Yazılar

Fenerbahçe’nin 113 Yıllık Kupa Hatırası müzayedede

Türkiye’nin önde gelen müzayede platformlarından ARTHILL Müzecilik, 07 Aralık 2025’te koleksiyon değeri yüksek 128 nadide eseri sanatseverlerle buluşturuyor. Tüm eserler, dikkat çekici bir başlangıç noktası olan 1 USD teklif ile satışa çıkacak.

Müzayedenin en çok konuşulan parçası ise Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 1911–1912 sezonuna ait ilk şampiyonluk kupa hatırası. Hem başkan hem oyuncu olan Arif Emirzade Bey’e takdim edilen bu eser, kulüp tarihinin başlangıç yıllarına ışık tutan belgesel nitelikte bir koleksiyon parçası olarak öne çıkıyor.

Müzayede kataloğunda ayrıca; Sultan II. Abdülhamid Han’ın Maliye Nazırı Vezir Ahmed Reşad Paşa Koleksiyonu’ndan parçalar, 16. yüzyıl Osmanlı tekstil örnekleri, 17. yüzyıl İznik seramikleri, Bonaparte Hanedanlığı için üretilmiş yemek takımı, Rus ve Osmanlı gümüşleri, Tophane işi lüleler, 18. yüzyıl Sax porselenleri, Osmanlı askeri eserleri ve klasik ile çağdaş sanatçıların tabloları yer alıyor.

Sanatseverler, müzayede gününe kadar ARTHILL Gallery’yi ziyaret ederek eserleri yakından inceleyebilecek ve küratörlerden bilgi alabilecek.

www.arthill.com.tr

 

#ARTHILLMüzecilik #SanatHaberleri #AntikaEserler #Fenerbahçe #ŞampiyonlukKupası #Müzayede #Koleksiyon #OsmanlıSanatı #İznikSeramik #Sanatseverler

Çırağan Palace Kempinski’de yeni gurme deneyim

Anadolu mutfağını modern bir bakışla yorumlayan Rüya, Dubai, Cannes ve Riyad’dan sonra İstanbul’da kapılarını açtı. Boğaz kıyısında, Çırağan Palace Kempinski’nin zarif atmosferinde konumlanan Rüya İstanbul; geleneksel tarifleri çağdaş tekniklerle yeniden yorumlayarak unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Rüya İstanbul

Çırağan Sarayı’nın tarihi dokusu ile bütünleşen restoran, paylaşım kültürünü odağına alan menüsüyle kalabalık sofraların sıcaklığını öne çıkarıyor. 24 saat kısık ateşte pişmiş dana kaburga, mantarlı keşkek, “Simit Havyar” ve üç gün fermente edilen Karadeniz pidesi gibi imza tabaklar kültürel mirası modern sunumlarla buluşturuyor. Deniz ürünlerinde özgün teknikler, tatlılarda ise “Çikolata ve Türk Kahvesi” gibi sofistike lezzetler öne çıkıyor.

Rüya İstanbul

Bar menüsü de Türkiye’nin yedi bölgesinden ilham alıyor. Kakule, nar, gül ve baharatlarla hazırlanan imza kokteyller; “Nazar Sour” ve “Anatolian Fizz” gibi yaratıcı tatlarla misafirlere hem görsel hem damak zevki sunuyor.

Rüya İstanbul

Rüya İstanbul, Ralph Radtke ve Umut Özkanca’nın titiz çalışmalarıyla hayata geçirildi. Çırağan Palace Kempinski’nin gastronomi seçkisine yeni bir soluk getiren mekan, akşamları DJ performansları ve canlı ritimlerle şehrin yeni buluşma noktası olmaya hazırlanıyor.

