Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Nevzat Sayın “Nasıl Yapmalı?”

Usta mimar Nevzat Sayın, Kastamonu Entegre ve Yapı Kredi Yayınları iş birliğiyle yayımlanan “Nasıl Yapmalı?” kitabını dört haftalık bir ders serisine taşıyor. Kasım ayı boyunca her pazartesi düzenlenen buluşmalarda, mimarlık öğrenimi ile yapma bilgisi arasındaki bağ yeniden ele alınıyor.

Kitapta yer alan Silahtarağa Termik Santrali’nin dönüşüm süreci, derslerin çıkış noktasını oluşturuyor. Sayın, mimarlığın yalnızca çizimlerden ibaret olmadığını; inşa etme bilgisinin ve üretim sürecinin eğitimin merkezinde olması gerektiğini vurguluyor.

Serinin üçüncü oturumu 17 Kasım’da Yapı Kredi Kültür Sanat Loca’da, final dersi ise 24 Kasım’da Kastamonu Entegre Genel Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Modernle geleneği buluşturan bu özel mekân, mimarlık düşüncesi ile miras arasındaki bağı görünür kılacak.

#NevzatSayın #NasılYapmalı #MimarlıkDersleri #KastamonuEntegre #YapıKrediYayınları #MimarlıkEğitimi #İstanbulEtkinlik #KültürSanat

İstanbul Genç Bale Topluluğu Don Kişot ile sahneye çıkıyor

Türkiye’nin ilk klasik Genç Bale Topluluğu, ikinci sezonunda Miguel de Cervantes’in ölümsüz eseri Don Kişot balesini sahneye taşıyor. Ludwig Minkus’un bestesi ve Marius Petipa’nın koreografisiyle, Kuzey Makedonya Opera ve Balesi sanat yönetmeni Olga Pango tarafından sahneye konan eser; İspanyol kültürünün renkli etkileriyle klasik bale dünyasının en ihtişamlı yapıtlarından biri olarak öne çıkıyor.

Topluluk, Türkiye, Rusya, Makedonya, Japonya, Kanada, Belçika ve Almanya’dan genç yetenekleri bir araya getiriyor. Prömiyer, 22 Kasım saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde gerçekleşecek. Kitri rolünde Anastasia Limenko, Basil rolünde ise Artur Mkrtchyan sahne alacak. Don Kişot balesi ayrıca 22 Kasım öğlen ve 23 Kasım’da iki temsille daha izleyiciyle buluşacak.

Topluluk, Aralık ayında ise geçtiğimiz sezon büyük ilgi gören Fındıkkıran balesini aynı sahnede yeniden sanatseverlere sunacak.

#İstanbulGençBale #DonKişotBalesi #SüreyyaOpera #KültürSanat #BaleSanatı #Fındıkkıran #GençSanatçılar #İstanbulEtkinlik

Avanos’ta sanat ve ışığın buluşması

Renklerin İzinde Kültür ve Sanat Topluluğu, 11. sergisini Avanos Güray Müzesi’nde sanatseverlerle buluşturdu. “Güneşin Dokunduğu Yer” temalı karma sergide, 34 sanatçının farklı disiplinlerde ürettiği 50 eser yer alıyor. Küratörlüğünü Pınar Ülker’in üstlendiği sergi, hem güncel sanat üretimlerini hem de müzenin benzersiz atmosferini bir araya getiriyor.

Kayalara oyulmuş mimarisiyle dikkat çeken Güray Müze, Anadolu’nun çömlek–seramik geleneğini Antik Çağ’dan günümüze taşıyor. Sergi, 16 Kasım’a kadar her gün 09:00–18:30 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Adres: Yeni Mah., Dereyamanlı Cd. 50840 Avanos / Nevşehir

Telefon: (0384) 511 23 74

#GüneşinDokunduğuYer #AvanosSanat #GürayMüze #Renklerinİzinde #SanatSergisi #KültürVeSanat #KapadokyaSanat

Çırağan Sarayı’nda yeni yılın Işıltılı kutlaması

İstanbul’un en görkemli yapılarından Çırağan Palace Kempinski İstanbul, yeni yılı karşılamak için hazırladığı özel programıyla misafirlerini Boğaz’ın büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir kutlamaya davet ediyor. Tarihi dokusu, zarif mimarisi ve eşsiz konumuyla şehrin simgesi olan Çırağan Sarayı, bu yıl da yılbaşı coşkusunu ihtişamlı davetler, seçkin lezzetler ve özel deneyimlerle taçlandırıyor.

