Yazılar

Emre Şen’in yeni teklisi “Heba”

Söz yazarı, besteci ve yorumcu Emre Şen’in yeni teklisi “Heba” TCTVL etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

Kariyerine Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nde öğrenciyken başlayan Şen, uzun süre canlı performansları ile adından söz ettirdi. Emre Şen, yayınladığı bir albüm ve bir teklinin ardından şarkılarını yazmaya devam etti. Üç yıldır Tan Taşçı’nın Başkanlar Korosu’nde baş solist olarak sahneye çıkan Şen, kendi şarkılarını ve sürprizlerle dolu yeni projelerini yayınlamaya başlıyor.

Serinin ilk şarkısı “Heba”, Emre’nin İstanbul’da bir gece yarısı aniden uyanıp yazdığı bir şarkı. “Sanırım acı bizleri besliyor, ordan yola çıktım, biraz hafif sallantılı bir ritim eşliğinde de duygusal bir haykırış oldu Heba.” diyen Emre Şen, sonrasındaki süreci de; “Şarkıyı yazdıktan sonra ilk kayıtları Bodrum’da yaptık. Tan Taşçı okuldan arkadaşım ve müzikal olarak beni çok besleyen, fikirlerine çok önem verdiğim bir müzisyen.

O’na dinlettikten sonra süreç daha da heyecan verici oldu. Şarkıyı birlikte kaydettiğimiz için de çok heyecanlıyım. Uzun zamandır konserlerde Heba’yı söylüyorduk. Güzel bir başlangıç oldu.” diyerek özetledi.

Mavi Mağara’nın galası sanatseverlerin katılımı ile gerçekleşti

Kerem Bürsin ve Devrim Özkan’ın başrollerini paylaştığı Mavi Mağara’nın galası, sanat camiasından ünlü isimlerin katılımıyla Frankhan’da gerçekleştirildi.

Kerem Bürsin ve Devrim Özkan’ın başrollerinde yer aldığı film, deniz kuvvetlerinde asker olan Cem (Kerem Bürsin) ve eşi Alara (Devrim Özkan) arasındaki aşk hikayesine odaklanıyor. Okan Yalabık, Ece Dizdar, Yüsra Geyik ve Taner Birsel’in kadrosunda yer aldığı, Ay Yapım ve BraveBorn Films’in yapımcılığını üstlendiği Mavi Mağara, 18 Ekim’de yalnızca Prime Video üyelerine özel olarak yayınlanacak.

Nissan, otoda üretip eve kullanılan elektrik teknolojisi

Nissan 2026’dan itibaren seçili elektrikli araçlarda uygun fiyatlı araç içi çift yönlü şarjı başlatacağını duyurdu.

Bu girişim, Nissan’ın sürdürülebilir bir enerji ekosistemi yaratma vizyonu doğrultusunda önemli bir adım teşkil ediyor.

Elektrikli araç sahiplerinin araçlarının bataryasında depolanan elektriği evlerine güç sağlamak için kullanmalarına veya elektrik şebeke sağlayacılarına geri satmalarına olanak tanıyan Araçtan Şebekeye (V2G) teknolojisi ilk olarak Birleşik Krallık’ta piyasaya sürülecek ve bunu Avrupa’daki diğer pazarlar izleyecek.

Proje, Nissan’ın son on yılda dünya çapında gerçekleştirdiği yaklaşık 40 pilot proje ile V2G alanındaki kapsamlı deneyimiyle destekleniyor.

Nissan, Birleşik Krallık ulusal enerji tedarikine elektrik sağlamak için gereken AC tabanlı bir çözümle** G99 Şebeke kodu sertifikası alan ilk otomobil şirketi oldu.

Nissan Energy bayrağı altında kurulan şirketin amacı, V2G teknolojisini Avrupa ve ötesindeki pazarlarda yaygınlaştırmak, tüketicileri yerel altyapı ve yasal gerekliliklere uygun olarak AC veya DC tabanlı V2G çözümleriyle güçlendirmek olacak.

Dolki Min “Yürüyüş Pratiği!”

Ayrıntı Yayınları, Koreceden çevrilen ilk kitabını yayımladı: Yürüyüş Pratiği!

Dolki Min’in tüm dünyada çok dikkat çeken bilimkurgu ve gerilim romanı Yürüyüş Pratiği, istediği cinsiyete geçme yeteneğine sahip bir uzaylının Dünya’da hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. İnsanlarla beslenen ve onları avlamak için şekil değiştirerek insan formuna giren, avlarını bulmak için çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan uzaylının hikâyesi, cinsiyet ve toplumsal normlar üzerine hem derin ve zorlayıcı hem de yer yer komik bir eleştiri sunuyor. Min, kişisel deneyimlerinden de izler taşıyan ilk romanı Yürüyüş Pratiği’nde toplumsal cinsiyetin insanlar üzerindeki etkilerini ve bu normların nasıl dayatıldığını ele alırken dışlanmışlık ve “öteki”lik hissini de güçlü bir şekilde işliyor.

Ressam Kemal Kara’nın 15. Yıl sergisi

Ressam Kemal Kara’nın 15. Yıl sergisi, Futy Art Gallery Acarkent’te sanatseverlerle buluştu. Sergi, sanatçının bugüne kadar gerçekleştirdiği “Diyalogların Anı”, “Efekte Efekt”, “Namı Olmayan Giremez”, “Yeni Olan Hiçbir Şey Yok”, “Bir Parçadan Diğerine”, “Paşalar ve Kuvâ-yi Milliye”, “Benim Adım Ne Onu Söyle” gibi kişisel sergilerinin yanı sıra, yeni hazırladığı sekizinci kişisel sergisi “Sonun Başlangıcı” ile izleyiciyle buluştu.

Sanat hayatında 15 yıldır aktif olarak üretim yapan Kemal Kara’nın eserleri, diyaloglar arasındaki sınırlar ve ilişki temaları üzerine yoğunlaşıyor. Kara, bu serilerde diyalogları sınırları, boyutsal değişimleri ve devinimleri inceliyor.

Futy Art Gallery Acarkent’te sanatçı konsept sergilerinde sıkça kullandığı ve vazgeçmediği kırmızı zemin üzerine siyah rengi neden tercih ettiğini ise şu şekilde açıklıyor: “Dönemin şartlarını ve zorluklarını ifade etmek için eserlerimi kırmızı odada tab ediyorum. Renkleri tarihsel bakış açısı ve felsefesiyle birleştirip sembolize ediyorum.” Kemal Kara, sanatseverleri 15. Yıl sergisinde bu dünyayı keşfetmeye davet ediyor.

Modayla sanatın buluştuğu koleksiyon

Türk hazır giyim sektörünün ve moda dünyasının lider markalarından Sarar, ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden illüstratör Robin Yayla ile iş birliğine imza atarak özel bir kapsül koleksiyon geliştirdi.

Sarar’ın 80. yılına özel olarak hazırlanan koleksiyonda, Eskişehir, İstanbul ve Paris gibi şehirlerin simgesel yapılarından ilham alınarak tasarlanan takım elbise, gömlek, bomber mont, pantolon, sweatshirt, t-shirt ve çanta gibi parçalar, vitrinlerdeki yerini alacak.

Koleksiyonda kullanılan baskı teknikleri, nakış patch ve kabartmalı baskı gibi dikkat çekici tekniklerle hazırlanan tasarımlar, konforlu kalıpları ve kaliteli detayları ile moda severlere, stillerini ön plana çıkaracak şık ve modern alternatifler sunuyor. Yüksüğün şapka, mezuranın elbise, iğnenin ise kılıç olarak yeniden yorumlandığı koleksiyon ile moda sektörüne yeni bir soluk getirilmesi planlanıyor.

Geç kalınırsa kalp yetmezliğine neden olabilir!