Rüya İstanbul

Adres: Çırağan Palace Kempinski, Çırağan Caddesi 32

Rezervasyon: +90 212 326 46 20 / ruya@ciraganpalace.com

Web sitesi: Rüya Istanbul

Umut Özkanca, Ralph Radtke

Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Özkanca, Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve Kempinski Residences Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke

#Rüyaİstanbul #ÇırağanPalaceKempinski #AnadoluMutfağı #GurmeDeneyim #İstanbulYemeİçme #FineDining #BoğazdaLezzet #Gastronomi #MekanHaberleri #FoodNews

Prostat kanserinde erken tanı tedavi başarısını artırıyor

Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri ilk evrelerde belirti vermeden sessizce ilerlediği için genellikle geç fark ediliyor. Oysa, erken yakalandığında tedavinin başarı oranları belirgin şekilde yükseliyor.  Acıbadem International Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, düzenli yapılan testlerin erken tanıda son derece önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekerek, “Basit bir kan testi ve ürolojik muayene, pek çok erkeğin yaşamını değiştirecek kadar kritik bir önem taşımaktadır.  Hastalığın henüz belirti vermediği erken dönemde saptanması ve bu sayede tedavinin başarısının artması amaçlanmaktadır. Erken tanı için özellikle 50 yaş üstü erkeklerin, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanların ve risk grubunda olanların taramaları aksatmamaları hayat kurtarıcı bir adım olmaktadır. Özellikle risk grubundaki hastaların yakın takibi ve taranmaları hastalığın ilerlemeden saptanmasını ve tedavi edilmesini olanaklı kılmaktadır” diyor.

Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman

Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman

Kanserle ilişkili ölümler arasında 3’üncü sırada! 

Prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkan prostat kanseri, güncel araştırmalara göre, her 100 bin erkekten yaklaşık 35’inde görülüyor. Avrupa’da erkeklerde en sık rastlanan kanser olan prostat kanseri, kanserle ilişkili ölümler arasında 3’üncü sırada yer alıyor. Görülme sıklığı ise yaşlanmaya bağlı olarak artış gösteriyor. Genellikle 50 yaş üstü erkeklerde rastlanan prostat kanseri riski yaş ilerledikçe belirgin şekilde artıyor ve 65 yaş üstü erkeklerde daha yaygın görülüyor. Klinik bir çalışmaya göre; 30 yaş altındaki erkeklerde görülme sıklığı yüzde 5 iken, bu oran yaşla birlikte artarak 79 yaş üstünde yüzde 59’a yükseliyor.

Aile öyküsünde risk 2 kattan daha fazla artıyor!

Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan erkeklerin daha dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü, babasında prostat kanseri hikayesinin olması riski iki kattan daha fazla artırıyor. Prostat kanseri öyküsü olan bir erkek kardeş ise riski babası hasta olan erkeklerden daha fazla yükseltiyor. İlerleyen yaş ve aile öyküsünün dışında çevresel faktörler ve yaşam tarzı alışkanlıkları da prostat kanserinin riskleri arasında yer alıyor. Örneğin, aşırı kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketimi, düşük sebze-meyve alımı, fiziksel aktivite eksikliği ve fazla kilo hormonal dengesizliklere yol açarak riski yükseltiyor.

Başlangıçta genellikle sinsice ilerliyor

Erken evre prostat kanseri genellikle sinsi şekilde seyrediyor. Kansere bağlı semptomların sıklıkla hastalığın doğal seyri içinde geç dönemlerde ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, şunları söylüyor: “Erken evre prostat kanseri belirtileri ve semptomları; idrarda kan görülmesi, idrarın pembe, kırmızı veya kahverenginde olması, menide kan görülmesi, daha sık idrara çıkma ihtiyacı, idrarı başlatmada güçlük, geceleri daha sık idrara çıkma ihtiyacıdır. İleri evrede ise hastaların yakınmaları farklılık gösterir. İdrar kaçırma, sırt ve kemik ağrısı, sertleşme sorunları, yorgunluk hissi, istem dışı kilo vermek, kollarda veya bacaklarda güçsüzlük bu evredeki bulgu ve belirtilerin başında gelmektedir.”

Henüz belirti vermediği dönemde saptanabiliyor!

