Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Hemington’ın renkli koleksiyonu

Hemington’ın renkli koleksiyonu

Hemington İlkbahar-Yaz 2022 Koleksiyonu ‘MEDITERRANEAN ODYSSEY’, erkekleri Akdeniz’de nefes kesen bir yolculuğa davet ediyor. Bu yolculukta demirlenen her liman, Hemington’ın renkli koleksiyonu için ilham kaynağı oluyor.

Yolculuğun başlangıcıMarmara’ . Bölgenin tonları, renklerdeki tezatlar, efsanelere konu olan lale ve dekoratif çiçek desenleri, haki, adaçayı ve kenevir yeşili baştan çıkarıcı bakır yeşil, zümrüt ve yosun renkleriyle buluşuyor. İkinci durak ‘Adriatic’. Adriyatik kıyılarının yüksek uçurum ve falezleri, girintili koyları, özgün coğrafyası, bitki örtüsü ve Roma dönemine ait eserleri ilham kaynağının temelini oluşturuyor. Mozaik ve çini desenler siyah, gümüş gri, sütlü kahve renklerinin gül kurusu ve fuşya tonlarındaki kontrastlığında hayat buluyor.

Seyahat tüm heyecanıyla Güney Fransa kıyılarında devam ediyor. Güneşin derin mavi deniz tonları ile buluştuğu ‘Ligurian’,  Hemington için bir diğer ilham kaynağı. İkonik Burbon Zambağı deseni koyu lacivert, indigo, beyaz, limon, yasemin çiceği ve kiremit kırmızısı gibi canlı ve iç açıcı bir renk paleti ile buluşuyor. Yolculuğun son durağı ‘Aegean’. Bu temada Ege adalarının doğal güzellikleriyle buluşuluyor. Mermer beyazı, bej, kil rengi, turuncu ve açık mavi tonlar sıcak yaz günlerine eşlik ederken, dalga ve labirent desenleri engin Ege kültürünün içine çekiyor.

KİP ile stilini tamamla!

KİP ile stilini tamamla!

 KİP, sportif şıklığı tamamlayan t-shirt, triko, sweatshirtleriyle birlikte kombinlenen puffer yelek, baharlık mont ve trençkotlarla erkeklerin stiline baharın enerjisini getiriyor.

Erkek moda markası KİP, baharla gelen enerji ve hareket özgürlüğünü stilinize de yansıtıyor. Denim ve joggerlar ile kombinlenebilen KİP’in rengarenk sweatshirtleri, t-shirt, overshirt ve trikoları erkeklerin baharda gardırobunda en çok tercih ettiği ürünlerden olacak.

Puffer yelekler, baharlık montlar, deri-süet ceketler ve trençkotlar ise değişen hava koşullarına uyum sağlayan, güneşin yüzünü gösterdiği bahar günlerinde erkeklerin hem hafta içi hem de hafta sonu stili tamamlayan parçalar arasında yer alacak.

Erkeklerin her anına eşlik edecek şık, rahat ve trend modeller KİP mağazalarında ve www.kip.com.tr ‘de satışa sunuluyor.

W Istanbul’da eğlencede sınır yok

W Istanbul’da eğlencede sınır yok

W Istanbul, deneyim felsefesi altında birbirinden farklı konseptlerde etkinlikler sunarak, haftanın dört günü misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Mixology Masterclass, Tex-Mex,  Glow Yoga, ve DJ Set + Live Percussion günleri ile Istanbul’un eğlence ritmini değiştirmeye devam ediyor.

W Istanbul; her Salı Suna Çolak eşliğinde Mixology Masterclass, her Çarşamba Café Cubano Live Performance eşliğinde Tex-Mex, her Perşembe W Istanbul Studio’da Glow Yoga ve her Cumartesi DJ Set + Live Percussion show ile misafirlerine kapılarını açıyor.

Kokteyl Yapma Sanatı: Mixology Masterclass ile W Istanbul’da!

Salı günleri, mixologist Suna Çolak eşliğinde gerçekleştirilen Mixology Masterclass’ta, uluslararası popüler olan kokteyllerin hazırlanış biçimleri ele alınıyor. Bu etkinlikte deneyimin ön planda tutulmasının yanı sıra katılımcıların merak ettikleri kokteylleri tadıp, hazırlayabilecekleri keyifli bir atmosfer yaratılıyor.

Tex-Mex ile Meksika Geceleri!

Executive Chef Şafak Erten’in özel tarifleri ile hazırlanan TEX-MEX konsepti ile yerel Meksika restoranlarını aratmayan W Istanbul, misafirlerini deneyimlemeye davet ediyor. Her Çarşamba saat 21:00’da başlayan etkinlik canlı performans ile 23.00’a kadar devam ediyor. W Istanbul TEX-MEX ile Meksika lezzetlerini yeniden yorumluyor.

Karanlıkta Yoga Deneyimi : Glow Yoga!

Tamamen karanlık bir ortamda, katılımcıların özgürce kendilerini rengarenk neon boyalar ile renklendirdiği,  fosforlu ışıkların aksesuar olarak takıldığı Glow Yoga her Perşembe günü W Istanbul Studios’da gerçekleşmeye devam ediyor. Alanında uzman bir eğitmen ile eşsiz yoga deneyimi sunuyor.

Canlı DJ ve Perküsyon Performansları W İstanbul’da!

W Istanbul misafirlerine unutulamayacak bir gece sunuyor. Birbirinden lezzetli ve eşsiz yemeklerin yanında gece boyunca canlı DJ performansı eşlik ediyor. DJ’in performans göstermesinin yanı sıra perküsyon alanında da uzman olması müziğe büyülü bir tat katıyor.

W Istanbul; haftanın her günü yeme-içme, spor, meditasyon ve eğlence için kaliteli ve zengin çözüm önerileriyle, zamanı dolu dolu yaşamaya davet ediyor!

Bilgi Instagram’da @wistanbul ‘da, https://www.wistanbulhotel.com ile online’da!

Seyahatlerde yeni trend: Hem bedenen hem ruhen dinlenmek

Seyahatlerde yeni trend: Hem bedenen hem ruhen dinlenmek

Yoğun çalışma temposu, şehir yaşamının karmaşası, yapılacaklar listesinin hiç eksilmemesi gibi faktörler hem bedeni hem de ruhumuzu yoruyor. Doğaya ve doğal olana dönüş trendiyle birlikte ihtiyaç ve beklentiler kadar seyahat anlayışı da değişiyor. Hem dinlenmek hem de günlük koşuşturma içerisinde ihtiyaç duyulan enerjiyi yeniden depolamak isteyenler için ruha iyi gelen seyahat trendlerini derledik.

Günümüzde beden yorgunluğunun yanı sıra zihinsel yorgunluk da üstesinden gelmemiz gereken bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Yoğun şehir hayatında sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak, zindelik, pozitif düşünce ve hem bedenimize hem de ruhumuza iyi davranmak daha da önem kazanıyor. Bunun için arada hayata küçük molalar vererek seyahate çıkmak, yeni yerler keşfetmek ve bol bol dinlenerek ruhu arındırmak en iyi seçeneklerden biri.

Pause Dergi

Lüks kampçılık deneyimi: Glamping

Glamping son yılların yükselen seyahat trendlerinden biri olarak öne çıkıyor. Seyahat severlere lüks bir kampçılık deneyimi vadeden Glamping, doğanın kalbinde bir bungalovda ya da tiny house’ta hem doğayla baş başa hem de konforlu bir dinlenme imkânı sunuyor.

Dayanışmanın verdiği mutluluk: Gönüllü turizm

Alternatif seyahat trendleri arasında kendine yer edinen ve her geçen gün daha da önem kazanan gönüllü turizm trendi, seyahat severlerin tatillerinde gönüllü olarak topluma fayda sağlaması olarak tanımlanıyor. Hem yeni şeyler öğrenmek ve deneyimlemek hem de yerel halka gönüllü olarak yardım etmek ruha iyi geliyor ve insanın kendini daha mutlu ve faydalı hissetmesini sağlıyor.

Pause Dergi

Doğaya duyarlı tatil: Eko turizm

Çevreye duyarlılığın artmasıyla eko turizm de yükselen bir trend olarak karşımıza çıkıyor. Seyahatlerinin çevresel etkisini azaltmak isteyen, gittiği yerlerin doğal güzelliklerini korumayı önemseyen seyahat severlerin tercih ettiği bu trend, sayıları giderek artan eko turizm alanları sayesinde yaygınlaşıyor. Çevreye zarar vermeden dinlenme olanağı ise ruhun daha iyi hissetmesini sağlıyor.

Yeni maceralara doğru: Deneyimsel seyahat

Ruha iyi gelen seyahat trendleri arasında yeni keşif ve maceralar deneyimlemek de var. Rutini bozarak yeni yerler keşfetmek ya da farklı aktiviteler yapmak isteyenler için bütçeye göre Tayland’daki tapınakları gezmek ya da yurt içinde Kaş’ın mavi sularına dalış yapmak iyi bir seçenek olabilir. Seçilen rotaya alınan bir uçak bileti ile farklı maceralar yaşamak ve ruhu beslemek mümkün!

Pause Dergi

Nefesle gelen iyilik: Şifa inzivası

Şifa inzivası ismiyle adlandırılan yoga kampları hem katılanların sosyalleşmelerini hem de bu kadim öğretiyi keşfederek manevi anlamda daha iyi hissetmelerini sağlıyor. Sadece yoga ile sınırlandırılmayan bu deneyimde nefes egzersizleri, ayurveda ve meditasyon gibi daha geniş içeriği olan kamplar da mevcut.

Arınarak hafiflemek: Detoks tatili

Bazen ruhun kendini daha iyi hissetmesi için bedeni arındırmak gerekebiliyor. Böyle bir arınma için en iyi seyahat seçeneği detoks otellerinden birinde konaklamak. Bu konseptte hizmet veren otel seçeneklerinde diyetisyenlerin yönetiminde hazırlanan lezzetli ve sağlıklı yiyecekler sayesinde hem bedenen arınmak hem de daha hafif hissetmek mümkün.

Pause Dergi

Zindelik için wellness tatili

Bedensel yorgunluklar zihni de yoruyor. Bu nedenle bazen bedendeki yorgunlukları doğru tekniklerle atmak gerekiyor. Masaj, spa ve sauna vücutta birikmiş gerginlikleri hafifletmek için sunulan çözüm önerilerinden sadece birkaçı. Bu hizmetleri veren oteller de wellness tesisleri olarak adlandırılıyor. Bir wellness tesisinde birkaç gün geçirmek yalnızca bedene değil ruha da çok iyi geliyor.

Enuygun

Aşırı tuz içeren besinlere dikkat!

Aşırı tuz içeren besinlere dikkat!

Günümüzde giderek yaygınlaşan ve genç yaşlarda da görülme sıklığı artan kalp ve damar hastalıklarından inmeye, böbrek yetmezliğinden obeziteye… Uzmanların tüm uyarılarına karşın bir türlü önü alınamayan aşırı tuz tüketimi sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor! Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gram (bir çay kaşığı) olması kalması gerektiğini belirtirken, ülkemizde tuz tüketimi birkaç kata çıkabiliyor! Üstelik pek çok kişi yemeğin lezzetini artırmak için tabağa da ayrıca eklemekten kaçınmazken; işlenmiş besinlerden atıştırmalıklara dek yüksek tuz içeren yiyeceklerin tüketimi de riski artırıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, içerdiği minerallerle dozunda yani günlük ortalama 5 gram tüketildiğinde önemli faydaları bulunan tuzun, aşırı tüketildiğinde ise yaşamsal tehlikelere yol açabildiğini vurguluyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya 14-20 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, aşırı tuzun 6 zararını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya

Hipertansiyon

Günümüzde giderek yaygınlaşan hipertansiyon (yüksek kan basıncı) aşırı tuz tüketimi ile doğrudan ilişkili olan tehlikeli bir hastalıktır. Fazla tuz tüketimi kan basıncını artırarak kalp yetmezliği, kalp büyümesi ve kalp krizine neden olabilir. Alınması önerilen günlük tuz miktarı yaklaşık 5 gramdır ve bu da yaklaşık bir çay kaşığı tuzdur. Kökeni ve adı ne olursa olsun (deniz, kaya vs) sofra tuzu sodyum klorürdür ve fazlası kalp hastalıkları riskini artırır. Yapılan çalışmalar; diyetle alınan tuzun 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle kalp ve damar hastalıklarının riskinin yüzde 17 oranında azalabildiğini göstermektedir.

Böbrek hastalıkları

Fazla tuz kullanımı, böbreklerde hasara yol açan etkenlerden biridir. Tuz alımı idrar yoluyla kalsiyumun vücuttan atılımının artmasına yol açar. Vücutta kalsiyum eksilince, bağırsaktan kalsiyum emilimi artar. Bu da böbrek taşlarına zemin hazırlar. Ayrıca aşırı tuz tüketimi protein kaçağına neden olur ki, protein kaçağı böbrek hastalığının en önemli bulgularından birisidir. Tuz alımı yüksek olduğunda böbreklerin aşırı tuzu atmak için daha fazla çalışması gerekir. Bu da böbreğin ömrünü kısaltır. Böbrek hastalıklarının tedavisi için tuzun azaltılması şarttır.

İnme

24 saatlik idrardaki sodyum miktarı ne kadar yüksek ise, inme görülme riski o kadar artar. Yapılan bilimsel çalışmalar; tuz tüketiminin azaltılmasının inme riskini azalttığını, örneğin diyetle alınan 10 gram tuzun 5 grama düşürülmesiyle inme riskinin yüzde 23 oranında azalabildiğini gösteriyor.

