Yazılar

Çağan Şengül ikinci albüm sürprizi

Çağan Şengül ikinci albüm haberini müzikseverlerle paylaştı. Diskografisindeki ilk albümü olan “YANGIN” ile 200 milyona yakın dinlenmeye ulaşan Çağan Şengül, ürettiği zamansız şarkılar ile müzik dünyasındaki yerini kalıcılaştırmayı ise kısa sürede başardı.

Şimdilerde ise yeni albüm heyecanında olan Çağan Şengül, dinleyicilerini bekletmeden ikinci albümünden ilk parçayı Cuma günü müzikseverlerle buluşturacak. “Mağlup” adını verdiği parçanın söz ve müziği her zamanki gibi Çağan Şengül’e aitken, sanatçıya yetenekli prodüktör Burak Bedirli eşlik ediyor. Parçanın deniz kenarında çekilen klibinde ise Çağan Şengül oyunculuğuyla dikkat çekerken, genç yönetmen Enes Görk’ün bir sonraki şarkıya yaptığı referans ise dikkat çekiyor. Çağan Şengül’ün son parçası “Mağlup” Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda olacak.

Yeni yıl ruhunu yansıtan hediyelikler

Yılbaşı ruhunu yaşam alanlarına yansıtmak, bu özel zamanı daha keyifli hale getirmenin en güzel yollarından biri. Işıltılı süslemeler, dekoratif parçalar, yeşilin ve kırmızının sıcak tonlarıyla yaratılan köşeler, şamdanlar ve objeler özellikle yılın bu döneminde evlerde samimi bir atmosfer yaratıyor. Yaşam alanlarına yeni yıl ruhu katmak isteyenlerin en sevdiği parçalar ise Boyner Evde seçkisinde bir araya geliyor.

Koleksiyondaki yılbaşı temalı objeler, geyik motifli süslemeler, fındıkkıranlar, mumlar, koltuk şalları, ağaç süsleri ve eğlenceli kar küreleri ile yeni yıl ışıltısı evlere yansıyor. Sevdikleriyle unutulmaz bir yeni yıl sofrasında buluşmak isteyenler için de farklı seçenekler yine Boyner Evde’de yerini alıyor. Desenli tabaklar, kupalar, sofra şıklığını tamamlayan şamdanlar ve ahşap kaselere kadar pek çok parça zevkli bir masanın başrolünde oluyor.

Hanımlara güzellik sırları

Arcon Kozmetik markalarından Cosmetic Club, JW Marriott Ankara’da seçkin davetlilerin katılımıyla özel bir etkinlik gerçekleştirdi.

Projehane çatısı altında Bilge Kuru ev sahipliğindeki davete cemiyet ve iş hayatından çok sayıda isim katılarak Cosmetic Club’ın güzellik ürünlerini deneyimlediler.

Parfüm, makyaj ve cilt bakımında dünya çapında tanınan 12 lüks markanın ürünlerini bir araya getiren Cosmetic Club’ta konuklar ikonik ürünleri yakından inceleme ve deneme fırsatı buldu. Arcon Kozmetik Kurucu Ortağı ve Ceo’su Deniz Aksoy, markalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Ankaralı konuklarla tek tek ilgilenilerek kişiye özel cilt bakım ve makyaj deneyimi sunan davette ziyaretçiler lüks markaların ikonik ürünleri yakından keşfettiler. Davette yer alan uzman güzellik danışmanları, konuklara cilt tiplerine uygun ürün önerilerinde bulunarak özel makyaj uygulamaları ve cilt bakım seansları gerçekleştirdi. Davetliler Cosmetic Club’da lüks makyaj, bakım ve parfüm dünyasına renkli bir yolculuk yaptılar.

Dünyanın en hızlı dört kapılı elektriklisi

Xiaomi SU7 Ultra, 1548 PS güç üreten üçlü motor sistemi, 1.98 saniyelik hızlanma ve 350 km/s maksimum hız ile dünyanın en hızlı dört kapılı elektrikli aracı oldu.

