Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Seda Sayan yeni şarkı ile geliyor

Seda Sayan yeni şarkı ile geliyor

Sahne ve televizyon dünyasının tartışılmaz en iyi ismi Seda Sayan geçtiğimiz yıl çıkardığı sözü ve müziği Sezen Aksu şarkısı “Gel Günaha Girelim” ile adından sıkça söz ettirmişti.  Seda Sayan, şimdi de sözü ve müziğinde Altan Çetin imzası olan ‘Bak Gör” isimli şarkısı ile fırtınalar estirecek…

Her yıl yaptığı single projeleriyle birçok müzik eleştirmeninden olumlu dönüşler alan Seda Sayan, denediği soundlarla da kendinden söz ettirirken bu geleneği yeni şarkısında da bozmadı. Sayan’ın yeni şarkısı müzikseverlerden de tam not aldı.

Tüm dijital platformlarda aynı anda satışa çıkan prodüktörlüğünü ünlü iletişimci Özgür Aras’ın üstlendiği sözü ve müziği Altan Çetin‘e ait düzenlemesi Alper Atakan’a ait Seda Sayan “Bak Gör” kısa sürede listelerde ilk sıraya yükselirken, uzun süre sosyal medyanın en çok konuşulanlarda yerini aldı.

Seda Sayan’ın yeni şarkısı “Bak Gör” ün klibinin yönetmenliğini de Seçkin Süngüç yaptı.

 

BAK GÖR

Kalbim hâlâ yerli yerinde

Sorun yok

Aşık olur mu ki günün birinde

Yorum yok

Hayat seni yudum-yudum içeceğim bak gör

Doya-doya nasıl da keyfini süreceğim bak gör

Kaderime bir kahraman sunar gibi yaşayacak kalbim

Başıma gelmeyen de kalmasa yapacağım bak gör

Arabeskte de iddialı

Arabeskte de iddialı

Aleyna Tilki, pop müzikten sonra arabeskte de iddialı olduğunu bir kez daha gösterdi…

Aleyna Tilki ‘nin yıllar önce Taksim Trio ile sadece YouTube ‘olan 40 milyondan fazla izlenme alan kendi tarzında arabeskten de kopmayarak söylediği Bergen’in “Sen Affetsen Ben Affetmem” şarkısını dinleyiciden gelen yoğun istek üzerine tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluşturdu.

‘Cevapsız Çınlama’, ‘Sen Olsan Bari’, ‘Yalnız Çiçek’, ‘Dipsiz Kuyum’ şarkılarının ardından Taksim Trio ile beraber yorumladığı Bergen‘in “Sen Affetsen Ben Affetmem” şarkısını arabesk soundtan kopmadan ve dinleyiciden gelen yoğun istek üzerine tüm dijital platformlarda satışa çıkmasının ardından Aleyna Tilki‘ye “Arabeskin’de Kraliçesi” yorumu yapıldı.

“Gerçek olan her şeyin ömrümde yeri vardır. Tarzı, şekli fark etmez. Çok gerçek bir şarkı, çok usta müzisyenlerle ile çalışmak keyifliydi” diyen Aleyna Tilki, pop şarkılar kadar arabesk şarkıları da severek seslendirdiğini ve kariyerinde arabesk şarkıları da hep söyleyeceğini belirtti.

60’ların İtalyan çizgisini günümüze taşınıyor

60’ların İtalyan çizgisini günümüze taşınıyor
Çağdaş ve dinamik tasarımların öne çıktığı Vakko İlkbahar-Yaz 2022 erkek koleksiyonu şehirden sahile hayatının her alanında güçlü bir dokunuş sunuyor. 1960’lı yılların modasını vurgulayan parçalar Vakko şıklığını yaşamın her alanına taşıyor.
Vakko, İlkbahar-Yaz erkek tasarımlarında her zamanki gibi iyi dikiş ve değerli kumaş vizyonunu yeni sezonun güçlü, zevkli ve dinamik stilleriyle buluşturuyor. Döneminde modern bir çıkış yapan 1960’lı yılları anımsatan çizgiler ve yeni teknoloji kumaşlar yazın renk paletiyle bir araya gelerek şık bir siluet yaratıyor.