Mitral kapak yetmezliği; kalbin sol kulakçık ve sol karıncığının arasında tek yönlü kan akımına izin veren ve iki yaprakçıktan oluşan kapağın fizyolojik görevini yerine getirememesi olarak tanımlanıyor. Kalp kapak hastalıklarının en sık görülen türü olan mitral kapak yetmezliğinin dünya genelinde her 100 kişiden 2’sini etkilediği tahmin ediliyor. Mitral kapak yetmezliği hafiften ileri düzeye kadar değişen derecelerde görülebiliyor. Hafif düzeyde oluşan bir yetmezlik genellikle belirti vermezken, hastalık ilerlediğinde günlük yaşamı ileri derecede kısıtlayan çeşitli semptomlar gelişebiliyor.   Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar,  mitral kapak yetmezliğinde pek çok hastalıkta olduğu gibi erken tanının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekerek, “Zira, tedavi edilmemiş hastalarda bu tablo ritim bozukluğuna,  başta akciğer olmak üzere tüm organlarda dolaşım bozukluğuna ve kalp yetmezliğine neden olabilmektedir. Dolayısıyla, eğer daha önceden sorun yaşamadan yapılan fiziksel aktivitelerde ki bunları yürüyüş ve merdiven veya yokuş çıkma olarak düşünelim; nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma, halsizlik ve  baş dönmesi gibi sorunlar yaşanıyorsa, mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Ayrıca özellikle düz yatınca gelen öksürük ve nefes açlığı hissi gibi belirtiler de ihmal edilmemelidir” diyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Doç. Dr. Onur Taşar

En yaygın nedeni ‘kapağın çökmesi’

Mitral kapak yetmezliğinin en yaygın görülen nedeni, doğumsal veya sonradan gelişen kapak çökmesi oluyor. Ayrıca doğumsal bazı yapı bozuklukları, çocukluk çağında geçirilen eklem romatizması sonrasında oluşabilen kalp ile kapakların iltihaplanması, bazı ritim ve kalbin elektriksel ileti bozuklukları, enfeksiyonlar, kalp yetmezliğine bağlı olarak kalbin büyümesi ve kapakların bu büyümeye eşlik edememesi, geçirilmiş miyokard infarktüsü, miyokarditler ve çeşitli romatizmal ile miyokardiyal tutulum gösterebilen hastalıklar mitral kapak yetmezliği sebebi olabiliyor.

Gecikilirse ciddi sorunlar gelişebiliyor!

Kalpteki kanın doğru yönde akmasını sağlayan dört kapaktan 1’i mitral kapak olarak adlandırılıyor. Kalbin sol tarafında yer alan mitral kapak akciğerlerden gelen temiz kanı kalbe taşıyor. Ardından kalp mitral kapaktan gelen temiz kanı vücuda pompalıyor. Bu süreçte kapak tamamen kapanmazsa, yani kapakta kaçak olursa, kalp temiz kanı vücuda yeterince pompalayamıyor. Kanın akciğerde toplanması ve kalbin aşırı efor sarf etmesi sonucunda özellikle merdiven veya yokuş çıkarken halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi problemler gelişmeye başlıyor. Tedavide gecikildiği takdirde sorun ilerleyerek akciğer ödemi, kalpte ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği gibi hastanın hayatını tehdit eden sorunlara yol açabiliyor.

Tedavi hastaya özel planlanıyor

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, sorun yaşanan mitral kapakların onarılması veya değiştirilmesi gerekebildiğini belirterek, “Kapak fonksiyonlarının normal veya normale yakın olarak fizyolojik düzeylere getirilmesi ve yol açabileceği sorunların çeşitli ilaçlarla veya yaşam tarzı değişiklikleriyle önüne geçilmesi tedavide ana hedefleri oluşturmaktadır” diyor.  Tedavinin  hastanın genel durumu, eşlik eden hastalıklar ve kapak yapısı göz önüne alınarak planlandığını vurgulayan Doç. Dr. Onur Taşar, sözlerine şöyle devam ediyor: “Mitral kapak yetmezliğinde çeşitli tedavi yöntemleri mevcut. Kapalı yöntemle, yani anjiografik olarak kapağın tamiri, yine uygun hastalarda aynı yöntemle yeni kapak yerleştirilmesi, cerrahi olarak açık kalp ameliyatıyla kapağın tamiri ve yeni kapak yerleştirilmesi veya mandal yöntemiyle ameliyatsız olarak kapak tamiri, tedavi yöntemlerinden bazılarını oluşturmaktadır.  Bu yöntemlerden hangisinin seçileceğine, detaylı bir muayene, görüntüleme ve laboratuvar yöntemlerinden sonra girişimsel kardiyolog, klinik kardiyolog, kalp-damar cerrahı ve kardiyovasküler anestezisi uzmanından oluşan kalp ekibi tarafından karar verilmektedir”

