Yazılar

Pop müziğin güçlü sesi, 2025’i “Yalnızlık Korosu” ile kapattı

Türk pop müziğinin sevilen ismi Tuğçe Kandemir, söz ve müziği kendisine ait olan yeni şarkısı “Yalnızlık Korosu” ile yılın son sürprizini yaptı. Onur Özdemir’in düzenlemesiyle hayat bulan şarkı, geleneksel tınıları modern sound’larla buluşturarak dinleyicilere güçlü bir duygusal atmosfer sunuyor.

Yoğun hissi ve çağdaş dokusuyla öne çıkan eser, Kandemir’in etkileyici yorumuyla birleşerek 2025’in en iddialı kapanış şarkılarından biri olmaya aday gösteriliyor.

#TuğçeKandemir #YalnızlıkKorosu #PopMüzik #YeniŞarkı #MagazinHaberleri #MüzikGündemi #2025FinalŞarkısı #TürkPopMüziği #OnurÖzdemir #MüzikVeDuygu

Türkiye’nin SES haritası yenileniyor

Türkiye’de pazarlama, medya ve araştırma sektörlerinin ortak ihtiyacını karşılamak amacıyla yürütülen kapsamlı Sosyo-Ekonomik Statü (SES) Güncellemesi Araştırması tamamlandı. Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği, TİAK, IAB Türkiye, RİAK, ARVAK, MMA Türkiye ve TÜAD’ın ortak finansmanıyla gerçekleştirilen çalışma, 12 Aralık 2025’te sektörle tanıtılacak.

Türkiye Araştırmacılar Derneği koordinasyonunda dört yıldır sürdürülen çalışma; ihtiyaç analizlerinden uluslararası örneklerin incelenmesine, paydaş görüşlerinin toplanmasından meslek gruplarının genişletilmesine kadar birçok başlıkta kapsamlı bir geliştirme süreci içeriyor. Yeni model, mevcut sistemdeki meslek ve eğitim temelli iki boyutlu yapıyı genişleterek hane gelirini ve ekonomik statüyü yansıtan objektif göstergeleri de SES tanımına dahil ediyor.

Araştırma kapsamında 26 bölgede 21.000 adres taraması ve 6.300 görüşme gerçekleştirildi. İstatistik komitesinin analizleri, 2025 boyunca yürütülen toplantılar ve validasyon süreçleriyle son haline getirildi. TÜİK’in Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’ni (MAKS) kullanmaya başlamasıyla birlikte Türkiye’nin fiili kent–kır yapısını daha doğru yansıtan “yoğun kent, orta yoğun kent ve kır” sınıflaması oluşturuldu. Buna göre nüfusun %67,2’si yoğun kent, %15,5’i orta yoğun kent, %17,2’si ise kır bölgelerinde yaşıyor.

Yeni modelde meslek sorgulaması uzun listeler yerine aşamalı sorgulama yöntemiyle yapılırken, hane gelirine ilişkin sorular bireysel beyana değil, somut varlık bilgisine dayalı objektif veri noktalarına dönüştürüldü. Tüm değişkenlerin ağırlık katsayıları hesaplanarak hanelere skorlar atandı ve SES grupları bu skorlar üzerinden yeniden tanımlandı.

Araştırmanın “yoğun kent” sonuçlarına göre SES dağılımı şöyle gerçekleşti:

ABC1: %43,9

AB: %21,5

C1: %22,4

C2: %32,5

DE: %23,7

TİAK’ın 2026’da tamamlanacak Veri Tabanı Araştırması’nın ardından orta yoğun ve kır bölgelerini kapsayan tüm Türkiye SES sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak. TÜAD, yeni SES yapısının araştırma, pazarlama ve medya planlama süreçlerinde daha doğru hedefleme ve daha sağlıklı karar alma açısından kritik bir katkı sağlayacağını vurguluyor.