Her yerde Vakko şıklığını yaşatan koleksiyonda gündüz stilinden gece şıklığına; iş hayatından deniz kenarı görünümlerine erkek modasının vazgeçilmez parçaları yer alıyor. Kalitesinden ödün vermeyen ince poplin kumaşlar, jarse ketenli gömlekler ve örgü tişörtler İtalya’da üretilen şort ve bermudalarla konfor sağlayan bir uyum yaratıyor. Yeni espadril ve sneakerlarla bu konfor tamamlanıyor. Geometrik desenler, gömlekler ve ceketlerde öne çıkarken çizgili takımlar 60’lı yıllarda Napolili terzilerin imza attığı tasarımları günümüze taşıyor. Dönemden esinlenen tüm parçalara farklı bir renk ve detay eklenerek Vakko dokunuşu kazandırılıyor.

Safari temalı koleksiyon

Safari temalı koleksiyon

NetWork, İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonu’nun ilhamını bir yandan şehir hayatının temposuna ayak uydururken diğer yandan her anı ayrıcalıklı bir tatildeymiş gibi hissetme arzusundan alıyor.

Yeryüzünün farklı perspektiflerini simgeleyen özgür ve dinamik görünümler sunan NetWork İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonu’nun ana temalarından Safari, uçsuz bucaksız çöllerin kum renginden; haki, taş beyazı ve safran rengine uzanan renk paleti ve doğanın en canlı floral desenleri ile baharı selamlıyor.

Safari temasının öne çıkan parçalarından şal desenli ve örgü elbiseler, kargo pantolonlar, dantel detaylı etekler, dökümlü çizgili takımlar, farklı renk alternatiflerinde keten şortlar, kumların sıcak tonlarını yansıtan tulumlar, hafif ve dökümlü kumaşlarla rahat formlardaki elbiseler, bu bahar NetWork kadınlarının vazgeçilmezleri arasında yer alacak.

Glütensiz İtalyan lezzetleri

Glütensiz İtalyan lezzetleri

İstanbul’da İtalyan yemeklerinin orijinal tatlarını müşterileriyle buluşturan, La Mia Luce, glütensiz beslenmeyi tercih eden misafirlerine özel, glütensiz makarna ve pizzalarını da menüsüne ekledi.

İtalyan mutfağının reçeteli tatlarının adresi La Mia Luce, misafirlerinin tercihlerini göz önünde bulundurarak menüsüne glütensiz yemek seçeneklerini dahil eden restoranlar arasında bulunuyor. Seçkin menüsüyle öne çıkan ödüllü restoran, taş fırında özenle pişirilen pizzaları ve makarnalarını misafirlerine daha sağlıklı şekilde tüketebilme olanağı sağlayarak, glütensiz yemek isteyenler için alternatifler sunuyor.

Sokak modasını podyuma taşıdı 

Sokak modasını podyuma taşıdı 

Ceren Ocak Sonbahar/Kış 2022-23 Koleksiyonu moda filminin ilk gösterimi hibrit yapıda kurgulanan Fashion Week Istanbul kapsamında fashionweek.istanbul adresinden yayınlanıyor

Ceren Ocak Sonbahar/Kış 2022-23 Koleksiyonu 18 look ve toplam 35 parçadan oluşuyor. Ceren Ocak markasının imzası haline gelen iddialı tasarımlar özgür ve yaratıcı kadınların stilini oluşturuyor. Kendini özgürce ifade eden, kendine güvenen kadınların stilini yansıtan cut-out kesimler, vücuda oturan seksi formların yanında koleksiyonda oversize kesimler de yer alıyor. Micro mini düşük bel etekler ve cut-out detaylı bodysuitler koleksiyonun en iddialı parçaları.

Bu sezon sokak modasına yakın looklar kullanan Ceren Ocak, Sonbahar/Kış 2022-23 koleksiyonunda ilk kez puffer montlar tasarladı. Kolayca giyip çıkarılabilen parçalarla kullanım kolaylığı sunan koleksiyonda gri, beyaz, lacivert, siyah, yeşil ve saks mavi renkler; vegan deriler, süet, kaşe, koton ve örme kumaşlarda hayat buldu.

Fashion Week Istanbul kapsamında gerçekleşecek olan Ceren Ocak Sonbahar/Kış 2022-23 koleksiyon filminin çekimleri tamamlandı. Yönetmenliğini Fora Norman’ın yaptığı filmi, ilk gösterim tarihi olan 18 Mart ve sonrasında fashionweek.istanbul  adresinden izleyebilirsiniz.