Kapak yetmezliğine “mandal” yöntemi

Günümüzde, mitral kapak yetmezliğinde başarılı sonuçları bilimsel açıdan kanıtlanmış olan  ”mandal’’ yöntemi yaygın olarak uygulanan bir tedavi seçeneğini oluşturuyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, genel anestezi altında gerçekleştirilen ameliyatsız mitral kapak tamirini şöyle özetliyor: “Bu yöntemle, göğüste veya başka bir bölgede kesi yapmadan, kasık toplardamarından girilerek, kateter yoluyla kalbin içine ulaşılmaktadır. Ardından, hasarlı ve kapanma kusuru olan mitral kapak yaprakçıkları çok küçük ölçekli bir klip (mandal) ile birbirine dikilmektedir.  Hasta, ertesi gün hastaneden taburcu edilerek normal hayatına dönebilmektedir. Mandal yönteminin  en önemli avantajı,  deneyimli merkezlerde yüzde 1’den daha düşük riskle yapılmasıdır”

Erşan Kuneri için gösterim öncesi kutlama

Netflix’in 10 Ekim’de yayınlanacak Erşan Kuneri dizisinin 2. sezon lansmanı bu akşam The Marmara Esma Sultan’da gerçekleşti.

Geceye dizinin yaratıcısı Cem Yılmaz başta olmak üzere, dizinin oyuncu kadrosundan Zafer Algöz, Çağlar Çorumlu, Şükran Ovalı, Ahsen Eroğlu, Nilperi Şahinkaya, Bige Önal, Bülent Şakrak, Bora Akkaş, Merve Dizdar, Celal Kadri Kınoğlu, Hande Yılmaz, Alişan Uğur, Ozan Çelik ve Cengiz Bozkurt katıldı. Sanat ve sinema dünyasından pek çok ünlü ismin katıldığı gece, Sonic Boom’un canlı performansıyla devam etti.

Mercedes-Benz G 580 tamamen elektrikli

Mercedes-Benz, ikonik G-Serisi’nin yeni elektrikli versiyonunu Kapadokya’da düzenlenen özel bir test sürüş etkinliği ile tanıttı.

Kapadokya’nın eşsiz doğasında gerçekleştirilen sürüş deneyimi, elektrikli G-Serisi’nin arazi performansını gözler önüne serdi. Kendi ekseni etrafında dönmesine olanak sağlayan G-TURN ve iyileştirilmiş ses deneyimi sunan G-ROAR özelliklerinin yanı sıra üç vitesli akıllı arazi fonksiyonu (Off-road Crawling) ile G 580, dik yamaçlarda ve kayalık zeminlerde üstün manevra kabiliyeti ve maksimum kontrol sağlıyor. Çevre dostu bataryasıyla lüks ve performansı sürdürülebilirlik ilkeleriyle buluşturan G 580, elektrikli arazi araçlarında yeni bir standart belirliyor.

DAMAT TWEEN ve DCEY’den döngüsel moda da iş birliği

DAMAT TWEEN, döngüsel modadaki öncülüğünü DCEY iş birliği ile taçlandırdı. İş birliği kapsamında DAMAT TWEEN smokinleri, artık (DCEY) Davet Çok Elbisem Yok ile kiralanabilecek.

Sürdürülebilirlik felsefesi ışığında “döngüsel moda”nın çok güçlü bir öncüsü olan DAMAT TWEEN, bu alanda bireysel ve toplumsal farkındalığı artırma amacıyla attığı adımlara yenisini ekledi.

Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu ve DCEY Kurucusu Eda Franci ev sahipliğinde düzenlenen davete, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu katıldı.

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “DAMAT TWEEN’i stiline özen gösteren herkesle buluşturmayı amaçlıyoruz. Bu anlamda DCEY iş birliğimiz, lüksü sürdürülebilir moda ekseninde ulaşılabilir kılmak için anlamlı oldu” dedi.

Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Pazarlama Grup Başkanı Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu “DAMAT TWEEN olarak DCEY ile modaya olan tutkumuzun ve sürdürülebilirlik ruhumuzun buluştuğu güçlü bir iş birliğine imza attık ve bu anlamlı iş birliği ile döngüsel moda için alternatif alan yarattık. ‘Döngüye Saygı’ mottomuz ışığında yıllar öncesinden üretimden tasarıma çok önemli yatırımları devreye almış durumdayız. Gelecek yıldan itibaren koleksiyonlarımızın yüzde 90’ını geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi hedefliyoruz” dedi.