Yazılar

Evliliği beceremedim

Evliliği beceremedim

Ünlü sanatçı Serdar Ortaç, Ataşehir Watergarden İstanbul’daki Muamma Plus’da sahne aldı.

Programına dansçıları eşliğinde çıkan Ortaç, sevilen şarkılarını kendisini dinlemeye gelen müzikseverlerle birlikte hep bir ağızdan seslendirdi. Evli çiftlere sahneden sık sık takılan Serdar Ortaç, “Ben evliliği beceremedim, sizde becermeyin istiyorum. Şaka bir yana sevdiklerinize çok sinirlenmeyin ani kararlar vermeyin sonra çok pişman olursunuz. Örnek var burada bakın ben çok pişman oldum evliliğimi yürütemedim” diyerek kendisiyle ile ilgili öz eleştiri yaptı. Yeni evlenecekler çiftlere ise evlenmeyin, evlenince herşey çok değişiyor diyerek seslenen başarılı sanatçı, “Evlilik akıl hastası işi” dedi.

Yaklaşık iki saat boyunca sahne kalarak muhteşem bir performansa imza atan Serdar Ortaç, dansçılarıyla olan şovu ise büyük beğeni topladı.

“Şaşırt Beni” İzmir’de

“Şaşırt Beni” İzmir’de

Yönetmen Selçuk Aydemir’in yazıp yönettiği “Şaşırt Beni” oyunu, 16 Ekim Pazar günü İzmir Kültürpark Açıkhava’da seyircisiyle buluşacak.

KerkiSolfej ve MMT ortaklığında gerçekleşen ve Türkiye’yi karış karış gezen oyun, şimdi de İzmirlileri kahkahaya boğacak. Oyuncu kadrosunda Pelin Karahan, Çağdaş Onur Öztürk, Murat Akkoyunlu, Tuna Kırlı, Yasemin Baştan, Barış Yıldız, Korhan Herduran, Adem Türker gibi ünlü oyuncuların olduğu Şaşırt Beni,  sürprizleriyle seyircisini şaşırtacak.

Zülfü Livaneli “Atatürk’ün İzinde”

Zülfü Livaneli “Atatürk’ün İzinde”

Türk edebiyatının güçlü kalemi Zülfü Livaneli, “Atatürk’ün İzinde” kitabıyla bu kez minik okurlarının kalbine dokunuyor. Yenilenmiş baskısıyla İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan “Atatürk’ün İzinde”, Mustafa Kemal’i bir arkadaş olarak çizerken; aynı zamanda eğlenceli etkinliklerle yaratıcı yazmayı destekliyor.

Atatürk’ü ezberden okumak yerine hayallerde canlandıracak bir kitaba imza atan Zülfü Livaneli, “Atatürk’ün İzinde” ile yeniden çocukların dünyasına sesleniyor. Türk edebiyatının usta ismi Livaneli’nin kaleme aldığı “Atatürk’ün İzinde” çocukları düşünmeye, okumaya ve yazmaya teşvik eden bir çalışma ortaya koyuyor.

Dikkat! Bu hurafeler tanı ve tedaviyi geciktiriyor!

Dikkat! Bu hurafeler tanı ve tedaviyi geciktiriyor!

Genetik faktörler, çevresel etkenler ve sağlıksız yaşam tarzı günümüzde meme kanserinin görülme sıklığını artırıyor. Yapılan çalışmalar; ülkemizde 80 yaşına kadar yaşayan her 8 kadından 1’inin hayatının bir döneminde meme kanseriyle tanıştığını ortaya koyuyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Senoloji (Meme Bilimi) Enstitüsü Müdürü, Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinin son yıllarda genç yaşlarda da görüldüğünü, üstelik Türkiye’de 40 yaş altı meme kanseri oranının Avrupa’dan daha yüksek olduğunu söylüyor. Meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını, ülkemizde doğru sanılan bazı yanlış inanışların da erken tanı ve tedaviyi geciktirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Cihan Uras, Ekim Ayı- Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, tehlikeli 10 hurafeyi ve doğrularını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Dergi

Prof. Dr. Cihan Uras

Meme kanseri sadece kadınlarda görülür: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Erkeklerde de meme kanseri görülür. Meme kanseri olan her 100 kişiden 1’i erkektir. Erkekler memelerinde kitle hissettikleri zaman hızlıca hekime başvurmalıdır. Ailesinde kalıtsal meme kanseri olan erkekler risk açısından dikkatli olmalıdır.