#SES2025 #Ekonomi #Pazarlama #Medya #AraştırmaSektörü #TÜAD #TİAK #SosyoEkonomikStatü #YoğunKent #TürkiyeEkonomisi #VeriAnalitiği #PazarAraştırması

Türkiye Araştırmacılar Derneği

Anadolu sergileri 2025’i İznik’te tamamlıyor

İş Sanat Anadolu Sergileri, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan hazırlanan özel seçkileri farklı şehirlerle buluşturmaya devam ediyor. Projenin 2025 yılındaki son durağı, Osmanlı çini sanatının kalbi İznik oldu. “Mavinin Sırları” başlıklı seçki, 20–21 Aralık’ta İş Bankası İznik Şubesi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Sergi; İznik çinisinin renk, desen ve zarafetini Türk resim sanatındaki yansımalarıyla bir araya getiriyor. Şerif Renkgörür’den Şevket Dağ’a, Feyhaman Duran’dan İbrahim Çallı’ya, Füreya Koral’dan Zeki Fındıkoğlu’na uzanan geniş bir sanatçı yelpazesi, çininin mimariden natürmorta, geometriden modern seramiğe uzanan etkisini gözler önüne seriyor.
Anadolu Sergileri, sanat eserlerini ülkenin dört bir yanında erişilebilir kılmayı amaçlıyor. Çocuk atölyeleri ve sanat tarihçilerinin anlatımlarıyla desteklenen proje, kapsayıcı bir kültür-sanat deneyimi sunuyor. İlk altı ayında 4 bin ziyaretçiye ulaşan program; MarCom, Sardis ve Toplumsal Fayda Ödülleri’nde kazandığı başarılarla da dikkat çekiyor.
Çal, Milas, Gelibolu, Kocatepe, Antakya, Midyat ve Edremit’te farklı temalarla izleyiciyle buluşan Anadolu Sergileri, ortak kültürel mirasımızı doğduğu topraklarda yeni kuşaklarla buluşturmaya devam edecek.
#AnadoluSergileri #MavininSırları #İşSanat #İşBankasıKoleksiyonu #İznik #İznikÇinisi #ÇiniSanatı #TürkResimSanatı #KültürelMiras #SanatEtkinliği #FüreyaKoral #İbrahimÇallı #SanatGündemi #KültürSanat

Mezopotamya’dan Günümüze: “Köklerden Gelen Güzellik” Okurla Buluştu

Selda Özkök’ün ilk kitabı “Köklerden Gelen Güzellik”, Destek Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Özkök, 325 yıllık aile mirasından süzülen Mardin kültürünü modern beslenme, doğal bakım ve bilimsel güzellik bilgisiyle birleştirerek okura bütüncül bir yaşam rehberi sunuyor.

Mezopotamya’nın kadim bilgeliğini dermatoloji, anatomi, kozmetoloji ve fitoterapi eğitimleriyle harmanlayan Özkök; renklerin, vitaminlerin, doğal yağların ve şifalı tariflerin hem beden hem cilt üzerindeki etkilerini bilimsel bir çerçevede anlatıyor. Kitapta Mardin mutfağının modern yorumları, sağlıklı tabaklar, kolajen destekli tarifler ve cilt tiplerine uygun doğal maskeler de yer alıyor.

“Köklerden Gelen Güzellik”, yalnızca bir bakım ya da beslenme kitabı değil; bir kültürün, bir ailenin ve bir kadının “ışıltılı yaşam” felsefesini okura aktaran ilham verici bir kaynak niteliği taşıyor.

#KöklerdenGelenGüzellik #SeldaÖzkök #YeniKitap #DestekYayınları #MardinKültürü #DoğalBakım #BütüncülYaşam #KitapHaber #MezopotamyaBilgeliği #WellnessCulture

Türkmen Alkan’dan “Sessiz Direniş”: İçsel Yolculuğa Davet

Ressam Türkmen Alkan, son dönem çalışmalarını bir araya getirdiği “Sessiz Direniş” adlı kişisel sergisiyle 13 Aralık’ta Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. 31 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek sergi, insanın içsel eşiğini, karanlıkla yüzleşmesini ve yeniden doğuş arzusunu odağına alıyor.

