Yazılar

Elif Uras “Ellerinde Toprak”

Elif Uras’ın kadın emeğini tarihsel ve maddi kültür bağlamında yeniden düşünmeye davet eden Ellerinde Toprak başlıklı sergisi, 16 Eylül – 8 Kasım tarihleri arasında Galerist’te izleyiciyle buluşuyor.

Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin (KTSM) desteğiyle gerçekleşen sergide, sanatçının New York’ta torna ve elde şekillendirme teknikleriyle ürettiği seramik işleri, Osmanlı’dan bu yana Türk çiniciliğinin tarihi merkezi olan İznik’te döküm yöntemiyle ürettiği eserleriyle ilk kez bir araya geliyor.

Sergi 8 Kasım 2025 tarihine dek, pazar günleri hariç her gün 11.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Adres: Meşrutiyet Cad. 67/1, Passage Petits Champs, Tepebaşı/İstanbul
Telefon: +90 212 252 18 96

Zygmunt Bauman “Yaşam Sanatı”

Bauman, bu kitabında, bireyin kendi özgücüne dayanarak hayatını sürdürme çabasını “yaşam sanatı” olarak adlandırır. “Akışkan modern toplumlarda” yaşamak zorunda olan bireyin, yaşam sanatı performansının, ne anlama geldiği tartışmalı da olsa, “mutluluk”la, “mutlu olmak” isteğiyle doğrudan bağlantısı var. Kişi bu dünyada mutlu olmak istemektedir, ama toplum halinde yaşamak da sorumluluk gerektirmektedir, kişi yalnızca kendisini değil, hemcinslerini de gözetmek zorundadır fakat “tüketim toplumu” mekanizmaları içine çekilmiş modern insan, mutluluk arayışında toplumsal gerçekliği bir kenara bırakıp kendini merkeze alarak hareket etmektedir. Sorun da buradadır: Mutluluk arayışında tek başına olduğunu düşünmesinden ve buna inanmasından ötürü çoğunlukla mutsuzlukla cebelleşmek zorundadır modern insan.

Amaç ve araçların birbirine karıştırıldığı, gelgeç zevklerin baş köşeye oturtulduğu tüketim toplumu insanını mercek altına alan Bauman, bu parlak çalışmasında, insanın kendini gerçekleştirme serüveninin aydınlık olduğu kadar karanlık noktalarına da bakıyor. Okuru kendi gerçekliğiyle yüzleşmeye davet eden Bauman, yaşam sanatının inceliklerini ustalıkla gözler önüne seriyor, daha iyi bir yaşam düşünü de elden bırakmayarak…

Pera Müzesi’nden 2 yeni sergi

Kuruluşunun 20. yılında sanatseverleri art arda sergilerle buluşturan Pera Müzesi, sonbaharı iki yeni sergiyle karşılıyor.

Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar, 29 sanatçının eserleri aracılığıyla koleksiyon ve kurumların yalnızca geçmişi muhafaza etmekle kalmayıp günümüzün toplumsal ve politik dinamikleriyle güçlü ilişkiler kurma potansiyeline odaklanıyor. İsveçli sanatçı Åsa Jungnelius’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize ise cam ve taşın etkileşiminden yola çıkarak malzeme ile insan arasındaki ilişkiyi araştırıyor.

Pera Müzesi’nin kuruluşunun 20. yılında sanatseverlerle buluşturmaya hazırlandığı Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar ve Åsa Jungnelius: Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize sergileri 16 Eylül 2025 – 18 Ocak 2026 arasında ziyaret edilebilecek.

Zeynep Koçan’dan “Tellerle Dokunan Düşler”

Sanat dünyasının dikkat çeken isimlerinden Zeynep Koçan, tel malzeme ile hayat verdiği şiirsel heykelleriyle izleyiciyi düşsel bir yolculuğa çıkarıyor! “Tellerle Dokunan Düşler” adlı sergisi, doğa, beden ve dönüşüm temalarını organik formlarla buluştururken, çağdaş heykel sanatına yepyeni bir soluk getiriyor.

Bodrum’un gözde noktalarından Ortakent Onna Mare’de sanatseverlerle buluşan etkinlikte, sevilen oyuncu ve sunucu Büşra Pekin’in moderatörlüğünde bir söyleşi de gerçekleşti. Etkinliğe ilgi yoğundu.

