Yazılar

Harun Karagöz, duygusal yeni şarkısıyla feri döndü

Alternatif rock ve pop tınılarını kendine özgü yorumuyla birleştiren Harun Karagöz, yeni single’ı “İçimde Bir Deli”yi dinleyicilerle buluşturdu. Geçtiğimiz haziran ayında yayımladığı “Dünya Oyuncak” ile dikkatleri üzerine çeken sanatçı, müzikal yolculuğunu bu kez daha yoğun ve duygusal bir anlatımla sürdürüyor.
Sözü ve müziği Karagöz’e ait olan parça, güçlü rock–alternatif altyapısı ve etkileyici melodisiyle öne çıkarken, sanatçının içsel dünyasını ve duygusal derinliğini dinleyiciye yeniden hissettiriyor. “İçimde Bir Deli”, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.
Harun Karagöz, yeni single’ıyla hem müzikal olgunluğunu hem de hikâye anlatıcılığındaki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.
#HarunKaragöz #İçimdeBirDeli #YeniSingle #AvrupaMüzik #MüzikGündemi #YeniÇıkış #AlternatifMüzik #AşkŞarkıları #RockAlternatif

Hyundai, iREX 2025’te otonom obilite platformu MobED’i tanıttı

Hyundai Motor Group, Robotics LAB tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED’i, Tokyo’da düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te tanıttı. CES 2022’de konsept olarak gösterilen MobED, yapay zekâ entegrasyonu ile tamamen otonom ve seri üretime hazır hale getirildi.

MobED, üç temel teknoloji yaklaşımıyla öne çıkıyor: Adaptif Hareketlilik, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Uygulama Alanı. Gelişmiş duruş kontrol mekanizması, zemin uyumu ve otomotiv sınıfı mühendislik sayesinde platform; eğimli, engebeli ve dar alanlarda yüksek stabilite sunuyor. LiDAR–kamera füzyonu, AI tabanlı sensörler ve sezgisel kontrol arayüzü ise güvenli ve erişilebilir otonom navigasyon sağlıyor.

Modüler yapısıyla lojistikten yayıncılığa kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabilen MobED, iki farklı modelle satışa çıkacak:

MobED Pro: Gelişmiş otonomi, LiDAR-kamera füzyonu ve “follow-me” modu ile ticari operasyonlara uygun.

MobED Basic: Ar-Ge odaklı, özelleştirmeye açık temel model.

MobED’in tasarımı, Hyundai’nin “Refined Edge” yaklaşımını yansıtarak fonksiyonel sağlamlık ile akıcı hatları bir araya getiriyor. Platformun merkezindeki Drive-and-Lift (DnL) modülü, duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek yapıda birleştirerek robotik hareket kabiliyetini ileri seviyeye taşıyor.

Hyundai, MobED’i 3–6 Aralık tarihleri arasında iREX 2025 standında canlı olarak sergiliyor. Seri üretimin 2026’nın ilk yarısında başlaması planlanıyor.
#Hyundai #MobED #iREX2025 #RobotikTeknoloji #OtonomMobilite #MobiliteGeleceği #RobotPlatformu #TeknolojiHaberleri

Ege’den 30. yıla özel sürpriz: “Yansın Dünya” yayında

90’ların unutulmaz sesi Ege, müzik kariyerinin 30. yılını özel bir projeyle kutluyor. Akdeniz’in sıcaklığını, tutkusunu ve duygusunu yıllardır Türk pop müziğine taşıyan sanatçı, yeni şarkısı “Yansın Dünya” ile hem yerel hem de global dinleyiciye sesleniyor.

Sözü ve müziği Ege’ye ait olan şarkı, başarılı aranjör Erol Temizel tarafından modern bir sound’la yeniden yorumlandı. Yönetmenliğini Kayhan Ok’un üstlendiği video klip ise yapay zekâ teknolojileriyle hazırlanarak çağdaş müzik video anlayışına yenilikçi bir dokunuş getiriyor.