Sergide, sanatçının içsel yolculuk ve dönüşüm temalarını işlediği 31 eser yer alıyor. Yağlı boya çalışmaların yanı sıra karakalem ve mürekkep teknikleriyle üretilen eserler, açılışta izleyicilerden yoğun ilgi gördü.

Türkmen Alkan, serginin izleyiciyi “eşikler, kapılar ve karanlık dehlizler” üzerinden kendi içsel yüzleşmesine davet ettiğini belirtiyor. Evrim Sanat Galerisi kurucusu Betül Ketenci ise serginin galerinin ruhuyla örtüşen güçlü bir iç ses taşıdığını ifade ediyor.

1976 Zara doğumlu olan Alkan, Marmara Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü mezunu. Sanatsal üretimlerini İstanbul’da sürdüren sanatçı, çalışmalarında dönüşüm, içsel yolculuk ve insanın eşiklerle kurduğu ilişkiyi merkezine alıyor.

“Sessiz Direniş”, Evrim Sanat Galerisi’nin yeni adresinde 31 Aralık 2025’e kadar ziyaret edilebilir.

#SessizDireniş #TürkmenAlkan #EvrimSanatGalerisi #SanatHaber #ÇağdaşSanat #ResimSergisi #SanatEtkinliği #İçselYolculuk #ArtExhibition #ContemporaryArt

Evrim Sanat Galerisi

Adres: Caddebostan Mahallesi Bağdat Caddesi Ergun Apt. No: 244 Kat 2 Daire 8 Kadıköy İstanbul

Tel.: (0533) 237 59 06

Ziyaret Saatleri: Pzt-Çrş-Perş-Cuma-Cmt 11:00-19:00
Pazar 12:00-18:00, Salı günleri ziyarete kapalıdır.

Bu hatalar sağlığınızdan edebilir!

Kış mevsimiyle birlikte soğuyan hava, azalan güneş ışığı ve kaygan zeminler spor yaparken bazı riskleri beraberinde getirebiliyor. Egzersiz sırasında terleyen beden, soğuk ve rüzgarlı havayla karşılaştığında üst solunum yolu enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilirken, spor yaralanmalarına da çok sık rastlanıyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş “Her türlü egzersiz vücut ısısını yükseltir. Artan vücut ısısı ile dış ortamın ısısı arasındaki fark açıldıkça, hastalıklara ve spor sakatlıklarına zemin hazırlayabilir. Ancak hem profesyonel sporcular hem de günlük egzersiz yapan bireyler, birkaç temel önlemle bu risklerden büyük ölçüde korunabilir” diyor. Doç. Dr. Dağtaş, kış aylarında egzersiz yaparken dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş

Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş

  • Isınmayı uzatın

Soğuk havalarda kaslar daha gergin ve sert olur. Bu nedenle kışın yapılan egzersizde ısınma süresini birkaç dakika artırmak, hafif tempolu yürüyüş ve hafif esneme hareketleriyle kasları rahatlatmak yaralanma riskini önemli şekilde azaltır. Isınmayı atlamak, vücudu aniden zorlayarak kas yırtılmalarına ve bağ hasarlarına zemin hazırlayabilir.

  • Kıyafetinizi doğru seçin

Kış sporlarında terleme ve üşümenin aynı anda yaşanması yaygın bir durumdur. Bu nedenle tek kalın bir kıyafet yerine, teri dışarı atan, hava geçirgen ve vücut ısısını koruyan katmanlı spor kıyafetleri kullanılmalıdır. Yanlış giyim yalnızca soğuk algınlığına değil, kas sertliğinin artmasına bağlı sakatlanmalara da neden olabilir. Kış aylarında spor yaparken kıyafet seçimi sporu engellemeyecek kadar hafif ve rahat, vücut ısısı ile dış ortam arasında iyi bir bariyer olmalıdır.