 Obezite

Fazla tuz tüketimi dolaylı bir obezite nedeni olarak kabul edilir. Yapılan çalışmalarda; marketlerde tuzlu yiyecekler ile asitli ve şekerli içeceklerin satışlarındaki artış hızının benzer olduğu saptanmıştır. Asitli ve şekerli içecek tüketiminin en önemli belirleyicisi tuzdur. Günlük tuz alımı 10 gramdan 5 grama inince, günlük sıvı alımında 350 ml azalma olur ki bu sıvılar genellikle meşrubat şeklindedir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

 Osteoporoz

Aşırı tuz tüketimi kemiklerden kalsiyum kaçışına yol açarak kemik yapısının zayıflamasına, kırılganlığının artmasına ve basit düşmelerin bile kırıkla sonuçlanmasına neden olur. Günümüzde hareketsiz yaşam ve yüksek tuz içeren fast-food tüketimin de artmasıyla giderek yaygınlaşan, toplumda kemik erimesi olarak bilinen osteoporozdan korunmak için önemli kurallardan biri de aşırı tuz tüketiminden kaçınmaktır.

 Ödem

Tuz alımı artınca idrarda basınç natriürezi olur yani tuzun fazlasını böbrekler atar. Ancak, aşırı tuz alımı devam ederse, vücutta tuz birikir. Her tuz molekülü, 4 molekül su bağlar ve kalp yetmezliği, ödem, akciğer ödemi gibi sorunlar oluşur. Ödem birçok tıbbi sorundan meydana gelebildiği gibi, hareketsizlik, karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve fazla tuz tüketiminden de kaynaklanabilir. Dokularda fazla sıvı birikimi anlamına gelen ödeme karşı tuzu kısıtlamak da etkili olur.

Muamma Ataşehir, menüsü ile de fark yaratıyor

Muamma Ataşehir, menüsü ile de fark yaratıyor

Anadolu Yakası’nın gözde mekanı olan Muamma Ataşehir, birbirinden ünlü sanatçıların sahne performansı ve lezzetli yemekleri ile misafirlerine unutulmaz bir gece yaşatmaya devam ediyor.

Şef Ahmet Demir imzalı, çökertme kebabı, peynirli ve sebzeli mısır ekmeği başta olmak üzere Türk mutfağına özel birçok lezzetin yer aldığı mönüsü ile mekan, misafirlerine eşsiz bir lezzet deneyimi sunuyor.

Öte yandan, haftanın 5 günü Derya Bedavacı, Ümit Yaşar, Erdem Kınay, Yeni Nesil ve Ayçin Asan gibi ünlü isimlerin sahne aldığı mekanda, cumartesi geceleri  Dj kabininde Tuna Taşkın ve Perküsyonda Cem Hazır Yeni Nesil eğlencesi ile misafirler, hem güzel müziğin hem de lezzetli yemeklerin keyfini çıkarıyor.

Ara tatili  yaklaştı

Ara tatili  yaklaştı

Nisan ayında gerçekleşecek, 2021-2022 öğretim yılının ikinci ve son ara tatili için hazırlıklar başladı. 11 Nisan-15 Nisan tarihleri arasında olacak ara tatil haftasonları dahil tam 9 gün sürecek, öğrencilerin öğretim yılının sonuna zinde girmesine ve ebeveynlerin çocukları ile birlikte dopdolu vakit geçirmesine olanak tanıyacak.

Setur, ara tatil dönemini değerlendirerek aileleriyle kaliteli zaman geçirmek isteyenlere farklı önerilerde bulunarak, seyahatin önündeki engelleri kaldırmaya devam ediyor.

Setur’un tatil önerileri içerisinde Afyonkarahisar, Bursa, Bolu, Pamukkale, Sapanca ve Yalova, termal otelleri tercih edenlere farklı seçenekler sunuyor. Oteller aileleriyle birlikte sağlığı, rahatlamayı ve huzuru bulmak isteyenleri bekliyor.

Abant, Bolu, Fethiye, Kastamonu ve Sapanca’da yer alan birbirinden özel oteller ise doğa ile iç içe vakit geçirmek, uzun orman yürüyüşleri ile temiz havaya doymak ve tazelenmek isteyen ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor.

Setur, yazın müjdecisi olan ilkbaharın tadını KKTC’de çıkarmak, güneşin keyfine varırken eğlenceyi sonuna kadar yaşamak isteyenler için Girne, Bafra ve Magosa’da özel seçenekler sunuyor. Deniz ve güneşe Türkiye’de kavuşmak isteyen ziyaretçiler içinse Alanya, Fethiye, Bodrum, Çeşme ve daha birçok bölgeye özel seçenekler Setur farkıyla sunuluyor.

Setur’un World’e özel 5000 TL üzeri harcamalarda 400 TL worldpuan kampanyasından yararlanabiliyor. Setur’un ara tatil dönemi önerilerine https://www.setur.com.tr/somestir-otelleri adresinden ulaşılabiliyor.

Burak Orhan yeni şarkı “Neyin Var?”

Burak Orhan yeni şarkı “Neyin Var?”