İğneyle biyopsi kanserin vücuda yayılmasına yol açar: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Biyopsi memede bulunan lezyonun tanımlanması için en etkili yoldur. Biyopsi yapılması kitlenin yayılmasına ya da tür değiştirmesine neden olmaz.

Mamografi kanser yapar: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Mamografi kansere yol açmaz ya da oluşmuş bir kanserin yayılmasına neden olmaz. Mamografi meme kanserinin erken tanılanmasında en etkili yöntemdir. Mamografi çekilmesi için mutlaka 40 yaşında olunmasına gerek yoktur. Gerekli durumlarda 40 yaş altında da mamografi çekilebilir.

Ailede meme kanseri yoksa kişide meme kanseri görülmez: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanseri oluşumunda genetik faktörlerin etkisinin bilinmesine karşılık meme kanseri vakalarının yüzde 85’inin aile öyküsünde meme kanseri yoktur. Buna karşılık ailesinde meme kanseri olan kadınlarda da kesinlikle meme kanseri görülecek denilemez.

Meme kanserinde tüm memenin alınması gerekir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Prof. Dr. Cihan Uras “Meme tümör boyutu ve memedeki tümör yayılımı uygun olduğu müddetçe memenin tamamının alınmasına gerek yoktur. Hastaya meme koruyucu cerrahi yapılmaktadır. Gerekli durumlarda meme alınmaktadır ve mümkün oldukça meme başı-deri koruyucu mastektomi ve meme protezi ile onarım tercih edilmektedir.” diyor.

Meme kanseri ameliyatı kanserin yayılmasına yol açar: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanserinin vücuda yayılması kanserli hücrelerin vücuda yayılması ile olur. Meme ameliyatlarından sonra vücutta ortaya çıkan tümörlerin, meme kanserli hücrelerin vücuda yayılmasıyla ilgisi bulunmaktadır. Ameliyatla bir ilgisi yoktur. Meme kanserinin uygun zamanda ameliyat edilmesi meme kanserinin vücuda yayılmasını engeller.

Kanser olsaydı ağrı ve kitle olurdu: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanserinde ağrı olması ve kitle oluşması şart değil. Ağrı ve kitle olmadan da kanser olunabiliyor. Meme kanserli hastalar nadiren ağrı şikayeti ile başvurabiliyor. Bu nedenle hiçbir yakınması olmayan ve risk grubunda bulunmayan kişilerin de özellikle 40 yaşından itibaren yılda bir kere klinik meme muayenesi olmaları ve mamografi çektirmeleri son derece önemlidir.

Pause Dergi

Kendi kendine meme muayenesi yapmak yeterlidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Her ay kendi kendine meme muayenesi yapılması memede oluşacak doku değişikliklerini, kitleleri, meme cildinde meydana gelen değişiklikleri erken fark etmek için çok önemlidir. Ancak erken evrede meme kanserini teşhis etmek için yeterli değildir. Meme kanseri taramasının amacı ele gelen kitle olmadan meme kanserini hücre düzeyinde teşhis etmektir.

Memede ele gelen her kitle kanserdir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Memede ele gelen her kitle kanser değildir. Memede özellikle genç yaşlarda iyi huylu kitleler ve kistik yapılar sıklıkla görülebilir.

Şifalı bitkiler meme kanserini tedavi edebilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Prof. Dr. Cihan Uras “Meme kanserinde tıbbi tedavi yerine şifalı denilen bitkilere yönelmek tümörün çok daha büyüyüp yayılmasına ve tedavide geç kalınmasına yol açabiliyor. Ayrıca meme kanseri tedavisi görürken doktor onayı olmadan bu bitkileri kullanmak tedavinin etkinliğini azaltabiliyor. Bu nedenle meme kanserinde öncelikle tıbbi tedaviye sıkı sıkıya uymak ve doktora danışmadan hiçbir şey kullanmamak gerekir.” diyor.