Çırağan Sarayı

Gazebo’da Yılbaşı Çay Saati Aralık ayı boyunca her gün 15:00–18:00 arasında sunulacak yılbaşı temalı beş çayı, el yapımı tatlılar, tuzlu ikramlıklar ve yılbaşı ruhunu yansıtan sunumlarla misafirlere zarif bir deneyim yaşatıyor. Boğaz manzarası eşliğinde gerçekleşen bu keyifli buluşma, yeni yıl hazırlıklarına şık bir dokunuş katıyor.

Çırağan Sarayı

Çırağan Balo Salonu’nda Gala Yemeği – 31 Aralık 2025 Sarayın ihtişamını yansıtan Çırağan Balo Salonu, yılbaşı gecesinde altı aşamalı özel menü, karşılama kokteyli ve canlı müzik performanslarıyla misafirlerini ağırlıyor. Türk ve dünya mutfağından özenle seçilmiş lezzetlerle donatılan gala yemeği, yeni yıla görkemli bir başlangıç yapmak isteyenler için unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Çırağan Sarayı

Le Fumoir’da Yılbaşı Partisi Palmiye ağaçları altında Boğaz’ın ışıkları eşliğinde düzenlenecek yılbaşı partisi, canlı DJ performansı ve özel kokteyllerle eğlence tutkunlarını bekliyor. Enerjik atmosferiyle Le Fumoir, şehrin en popüler yılbaşı adreslerinden biri olmaya devam ediyor.

Saray’da Yılbaşı Brunch’ı – 1 Ocak 2026 Yeni yılın ilk gününde Çırağan Sarayı’nın zarif salonlarında sunulacak brunch, zengin menüsü ve Boğaz manzarasıyla misafirlere lezzet dolu bir başlangıç vaat ediyor.

Çırağan Sarayı

Yeni Yıl Konaklama Paketi İki gecelik konaklama, gala yemeği ve yılbaşı brunch’ını içeren özel paket, misafirlere Saray atmosferinde masalsı bir deneyim yaşatıyor. Çırağan Palace Kempinski İstanbul, yeni yıla ihtişam ve zarafet içinde adım atmak isteyenleri ağırlamaya hazırlanıyor.

Çırağan Sarayı

#ÇırağanPalace #KempinskiIstanbul #YılbaşıKutlaması #BoğazdaYılbaşı #YeniYıl2026 #İstanbulEtkinlik #LuxuryLifestyle #GalaDinner #BrunchExperience

İstanbul ve Bodrum’da Inari Omakase’den gurme yılbaşı deneyimi

İstanbul ve Bodrum’daki dört lokasyonuyla hizmet veren Inari Omakase, yılbaşı gecesi için hazırladığı özel menüsüyle misafirlerine rafine bir gastronomi deneyimi sunuyor. Geleneksel Uzak Doğu tekniklerini modern yorumlarla buluşturan restoran, yılın en özel gecesini çok katmanlı bir lezzet hikâyesine dönüştürüyor.

Inari Omakase

Menü; tatlı–ekşi dengesiyle zenginleştirilen edamame ile başlıyor, ardından orkinos, somon ve Hamachi üçlüsünü buluşturan tartar ile devam ediyor. Somon ceviche turunçgillerin canlılığıyla sofralara tazelik katarken, keçi peyniri ve yılan balığını bir araya getiren ravioli tabağı aromatik yoğunluk sunuyor.

Ana yemeklerde misafirler iki farklı yorum arasında seçim yapabiliyor: kırmızı şarap ve soya ile pişirilmiş dana kaburga ya da taze otlar ve kapari kremasıyla servis edilen bütün çipura. Finalde ise beyaz çikolata ve tahinle hazırlanan, kabak baharatlarıyla zenginleştirilmiş dondurma eşliğinde kremsi tatlı yer alıyor.

Inari Omakase

Alternatif olarak, restoranın en sevilen tatlarından oluşan “All Time Favourites” menüsü de yılbaşı gecesi için sunuluyor. Inari Omakase, Japon gastronomisini sadece tabakta değil, bütünsel bir deneyim olarak kurgulayarak misafirlerini zarif bir yılbaşı akşamına davet ediyor.

#InariOmakase #YılbaşıMenüsü #GurmeLezzetler #RestoranHaberleri #İstanbulYemeİçme #BodrumGastronomi #FineDining #JaponMutfağı

Ülkemizde her yıl yaklaşık 300 bin kişi zatürreye yakalanıyor!

