Yazılar

Kadın dostları ödüllerini aldı

Kadın dostları ödüllerini aldı

Kadın Dostu Markalar Platformu, 4. Kez düzenlenen “Farkındalık Ödülleri’’ni İş Sanat’ta gerçekleştirdi.

“Kadın Dostu Markalar Platformu” tarafından düzenlenen “Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri” bu yıl toplumsal cinsiyet eşitliği bilincine hizmet eden, kadın haklarını savunan ve kadın gücünü destekleyen markalar, marka temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve fikir liderlerinin katılımı ile ‘Daha İyi Bir Dünya’ temasıyla 4.kez İş Sanat’ta gerçekleşti.

Eşitlik, çeşitlilik, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik, kadın gücünün desteklenmesi, işte ve eğitimde fırsat eşitliği, toplumsal bilinç oluşturma gibi alanlarda projeler üreten ve hayata geçiren, birbirinden değerli markalar ve kurumlar ödüle layık görüldü.

Ödüller

Jüri Özel Ödül kategorilerinde; İlham Verenler Ödülü Asil Özbay’a, Sivil Toplum Lideri Ödülü Emine Perviz Erdem’e, Sosyal Girişimci Ödülü Funda Lena’ya ve Girişimci Ödülü Vennas Akyol Haznedar’a Idecon Idea&Congress Kurucusu ve Ajans Başkanı Yaprak Yapsan tarafından takdim edildi. Ardından Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nin sponsorlarına Değer Katanlar Ödülleri verildi.

Kadın Dostu Markalar Ödülleri kategori bazlı ödül alan markalar ve projeler aşağıdaki gibidir:

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Allianz Türkiye – ‘Bir Kız Gelecek’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü: Anadolu Sigorta – ‘#DahaEşit’ Projesi

 Diğer- Sosyal Farkındalık İçerikli Proje: Bayer Türkiye – ‘Bilene Sor’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: BSH Türkiye – We Power Projesi

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Coca Cola Türkiye – Kız Kardeşim/Yıldızlar Karması Projesi

Spor, Sanat, Bilim ve Eğitim alanlarında Kadınların ve Kız Çocuklarının Desteklenmesi Ödülü: ETİ – ‘Sarı Bisiklet’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: FDN Grubu – ‘Özgürlüğün Kanadında Kız Çocukları’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Fiba Grubu – ‘İşimiz Eşitlik Platformu’ Projesi

Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Ödülü: Fiba Grubu – ‘Fiba Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Greyder – Kadının Ayak Sesleri’ Projesi

Spor, Sanat, Bilim ve Eğitim alanlarında Kadınların ve Kız Çocuklarının Desteklenmesi Ödülü: Kotex – ‘Kızlar Sahada’ Projesi

Spor, Sanat, Bilim ve Eğitim alanlarında Kadınların ve Kız Çocuklarının Desteklenmesi Ödülü: Kotex – Cumhuriyet’in Kızları’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: LC Waikiki – ‘İşte Kadınlar Güçlü Yarınlar’ Projesi

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Meta – ‘She Means Business’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Mplus Türkiye – ‘Çim Sahada Topuklu Ayakkabılar’ Projesi

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Orkid – ‘Okula Devam’ Projesi

Diğer-Sosyal Farkındalık İçerikli Proje: Penti – ‘Cumhuriyet’in Bayrağı Kadınlar’ Projesi

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Pepsi Co – Geleceğin Bilim Kadınları Akademisi’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Saat&Saat – ‘Kadın Saat Ustalar’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Sabancı Vakfı – ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Sanofi Türkiye – ‘Geleceğin Kadın Liderleri’ Projesi

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Sodexo – ‘Sodexo Gelecek Atölyeleri’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Teknosa – ‘Teknosalı Anne Mentorlar’ Projesi

‘Bireysel Gelişim Programı’ Projesi ile Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Uludağ Soroptimist Kulübü Meslek Kadınları Derneği – ‘Farkındalık Çemberi Projesi

Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Ödülü: Unilever – ‘Farkındalığın Temelleri’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Yıldız Holding – Yıldız Holding Kadın Platformu’ Projesi

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Yörsan- Matlı Süt – ‘Kadın Üretici ile Omuz Omuza’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Zorlu Enerji – ‘Eşit Bi’Hayat Sözlüğü’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Zorlu Enerji ‘Kadının Gücü Geleceğin Gücü’ Projesi

Medya Ödülü: Güldür Güldür

Kadın Dostu Markalar Platformu, 4. Kez düzenlenen “Farkındalık Ödülleri’’ni İş Sanat’ta gerçekleştirdi.

“Kadın Dostu Markalar Platformu” tarafından düzenlenen “Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri” bu yıl toplumsal cinsiyet eşitliği bilincine hizmet eden, kadın haklarını savunan ve kadın gücünü destekleyen çok değerli markalar, marka temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve fikir liderlerinin katılımı ile ‘Daha İyi Bir Dünya’ temasıyla 4.kez İş Sanat’ta gerçekleşti.

Eşitlik, çeşitlilik, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik, kadın gücünün desteklenmesi, işte ve eğitimde fırsat eşitliği, toplumsal bilinç oluşturma gibi alanlarda projeler üreten ve hayata geçiren, birbirinden değerli markalar ve kurumlar ödüle layık görüldü.

Ödüller

Jüri Özel Ödül kategorilerinde; İlham Verenler Ödülü Asil Özbay’a, Sivil Toplum Lideri Ödülü Emine Perviz Erdem’e, Sosyal Girişimci Ödülü Funda Lena’ya ve Girişimci Ödülü Vennas Akyol Haznedar’a Idecon Idea&Congress Kurucusu ve Ajans Başkanı Yaprak Yapsan tarafından takdim edildi. Ardından Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nin sponsorlarına Değer Katanlar Ödülleri verildi.

Kadın Dostu Markalar Ödülleri kategori bazlı ödül alan markalar ve projeler aşağıdaki gibidir:

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Allianz Türkiye – ‘Bir Kız Gelecek’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü: Anadolu Sigorta – ‘#DahaEşit’ Projesi

 Diğer- Sosyal Farkındalık İçerikli Proje: Bayer Türkiye – ‘Bilene Sor’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: BSH Türkiye – We Power Projesi

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Coca Cola Türkiye – Kız Kardeşim/Yıldızlar Karması Projesi

Spor, Sanat, Bilim ve Eğitim alanlarında Kadınların ve Kız Çocuklarının Desteklenmesi Ödülü: ETİ – ‘Sarı Bisiklet’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: FDN Grubu – ‘Özgürlüğün Kanadında Kız Çocukları’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Fiba Grubu – ‘İşimiz Eşitlik Platformu’ Projesi

Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Ödülü: Fiba Grubu – ‘Fiba Ev İçi Şiddetle Mücadele Rehberi’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Greyder – Kadının Ayak Sesleri’ Projesi

Spor, Sanat, Bilim ve Eğitim alanlarında Kadınların ve Kız Çocuklarının Desteklenmesi Ödülü: Kotex – ‘Kızlar Sahada’ Projesi

Spor, Sanat, Bilim ve Eğitim alanlarında Kadınların ve Kız Çocuklarının Desteklenmesi Ödülü: Kotex – Cumhuriyet’in Kızları’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: LC Waikiki – ‘İşte Kadınlar Güçlü Yarınlar’ Projesi

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Meta – ‘She Means Business’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Mplus Türkiye – ‘Çim Sahada Topuklu Ayakkabılar’ Projesi

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Orkid – ‘Okula Devam’ Projesi

Diğer-Sosyal Farkındalık İçerikli Proje: Penti – ‘Cumhuriyet’in Bayrağı Kadınlar’ Projesi

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Pepsi Co – Geleceğin Bilim Kadınları Akademisi’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Saat&Saat – ‘Kadın Saat Ustalar’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Sabancı Vakfı – ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Sanofi Türkiye – ‘Geleceğin Kadın Liderleri’ Projesi

Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Sodexo – ‘Sodexo Gelecek Atölyeleri’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Teknosa – ‘Teknosalı Anne Mentorlar’ Projesi

‘Bireysel Gelişim Programı’ Projesi ile Eğitimde Fırsat Eşitliği Ödülü: Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Uludağ Soroptimist Kulübü Meslek Kadınları Derneği – ‘Farkındalık Çemberi Projesi

Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Ödülü: Unilever – ‘Farkındalığın Temelleri’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Yıldız Holding – Yıldız Holding Kadın Platformu’ Projesi

Kadın Girişimci ve Kadın Gücünün Desteklenmesi Ödülü: Yörsan- Matlı Süt – ‘Kadın Üretici ile Omuz Omuza’ Projesi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci Ödülü: Zorlu Enerji – ‘Eşit Bi’Hayat Sözlüğü’ Projesi

Kadın İstihdamı ve İşte Fırsat Eşitliği Ödülü: Zorlu Enerji ‘Kadının Gücü Geleceğin Gücü’ Projesi

Medya Ödülü: Güldür Güldür

İlk heykel sanatçısı anısına

İlk heykel sanatçısı anısına

Cumhuriyet kuşağının ilk heykel sanatçılarından Zühtü Müridoğlu’nun Türkiye Cumhuriyeti’nin 50’nci yılına ithafen hazırladığı heykel, QNB Finansbank desteği ile Cumhuriyet’in 100’üncü yılı anısına Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından bronz döküm olarak tamamlandı.

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi önünde sergilenen heykelin açılışı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Handan İnci Elçi, QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras ve QNB Finansbank Genel Müdürü Ömür Tan’ın ev sahipliğinde düzenlenen açılış resepsiyonu ile sanatseverler ile buluştu.  İş, sanat ve cemiyet hayatının önemli isimlerinin katıldığı davette, sanatın toplumların geleceğine etkisi ve önemi anlatıldı. QNB Finansbank ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliği ile kamu ile yeniden buluşturulan ve Roma döneminde zafer ve komutanların anması için üretilen sütunlardan esinlenerek oluşturulan 100. yıl heykeli, MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin önünde ziyaretçilerini bekliyor

Sushi Mori, Etiler’deki yeni mekanının kapılarını açtı

Sushi Mori, Etiler’deki yeni mekanının kapılarını açtı

Yenilikçi Japon mutfağı lezzetlerinin Türkiye’deki temsilcilerinden Sushi Mori, yepyeni konsepti ile hizmet vermeye devam ediyor.

Alanında usta şefler tarafından taptaze ürünler ile hazırlanan menüsünü enfes sunumlar ile birleştiren Sushi Mori & Whisky Bar’da misafirler oldukça modern dekore edilmiş bu rahat atmosferde kaliteli müziğin ve lezzetli bir menünün tadını çıkarıyor.

Sushi Mori & Whisky Bar’da özenle hazırlanmış menülere her akşam DJ performansları eşlik ediyor. Akşam saatlerinde Türkçe ve yabancı parçalarla hareketlenen mekan, iş çıkışı kalabalık gruplar ve özel gün kutlamaları için de özel tadım menüleri hazırlıyor.

Menüde neler var?

Mori style popcorn shrimp, duck gyoza, tuna tartare; Mori’ye özel rolller crunchy jalapeno, Mori roll ve salmon honey gibi  lezzetler bulunuyor. Klasik tatların dışında thai salad, crispy chicken bao bun, volcano temari Mori’ye özel reçetelerle hazırlanan spesiyaller. Bu ziyafet sonrası dondurma çeşitleri, sorbeler, mochi ve meyvelerden oluşan Mori tatlı tabağı denenmesi gereken lezzetlerden.

Kokteyl menüsünde Yuzu Sour, Sweet & Pink ve Spicy Sunset gibi iddialı seçenekler bulunan Sushi Mori & Whisky Bar, özenle çalışılmış menüden seçecekleriniz ve onlara eşlik edecek kadehiniz ile her açıdan dopdolu bir lezzet deneyimi sunuyor.

Pazartesi günü hariç her gün kapılarını 14.00’da açan Sushi Mori & Whisky Bar Cuma-Cumartesi günleri gece 01.00’e kadar hizmet veriyor.

Türkiye’nin En Büyük Sabit Dijital Deneyim Müzesi

Türkiye’nin En Büyük Sabit Dijital Deneyim Müzesi

Türkiye’nin en büyük sabit dijital deneyim merkezi niteliğindeki “Dijital Deneyim Müzesi” kapılarını ziyarete açtı.

Yerli yaratıcılığın küresel bir deneyimle buluşma noktası olan müzede, 3 ve 4 boyutlu deneyim olanağı sağlayan tüm teknolojiler için gerekli yazılımlar Türk yazılımcılar tarafından geliştirildi. Deneyim Müzesi, Avrupa’nın “en”leri ve “ilk”lerine de ev sahipliği yapmaya hazır.

İBB Kültür AŞ Dijital Deneyim Müzesi, ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunmak amacıyla dijital teknolojiler ve multidisipliner yaklaşımla hazırlanan etkileşimli sergilere ev sahipliği yapıyor.  Beyoğlu Sütlüce’de konumlanan Dijital Deneyim Müzesi, 2.000 m2ye yayılıyor ve aynı anda 400 kişi ağırlama kapasitesine sahip.