Zeynep düetle dönüyor…

Zeynep düetle dönüyor…

“Ah Memedim” şarkısıyla hafızalara kazınan Zeynep Türkeş, sürpriz bir düet çalışmasına imza attı. Sanatçı, Ali Irmak’la bir araya gelerek “Veryansın” adlı şarkıyı seslendirdi.

“Ah Memedim” şarkısıyla 90’lı yıllara damga vuran Zeynep Türkeş, en son Kasım 2021’de “Tok Sevdalar” adlı şarkısını yayınlamıştı. Ünlü sanatçı, yeni single’ında ise müzik dünyasının sevilen seslerinden Ali Irmak’la iş birliği yaptı. Türkeş ve Irmak, “Veryansın” adlı şarkıyı birlikte seslendirdi. Söz ve müziği de Ali Irmak’a ait “Veryansın”, Irmak Yapım etiketiyle dijital platformlarda müzikseverlere sunuldu. Aranjörlüğünü Aytaç Kart’ın üstlendiği duygusal şarkının klibi ise İrem Haykır’ın yönetmenliğinde Beykoz Kundura Fabrikası’nda çekildi.

ÇOK İÇİME SİNDİ

Zeynep Türkeş, “Veryansın” için duyduğu heyecanı şu sözlerle dile getirdi: “Yıllardır tanıdığım kıymetli arkadaşım, yüreğini çok sevip inandığım sevgili dostum Ali Irmak’ın bir bestesini birlikte icra etmek üzere yola çıktık. Müzik yolculuğumuzda kalıcı bir anımız oldu. Eser içime çok sindi. Çok keyifli bir çalışma oldu. Yolumuz açık olsun. Emeği geçen ve müziğe gönül vermiş herkese sonsuz teşekkürlerimle.”

KENDİ ŞİRKETİMİ KURDUM

Bir süredir Muğla’da yaşayan Zeynep Türkeş, göz önünde olmamasına rağmen müzik çalışmalarına hep devam ettiğini de söyledi: “Muğla’nın Milas ilçesine bağlı antik kent İasos’ta yaşamımı idame ettiriyorum. Burada eşim, ailem ve hayvanlarımla birlikte huzurlu ve doğal bir yaşam sürüyoruz. Bir butik otelimiz var. Medyada hep işimle anılmak istediğim için, magazin dünyasında görünmüyorum. Lakin müzik çalışmalarım yoğun bir tempoda devam ediyor. Yeni projelerimi hayata geçirmek için hazırlanıyorum. Bu arada kendi prodüksiyon şirketimizi ve ses kayıt stüdyomuzu kurduk. Adı MKT Yapım.”

 

 

Hangi siyasi partiye üye oldu

Hangi siyasi partiye üye oldu

Ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu. Haberi olmadan siyasi parti üyeliği yapıldığını belirten Yılmaz, “Keşke bana da haber verseydiniz…” ifadelerini kullandı.

E-devlet üzerinden bir siyasi partiye üye yapıldığını ifade eden Can Yılmaz, bu duruma sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Paylaşımında üyelikle ilgili ekran görüntüsü de paylaşan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı;

“Siz de E-Devlet’e girip bakın bakalım, sizi hangi parti için uygun görmüş değerli yöneticiler? Hayırdır inşallah ! Keşke bana da haber verseydiniz… Kimlik bilgilerini de usulden sakladım, döner söylediğim için çoktan çaldırmış olabilirim. Ben şanslıyım beni İstanbul’da tutmuşlar, yeğenim Mersin’e hiç gitmedi ama Mersin ‘de bir partiye gönül vermiş…”

Bergüzar Korel’in yeni imajı

Bergüzar Korel’in yeni imajı

Halit Ergenç ile evliliğinden 3 çocuğu olan Bergüzar Korel, uzun bir aradan sonra imaj tazeledi. Yeni imajını sosyal medyasından yayınlayan Korel, takipçilerinin de beğenisini aldı.

Hayatını Londra’da sürdüren ünlü oyuncu Bergüzar Korel, Binbir Gece ve Vatanım Sensin dizilerinde başrolü paylaştığı Halit Ergenç ile 2009 yılının Ağustos ayında evlenmişti.

Halit Ergenç ile mutlu bir evlilik sürdüren Bergüzar Korel, 2010 yılının Şubat ayında Ali’yi dünyaya getirerek ilk kez annelik duygusunu tattı.

2020 yılının Mart ayında ise oğlu Han’ı kucağına alan Korel, geçen Kasım’da kızı Leyla’ya kavuştu.

Ünlü oyuncu, şimdi ise yeni imajıyla gündem oldu. Yeni saçlarını paylaşan Korel’in yeni imajını hayranları da çok beğendi.

Kadına şiddet olan dizde oynamayız

Kadına şiddet olan dizde oynamayız
Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’dan beklenmedik bir haber geldi. Yeni dizisi ‘Kral Kaybederse’ ile seyirciyle buluşmak için geri sayan Tatlıtuğ, diziden ayrıldığını açıkladı. Daha önce de yakın dostu Çağatay Ulusoy, Gülseren Budayıcıoğlu’nun projesinden çekilmişti. İddiaya göre yakın dostlar,“Kadına şiddetin başrolde olduğu yapımlarda oynamayız” dediler.

Çağatay Ulusoy’un ardından Kıvaç Tatlıtuğ da Gülseren Budayıcıoğlu’nun projesinden çekildi!
Yeni projesi merakla beklenen Çağatay Ulusoy, yaz aylarında psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitabından uyarlanan bir dizi projesinden çekildiğini duyurmuştu.
Gerekçe ise yakışıklı oyuncunun senaryoyu beğenmemesi gösterildi. Son olarak Kıvanç Tatlıtuğ da yine Budayıcıoğlu’nun bir başka projesinde yer almaktan son anda vazgeçti.
Sıkı dostların arka arkaya aldığı bu kararlar ise dedikoduları alevlendirdi. İddiaya göre Tatlıtuğ ile Ulusoy, her iki yapımda da kadına şiddet içeren sahnelerin çok fazla olması nedeniyle projede yer almak istemedi.
Bir diğer iddiaya göreyse Çağatay Ulusoy ile Kıvanç Tatlıtuğ, psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu’nun son dönemde ‘hastalarının özel hikayeleri üzerinden servet kazanıyor’ eleştirilerinden rahatsız olup tepki çekmemek için böyle bir ayrılık kararı aldı.

Yaşlanmaya karşıtı profesyonel çözüm

Yaşlanmaya karşıtı profesyonel çözüm

Dermokozmetik markası Neostrata, glikolik asit mucizesi ile cildi pürüzsüzleştirirken kırışık ve gözenek görünümünü en aza indirmeye yardımcı oluyor.

Yaşlanma belirtilerini ve gözenekleri hedef alan seri, cildi tahriş etmeden yeniliyor ve güzelleştiriyor. Seride kullanılan akıllı Amoretik Kompleks teknolojisi, kıdemeli dağılım sistemi ile asitlerin iritasyon potansiyelinin en aza indirilmesini sağlıyor. Hücre yenilenmesiyle birlikte, daha sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt görünümü için, alt katmanladaki dokunun ortaya çıkarılmasına yardımcı oluyor. Klinik çalışmalarda görüldüğü üzere, düzenli günlük kullanımda kazayağı ve ifade çizgilerini hedefleyerek cildi dolgunlaştırıyor ve sıkılaştırıyor.

Haral Design’dan şık şapkalar

Haral Design’dan şık şapkalar

Haral Design, her biri el yapımı olan ve ince işçilik isteyen ipek ikat kumaştan tasarladığı kaftanlar ve şapkalar ile zarafeti günlük yaşama kazandırıyor.

Haral Design, güncelliğini koruyan kaftan ve şapka tasarımlarına kattığı modern yorumlar ile gelenekseli lüks ile buluşturuyor.

Her zaman kalitesini hissettiren tasarımlar sunan Haral Design, el işi motiflerle özel tasarladığı nakış detaylı, rahat ve şık şapkalar ile moda dünyasına geleneksel bir dokunuş yapıyor. Günlük kullanıma uygun olarak hazırlanan, özel işlenmiş desenleriyle kalitesini yansıtan ve her biri el yapımı olan şapkalar birçok farklı renk alternatifi ile beğeni topluyor.