Halk arasında zatürre olarak bilinen pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalık. Dünyada ve ülkemizde hala en sık görülen enfeksiyonlardan biri olan zatürre aynı zamanda en önemli ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Öyle ki ülkemizde her yıl yaklaşık 300 bin kişiye zatürre tanısı konuluyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı verilerine göre; hastaneye en çok yatış gerektiren bir enfeksiyon olan zatürre ölüm sebepleri arasında ilk 10’uncu sırada olmaya devam ediyor.  Acıbadem Fulya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, sonbahar ve kış aylarında kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi nedeniyle görülme sıklığı artan zatürrenin özellikle ileri yaşta ve kronik hastalığı olan kişilerde son derece ciddi ve ölümcül seyredebileceğine dikkat çekerek, “Enfeksiyon sebebiyle vücuttaki oksijen seviyesinin düşmesi tüm organları etkilemektedir. Bunun sonucunda akciğerin yanı sıra böbrek, kalp ile karaciğer yetmezlikleri gelişebilmektedir. Özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan kişilerde bu organlar çok daha kolay hasar görmektedir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,  dolayısıyla zatürreden korunmanın yaşamsal önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu enfeksiyondan en etkili korunma yöntemi ise özellikle 65 yaş üstü ve/veya altta kronik hastalığı olanların düzenli yıllık grip aşısı ve 1 kez zatürre aşısı yaptırmalarıdır” diyor.

Prof. Dr. Reha Baran

Prof. Dr. Reha Baran

Kapalı alanlarda hızla bulaşıyor

Sonbahar ve kış aylarında zatürrenin görülme sıklığı belirgin şekilde artış gösteriyor. Bu artışın nedenleri arasında grip (influenza), RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs), koronavirus gibi solunum yolu virüslerinin bu mevsimlerde daha yaygın olmaları yer alıyor. Virüsler akciğerlerin savunmasını zayıflatıyor ve bakterilerin yerleşip iltihap yapmalarını kolaylaştırıyor. Soğuk havada kapalı ortamlarda uzun süre zaman geçirilmesi de damlacık yoluyla bulaşan mikroorganizmaların hızla yayılmalarını kolaylaştırıyor. Aynı zamanda soğuk hava burun ve solunum sistemindeki savunma mekanizmalarını zayıflatıyor. Güneş ışığının az olması da D vitamini düzeylerinin düşmesine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olabiliyor. Bu etkenler zatürrenin görülme sıklığını dolaylı olarak artırıyor. KOAH, kalp yetmezliği ve diyabet gibi kronik hastalıklar da soğuk havalarda kötüleşerek zatürrenin gelişimini kolaylaştırıyor.

Mikroplar oksijen seviyesini düşürüyor! 

Bakterilerin, virüslerin ve nadir olarak mantar enfeksiyonlarının akciğerlere ulaşmasıyla gelişen zatürre bulaşıcı ve hızlı ilerleyebilen bir hastalık. Çoğunlukla solunum yoluyla bulaşan zatürrenin bulaşma riski ise virüs veya bakterilerin türüne göre değişiyor. Hasta bir kişi öksürürken veya hapşırırken damlacıklar havaya karışıyor. Sağlıklı kişi bu damlacıkları soluduğunda mikroplar burun, boğaz veya soluk borusundan akciğerlere ulaşıyor. Normalde akciğerler kendini iyi koruyor; burun, soluk borusundaki tüyleri ve mukus ise mikropları dışarı atarken, bağışıklık hücreleri de mikropları yutuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, “Ancak grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında, sigara kullanımında, bağışıklık sistemi zayıfladığında, aşırı yorgunlukta veya beslenme bozukluğunda mikroplar akciğerin hava Ancak grip ulaşmaktadır” uyarısında bulunuyor. Vücudun burada çoğalan mikropları yok etmek için iltihap karşıtı hücrelerini bölgeye gönderdiğini belirten Prof. Dr. Reha Baran, “Bu savaş sırasında alveoller, yani akciğer dokuları sıvı iltihap hücreleri ve bakterilerle dolmaktadır. Bunun sonucunda, vücutta oksijen seviyesi düşerken; ateş, öksürük ve göğüs ağrısı gibi sorunlar başlamaktadır” diyor.

Hafif öksürük ve ateş erken belirtisi olabilir!