Ege, 30. yıl projesi kapsamında şarkılarının Yunanca, Arapça ve İspanyolca gibi dillere kolayca uyarlanabilen fonetik yapısı sayesinde Akdeniz coğrafyasında yeniden hayat bulacağını belirtiyor. “Ege’nin 30 Yılı” projesi, sanatçının hem geçmişine saygı duruşu niteliği taşıyor hem de geleceğe uzanan müzikal vizyonunu ortaya koyuyor.

#Ege #YansınDünya #YeniŞarkı #30Yıl #AkdenizSoundu #TürkPopMüziği #ErolTemizel #KayhanOk

Dilek Kahramanları yeni yıl umudu için bir araya geldi

Make-A-Wish Türkiye, 22–23 Aralık’ta gerçekleşecek “Shop for Wishes” alışveriş etkinliği öncesinde özel bir tanıtım daveti düzenledi. The Peninsula Istanbul’un ev sahipliğinde, Alaluxa’nın konsept danışmanlığında gerçekleşen buluşma, “Dilek Kahramanları”nı bir araya getirdi.

Make-A-Wish Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Eda Sevaioğlu Tan, Genel Sekreter Özlem Özen ve Alaluxa Kurucusu Ayşegül Tuncer’in ev sahipliği yaptığı etkinliğe; Romina Hakko, Alara Mildon, Dila Tarkan, Pelin Uluksar, İdil Yazar ve Jale Balcı gibi isimler katılarak projeye destek verdi.

Konuklar, yeni yıl ruhunu paylaşırken dilek çocuklarının hayallerine ışık tutacak etkinliğin detaylarını keşfetti. Davetliler ayrıca umut temalı çizimlerini tuvale aktardı; bu özel çalışmalar, Shop for Wishes etkinliğinde sürpriz bir uygulamayla yeniden hayat bulacak.

Make-A-Wish Türkiye, riskli hastalıklarla mücadele eden 3–17 yaş arası çocukların dileklerini gerçekleştirerek her yıl en az 400 çocuğa umut olmayı hedefliyor. Etkinlikte yapılacak her alışveriş, bir çocuğun dileğinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak.

The Peninsula Istanbul ise sosyal sorumluluk projelerine verdiği destek ve kültürel mirasa duyarlı yaklaşımıyla bu anlamlı iş birliğini güçlendirmeye devam ediyor.

#ShopForWishes #DilekKahramanları #MakeAWishTürkiye #YeniYılRuhu #BirDilekTutar #UmutOl #Çocuklarİçin #ThePeninsulaIstanbul #Alaluxa #SosyalSorumlulukProjesi

Deniz Saydam “Ruhu Geride Kalanlar”

Deniz Saydam, ilk romanı “Ruhu Geride Kalanlar” ile okurları insan ilişkilerinin görünmeyen yüzüne davet ediyor. Librum Kitap etiketiyle yayımlanan roman, 26 Kasım itibarıyla tüm kitapçılarda yerini aldı.

Hayatın hızına kapılıp giderken geride kalan ruhları fark etmenin ne kadar zor olduğunu çarpıcı bir dille anlatan Saydam, hikâyesini bir abla–kardeş günlüğü üzerinden kurguluyor. Defne’nin adliye koridorlarından hastane odalarına uzanan telaşı, ablası Seniha’nın bulimia gölgesinde çöken dünyası ve sararmış bir zarftan çıkan günlükler, romanın duygusal omurgasını oluşturuyor.

“Kendi hikâyemizi bilirsek, kendimizi de severiz…” cümlesi, iki kız kardeşin iyileşme yolculuğunun anahtarı olarak öne çıkıyor. Aile bağları, kardeşlik dinamikleri ve bireysel iyileşme temalarını derinlikli bir şekilde ele alan “Ruhu Geride Kalanlar”, edebiyat okurları için güçlü bir ilk roman niteliği taşıyor.

