Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

SUV 2023 Ford Everest tanıtıldı!

SUV 2023 Ford Everest tanıtıldı!

Ford, Ranger’ın değiştirilmiş bir versiyonu olarak karşımıza çıkan 2023 model SUV’u Everest’i tanıttı. Şeritlere sığmakta zorlanacak irilikte olan SUV, 3.0 litrelik V6 motoru ve zorlu koşullara kafa tutacak şekilde dizayn edilmesiyle çok konuşulacak.

Ford mühendisleri, üçüncü nesil Everest için Ranger’ın tasarımını bir nebze daha genişlettiler. Bu da Everest’i bir dev haline getirdi. Oldukça yüksek bir yapıya sahip olan SUV, şerit LED farları, büyük ızgarası, arka tarafı tamamen kaplayan aydınlatmaları ile dikkat çekiyor.

Kadınlar Dünyasında Yılın Otomobili Ödülü’nü kazandı!

Kadınlar Dünyasında Yılın Otomobili Ödülü’nü kazandı!

Yeni PEUGEOT 308, Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelen 8 Mart tarihinde açıklanan sonuçlara göre Kadınlar Dünyasında Yılın Otomobili Ödülü’nün (WWCOTY) kazananı oldu. Yine aynı yarışmada “Yılın En İyi Şehirli Otomobili” seçilen yeni 308, üst üste iki prestijli ödülün de sahibi oldu. Dünyanın 5 kıtasındaki 40 ülkeyi temsil eden ve sadece kadınlardan oluşan Kadınlar Dünyasında Yılın Otomobili (WWCOTY) jürisinin 56 üyesinin oylarıyla 65 yeni modeli geride bırakan yeni PEUGEOT 308, sunduğu rakipsiz özellikleriyle dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.

DS Automobiles’in zarif sedanı DS 9 Türkiye’de!

DS Automobiles’in zarif sedanı DS 9 Türkiye’de!

Fransız lüksünün büyük sedan formuyla buluştuğu DS 9, Türkiye yollarına çıkıyor. DS STORE’larda görücüye çıkan DS 9, sahip olduğu özellikler ve rakipsiz donanımlarıyla premium büyük sedan segmentine yepyeni bir soluk getiriyor. DS Automobiles’e özgü tasarım detaylarının öne çıktığı model, benzersiz aks mesafesi, göz alıcı tasarımı, iç mekanda sahip olduğu üst seviye konfor özellikleri, yeni nesil teknolojileri, 3 farklı donanım seviyesi ve 1 milyon 320 bin 800 TL’den başlayan fiyatlarla tutkunlarını bekliyor.

DS Automobiles DS 9

Fransız lüks bilgi birikimini otomotiv dünyasına yansıtan DS Automobiles’in zarif sedan modeli DS 9, Türkiye yollarıyla buluşuyor. Her detayıyla kendine özgü premium büyük sedan DS 9, markanın karakterini yansıtan tasarımı, üst seviyede konfor sunan iç mekân özellikleri ve sahip olduğu teknolojilerle rakiplerinden ayrılıyor. DS 9’un ön kısmı DS Automobiles’in güncel tasarım dilini sürdürürken, motor kaputu üzerinde yer alan DS Kılıcı ilk bakışta göze çarpan tasarım özellikleri arasında yer alıyor. Dış tasarımdaki Clous de Paris işlemeleri, DS Fenerleri ve gizli kapı kolları gibi sıra dışı tasarım detayları ise DS 9’un rakiplerinden ayrışmasını kolaylaştırıyor. Eğimli fastback tarzı tavan çizgisi DS 9’a olağanüstü bir karakter kazandırırken, bu tasarım modele aynı zamanda aerodinamik bir görünüm de katıyor. DS 9 ayrıca, sahip olduğu boyutlarla hem sürücü hem de yolculara iç mekanda benzersiz bir konfor alanı sunuyor. 4,93 metre uzunluğa, 1,93 metre genişliğe ve 1,46 metre yüksekliğe sahip olan DS 9, sınıfında benzerine az rastlanır 2,9 metrelik aks mesafesiyle arka bölümdeki yolculara büyük bir yaşam alanı sağlıyor. Modelin bu boyutları ayrıca, daha dinamik ve zarif bir tasarıma da olanak tanıyor.

DS Automobiles DS 9

Sunduğu eşsiz özelliklerin yanı sıra seçkin görünümü ve yenilikçi teknolojileriyle sınıfında fark yaratan lüks sedan, ülkemizde Performance Line, Rivoli+ ile Opera donanım seviyeleri ve 1 milyon 320 bin 800 TL’den başlayan fiyatlarla kendini farklı hissetmek isteyenleri bekliyor.

DS Automobiles DS 9

Lüks ve konforun kusursuz kombinasyonu

DS 9’un dışındaki göz alıcı tasarımı iç mekanda da en ince ayrıntısına kadar özenle düşünülmüş detaylar ve konfor öğeleriyle devam ediyor. Nappa Deri kaplamalı orta konsol ve saat kayışı tasarımlı koltuk döşemeleri ile yüzeylere cömertçe uygulanan asil malzemelerin seçkinliği, Clous de Paris işlemeleri, inci dikişleri gibi zanaat eserleri ile tamamlanarak Fransız lüks bilgi birikimini vurgularken, her ayrıntıya gösterilen özeni de tamamlıyor. DS 9’un OPERA tasarım konseptinde ön yaşam alanında, kristal montürlü kumanda ve dokunmatik kontroller, tavan döşemesini ve güneşlikleri kaplayan Alcantara® göze çarpıyor. Kapı kolları ve el işçiliğiyle deri kaplanmış direksiyon simidi de konforu sürekli hissedilebilir hale getiriyor. Hem ön hem de arka yolcular için tercih edilebilen ısıtmalı, soğutmalı ve masaj özellikli koltuklar ise sınıfında bir ilk olan birinci sınıf kol dayanağı ve ayarlanabilir baş dayanağıyla birlikte sunuluyor. Tüm donanım seçeneklerinde standart olarak sunulan açılır cam tavan, kabin içindeki ferah ortama katkı sunarken, 510 litrelik hacme erişim sunan standart donanım kapsamındaki elektrikli bagaj kapağı ve eller serbest bagaj erişimi konfora verilen önemi gösteriyor. Otomatik anahtarsız giriş sisteminin sürücüyü tanıyarak otomobile yaklaştığında gizli kapı kollarını zarif bir gösteri ile açığa çıkarması ve o sırada ön ve arka aydınlatma gruplarının yanı sıra DS Fenerleri’nin karşılama seremonisine katılması, otomobile erişimi heyecan verici bir deneyime dönüştürüyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteğine sahip 12 inçlik merkezi medya ekranı, çözünürlüğü, hızlı tepkileri ve pratik arayüzüyle üst düzey akıllı telefon deneyiminin otomobilde yaşanmasını sağlarken, 12 inçlik dijital gösterge paneli zengin kişiselleştirme seçenekleriyle sınıfının referans noktasını oluşturuyor.

DS Automobiles DS 9

Tüm donanımlarda standart olarak sunulan, prestijli bir sedanın sessiz konforunu bir Grand Touring Coupé’nin dinamikleriyle birleştiren ve her tekerleğin zemin bozukluklarındaki hareketinin bağımsız şekilde kontrol edilmesine olanak sağlayan DS ACTIVE SCAN SUSPENSION kamera destekli süspansiyon sistemi eşsiz bir sürüş konforu sunuyor. Bunun yanında yarı otonom sürüş imkanı sunan DS DRIVE ASSIST, park yeri tespiti de yapabilen otonom park yardımcısı DS PARK PILOT gibi daha birçok üst seviye teknoloji yer alıyor.

DS Automobiles DS 9

Dinamik dinginlik standart

Mutlak bir konfor ve dinginlik içerisindeki seyahatlerin, DS markasının dinamik dinginlik taahhüdüne uygun gerçekleşebilmesi için DS 9, Puretech 225 isimli 1,6 litre turbo beslemeli 225 BG ve 300 Nm azami tork sunan motor seçeneği ile piyasaya sunuluyor. 0-100 km/saat hızlanmasını 8,1 saniyede tamamladıktan sonra elektronik olarak sınırlandırılmış 236 km/saat azami hıza kadar sekiz ileri oranlı EAT 8 tam otomatik şanzımanının pürüzsüz ve hızlı vites geçişleri eşliğinde istekli bir şekilde hızlanan DS 9, karma koşullarda 5,7 lt/100 km yakıt tüketimi ile aerodinamik tasarımının karşılığını veriyor.