Küresel teknoloji devi Xiaomi, yılın en önemli lansman etkinliklerinden birini gerçekleştirerek Xiaomi SU7 Ultra’yı Çin’de resmen tanıttı. Xiaomi’nin en yüksek performanslı elektrikli aracı olan, teknoloji ve sürüş deneyimini bir araya getiren Xiaomi SU7 Ultra, sokak ve pist sürüşü için mükemmel bir şekilde tasarlandı.

Xiaomi SU7 Ultra prototipindeki aynı üçlü motor sistemi ve pist versiyonu yüksek güçlü bataryayla donatılan araç, maksimum 1548 PS beygir gücüne ulaşıyor. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 1.98 saniyede tamamlıyor (tekerlekler dönmeye başlar başlamaz). 350 km/s maksimum hızıyla dünyanın en hızlı dört kapılı seri üretim aracı unvanını taşıyor. Ayrıca, üstün fren sistemi sayesinde 100 km/s hızdan tam duruşa yalnızca 30,8 metrede ulaşıyor. Xiaomi SU7 Ultra, üstün kontrol ve daha yüksek bir yol tutuş eşiği sağlayan yarış pisti ayarlı şasi sistemi içeriyor. Fabrikadan çıktığı anda piste hazır olan araç, yasal olarak sokakta kullanılabilen dört kapılı bir spor otomobil olarak öne çıkıyor.

Farklı bir yorum ile Atatürk Heykeli

Turizm ve Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında Seçkin Pirim tarafından tasarlanan dev Atatürk Heykeli İzmir’de.

ASAŞSANAT’ın desteğiyle hayata geçirilen içinde sanatçı Seçkin Pirim’in Atatürk Heykeli’nin de yer aldığı 4 özel eser 26 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda sergilenecek.

ASAŞSANAT atölyesinde üretilen dört eser, 26 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda (Tarihi Alsancak Tekel Fabrikası) sanatseverlerle buluşacak. Sergilenen eserler arasında ASAŞ’ın Cumhuriyet’in 100. yılı anısına sanatçı Seçkin Pirim tarafından tasarlanan dev Atatürk heykeli de yer alıyor.

Bilfen’de 29 Ekim büyük coşku ile kutlandı

Bilfen Anaokulları öğrencileri Cumhuriyet’in ikinci yüz yılının ilk “Cumhuriyet Bayramı”nı büyük bir coşkuyla kutladı. Sanatçı Eda Özülkü’nün sunumları eşliğinde Sunay Akın’ın “Cumhuriyet’e Giden Yol” anlatımı ile başlayan gece, anaokulu öğrencilerinin muhteşem performanslarıyla devam etti.

Bilfen Esenşehir İlköğretim Okulları Konferans Salonunda yapılan Cumhuriyet’in 101.yıl kutlamaları, şair ve yazar Sunay Akın’ın “Cumhuriyet’e Giden Yol” sunumuyla başladı.  Hem gökyüzüne hem de yeryüzüne hâkim, büyük başarılara imza atarak tarihte dönüm noktası olmuş bilim insanlarından bahseden Akın; “101. yaşını kutladığımız Cumhuriyet bu topraklarda tekrar gökyüzüne, yıldızlara bakmanın adıdır. Cumhuriyet bir kültürdür. Kültür ise bilginin merkezine insan aklını koymak, bilgiye hâkim olmaktır. Bize bu bilgiyi sunan Mustafa Kemal Atatürk; kız çocuklarına eğitim hakkını vermiş ve birçok bilim kadının yetişmesine de vesile olmuştur. İşte Cumhuriyetimizi okuyarak daha güzel yarınlara taşıyacak olanlar ise buradaki çocuklarımız.” diyerek sahneyi minik öğrencilere bıraktı.

Bilfen Anaokulları öğrencileri Cumhuriyet’in ikinci yüz yılının ilk “Cumhuriyet Bayramı”nı velilerinin katılımı ile büyük bir coşkuyla kutladı.

Divertikülit sıklıkla belirti vermiyor!

Divertikülitin (Bağırsak hastalığı) ciddiye alınması hemen tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu kaydeden Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Divertikülit özellikle 50 yaşın üzerinde sık görülmektedir. 50 yaş üzerinde görülme oranı yüzde 30 iken 80 yaş üzerindeki görülme sıklığı yüzde 70’e çıkar.” dedi. Divertikülitin sıklıkla belirti vermediğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Genellikle bir başka hastalığın araştırılması esnasında ortaya çıkıyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, sindirim sistemindeki bir veya daha fazla küçük kesenin iltihaplanması veya enfeksiyonu sonucu şiddetli karın ağrısı, ateş, titreme ve karında şişliğe neden olan divertikülit hastalığı hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Divertikülit ciddiye alınmalı ve hızla tedavi edilmeli!

Divertikülün, kalın bağırsaktan dışarıya çıkan balon şeklindeki kesecikler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Genellikle kalın bağırsağın zayıf bölgelerinde oluşur. Tek keseye Divertikül denirken bunların çok sayıda fazla olmasına Divertikülozis adı verilir. Bu kesecikler herhangi bir nedenden dolayı iltihaplandığında meydana gelen hastalığa Divertikülit denir. Divertikülit kolonun her yerinde olabilirse de en çok Sigmoid Kolon dediğimiz kısımda olur. Sigmoid Kolon ise rektuma yakın bölümünü kapsıyor. Divertikülit ciddiye alınması hemen tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Divertikülit özellikle 50 yaşın üzerinde sık görülmektedir. 50 yaş üzerinde görülme oranı yüzde 30 iken 80 yaş üzerindeki görülme sıklığı yüzde 70’e çıkar.” dedi.

Ağrı ve hassasiyet en sık karnın sol alt kısmında görülüyor

Divertikülitin genellikle divertikülün bulunduğu bölgede ağrı ve hassasiyet ile kendini gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Ağrı ve hassasiyet en sık karnın sol alt kısmında, karın şişkinliği, ateş, üşüme, halsizlik, bulantı, kusma, kabızlık, nadiren dışkıda kanama, bazen ishal, hafif karın krampları tarzında olabilir. Uzun yıllardır divertikül oluşumunda kronik kabızlığın etkili olduğu düşünülmektedir. Kabız insanlarda, kalın bağırsak dışkıyı hareket ettirebilmek için daha fazla güç uygular ve bu durumda kalın bağırsağın basıncı artar ve artan basınç ile kalın bağırsağın zayıf bölümünden divertikül oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle diyette yeteri kadar lif alımı kabızlık riskini azaltır.” diye konuştu.

50 yaş üzeri erkeklerde daha sık görülüyor

Divertikül oluşumu için risk faktörlerini de anlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Risk faktörleri arasında 50 yaş üzerinde olmak, erkek cinsiyette olmak, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara kullanımı, nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımı, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık yer almaktadır. Bu nedenle divertikül gelişimini önlemek için düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Hareket halinde kolon basıncı azalır ve kabızlığı önler. Günlük olarak önerilen, 30 öğün düzenli egzersizdir. Sağlıklı beslenme, özellikle çocukluk ve gençlik döneminden itibaren bol lifli gıdaların tüketilmesi ve bol miktarda sıvı alımını içermelidir. Günde en az 8 bardak su içilmesi önerilir. Çay ve kahve, suyun yerini tutmaz; Aksine, aşırı tüketimleri kabızlığa yol açabilirsiniz.” şeklinde konuştu.

Divertikülit belirtileri nelerdir?

Divertikülitin sıklıkla belirti vermediğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, şöyle devam etti:

“Genellikle bir başka hastalığın araştırılması esnasında ortaya çıkıyor. Divertikülit oluşunca belirtiler meydana geliyor. Hastalar sıklıkla karın ağrısı ile doktora başvuruyor. Hekim, hastanın hikayesini aldıktan sonra fiziki muayene yapar. Gerektiğinde karın ultrasonografisi, karın MR’ı ya da tomografisi çekilebilir. Gaita testleri istenebilir ve diğer karaciğer, böbrek sorunlarını ekarte etmek için kan tahlilleri alınabilir. Buna bağlı olarak aynı zamanda gerekirse kolonoskopi de yapılabiliyor.