  • Spor sonrası üzerinizi hemen değiştirin

Özellikle rüzgarlı havalarda ıslak kıyafetle kalmak, terin soğumasına bağlı olarak göğüs ve sırt bölgesinin üşümesine neden olur. Bu nedenle kıyafet seçiminin teknik kumaşlardan yapılması, egzersiz biter bitmez kuru bir üst giyilmesi ve terli şekilde uzun süre dış ortamda kalınmaması büyük önem taşır.

  • Zemin ve hava koşullarını mutlaka kontrol edin

Doç. Dr. Dağtaş “İster koşu yapın ister yürüyüş, zeminin buzlanmış veya ıslak olması düşme riskini artırır. Spor öncesi zemini kontrol etmek, rüzgar ve sıcaklık değerlerine bakmak hem güvenlik sağlar hem de egzersizin kalitesini artırır. Özellikle erken sabah ve gece saatlerinde gizli buzlanmalar sık görülür ve beklenmedik düşmelerle sonuçlanabilir” diyor.

  • Soğuk havada egzersiz süresini aşırı uzatmayın

Kış aylarında vücudun ısı kaybı daha hızlı olduğundan uzun süre dışarıda egzersiz yapmak kasların aşırı soğumasına ve reflekslerin yavaşlamasına yol açar. Bu durum hem performansı düşürür hem de ani kas spazmlarını tetikler. Egzersiz süresini kademeli artırmak ve ara dinlenmeler vermek güvenli bir yöntemdir.

  • Su içerken bu noktalara dikkat edin

Soğuk havalarda terleme az hissedildiği için birçok kişi yeterli su içmez. Oysa vücut, nem oranı düşük kış aylarında da sıvı kaybeder. Vücudun susuz kalması kas performansını azaltır ve kramplara neden olur. Vücut egzersiz öncesi bir küçük bardak su içerek hafifçe nemlendirilmeli, egzersizin ortasında da iki-üç yudum şeklinde, her 15-20 dakikada bir su içilmelidir. Egzersiz bittiğinde de suyu bir anda hızlıca değil, yavaş yavaş içmek daha sağlıklıdır.

  • Egzersiz sonrası soğuma ve esnemeyi atlamayın

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mirza Zafer Dağtaş “Kışın egzersiz yaptıktan sonra hızla sıcak bir ortama girme isteği nedeniyle soğuma egzersizleri çoğu kişi tarafından ihmal edilir. Ancak egzersiz sonrası esneme yapmak kas gerginliğini azaltır, oluşabilecek küçük mikrotravmaları toparlar ve sonraki günlerde ağrı yaşanmasını önler. Bu alışkanlık özellikle kış aylarında daha da önemlidir” diyor.

  • Doğru ayakkabı ve taban desteği kullanın

Kaygan zeminlerde kaymayı azaltan taban yapısına sahip ayakkabılar tercih edilmelidir. Spor ayakkabısının taban desteği yeterli değilse diz, kalça ve bel bölgesine binen yük artar. Kış aylarında zeminin kaygan olduğu düşünülürse, doğru ayakkabı seçimi kritik önem taşır.

#KışSporları #SoğukHavadaEgzersiz #SağlıklıYaşam #KışaDikkat #SporYaralanmaları #KışEgzersizi #EgzersizÖnerileri #KışMevsimi #AktifYaşam #AcıbademHastanesi #UzmanGörüşü #SporveSağlık

“Dedem Bir Japon Balığı” yeniden okurlarla buluşuyor

Çocuk edebiyatının sevilen eserlerinden “Dedem Bir Japon Balığı”, gözden geçirilmiş baskısıyla yeniden raflarda. Işıl Şahin ve İnci Özdemir’in kaleme aldığı, Pelin Turgut’un desenleriyle zenginleşen kitap; unutmak, hatırlamak ve aile bağlarını çocukça bir bakış açısıyla ele alıyor.