Burak Orhan, “Bi Şeyler” ve “Kelepçe” adını verdiği şarkılarının ardından sözü Melda Gürbey, Müziği Melda Gürbey ve Nurettin Çolak düzenlemesi de Nurettin Çokal imzalı yeni şarkısı “Neyin Var?” ile müzik severlerle buluşuyor.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü okurken, oyunculuk yapmaya ve şan dersleri almaya başlayan sonrasında Los Angeles’ta oyunculuk eğitimleri alan Burak Orhan, Kadir Has Üniversitesi’nde Sinema ve Televizyon yüksek lisansı yaptı.

Eğitim hayatının ardından şan ve dans derslerine devam eden Burak Orhan mezun olduktan sonra müzik çalışmalarına ağırlık vererek çıkardığı “Bi Şeyler” ve “Kelepçe” adını verdiği şarkılarını yayınlayarak profesyonel müzik hayatına atılmış yeni şarkısı “Neyin Var?” ile müzik eleştirmenleri tarafından tam not alarak kariyerinde sağlam adımlar attığını müzik severlere göstermiş oldu.

Eğitim insanın kendine yatırımıdır…

Eğitim insanın kendine yatırımıdır…

Hanedancity.com’un bu ayki konuğu idealist genç bir isim… Kurucularından olduğu SEY vakfında “eğitimde fırsat eşitliği ve Toplumsal cinsiyet eşitsizliği” ne yönelik projeler yürütüyor. Bir toplumda; eğitimde fırsat eşitliği sağlanırsa, çekirdekten doğru yetişen insan sayısı ne kadar fazla olursa, o ülkede, o dünyada büyük ölçüde sorunların çözülebileceğine işaret ediyor. SEY vakfı kurucularından, Bahçeşehir koleji ve Uğur Okulları icra kurulu üyesi sevgili Begüm Yücel bu ayki söyleşi konuğumuz. Kendisi ile keyifli bir röportajı siz değerli okurlarımız için gerçekleştirdik. Keyifli okumalar.

Begüm Yücel

İyi bir eğitim sizce neye bağlıdır? İyi bir eğitim eşittir desem neler ile tanımlarsınız?

İyi bir eğitim insanın kendine yatırımıdır. İyi bir eğitimi; iyi bir okul gibi düşünmüyorum. İnsanın kendini tanıması, geliştirmesi, her gün yeni bir şeyler öğrenmesi, kendinin farkında olmasına bağlıdır. Bana göre “ farkındalık”  bu konuda ve hayatta en önemli şeylerden biri. Mesela yabancı dilin mi yok? Evet deyip bu fark ettiğin eksiği kabullenip yabancı dil öğrenmem gerekiyor. İşte şu alanda eksiğimi tamamlamam gerekiyor denilebilmeli. Bunu yapabiliyorsanız sonrasında tabi ki iyi bir eğitim okuldan da başlıyor. Ama daha da önce aile de başlıyor. Aile olmazsa olmaz… Ne kadar okulda eğitimini verirsek verelim bazı birçok şeylerin temeli ailede atılıyor. O yüzden hepsinin bir kombinasyonu diye düşünüyorum…

Begüm Yücel

Bugün genç bir iş kadını olarak; çocukluğunuzda hayal ettiğiniz mesleği yaptığınızı söyleyebilir misiniz? …

Bizim ailede şöyle oluyor aslında küçüklükten beri az çok gelecekte ne yapacağını bilerek büyüyorsun. Çocukluğumda veteriner olmak istiyordum ama büyüdükçe o hayalim değişti. Dediğim gibi sistemin içinde yetişince gelecekte ne yapacağını biliyorsun. Ben reklam okuduğuma seviniyorum çünkü daha bir pazarlama ilgi alanıma giriyor. Görevli olduğum kurumlarda da bu alanlarla ilgilenmeyi daha çok seviyorum. Eğitimimde doğru bir bölüm okuduğuma inanıyorum ve o dönem keyif alarak da okumuştum doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum.

Bahçeşehir kolejleri nerelerde var?  Değerlendirmeleriniz nasıl?

65 il 143 Kampüs BK için geçerli ve yeni yatırımlar da tabii ki devam ediyor. Bizim ana misyonumuz kaliteli eğitimi Türkiye’nin her yanına ulaştırmak. Diyarbakır’da da kampüsümüz var. İzmir’de de kampüsümüz var. Mardin de de kampüsümüz var.  Hatta Diyarbakır kampüsünden bir öğrencimiz Harvard’ı kazandı. Oxford, Stanford’a giden öğrencilerimiz var. Bunlar büyük başarılar. Bizi de çok gururlandıran kazanımlar.

Begüm Yücel

Günümüzde pek çok şey değişti.  Gençlerimiz en çok ne olmak istiyor? Eğitim trendi nedir?