 Şehrin Yeni Çekim Merkezi Olacak

4 ana odadan oluşan müzenin her biriminde etkileşimli interaktif deneyimler mevcut. Müze, önümüzdeki altı ay boyunca, hayatımızı değiştiren ve geleceğe yön veren icatların sahibi Nikola Tesla’nın serüvenini sanal olarak deneyimleme fırsatı sunacak. İstanbul’u mitleri ve tarihi değerleri ile su altından keşfedileceği bir dijital macera da artırılmış gerçeklik ile ziyaretçilerle buluşacak. Minik ziyaretçiler, dijital teknolojileri kullanarak hayallerindeki İstanbul’u yaratabilecekleri bir deneyim yaşayacak.

Bilet fiyatları:

Tam Bilet :  ₺120,00

Öğrenci Bileti :  ₺30,00

Cappadox “Değişen Gökler”

Cappadox “Değişen Gökler”

  1. edisyonunda “Değişen Gökler” temasıyla yola çıkan Cappadox, 23-26 Mayıs tarihleri arasında hayata geçirilecek.

Kapadokya’nın katmanlı kültürel dokusu ve eşsiz peyzajından yola çıkan ve bu özel coğrafyanın müzik, çağdaş sanat, gastronomi ve açık hava etkinlikleriyle deneyimlenebileceği çok-disiplinli bir platform sunan Cappadox; 23-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek 5. edisyonunda “Değişen Gökler” temasıyla katılımcılarını ağırlayacak. Volkswagen ana sponsorluğunda, Yapı Kredi ve +1 ’in desteği, Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu’nun ağırlama partnerliği ve Argos in Cappadocia, UnderArmour ve Kiko Milano’nun katkılarıyla hayata geçirilen Cappadox, dört farklı disiplinin buluştuğu deneyimleri yeniden sunmaya hazırlanıyor.

Geçmiş sergi ve programları Uçhisar, Avanos, Orta Hisar, Göreme ve Çavuşin’de gerçekleşen Cappadox’un merkezi bu yıl da Uçhisar ve Göreme olacak. Uçhisar çevresinde birbirine yürüme mesafesindeki mekanlarda ve vadilerde gerçekleşecek çok-disiplinli festival, Fulya Erdemci’nin eşsiz küratöryal vizyonuyla biçimlenmiş sanat programının birikimiyle ve onun çok kıymetli hatırasıyla Kapadokya’yı yeniden duyumsamaya davet ediyor.

 

Hasan Can Kaya’dan Avustralya’da sahne aldı

Hasan Can Kaya’dan Avustralya’da sahne aldı

Hasan Can Kaya, ‘Stand Up Party’ adını taşıyan şovuyla Avustralya’da iki gösteriyle hayranlarının karşısına çıktı.

Hasan Can Kaya dünya turnesi kapsamında Avustralya’nın Sidney ve Melbourne şehirlerinde iki farklı gösteri gerçekleştirdi. Binlerce kişiyle buluşan gösterileri büyük ilgi gören ünlü komedyeni izleyenler gösteriye doyamadı. Gösteri bittikten sonra dahi alkışlarla Hasan Can Kaya’nın gösterisine devam etmesini isteyen hayranları kahkahaya boğuldu.

Yaptığı doğaçlamalarla milyonları güldüren Hasan Can Kaya, gösterileri için gittiği Avustralya’da turistik ve tarihi yerleri de ekibiyle birlikte ziyaret etti. Kaya’nın hayvanat bahçesinde Avustralya’da yaşayan koala ve kangurularla çektirdiği fotoğraflar ise sosyal medyada büyük ilgi gördü.

Sağlıklı bir nefes için ağız bakımı şart!

Sağlıklı bir nefes için ağız bakımı şart!

Ağız kokusunun ağız içinin durumundan kaynaklandığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Ağız kokusu olan kişilere ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır. Satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleri ile dil arkadan öne doğru kazınır.” dedi.

Ağız kokusunun yüzde 90 ağız kaynaklı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kalan yüzde 10’luk kısım ağız dışı kaynaklı olabilir. Hastanın reflüsü olabilir, karaciğer kaynaklı olabilir, geniz problemleri geniz akıntısı ağız kokusu yapabilir.” diye konuştu.

Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, temiz nefes için ağız bakımı hakkında bilgi verdi.

Dr. Kübra Güler

Dr. Kübra Güler

Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer

Ağız kokusunu ‘Kişinin karşısındakini rahatsız edecek kadar ağzından koku gelmesi’ olarak tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kişi bunu kendi de fark edebilir başkaları tarafından da söylenebilir. Burada temeldeki durum ağız içidir. Birikim yüzeyi dildir. Ağız kokusu olan kişilerde ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır. Satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleri ile dil arkadan öne doğru kazınır. Bunun dışında ağızda bulunan protezler, uyumsuz dolgular varsa bunlarda da mikroorganizma birikintisi olabilir. Ağızda bulunan bu kısımların temizliğinin yapılması gerekir. Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer.

Ağız kokusu yüzde 90 ağız kaynaklı

Ağız kokusunun yüzde doksan ağız kaynaklı olduğunu da kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kalan yüzde 10’luk kısım ağız dışı kaynaklı olabilir. Hastanın reflüsü olabilir, karaciğer kaynaklı olabilir, geniz problemleri geniz akıntısı ağız kokusu yapabilir. Ağız içi tüm bakımlar düzenli olarak yapıldıktan sonra koku devam ediyorsa ekstra oral bir durumdan şüphelenilebilir. Bunun için de gaz kromatografisi dediğimiz cihazlar vardır ölçümler yapılarak ağız kokusunun sebebi anlaşılır.” diye anlattı.

Dr. Kübra Güler

Ağız kokusunun kronikleşmesi iyileşmeyeceği anlamına gelmiyor

Ağızda yemek yemeyle birlikte diş yüzeyinde dental plak denilen bir yüzey oluştuğunu tüm diş problemlerine bu plakların sebep olduğunu kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu plağın ağız içinden eliminasyonunu sağladıktan sonra günlük ağız bakımının önemli bir kısmını yapmış oluruz. Ağız kokusunun kronikleşmesi durumu iyileşmeyeceği anlamına gelmez. Ağız temizliğinin sağlanması sonrasında ağız kokusu gider.” dedi.

Kişi her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam eder

Ağız içerisindeki plakların günlük olarak oluştuğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bunun temizliği hastanın görevidir. Kişi her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam eder.  Ancak bazı insanların tükürük yapısıyla ilgili olarak plak üzerinde çok hızlı mineraller birikir. Bu mineraller sonucunda diş taşı birikimi olur. Yine hastanın ağız içi mikroorganizma dengesine bağlı olarak bazı diş eti enfeksiyonları hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Hasta kök yüzeyi ve diş taşı rahatsızlıklarının temizliği kendisi yapamaz. Bunlar için diş eti hastalıkları uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekir. Burada detertgraj ve kretergraj dediğimiz diş eti üstü, diş eti altı temizliği yapıldıktan sonra hasta kendi günlük bakımına devam edebilir.” diye konuştu.

‘Bir Baba Hamlet’ MOİ Sahne’de

‘Bir Baba Hamlet’ MOİ Sahne’de

Sebastian Seidel’in komik olanın tadını çıkaran özgün metni, Yücel Erten’in usta işi çevirisi ve Baba Sahne’nin babacan yorumuyla sahneye uyarlandı.

Şevket Çoruh ile Günay Karacaoğlu’nun damakta kalan oyunculuğu ve Emrah Eren yönetmenliğiyle tam bir tiyatro ziyafeti niteliğindeki 8 ödüllü “Bir Baba Hamlet”, 14 Mart Perşembe günü Biletinial MOİ Sahnede izleyici ile buluşacak.

‘Görmede daralma’ önemli bir işaret!

‘Görmede daralma’ önemli bir işaret!

Hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla birçok organımıza müdahale ederek yaşamsal fonksiyonlarımızı düzenleyen bir bezdir. Vücuda salgılanan tüm hormonların ‘orkestra şefi’ olarak tanımlanan hipofiz bezinden köken alan tümörlere ise ‘hipofiz tümörü’ deniliyor. Genellikle yavaş büyüyen ve iyi huylu olan hipofiz tümörleri her yaş grubunda görülse de 45 yaşından sonra daha sık gelişiyor. Tam olarak oluşum nedeni bilinmeyen hipofiz tümöründe genetik etkenlerin ve çevresel faktörlerin rol oynayabileceği düşünülüyor. Hormon salgılayan ve salgılamayan olmak üzere iki gruba ayrılan hipofiz tümörlerinin tedavisinde geç kalındığında pek çok sağlık sorunu gelişebileceği için erken teşhis büyük önem taşıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Bayraklı, hipofiz tümörlerinin en yakın komşusu olan göz sinirlerine yaptığı baskı nedeniyle kalıcı körlüğe yol açabileceğine dikkat çekerek, “Dolayısıyla görüş alanının dış taraflarında görme kaybı, çift veya şaşı görme gibi şikayetlerde zaman kaybetmeden hekime başvurmak çok önemlidir. Hasta şikayetlerini dikkate alır ve hekime başvurursa, teşhis tümör küçükken konulup, görme kaybının ilerlemesi önlenebilir. Ancak hasta bulguları göz ardı ederse tümörün boyutları iyice artabilir, bunun sonucunda tedavi daha komplike hale gelebilir. Çok daha önemlisi kalıcı körlük ile sonuçlanabilir” diyor.

Prof. Dr. Fatih Bayraklı,

Prof. Dr. Fatih Bayraklı

Erken dönemde teşhis çok önemli

Hipofiz tümörleri, boyutlarına ve salgıladıkları hormonun tipine göre belirti veriyorlar. Bazı hipofiz tümörleri büyümelerine rağmen hormon salgılamayan özellikte oluyor. Bu tümörler büyük boyuta ulaşıncaya dek sinyal vermeyebiliyor. Prof. Dr. Fatih Bayraklı, hormon salgılayan tiplerinin ise tümörün boyutları küçükken belirti vermeye başladığına işaret ederek, “Hastalar şikayetlerini önemser ve hekime başvururlarsa tedavisinden etkin sonuçlar alınır. Tedavide geç kalındığında ise tümör büyüdükçe bulunduğu bölgenin çevresindeki önemli damar ile sinirlere baskı yaparak ciddi sorunlar oluşturabilir. Ayrıca tümörün cerrahi olarak tam çıkarılmasının artık mümkün olamaması nedeniyle radyoterapi gibi ek tedavilere başvurmak gerekebilir” diyor.

Gözlerdeki 3 sinyali göz ardı etmeyin!

Hipofiz bezi,  ‘optik kiazma’ olarak adlandırılan ve göz sinirlerimizin birleşim yeri olan bölgeye komşu bir organ. Dolayısıyla hipofiz tümörleri büyüdüklerinde bu bölgeye baskı yaparak göz sinirlerinin iletimini bozabiliyor. Bunun sonucunda hastaların görme yeteneğinde çeşitli sorunların gelişmeye başladığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Bayraklı, “Hipofiz tümörünün yaptığı baskılar sonucunda görüş alanımızın dış taraflarında görme kaybı, çift veya şaşı görme gibi üç önemli şikayet oluşabilir. Bu tablo tümörün boyutunun ileri seviyelere geldiği, genelde bir santimi aştığı durumlarda daha sık olarak karşımıza çıkar. Görme yeteneğindeki bu tür yakınmalarda zaman kaybetmeden hekime başvurmak gerekir, zira tedavide gecikildiğinde kalıcı körlük gelişebilir” bilgisini veriyor.

Salgıladığı hormona göre belirti veriyor

Hipofiz tümörleri hormon salgılayan özellik sergiliyorsa, bu hormonların etkilerine göre belirti veriyor. Prof. Dr. Fatih Bayraklı, belirtileri şöyle özetliyor:

Prolaktin sentezliyorsa: Her iki cinsiyette de infertilite, libidoda azalma ve osteoporoz gelişebilir. Bu yakınmalara kadınlarda adet düzensizlikleri ve meme başından süt gelmesi; erkeklerde ise erektil bozukluklar eşlik edebilir.

Prof. Dr. Fatih Bayraklı

Büyüme hormonu salgılıyorsa: Baş ağrısı, görme şikayetleri, yüzük ve ayakkabı boyutlarında artış, dilde büyüme, karpal tünel sendromu ve aşırı terleme sorunu yaşanabilir. Hastaların genel vücut hatlarının kalınlaşmış olduğu görülür.

ACTH (Adrenokortikotropik horman) salgılıyorsa: Cushing hastalığı gelişen bu tabloda kilo alımı, kas zayıflığı, osteoporoz, psikolojik bozukluklar ve hafif travmalarda bile kolayca oluşan yaralar gelişebilir. Hastalarda yuvarlak ve kırmızı/kızarık bir yüz, karında ve koltuk altlarında mor renkli çizgilenmeler, vücutta çürükler (ekimoz) görülür.

TSH (Tiroit stimülan hormon) salgılıyorsa: Çarpıntı, aritmi, kilo kaybı, guatr ve ellerde titreme yaygın belirtilerini oluşturur.

Üç ana tedavi yöntemine başvuruluyor

Hipofiz tümörlerinin büyük bir kısmının tanısı biyokimyasal ve radyolojik tetkikler ile rahatlıkla konulabiliyor. Erken dönemde tedavi edildiğinde vücutta oluşan sorunlar ortadan kaldırılabiliyor, böylece hastanın kaliteli bir yaşam sürmesi sağlanabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Bayraklı, hipofiz tümörlerinde ilaç, cerrahi işlem ve radyoterapi olmak üzere üç ana tedavi seçeneği olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor: “Bu üç tedavi yöntemi genelde beraber kullanılır. İlaç tedavisinin ilk basamak olarak uygulandığı tümörler, prolaktin salgılayan tümörleridir. Bu tümörlerin dışındaki tümörlerde ise cerrahi yöntem ilk sırada gelir. Cerrahi tedavide hedef, hormon salgılamayanlarda tümörün tamamının çıkarılarak çevre dokulara yaptığı baskının ortadan kaldırılması; hormon salgılayanlarda da yine tümörün tümüyle çıkarılarak hormonal dengenin tekrar sağlanmasıdır. Cerrahi yöntem endoskopik veya mikroskopik olarak yapılır. Endoskopik cerrahi daha güncel tedavi seçeneğidir. Radyoterapi yöntemi ise tümörün çeşitli nedenler ile  tamamen çıkarılamadığı veya tekrar oluştuğu durumlarda devreye girebilir. Uygun tümörlerde, cerrahi yöntem sonrasında hormon değerleri normale dönmediyse, medikal tedaviye başlanabilir”

Kısa sürede sonuç almaya çalışmayın!

 Kısa sürede sonuç almaya çalışmayın!

Günümüzde yoğun iş temposuna rağmen spora zaman ayıran kişilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Zira, sportif faaliyetler bedensel ve psikolojik sağlığımıza çok önemli katkı sağlıyor. Öyle ki düzenli yapılan spor sağlıklı bir vücut yapısı, güçlü kaslar ve düzgün bir postüre sahip olmamızın yanı sıra günlük yaşamın stresiyle daha kolay baş etmemizde ve daha üretken çalışmamızda önemli bir rol üstleniyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya, sporun pek çok faydası olsa da hatalı yapıldığı takdirde spor yaralanmalarına neden olabileceğine dikkat çekerek, “Özellikle soğuk hava kaslarımızın elastikiyetini ve reaksiyon süresini azaltması nedeniyle yaralanma riskini artırır. Kasların ve tendonların kopması, kemikleri birbirine bağlayan doku bantlarının gerilmesi, omuz, diz ve ayak bileğinde yaralanmalar ile kırıklar en yaygın görülen spor yaralanmaları arasında yer alır. Ayrıca herkesin vücut ve kas iskelet sistemi yapısı aynı değildir. Dolayısıyla beden ve sağlık durumunuzla ilgili uzmandan detaylı bilgi sahibi olduktan sonra size uygun olabilecek sporlara yönelmeniz gerekir” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya, spor yaparken kaçınmanız gereken hataları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Alper Kaya

Prof. Dr. Alper Kaya

Hata: Spora ısınmadan başlamak

Doğrusu: Spora başlamadan önce, ısınma egzersizlerini yaparak kaslarınızı hazır hale getirmeyi alışkanlık edinmeniz çok önemli. Bu egzersizler vücuttaki kan akışı ile dokulardaki oksijen miktarını artırarak kaslara esneklik kazandırıyor. Bunun aksine soğuk kaslarla yapılan ani hareketler ise kas yaralanmaları, esneklik kazanılmadan yapıldığında menisküs yırtığı gibi sorunlara zemin hazırlıyor. Yine aynı problemleri önlemek için spor sonrasında germe egzersizleriyle vücudunuzu yavaş yavaş soğutmayı da ihmal etmemeniz gerekiyor.

Hata:  Sporun hemen öncesinde aşırı yemek

Doğrusu: Spor yaparken kullanacağınız enerjiye uygun beslenmeye özen gösterin. Spor saatine çok yakın zamanda aşırı tüketilen yemeğin ardından kan dolaşımı kaslardan uzaklaşıp daha çok sindirim sistemine yöneliyor. Bu durum da hem rahatsızlık hissi, hem de erken yorulmalara neden oluyor. Özellikle basit şekerin tüketilmesi ise insülinin hızla yükselmesine yol açıyor ve egzersiz sırasında kan şekeri bu kez hızlıca düşerek baş dönmesi ile bayılma hissine sebep olabiliyor.

Hata: Vücudu susuz bırakmak

Doğrusu: Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi ihmal etmeyin. Prof. Dr. Alper Kaya, sportif faaliyetlerde, aktivitenin şiddeti ve süresine bağlı olarak, vücutta çeşitli düzeylerde sıvı kaybı yaşandığına işaret ederek, “Aşırı susamışlık hissi, yorgunluk, baş ağrısı ile bedensel olarak ağırlaşma hissi veya idrar renginde koyulaşma su kaybının işaretleridir.  Bu durumda spora devam etmemeli ve mutlaka hızlıca sıvı alarak vücuttaki kayıp yerine konmalıdır. Aksi halde kas krampları gibi önemli sorunlar gelişebilir” diyor.

Hata: Aşırı yorgun ve bitkin günlerde spor yapmak

Doğrusu: Aşırı yorgun ve bitkin haldeyken dikkat ile denge duyusu azaldığı için bu dönemlerde spor yapmak yaralanma riskinin artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla kendinizi aşırı yorgun ve bitkin hissettiğinizde basit fiziksel aktiviteler dışında spor yapmayı ertelemeniz gerekiyor.

Prof. Dr. Alper Kaya

Hata: Kısa sürede sonuç almaya çalışmak

Doğrusu: Özellikle spora yeni başlayan kişilerin yaptıkları en önemli hatalardan biri, spordan kısa sürede yüksek bir verim alma hayali oluyor.  Ortopedi  ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya,  kısa sürede sonuca ulaşma düşüncesiyle çok kısa aralıklarla ve aşırı antrenman yapmaktan mutlaka kaçınmanız gerektiği uyarısında bulunarak,  “Vücut yapısına uygun olmayan ya da aşırı yüksek tempo ve sıklıkta yapılan sporlar yine aşırı kullanım yaralanmaları olan kas ve eklem hasarlarının yanı sıra kalp ve dolaşım sisteminde önemli sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla sporu mutlaka uzmanın önerisi doğrultusunda bir program halinde uygulamalısınız” diyor.

Hata:  Geç saatlerde spor yapmak

Doğrusu: Geç saatlerde ve şiddetli yapılan spor uyku düzenini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle sabahları güneşin doğuşuyla başlayan hormonal ritmin bozulmasına ve kortizolün artmasına sebep olarak vücudun iç dengesinin bozabiliyor. Prof. Dr. Alper Kaya, bu nedenle antrenman günleri arasındaki sürenin iyi düzenlenmesinin ve dinlenmek için vücuda yeterli süre verilmesinin önemini vurgulayarak, şöyle devam ediyor: “Vücudun haftada en az bir-iki gün dinlenmesi çok önemlidir. Dinlendirmeden yapılan yüksek aktiviteli sporlarda ‘aşırı kullanım yaralanmaları’ dediğimiz sorunlar ortaya çıkabilir, örneğin bazı kemiklerin belli bölgelerinde oluşan kemik ödemleri, hatta ‘stres kırığı’ adını verdiğimiz ince kırıklar gelişebilir. Stres kırıkları, sporun yanı sıra günlük aktiviteleri kısıtlayan, uzun süre dinlenmeyi, hatta koltuk değneği kullanmayı gerektiren sorunlardır. Nadiren de olsa bazı hastalarda ameliyat da gerekebilir. Aşırı kullanımla birlikte ayrıca özellikle eklemlerdeki yüklenme sonucu kıkırdak ve yumuşak doku sorunları da görülebilir. Bu yüzden bedeninizin özelliklerine, metabolik durumunuza, kas ile eklem yapınıza ve yorgunluğunuza göre bir tempo seçmelisiniz”

Hata: Spora uygun olmayan kıyafet ve ekipman kullanmak

Doğrusu: Soğuk havalarda dışarıda spor yapacaksanız çok kalın ve yünlü kıyafetleri tercih etmeyin. Bunun yerine terletmeyen ama vücut ısısını koruyan kıyafetler giyin. Ayrıca ayakkabınızın yapacağınız sporun zeminine uygun özelliklere sahip olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Alper Kaya, “Sporda kullanılacak olan ekipmanlar konusunda mutlaka bilgi edinilmeli ve bilinçli seçimler yapılmalıdır. Örneğin, tenis oynarken gelişebilecek olan omuz ve dirsekteki sorunları önlemek için raketin büyüklüğü, ağırlığı veya zeminin uygunluğu açısından mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır. Ayrıca basketbol ayakkabısıyla da tenis oynanmamalıdır. Bu hata ayak bileğinde bağ ve tendon zedelenmelerine yol açabilir” diye konuşuyor