Ceren Ocak Sonbahar/Kış 2022-23 moda filminin prodüksiyonu 29 ON Productions’a; stylling ise Oğuz Erel’e ait. Look book çekimleri Emre Ünal çekti.

sudietuz koleksiyonu babasına adadı

sudietuz koleksiyonu babasına adadı

sudietuz markasının kreatif direktörü Şansım Adalı, Fashion Week Istanbul Sonbahar- Kış 22 kapsamında, Dalyan koleksiyonunu Kırım Kilisesi’nde sundu.

Koleksiyonunu kaybettiği babasına adayan  Şansım Adalı defilesinde sergilediği görüntülerin hikayesini paylaştı:

‘”Bir önceki koleksiyonumda Adana sokaklarını tanıtmıştım, şimdi sizi sevgili Dalyan’ın Akdeniz kıyılarına götürüyorum.

Babama adadığım koleksiyonumun sergileme hikayesinde de babamın hayatından izler görüyoruz. Modellerin arkasındaki tüm görsellerde babamdan ipuçları var. Benim ailem bir asırdır dalyancılıkla uğraşıyor. Akyatan Lagünü bizim atadan beri işlettiğimiz bir balık çiftliği ve 360 kuş türünün uğradığı bir yer. Belli bir zamanda flamingolar donatır Dalyan’ı… Flamingolu görüntüler o dönemi anlatıyor. Dalyan’la, su altıyla, mavi yengeçlerle alakalı görseller var. Orada yaşadığı için Miami’den, gezmeyi çok sevdiği için Galata’dan, eğitimini sürdürdüğü Londra’dan, kültürüne ve yemeklerine düşkün olduğu Uzakdoğu’dan, mesleği olduğu için hep gezdiğimiz balık pazarlarından ve hayatı hep seyahatle geçtiği için uçaklardan oluşan görüntülerle babamı anlatan bir kurgu yansıttık.”

Cengiz İmren “Kadınsız hayat boş hayat”

Cengiz İmren “Kadınsız hayat boş hayat”

Hovarda İzmir’de sahne alan Cengiz İmren “Kadınsız hayat boş hayat” dedi

Cengiz İmren, İzmir’in yeni eğlence mekanlarından Hovarda İzmir’de sahne aldı. Şarkılarıyla İzmirlilere keyifli bir gece yaşatan sanatçı, sahne öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Yeni seslendirdiği ‘Arz Ederim’ şarkısı ile ilgili konuşan İmren, “Bu yıl çıkardığımız dördüncü şarkımız. Türk halkının çok sevdiği hicaz makamında bir şarkı yaptık” dedi. Yeni projelerin arkasının kesilmeyeceğini söyleyen İmren, “3 ayda bir yeni şarkı çıkarıyorum. İnşallah bu ramazan ayında da sizlerin de tanıdığı sanatçılarla düetlerim olacak. Ayrıca yabancı şarkıcılarla da düet yapmak isterim. Sürprizlerin de şarkıların da arkası kesilmeyecek. Yetenekten sonra aşk mı olur, ayrılık mı olur bilemem. Bazen yaşanmışlıklar da kaleme dökülür. Aşkı biliyorsan, ayrılığı da biliyorsan şarkılar yazabilirsin” diye sözlerine devam etti.

“Arabesk yaşam biçimidir”

Geçtiğimiz günlerde arabesk parça okuyanlarla ilgili çeşitli açıklamalarda bulunan İmren, “Arabeskin bir yaşam biçimi olduğunu daha önce de söyledim. Rahmetli Bergen’in filminden dolayı bu tür konular gündeme geliyor. Bir sürü arabesk söyleyen şarkıcı var. Ben söylediklerimi tekrar ediyorum. Kimse üzerine alınmasın ama almak istiyorsa da alsın. Arabeskin bir yaşam biçimi olduğunu ve bunu ancak yaşayan insanların ifade edebileceğini, hissettirebileceğini söylemiştim. O manikürlü, bu pedikürlü derken bunları mecazi anlamda kullandım. Çünkü arabesk, acı ve isyan müziğidir. Sahnenin kadını erkeği yoktur. Kadın sanatçılarımız da mutlaka iyi oldukları için sahne alıyorlar. Hakkını kim veriyorsa sahne yapacaktır. Kadınsız hayat boş hayat” dedi.

Nihan Peker “Golene Age” koleksiyonu ile modaseverlerle buluştu

Nihan Peker “Golene Age” koleksiyonu ile modaseverlerle buluştu

Moda Tasarımcısı Nihan Peker, Fashion Week İstanbul kapsamında 10. Yılına özel olarak aylarca süren hazırlık sonucu ortaya çıkardığı ‘Golden Age’ koleksiyonunu Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen göz alıcı bir defileyle tanıttı.

Pandemi sürecinde dijital olarak gerçekleşen Fashion Week İstanbul Showları sonrasındaki ilk seyircili defile şovunu gerçekleştiren Nihan Peker, kendini daha iyi ifade ettiğini düşündüğü bu koleksiyonu için Sunmaktan büyük gurur duyduğum ve her aşamasında çok heyecanlandığım bir koleksiyon oldu’ ifadelerini kullandı.

  1. yılını Altın Çağı olarak nitelendiren Nihan Peker, altın gibi kıymetli ve ışıltılı dönemlerden aldığı ilhamla hazırladığı koleksiyonunu ‘yaşadığımız her an altın gibi değerli ve gerçek, işte bu sebeple koleksiyonun adı Altın Çağı’ olarak yorumladı. Tarihin önemli zamanlarına eşlik etmiş Çırağan Sarayı koridorlarında ve İstanbul’un en güzel manzarasında bir peri masalını canlandıran şekilde gerçekleşen defilede yer alan tüm koleksiyon izleyenler tarafından büyük ilgi gördü.

Pandemide dijital teknoloji “ilaç” gibi geldi!

Pandemide dijital teknoloji “ilaç” gibi geldi!

Günümüzde artık birkaç yıl öncesine göre bambaşka bir yaşlı nüfus profili yükseliyor! Teknolojiyi günlük yaşantısından eksik etmeyen, akıllı telefonlarda sosyal medya aracılığıyla tanıdıklarıyla iletişimde bulunup, sanal ortamda klipler, çiçekler, pastalar gönderen, yeni  arkadaşlıklar kuran, kendilerini yaşları nedeniyle sosyal hayattan dışlanmış hissetmeyen, kısacası artık sohbet etmek için torunlarının, çocuklarının gözünün içine bakmayan! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ özellikle iki yıllık pandemi sürecinde teknolojinin içinde olmanın ruhsal ve fiziksel sağlık açısından da yaşlılara büyük faydalar sağladığını belirtiyor.

Birebir iletişimin yerini alamasa da, günümüzde teknolojinin, aktif yaşlanmanın bir parçası olarak yaşamdaki güçlü ve kalıcı yerini aldığını vurgulayan Prof. Dr. Berrin Karadağ şöyle konuşuyor: “Dijital teknolojinin yaşlı bireylerin sosyalleşmesinde önemli bir rolü bulunmaktadır. Yaşlı bireyler, teknolojideki yeniliklere gün geçtikçe uyum sağlamaya çalışmakta ve her geçen gün teknoloji kullanım oranı artmaktadır. Her ne kadar teknoloji kullanımı konusunda endişe duysalar da dijital teknoloji, iletişimden sağlık sorunlarına kadar her alanda onların günlük yaşamlarını kolaylaştırmakta, bağımsız bir yaşam sürmelerine ve aktif bir yaşlanma dönemi geçirmelerine yardımcı olmaktadır. Bu sayede kendine güvenli, hayattan keyif almaya devam eden ve toplumdaki yerini kaybetmekten korkmayan sağlıklı ve güçlü yaş almaya devam eden bir mutlu yaşlılık hedeflenmelidir.”

Prof. Dr. Berrin Karadağ, 18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, teknolojinin yaşlılara sağladığı 4 önemli faydayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Berrin Karadağ

Mutluluk

Yaş ilerledikçe kişinin sosyal çevresi, iş çevresi, yaşıtları, arkadaşları vb yaşam paylaşımında bulundukları kişi sayısı azalıyor. Sosyal izolasyon nedeniyle oluşan ruhsal durum, sağlık sorunlarının kötüleşmesine ve hayat kalitesinin önemli ölçüde düşmesine neden oluyor. Ancak teknoloji sağlıklı olan veya sağlık sorunları olan yaşlıların mutluluğuna katkı sunabiliyor. Sevdikleri, ailesi ve torunları ile sosyal medya aracılığı ile görüşmeleri, günlük aktivitelerini paylaşabilmeleri özellikle son 2 yıllık pandemi döneminde büyük fayda sağlıyor. Görüntülü görüşme programları, mobil telefonlar ve internet kullanımının artmasının, özellikle yaşlı bireyin mutlu olmasını sağladığını, iletişimini artırdığını ve sosyal etkileşimini olumlu yönde etkilediğini görüyoruz.