Gençlerimizin çoğunluğu şu dönemde kendi çocuğumdan da biliyorum; en çok youtuber ve infuluencer olmak istediklerini söylüyor. En fazla bunları duyuyorum… Onun dışında avukat olacağım, doktor olacağım diyene çok rastlamıyorum.

Begüm Yücel

Sizce niye böyle düşünüyorlar? Nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Kolay geliyor sanırım. Bir de ünlü olma hevesi de var içlerinde. Eskiden de vardı bunlar ama günümüzde bu düşünceleri inanılmaz seviyede yükseldi, tavan yaptı. Bir video çekip milyon kez izlenmek istiyorlar ve o hayatları yaşayacaklarını düşünüyorlar.  Aslında Youtuberlık bir meslek değil. Ben kendi oğluma da bunu anlatmaya çalışıyorum. Aileler, eğitimciler bu konun iyi anlaşıldığından emin olmalılar. Bir mesleğiniz olur youtube çekersiniz. Ama “youtuber olacağım” diye bir meslek dalı yok. İleride ne olur bilmiyorum ama bugün youtube kapansa Türkiye’de ne olur?.. Anında biter…  İnfuluencer da yanlış algılanıyor. İnfluencer demek link verip etiketlemek değildir.  İnsanları etkilemektir ama bu etkileme; “link verdim bu ceketi al” dan öte olmalıdır. Bizimde SEY vakfında yapmaya çalıştığımız bu; toplumsal cinsiyet eşitliğinde insanları, beni rol model alan genç kızları bu şekilde influens etmenin Türkçesi etkilemenin daha değerli olduğunu düşünüyorum. Ama şu dönemde her şey linke bağlandığı için biraz da bu durumu eleştiriyorum açıkçası…

Begüm Yücel

Markalaşma yönünden şuan ülkemizin dünyada geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pozitif değerlendiriyorum. İyi işler çıkarmaya başladığımızı düşünüyorum. Mesela; Les Benjamins’i çok beğeniyorum.  Kurucusunun ne kadar emek sarf ettiğini de biliyorum. Emek sarf ede ede markasını yurtdışında çok güzel bir şekilde pazarlıyor. Bizim üniversitemiz var. Washington da Beyaz Saray’a yakın. Bahçeşehir Üniversite’sinde Türk bayrağımız dalgalanıyor. Bence bu da büyük bir başarı. İleride umarım örnekler daha da çoğalır.

Begüm Yücel

Eşitlik kelimesi size ne ifade ediyor? Sizce Kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip olabilirler mi?

Eşitlik aslında doğuştan gelen bir var oluş ama sistem içerisinde hepimizin bozduğu, yanlış yönettiği bir şey.. Kadın ve erkek eşit doğuyorlar, eşit haklara sahipler ve hayatta da denkler. Tabii ki; aynı güce sahip değiliz bir erkekle ama haklar hukuklar konusunda eşit olmalıyız.

Begüm Yücel

Cinsiyet eşitliği ya da kadına şiddet konularında yapılan çalışmaların hak ettiği noktaya vardığını düşünüyor musunuz?

Pozitif yorumlamak istiyorum. Çünkü sosyal medya ile bu konular daha görünür, daha bilinir, daha konuşulur oldu… Taraftarı daha fazla oldu. Eskiden bu kadar kadın cinayetlerine yönelik haberlerin olduğunu bilmiyorduk. Sosyal medya vesilesi ile daha çok paylaşım yapılıyor. Farkındalık yaratıyor. Bu anlamda dernekler güzel çalışıyor. UN Women çok iyi sürdürüyor bu konudaki çalışmalarını…  HeForShe projeleri de güzel oluyor.  Şimdi biz SEY vakfı olarak başladık. Bu konuda biz; işte onlar yapıyor biz yapmayalım ya da biz yapıyoruz onlar yapmasın düşüncesinde, zihniyetinde değiliz hiçbir zaman. Hatta biz; UN Woman ile gelin güçlerimizi birleştirelim, daha çok insana ulaşalım diye bir iş birliği içerisinde de olmak istiyoruz. Bu yönde konuşmalarımız da devam ediyor.  Bir tek insanı bile değiştirmek, birçok şeyi değiştirir. Bu bilinçle, bakış açımızla hepsinin çalışmalarına saygım var.

Begüm Yücel

SEY vakfının kurucu ve yöneticilerinden birisiniz… SEY Vakfı’nın kuruluş amacı neydi, bugüne kadar yaptığınız çalışmalardan memnun musunuz?

SEY vakfının kuruluş amacı; biz hep bursumuzu veriyorduk ama bu nasıl yapıyorduk? Telefonla ulaşan biri ya da gördüğün biri oluyordu. Bu durum pek adaletli gelmiyordu. Biz de bu vakfı kuralım, herkese açık olalım.  Diyarbakır’daki kişi de bize ulaşabilsin,  yan komşum da… Bu mantıkla “eşit eğitimi” büyük şehirlerin dışındakilere de sağlamayı hedefledik.