Çanakkale Destanı’nın izleri Diriliş’ten Kurtuluş’a Sergisi’nde

Çanakkale Destanı’nın izleri Diriliş’ten Kurtuluş’a Sergisi’nde

Hisart Canlı Tarih Müzesi, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 107. yıldönümünde, Çanakkale Destanı’nın eşsiz mirasını gözler önüne seren orijinal eserleri ile Çanakkale Müstahkem Mevkii Kumandanı Cevat Paşa gibi unutulmuş kahramanların hikâyelerini de yeni nesillere aktarıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Anafartalar Kahramanı” ilan edildiği, Cihan Harbi’nin dönüm noktası olarak adlandırılabilecek Çanakkale Savaşları’nın 107. Yıldönümünde; Hisart Canlı Tarih Müzesi, Türk Askeri’nin Çanakkale’de yazdığı kahramanlık destanının nesiller boyu anlaşılabilmesi için koleksiyonunda yer alan eşsiz eserler ile ‘Diriliş’ten Kurtuluş’a’ sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sergide unutulmuş kahramanların isimleri de gün yüzüne çıkarılıyor. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin mimarlarından olan ve 18 Mart kahramanı olarak anılan Müstahkem Mevkii Kumandanı Cevat Paşa’nın şahsi tabancası ve tüfeği ile orijinal fotoğrafları ve yağlı boya tablosu da Hisart Canlı Tarih Müzesi’nde sergilenmektedir.

İstanbul’un, yemek servisi de sunulan ilk otel şarap mahzeni

İstanbul’un, yemek servisi de sunulan ilk otel şarap mahzeni

İstanbul’un, yemek servisi de sunulan ilk otel şarap mahzeni olma ünvanlı, şehrin ayrıcalıklı deneyim adreslerinden Wine Cellar, maksimum 8 kişiye servis sunuyor.

Kişiye özel rezerve edilen JW Marriott Istanbul Bosphorus içinde yer alan Wine Cellar, kapanan kapıları ile ağırladığı misafirlerine başta alanı olmak üzere oldukça VIP bir hizmet sağlıyor,

Tuğla duvarları ile oldukça sıcak bir his veren, çağdaş olduğu kadar oldukça şık ve rafine, konforun da ön planda tutulduğu dekorasyonuyla misafirlerine güzel bir ambiyans yansıtan Wine Cellar’ın kavında yerel ve uluslararası şaraplardan oluşan çok niş bir seçki yer alıyor.

Her biri konusunda uzman servis ekibi, sommelierleri ve şarap eşleştirmeli yemek menüsü ile damakta ve ruhta unutulmaz izler bırakan Wine Cellar, özel kutlamalar yapmak isteyenlerin adresi.

Rezervasyon: 0212 806 40 40

Yorgun ve üzgün bakış istemeyenler estetiğe yöneliyor…

Yorgun ve üzgün bakış istemeyenler estetiğe yöneliyor…

Yaklaşık iki yıldır günlük yaşantımızı derinden değiştiren, özellikle maske kullanımını vazgeçilmez kılan Covid-19 pandemisinde, fiziksel ve ruhsal sağlığımızın en belirgin dışa vurumunu gözlerimiz sergiliyor. Özellikle de sosyal medyada yapılan fotoğraf paylaşımılarında yorgun, mutsuz ve üzgün bakışlar istemeyenler, göz çevresinde bazı estetik uygulamalara yöneliyor. Estetik operasyonlara ilginin son dönemde oldukça arttığını belirten Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Abul, bu kapsamda revaçta olan ‘badem gözü’ ve ‘tilki gözü’ olarak adlandırılan göz yapılarını anlattı, göz estetiği yaptırmayı düşünenlere önemlu uyarılar ve önerilerde bulundu.

Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19’dan korunmada kritik önem taşıyan maske, günlük yaşantımızın vazgeçilmezi haline geldi. Hal böle olunca yüzümüzün açıkta kalan en önemli kısmı olan göz çevremiz; ifademizi, ruh halimizi, dışa verdiğimiz enerjiyi yantısan en dikkat çekici unsur olarak her zamankinden daha  fazla ön plana çıktı. Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Abul “Bu nedenle güzellik ve estetik operasyonları arasında özellikle göz kapak estetik operasyonları yani üst ve alt kapak blefaroplasti ameliyatları, badem göz estetiği gibi isimlendirilen kantoplasti/kantopeksi ameliyatları, kaş kaldırma ameliyatları ya da iple kaş askılama uygulamaları ve göz çevresine  antiaging amaçlı uyguladığımız medikal estetik uygulamaları yani botoks, gözçevresi mezoterapileri, gözaltı dolgusu uygulamaları her zaman olduğundan daha fazla tüm erişkin yaş gruplarında yoğun  talep görüyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Dilek Abul

Göz estetiğini hafife almayın

İnsan yüzünün karakteristik bir görünüşe sahip olması açısından en önemli etkiyi gözlerimizin oluşturduğunu, son iki yıldır maske ile gözlerimizin fiziksel ve ruhsal sağlığımızı dışa vuran başlıca organlarımız haline geldiğini belirten Dr. Dilek Abul, göz estetiği düşünenlere şu uyarıda bulunuyor: “Göz çevresi damarsal, sinirsel ve lenfatik drenaj açısından çok özel bir bölge olduğundan dolayı, göz estetiği doğru teknik ve doğru ürünle uygulanmadığında körlükten göz kapak düşüklüğüne varabilen komplikasyonlara açık hale gelir. Bu bölgelere yapılacak işlemlerin, bölgenin anatomisine hakim hekimler tarafından uygulanması çok önemlidir. Oküloplasti veya oküloplastik cerrahi göz kapaklarıyla birlikte pek çok göz sorununu ilgilendiren bir alan olup; göz kapakları, göz küresi ve çevresindeki yüz bölgesinin yapıları hakkında oldukça detaylı bilgi ve birikime sahip göz hastalıkları uzman hekimleri tarafından uygulanmalıdır.”

Badem göz, tilki göz…

Yaşlanmayla birlikte göz çevresindeki dokuların gevşemesiyle düşük göz görünümü oluşabileceği gibi,  yapısal olarak da bu şekilde göz yapısına sahip olunabildiğini belirten Dr. Dilek Abul, aşağı düşük göz yapısının ise estetik olarak tercih edilmeyen, kişiye olduğundan  daha yaşlı ve yorgun bir ifade veren göz şekli olduğunu söylüyor. Genç yaşta olmasına rağmen bakışlarında; yorgun, üzgün, mutsuz bir ifade olan, göz şeklini beğenmeyen ve bu durumdan rahatsızlık duyan, olduğundan daha genç ve çekici görünmeyi hedefleyen kişilerin göz estetiğine başvurduğunu kaydeden Dr. Dilek Abul, özellikle revaçta olan yöntemlerle ilgili şu bilgileri veriyor: “Almond eye”, “fox eye”, “tilki göz” ve “badem göz” gibi çeşitli şekilde isimlendirilen çekik göz yapısına sahip olma operasyonları günümüzde oldukça ilgi gören yöntemlerdendir. Toplumumuzda bu görüntü genellikle saçın sıkı ve tepeden toplanması ile göz kenarı ve kaşın yukarı askılanması ile elde edilmeye çalışılır.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Etkinlik süresi tekniğe göre değişiyor

Lokal anestezi altında uygulanan badem göz estetiğinin etkinlik ve iyileşme süresinin tercih edilecek yönteme göre değiştiğini belirten Dr. Dilek Abul “İple askılamalarda iyileşme süreci 3 gün ila 1 hafta, operasyonlarda ise 1 ila 2 hafta olarak ön görülür. Bu dönemde kişi kendi işini kendi yapabilir, sadece göz çevresinde ödem ve morluk görülebilir. Zamanla ödemin azalması ile birlikte gözler üzerinde şişlik kalmayarak olduğundan daha çekik bir görünüme kavuşulmuş olacaktır. Badem göz estetiği uygulamasının etkinlik süresi ise, tekniğe göre değişir. Uygulanacak tekniğe; hastayla beraber ihtiyaç ve isteklerine göre karar verilir. İple askılamaların kullanım ömrü ameliyatlara göre daha kısa olup badem göz etkisi kullanılan ipin markasına ve çeşidine göre 1 ila 3 yıl arası değişmektedir. Kesi ile oluşturulan badem göz genellikle daha uzun ömürlüdür. Ancak elbette yaşlanma ve yer çekimiyle beraber yaşlanma süreci devam eder ve kişinin elastikiyet yapısına göre de bu süreç değişir. Yaş almayla  beraber göz kapakları, alın ve kaş yer çekimine maruz kalmaya ve aşağı doğru sarkmaya devam edeceğinden uygulanan  operasyon ve müdahaleyi zaman içerisinde yenilemek gerekebilir.” diyor.

Etkili bakışlar için seçenek çok

Bu tarz ameliyatlara ihtiyaç duymayan ya da tercih etmeyen kişilere doğal ve daha etkili bakışlara sahip olmak için bir çok seçenek olduğunu belirten Dr. Dilek Abul şöyle konuşuyor: “Mimik kullanımıyla birlikte 30’lu yaşlardan itibaren göz kenarında belirginleşen ‘kazayakları’ adını verdiğimiz ince kırışıklıkları yok etmek ve kaş ucunu hafif kaldırmak için botoks uygulaması vazgeçilmez ve en etkili çözümdür. Özellikle göz altındaki morumsu renk değişiklikleri ve ince kırışıklıklar için göz çevresine özel mezoterapi kokteyl çeşitleri yapılabiliyor. Ayrıca, göz altındaki yağ yastıkçıkları torbalanması olan ve henüz ameliyat olmak istemeyen kişilere de ‘enzimatik lipoliz’ mezoterapisi uygulanabiliyor. Gözyaşı oluğu belirgin olan hastalarda  da, gözaltına özel dolgu maddeleri sayesinde kişiyi rahatsız olduğu yorgun ve üzgün ifadeden kurtarabiliyoruz.”

METT Hotel’de lezzete yolculuk

METT Hotel’de lezzete yolculuk

METT Hotel & Beach Resort Bodrum, 26 Mart 2022’de Executive Chef Francesco Bagnato’nun ziyareti ile davetlileri bir lezzet yolculuğuna çıkarmaya hazırlanıyor.

Dubai’deki Isola Ristorante ve Jumeirah Islands Clubhouse ile birlikte METT Hotel & Beach Resort, Bodrum’da yer alan İtalyan restoranı Isola Manzara Gardens’ın da Executive Chef’i Francesco Bagnato, sofistike bir dokunuşla otantik İtalyan ev tarzı konforlu yemeklerinin yer aldığı özel menüsünü 26 Mart Cumartesi akşamı vereceği özel bir davet ile ön bir kutlamaya dönüştürüyor.

Misafirleri bir lezzet şölenine çıkaracak olan özel gece, Parma Ham, Kurutulmuş domates, Burrata ile başlıyor. Patlıcan dilimleri, Karides, Fior di latte, Domates ve Parmesan’ın enfes uyumuyla oluşturulan tabak, özel Kum midyeli bir Risotto ile devam ediyor. Ardından fıstık ve kekikli patates kreması eşliğinde çipura sarma geliyor. Çikolata soslu mini Rum Baba’nın ardından gecenin imza bitirişi ise Tiramisu D’Isola ile yapılıyor.

Göbek yağları nasıl eritiriz?

Göbek yağları nasıl eritiriz?

 Vücuttaki bölgesel yağlanmayla ortaya çıkan aşırı kilo, birçok sağlık sorununa neden olabiliyor. Özellikle göbek bölgesinde başlayan yağlanmanın oluşmaması için dengeli beslenme ile düzenli egzersizin hayatın vazgeçilmezi olması gerekiyor. Göbek eritmek için ise beslenme alışkanlıklarında değişiklik yapılması, düzenli olarak minimum 7 saat uyunması ve stresten uzak durulması önem kazanıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Betül Merd, göbek eritme yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dyt. Betül Merd

Göbek yağlanmasının nedenlerine dikkat!

Bel ve karın yağları fazla kalori alınması ile artmakta ve abdominal obeziteye neden olmaktadır. Dengesiz ve sağlıksız beslenme, durağan yaşam, yaşlanmaya ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan karın yağlanması zamanla tehlikeli boyutlara gelmektedir.

  • Şekerli içecekler aşırı kalori alımına neden olurken, karın ve bel çevresindeki yağlanmanın en önemli nedenlerinden birisi olmaktadır. Şekerli ve gazlı içeceklerin büyük bir bölümünde kalorisi yüksek mısır şurubu kullanılmaktadır.
  • Margarinlerde kullanılan trans yağları ise karın yağlanmasını artırmaktadır.
  • Fast food tipi beslenme trans yağ ve yüksek kalori içerdiği için karın yağlarını arttırıcı etki yapmaktadır.
  • İşlenmiş  ve  paketlenmiş  her türlü  endüstriyel gıdalar, kilo  alımını  ve  karın  yağlanmasını  artırmaktadır.

Yağın hangi bölgede olduğu önemli

Abdominal (karın) yağlanma sonucunda iç organların çalışma düzeni bozularak, vücuttaki genel yağ düzeyi artmaktadır. Vücuttaki yağ oranını değerlendirirken, yağın hangi bölgede olduğu önemlidir. Karın yani göbek bölgesindeki yağlanma vücudun diğer bölgelerindeki yağlanmadan daha tehlikelidir. Vücuttaki bel ve kalça oranı hesaplanarak ideal ağırlık belirlenirken, bel ve kalçadaki yağ oranının yüksek olması abdominal yağlanmaya işaret etmektedir. Yapılan araştırmalarda bel bölgesinde yağlanması olanlar, kalça yağlanması olanlardan daha fazladır. Abdominal yağlanma bel kısmından başlayarak mide, karaciğer ile bağırsakları sarmaktadır. Aşırı iç yağlanma genel sağlığı olumsuz etkiler. Öte yandan, bel kalça oranı hesaplanırken, bel ölçüsü santimetre cinsinden kalça çevresinin ölçüsüne bölünerek bulunur. Erkekler için en ideal kalça oranın 1’in altında, kadınlar için ise 0,8 altında olması gerekmektedir. Bel çevresi erkeklerde 94 santimetre kadınlarda ise 80 santimetrenin altındaysa normal, 94-102 santimetre arasındaki erkekler aşırı kilolu, 102 santimetre ve üzerindekiler ise şişman sınıfına girmektedir.

Göbeği eritmek için uygulanması gerekenler

  1. Kan şekerini kontrol altında tutmak oldukça önemlidir. Kan şekerini kontrol altında tutarak göbek yağlanması engellenir. Kan şekerinin dengeli biçimde artıp azalması nedeniyle aşırı besin tüketimi gerçekleşmez. Tüketilen daha az besin nedeniyle kilo alımı da ortaya çıkmayacaktır. Kan şekerini dengede tutmak için şeker ve şekerli gıdalar günlük beslenme planından çıkarılmalıdır.
  2. Vücutta hızlı parçalanan karbonhidratlardan da uzak durulmalıdır. Karbonhidrat ağırlıklı beslenmek yerine protein ağırlıklı beslenme planı uygulanmalıdır. Göbek bölgesindeki yağ oranı düşene kadar günlük karbonhidrat alımı azaltılmalıdır.
  3. Metabolizmayı hızlandırıcı gıdalar tüketilmeli, yağ yakıcı bitki çaylarından destek alınmalıdır.
  4. Günlük program yapılmalı. Uyuma ve yemek süresi ile tuvalete gidilen saat rutinleştirilmelidir. Bu sayede metabolizma daha düzenli çalışacaktır.
  5. Her gün düzenli olarak geceleri minimum 7 saat uyunmalıdır. Bu sayede hormonlar dengeye girecek ve metabolizma hızlanacaktır.

Göbek eritmeye yardımcı besinlerden faydalanın

 Doğal olarak göbekten kurtulmak için de beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, yağ yakma hızını artıran bazı besinlerin tüketilmesi gerekmektedir. Bu besinlerin tamamı metabolizmanın çalışma hızını artırır.

 Elma sirkesi: Elma sirkesinin en temel özelliği kan şekerini ve kolesterolü düzenliyor oluşudur. Bu sayede besin tüketme ihtiyacını minimuma indirir. Ayrıca metabolizmayı da % 20 oranında hızlandırmaktadır. Yemeklerden önce doğru zamanda tüketilen elma sirkesi tokluk hissi oluşturmaktadır. Ancak elma sirkesinin organik olması gerekmektedir.

Chia tohumu: Kilo vermek isteyenler tarafından kullanılan  chia tohumu ülkemizde son 5-6 yıldır çok fazla tüketilmektedir. Besin değerleri açısından tokluk hissi sağlayan chia tohumu,  sayesinde kişinin besin tüketme ihtiyacı azalır. Ayrıca doğal yağlar içerir. Bu yağlar, yağları yakmada oldukça etkili olmaktadır.

 Hindistan cevizi ve yağı: Sağlıklı yağlardan biri olan Hindistan cevizi yağı göbek eritmede de kullanılmaktadır. Hormonları dengeleyen Hindistan cevizi yağı, tiroid hormonunun düzenli çalışmasını sağlayarak metabolizma hızını artırır. Aynı zamanda da fazla besin tüketme isteğini de baskılamaktadır.

 Kefir: İçerisinde bağırsakları düzenleyen probiyotikleri barındırır. Aynı probiyotikler yağ yakım sürecini de hızlandırmaktadır. Eğer göbek bölgenizdeki yağları vermek istiyorsanız her gün düzenli olarak kefir tüketmelisiniz.

Lahana, karnabahar, bürüksel lahanası, brokoli: Tüm bu sebzeler sağlıklıdır. Diyet dönemlerinde haşlanarak tüketilmeleri tavsiye edilir. Ayrıca zeytinyağlı şekilde tüketilmeleri halinde vücuda oldukça faydalıdırlar. Tüm bu özelliklerinin yanında, göbek eritmek isteyenler tarafından tüketilmeleri halinde yağların hızlıca erimesini sağlarlar.

Yüksek protein içeren peynir altı suyu ile tavuk: Protein zengini olan peynir altı suyu ve tavuk tüketmek gerekir.

Bitki çayları: Az miktarda da olsa kafein içeren birçok bitki çayları, metabolizmanın hızını artırır. Diyet dönemlerinde bitki çaylarının tüketilmesi metabolizma hızını % 20 oranında artıracaktır. Gün içerisinde düzenli tüketilirse göbek yağları yakılabilir.

Greyfurt: Oldukça sağlıklı bir meyve olan greyfurt, tadının hafif acımtırak olmasından dolayı pek tüketilmese de konu yağ yakımı olduğunda başı çekmektedir. Özellikle kahvaltıda meyve suyu olarak katkısız şekilde tüketilmesi halinde metabolizma hızını % 30 oranında artırır. Bu artış geçici bir etki değildir ve gün boyu sürmektedir.

Toplumun % 67’si maske takmak istiyor

Toplumun % 67’si maske takmak istiyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 99. dönem verileriyle bu hafta; toplumun artan vaka sayıları karşısında kapalı alanlarda bile her ne olursa olsun maske kullanımı, PCR zorunluluğu sonrasında bireylerin en fazla tedirgin olduğu ortam neresi, bireylerde endişe duygusu, Omicron varyantının önceki varyantlarla kıyaslandığındaki algı ve salgınla ilgili zor günlerin geride kaldığı gibi konulara  ilişkin bireylerin ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelendi.  

BİREYLERİN % 67’Sİ KAPALI ALANLARDA NE OLURSA OLSUN MASKE TAKMAYA DEVAM EDECEĞİNİ İFADE EDİYOR.  

Açık alanlarda maske takılması zorunluluğunun kaldırılması kararını her 10 kişiden 6’sı doğru olarak değerlendirirken, kapalı alanlarda sosyal mesafenin ya da havalandırmanın yeterli olduğu durumlarda maske zorunluluğunun kaldırılması toplumun yarısından fazlası tarafından yanlış bir karar olarak değerlendiriliyor.

Ipsos Türkiye

 Ve bireylerin %67’si zaten kapalı yerlerde hali hazırda maske taktıklarını ve takmaya devam edeceklerini söylüyor. Ancak zaten maske takmayan ya da artık takmayacağını söyleyenlerin de oranı az değil. Her 4 kişiden 1’i bu gibi yerlerde maske takmayacağını belirtiyor.  Gerek kapalı alanlara girişte gerekse de otobüs, uçak gibi seyahatlerde HES kodu istenmeyecek olmasını toplumun sadece 1/3’ü doğru bir karar olduğunu düşünüyor.

UÇAKLA SEYAHATLERDE PCR TESTİ İSTENMEYECEK OLMASI İSE BREYLERİN EN FAZLA TEGDİRGİN OLDUKLARI KONU… BU KARARIN DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNENLERİN ORANI SADECE %27. 

Ipsos Türkiye

BİREYLERİN ENDİŞE DUYGUSU DA AZALIYOR Toplumun hala %72’si kendisinin ve ailesinden birinin koronavirüse yakalanmasından endişe duysa da bu oran bir ay öncesinde endişeli olduğunu belirtenlerin oranı %82’idi. Bir ay içinde endişe duygusunda 10 puanlık bir azalış olduğu görülüyor. Endişeli olmadığını söyleyenlerin oranı ise %13’ten %21’e yükselmiş durumda.

Ipsos Türkiye

 BU VİRÜSE YAKALANSALAR BİLE KOLAY ATLATILACAĞI İNANIŞI DA ARTIYOR… Her ne kadar hala her 10 kişiden 3’ü bu virüse yakalansalar bile zor atlatacağını düşünse de kolay atlatacağını düşünenlerin sayısındaki artış oldukça dikkat çekici. Bir ay önce bu virüse yakalandığında kolay atlatacağını düşünenlerin oranı %43 seviyesindeyken bugüne gelindiğinde artık bireylerin %54’ü kolay atlatacağı inancında…

Ipsos Türkiye

OMICRON VARYANTI DİĞER VARYANTLKARA GÖRE DAHA AZ TEHLİKELİ BULUNUYOR. 1 ay önce toplumun yarısı Omicron varyantının önceki varyantlar kadar tehlikeli olduğunu düşünürken bugün bu varyantın oluşturduğu tehlike algısı oldukça gerilemiş durumda. Bugün bu varyantın da tehlikeli olduğu görüşünde olanların oranı %33. Ve tehlikeli olmadığını düşünenlerin oranı da %49’a yükseliyor.Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

 