Kanser erken evrede fark edildiğinde tedavi seçenekleri ve tedavi edilebilirlik oranı önemli ölçüde artıyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman erken tanı için 50 yaş ve üzeri tüm erkekler ile ailesinde prostat kanseri öyküsü olan 45 yaş ve üzeri erkeklere yılda bir kez PSA kan testi ile prostat muayenesinin önerildiğini vurgulayarak, “Bu programla hastalığın henüz belirti vermediği erken dönemde saptanması ve bu sayede tedavinin başarısının artırılması amaçlanmaktadır” bilgisini veriyor. Prostat kanserinin genellikle kandaki prostat spesifik antijen (PSA) testi ile erken teşhis edilebildiğini anlatan Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, sözlerine şöyle devam ediyor: “Prostat kanserini tespit etmenin bir diğer yolu olan dijital rektal muayenede ise doktor prostat bezini muayene etmektedir. PSA ölçümünde veya muayenede şüphe varsa multiparametrik prostat MR planlanmaktadır. MR bulgularına göre şüpheli alanların varlığında MR füzyon biyopsi ile tanı konulabilmektedir. Son yıllarda multiparametrik prostat MR ile birlikte özellikle metastazı saptamakta kullanılan PSMA PET sintigrafi yöntemleri de güncel görüntüleme yöntemleri arasında yer almaktadır.”

Robotik cerrahi güncel tedavi yöntemleri arasında

Prostat kanseri tedavisindeki başarılı sonuçlardan da bahseden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, “Aktif gözetimin yanı sıra, robotik veya açık radikal prostatektomi, radyoterapi, minimal invaziv tedavi yöntemleri, hormon tedavisi ve kemoterapi de dahil olmak üzere prostat kanseri için çok çeşitli tedaviler mevcuttur” sözleriyle hastanın sağlık durumuna göre uygulanabilecek tedavi yöntemlerini sıralıyor.

#ProstatKanseri #ErkenTanı #Sağlık #Üroloji #KanserTaraması #AcıbademInternational #HayatKurtarıyor #SağlıkHaberleri #ErkekSağlığı #KanserFarkındalığı

Kira artışları TÜİK oranlarını geride bıraktı!

TÜAD, Konutlarda Mevcut Kira Artış Oranı Araştırmasının İlk Sonuçlarını Açıkladı!

Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) Başkanı ve Ipsos Araştırma Şirketi Sidar Gedik; konut kira piyasasındaki değişime dair veri üretmek üzere geliştirdiğimiz “Konutlarda Mevcut Kira Artış Oranı” ölçümünün ilk bulgularını kamuoyu ile paylaşmaya başladık. TÜAD’ın bu araştırmada çıkış noktası bir sivil toplum kuruluşu olarak sadece kendi sektör bileşenlerine yönelik değil toplum geneline yönelik olarak da fayda üretmek” olduğunu belirtti.

TÜAD

TÜAD Başkanı Sidar Gedik sözlerine şöyle devam etti; “Ülkemiz için son yılların en önemli sorunu yüksek enflasyon. Yüksek enflasyon ile mücadelede konut maliyetleri çok önemli rol oynuyor, son 12 aylık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) hesaplamasında gıda fiyatlarının ardından en yüksek etki yapan ikinci başlık konut maliyetleri oldu. Oturduğu konutta kiracı olanların oranı ise her yıl artıyor, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2014 yılında fertlerin %22,1 kiracı iken bu oran 2024 yılında %28’e yükseldi. Dolayısıyla içinde kiracı oturan konutlarda sözleşme sonlarında kira artış oranı her yıl giderek daha da önemli hale geldi.  TÜAD tarafından Ocak 2025’te başlatılan çalışma, mevcut kira kontratlarını yenileyen kiracıların gerçek artış deneyimlerini metrekare bazında düzenli ve şeffaf biçimde izlemeyi hedefliyor” …

TÜAD Başkanı Sidar Gedik

Kira artış oranları TÜİK kira güncelleme oranının üzerinde seyrediyor

TÜAD’ın Ağustos–Eylül–Ekim 2025 dönemini kapsayan 3 aylık hareketli ortalama sonuçlarına göre, Türkiye genelinde metrekare başına kira artış oranı %42,6 olarak gerçekleşti.
Aynı dönemde TÜİK’in 12 aylık ortalama tüketici enflasyonuna dayanarak açıkladığı “Kira Güncelleme Oranı” ise %39,7 seviyelerinde seyretti.