40 bini aşkın okura ulaşan eser, Alzheimer gibi önemli bir konuyu neşeli bir üslupla işleyerek çocukların hayal gücünü ve oyun kurma becerisini yüceltiyor. Redhouse Kidz etiketiyle yayımlanan kitap, çocuk edebiyatına unutulmaz karakterler kazandırmaya devam ediyor.

#DedemBirJaponBalığı #RedhouseKidz #ÇocukEdebiyatı #KitapHaber #IşılŞahin #İnciÖzdemir #PelinTurgut #UnutmakVeHatırlamak #YeniBaskı #KitapSeverler

 

Nilsu Eriş, Art Miami’de genç sanatçıların yeni gözdesi oldu

Dünyanın en prestijli çağdaş sanat fuarlarından Art Miami, bu yıl genç sanatçı Nilsu Eriş’i ağırladı. Gama Galeri alanında eserlerini ilk kez uluslararası sanatseverlerle buluşturan Eriş, kırılgan ama çarpıcı anlatı dünyasıyla dikkat çekti.

Sanatçının kişisel evreninden doğan özgün çizimleri ve karakterleri, fuarda küratörler ve koleksiyonerlerden yoğun ilgi gördü. Genç yaşına rağmen güçlü bir görsel kimlik ortaya koyan Eriş, Art Miami’deki sergisiyle uluslararası sahnede öne çıkan isimlerden biri oldu.

#NilsuEriş #ArtMiami #ÇağdaşSanat #ModernSanat #SanatHaber #Aktüel #GamaGaleri #SanatSeverler #Koleksiyonerler #SanatTrend

Ragga Oktay’ın “Yeniden”i, Eşref Rüya dizisiyle sosyal medyada zirveye taştı

Ragga Oktay’ın 2015 çıkışlı şarkısı “Yeniden”, “Eşref Rüya” dizisindeki Kadir karakterinin dans sahnesinde kullanılmasıyla birlikte sosyal medyada yeniden gündeme oturdu. Sahnenin viral olmasıyla parça, TikTok ve Instagram’da kısa sürede binlerce videoya konu oldu.

Türkçe Reggae ve Rap’in öncü isimlerinden Ragga Oktay, kariyerinin 1990’lardan bu yana sürdürdüğü üretimlerle tanınıyor. “Yeniden”, dizinin etkisiyle özellikle genç kullanıcılar tarafından tekrar keşfedilirken, Instagram Music, Shazam ve TikTok listelerinde zirveye yükselerek son dönemin en hızlı yayılan parçalarından biri haline geldi.

TikTok ve YouTube Shorts’ta kullanıcıların hazırladığı dans videolarıyla geniş bir etkileşim yakalayan şarkı, Ragga Oktay’ın müziğinin yıllar sonra bile güçlü bir karşılık bulduğunu bir kez daha gösterdi.

#RaggaOktay #Yeniden #EşrefRüya #ViralŞarkı #MüzikHaber #Magazin #TikTokTrend #InstagramMusic #ShazamTop #TürkçeRap #ReggaeTürkiye

70 cm’lik mesafe kuralı çok önemli!

Türkiye’de kış döneminde acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 40’ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluyor. Özellikle grip, soğuk algınlığı, RSV enfeksiyonları, COVID-19, zatürre ve bronşit en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor.  Uzmanlara göre, kış aylarında bu hastalıkların bulaşma riski yaz aylarına nazaran 3 kat daha yüksek.  Bunun nedeni ise kapalı alanlarda daha uzun süre kalınması ve havalandırmanın yetersiz olması sebebiyle mikropların yayılımının kolaylaşması. Ayrıca, bağışıklık sisteminin soğuk havada zayıflaması da enfeksiyonlara olan yatkınlığı artırıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, aslında doğru önlemlerle bu enfeksiyonlardan korunmanın veya hastalığa yakalanma riskini ciddi oranda azaltmanın mümkün olduğunu belirterek, “Hem kişisel hijyen hem de yaşam tarzı alışkanlıkları bu süreçte büyük önem taşıyor. Kışın sağlığımızı korumak için en önemli kural ise kalabalık ve kapalı ortamları sınırlamak, doğru havalandırma yapmak ve bağışıklığı güçlü tutmaktır. Ayrıca, öksürme ve hapşırmayla yayılan damlacıklar kolayca bulaşabildikleri için özellikle yüz yüze olan karşılıklı konuşmalarda aramızdaki mesafenin en az 70 cm olmasına özen göstermeliyiz” diyor.   İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kış aylarında hastalıklardan korunmamız için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu

Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu

Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının

Kışın kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmanız çok önemli. Zira, insanların birbirine yakın bulundukları alanlarda influenza, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve COVID-19 gibi virüsler çok hızlı yayılıyorlar. Araştırmalar, kalabalık ve kötü havalandırılan ortamlarda bulaşma riskinin 10 kata kadar arttığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, sinema, AVM, toplu taşıma ve toplantı salonlarında uzun süre kalmaktan kaçınmak enfeksiyon riskini ciddi şekilde azaltıyor. Mecburi  durumlarda maske takmak da etkili olan bir başka önlem.

Haftada en az 3 kez 1’er saat yürüyün

Düzenli egzersiz bağışıklık hücrelerinin dolaşımını artırarak enfeksiyonlara karşı koruyucu etki sağlıyor. Araştırmalar, haftada en az 150 dakika yürüyen kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü gösteriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kışın soğuk havaya rağmen açık havada yapılan tempolu yürüyüşün hem D vitamini sentezine katkı sağladığını hem de kişiyi kapalı alan kalabalığından uzak tuttuğunu belirterek, “Yürüyüşü mümkünse gün içinde ve rüzgârdan korunaklı bir rota seçerek yapın. Aşırı terlemeyi ve üşümeyi önlemek için kat kat giyinmeye de dikkat edin” diyor.

Odalarınızı günde 3 kez 15’er dakika havalandırın

Kışın pencereler genelde kapalı kaldıkları için virüsler havada daha uzun süre asılı kalıyorlar. Bu nedenle, oturduğumuz, çalıştığımız veya uyuduğumuz ortamları günde 3 kez en az 10–15 dakika havalandırmak büyük fark oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, iyi havalandırmanın solunum yolu hastalıklarını yüzde 50 oranında azalttığını bildiriyor. Havalandırma sırasında kısa süreli ısı kaybı olsa bile hava kalitesinin korunması enfeksiyon riskini ciddi oranda düşürüyor. Kapalı ortamlarda sürekli klima veya soba kullanımı havayı kuruttuğu için nem dengesini korumak da önem taşıyor.

Aşılarınızı mutlaka tamamlayın

Grip aşısı, özellikle risk grubunda yer alan kişilerde hastaneye yatış riskini yüzde 60 oranına kadar azaltıyor. COVID-19 hatırlatma dozları bağışıklık düzeyinin düştüğü kış aylarında koruma sağlıyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu,  65 yaş üstünde veya kronik hastalığı olanlarda zatürre (pnömokok) aşısının da ciddi enfeksiyonları önleyebildiğini vurgulayarak, “Aşılar hastalıkların bulaşmalarını ve ağır seyretmelerini önleyen en güçlü araçlardandır. Üstelik, sadece sizi değil çevrenizdeki hassas kişileri de koruyor” bilgisini veriyor.

Eve geldiğinizde ilk iş ellerinizi yıkamak olsun

Virüslerin büyük bir bölümü eller yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle, ellerinizi yıkamadan yüzünüze, burnunuza veya gözlerinize asla dokunmayın. Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanması enfeksiyon riskini yüzde 40–50 oranında azaltıyor. Dolayısıyla, özellikle toplu taşıma, market, okul veya iş yerinden dönüşte bu alışkanlık çok önem taşıyor. Su ve sabun yoksa en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri de fayda sağlıyor.