Zatürre basit bir soğuk algınlığı gibi başlayıp, hızla ağırlaşabilen bir hastalık. Başlangıcında genellikle 38-40 derece ateş, titreme ve öksürük görülüyor. Önce kuru özellik sergileyen öksürük daha sonra sarı, yeşil veya pas renginde balgamlı hale geliyor.  Nefes alırken göğüste batar tarzda ağrı, halsizlik, yorgunluk, hafif egzersizlerde veya konuşurken hissedilen nefes darlığı, özellikle virüs zatürrelerinde kas-eklem ağrıları, diğer belirtilerini oluşturuyor.  Prof. Dr. Reha Baran, bu dönemde hekime başvurmanın yaşamsal önem taşıdığı uyarısında bulunarak, “Risk grubunda olanlarda ise sadece hafif öksürük ve ateş bile erken zatürre belirtisi olabilmektedir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, erken tanı konulduğunda enfeksiyonun akciğerin tamamına yayılmadan durdurulabildiğine işaret ederek, “Bu sayede solunum yetmezliği ve kan zehirlenmesi gibi komplikasyonlar önlenirken, hastaneye yatış ihtimali azalmaktadır. Özellikle yaşlılarda ve kronik bir hastalığı olanlarda erken tedavi ölüm riskini önemli ölçüde düşürmektedir” diye konuşuyor.

Bol sıvı alımı ve istirahat önemli!

Zatürrenin tedavisinde amaç enfeksiyonu yok etmek, akciğer fonksiyonunu düzeltmek ve nefes darlığı ile organ yetmezliği gibi komplikasyonları önlemek. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, bakteri kaynaklı zatürrelerde tedavinin temelini antibiyotiklerin oluşturduğunu belirterek, “Viral zatürrelerde ise antibiyotik etkisizdir. Bu durumda; bol sıvı alımı, istirahat, ateş düşürücü ilaçlar ve gerekiyorsa oksijen desteği önemlidir.  İnfluenza (grip) kaynaklı gelişen zatürrelerde özel bir antiviral ilaçlar ve covid-19 gibi enfeksiyonlarda ise kortizon kullanılabilir” bilgisini veriyor.

Zatürreden korunmak için 8 kritik kural!

  • Zatürre ve grip aşılarınızı yaptırın.
  • Sigara ve alkolü mutlaka bırakın.
  • Ellerinizi sık sık sabunlu suyla en az 2 dakika boyunca yıkamayı alışkanlık edinin.
  • Kapalı ortamlarda bulunmaktan kaçının, eğer mecbursanız mutlaka maske kullanın.
  • Hastalar ile yakın temasta bulunmamaya özen gösterin.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için dengeli beslenin, özellikle protein ve C vitamini yönünden zengin besinler tüketin, yeterli süre uyuyun, düzenli egzersiz yapın, stresi yönetmeye çalışın, kronik bir hastalığınız varsa düzenli olarak kontrolünü yaptırın.
  • Odanızı her gün üç kez olacak şekilde 15’er dakika havalandırın. Ayrıca, nem oranı çok düşük ortamlarda bulunmamaya dikkat edin.
  • Soğuk havada burundan nefes alın. Burun, soğuk havayı akciğerlere ulaşmadan önce ısıtır ve nemlendirir.

#Zatürre #Pnömoni #AkciğerSağlığı #GripAşısı #ZatürreAşısı #KronikHastalık #65YaşÜstü #KışHastalıkları #SağlıklıNefes #KoruyucuSağlık

Pera’da sanat dolu 20 film

Pera Müzesi, 20. yılına özel hazırladığı “Bütün O Sanat” başlıklı film programıyla sinema ve sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiriyor. 18 Ocak 2026’ya kadar sürecek gösterimlerde, biyografilerden belgesellere, dans ve müzikten toplumsal hafızaya uzanan 20 film yer alıyor.
Programda Nan Goldin, Antonio Ligabue, Mozart, Caravaggio, Pina Bausch gibi sanatçılara odaklanan yapımların yanı sıra Mihri Hanım’ın yaşamını anlatan “Kim Mihri” ve Márta Mészáros’un otobiyografik “Günceler” üçlemesi de izleyiciyle buluşuyor. Film gösterimleri Pera Müzesi Oditoryumu’nda, indirimli müze biletiyle izlenebiliyor.