Akut Divertikülit aşamasında kolonoskopi önerilmiyor. Normal şartlar altında kolonoskopi yaparken divertiküli görmek mümkün. Nadir de olsa aşırı kanama olduğu durumlarda ise anjiyografi ile divertiküler kanamayı da görmek mümkün. O nedenle rutin kontrollerde 45 yaş üzerinde kolonoskopi yapılırken divertiküleri yakalamak ve görmek mümkündür.”

Diverkülit orada oluşan ödem nedeniyle bağırsak tıkanıklığına neden olabilir

Divertikülün yarattığı komplikasyonların başında apsenin geldiğini de kaydeden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Divertikülit olan bölgedeki oluşan enfeksiyondur. Bu enfeksiyon büyür ve deri altına, yumuşak dokulara yayılırsa buna flegmon denir. Fistül olabilir yani divertikül olan bölgeden başka bir organa dair arada yol oluşması olasılığıdır. Bu rahime de atlayabilir. Bazen divertiküller perfore olabilir. Divertikülit ilerlediği zaman içerisindeki irin karın boşluğuna yayılabilir ve karın iltihaplanmasına yani peritonite neden olabilir. Bazen diverkülit orada oluşan ödem nedeniyle bağırsak tıkanıklığına neden olabilir. Dışkının hareketlerini engeller.” şeklinde konuştu.

Ciddi durumda hastaneye yatırılarak tedavi ediliyor

Divertikülit tedavisinde, şiddetli vakalarda tedavi yöntemi olarak evde istirahat önerildiğini de dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, şunları kaydetti:

“Bu vakalarda diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri, liften zengin beslenme öneriliyor. Bol hareket ve sıvı tüketmek gerekir. Divertiküliti olan hastalarda kırmızı et tüketimi azaltılması, bol meyve ve sebze tüketilmesi ve tahıl tüketilmesi önemlidir. Divertikülit hastalığın beraberindeki yaşanan ve ek hastalıklarına bağlı olarak gelinmektedir.  Bazen ciddi durumda hastaneye yatırılarak tedavi edilmekte, damar yolundan beslenmeye açılmakta, antibiyotik tedavisi, sıvı tedavisi de yapılmaktadır. Eğer divertikülit apse yolu açılırsa ultrason ya da tomografi eşliğinde boşaltmak mümkündür. Bunun dışında divertikül yırtılır ve enfeksiyon karın zarına yayılırsa genel durum bozulur, antibiyotiklere rağmen ateş düşmez. Böyle durumda ameliyat endikasyonu da olmaktadır. Ameliyattaki ideal yöntem divertikülit olan kısmının kesilip çıkartılmasıdır. Bazı durumlarda ise bu olanak vermezse bağırsak karın boşluğuna ağızlaştırılır. 10-12 hafta sonra ise kapatılabilir.  Diverkülit bazen idrar kesesi veya ince bağırsağa fistülize olabilir.”

Yaş ilerledikçe divertikül riski artıyor

Divertikül hastalığını önlemek için beslenmede genel olarak kırmızı et ürünlerini daha az tüketmek gerektiğini de ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Lifli gıdalar tüketmek öneriliyor. Liften zengin gıdaların başında ise tam buğday ekmeği, tahıl gevreği, bulgur, ahududu, armut, kabuklu elma, erik kurusu, bezelye, mercimek ve barbunya geliyor. Belli aralıklarla kolonoskopi yaptıran hastalarımızda divertikül görmek mümkün. Yaş ilerledikçe divertikül riski arttığı için bir gastroenteroloji uzmanı takibinde kalmakta fayda vardır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Meraklı Adamın 10 Günü’nün de geri sayım başladı

Netflix, Nejat İşler ve başarılı yönetmen Uluç Bayraktar’ı, Mehmet Eroğlu’nun aynı adlı roman üçlemesiyle buluşturan serinin final filmi Meraklı Adamın 10 Günü’nün fragmanını diziden yeni karelerle birlikte paylaştı.