Begüm Yücel

Memnun musunuz? Diğer vakıflardan ayrıldığınız nokta var mı? Diğer vakıflardan ayıran en önemli özellik sınavsız ve yüzde yüz burs veriyor olmamız. Başarılı çocuk bir şekilde yolunu bulur gibi geliyor bana…. Ayrıca; okul süreci sonunda belli bir puanı tutturdun ya da tutturamadın bundan sonra burs vermeyeceğiz gibi bir söylemlerimiz de olmuyor. Gönüllülerimizle beraber birebir çocukla ilgileniyoruz. Ellerimiz hep üzerlerinde…  Asgari ücretle geçinen ailelerin çocuklarına, dördüncü sınıfa kadar burs veriyoruz. 21 Mart’ta gelecek burs kayıtlarımızı açıyoruz. 2023 de ise Cumhuriyetin 100 yılında 1000 çocuğa burs vermek hedefindeyiz.

Begüm Yücel

Özellikle üzerinde hassasiyet gösterdiğiniz detaylar var mı? Sizi etkileyen bir şey yaşadınız mı? Anne baba eğitimi veriyoruz.  Özellikle üzerinde durduğum bir konu… Çünkü; çocuklar okulda ne kadar bu eğitimi alsa da ailenin de bilinçlenmesi çok önemli… Bu sebeple biz bursiyerlerimizin ailelerini bu konuda zorunlu tutuyoruz. Genelde bu seminerlere anneler katılıyor, babalar da dâhil olmalı, onlar da eşleriyle beraber katılsın diyorum. Mesela bir annemiz aldığı bu mindfulness seminerleriyle üniversiteye başladı.  Ve şuan üniversite okuyor. İki kız çocuk annesi hatta erkek şiddeti ile boşanmış bir kadın.  Böyle de bir hikâyesi var. Şuan bu anne iki kızını yetiştirirken üniversiteye de başladı. Bir kişi, bir aile, birçok şeyi değiştirebilir. Çevresinde güzel bir örnek… Bu beni çok gururlandıran güzel bir şeydir.

Begüm Yücel

Başka projeler var mı?

Vakıfta toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine bir projeye başladık. Yedi bölgede il il gezeceğiz. Bu proje bizi şuara en çok heyecanlandıran çalışmalarımızdan diyebilirim.  Diyarbakır’dan başlayacağız. Güzel bir farkındalık, etkileşim olacağına inanıyorum. Lise öğrencileri ve velilerine ulaşabildiğimiz kadar dokunmak istiyoruz.  Projemizle; dünyayı sistemi değiştireceğiz gibi bir iddiamız yok ama bir farkındalık yaratmak çabasındayız. Asıl hedefimiz toplamda elli bin çocuğa erişim sağlamak.. Bu konuda ilk cinsiyetsiz kutu oyununu yaptırdık.  Diyarbakır’da lansmanını yapmayı planlıyoruz.  Çok değerli konuşmacılar gelecek. Bunların şuanda programlama çalışmaları içerisindeyiz.  Biz bir başlangıç olarak fture talks yaptık.

Begüm Yücel

Kadınlar günü için bir mesaj vermenizi istesek ne dersiniz?

 Eşitliğin sistem içinde bozulmuş olması sırf Türkiye’nin değil dünyanın da problemi… Küresel olarak bütün ülkelerin uğraştığı bir konu. O yüzden sonuna kadar haklarda eşit olmayı savunmamız gerekiyor. Eşitlik kavramı bazen çok çarptırılıyor da… En basitinden hep bir verilen örnektir “erkek daha güçlü ama kadın doğurabiliyor” diye.. Bu konuda denkler ve haklarda eşitler. Öncelikle tanımlamayı doğru yapıp, doğru bir şekilde elde edene kadar savunmamız gerekiyor. Kendimize inanarak ve vazgeçmeden.

 Siyasete girmeyi düşünür müsünüz?

Yok hiç düşünmem. Hayatımın hiçbir döneminde ne alakam ne de ilgim olmadı. Ama çok enteresan bir şekilde oğlum Aslan çok ilgilil… Tarih konularına, siyasi konularla çok ilgili… Gelecekte belki siyaset okuması için yönlendirebilirim. Bu konuda gerçekten potansiyeli olduğunu fark ediyorum. Ben değil ama Aslan zamanı gelince düşünür kanaatindeyim. İste miyim onun siyasetçi olmasını bilmiyorum ama O’nun bu konuda çok ilgisi var.