Boyun ve burun bölgenizi koruyun

Soğuk hava solunum yolu mukozasını zayıflatarak virüslere daha duyarlı hâle getiriyor. Boyun ve burun bölgesini korumak ise özellikle rüzgârın etkisini azaltarak mukozanın kurumasını ve bu sayede virüslerin solunum yollarında kolayca tutunmalarını önlüyor. Yaygın inanışın aksine, üşümek doğrudan hastalık yapmıyor; ancak bağışıklığı baskılayarak enfeksiyonlara zemin hazırlıyor. Dolayısıyla dışarı çıkmadan önce termal içlik ve atkı kullanmak faydalı oluyor. Bunların yanı sıra ince tek bir kıyafet yerine kat kat giyinmek vücut ısısını dengede tutuyor.

Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun

Uykusuzluk bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini azaltıyor ve bu nedenle viral enfeksiyonların gelişme riskini artırıyor. Bilimsel çalışmalar, günde 6 saatten az uyuyan kişilerde hastalanma riskinin yaklaşık 4 kat arttığını gösteriyor. “Düzenli ve kaliteli uyku için uyku saatlerinin mutlaka sabit olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu,   “Yoğun günlerde kısa molalar vermek stres hormonlarının seviyelerini düşürüyor ve böylece bağışıklığı güçlendiriyor. Akşam geç saatlerde ekran kullanımını sınırlandırmak da uyku kalitesini artırıyor” diye konuşuyor.

Bağışıklığı güçlendiren beslenme düzenini sürdürün

Yetersiz beslenme, enfeksiyonlara yatkınlığı yüzde 20–30 oranında artırıyor. Bu nedenle, dengeli ve yeterli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günde birkaç porsiyon sebze ve meyve tüketimi bağışıklığı destekliyor. Ayrıca, C vitamini, çinko, D vitamini ve omega-3 bakımından zengin gıdalar, antioksidan ve antiinflamatuar etkileri sayesinde enfeksiyon riskini azaltıyor. Haftada 2 kez balık, her gün yoğurt veya kefir tüketimi ise güçlü bir bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bağırsak florasını destekliyor. Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak da enfeksiyon süresini kısaltmaya yardımcı oluyor.

Geceleri odanıza bir bardak su koyun

Kışın kullanılan ısıtıcılar odadaki nemi düşürüyor; kuru hava, virüslerin solunum yollarına kolayca tutunmalarına yol açıyor. Burun içinin kuruması da hem kanamaya hem enfeksiyona yatkınlık oluşturuyor. Bu nedenle, ortam neminin yüzde 40–60 arasında olması ideal kabul ediliyor. Geceleri odaya bir bardak su koymak veya nemlendirici cihaz kullanmak odanın nemlenmesinde fayda sağlıyor. Bu basit önlem bile üst solunum yolu enfeksiyonlarını azaltabiliyor.

Yüz yüze konuşurken en az 70 cm uzak durun

Kış aylarında aile ortamlarında bulaşma riski oldukça yükseliyor. Öyle ki temas hâlindeki her 3 kişiden 1’i enfeksiyonu kapabiliyor.  Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, basit temas önlemlerinin bile bulaşma riskini önemli şekilde azaltabildiğini vurgulayarak, “Bunun için yüz yüze konuşurken mesafe korunmalı ve mümkünse maske kullanılmalı. Ortak havlular, bardaklar veya telefonlar paylaşılmamalı. Bunların yanı sıra hastanın ayrı odada kalması ve sık havalandırma da çok önemlidir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

#KışHastalıkları #SolunumYoluEnfeksiyonları #KışaHazırlık #SağlıkÖnerileri #KışSağlığı #KişiselHijyen #DoğruHavalandırma #KapalıAlanRiskleri #Bulaşıcılık #KorunmaYolları #BağışıklıkGüçlendirme #SağlıklıYaşam #KışAylarındaSağlık #GüçlüBağışıklık #KışÖnlemleri #SağlıkHaberleri #UzmanGörüşü #Bilgilendirme #KışUyarısı #ToplumSağlığı