#PeraMüzesi #BütünOSanat #PeraFilm #SanatVeSinema #20YılaÖzel #KültürSanat #MihriHanım #KimMihri #DansVeBelgesel #Sinemada

Sanat Gösterim Programı:
Rio, Kuzey Bölgesi (83’)
12 Kasım Çarşamba, 19.00
10 Ocak Cumartesi, 15.00

Açılış Gecesi (144’)
19 Kasım Çarşamba, 19.00
4 Ocak Pazar, 15.00

Caravaggio (93’)
21 Kasım Cuma, 19.00

Columbus (100’)
22 Kasım Cumartesi, 15.00

Ölümün Beşinci Safhası (123’)
22 Kasım Cumartesi, 17.00

Asit Bulutlarının Üzerinde (70’)
23 Kasım Pazar, 15.00
10 Aralık Çarşamba, 19.00

Saklanmak İstiyordum (120′)
26 Kasım Çarşamba, 19.00

Anna’nın Buluşmaları (128’)
29 Kasım Cumartesi, 15.00

Amadeus (160’)
24 Aralık Çarşamba, 19.00

Hayatın Tüm Acıları ve Güzellikleri (113’)
26 Aralık Cuma, 19.00
Nefret (102’)

27 Aralık Cumartesi, 15.00
Pina (103’)

3 Ocak Cumartesi, 15.00
Barton Fink (116’)

3 Ocak Cumartesi, 17.00
Dahomey (68’)

7 Ocak Çarşamba, 19.00
Kim Mihri (89’)*

11 Ocak Pazar, 15.00
Kanlı Düğün (67’)

14 Ocak Çarşamba, 19.00
Sevgililerime Günce (141’)

17 Ocak Cumartesi, 17.00
Anne ve Babama Günce (119’)

“Tork” sergisiyle dönüşüm başlıyor

İstanbul’un Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde konumlanan AOS51, endüstriyel kültürü çağdaş sanatla buluşturan yeni bir sanat mekânı olarak dikkat çekiyor. 7 Kasım – 28 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleşen “Tork” sergisi, bu dönüşümün ilk adımı.

İlayda Babacan küratörlüğünde hazırlanan sergi, dokuz sanatçının üretimlerini bir araya getiriyor: Atilla Galip Pınar, Aysel Alver, Barış Cihanoğlu, Caner Şengünalp, Damla Özdemir, Gazi Sansoy, Kerim Yetkin, Nurdan Likos ve Özcan Uzkur. Sergi, fiziksel bir kavram olan “tork”u; direnç, denge ve dönüşümün sanatsal metaforu olarak ele alıyor.

AOS51’in metalik atmosferi, eserlerle bütünleşerek izleyiciye güçlü bir karşılaşma alanı sunuyor. “Tork”, yalnızca bir grup sergisi değil; üretim süreçlerinin çağdaş sanatla yeniden yorumlandığı bir düşünsel zemin.

#TorkSergisi #AOS51 #SanayidenSanata

Bulut’tan efsane çıkış: “Yıldızların Altında”

Rock müziğin yeni ve güçlü sesi Bulut, kariyerine unutulmaz bir eserle adım attı. Türk müzik tarihinde klasikleşmiş “Yıldızların Altında” şarkısını yeniden yorumlayan sanatçı, nostalji ile modern rock tınılarını buluşturarak dinleyicilerin karşısına çıktı.

Aranjesini de kendisi üstlenen Bulut, parçaya genç bir ruh ve güçlü rock enerjisi kattı. Modern unsurlarla harmanlanan bu yorum, sanatçının sahne duruşunu ve müzikal vizyonunu yansıtarak dikkat çekiyor.

Dinleyicilerini yıldızlı bir gecenin büyüsünde geçmişin sıcaklığına ve geleceğin heyecanına davet eden “Yıldızların Altında” , GROW etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

Attila Atasoy’dan babasının aşkına şarkı: “Ah Matike”

Türk pop müziğinin usta ismi Attila Atasoy, yeni single çalışması “Ah Matike”yi müzikseverlerle buluşturdu. Sözü ve müziği Atasoy’a, düzenlemesi ise Mehmet Sonay Yağız’a ait olan şarkı, sanatçının babasının gençliğinde kısa bir aşk yaşadığı ve dönemin gençlerinin hayranlıkla andığı “Süslü Matike” adlı kadına ithaf edildi.

Atasoy, şarkının hikâyesini şu sözlerle anlattı: “Matike, 1930’lu yılların Marmaris’inde ‘Süslü Matike’ namıyla bilinen levanten ve fettan bir kadındır. Babamın gençliğinde kısa bir aşk yaşadığı bu göz alıcı kadına ithafen yazdım şarkıyı.”

Tatlı bir flört havası taşıyan “Ah Matike”, nostaljik atmosferiyle dinleyeni gülümsetiyor. Atasoy, bu çalışmasında tecrübesini ve müzikal olgunluğunu bir kez daha ortaya koyarak Türk pop müziğinde farkını hissettiriyor.

Şarkı, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.