TOPLUMUN YARISI ZOR GÜNLERİ GERİDE BIRAKTIĞIMIZ GÖRÜŞÜNDE. Omicron varyantının daha az tehlikeli bulunmasına paralel bugüne gelindiğinde zor günlerin geride kaldığını düşünenlerin oranı %54. Bu oran tam bir ay önce %35’di.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Salgının başından hep tartışmalı süreçlere tanık olduk. Hatırlayalım, Dünya Sağlık Örgütü salgının ilk günlerinde maske takılmamalı demişti, sonra tam tersini tavsiye etti. Aşı geliştirme süreci ayrı tartışmalara yol açtı, geliştirilen aşıların üretim yöntemleri bambaşka görüş ayrılıkları yarattı. Aşıya destek, aşıdan emin olmama ve aşı karşıtı olma cepheleri hala tartışmaya devam ediyor. Kısıtlamaların olması veya olmaması, içerikleri sürekli gündem yarattı. Salgına yönelik ekonomik destek paketleri üzerine de uzun tartışmalar yaşandı. Geçtiğimiz bir iki ay içinde ise artık salgının sonu göründü mü yoksa hala gidecek yolumuz mu var soruları gündemde.

Sidar Gedik

2020’de henüz aşı yokken binler seviyesindeki vaka sayıları paketli gıdaları sabun ile yıkamamıza yol açıyordu, 2021 sonuna doğru ise yüzbinler ile ifade edilen vaka sayıları bile -aşıların da yarattığı rahatlık ile- pek de panik yaratmadı. Bu rahatlama hali giderek güçleniyor. Sadece 1 ay içinde bile büyük rahatlama gözlemliyoruz. Omicron’un eski varyantlar kadar tehlikeli olduğunu düşünenlerin oranı 1 ay önce neredeyse %50 iken şimdi üçte bire düşmüş durumda. Artık vatandaşların yarısından fazlası hastalığa yakalansa bile kolay atlatacağına inanıyor. Kendisinin veya ailesinden birinin hastalığa yakalanmasından endişeli olanların oranında son bir ay içinde %10’luk bir gerileme oldu.

Kısıtlamaların gevşemesi rahatlamayı hızlandırdı. Salgında zor günleri geride bıraktığımızı düşünenlerin oranı Şubat ayı başında %35 idi, bu oran Şubat sonunda kadar yaklaşık olarak bu seviyelerde seyretti. 7 Mart itibarı ile ise %54’e kadar yükseldi. Artık toplumun yarısından fazlası önümüzdeki sürecin daha kolay bir süreç olacağı düşüncesinde. 1 ay önce salgının bu sene sonuna kadar biteceğine inananların oranı %27 idi, geçen hafta bu oran %41’e yükseldi. İlk defa bu soruya yanıt olarak 2022 sonrasını işaret edenler azınlığa düşmüş durumda.

Belirttiğim gibi, kısıtlamaların gevşemesi ile daha hızlı bir rahatlama yaşıyoruz. Toplumun bu rahatlamaya maddi-manevi ihtiyacı olduğu bir gerçek. Vatandaşlar açık havada maske zorunluluğunun kaldırılmasına önemli ölçüde destek veriyor, on kişiden altısı bu karara katılıyor. Ancak iş kapalı alanlarda maske kullanımına, toplu taşımada-alış veriş merkezlerinde HES kodu uygulamasının kaldırılmasına, uçak yolculuklarında PCR negatif test sonucu gerekliliğine gelince tablo tersine dönüyor. Vatandaşların yarıdan fazlası bu konulardaki gevşeme kararlarını desteklemiyor.

Kapalı alanlarda maske kullanımı konusunda vatandaşlar arasındaki görüş ayrılıkları yaşanıyor. Her üç kişiden ikisi kapalı alanlarda maske kullanmaya devam edeceğini belirtirken, bu konuda fikri olmayan küçük bir kitle hariç geri kalanlar kapalı alanlarda da maske takmayacaklarını belirtiyor. Geçen gün süpermarkette iki kişi arasında maske kullanımı konusunda küçük bir atışmaya tanık oldum, her iki kişi de kendinden çok emindi ancak kapalı ortamda maske kullanımı ile ilgili prensipler oldukça muğlak ve tanık olduğum türden durumlar sık sık yaşanacak gibi görünüyor.

Cruise tatilleri başlıyor

Cruise tatilleri başlıyor

Seyahat severlere müjde, cruise gemileri Türkiye’ye döndü.

Jolly, Celestyal Cruises, Costa Cruises, Msc Cruises,  Selectum Blu Cruises ve Royal Caribbean İnternational ile gemi turuna çıkmayı planlayanlar için birçok seçenek sunuyor.

İstanbul, Kuşadası, Bodrum ve Antalya kalkışlı olan turlara katılabileceğiniz en yakın tarih ise 30 Nisan.

Dünyanın en güzel limanlarına uğrayan cruise gemileri Yunan Adaları, Akdeniz, Ege ve Adriyatik Turları sizi bekliyor. Gemi turları 119 euro’dan başlayan fiyatlarla sizi bekliyor.