Begüm Yücel

Nasıl bir annesiniz? Eğlenceli, disiplinli mi? Nasıl tanımlıyorsunuz aranızdaki iletişimi? Kuralcı, disiplinli bir anneyim. Hitler gibiyim Evde… Saat 20:30’dan sonra bizim evde çocuk sesi duyamazsınız. Yemek konusunda yine aynı disiplin geçerli, kesinlikle masada oturarak yemek yenecek. İnsanlara karşı nezaketli tutum davranış konularında çok dikkat ederim. Teşekkür etmek, gerektiğinde özür dilemek saygı nezaket konusunda hassasiyetim var. Onun dışında ödev kuralım yoktur. Yap yapma demem. Bazen Aslan’ın ödevlerini çabuk çabuk ben okurum. Bunları yaz, şöyle yap derim. Küçükken bende hiç sevmezdim ödev yapmayı…  Akademik konularda kuralcı değilim ama sosyal yönlerden kitap okuması olsun,  Play station saatleri olsun hassasım. Telefon zaten bizde yok. Buralarda kuralcıyım.

Beraber eğlenceli ne yapmaktan keyif alırsınız?

 Benim istediklerim var. Çocuklarımın istekleri var. İki erkek çocuk annesi olduğum için biz hep terasta futbol oynuyoruz.  Bir noktadan sonra yılıyorum. Gelin boyama yapalım diyorum ama kabul etmiyorlar. Ya futbol oynuyoruz, ya basketbol oynuyoruz. Çok keyif alıyorlar. Beraber yemek yemeyi,  seyahat etmeyi seviyoruz.

Dinginlik sever misiniz kendiniz, nasıl yenilersiniz?

Öyle dingin hayat sevmem hani emekli olunca Marmaris’e gideyim diyen bir insan değilim, öyle bir hayat değil benimki… Ben şehiri kaosu severim… New York’ta olmak çok iyi geliyor ve orada olmak beni yeniliyor diyebilirim. Kişisel koçum var. Onunla düzenli aralıklarla görüşüyorum. Arkadaşlarıma da vakit geçirmek de iyi geliyor. Ama ben bir şehir olsam New York olurdum. Kendimi özgür hissediyorum, ruhumu yansıtıyor. Olaylar da eksik olmaz benim hayatımdan. O yüzden bunlar yani hareketli hayat benim yenilenmemi sağlıyor olabilir.

Begüm Yücel

 Sosyal medyayı kullanıyorsunuz. Sosyal medya fenomeni olarak tanınıyorsunuz.

Bu konuda ne söylersiniz? Evet ama ben fenomen diyemem kendime… Sürekli iş hayatımdan iş paylaşmak istemiyorum. Dolaysısıyla dengelemeye çalışıyorum. Link vermiyorum.  Sosyal medya kesinlikle gerçek hayat değil. Çok fake eden de var ama ben olabildiğince dengeli kullanmaya çalışıyorum.

Eleştiriye açık mısınız?

Evet açığım ve ben de çok sağlam eleştiririm. Kendi kendimi de eleştiririm. Çok detaycı ve mükemmeliyetçiyim.

Modayı takip eder misiniz?

Modayı biraz takip ediyorum ama kendime has bir sitilim var. Bazı insanlar hiç sevmiyor. Çok fazla nefret mesajı aldığım da oluyor doğru düzgün giyinsene be kadın diyende var. Ama çok seven, beğenen de var. Ben kendime has tarzımla kendimi rahat hissediyorum. Öbür türlü kendimmişim gibi hissetmiyorum. Ailem de alıştı artık bana… Çünkü benimki kurumsal kimlikten de bir tık daha farklı. Kimse artık yadırgamıyor. Kendimi böyle kabul ettirdim. Böyle mutluyum.

Begüm Yücel

  Sizce başarının sırrı nedir?

Kendine pozitif yönde inanmak ve pes etmemek bence başarının sırrı…

Zen-G’den Yeni Tekli “El Amigo”

Zen-G’den Yeni Tekli “El Amigo”

Şubat ayında çıkardığı “Elhamdrillah” ile listelerde yerini alan Zen-G kendine has rap tarzı ile üretmeye devam ediyor.

Müzik kariyerine oyunculuğu da ekleyerek çalışmalarına hız kesmeden devam eden Zen-G şimdi de yakın arkadaşı CEY ile yaptıkları “El Amigo” ile karşımızda. Mahalle kültürü denince akla gelen isimlerden olan Zen-G ve CEY “El Amigo” şarkısında güçlerini birleştirdi. Zen-G’nin sözlerine Cey ile birlikte imza attığı “El Amigo” şarkısının bestesinde Enes Emenli karşımıza çıkıyor.

Şarkının klibi genç ve yetenekli yönetmen Mert Dan tarafından çekildi. “El Amigo”nun kayıtları Studio Circus’ta alındı.