Sağlık

Tıp teknolojisi bu konuda çok önemli adımlar atmaktadır. Sağlık çalışanları olarak doktorların, hemşirelerin ve diğer sağlık personelinin, hastası ile arasında oluşturulan elektronik iletişim sistemleri sayesinde, uzaktan da olsa önemli konularda, özellikle yaşlı hastaların yönlendirilmeleri yapılabilmekte ve bu durum da özellikle hareket kısıtlılığı olan bireylerde ayrıca fayda sağlamaktadır. Yaşlı bireyin kendi doğal ortamında teknoloji kullanılarak izlenmesi ve değerlendirilmesinin; sık hastane başvurularını azaltması ve hastanede sıra bekleme, ulaşım, hastane ortamı gibi nedenlerle oluşabilecek stresin kontrol altına alınmasında da yararlı olabileceği düşünülüyor.

Günlük yaşam

Özellikle internet ve sosyal medya yaşlılar için sosyalleşme aracı olarak önemli katkı sağlıyor. Bu sayede yaşlılar toplum ve çevre ile ilgili olaylar ve dünya haberlerini takip etmekte geri kalmazken, bir yandan da toplum içinde ve topluluklarda aktif olarak yer aldıklarını hissedebiliyorlar. Yine digital teknoloji sayesinde para transferleri, fatura ödemeleri ve kültürel faaliyetler gibi bir çok alanda pek çok işi kolayca yapabiliyorlar.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kendine güven

Yaşlanma ile birlikte sıklıkla içe kapanma, her işten elini eteğini çekme, işe yaramama, sosyal hayat ve yeniliklerden uzaklaşma ve bunların sonucunda da özgüven kaybı meydana gelebiliyor. Yaş ile fiziksel performans da azalınca, yaşlı birey işlerini daha genç çocuklarından veya tanıdıklarından rica yolu ile yaptırıyor. Teknolojideki hızlı gelişmeye uzak kalmayan yaşlılarda ise kendilerine duydukları güven artıyor. Yaşlılara yönelik çekici ve yararlı ürünlerin tasarlanması ve teknolojik seçeneklerin daha etkin kullanımı, yaşlıların yaşam kalitesini iyileştiriyor ve sosyal uyumlarının kolaylaşmasına katkı sağlıyor.

Teknolojide güvenlik çok önemli!

Prof. Dr. Berrin Karadağ, güvenliğin sadece teknoloji kullanımı ve üretiminde değil aynı zamanda sosyal hizmetlerin yürütülmesinde de kilit rol oynadığını belirterek şöyle konuşuyor: “Yaşlı bakımında sağlık birinci derecede önemli faktör olduğundan, emniyet bu faktörün ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Özellikle ilaç kullanımı, rutin kontroller, psikolojik destek, fiziksel koruma, fiziksel ihtiyaçların giderilmesi gibi konularda emniyeti sağlayıcı önlemler alınması gerekiyor. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar için, güvenlik amacı taşıyan izleme sistemleri, ivmeölçer tabanlı giyilebilir sensörler ile düşme durumunun tespit edilmesi, duman ve ısı sensörü ile anormal durumları tespit ve engelleme amacı taşıyan uygulamaların mevcut olduğunu görüyoruz. Teknolojideki bu ilerlemeleri özgür, rahat ve kendine güvenli bir yaşam için kullanmayı hedeflemek gerekiyor. Yalnız yaşayan ve unutkanlık veya hareket kısıtlılığı olan yaşlı bireylerin, sağlıklı ve güvenli yaşam devamı açısından desteklenmeleri, acil durumlarda kullanılabilecek veya haberdar edebilecek alarm sistemleri ile günlük yaşam aktiviteleri ve emniyeti oluşturulabilir.”