Yapımcılığını Ay Yapım adına Kerem Çatay’ın üstlendiği üçlemenin finalinde, izleyicileri tehlikeli ve karmaşık ilişkilerle dolu, gizemli ve heyecan verici bir yolculuk bekliyor. Hikayenin son bölümünde Sadık, gizemli bir şekilde kaybolan edebiyat tutkunu genç bir kızı bulma görevini üstlenir. Her ipucu onu karanlık ve kirli bir dünyanın derinliklerine çekerken, Sadık genç kızı bulmadan asla pes etmeyecektir. Mehmet Eroğlu ve Damla Serim’in birlikte kaleme aldığı heyecan dolu final, 7 Kasım’da yalnızca Netflix’te yayınlanacak.
Üçlemenin başrolündeki Nejat İşler’e, Rıza Kocaoğlu, Kadir Çermik, İlayda Akdoğan, Şenay Gürler, Cem Uslu, Sezer Arıçay, Onur Gürçay, Hazal Subaşı ve daha pek çok güçlü isim eşlik ediyor.

Hel Yarımadası: Baltık Denizi’nin Saklı Cenneti

Polonya’nın kuzey kıyılarında, Baltık Denizi’nin serin sularına doğru uzanan dar bir kara parçası var: Hel Yarımadası. Doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve sakin atmosferiyle bilinen bu yarımada, Polonya’nın en gözde turistik destinasyonlarından biri. Göz alabildiğine uzanan kumsalları, yemyeşil ormanları ve tarihi zenginlikleriyle Hel Yarımadası, seyahat severler için adeta bir cennet.

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Hel Yarımadası

Doğanın ve Tarihin Buluşma Noktası

Hel Yarımadası, yaklaşık 35 kilometre uzunluğunda, dar bir kara şeridi olarak Baltık Denizi’ne doğru uzanır. Yarımadanın genişliği bazı yerlerde birkaç yüz metreyi geçmez. Bu özelliğiyle, bir tarafında Baltık Denizi’nin engin mavi suları, diğer tarafında ise Puck Körfezi’nin sakin suları uzanır. Her iki kıyı da tertemiz plajlar ve dingin deniz manzaralarıyla süslenmiştir. Hel Yarımadası, yaz aylarında güneşlenmek ve denize girmek isteyenler için mükemmel bir kaçış noktasıdır.

Yarımada, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin tarihiyle de dikkat çeker. Özellikle II. Dünya Savaşı sırasında büyük stratejik öneme sahip olan bu bölge, savaşın izlerini günümüze kadar taşımıştır. Savaş sırasında Hel, Polonya’nın savunmasında kritik bir rol oynamış ve yarımadada birçok askeri yapı inşa edilmiştir.

Hel Yarımadası

  1. Dünya Savaşı’nın İzleri: Tarihi Yapılar

Hel Yarımadası’nı keşfederken, savaşın derin izlerini taşıyan pek çok tarihi yapıyla karşılaşmak mümkün. Bunların başında, 1930’larda inşa edilen Hel Kalesi gelir. Kale, II. Dünya Savaşı sırasında Polonya ordusu tarafından kullanılan önemli bir savunma hattıydı. Bugün, bu kale askeri bir müze olarak hizmet veriyor. Müze, savaş sırasında kullanılan silahlar, mühimmatlar ve askeri donanımların yanı sıra, döneme ait belgeler ve fotoğraflarla ziyaretçileri tarihin derinliklerine götürüyor.

Hel Kalesi’nin yanı sıra, yarımadanın farklı noktalarında dağılmış olan eski sığınaklar, topçu bataryaları ve gözlem kuleleri gibi diğer askeri yapılar da ziyaretçilere açıktır. Bu yapılar, savaşın zorluklarını ve Polonya’nın kahramanca direnişini hatırlatır nitelikte.

Hel Yarımadası

Hel Kasabası: Küçük Bir Balıkçı Köyünden Turistik Merkeze

Yarımadanın en ucunda yer alan Hel kasabası, bir zamanlar küçük bir balıkçı köyüydü. Bugün ise turistik bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Kasabanın dar sokaklarında yürürken, Baltık Denizi’nin tuzlu havasını soluyabilir, küçük kafelerde yerel lezzetleri tadabilir ve sahil boyunca uzanan yürüyüş yollarında huzur dolu anlar yaşayabilirsiniz.

Kasabanın merkezinde yer alan Balıkçılık Müzesi, Hel’in denizle olan tarihsel bağlarını gözler önüne seriyor. Ayrıca, kasabanın en popüler turistik noktalarından biri olan Fok Araştırma Merkezi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Burada, fokların korunması ve rehabilitasyonu için yürütülen çalışmalara tanık olabilir, bu sevimli deniz canlılarını yakından gözlemleyebilirsiniz.

Hel Yarımadası

Hel Yarımadası’nda Yapılacaklar

Hel Yarımadası sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda sunduğu aktivitelerle de ziyaretçilerini cezbediyor. Bisiklet yolları, yürüyüş parkurları ve su sporları imkânları, aktif bir tatil geçirmek isteyenler için ideal seçenekler sunuyor. Özellikle rüzgar sörfü ve yelken sporlarına ilgi duyanlar için Puck Körfezi, Polonya’nın en iyi yerlerinden biri olarak bilinir.

Eğer daha sakin bir aktivite arıyorsanız, yarımadanın ormanlarında doğa yürüyüşleri yapabilir, kuş gözlemi ile farklı kuş türlerini keşfedebilirsiniz. Ayrıca, plajda gün batımını izlemek, Baltık Denizi’nin kıyısında unutulmaz bir deneyim sunar.

Hel Yarımadası

Hel Yarımadası: Zamanın Durduğu Yer

Hel Yarımadası, doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Tarihin derin izlerini taşıyan yapıları, huzur veren doğası ve sakin kasabasıyla Hel, Polonya’nın saklı cennetlerinden biri. Eğer yolunuz Polonya’ya düşerse, Hel Yarımadası’nı keşfetmeyi unutmayın. Burada, zamanın durduğunu ve modern dünyanın telaşından uzaklaşabileceğinizi hissedeceksiniz.

Not: Hel Yarımadası’na ulaşmanın en ilginç yollarından biri, bir zamanlar Gdynia’dan kalkan 666 numaralı otobüsü kullanmaktı. Ancak, bu numaranın yarattığı dini hassasiyetler nedeniyle 2023 yılında otobüs hattının numarası değiştirildi.

Fatih Kesimal’dan”Hala Bekliyor Musun Feridun?”

Fatih Kesimal’ın yeni albümü “Hala Bekliyor Musun Feridun?” yayında.

Blues gitaristi, besteci ve söz yazarı Fatih Kesimal’ın 4 şarkıdan oluşan yeni EP albümü “Hala Bekliyor Musun Feridun?” bütün dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.

Söz ve müziği Fatih Kesimal’a ait olan ve albüme de adını veren Hala Bekliyor Musun Feridun? şarkısında, Kesimal, kendi yarattığı yalnızlık döngüsünde kaybolmuş şehir insanının çaresizliğini alaycı bir dille eleştirirken Rock’nRoll ile Bluessound’larını Punk ruhuyla harmanlıyor.

Albümde Hala Bekliyor Musun Feridun? şarkısının yanı sıra, diğer şarkıların söz ve müziği de Fatih Kesimal’a ait. Serdivan’da Akşamüstü, Arada Bana Gelsene Tatlım ve Let’sGoGo adlı eserleriyle sanatçı, blues severler, funk tutkunları ve Türkçe sözlü alternatif müzik dinleyicileri için cesur ve özgün bir deneyim sunuyor.