Serginin küratörlüğünü üstlenen Dr. Feride Çelik, “Tellerle Dokunan Düşler”in yalnızca malzeme kullanımındaki özgünlükle değil, çağdaş heykelin biçim arayışlarında da önemli bir durak olduğunun altını çiziyor. Sergi, izleyiciyi sadece telin biçimiyle değil, onun ötesindeki düşsel ve duyusal katmanlarla da buluşturuyor.

Sanatçı Zeynep Koçan, sezon başında Yalıkavak’ta gerçekleştirdiği serginin ardından, bu etkileyici sergiyle Bodrum’a veda ediyor. Sanatseverleri İstanbul’da gerçekleşecek yeni sergisine davet eden Koçan, “Tellerle Dokunan Düşler” serüvenini yeni bir şehirde, yeni bir ruhla sürdürmeye hazırlanıyor.

Zeynep Koçan’ın dokunuşuyla tel, bir malzeme olmaktan çıkıyor; adeta yaşayan, dönüşen bir bedene dönüşüyor.

Ekrem Yalçındağ “Nature. Form. Perform.”

Warehouse by The Stay, İzmir merkezli FA Sanat Galerisi iş birliğiyle Ekrem Yalçındağ’ın yeni sergisine ev sahipliği yapıyor.

Yalçındağ, “Nature. Form. Perform.” adlı sergisiyle sanatseverleri doğayla, biçimle ve performansla iç içe, düşündürücü ve ilham verici bir sanatsal deneyime davet ediyor.

 Sanatın iyileştirici gücünü zeytin ağaçlarının gölgesinde hissetmek isteyenler için Warehouse by The Stay, yaz boyunca dünya çapında tanınan sanatçı Ekrem Yalçındağ’ın “Nature. Form. Perform.” başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Türk çağdaş sanatının önemli isimlerinden Ekrem Yalçındağ, eserleriyle sanatseverleri doğanın derinliklerine, formun inceliklerine ve performansın canlılığına davet ediyor.

Yalçındağ’ın sanatsal düşüncesinin merkezinde her zaman yer bulan doğa, serginin de temelini oluşturuyor. Eserlerde doğanın farklı temsilleri ön plana çıkıyor. Eserlerin yapımında kullanılan ağaç baskı ve ipek baskı teknikleri, doğayla kurulan fiziksel ve kavramsal bağı güçlendiriyor.

“Nature. Form. Perform.” sergisi 29 Ağustos’a kadar devam edecek.

Deniz Gök “Çıkma Teklifi Geri Gelsin”

Eyyy benim âşık olmaktan usanmayan, date’ten date’e koşan, her date’ini sevgilisi yapmak isteyen, umudu bitmek tükenmek bilmeyen ama takılmaktan da öteye gidemeyen güzel kardeşim, flörtler artık el ele gezecek, utanmadan, çekinmeden “O benim sevgilim,” diyecek, fotoğraf paylaşacak, sosyal medya biyografisine baş harfini yazacak. İsmini koluna dövme olarak yaptıracak. Sana andımız olsun: ÇIKMA TEKLİFİNİ GERİ GETİRECEĞİZ.

“İlk ve Son”

BodrumArt’ın 20. yıl sanat festivali kapsamında 16 – 23 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek “İlk ve Son” sergisi, izleyiciyi zaman, beden ve kuşaklar arası bir sanat dili etrafında düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

84 yaşındaki BodrumArt Onursal Başkanı olan sanatçı İnci Başağa Yörükoğlu (d.1941), sanat pratiğinde, yaşamın farklı dönemlerinde birikmiş duyguları sezgisel bir dille tuvale aktarır. Renk ve biçim aracılığıyla sevinç, kırılganlık ve geçmişin izlerini işler. Kendi iç dünyasıyla kurduğu güçlü bağ, eserlerine samimi ve içten bir ifade gücü kazandırır. Türkiye’de modern sanatın öncülerinden Ferruh Başağa’nın kızı olan sanatçı, ülkemizde modern sanatın gelişimine katkı sunmuş bir geçmişin parçası olarak, izleyiciyi hem zamansız hem de kişisel bir boyutta yakalamayı hedefler. Yıllara yayılan üretimi, kişisel hafızayı evrensel duygularla buluşturan bir anlatı sunar.

