Yazılar

TMSF Londra’daki FETÖ davasını da kazandı

TMSF Londra’daki FETÖ davasını da kazandı

TMSF, son bir yılda New York ve Paris’ten sonra Londra’da da kritik bir davayı kazandı. İngiltere’deki ilk derece mahkemesinden sonra Yüksek Mahkeme de TMSF’nin kayyımlığının hukuka uygun olduğunu kabul etti ve Akın İpek’in temyiz başvurusunu reddetti.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun mahkeme tarafından kayyım olarak görevlendirildiği Koza Altın’ın İngiltere’de devam eden davasında Yüksek Mahkeme Akın İpek’in tüm iddialarını reddetti.

Koza Altın’ın eski patronu FETÖ firarisi Akın İpek’in Türk mahkemelerinin görevlendirdiği kayyımların İngiltere’de yetkilerinin olmadığı yönündeki iddiası mahkeme tarafından reddedildi.

Koza Altın İşletmeleri A.Ş.’nin İngiltere’deki iştiraki olan Koza Ltd.’nin pay sahipliği ve kontrolüne ilişkin davada, TMSF kayyımlarının yetkili oldukları ilk derece mahkemesinin ardından İngiliz Yüksek Mahkemesi tarafından da ortaya konmuş oldu.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da incelenen kayyım atamalarına ilişkin Türk Yargısı kararlarının tarafsız ve bağımsız olduğu, dolayısıyla kayyım atama kararlarının İngiliz hukuku bakımından da geçerli olduğu karar metninde yer aldı.

Ne olmuştu?

FETÖ firarisi olarak hâlen İngiltere’de bulunan Akın İpek, Türkiye’de yaşadığı dönemde düğün davetiyeciliği yapan bir matbaa sahibiyken örgüt mensuplarının desteğiyle altın madeni sahibi olmuştu. Kanaltürk televizyonu ve radyosunu satın aldıktan kısa bir süre sonra Bugün TV ile Bugün ve Millet gazetelerini kurdu. Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılana dek örgüt propagandası yapan İpek Medya Grubu’nu finanse etti. Ayrıca, çeşitli vakıf, üniversite ve benzeri eğitim kurumunun kuruluşu ve finansmanı FETÖ adına İpek ailesinin üyeleri tarafından yürütüldü. Öte yandan, Bank Asya’yı kurtarmak için örgüt üyeleri para yatırmaya zorlanırken 2014’teki yerel seçimlerin ardından İpek’in parasını çekerek yurt dışına aktardığı ortaya çıktı.

Sermaye Piyasası Kurulu denetimlerinde, İpek’in halka açık olan ve altın madeni haricinde sürekli zarar beyan eden şirketlerinde usulsüz işlemleri tespit edildi. Matbaasının halka arzını gerçekleştirdikten sonra kendisine Porsche siparişi veren; küçük yatırımcılardan gelen parayla Hummer jip, yat ve jetler satın alan, hatta VIP koruma harcamalarını dahi kendisi karşılamayan İpek hakkında dava açıldı. Ancak, gerek aile üyeleri gerekse şirket yöneticileri haklarında açılan çok sayıda davadan ceza alırken, İpek’in firari olması nedeniyle dosyası ayrılmış olup mahkeme süreci devam etmektedir.

Koza İpek Holding şirketleri hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık bir yıl önce başlatılan ilk soruşturma kapsamında, mahkeme kararıyla şirketlere kayyım atanmıştı. Darbe girişimi sonrasındaysa mahkemeler tarafından, FETÖ şirketlerinde kayyım olarak görevlendirilen TMSF, hâlen İpek’in 15 şirketinin yönetimini sürdürmektedir.

FETÖ uluslarası mahkemede Zaman Gazetesi davasını da kaybetmişti

TMSF dünyanın farklı ülkelerinde açılan davalara karşı uluslararası hukuk mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

Geçen yıl, Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi (ICSID) nezdindeki 126 milyon Avroluk davada, Cascade Investments NV (Cascade) şirketinin tahkim başvurusu Türkiye’nin lehine sonuçlanmıştı.

FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında kapatılan Zaman Gazetesi başta olmak üzere, matbaalarının ve gayrimenkullerinin sahibi Cihan Medya Dağıtım A.Ş. hisselerinin yüzde 99,94’lük kısmının sahibi olduğunu iddia eden Cascade adlı şirketin suçlamaları mesnetsiz bulunarak yetkisizlik kararı verilmişti.

Gıda sürdürebilirliğine destek

Gıda sürdürebilirliğine destek

İsveç İstanbul Başkonsolosluğu ve UNDP Türkiye, sürdürülebilirlik konusundaki hedeflerini, düzenledikleri “İsveç’ten Sürdürülebilir Lezzetler” resepsiyonunda paylaştı.

İsveç İstanbul Başkonsolosu Peter Ericson ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, sürdürülebilir bir gelecek için, gıda tüketiminin kritik olduğuna dikkat çekti.

Dünyadaki nüfusun artması ve buna bağlı olarak doğal kaynakların tükenmeye başlaması tüm ülkeleri sürdürülebilirlik konusunda daha bilinçli olmaya itiyor. Birçok ayrı faktörün tetiklediği iklim değişikliği ve karbon salımı ise en çok gıda sektörünü etkiliyor.

Gıda kaybı ve israfı gıda sistemlerimizin sürdürülebilirliğini baltalarken, gıdalar kaybolduğunda veya israf edildiğinde, bu gıdayı üretmek için kullanılan su, toprak, enerji, emek ve sermaye dahil tüm kaynaklar boşa gidiyor.

İsveç İstanbul Başkonsolosu Peter Ericson ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton tarafından düzenlenen resepsiyon, sürdürülebilir bir gelecek için sürdürülebilir gıda sistemlerine dikkat çekmek, gıda israfına karşı mücadeleye destek vermek ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları konusunda farkındalık yaratmak amacıyla organize edildi. 12 Ekim’de verilen davetin tarihi, duyarlılık yaratmak için özellikle 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü arasında olacak şekilde seçildi.

İsveç İstanbul Başkonsolosu Peter Ericson’un ev sahipliğini yaptığı gecede; İsveç Sarayı Şefi Nusret Altundağ’ın İsveç ve Türk mutfağının birleşimiyle sürdürülebilir gıdalardan hazırladığı özel menu misafirlere sunuldu. Hazırlanan menüde kullanılan malzemelerin doğal ve Ekim ayında Türkiye’de bulunabilen, mevsimsel ürünler olmasına özellikle dikkat edildi.

Atiye’den yeni şarkı geldi

Atiye’den yeni şarkı geldi

Tarzı, duruşu ve farklı şarkıları ile Türk pop müziğin renkli isimlerinden Atiye, ‘Deli İşi’ albümünde yer alan ‘Kendime Not’ şarkısına yeni bir versiyon hazırlayarak tüm dijital platformlarda klibiyle birlikte yayımlandı.

Sessiz sedasız yayına giren şarkı, albüm yayımlandığında Atiye hayranlarından en çok beğeni alan şarkılardan biri olmuştu. Hazırlıkları yaz başında tamamlanan şarkı, yazın geçen yoğun konser turundan sonra sonbahar girişinde Atiye hayranlarının beğenisine sunuldu.

Sibel Algan’ın sözlerini yazdığı, rap bölümlerinin de 9Canlı tarafından kaleme alınan ‘Kendime Not’un müziğinin bir bölümünde Atiye’nin katkısı var. Müziğin bir bölümünde ve düzenlemede aynı zamanda şarkıda da Tabla çalan Erol Sebebci imzasını taşıyor.

Kendime Not’un renkli ve performans görüntülerinden oluşan, stüdyo çekimi yeni video klip yönetmenliğini, birçok projede birlikte çalıştığı Murad Küçük üstlendi.

Alina Boz şimdi beyaz perde de

Alina Boz şimdi beyaz perde de

Genç oyuncu Alina Boz, gerçek olaylardan uyarlanan “Bandırma füze kulübü”ndeki başrolüyle karşımıza çıkıyor.

Dizi ve reklam sektörünün aranan ismi genç yetenek Alina Boz bu kez uzun metraj filmle hayranlarıyla buluşacak. Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği, Deniz Can Aktaş’la başrolleri paylaştığı “BANDIRMA FÜZE KULÜBÜ”yle ilgili olarak Boz; “Hayal etmek başarmanın yarısıdır hele ki yanında sana inanan ve destekleyen insanlar varsa aşılamayacak engel yoktur, filmimiz de tam olarak bunu anlatıyor. Seyirciye umut verecek, yüzlerini güldürecek bir hikaye” dedi. Füze yapmak için yılmadan çalışan idealist gençlerden birini canlandıran sanatçıyı, ilk aşkın ilk kıpırtılarını içinde taşırken bir seçim yapmak zorunda kalan Leyla rolünde izleyeceğiz.

Güler Özince hayallerinin peşinde

Güler Özince hayallerinin peşinde

Güler Özince, yaz sezonu boyunca yayınladığı “Balkon Sohbeti”, “Her Şey Dahil”, “Evde Yoktun” singlelarına bir yenisini daha ekleyerek Hayaller Hayatlar’ı, yine Sony Music Türkiye etiketiyle dinleyiciyle buluşturuyor.

Şarkılarında, sözleri aracılığıyla, dinleyiciye her zaman umut aşılamayı tercih eden, karanlık gibi görünen her anın, her olayın daima bir çıkış yolu olduğunu gösteren sanatçı; Hayaller Hayatlar’da; bir kadının yaşam yolculuğunu, hayallerine olan inancını ve her koşulda umudu korumayı anlatıyor.

World/Jazzy sounduna sahip şarkının; söz, müzik ve düzenlemesi her zamanki gibi Güler Özince imzası taşırken, akustik gitar ve tuşlular da sanatçıya ait. Kayıtları Stüdyo Nordic’te Selim Aydın tarafından alınan Hayaller Hayatlar’ın; Edit, Mix ve Mastering’i ise Ozan Türkan imzalı.

Erdal Aksoy “Hayat Problem Çözmekmiş”

Erdal Aksoy “Hayat Problem Çözmekmiş”

İş insanı Erdal Aksoy’un ilham veren yaşam öyküsü hem kitap hem belgesel oldu.

79 yıllık hayatına pek çok başarı sığdıran, Türkiye’nin öncü iş insanlarından Aksoy Holding Kurucu Başkanı ve Turcas Petrol Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy’un ilham veren yaşam öyküsü “Hayat Problem Çözmekmiş” adlı kitaba ve belgesele konu oldu. Gazeteci ve belgesel yapımcısı Rıdvan Akar ile gazeteci Hilmi Hacaloğlu tarafından kaleme alınan kitap, Doğan Kitap etiketiyle okuyucularla buluşmaya hazırlanıyor. Kitabın satış telif gelirleri ise Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanarak, Erdal Aksoy adına açılan burs fonuna aktarılacak.

 

Hamilelik döneminde bu değişimlere dikkat!

Hamilelik döneminde bu değişimlere dikkat!

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökçenur Gönenç, hamilelik döneminde meydana gelen fizyolojik değişimleri anne adaylarına açıklayarak, önerilerde bulundu.

Gebelik, kadın hayatında çok özel bir dönemdir. Vücutta adeta bir hormon fırtınası vardır ve bu nedenle tüm sistemlerde, fizyolojik birçok değişiklik meydana gelir. Bu değişikliklerin bir kısmının mekanizması, hala tam anlaşılmış olmamakla birlikte bilinen tek şey; bu değişikliklerin bebeği korumak ve yaşatmak için olduğudur. Gebe kadının vücudunda artan östrojen ve progesteron hormonuna bağlı olarak; cilt, saç, tırnak gibi dokularda değişiklikler olmakta, bunların çoğu anne adaylarını endişeye sevk etmektedir. Endişenin temelinde; bu değişikliklerin bebeğe bir zararı olup olmadığı yatarken, diğer yandan bu değişikliklerin kalıcı mı yoksa geçici mi olduğu soruları bulunmaktadır.

Pause Dergi

Dr. Gökçenur Gönenç

Değişikliklerin çoğu geçici

Gebelik, duygusal yoğunluğa ve hormonal değişimlere bağlı olarak psikolojik gel-git’lerin yaşandığı bir dönemdir. Anne adayı, kendi vücudundaki hızlı değişimlere adapte olmaya çalışır. Bu stresin üzerine bir de aynaya baktığında, kendini güzel görmemesi eklendiğinde, psikolojik çöküş başlayabilir. Temelde bilinmesi gereken; bu değişiklerin çoğunun geçici olduğu, bir kısmının doğumdan sonra tamamen geçeceği, bir kısmının büyük ölçüde azalacağıdır. Cilt çatlakları gibi kalıcı olabilecek durumlara da “bebekten hatıra” denmesi ve durumla barışık olunması gerektiği düşüncesindeyim.

Oluşabilecek yüz lekelerine karşı güneş kremini ihmal etmeyin!

Kliniğe en sık başvuru nedeni olan sıkıntılar; saç dökülmesi, tırnak kırılması, lekelenme, kıllanma ve cilt kuruluğudur. Anne adaylarının neredeyse yüzde 75’inin yüz bölgesinde, gebelik maskesi denen leke oluşabilir. Yüksek östrojen seviyesine bağlı bu durum; yüzde özellikle alın, burun,  dudak üstü, elmacık kemiklerinin üzeri ve çenede yoğunlaşan koyu renk şeklinde görülür. Bu maske oluştuktan sonra, geçmesi kolay olmayabilir. O yüzden, oluşmasını engellemek için önlem almak gereklidir. Özellikle yaz aylarında olmak üzere, güneşe maruz kalınacak durumlarda, mutlaka koruma faktörlü güneş kremi uygulanmalıdır. Bu sayede, güneşin lekeleri alevlendirme etkisinden korunulmuş olur. Oluşmuş maskenin giderilmesi için PRP, mezoterapi, lazer uygulamaları gibi yöntemler kullanılabilmektedir ancak günümüzde bu yöntemlerin, gebelik esnasında güvenilir kullanımına ilişkin yeterli bilimsel veri bulunmamaktadır.

Saç dökülmesi en sık karşılaşılan sorunlardan

Saç değişiklikleri, gebeleri huzursuz etmektedir ancak bunların çoğu gebelik bitimiyle normalde dönecektir. En sık görülen sorun, saç dökülmesidir. Bu dökülme erkek tipi saç dökülmesi dediğimiz ön–yan kısımların açılması şeklinde olabilir. Vücudun çeşitli bölgelerinde, kıllanma artışı gözlenebilir. Daha önce olmayan yerlerde, yeni kıllar çıkabilir. Bu durum, koyu tenli kadınlarda daha belirgindir. Bunlardan kalın olan kıllar için doğum sonrası, lazer epilasyon gerekli olabilecekken ayva tüyü şeklindeki ince kıllar genelde, doğumdan sonraki 6 haftalık lohusalık dönemi sonunda dökülür. Tırnaklar gebelikte daha hızlı uzarlar ancak genellikle; yumuşama, incelme, enine çatlaklar oluşması ve tırnağın yaprak yaprak ayrılması görülebilir.

Lohusalığın bitmesini bekleyin!

Cildin kuruması, pul pul olması hatta soyulması da gebelikte karşılaşılan bir durumdur. Hafif kuruluktan başlayıp, tüm vücudu saran döküntülere kadar geniş yelpazede cilt değişikliği görülebilir. Cildin temiz tutulması, nemlendirilmesi, çok yönlü beslenme ile bu durum engellenebilir. Bazı durumlarda ek vitamin takviyesi gerekebilmektedir. Gebelikte oluşan tüm değişikliklerin normal duruma dönmesi, lohusalık olarak adlandırılan doğum sonrası 6 haftalık dönemde gerçekleşir ki bebeğin “kırkı çıkması” da buradan gelir. Bu nedenle; gebelikte oluşan değişiklikler için lohusalık sürecinin bitmesi beklenmeli, bu süreç sonunda sebat eden durumların tedavisi üzerine yoğunlaşılmalıdır.

Üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı etkili önlem!

Üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı etkili önlem!