TÜAD Başkanı Sidar Gedik

TÜAD Başkanı Sidar Gedik

Ekim 2025 aylık verilere bakıldığında:

TÜAD Mevcut Kira Artış Oranı: %42,0 olarak gerçekleşirken, TÜİK Kira Güncelleme oranı  %38,4 oldu. Bu karşılaştırma, Ekim ayında da kira artışlarının TÜİK Güncelleme Oranının üzerinde devam ettiğini ortaya koyuyor.

Her ne kadar Haziran 2025’ten sonra kira artışlarında bir yavaşlama eğilimi görülse de, TUİK oranları ile karşılaştırıldığında piyasadaki gerçekleşen kira artışlarının hala üzerinde olduğu gözlemleniyor.

Genç binalarda ve geniş metrekarelerde artışlar daha sınırlı

Veriler, İstanbul ve diğer büyük şehirlerde metrekare başına artışların Türkiye genelinin altında kaldığını gösteriyor.
• Daha geniş metrekareli konutlarda,
• Görece genç binalarda
artış oranlarının ortalamaya göre daha düşük olması, düşük kira seviyelerindeki sözleşmelerde artış oranlarının daha yüksek gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

TÜAD

Kontrat süresi 5 yılı aştığında artış oranı yükseliyor

Araştırma, kira kontratının 5 yıl ve katları süreyle yenilendiği durumlarda artış oranlarının anlamlı biçimde yükseldiğini ortaya koyuyor.

Araştırmanın Metodolojisi

TÜAD Mevcut kira artış oranı araştırması:

  • Her ayın ikinci haftasında CAWI (çevrim içi) yöntemiyle gerçekleştiriliyor
  • NUTS-2 bölge sınıflandırmasına göre Türkiye temsili 800 katılımcı ile yürütülüyor
  • En az 1 yıldır aynı konutta yaşayan ve kira kontratını bir önceki ay yenilemiş kiracılar örnekleme dahil ediliyor
  • Veriler NUT1 bölge kiracı oranlarına göre alakalandırılıyor
  • En uç %5 değerler dışarıda bırakılarak hesaplama yapılıyor

TÜAD

#TÜAD #KiraArtışOranı #KonutPiyasası #KiraAraştırması #Ekonomi #Enflasyon #KonutMaliyetleri #KiracıHakları #TürkiyeEkonomisi #KiraGüncelleme #Ipsos #AraştırmaVerileri #KiraTrendleri #KonutAraştırması

Soğuk kahve satın alımında rekor artış

Dünyanın önde gelen lider araştırma şirketlerinden Ipsos’un, Türkiye’yi temsil edecek şekilde seçilmiş 14.000 haneden oluşan ve yıllardır haftalık olarak izlediği benzersiz Ipsos Hane Tüketim Paneli (Eylül 2024–Ağustos 2025 dönemi) ve Ipsos Dayanıklı Ev Aletleri Raporu sonuçların açıklandı.

Ipsos Türkiye

Çay ülkesi olmakla özdeşleşmiş ülkemiz Türkiye’de, uzun yıllardır devam eden kahvenin yükselişine artık bir trendden öte, yerleşik bir kültürel dönüşüm olarak bakmak gerekiyor. Bu dönüşüm, sadece sokaklardaki kafe zincirlerinin sayısındaki yükseliş ile değil, hanelerin içinde edindiği güçlü tercih edilir konumlamasını da öne çıkıyor. Evlerdeki kahve makinesi sahipliğindeki artış, bu içeceğe olan tutumun lüks değil bir ihtiyaç olduğunu, değişen tüketim kodlarının bir göstergesi olarak kahvenin gücünü ortaya araştırma verilerindeki rakamlarla ön plana çıkarıyor. Bunu sadece bir içeceğin popülerleşmesi olarak okumak değil, yeni tüketim tarzını, gün boyu eşlik eden yan yiyeceklerin ve yerinden edilen öğün alışkanlıklarının yeniden şekillenmesi olarak değerlendirmek gerekiyor. Eylül ile biten son 12 aylık dönemdeki verilere baktığımızda, Türk hanelerinin kahve ile kurduğu güçlü ilişki, çarpıcı satın alma sıklığı ve rekor kıran kategorilerle özellikle soğuk kahve bu köklü değişimin boyutlarını gözler önüne seriyor.

  • Türkiye’de hanelerin % kaçında kahve makinesi var?
  • Her ev ortalama kaç farklı kahve alıyor?
  • Yılda kaç kez markete kahve için gidiliyor?
  • Soğuk kahve alanların oranı 1 yılda tam kaç puan birden arttı?
  • Soğuk kahve alanlar 1 yılda % kaç oldu?
  • Çay hâlâ lider ama kahve arayı çok hızlı kapatıyor neden?

Ipsos Türkiye

Türkiye’deki hanelerin hemen hemen hepsi en azından bir çeşit kahveyi satın alıyor. Ortalama alınan kahve çeşidi hane başına iki çeşit olarak kaydedildi. Makine sahipliğine bakılınca hanelerin %79’unda (Ipsos Dayanıklı Ev Aletleri Raporu verisi) Türk kahvesi ve veya diğer kahveleri hazırlamak üzere en az bir kahve makinesi bulunduğu ölçümleniyor. Kahvenin satın alma sıklığına bakıldığında ve bütçe ölçümlendiğinde verilen ifadeler ve satın alam göstergelerindeki kayıtlar incelendiğinde haneler yılda ortalama 14 kere kahve satın alıyor.  Toplamda ise yılda ortalama 1215 TL gibi bir bütçeyi hane içi kahve tüketimine ayırmış oluyor.

Ipsos Türkiye

Yükselen trend soğuk kahveler; Türkiye’de özellikle gençler arasında hızla ilerliyor. Lider araştırma şirketi Ipsos verilerine göre, hazır ve paketli soğuk kahveler yıl içinde hanelerin %39’u tarafından satın alındı. Geçen seneye göre 10 puanlık rekor artışla gerçekleşen bu sıçrama, kanıksanmış ürün gruplarında dahi yeniliğin kendi yolunu açabildiğini gösteriyor. Evlerde kapsül ve toz soğuk kahve tercihini artıran bir başka cazibe ise, bazı markaların soğuk tarifleri çeşitlendiren makinelerle rekabet ortamını güçlendirmesi ile tüketiciye neredeyse bu makinalarla evde barista hizmeti sunması denilebilir.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

Her beş hanenin dördünde kahve makinesi bulunuyor. Çalışma hayatının yoğunluğu ve artan ya da esnekleşen çalışma saatleri ; bireylerin hızlı olduğu kadar da düşük maliyetli, etkin çözümlere doğru evrilen davranışları görülüyor.

Ipsos Türkiye

 Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı;  « Çay ülkesi olmakla özdeşleşmiş Türkiye’de uzun yıllardır kahvenin yükselişine tanık oluyoruz. Bunu görmenin en kolay yolu her sokakta rastlanan ufak kafeler ya da büyük kahve zincirlerini dolduran kahve tüketicilerine bakmak ama bu görüntünün arkasında, evlerin içinde de yükselen çok güçlü bir kahve trendi var. Kahve dünyasında öncelikle önemli bir çeşitlilik var: Türk kahvesi, hazır ve filtre kahve çok eskiden beri hanelerde ön plandayken uzun yıllardır bunlara eklenen çekirdek kahve, kapsül kahve ve soğuk kahve, bu dünyadaki çeşitliliği oldukça arttırdı. Eylül ile biten son 12 aylık dönemdeki verilere baktığımızda,

  • Türkiye’deki hanelerin hemen hemen hepsi en azından bir çeşit kahveyi satın alıyor, ortalamada alınan kahve çeşidi hane başına iki çeşit.
  • Ayda birden biraz daha sık bir alımımız var, haneler yılda ortalama 14 kere kahve alıyor ve toplamda 1215 TL gibi bir bütçeyi hane içi kahve tüketimine ayırmış oluyor.
  • Hanelerin %79’unda Türk kahvesi ve/veya diğer kahveleri hazırlamak üzere en az bir kahve makinesi bulunuyor.
  • Soğuk kahveler yıl içinde hanelerin %39’u tarafından hanede tüketilmek üzere satın alınıyor, bu oranda geçen seneye göre 10 puan artış oldu. Bu çok büyük bir sıçrama ve de kanıksanmış ürün gruplarında dahi yeniliğin kendi yol açabildiğini gösteriyor.

Kahve tüketiminin hayatın içinde edindiği daha fazla yer, hane içinde de kahvenin gücünü ön plana çıkarıyor. Bunu sadece bir içeceğin yükselişi olarak okumamak gerek, bu aslında yeni tüketim anları, buna eşlik eden yeni yan yiyecekler ya da belki de bu tüketimin yerinden ettiği başka öğünler demek! Belki yemek sonrası çay, meyve saati bazı evlerde kahve ve çikolataya bırakıyor ya da belki bazı öğle yemekleri kahve ve yanında ufak bir tatlıyla geçiştirilir hale geliyor. Değişen yaşam koşulları ve zorlaşan ekonomik koşullar tüketimi mutlaka yeniden şekillendiriyor ve her yeni şekil kendi yeniliklerini de beraberinde getiriyor. Bunları yakalayabilen, özellikle de erken yakalayabilen kategori ve markalar şüphesiz bu sıçramanın bir parçası olacak. “ dedi.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik

#KahveKültürü #IpsosRaporu #TürkiyeKahve #KahveMakinesi #SoğukKahve #TüketimTrendleri #ÇayVeKahve #YeniYaşamTarzı #KahveSeverler #IpsosTürkiye

Meksika’nın en büyüleyici 6 kasabası

Gezginlerin çoğu bilindik rotaları tercih etse de gerçek keşif ruhuna sahip olanlar kalabalıklardan uzak, özgün kültürleriyle öne çıkan yerleri arar. İşte bu nedenle Meksika hükümeti 2001 yılında “Pueblos Mágicos” yani “Büyülü Kasabalar” programını başlattı. Bugün ülke genelinde 177 kasaba bu unvana sahip. Doğal güzellikleri, tarihi mirası ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bu kasabalar arasında en büyüleyici altı tanesini keşfe çıkıyoruz.

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Orizaba, Veracruz

Meksika’nın en yüksek zirvesi Pico de Orizaba’nın eteklerinde yer alan kasaba, dağcıların uğrak noktası. Eiffel tarafından tasarlanan belediye binası, nehir kenarındaki yürüyüş yolları ve teleferikle ulaşılan panoramik manzaralar Orizaba’yı unutulmaz kılıyor.

Loreto, Baja California Sur

Loreto, Baja California Sur

Baja California’nın en eski yerleşimlerinden Loreto, hem tatil beldesi havası hem de tarihi dokusuyla dikkat çekiyor. 1697’de inşa edilen Misión Nuestra Señora de Loreto, Camino Real’in başlangıç noktası olarak kasabanın önemini pekiştiriyor.

Creel, Chihuahua

Creel, Chihuahua

Western filmlerini andıran sokaklarıyla Creel, Copper Canyon’a açılan kapı. Tarahumara yerlilerinin kültürü, renkli kıyafetleri ve uzun mesafe koşu geleneği kasabaya ayrı bir ruh katıyor. Doğa tutkunları için kanyonlar, şelaleler ve kaya oluşumları eşsiz bir deneyim sunuyor.

Tulum, Quintana Roo

Tulum, Quintana Roo

Bir zamanlar Maya İmparatorluğu’nun surlarla çevrili liman kenti olan Tulum, bugün hem antik kalıntıları hem de Sian Ka’an biyosfer rezerviyle büyülüyor. Cenoteler, tropik ormanlar ve el değmemiş plajlar, geleneksel Maya mutfağıyla birleşerek ziyaretçilere eşsiz bir atmosfer sunuyor.

Cholula, Puebla

Cholula, Puebla

Dünyanın en büyük piramitlerinden birinin üzerinde yükselen Nuestra Señora de los Remedios kilisesi, Cholula’nın tarihsel katmanlarını gözler önüne seriyor. Talavera çömlekleri, yanardağ manzaraları ve modern gastronomi sahnesi kasabanın cazibesini artırıyor.

El Quelite, Sinaloa

El Quelite, Sinaloa

Mazatlán’ın kuzeyindeki bu şirin köy, rengarenk evleri, çiçekli bahçeleri ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla huzurlu bir mola sunuyor. Yerel mutfağı, atlı sokak yaşamı ve binlerce yıllık ulama oyunu El Quelite’yi benzersiz kılıyor.

Meksika’nın “Büyülü Kasabaları”, tarih, kültür ve doğanın iç içe geçtiği eşsiz destinasyonlar. Her biri, ziyaretçilerine farklı bir hikâye ve unutulmaz bir deneyim sunuyor.

#Meksika #PueblosMagicos #GeziYazısı #Orizaba #Loreto #Creel #Tulum #Cholula #ElQuelite #Seyahat #Kültür #Doğa #Keşif

Kırmızı ve yeşilin enerjisi

Yeni yılın heyecanını stil dolu detaylarla karşılayan Colin’s, hem şık kombinler hem de ilham veren hediye alternatifleriyle sezonun ruhunu yansıtıyor. Kırmızı ve yeşilin enerjisi, bordo ve lacivertin sofistike tonlarıyla birleşerek atkı, bere, çanta ve parfümlerle sıcak bir mutluluk armağan ediyor.

Yılbaşı gecesi için deri görünümlü ceketler, zarif gömlekler ve modern bluzlarla tamamlanan kombinler; güçlü, dikkat çekici ve zamansız bir şıklık sunuyor. Colin’s, yeni yılın umut dolu enerjisini stil sahibi dokunuşlarla evrensel bir kutlamaya dönüştürüyor.

Gözlerde, dudaklarda ve teninde modern bir parlaklık

M·A·C, yeni Dazzle Koleksiyonu ile parıltıyı günlük makyajın vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor. Metalik tonların modern nötrler olarak yorumlandığı koleksiyon; gözlerde ultra pigmentli farlarla, dudaklarda balmlı metalik kalemlerle ve sıvı farların tek dokunuşta yarattığı etkileyici ışıltıyla günün her anına sofistike bir parlaklık katıyor.

Glitter, Metallic ve Shadeshift Chrome bitişleriyle gözlerde 12 saate kadar kalıcı bir etki sunan farlar; dudaklarda ise DazzleLips Crayon ile yeni bir boyut yaratıyor. M·A·C, bu koleksiyonla parıltıyı özel anlardan çıkarıp her ana taşıyor.

Linens ile Winter Tale: Yılbaşı büyüsü evinizde

Yeni yılın heyecanını evinize taşımak isteyenler için Linens, “Winter Tale” koleksiyonuyla zarafeti ve sıcaklığı buluşturuyor. Chalet nevresim takımı, karla kaplı bir manzarayı anımsatan desenleriyle yatak odalarına huzur katarken; yumuşacık havlular ve dekoratif objeler yılbaşı ruhunu banyolara ve yaşam alanlarına yayıyor.

Linens, her evin kendi hikâyesini anlatabileceğine inanıyor ve bu koleksiyonla yeni yılın umut dolu ışıltısını evin her köşesine taşıyor.

Vakko imzalı bir yılbaşı

Yeni yılın en zarif armağanlarını seçmek söz konusu olduğunda Vakko, her zamanki gibi şıklığın ve özenin adresi oluyor. “Hediye Vakko’dur” yaklaşımıyla hazırlanan yılbaşı koleksiyonu; çikolatalardan parfümlere, eşarplardan dekoratif objelere ve özel setlere kadar geniş bir seçki sunuyor.

Vakko çikolataları klasikleşmiş kutu tasarımlarıyla bu yıl da göz alıcı, monogram deri aksesuarlar ise işlevselliği ve şıklığı bir arada taşıyor. Vakko Home koleksiyonu, tematik mumlar ve zarif objelerle yılbaşı ruhunu evlere taşırken; kişiselleştirilmiş hediye setleri ve özel oyun koleksiyonları armağan kültürüne sofistike bir dokunuş katıyor. Vakko, her hediyeyi bir duyguya dönüştürerek yeni yılı karşılamanın en ışıltılı yolunu sunuyor.