Bu özel sergide, Yörükoğlu, Paris’te yaşayan pluridisipliner sanatçı Deniz Demirer (d.1997)’i konuk ediyor. Fransa’da Université Paris 1 Panthéon Sorbonne’da Plastik Sanatlar eğitimini tamamlamış olan sanatçı, aynı zamanda Yörükoğlu’nun torunu olarak ailedeki sanat geleneğini geleceğe taşımaktadır.

“İlk Ve Son”, Bir Ailenin İki Kuşağı Arasında Kurulmuş Sessiz Ama Güçlü Bir Bağın, Sanat Aracılığıyla Görünür Kılındığı, Çok Katmanlı Bir Anlatı Sunuyor.

Ses teli nodülleri çocuklarda da sık görülüyor!

Sabahları sesiniz çatallı mı çıkıyor? Konuşurken zorlanıyor ya da boğazınızda bir şey varmış gibi mi hissediyorsunuz? Ses kısıklığı çoğu zaman geçici ve masum bir sorun olarak görülse de kimi zaman da altında ciddi hastalıklar yatabiliyor! Acıbadem Kartal Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan Yapılan çalışmalarda; özellikle sesini yoğun şekilde kullanan neredeyse her 4 kişiden birinin ses kısıklığı ile karşılaştığı bildirilmektedir. Ses kısıklığı dışında seste çatallanma, kabalaşma, yorulma ve özellikle kadın hastalarda sesin erkek sesi gibi çıkması diğer başvuru şikayetleridir diyor.

Ses kısıklığı sorununun mevsimsel alerji, üst solunum yolu enfeksiyonları veya reflüye bağlanmasının, altta yatan daha önemli bir sorunun tedavisini geciktirebildiğini vurgulayan Dr. Aslan “Bu nedenle ses kısıklığımızı çeşitli şekillerde masum bir nedene bağlamadan önce mutlaka kulak, burun ve boğaz muayenesi yaptırmalıyız. Çünkü ses teli nodülü, kisti ve polibinden erken evre ses teli kanserine dek birçok hastalık ilk etapta ses kısıklığı olarak bulgu vermektedir ” diye konuşuyor.

KBB Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan, ses kısıklığına yol açan 7 etken ile sağlıklı ve güçlü bir sesin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Seyfettin Aslan

Dr. Seyfettin Aslan

  • Üst solunum yolu enfeksiyonları

Sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında ortaya çıkan ses kısıklığı enfeksiyon tablosu geriledikten sonra kısa süre içerisinde düzelmektedir. Ancak bu dönemde sigara tüketmemek, sesi yoğun kullanmamak önemlidir.

  • Alerji

Dr. Aslan “Mevsim geçişlerinde yoğun üst hava yolu alerjenleri (ev tozu, polen vb) ile temas sonucu burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve hapşırık ile birlikte seste değişiklik yaşanabiliyor. Muayenede üst hava yollarındaki alerjik değişiklikleri görerek tanı koyabilmekteyiz. Tedavide ise alerjen maddelerden kaçınmak da kritik önem taşımaktadır” diyor.

  • Reflü

Laringofaringeal reflü ses kısıklığı yapabilmektedir. Ses kısıklığının yanı sıra midede yanma, boğazda asit tadı hissedilmesi ve mide içeriğinin boğaza kaçması gibi şikayetlerin varlığı reflü larenjitine işaret etmektedir. Tedavide ilacın yanı sıra yaşam tarzı değişikliği (mide asit salgısını artırabilecek yoğun baharatlı yiyeceklerin ve kola-kahve gibi içeceklerin tüketiminden kaçınılması, gece geç saatte besin tüketilmemesi vb) büyük rol oynamaktadır.

  • Ses teli nodülleri

KBB Uzmanı Dr. Aslan “Ses teli nodülleri günümüzde çocuklarda da sık görülmektedir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda spor, oyun veya sosyal aktivite sırasında yüksek sesle veya bağırarak konuşmaya bağlı olarak ses teli nodülleri gelişebilmektedir. Bu nodüler dokular konuşma sırasında ses tellerinin titreşimini bozarak ses kısıklığına neden olmaktadır. Tedavide konuşma ve ses terapisi hastalarımız için faydalı olmaktadır” diyor.

  • Ses teli polipleri ve kistleri

Ses tellerinde oluşan polip ve kistler, uzun süreli ses kısıklığının önemli nedenlerindendir. Polipler genellikle sigara kullanımı ve sesin yanlış kullanılmasıyla ortaya çıkar. Kistler ise ses teli içinde yerleşir ve doğuştan olabileceği gibi sıklıkla sonradan gelişir. Her iki durumda da ses kalınlaşır, çatallanabilir ve tedavi için genellikle cerrahi ile ses terapisi gerekir.

  • Sigara polibi

Dr. Seyfettin Aslan “Hastalarımıza sigara polibi olarak anlattığımız Reinke ödemi (ses telleri yüzey epitelinin hemen altında koyu, jöle benzeri sıvı birikimi) sesin normalden daha kalın hale dönmesine neden olur. Yoğun sigara kullanımı ile ilişkilidir. Özellikle kadın hastalarımız seslerinin erkek sesine benzemesinden, örneğin; telefonda ‘buyrun beyefendi’ diye hitap edilmesinden şikayetçi olmaktadırlar. Tedavisi sigarayı bırakmak ve cerrahidir” diyor.

  • Ses teli kanseri

Ses telinin iyi huylu hastalıkları gibi erken evre ses teli kanseri de ses kısıklığıyla bulgu verir. Bu nedenle özellikle yoğun sigara içen, alkol kullanan veya ailesinde baş, boyun kanseri öyküsü olan bir hastada ses kısıklığı geliştiğinde mutlaka KBB uzmanı tarafından laringoskopik muayene yapılmalıdır.

Sağlıklı ve güçlü bir sesin 9 püf noktası

KBB Uzmanı Dr. Seyfettin Aslan, ses sağlığımızı korumanın ve sağlıklı, güçlü bir sese sahip olmanın 9 püf noktasını şöyle sıralıyor:

  • Boğazınızı temizleme davranışından kaçının
  • Ortam gürültülü de olsa bağırmayın, yüksek sesle konuşmayın
  • Aralıksız konuşmayın. Birkaç kelimede bir nefes alıp sonra konuşmaya devam edin
  • Kafeinli veya asitli içecekleri fazla tüketmeyin
  • Bol sıvı alarak boğazınızı nemli tutun
  • Düzenli ve yeterli uyuyun
  • Sigara ve alkolden kaçının
  • Sesinizi yoğun kullanacaksanız mutlaka öncesinde ses ısıtma egzersizleri yapın
  • Sesinizin yorulduğunu hissettiğinizde mutlaka dinlendirin

“Freedom”

Özgürlük, bir fikirden çok daha fazlasıdır — bir his, bir haykırış, bir iz…

Freedom, fırçanın ve dokunun diliyle anlatılan içsel ve evrensel bir arayıştır.

Küratörlüğünü Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği ve sanatçılar Mine Özgen, Murat Özgen’in “Freedom” sergi, 30 Ağustos tarihine kadar Trump Alışveriş Merkezi B2 katında bulunan Trump Art Gallery’de ziyaret edilebilir.

“Mimesis: Yeniden”

Sanatta Dönüşüm ve Döngüsel Varoluş Üzerine Bir Karma Sergi Gallery 11.17, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

”Mimesis: Yeniden” başlıklı bu karma sergi, tüm yaz boyunca ziyarete açık olacak. Antik Yunan felsefesinde sanatın temel meselesi olan” mimesis” (yeniden yaratım) kavramından hareketle kurgulanan sergi, fotoğrafın gerçeklikle kurduğu ilişkiyi, yağlıboyanın yorumlayıcı dilini ve heykelin mekânsal varlığını aynı platformda buluşturuyor. Her biri kendi teknik ve kavramsal bütünlüğüne sahip eserler, izleyiciyi sanatın dönüştürücü gücü üzerine düşünmeye davet ediyor.

Sanatın farklı disiplinlerinin birbirini nasıl beslediğini gözlemlemek ve “yeniden yaratım” kavramının çağdaş yorumlarını keşfetmek isteyen sanatseverleri Gallery 11.17’ye bekliyoruz.

Sanatçılar; Aytaç Beyazgül, Beyza Boynudelik, Durmuş Bahar, Erman Gürcüm, Feyyaz İnanç, Haydar Akdağ, Levent Oyluçtarhan, Mark Erhan Geçim, Melike Beyazgül, Neslihan Demircioğlu, Oktay Değirmenci, Özgür Demirci, Pınar Baklan, Samet Öztürk, Saim Erken, Sefa Çakır, Selahattin Yıldırım, Shahnaz Aghayeva.