#RuhuGerideKalanlar #DenizSaydam #YeniRoman #KitapÖnerisi #LibrumKitap #Edebiyat #OkumaListesi #KitapGündemi

Haydar Aksoy “Kemalizm ve Yaşam”

Yazar Haydar Aksoy, 1980 darbesinin toplumsal kırılmalarını ve Cumhuriyet’in mirasını ele aldığı yeni kitabı “Kemalizm ve Yaşam” ile okurla buluştu. Raflardaki yerini alan eser, Cumhuriyet’in tarihsel birikimini güncel sorunlarla ilişkilendirerek Türkiye’nin siyasal ve toplumsal dönüşümüne kapsamlı bir perspektiften bakıyor.

Aksoy, “Bugün hâlâ bir parça demokrasi, özgürlük, eşitlik nefesi alabiliyorsak; Cumhuriyet’in yarattığı atmosfer sayesindedir” sözleriyle Cumhuriyet’in yeni yüzyılında sorumlulukların arttığını vurguluyor. Kitapta toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, laikliğin kamusal yaşamda korunması ve “çoban ateşlerinin” yeniden yakılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Kemalizm ve Yaşam, Kemalizmin yalnızca bir bağımsızlık ideolojisi olmadığını; Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dokusunu belirleyen kurucu bir güç olarak varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Aksoy, uluslararası müdahalelerden 1980 darbesine, güncel jeopolitik gelişmelerden Filistin meselesine kadar geniş bir çerçevede Cumhuriyet’i savunmanın anlamını yeniden yorumluyor.

Geçmiş ile bugünün kesiştiği noktada akıl ve bilimin önemini öne çıkaran eser, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak ve aydınlanmacı toplum idealini yaşatmak isteyen okurlar için güçlü bir kaynak niteliği taşıyor.

#KemalizmVeYaşam #HaydarAksoy #YeniKitap #KitapGündemi #Cumhuriyet #Edebiyat #OkumaÖnerisi #LibrumKitap

Obezite uyku apnesini artırdı!

Modern çağın salgın hastalığı obezite nedeniyle günümüzde gençlerde de hızla yaygınlaşan uyku apnesi yaşam kalitesini düşürüp ciddi hastalıklara zemin hazırlarken, ani ölüme de yol açabiliyor! Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, tıkayıcı uyku apnesinde hava yolunu çevreleyen kasların uyku esnasında havayolunu daraltıp, solunumun onlarca hatta yüzlerce kez kesintiye uğramasına neden olduğunu belirterek “Uyku apnesi riski erkeklerde 40 yaşından itibaren, kadınlarda da menopoz sonrasında artmaktadır. Yapılan çalışmalar; kilomuzdaki yüzde 10’luk artışın, uyku apnesi riskini 6 kat yükselttiğini göstermektedir” diyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Tavşanlı, uyku apnesinin 9 önemli belirtisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Son yıllarda gerek sağlıksız beslenme alışkanlıkları gerekse hareketsiz yaşam tarzı obezitenin hızla yaygınlaşmasına neden olurken, modern çağın bu salgın hastalığı çok ciddi başka hastalıklara da neden olabiliyor. Onlardan biri de tıkayıcı uyku apnesi! Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, günümüzde gençlerde de hızla yaygınlaşan uyku apnesinin yaşam kalitesini düşürdüğünü vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Tıkayıcı uyku apnesi; basitçe havayolunu çevreleyen kasların uyku esnasında solunumu etkileyecek derecede havayolunu daraltması olarak tanımlanabilir. Uyanıkken hastalarda herhangi bir solunum sıkıntısı yoksa da, uyku esnasında bu bölgedeki kasların gevşemesi ve daralmanın artmasına bağlı olarak solunumları onlarca hatta yüzlerce kez kesintiye uğramaktadır. Bazı kişilerde yapısal olarak buradaki geçiş yolu dar olmakta ve özellikle kilo alımı ile daha da dar hale gelebilmektedir.”

Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı

Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı

Kiloda yüzde 10’luk artış, riski 6 kat yükseltiyor!

Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile beyin damarlarında hasar riskini artırdığını vurgulayan Doç. Dr. Tavşanlı “Tıkayıcı uyku apnesinde nefeste kesilmelerin olduğu dönemde kandaki oksijen oranı düşmekte olup; oksijen seviyelerindeki dalgalanmalar damar yapısında hasarlanma ve yine bunun sonucunda damarlarda tıkanıklıklara neden olabilmektedir. Bu durum aynı zamanda kan şeker düzeyi ve kan basıncı kontrolünün sağlanmasında da zorlanmaya sebep olup; dirençli diyabet ve hipertansiyona yol açabilmektedir. Bu nedenle tedavide geç kalmamak yaşamsal öneme sahiptir” diyor. Uyku apnesi riskinin erkeklerde 40 yaşından itibaren, kadınlarda da menopoz sonrasında arttığını belirten Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, fazla kilonun da çok önemli bir risk unsuru oluşturduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan çalışmalara göre; kilomuzdaki yüzde 10’luk bir artış uyku apnesi riskini 6 kat yükseltmektedir. Ayrıca kişinin boyun yapısı kısaysa, boğazda havanın geçtiği yol yapısal olarak dar bir anatomiye sahipse, apne riski artmaktadır.”

Erken tedavi yaşamsal öneme sahip!

Uyku apnesinin tanısı; hastanın şikayetlerinin yanı sıra bir gecelik uykusunun izlendiği ve beyin aktivitesi, solunum, kalp ritmi ile vücut kas hareketleri gibi çeşitli parametrelerin kaydedildiği ‘polisomnografi’ tetkikiyle konuluyor. Bu tetkiklerde aynı zamanda uyku apnesinin şiddeti de belirleniyor. Doç. Dr. Tavşanlı hastalığın tedavisini şöyle anlatıyor: “Tedavi olarak hastaya gece uyku esnasında kullanacağı bir cihaz yardımıyla, genelde burna takılan bir maskeyle basınçlı hava verilmektedir. Bu yöntemle hava yolundaki tıkanıklığı aşarak solunumun kesintisiz devam etmesi hedeflenmektedir. Hastaların genelinde CPAP dediğimiz sürekli pozitif hava basıncı veren cihaz yeterli olmaktadır. Cihaz tedavisiyle birlikte hastaların fazla kilolarından kurtulmaları, dolayısı ile metabolik tablonun da kontrol altına alınması kolaylaşmaktadır.”

Tıkayıcı uyku apnesinin 9 önemli belirtisi!

Hastaların sıklıkla horlama şikayeti ile geldiklerini, ancak tıkayıcı uyku apnesinde tek belirtinin horlama olmadığını belirten Doç. Dr. Tavşanlı “Hatta basit horlama denilen tabloda apneye rastlanılmayabilir” diyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, tıkayıcı uyku apnesinin 9 önemli belirtisini şöyle sıralıyor;

  • Gürültülü ve aralıklı horlama
  • Hastanın nefesindeki kesintilerin çevredekiler tarafından fark edilmesi
  • Boğulur gibi uyanmak
  • Gece tuvalete kalkma ihtiyacı hissetmek
  • Gece özellikle ense ve göğüs üzerinde terlemenin olması
  • Sabah yorgun kalkmak
  • Gün içinde uykulu ve yorgun olmak
  • Sabah baş ağrısıyla uyanmak
  • Unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu

Doç. Dr. Tavşanlı “Kendisinde bu tür şikayetler olan kişilerin uyku tıbbı ile ilgilenen bir hekimle en kısa zamanda görüşmesi faydalı olacaktır” diyor.

#UykuApnesi #UykuSağlığı #RuhVeBedenSağlığı #SağlıkFarkındalığı #HalkSağlığı #Obezite #SağlıklıYaşam #HareketsizYaşam #BeslenmeAlışkanlıkları #Nöroloji #UykuBozuklukları #TıkayıcıUykuApnesi #UzmanGörüşü #GençlerdeUykuApnesi #GençSağlığı #ModernÇağHastalıkları #Acıbadem #AcıbademTaksim #SağlıkHaberleri

Prematüre bebeklerin kış aylarını sağlıklı geçirmesi için etkili önlemler!

Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor.

5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Reyhan Tamer

Dr. Reyhan Tamer

Kalabalık ortam

Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.

Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması

Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.

Ortam ısısı

Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.

Beslenme bozuklukları

Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.

Sigara dumanı

Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”

#Prematüre #PrematüreBebek #BebekSağlığı #ÇocukSağlığı #KışAylarındaSağlık #KışTehlikesi #KışEnfeksiyonları #Bağışıklık #VirüslerdenKorunma  #AnneBabaBilgilendirme #BebekBakımı #SağlıklıKış #Acıbadem #AcıbademKadıköy #UzmanGörüşü #SağlıkHaberleri

TM. Logan’dan Yeni Psikolojik Gerilim: “Kızım”

Dünya çapında milyonlarca okura ulaşan Anne ve Rüya Ev romanlarının yazarı T. M. Logan, yeni psikolojik gerilim romanı “Kızım” (Daughter) ile Türkçe okurlarla buluşuyor. Ayhan Semih Koç’un çevirisiyle yayımlanan eser, aile bağları, sırlar ve zamanla yarışan bir annenin hikâyesini nefes kesen bir tempoyla işliyor.

Romanın merkezinde, kızını üniversiteden almaya giden Lauren’in karşılaştığı şok edici gerçek var: Evie haftalardır ortadan kaybolmuştur. Londra’nın karanlık sokaklarında başlayan umutsuz arayış, Lauren’i geçmişin sırlarıyla yüzleşmeye ve “kimseye güvenme” kuralıyla örülü bir gerilim dünyasına sürüklüyor.

“Kızım”, aile içindeki görünmez sırların ve güvenin sınandığı, okuru her sayfasında yeni bir gerilime davet eden güçlü bir roman olarak raflardaki yerini aldı.

#TMLogan #KızımRomanı #PsikolojikGerilim #KitapHaberleri #YeniÇıkanKitaplar #AyhanSemihKoç #Edebiyat #OkumaÖnerisi #GerilimRomanı #KitapSeverler

“Azmin Gücü” Türkçede: Dr. Recep ‘Richie’ Karaburun’dan İlham Veren Yolculuk

Dünya turizm sektörünün en etkili eğitmenlerinden Dr. Recep “Richie” Karaburun, kariyer ve kişisel gelişim alanındaki deneyimlerini Türkçe okuyucuyla buluşturuyor. Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan “Azmin Gücü”, göçmenlikten liderliğe, kişisel marka oluşturmadan zaman yönetimine kadar 10 temel ilkeyi pratik önerilerle bir araya getiriyor.

New York Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliği ve 25 yılı aşkın küresel turizm deneyimiyle tanınan Karaburun, kitabında risk almanın, rahatsızlığı büyümeye dönüştürmenin ve tutarlılığın önemini vurguluyor. Z kuşağının değerlerini hızlanan yapay zekâ çağının etkileriyle buluşturan eser, bireysel olduğu kadar toplumsal uyum becerisinin de kritik olduğunu hatırlatıyor.

“Azmin Gücü”, kariyerinin başında olanlar, yolunu yeniden çizmek isteyenler veya liderlik becerilerini geliştirmek isteyenler için güçlü bir başucu kitabı olarak raflardaki yerini aldı.

#AzminGücü #RecepKaraburun #DestekYayınları #KitapHaberleri #KariyerBaşarı #Liderlik #KişiselMarka #ZKuşağı #YapayZekaÇağı #KişiselGelişim