beraber 2 katta hizmet veren White Pepper, 12.00 – 00.00 saatleri arasında Hizmet veriyor.

Bilgi: 0212 291 39 90

White Pepper

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Filoğlu 8 OldenFest yarın başlıyor

Bu yıl 27-28-29 Haziran tarihlerinde ikincisi düzenlenecek olan Filoğlu 8 OldenFest, Alaçatı’da klasik otomobil ve müzik tutkunlarını buluşturmaya hazırlanıyor.

Çeşme Belediyesi ve Alaçatı Turizm Derneği destekleri ile ikincisi düzenlenecek olan Filoğlu 8 OldenFest, MarinAlaçatı’da otomobil ve müzik tutkunlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor.

Festival, klasik otomobil sergisi, custom araçlar, motosikletler, drift gösterileri ve burnout showları ile tam bir görsel şölene dönüşecek. Üç gün boyunca sürecek etkinliklerde sahne alacak isimler ise müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Gösteriler, konserler, söyleşiler…

Festivalin ilk günü olan 27 Haziran’da Hey! Douglas, ikinci günü Çelik, Yonca Evcimik, Mansur Ark, DJ Hakan Küfündür ve son günü ise Doğukan Manço, Deeprise, Jabbar sahne alacak. Festivalde ayrıca, Türkiye’nin önde gelen driftşampiyonlarının gerçekleştireceği gösteriler, çeşitli söyleşiler ile ziyaretçilere unutulmaz bir festival deneyimi sunulacak.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto