Yazılar

“Küçük Çanlar Çınladığında”

Datça’nın sanat durağı Maison Magi’de gerçekleşecek olan “Küçük Çanlar Çınladığında” sergisi; Doğu Çankaya, Evren Erol ve İpek Çankaya’nın şiirden yola çıkan üretimlerini izleyiciyle buluşturuyor.
Eski Datça’nın kültür-sanat rotasında önemli bir durak olan Maison Magi, Ağustos ayında üç sanatçının ortak katılımıyla gerçekleşen Küçük Çanlar Çınladığında sergisine ev sahipliği yapıyor. 26 Ağustos 2025 tarihleri arasında ziyarete açık olacak sergi, Halka Sanat Projesi işbirliğiyle hayata geçiyor.

Antioksidan deposu üzümün yararları

Yaz mevsimiyle birlikte sofraları renklendiren üzüm, yüksek besin değeri ve antioksidan içeriği sayesinde ön plana çıkıyor. Anadolu’daki tarihi binlerce yıl öncesine uzanan bu değerli meyve, sadece lezzetiyle değil aynı zamanda vücuda sağladığı faydalarla da dikkat çekiyor. Yeşil, mor veya koyu mavi renkleriyle üzüm, dünyanın dört bir yanında yetiştirilebiliyor ve çekirdekli ya da çekirdeksiz olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Betül Merd, birçok yararı olan üzümle ilgili bilgi verdi.

Uz. Dyt. Betül Merd

Uz. Dyt. Betül Merd

Sıcak iklim meyvesi üzüm

İnce ya da kalın kabuklu ve sulu yapısıyla tatlı bir meyve olan üzüm, sıcak ve güneşli iklimlerde yetişir. Üzüm, cinsine göre yaz ortasında ve sonbahar sonuna kadar hasat edilir.  En olgun hallerinde toplanan meyvenin beyaz, siyah, kırmızı, mor gibi pek çok rengi vardır. Her çeşidinin aroması kendine özgüdür. Tatlılığı doğal şekerlerden gelir ve bu nedenle hem enerji verir hem de ağızları tatlandırır. Üzüm yetiştiriciliğinde Türkiye, dünyada sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. Ege Bölgesi başta olmak üzere Manisa, Denizli, İzmir gibi iller hem sofralık hem kurutmalık üzüm üretiminde ön plandadır. Sıcağı seven üzüm, aynı zamanda Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde de verimli şekilde yetiştirilebilir. Dünyada ise İtalya, Fransa, ABD ve Çin büyük üzüm üreticileri arasında yer alır.

Vitamin ve mineral deposu

Su oranı yüksek ve doğal şeker içeriği nedeniyle enerji veren üzüm bir meyvedir. 100 gram taze üzüm yaklaşık 70-80 kcal içerir. Ayrıca içeriğinde;

  • C vitamini, K vitamini, B6 vitamini
  • Potasyum, bakır, manganez gibi mineraller
  • Resveratrol ve flavonoidler gibi antioksidan bileşenler açısından da zengindir.

Resveratrol, üzümün özellikle kabuğunda bulunan bir bileşiktir ve kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkisiyle bilinmektedir.

Üzümün birçok yararı var

Uzun süreli ve dengeli tüketildiğinde üzümün birçok yararı bulunmaktadır.

  1. Kalp sağlığını destekler, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Yapılan bir araştırmada üzümdeki resveratrol bileşiğinin antioksidan ve antienflamatuar özellikler içerdiği belirlenmiştir.
  2. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Üzüm çok sayıda antioksidan içerir. Kuersetin, mor ve siyah üzümlere renklerini veren bir antioksidandır. Nörodejeneratif hastalıklara karşı koruma sağlar. Araştırmalar, üzümlerin Alzheimer hastalığının başlangıcına karşı bir miktar koruma sağladığını göstermiştir.
  3. Sindirim sistemini destekler, kabızlığa karşı faydalıdır. Ayrıca üzüm, kilo kontrolü sağlamaya yardımcı olabilecek besinler açısından zengin, düşük kalorili bir atıştırmalıktır.
  4. Cilt sağlığına katkı sağlar, özellikle çekirdekli türlerde anti-aging etkileri vardır. Bazı araştırmalar, üzümlerde bulunan bir bileşik olan resveratrolün yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini göstermektedir.
  5. Enerji verir, yorgunluk hissini azaltabilir. Üzümde eser miktarda melatonin bulunur. Melatonin, beyinde üretilen ve dinlendirici bir uykuyu destekleyen bir hormondur
  6. Üzüm kemikleri güçlendirir. K vitamini, kalsiyum, magnezyum ve potasyum açısından zengindir. Bu temel vitamin ve mineraller kemik sağlığını destekler. Bunları yeterli miktarda almamak kemik kırığı riskini artırabilir.

Tüketirken bu kurallara uyun

  • Üzüm sağlıklı bir meyvedir ama porsiyon kontrolü çok önemlidir. Özellikle insülin direnci, diyabet ya da kilo kontrolü hedefi olan bireylerde aşırı tüketimi önerilmez.
  • Taze üzüm için bir porsiyon yaklaşık 15-20 tane (bir küçük salkım) olarak düşünülebilir.
  • Kuru üzüm ise yoğun şeker içerdiğinden, 1 yemek kaşığı kadar ile sınırlandırılmalıdır.
  • Üzümü yanında çiğ badem ya da yoğurt gibi protein içeren gıdalarla birlikte tüketmek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesini sağlar.

Gözlüğü unutturan hassas yöntem

Uzağı veya yakını bulanık görme, baş ağrısı, göz yorgunluğu, daha iyi görebilmek için gözleri kısma… Yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürebilen bu sorunların sebebi genellikle günümüzde en sık görülen görme bozuklukları olan miyopi ile astigmat oluyor. Son yıllarda ekran başında uzun zaman geçirilmesi nedeniyle görülme sıklığı giderek artan her iki kırma kusuru lazer göz ameliyatıyla düzeltiliyor ve bu sayede gözlük ile lens ihtiyacı ortadan kalkıyor. Üstelik, dünyada 2023 yılından bu yana ve ülkemizde de son bir yıldır uygulanmaya başlanan bıçaksız ve flepsiz SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis ) yöntemi hastalara önemli faydalar sağlıyor.  Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, günümüzün miyopi ve astigmat tedavisinde en yeni göz lazer yöntemi olan SILK ameliyatında tüm işlemlerin sadece 3-4 milimetrelik kesiden gerçekleştiğini ve korneanın doğal yapısının en iyi şekilde korunduğunu belirterek, “Bu sayede, hastalar daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci yaşamaktadırlar. Operasyon sonrasında sadece birkaç saat süren hafif bir batma hissedilir. Hastalar ağrı ve sızı sorunu yaşamadıkları için aynı gün normal hayatlarına dönerler. Yöntem ayrıca kornea yapısını klasik yöntemlere nazaran daha çok koruması sayesinde ekstra güvenlik de sağlamaktadır” diyor.

Prof. Dr. Banu Coşar

Prof. Dr. Banu Coşar

İşlem 3-4 milimetrelik kesiyle yapılıyor

Flepli lazer cerrahisinde, kornea yüzeyinde ince bir flep (kapak) oluşturuluyor. Ardından bu flep kaldırılıyor ve hemen altında yer alan kornea dokusuna lazer uygulanıyor. Lazer, korneanın şeklini değiştirerek görme kusurlarını düzeltiyor. Son olarak flep yeniden yerine kapatılıyor. Bu yöntem, genellikle 25 – 30 milimetrelik kesiyle gerçekleştiriliyor. Bıçaksız ve flepsiz uygulanan SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis) yönteminde ise tüm işlemler sadece 3-4 milimetrelik küçük bir kesiyle yapılıyor. Flepli lazer yönteminin aksine, gözün ön tabakasında kapakçık (flep) oluşturmak yerine, kornea içinden ince bir doku (lentikül), ışığın retinaya doğru şekilde odaklanması için dışarı çıkarılıyor. İşlemin minimal bir kesiyle yapılması sayesinde gözün doğal yapısı korunmuş oluyor.

Flep kayması riski yaşanmıyor

Flepli uygulanan lazer cerrahisinde flep adlı kapakçık yerinden kayabiliyor. Bu kayma, çoğunlukla ameliyat sonrasındaki erken dönemde flebin işlem sırasında tam oturmaması, gözün sert ovalanması, göze gelen travma veya enfeksiyon gibi sebeplerle oluşuyor. Flep kayması görme bulanıklığı, rahatsızlık, ağrı ve ışık hassasiyeti gibi sorunlara neden olabiliyor. Acil olarak müdahale edilmesi gerekiyor, aksi halde kalıcı görme sorunlarına neden olabiliyor. SILK yönteminde ise flep oluşturulmadığı için flep kayması gibi riskler yaşanmıyor.