Sonbahar ile birlikte havaların soğuması, kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması ve okulların da açılmasıyla özellikle nezle, grip, farenjit ve bademcik enfeksiyonları sık görülmeye başlandı. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış “Son günlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarına sıkça rastlamaktayız. Havaların soğuması nedeniyle üşütme, toplu taşıma araçları ve okul servislerinde maskesiz yolculuk, kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması ve teneffüslerde koşup terledikten sonra terin soğuması derken nezle, grip ve boğaz enfeksiyonları giderek artıyor. Doğru şekilde ve yeterli miktarda havalandırılmayan sınıflar da mikropların kolayca bulaş imkanı bulmasına yol açıyor” diyor. KBB Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, sonbaharla birlikte çocuklarda en sık görülen hastalıkları ve alınması gereken 10 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Dergi

Dr. Esin Özlem Atmış

Boğaz enfeksiyonlarına dikkat!

Son dönemde çocuklarda sık rastlanan boğaz enfeksiyonları yüzde 90 virüslerden, yüzde 10 oranında ise halk arasında beta mikrobu olarak da bilinen A grubu beta hemolitik streptokoklar sınıfından bir bakteriden kaynaklanıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış yüksek ateş, boğaz ağrısı ve halsizlik şikayeti yapabilen boğaz enfeksiyonlarına basit bir sürüntü testi ile tanı konulabildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Özellikle mevsimn geçişlerinde artan boğaz enfeksiyonlarına dikkat edilmelidir. Antibiyotik tedavisiyle kolaylıkla tedavi edilebilen boğaz enfeksiyonu, eğer gözden kaçırılır ve doğru tedavi uygulanmazsa kalp romatizması, böbrek iltihabı, eklem iltihabı gibi kronik problemlere yol açabilmektedir.”

Orta kulak enfeksiyonu sinsice ilerleyebiliyor!

Özellikle sonbahar ve kış aylarında çocuklarda sık görülen orta kulak enfeksiyonunun, doğrudan kulak ile ilgili bulgularla başlayabildiği gibi, boğaz enfeksiyonu veya üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında bakteri ve virüslerin östaki kanalı aracılığı ile orta kulağa taşınması sonucu oluşabildiğini de belirten Dr. Esin Özlem Atmış “Kulak enfeksiyonlarında şiddetli ağrı olabileceği gibi, hastalık sinsice ilerleyip işitmede azlığa neden olabilecek orta kulakta sıvı birikimi ile de izlenebilir” diyor. Geniz eti büyük olan çocuklarda orta kulak iltihabının daha sık görüldüğünü söyleyen Dr. Esin Özlem Atmış, yılda bir iki kez geçirilen orta kulak enfeksiyonunun normal kabul edilebileceğini, ancak daha fazla görülüyorsa geniz eti açısından da araştırılması gerektiğini belirtiyor.

Pause Dergi

Nezle, grip ve alerji birbirine karışabiliyor!

Sonbaharda alerjik şikayetlerin şeffaf burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma ve kızarıklık gibi belirtilerle ortaya çıktığını, beraberinde sık hapşırma, halsizlik ve yorgunluk da olabildiğini belirten Dr. Esin Özlem Atmış, özellikle okul döneminin başlamasıyla besin alerjileri, solunum yolu alerjileri veya astım hastalarında tetiklenmeler yaşanabildiğine dikkat çekiyor. Alerjinin çoğunlukla nezle (soğuk algınlığı) ve grip gibi okul çağı çocuklarında bu mevsimde sık görülen hastalıklarla karıştırılabildiğini belirten Dr. Esin Özlem Atmış şöyle konuşuyor: “Nezle; basit üşütmeye bağlı gelişen şeffaf burun akıntısı, hafif ateş ve öksürük gibi semptomlarla giden viral enfeksiyonlara bağlı gelişen soğuk algınlığıdır. En sık görülen okul çağı enfeksiyonudur ve genelde basit önlemlerle düzelir. Grip ise İnfluenza virüsünün neden olduğu yüksek ateş, yaygın kas ağrıları, burun tıkanıklığı, belirgin halsizlik yapan daha ağır seyirli üst solunum yolu enfeksiyonudur. Gripte genellikle tedavi desteği gerekmektedir. Alerjik şikayetler kimi zaman nezle ve grip denilerek tedavi edilmediğinde ve önlem alınmadığında alerji hastalarında bağışıklık sisteminin zayıflayıp hastalıklara meyil artacağından bu hastalar riskli grupta sayılabilmektedir” diyor.

Çocukları hastalıklardan korumak için 10 önlem!

  • Sağlıklı ve dengeli beslenmesine özen gösterin, paketli gıdalardan uzak tutun.
  • Gün içerisinde mutlaka yeterince su tüketmesini sağlayın.
  • Gece uykusunun yeterli ve düzenli olmasına özen gösterin.
  • Hekim önerisiyle D vitaminini ve demirini kontrol ettirerek, hekimin gerekli görmesi ve önerisi doğrultusunda takviye kullandırın. Gelişigüzel vitamin vermekten kaçının.
  • Güçlü bağışıklık sistemine sahip olması için, doğal probiyotik desteğinden faydalanarak bağırsaklarının sağlıklı çalışması için kefir, yoğurt tükettirin.
  • Sık sık el yıkama alışkanlığı kazandırın. Ellerini gün içerisinde özellikle gözlerine, ağzına götürmemesi konusunda eğitin.
  • Maske kullanımı ile ilgili özen göstermesini sağlayın.
  • Bulunduğu ortamın düzenli aralıklarla havalandırılması ve soğuk algınlığı belirtileri olan çocukların okula gönderilmemesine özen gösterin.
  • Astım, kronik bronşit ve kronik kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan çocukların grip mevsimi başlamadan grip aşı yaptırması da büyük fayda sağlıyor.
  • Alerjisi olan çocukların mümkün olduğunca alerjenlerden (klor içerikli temizlik malzemeleri, dezenfektanlar vb) uzak kalmasına, temizlik sonrası ortamın mutlaka havalandırılmasına dikkat edin.

Demlique by Tonka’nın tatlıları gurme çaylarla buluşuyor

Demlique by Tonka’nın tatlıları gurme çaylarla buluşuyor

Fairmont Quasar Istanbul’un giriş katında yer alan Demlique by Tonka, Datça’nın ünlü pastanesi Tonka’nın yaratıcısı Feray Aydoğdu tarafından Fransız teknikleriyle hazırlanan günlük pastaların, çay sommelier’i Ebru Erke’nin hazırladığı eşsiz çay harmanlarıyla eşleştirildiği çok özel bir lezzet deneyimi sunuyor.

Dünyanın en önemli rotalarına yolculuk yaparak “Çayın Yolculuğu” programını ve “Çay” isimli kitabını hazırlayan Ebru Erke’nin özel yöntemlerle hazırlanmış Türk yeşil çayından oluşan çay harmanlarının, ödüllü şef Feray Aydoğdu’nun özel tasarımı tatlılarla muhteşem uyumunu keşfedebileceğiniz bu benzersiz deneyim Kasım ayı boyunca sizleri bekliyor.

Orman meyveli çikolatalı ekler ile gül ve böğürtlen karışımı çay, karamelli ve fındıklı çikolata dom ile Hindistan cevizli çarkıfelek meyveli çay ve pralin dolgulu Paris brest ile yasemin çiçekli çay gibi seçkiler ile farklı lezzet ve farklı aromaların uyumunu keşfedebilirsiniz.

Çay saati keyfinize keyif katacak ve lezzet dünyasında sınırsız keşifler yapmanızı sağlayacak bu lezzet harmonisi haftanın her günü 10.00-20.00 saatleri arasında Demlique by Tonka’da lezzet severlerle buluşuyor.

On parmağında on marifet

On parmağında on marifet

Güzel oyuncu Eylül Öztürk ve eşi iş insanı Kenan Özkan’ın dört yıl önce kurduğu Fit&Alive Cosmetics, başarısını uluslararası alanda da kanıtladı.  Great Place To Work Enstitüsü sertifikasını hak eden Fit&Alive Cosmetics, Türkiye’nin önde gelen firmaların kazandığı sertifikayı yakaladığı başarı ile kısa bir sürede aldı.  Müşteri memnuniyetinin yanı sıra çalışanlarının motivasyon ve memnuniyetini de oldukça önemseyen şirket sertifikayla da bu yoldaki başarısını kanıtladı. Genç girişimci çift bu mutluluklarını ekip arkadaşlarıyla düzenlendikleri parti ile kutladılar. Ayrıca Avrupa’da elde ettiği başarıdan sonra Amerika’daki şirket kurulumlarını tamamlayan Fit&Alive Cosmetics markası, çok kısa zaman içerisinde tüm Amerika’da da satışta olacak.