Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Özcan Deniz, 10 yıl aradan sonra sahnede

Özcan Deniz, 10 yıl aradan sonra sahnede

Sevilen sanatçı Özcan Deniz, 10 yıl sonra ilk kez ilklerin mekanı Cahide Palazzo’da sahne aldı.

Seneler sonra sevenlerinin karşısına çıkan Özcan Deniz: “Az bir zaman değil 30 yıldır sizlerle beraberiz. Ne hikayeler, filmler, diziler ve şarkılar paylaştık sizlerle. 30 yıllık serüvenimizin son 10 yılında sinemaya biraz ağırlık verdim. Bu boşlukta aslında müzikten de kopmadım, sadece seyrekleştirdim ama bundan sonra müziğe ağırlık vereceğim. Eğer müziğe geri dönülecekse bu mekan Cahide Palazzo olmalıydı. Tekrar sizlerle olmaktan çok mutluyum.” diyerek misafirleriyle hasret giderdi.

Sahnenin çok büyülü bir yer olduğunu ve her seferinin ayrı bir heyecan olduğunu belirten Özcan Deniz, sahneye çıktığı anda her şeyin geçtiğini söyleyerek bu gece şarkılarıyla misafirlerini duygudan duyguya sürükleyeceğinin sinyalini verdi.

Gece boyunca geçmişten günümüze en popüler aşk şarkılarının yanı sıra, hareketli şarkıları da seslendiren sanatçı, kendisini dinlemeye gelenlere müzik ziyafeti çekti.

Su El Roman “Marilyn Monroe” oldu

Su El Roman “Marilyn Monroe” oldu

1 Şubat’ta çıkacak yeni single’ı için tüm hazırlıklarını tamamlayan Su El Roman, Almanya’da yaşadığı Reinheim’daki evinde; arkadaşları arasında verdiği bir partide çok sevdiği Marilyn Monroe’nun kılığına girdi… Marilyn Monroe’nun John F. Kennedy ‘nin 45. doğum gününde seslendirdiği ‘Happy birthday President’  şarkısını; sarı peruğu ve özel Marilyn kostümü ile seslendiren ve bu görüntüleri sosyal medyada paylaşan Su El Roman büyük beğeni topladı…

Hakan Altun; “Yaşasın aşk yaşasın arabesk”

Hakan Altun; “Yaşasın aşk yaşasın arabesk”

Jolly Joker Private, arabesk müziğin güçlü sesi Hakan Altun’u ağırladı.

Jolly Joker Private’da ikinci kez sahne alan ve yine günler öncesinde biletleri tükenen Hakan Altun konserinde sanatçı bundan böyle sloganımız “Yaşasın Aşk Yaşasın Arabesk” diyerek misafirlerine arabesk müziği ziyafeti yaşattı. Sanatçı kendine ait hit şarkıları dışında söylemekten keyif aldığı şarkılarını da seslendirerek konuklarına Jolly Joker Private’da unutulmaz bir gece yaşattı.

Antalya’da Sevgililer Günü

Antalya’da Sevgililer Günü

Akdeniz sahillerinin rahatlatıcı doğası ve Toros dağlarının muhteşem manzarası arasında konumlanan

Kempinski Hotel The Dome Belek’in benzersiz kültürel dokusu ile birleşen huzur ve romantizm dolu

bir tatil sizleri bekliyor.

Sevgililer Günü için hazırlanan 2 günlük bu özel deneyim ile A’la Carte restoranımızda Şefin Özel menüsünü ve dünya lezzetlerini tadarken aşkınıza müziğin en romantik notaları eşlik edecek. Çiftler için Sanitas SPA’nın sunduğu özel bakım terapisi ise tatilinize dinlendirici bir deneyim sunacak.

11-13 Şubat ve 12-14 Şubat tarihleri için hazırlanan paketler hakkında bilgi almak için,    +90 242 710 13 00

Cahide Pallazzo’da “Yıldız”lı gece

Cahide Pallazzo’da “Yıldız”lı gece

Sesi ve aşk şarkılarıyla gönülleri fetheden sevilen sanatçı Yıldız Tilbe, Cahide Palazzo’da unutulmaz bir akşam yaşattı.

“34 Bedenim Ama Taş Gibiyim”

Yoğun talep üzerine yeniden Cahide Palazzo’da sevenlerinin karşısına çıkan Yıldız Tilbe, zaman zaman misafirleriyle sahneden kurduğu diyaloglarla da gülmekten kırdı geçirdi. Sahneye lila renk mini bir elbiseyle çıkan Tilbe: “Bu akşam sizler için süslendim. 38 beden olsam çok daha çekici olurdum. Şimdi 34 bedenim gerçi ama beni yine tutamıyorlar, taş gibiyim.” sözleriyle alkışları topladı.

Sahnede Yılmaz Morgül Sürprizi…

Yıldız Tilbe kendisini izlemeye gelen sanatçı dostu Yılmaz Morgül’ü sahneye aldı. Üç şarkılık mini bir performansla Yıldız Tilbe’nin sahnesine konuk olan Morgül: “Yıldız, Türkiye’nin yaşayan en büyük ozanlarından biri. Onu pamuklara sarıp sarmalayalım.” dedi.

Enerjisiyle sahnede dur durak bilmeyen Tilbe’ye Cahide Palazzo misafirleri de akşam boyunca eşlik ederek renkli anlar yaşadılar.

 

Katerina Ekşioğlu, yeni koleksiyon için kamera karşısına geçti

Katerina Ekşioğlu, yeni koleksiyon için kamera karşısına geçti

Modern ve fark yaratan tasarımlarıyla moda sektörüne iddialı bir giriş yapan Katerina Ekşioğlu, her kadın özel ve güzeldir diyerek şık, iddialı ve kaliteli tasarımlarıyla adından söz ettiriyor. Ekşioğlu Fransız zarafeti, İskandinav özlülüğü ve Amerikan giyim tutkusu arasında ortak bir noktada hazırladıklarını söyledikleri Pre Fall 2022 koleksiyonunu moda severlerin beğenisine sunuyor. Özel anlarda olduğu gibi gündelik yaşamda da kadınların her anında kendileri özel hissetmelerini sağlamayı amaçlarken aynı zamanda rahatlığı da önemsiyor. Koleksiyon sürrealizm, kışkırtıcı ve baştan çıkarıcı bir dokunuşla hazırlanırken tasarımcılar yarattıkları kıyafetleri bir kadının karakterinden ilham alarak onları yansıtan ürünler ortaya çıkarıyor. Katerina Ekşioğlu tasarımcıları her detayı titizlikle çalışırken ve her kadının mutluluğunu gözlerinden yansıtmayı hedefliyor.

Pre Fall 2022

Ekosenin yeniden doğuşu ve yükselişi

Pre Fall 2022 Kış koleksiyonunu hazırlarken incelik ve feminenliğe vurgu yapan Katerina Ekşioğlu kıyafetlerde taşlardan, kristallerden yapılan düğmeler ve şeritlerle koleksiyona ışıltı veriyor. Yıllardır modanın vazgeçilmez deseni olan ekoseye yeni bir soluk getirirken tasarımlarıyla da göz dolduruyor. Marka her yaştan kadının her alanda kullandığı ekose desenini sanatsal dokunuşla sofistike hale getirirken keskinlik ve kırılganlığın bir olduğu siluetlerde güçlü bir karaktere sahip güçlü kadınlar için kıyafet tasarlıyor.

Pre Fall 2022

Her kadın kendine özgü güzel ve özeldir

Katerina Ekşioğlu profesyonel tasarımcıların dokunuşlarıyla ortaya çıkardığı ürünleri her bedene ve isteğe göre tasarlayabildiği gibi konuklarının mutluluğu ve konforunu da önemsiyor. Kumaşın kaliteli oluşu doğal olarak beraberinde kaliteyi ve şıklığı da getirdiği gibi profesyonellerden oluşan ekip ürettikleri ürünlerin şık ve güzel olmasının yanı sıra kullandıkları kaliteli kumaşla konforu da garanti ediyor. Dünya standartlarındaki ölçüler baz alınarak her kadının vücut şekli göz önünde bulundurulup ona göre ürün tasarlanıyor. Bir imaj oluştururken titizlikle her ayrıntıya dikkat edildiği gibi estetik faktörü markanın her alanında en önemli unsur olma özelliği taşıyor.

Ateşini hızla düşürmeye çalışmayın!

Ateşini hızla düşürmeye çalışmayın!

Kış aylarında özellikle viral enfeksiyonlar sıkça kapımızı çalıyor. Enfeksiyonların en yaygın görülen ve ebeveynlerin yoğun kaygı duymalarına yol açan belirtilerinden biri, ‘yüksek ateş’ oluyor. Son haftalarda, çocuk acil polikliniklerine yüksek ateş nedeniyle başvuruda ciddi bir artış var. Bunun nedeni ise yüksek ateşin Covid-19’un da yaygın belirtilerinden biri olması. Ancak her ateş Covid-19 enfeksiyonundan kaynaklanmıyor ve çoğu viral enfeksiyonda olduğu gibi bu hastalık ateş olmadan da seyredebiliyor. Ebeveynlerin yüksek ateşte kaygılandıkları bir başka önemli nokta da, çocuklarının havale geçireceğini ve bunun sonucunda beyninde kalıcı hasar oluşacağını düşünmeleri. Oysa yaygın inanışın aksine, 6 ay-5 yaş arasındaki çocukların ancak yüzde 4’ünde ateşli durumlarda havale gelişiyor. Gerek yüksek ateş, gerekse eşlik eden menenjit ve ensefalit gibi ağır bir enfeksiyon varlığı olmadan görülen basit ateşli havale, beyinde kalıcı hasar bırakmıyor.

Çocuklarda oldukça sık rastlanan yüksek ateş, vücut sıcaklığının 38,5 derece üstü olarak ölçülmesi şeklinde tanımlanıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sibel Aka, çocuğun genel durumunun ateşin derecesinden daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ateş bir hastalık değildir, vücudun doğal ve faydalı bir yanıtıdır. Ayrıca ateşin yüksekliği ile hastalığın ciddiyeti arasında her zaman bir bağlantı olmuyor. Ancak eğer çocuğunuz çok huzursuzsa veya dalgınsa, bu sorunlarına kusma, ishal ve baş ağrısı gibi başka sorunlar eşlik ediyorsa ve en önemlisi ateşle birlikte ciltte döküntü varsa, hemen doktora başvurmalısınız. Çünkü bu tablo ciddi bir hastalığın belirtisi olabiliyor. Çocuğunuz bir yaşın altındaysa, özellikle de 3 ayın altında ise ateş durumunda hemen doktora başvurmanız gerekiyor” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sibel Aka, çocuklarda gelişen yüksek ateşte ebeveynlerin en sık yaptıkları 5 hatayı anlattı; önemli önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Sibel Aka

Yanlış: Kalın giydirmek ve sıcak ortamda tutmak

Doğrusu: Ateşin hızlı yükseldiği durumlarda titreme ve üşüme sorunları gelişebiliyor. Çocuğun özellikle el ve ayakları soğuk olabiliyor. Üşür kaygısıyla çocuğunuzu sıcak ortamda tutmayın, kalın giydirmeyin. Çünkü sıcak, vücut ısısının daha fazla yükselmesine yol açıyor. Oda ısısı ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı. Dolayısıyla oda ısısını 22-24 derecelerde tutmaya dikkat edin. Ayrıca kalın kıyafetler yerine bol ve ince kıyafetler giydirmeye özen gösterin.

Yanlış: Soğuk suya sokmak veya soğuk uygulama yapmak

Doğrusu: Soğuk su vücut sıcaklığının tekrar hızla yükselmesine neden oluyor ve çocuğu huzursuz ediyor. Çocuğunuzun ateşi yükseldiğinde ılık suyla banyo yaptırabilir veya ılık pansuman uygulayabilirsiniz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yanlış: Ateşi hızla normale döndürmeye çabalamak

Doğrusu: Ateş düşürücü kullanımındaki amaç, çocuğun ateşten doğan huzursuzluğunu gidermek. Eğer çocuğunuzun bilinen bir kronik hastalığı veya öncesinde ateşli havale geçirme öyküsü yoksa, 38-38,5 dereceye kadar olan ateşte ilaç vermeden bekleyebilirsiniz. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sibel Aka, ateş düşürücü ilaçlara mutlaka uygun dozlarda ve uygun aralıklarla başvurulması gerektiğini belirterek, “Çocuğun ateşini hızla normale döndürmek için gereğinden fazla ateş düşürücü ilaçlara başvurmayın. Aksi halde aşırı doz kullanımına bağlı istenmeyen hipotermi ile mide irritasyonu gibi yan etkiler ve ilaç zehirlenmeleri gelişebiliyor” diyor.    

 Yanlış: Gelişigüzel antibiyotiğe başlamak

Doğrusu: Çocukluk çağında yüksek ateş en sık enfeksiyon hastalıkları nedeniyle gelişiyor. Doç. Dr. Sibel Aka, bu enfeksiyonların çoğunun virüs kaynaklığı olduğuna işaret ederek, şöyle devam ediyor: “Bakteri enfeksiyonları daha az görülüyor ve bu ayırımın doktor tarafından yapılması gerekiyor. Antibiyotikler sadece bakteri enfeksiyonlarında fayda sağlıyor, virüs enfeksiyonlarında ise yararlı olmuyor. Dolayısıyla çocuklarda ateş saptandığında hemen antibiyotiğe başlamak son derece yanlış bir uygulama. Çünkü gereksiz yere kullanılan antibiyotikler yararsız olduğu gibi, istenmeyen alerjik reaksiyon, kusma, ishal, mantar enfeksiyonları gibi ciddi yan etkilerin ve antibiyotik direncinin gelişmesine neden olabiliyor.”

Yanlış: Ateşli çocuğu beslemeye çalışmak

Doğrusu: Çocuğunuzun ateşi yükseldiğinde mümkün olduğunca sıvı gıdalarla beslemeli, eğer emzirme dönemindeyse sık sık emzirmeye devam etmelisiniz. Ayrıca bol bol su içirmeye dikkat edin ve yemek yedirmek için zorlamayın.

Mustafa Koç mezarı başında anıldı

Mustafa Koç mezarı başında anıldı

21 Ocak 2016’da zamansız vedasıyla aramızdan ayrılan Mustafa V. Koç, vefatının yıl dönümünde Zincirlikuyu’da bulunan aile kabristanında düzenlenen törenle anıldı.

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, yaptığı konuşmada, “Mustafa Bey’i ebediyete uğurlayışımızın 6’ncı yıl dönümü münasebetiyle bir aradayız. Hayatı çok seven ve hayatına dokunduğu herkes tarafından da çok sevilen bir insanın ardından, daha dün gibi hatırladığımız anılarıyla aramıza bunca yılın nasıl girdiğine şaşırmamak elde değil… Kuşkusuz Mustafa Bey’i bu kadar erken kaybetmiş olmanın acısını hâlâ içimizde hissediyoruz. Ancak, kendisini rahmetle yâd ettiğimiz her zaman, yüzümüzde sevgi, saygı ve minnet dolu bir tebessüm de beliriyorsa, bu onun cömertçe paylaştığı pozitif enerjisiyle yüreklerimizde yaşadığının da bir göstergesidir. Mustafa Bey, vizyoner ve güçlü bir lider olduğu kadar, alçakgönüllü ve samimiydi de… Tertemiz bir kalbi vardı; aldığı her kararı vicdanıyla tarttı. İlham verici kişiliğiyle Koç Topluluğu’nun tarihinde iz bıraktı, geleceğine de ışık tutmayı sürdürecek. Kıymetli hatırasını hep birlikte yaşatacağız” dedi.

Mehmet Erdem’den yeni albüm

Mehmet Erdem’den yeni albüm

Mehmet Erdem’in dört yıl aradan sonra yayınlanacak olan yeni albümünü müjdeleyen ilk tekli çalışması “Sevemedim Kara Gözlüm” Sony Music etiketiyle yayımlanıyor.

Mehmet Erdem’in merakla beklenen yeni albümü “Bir Şarkı Vardı Ya”nın ilk teklisi olan Sevemedim Kara Gözlüm şarkısının sözü Abdullah Nail Bayşu’ya, bestesi Orhan Gencebay’a düzenlemesi ise Alper Atakan’a ait.

Geçmişten günümüze birçok sanatçının seslendirdiği, Türk müziğinin çok sevilen eserlerinden olan “Sevemedim Kara Gözlüm”, Mehmet Erdem yorumuyla bir kez daha hayat buluyor.

ALBÜMÜN İLK KLİP ŞARKISI: “SEVEMEDİM KARA GÖZLÜM”

Şubat ayında yayınlanacak olan albümün ilk teklisinin video klibi ise yönetmen Emrah Özbilen imzası taşıyor.

Mutlu bir çiftin yediden yetmişe farklı dönemlerinden kesitler sunulan klipte; Mehmet Erdem de performansı ve samimi görüntüleriyle sevenleriyle buluşuyor.

Rapunzel’e bile hamile olsanız mide yanmalarınızın sebebi reflü!

Rapunzel’e bile hamile olsanız mide yanmalarınızın sebebi reflü!

Bir kadının en komplike dönemlerinden biri olan hamilelik, ilklere, unutulmaz anlara ve bazı sorunlara ev sahipliği yapar. Özellikle de mide bulantısı, ağrısı ve yanması bu dönemi daha zor hale getirerek anne adayını yorar. Her ne kadar mide yanması halk arasında bebeğin saçının uzun olması olarak yorumlansa da sebep reflüden başkası değildir. Avrasya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Çiğdem Yavuz Yurtsever, hamilelik reflüsünü anlatıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Çiğdem Yavuz Yurtsever

Hamilelik reflüsü nedir?

Gebelik döneminde yaşanan sağlık sorunlarının başında mide ile ilgili problemler geliyor. En sık rastlanılan mide problemi ise hamileliğin başlarında veya ilerleyen dönemlerinde görülen reflüdür.

Reflü; asidik mide içeriğinin herhangi bir zorlama olmaksızın yemek borusuna geri kaçması durumudur. Genel olarak hamileliğin bir belirtisi olarak yorumlanan reflü çoğu zaman tüm gebelerde görülebilir.

Hamilelikte reflü neden olur?

Normal şartlarda yediğimiz gıdalar ağızda parçalara ayrılarak yemek borusu aracılığıyla mideye ulaşır. Ancak reflünün geliştiği durumlarda yemeğin yemek borusuna geri kaçmasını engelleyen mide kapağı işlevini kaybeder.

Hamilelik döneminde ise reflünün oluşması hem anne adayının daha önce bu şikayetleri yaşamasına bağlı olarak yaşanabilir hem de hormonal değişimler bu durumu tetikleyebilir. Şöyle ki, kadın üreme hormonları olan progesteron ve östrojen, mide kapakçığının işlevinin azalmasına neden olabilir. Ayrıca hamilelik ilerledikçe karın içindeki basınç da artar ve mide de bu basınçtan etkilenerek şikayetlerin daha fazla ortaya çıkmasına yol açar.

Ağza acı su geliyorsa dikkat!

Reflünün en tipik belirtisi ağza çıkan acı sudur. Genellikle hamileliğin ilk şikayetlerinden biri olan ağızdan acı su gelmeye midede ekşime ve göğüste yanma da eşlik ediyorsa reflüden şüphelenilebilir. Hamilelikle birlikte ortaya çıkan bir diğer tipik özelliği ise hamilelik sonrasında kendiliğinden ortadan kalkmasıdır. Eğer anne adayında hamilelikten önce bu şikayetler yoksa ek tedaviye gerek duymadan geçer.

Hamilelik reflüsünün belirtileri nelerdir?

  • Mide ekşimesi,
  • Boğazda yanma,
  • Ağız kokusu,
  • Geçmeyen öksürük,
  • Yutma güçlüğü,
  • Boğazda takılma.

Hamilelik reflüsü & beslenme ilişkisi

Bir mide problemi olan reflü hamilelik döneminin en can sıkıcı problemlerinden biridir ve beslenmenin çok önemli olduğu hamilelik sürecinde sıklıkla rastlanır. Beslenme ile doğrudan bağlantısı olan hamilelik reflüsünün şikayetlerini azaltmak yine tüketilen besinlerle mümkündür. Örneğin reflü şikayeti yaşayan hamileler bu besinlerden uzak durmalı;

  • Limon,
  • Portakal,
  • Greyfurt,
  • Sirke,
  • Alkol,
  • Dondurma,
  • Baharat,
  • Domates,
  • Çikolata,
  • Soğan.

Tüketilmesi gereken besinlere ek olarak yeme düzeni de çok önemlidir. Yemek araları çok uzun olmamalı, az az, sık sık yenmelidir. Bol bol su tüketilmeli ve yatmadan en az 3 saat önce hiçbir şey yenmemelidir.

Hamilelik reflüsü nasıl tedavi edilir?

Reflünün yarattığı şikayetleri azaltmanın ve ortadan kaldırmanın öncelikli koşulu yaşam stilinde yapılacak değişikliklerden geçer. Yukarıda da bahsedildiği gibi beslenme ve yeme stili önemli bir rol oynar. Bunun yanı sıra sigara kesinlikle bırakılmalı, asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Bol bol sıvı alınmalı, tüketilen kafein miktarı azaltılmalıdır.

Yaşam değişikliğinin yanı sıra mide içindeki baskıyı azaltmak ve asidi dengelemek için antiasit ilaçlar kullanılabilir. Doktor kontrolünde alınması gereken bu ilaçların bebeğe herhangi bir zarar yoktur.