Göz kuruluğu önlenebiliyor

Flepli lazer cerrahisinde sık görülen bir yan etki olan ameliyat sonrası kuru göz riski de bu yöntemle en aza iniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, “Flepli lazer yönteminde, işlemlerin 25 – 30 milimetre gibi büyük bir kesiden yapılması nedeniyle, lazerin kurutucu etkisi artmaktadır. Operasyon sonrasında, ilk 6 ay içindeki göz kuruluğu riski, işlemler küçük bir kesiden yapıldığı için SILK yönteminde daha düşük oranda görülmektedir. Dolayısıyla, SILK yöntemi özellikle kuru göz şikayeti yaşayanlar için tercih sebebi olmaktadır” diyor.

Aynı gün normal hayata dönüş imkanı

SILK operasyonunda iki göze yapılan işlemler toplam 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanıyor. Miyopi 10 dereceye kadar, astigmat 5 dereceye kadar düzeltiliyor.  Tam görme netliği birkaç günde kazanılıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar,  tüm işlemler sadece 3-4 milimetrik kesiden gerçekleştirildiği için yöntemin klasik lazer operasyonlarına nazaran daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci sağladığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Operasyon sonrasında gözlerde oluşan batma hissi birkaç saat içinde geçmekte ve hastalar aynı gün normal aktivitelerine dönebilmektedirler. İlk günlerde gözlerin şiddetli ovuşturulmaması, verilen damlaların düzenli kullanılması ve birkaç gün havuz ile denize girilmemesi, tedaviden etkin sonuç alınması için dikkat edilmesi gereken en önemli kuralları oluşturmaktadır.”

Yöntem kimler için uygun?

SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis ) yöntemi için her hasta uygun aday olmuyor. Genellikle 18 yaşını doldurmuş, göz numarası en az bir yıldır sabit olan ve kornea yapısı normal olan kişiler için ideal bir yöntem. Hamilelik, emzirme dönemi ile glokom gibi bazı göz hastalıkları olan hastalara ise iyileşme süreci etkilendiği için SILK yöntemi önerilmiyor. Yapılan göz muayenesinde; göz numarası, kornea kalınlığı ile haritası, göz tansiyonu ve detaylı kornea yapısı inceleniyor. Hastanın gözlerinin SILK yöntemi için uygun olup olmadığı bu testler sayesinde anlaşılıyor.

Sonuçları yüz güldürüyor!

SILK yönteminde başarı oranı da oldukça yüksek. Öyle ki yüzde 95 oranında başarı sağlanıyor, yani SILK lazer tedavisi olan 100 hastanın 95’inin gözlük ihtiyacı ortadan kalkıyor. Yöntem kalıcı bir çözüm sunuyor, ancak bazı kişilerde çok uzun vadede küçük numara değişimleri olabiliyor.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Çocuğunuzu “kusuyor” diye susuz bırakmayın!

Yaz aylarında ishaller çocukluk çağında en sık karşılaşılan hastalıklar arasında yer alıyor. Nasıl ki kışın üst solunum yolu enfeksiyonları ön plandaysa, yaz mevsiminde de gastroenteritler, yani bulaşıcı ishaller, çocuklarda görülen hastalıkların başında geliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocuklarda gelişen ishallerde en çok dikkat edilen konulardan birinin sıvı ve elektrolit kaybı olduğunu belirterek, “Çocuk, ağızdan aldığı sıvıyı bulantı, kusma ve ishal yoluyla kaybedip yeterince yerine koyamadığında, dehidratasyon dediğimiz tablo ortaya çıkar. Bu durum, çocukluk çağında en sık karşılaştığımız komplikasyonlardan biridir. Bu nedenle çocuğunuza ‘kusuyor’ diye sıvı vermemezlik etmeyin, ishali durdurucu ilaçlar veya bağırsak dezenfektanları kullanmayın” diyor.

Dr. Demet Matben

Dr. Demet Matben

En sık görülen sebebi rotavirüs

Yaz ishalinde mikroplar çoğunlukla kirli havuza veya denize girilmesi, sıcak nedeniyle bozulan besinlerin tüketilmesi, el hijyenine yeterince dikkat edilmemesi, yiyecek ve mutfak gereçlerinin hijyenine özen gösterilmemesi sonucu bulaşıyor. Çocuklarda en yaygın olarak rotavirüs, adenovirüs, norovirüs ve astrovirüs kaynaklı ishaller görülüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, rotavirüsün çocukluk çağında en sık görülen ishal etkenlerinden birini oluşturduğuna işaret ederek,  “Öyle ki bebek ve çocuklarda hastane yatışlarını gerektiren ishal, ateş ve kusma vakalarının yüzde 50’sinden rotavirüs sorumlu olmaktadır. Ancak, son 10-15 yıldır yaygın uygulanan rotavirüs aşısı sayesinde bu tür ishal vakalarında azalma görülmektedir” bilgisini veriyor.

Bulaşma özelliği günlerce devam ediyor

Çocuklarda ishal tablosunda ilk 1-3 gün içerisinde ateş, karın ağrısı, bulantı ve kusma görülebiliyor. Bu belirtiler genellikle 24 saat içinde kendini sınırlıyor. Ardından, sulu dışkılama başlıyor. Dışkının rengi, kıvamı ve kokusu normalden farklı olabiliyor. Virüs kaynaklı ishaller genellikle 1 hafta ila 10 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak, bulaştırıcılık ishal başlamadan önceki birkaç gün ile ishal başladıktan sonraki 10 gün boyunca devam edebiliyor.  Bakteri kaynaklı ishallerde ise yüksek ateş, mukuslu, kanlı veya çok sulu dışkılama oluşabiliyor. Belirtilerden biri de dışkılama isteğiyle tuvalete gitme, ancak yeterli miktarda dışkılayamama ve tam boşalamama hissi oluyor. Ayrıca bakterinin türüne göre; karın ağrısı, kramplar ve sürekli dışkılama hissiyle birlikte seyredebiliyor.

Bu belirtiler varsa, dikkat!

İshal tablosunda erken teşhis ve tedavi ise büyük bir önem taşıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocuklarda oluşan ishalin vücutta ciddi sıvı kaybına yol açabileceği için acil değerlendirme gerektiği uyarısında bulunarak, “Erken dönemde çocuğa ağızdan verilen rehidratasyon sıvılarıyla müdahale edilebilir. Bu, ishalin daha ciddi ve olumsuz tablolara dönüşmesini engelleyebilir” diyor. Dr. Demet Matben, zaman kaybetmeden bir hekime başvurmanız gereken sinyalleri ise şöyle sıralıyor:

  • Günde 5-6 kez ve üzerinde kusuyorsa
  • Kusma olmasa bile ishal 7–8 kezden fazlaysa (ateşli olsun veya olmasın)
  • Su içtiği halde tekrar kusuyorsa
  • Ateşi başlamışsa ve bu ateşi kontrol edemiyorsanız

Tedavide sıvı takviyesi çok önemli!

İshalin tedavisinde öncelik sıvı takviyesi oluyor. Takviyenin, yudum yudum ve yavaş yavaş verilen sıvılarla sağlanması gerekiyor. Buzlu su, ayran, büyük çocuklar için soda veya maden suyu öneriliyor. Eğer dışkılama sayısı artarsa, ağızdan alınan rehidratasyon sıvıları (oral serumlar) devreye giriyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, tedavide en önemli noktanın sıvı ve elektrolit dengesinin korunması olduğunu vurgulayarak, “Eğer çocuk ağızdan sıvı alamıyorsa ve ciddi kusmaları varsa, bu durumda damar yolundan sıvı verilmesi gerekir” diyor. Virüs kaynaklı ishallerde antibiyotiklerin etkili olmadığını belirten Dr. Demet Matben, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bağırsak florasının düzenlenmesi için probiyotik kullanılabilir. Ayrıca çinko takviyesinin ishal süresini kısaltabildiği bilinmektedir. Eğer ishal; amipli dizanteri, salmonella veya başka bir bakteri kaynaklıysa, antibiyotik veya antiparaziter tedavi uygulanabilir. Bu durumda da yine sıvı takviyesi, probiyotik ve çinko desteği önemlidir. Ateş varsa, ateş düşürücü; karın ağrısı varsa, ağrı kesici verilebilir.”

Yaz ishalini önlemek için 7 önemli kural!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocuklarda yaz ishalini önlemek için  dikkat edilmesi gereken kuralları 7 maddede şöyle özetliyor.

  • Bebeklik dönemindeyse mutlaka emzirin.
  • Sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın.
  • Kendinizin ve çocuğunuzun el hijyenine dikkat edin.
  • Ortak tuvalet alanlarında hijyen kurallarını ihmal etmeyin
  • Dışarıdan alınan ve uzun süre beklemiş yiyeceklerden uzak durun. (Özellikle tavuk, mayonez, şarküteri ürünleri, hamburger)
  • Paketli olmayan dondurmalardan ve hijyeni şüpheli olan ürünlerden kaçının.
  • 2 yaşın altındaysa çocuğunuzu kalabalık havuzlara sokmayın; denizi tercih edin.

Sahnede ve hayatta yan rolde kalan kadınların hikayesi: ‘Yan Rol’ 26

Merve Polat’tan tek kişilik şov: Ödüllü oyun ‘Yan Rol’, 26 Temmuz’da izleyiciyle buluşacak.

Bir oyuncunun yaptığı meslekle, en yakın arkadaşlarıyla ve ailesiyle yüzleşme hikâyesini anlatan “Yan Rol”, 26 Temmuz Cumartesi akşamı Kadıköy Boa Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak. Başarılı oyuncu Merve Polat’ın can verdiği “Canan” karakteri, izleyiciye hem oyunculuk sektörünün perde arkasını aktaracak, hem de düşündürürken güldürecek.

Deniz Madanoğlu’nun yazar, Şenol Önder’in yönetmen koltuğunda oturduğu tek kişilik komedi oyunu “Yan Rol”, şehirdeki yaz akşamlarına renk katmaya devam ediyor.

Oyunun konusu

Oyuncu Merve Polat’ın can verdiği “Canan” karakteri, her zaman arkadaş kontenjanında görülen, kendi hayatında bile esas kızın arkadaşı olarak konumlanan bir kadın oyuncu. Alamadığı roller, en yakın arkadaşıyla, babasıyla, annesiyle olan ilişkisi ve toplum baskısı artık susamayacağı kadar ağır gelmeye başlar. Kendi hayatında başrol hissedememesi üzerinden çıktığı bu sorgulamada, hayatın içindeki iktidar ilişkilerine de göz atmayı unutmayacaktır.

Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet”

İnsanlık tarihine yön veren en önemli olgulardan biri olan dinlerin ekonomik, siyasal ve toplumsal sömürü aracı olarak kullanılması son dönemlerde daha çok arttığı görülüyor. Din hakkında yayılan yanlış veya çarpıtılmış haberler, güncellikten ve bilimsellikten uzak yorumlarla birleşerek büyük bir bilgi kirliliğine neden oluyor. Aynı zamanda, bu alana atfedilen korkutmalar ve aşırı kısıtlamalar, insanları inançtan ürkütüp uzaklaştırarak, gerçekliği araştırmaktan soğutuyor. Bu derin çıkmaz karşısında, Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat’ın hurafelere karşı hakikate ışık tutan “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet” adlı eseri, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

“Karanlık Dünya”

“Karanlık Dünya” sergisi 23 Temmuz’da Salt Galata’da ziyarete açılıyor.

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni sergisi Karanlık Dünya, bir sanatçı ile bir senaristin disiplinlerarası araştırma projesine dayanıyor.

Sergi, Metin Erksan’ın yönettiği ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun senaryosunu yazdığı aynı adlı filmin yapım aşamasından itibaren karmaşıklaşmaya başlayan hikâyesini 1950’ler Türkiye’sinin kültürel iklimi içerisinde inceliyor. Değiştirilmiş versiyonlar, tartışmalar, söylentiler, çelişen tanıklıklar ve arşiv malzemeleriyle birçok soruyu gündeme getiren filmin etrafında gelişen anlatılara bakıyor.

Toplumsal gerçekçi bir yaklaşımla Sivrialan (Sivas) ve Ürgüp’te (Nevşehir) çekilen film, Âşık Veysel’in çocukluğundan tanınmış bir halk ozanı oluşuna uzanan öyküsünü, melodramatik bir gönül hikâyesi etrafında örer. Ancak dönemin tarımsal kalkınma ve kırsal modernleşme politikalarına uygun olarak yeniden kurgulanan filmin anlatısı beklenmedik şekilde yön değiştirir.

Bugün film ve filmin hikâyesi hâlâ eksik. Filmden geriye kalan; kopuk bir kurgu, silinmiş ya da eklenmiş sahneler, ses bandındaki bozulmalar, sessizlikler ve bunların çevresinde oluşmuş anlatılardan ibaret. Filmin sansüre uğramadan önceki kurgusu ve yapılan değişikliklerden sonra gösterime girmiş versiyonu bilinmiyor. Dolaşımda olan kopyalar arasında da ses, görüntü ve kurgu farklılıkları var. Serginin araştırma sürecinde bulunan 35mm nitrat film ise bugüne dek gün yüzüne çıkmamış görüntüleri içeriyor.

Salt’tan Gülce Özkara tarafından programlanan Karanlık Dünya, 23 Temmuz–14 Aralık tarihlerinde Salt Galata Mastercard Sergi Mekânı’nda ziyarete açık olacak.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

“Earth Remembers”

“Earth Remembers” sergisi Borusan Otomotiv ana sponsorluğunda Bobo by The Stay’de!

Bodrum Cennet Koyu’nda yer alan Bobo by The Stay, bu yaz sanatı doğayla buluşturan etkileyici bir açık hava sergisine ev sahipliği yapıyor.

“Earth Remembers Heykel Sergisi”, 9 uluslararası çağdaş sanatçının büyük ölçekli yerleştirmelerinden oluşan seçkisiyle, otelin zeytinlik alanında ziyaretçileri doğa ile iç içe çok katmanlı bir keşfe davet ediyor.

Earth Remembers Heykel Sergisi 11 Temmuz – 31 Ağustos tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Fatih Erkoç’un ilk kişisel fotoğraf sergisi

Marina Yacht Club bünyesindeki Merqezart Alternatif Sanat Mekanı, Temmuz ayına üç güçlü sergiyle merhaba dedi. Nursel Birler Carroll’ın soyut serisi “Calm”, Fatih Erkoç’un ilk kişisel fotoğraf sergisi “Işık ve Gölge” ve Mert Mazı’nın karışık teknikle ürettiği soyut geometrik eserlerinden oluşan “Derine” sergileri sanatseverlerle buluştu.

Türk müziğinin usta ismi, yorumcu, besteci ve aranjör Fatih Erkoç, müziğe adadığı yaşamının yanı sıra yıllardır tutkuyla ilgilendiği fotoğraf sanatındaki ilk kişisel sergisi “Işık ve Gölge” ile izleyicinin karşısına çıktı. Erkoç, bu sergiyle sanatseverlere farklı bir görsel deneyim sunuyor.

Nursel Birler Carroll, Fatih Erkoç ve Mert Mazı’nın eserlerinden oluşan bu özel seçki, 10 Ağustos tarihine kadar Marina Yacht Club’ta yer alan Merqezart Alternatif Sanat Mekanı’nda görülebilecek.

Contemporary Istanbul 20. Yaşını kutluyor

Contemporary Istanbul’un 20. yılını kutlayacağı edisyonu, 24-28 Eylül 2025 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleşecek.

Contemporary Istanbul 20.Edisyonunda Öne Çıkanlar

BMW’nin CI 20. Edisyonunda BMW Art Car koleksiyonu sergilenecek. Fuarda Alexander Calder’in tasarladığı 50 yaşındaki ilk araç ve Julie Mehretu’nun tasarladığı 1 yaşındaki son araç fuarda sanatseverlerle buluşacak.

Contemporary Istanbul önemli kilometre taşı olan 20. edisyonunda, yalnızca dünya çapında galerilerden olağanüstü bir seçki sunmakla kalmayacak, uluslararası galerilerin yanı sıra müzeler ile de iş birliği yapmaya devam ediyor. Özel müze seçkilerinde Hamburg’dan UBS Digital Art Museum, Londra’dan Phillips Auction House, Minato’dan Mori Art Museum, Tokyo’dan Palais de Tokyo, New York’dan Asia Society, Le Castellet’den Sigg Art Foundation, Londra’dan AWITA, Sharjah Barjeel’dan Art Foundation galerilerini ağırlayacak.

 

Contemporary Istanbul 20. Edisyon Tarihleri

24 Eylül Preview | Ön İzleme

25 – 28 Eylül General Admission | Genel Ziyaret

 

Contemporary Istanbul, ortak partnerleri Tersane İstanbul ve BMW Türkiye distribütörü Borusan Otomotiv ile iş birliği yapıyor. Resmi havayolu, dünyada en fazla destinasyona uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları ve Miles&Smiles; host partneri Pernod Ricard Türkiye; stratejik partneri Tosyalı Holding; partner Trendyol; sigorta partneri Magdeburger Sigorta; ağırlama partneri The Marmara Group ve daha pek çok marka ile iş birliği sürdürülüyor. Contemporary Istanbul ayrıca İstanbul ve Türkiye’nin yurt dışındaki tanıtımı için Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle uluslararası basını fuar boyunca İstanbul’da ağırlıyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto