Yazılar

Osman Pamukoğlu “Biz Hudutlardayken”

Osman Pamukoğlu “Biz Hudutlardayken”

Osman Pamukoğlu, Kandıra’dan başlayıp Iğdır’a uzanan gençlik anılarının hudutlarda geçen bölümünü son kitabında anlatıyor. İnkılâp Kitabevi imzasıyla çıkan; “Biz Hudutlardayken”, bir askerin görev aşkını ve vatan sevgisini tüm içtenliğiyle gözler önüne seriyor.

Yazar ve siyasetçi kimliğiyle de tanınan emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, yeni kitabında Türkiye’de Kıbrıs Harekâtı’nın yaşandığı günlerde Kandıra’dan Iğdır’a atanışını ve sınırda yaşadığı ilginç olayları konu alıyor. Stratejik teorilere parlak bir genel bakış sunan “Biz Hudutlardayken” kitabı, askeri strateji üzerine ömür boyu süren bir yansımayı okurlara özetliyor.

Pamukoğlu’nun kaleminden anılarının döküldüğü; “Biz Hudutlardeyken” kitabı, 1974 yılında SSCB kontrolünde olan Ermenistan sınırındaki Iğdır 4. Hudut Taburunun Taşburun Hudut Bölük Komutanlığına atandığı bölük merkezini nasıl stratejik adımlarla değiştirdiğini nefes kesici bir şekilde anlatıyor. Osman Pamukoğlu gece yarısı askerleriyle birlikte yaşadığı operasyonları ve sınırda gerçekleştirdiği akıl dolu hamlelerini satırlara işlerken, okuyucu adeta bir satranç tahtasına hapsediyor.

Boğaz ağrısına iyi gelecek öneriler

Boğaz ağrısına iyi gelecek öneriler

Havaların soğuması, kapalı yerlerde daha fazla vakit geçirilmesi ve ortamların yeterince havalandırılmaması salgın hastalıkların artmasına neden oluyor. Boğaz ağrısı başlıca yaşanan şikayetler arasında yer alıyor. En önemli nedeninin viral enfeksiyonlar olduğu boğaz ağrısının tedavisi ise altta yatan nedene göre uygulanıyor. Bakteri kaynaklı boğaz ağrılarında antibiyotik kullanılabilirken, virüs kaynaklı olanlarda antibiyotik kullanımının herhangi bir faydası bulunmuyor. Memorıal Ankara Hastanesi KBB Bölümü’nde Prof. Dr. Erdal Seren, boğaz ağrısına nelerin iyi gelebileceği ile ilgili bilgi verdi.

Pause Dergi

Prof. Dr. Erdal Seren

Boğaz ağrısının yüzde 90’ı viral enfeksiyon kaynaklı

Yanma, kuruluk, yutkunma ile kötüleşebilen boğaz ağrısının yaklaşık yüzde 90’ının sebebini viral enfeksiyonlar oluşturur.  Bunun dışında bademcik iltihabı, infeksiyoz mononükleoz (öpücük hastalığı) gibi etkenler daha ciddi nedenleri oluştururken; sigara içmek, hava kirliliği ve evcil hayvan veya polenler gibi alerjik maddelere maruz kalmakta boğaz ağrısının sebepleri arasında yer almaktadır.

Boğaz kültürü ve kan tahlili gerekebilir

Bazı durumlarda enfeksiyonlar, alerjik nezle, reflü, tiroid iltihapları ve çene eklem hastalıkları ile de karıştırılabilen boğaz ağrısının en belirgin semptomları arasında konuşma ve yutma esnasında şiddetli ağrı hissetmek, ses kısıklığı, öksürük, ateş, boğaz şişmesi, boğazda veya bademciklerde beyaz lekeler sayılabilmektedir. Öncelikle uzman bir doktor tarafından detaylı muayene gerçekleştirilerek tanısı konulan boğaz ağrısında bazen hastadan boğaz kültürü alınması ve kan tahlili yapılması, enfeksiyon etkenlerinin araştırılması gerekir. Bununla birlikte radyolojik görüntüleme yöntemleri ile de kitle veya beze gibi olasılıklar incelenebilir.

Viral enfeksiyon kaynaklı boğaz ağrısında antibiyotik kullanılmıyor

Altta yatan nedene yönelik farklı tedavi yöntemlerinin uygulandığı boğaz ağrısı rahatsızlığında sebep eğer viral bir enfeksiyon ise uzman hekim tarafından antiviral ilaç tedavisi verilmektedir. Viral enfeksiyon sebepli boğaz ağrılarında antibiyotik kullanımının yeri bulunmamaktadır. Bunun yerine bol sıvı tüketimi, istirahat önerilir. Ancak bakteri etkenli boğaz ağrılarında mutlaka antibiyotik kullanılması gerekmektedir. Uygulanan antibiyotik tedavisi ile hastaların şikayetleri birkaç gün içinde azalmaya başlar. Bu rahatlama antibiyotik kullanımının bırakılmasına sebep olmamalıdır, yani verilen antibiyotik tedavisi tamamlanmalıdır. Aksi takdirde boğaz ağrısının geri dönme ihtimali artış gösterebilir.

Boğaz ağrısının bademcikten kaynaklanması durumunda ise devreye cerrahi girebilir.

Kişisel hijyeni sağlamak en önemli tedbir

Herkeste görülebilen boğaz ağrısı, 3-15 yaş arası kişilerde genellikle bakteriyel enfeksiyon sebebiyle izlenirken, erişkinlerde bu neden genellikle viral enfeksiyonlar, sigara kullanımı ve reflü olarak sıralanabilir. Kişisel hijyene dikkat etmek boğaz ağrısını önlemenin en iyi yolunu oluşturmaktadır. Özellikle boğaz enfeksiyonlarının yüzde 90 sebebinin viral enfeksiyonların olduğu düşünüldüğünde elleri sık yıkamak, ellerin gözlere ve ağıza temas ettirilmemesi, hapşırıp öksürürken ağzın kapatılması alınacak önlemler arasında yer almaktadır.

Bu uygulamalar ile boğaz ağrısını hafifletebilirsiniz

Uygulanacak tıbbi tedavi ile birlikte boğazınızı rahatlatabilecek, boğaz ağrısına iyi gelebilecek bazı uygulamalar şu şekilde sıralanabilir:

-Alkol ve tütün gibi tahriş edici maddelerden kaçınılmalıdır

– Ağrı kesici, boğaz pastili gibi ürünler kullanılabilir

– Ilık tuzlu su ile gargara yapılabilir

– Reflü kaynaklı boğaz ağrısı olanlar yüksek yastık ile yatabilir

-Uyku mekanlarında hava nemlendiricisi kullanılabilir. Bu cihaz diğer odalara da taşınabilir

-Boğaz kuruluğunu önlemek için bol sıvı tüketilebilir

GANT 1980’li yıllardan ilham alıyor

GANT 1980’li yıllardan ilham alıyor

GANT İlkbahar/Yaz 2023 Koleksiyonu, marin baskılardan ve pastel renklerden yola çıkarak ilkbahardan sıcak yaza yumuşak bir geçiş sağlıyor.

GANT’in Kreatif Direktörü Christopher Bastin, “Kökleri ABD’nin Atlantik kıyısı yakınlarına dayanan mirasımıza yeni bir bakış açısı getiriyor. Koleksiyon, denizcilik referanslı arşiv parçalardan ve Nantucket tekne yelkenlerini süsleyen renklerden esinleniyor. 1980’lerdeki Amerikan modasının ilham perileriyle beraber bu parçalar, GANT koleksiyonunun temelini oluşturuyor,” dedi.

GANT İlkbahar Yaz 2023 Kadın Koleksiyonu’nda yazın hafifliğini yansıtan katmanlı silüetler ve çizgiler ön planda. Modern gardıropların kilit parçaları olmaya aday koton trençkot, bol kesim chino pantolonlar ve cropped ceketler ise koleksiyonun favori parçaları arasında. Yazın enerjisini yansıtan beyaz ve mavi tonlar, sulu boya baskılarla ve yelkenli desenleriyle buluşuyor.

Kibariye, Çağlar Alkaç düet “Hani Benim Gençliğim”

Kibariye, Çağlar Alkaç düet “Hani Benim Gençliğim”

Ses tonunun Ahmet Kaya’ya benzetilmesiyle de dikkatleri üzerine çeken, Çağlar Alkaç ve arabesk müziğin divası Kibariye’nin sürpriz düeti “Hani Benim Gençliğim” Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşuyor.

Sözleri Yusuf Hayaloğlu’na, bestesi Ahmet Kaya’ya ait olan şarkının aranjesinde ise Kadir Okyay’ın imzası bulunuyor.

Ahmet Kaya klasikleri arasında yer alan şarkı; Çağlar Alkaç ve Kibariye’nin eşsiz yorumuyla yılın unutulmaz düetleri arasına ismini yazdırmaya aday.

Merhum sanatçı Ahmet Kaya’ya olan hayranlığıyla da tanınan Çağlar Alkaç; daha önce “Söyle” şarkısını da seslendirmişti.

Merakla beklenen Çok Aşk’ın fragmanı yayınlandı

Merakla beklenen Çok Aşk’ın fragmanı yayınlandı

Filmin senaristi ve başrol oyuncusu Hasan Can Kaya’nın yılın en kahkahalı, eğlence dolu filmi Çok Aşk’ın fragmanı yayınlandı.

24 Şubat’ta sadece sinemalarda vizyona girecek olan filmin fragmanında zengin oyuncu kadrosu; Hasan Can Kaya, Büşra Pekin, Şebnem Sönmez, Barış Yıldız, Ege Aydan, Bahtiyar Engin, Berkan Şal ve Uğur Yücel yer aldı.

Korsan film satıcısı Coşkun’un bir yandan aşkı Ayla’nın, diğer yandan sinema tutkusunun peşinden koştuğu filmin fragmanı renkli görüntülerden oluşuyor. 100 kişilik bir teknik ekiple ve 1200’ü aşkın yardımcı oyuncu kadrosuyla tamamlanan çekimlerin ardından filmin post prodüksiyon çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor.

Aysu Altay “Aristo’nun Rüyası”

Aysu Altay “Aristo’nun Rüyası”

Aristo’nun Rüyası, sürükleyici kurgusu ve başarılı dil kullanımıyla Türk edebiyatına değeri yadsınamaz bir katkı olarak; İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini alıyor.

Adeta bir tiyatro oyunu akışında kaleme alınan Aristo’nun Rüyası kitabı Aysu Altay’ın hayata dair metaforlarıyla harmanladığı özgün bir eser olarak okurların beğenisine sunuluyor. Kahramanımız Aristo’nun varoluş sancılarını ve çaresizliğini her satırında okuyucunun iliklerine kadar işleyen Altunay, kitabın şaşırtıcı sonu ile edebiyatseverleri Aristo’nun yerine koyarak iç dünyasının bitmeyen hesaplaşmalarına dâhil ediyor.

İzmir’in kalbinde Sevgililer Günü kutlaması

İzmir’in kalbinde Sevgililer Günü kutlaması

İzmir Marriott, Sevgililer Günü’ne yakışır Valentine Getaway paketi ile sevgililere romantizm dolu bir konaklama deneyimi yaşatacak.

Alternatif bir konaklama paketi

Tamamen yenilenen konsepti ile rüya gibi bir deniz manzarasına sahip Lima Restaurant’taki unutulmaz bir akşam yemeğinin dâhil olduğu bir gece çift kişilik konaklama paketi, Sevgililer Günü ruhunu uzun uzun yaşamak isteyenler için 245 EUR + KDV’den başlayan fiyatlarla sunulacak.

Sevgililer Günü büyüsünü hafta sonunda yaşamak isteyenler için, 11 Şubat akşamında gerçekleşecek Sevgililer Günü’ne özel bir gece çift kişilik konaklama ve Red Wear Party katılımının dahil olduğu Sevgililer Günü paketi 185 EUR + KDV’den başlayan fiyatlarla sunulacak.

Lima Restaurant’ta Sevgililer Günü yemeği

Deniz manzarasına sahip Lima Restaurant’ta gerçekleştireceği Sevgililer Günü yemeğiyle konuklarını adeta büyüleyecek.  İmza lezzetler oluşan Sevgililer Günü menüsü, birer kadeh şampanya ve çikolata ikramı ile başlayacak. Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan ve bir şişe şarabın menüye dahil olacağı canlı müzik eşliğinde gerçekleşecek romantik akşam yemeğinin ücreti ise iki kişi için 1.800 TL.

Pagos Roof Top’ta DJ Parti

İzmir Marriott’ın terasında konuklarını ağırlayan Pagos Roof Top, 11 Şubat tarihinde canlı DJ performansın eşlik ettiği Red Wear Party ile eğlenceli anlara ev sahipliği yapacak. Bir kadeh kokteyl ve bistroda cips/çerezin dâhil olduğu eğlencenin giriş ücreti 340 TL olarak fiyatlandırılacak. Partiye katılım şartlarından biri de davetlilerin kostüm seçimlerini kırmızıdan yana kullanması olacak.

Quan Spa’da çift masajı

Quan Spa’da aşklarını da şımartma fırsatı bulacaklar. Çünkü İzmir Marriott, Sevgililer Günü kokteylinin dahil olduğu çift kişilik masaj paketi Quan Spa Romance ile çiftlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Sevgililere özel hazırlanan bu arındırıcı paket iki kişi için 2.750 TL olarak fiyatlandırılacak.

Bilgi: +90 232 497 00 00

Büyüleyici atmosferde Sevgililer Günü

Büyüleyici atmosferde Sevgililer Günü

Argos in Cappadocia, büyüleyici atmosferinde Sevgililer Günü’nü kutluyor.

Kapadokya’yı tüm katmanları ile sunan Argos in Cappadocia, Güvercinlik Vadisi’nin dingin manzarasına karşı eşsiz Nahita ve Seki restoran lezzetleri, her biri birbirinden farklı romantik oda ve suitleri, Jabbar özel konseri ile unutulmaz bir kış sürprizine imza atıyor.

Kendine özgü vokal tarzı ve özgün yorumu ile müzik severlerin kalbine dokunan Jabbar, Argos in Cappadocia’nın Bezirhane Sahnesi’nde hem kendi besteleri hem de yeniden yorumladığı sevilen şarkıları ile müzikseverlere unutulmaz bir konser şöleni yaşatmaya hazırlanıyor.

Eşine az rastlanır havuzlu odaları, şömine, teras ya da mağara alternatifi sunan, her biri başka bir auraya sahip, kişiliği olan benzersiz oda ve suitleri ile de Sevgililer Günü’ne özel bir ayrıcalık yaratıyor.

Adres: Kayabaşı Sokak. No:23 Uçhisar, Nevşehir -Telefon: +90 384 219 31 30

Bozanın bilinmeyen faydaları!

Bozanın bilinmeyen faydaları!

Geleneksel Türk içeceği olan boza, Balkanlar, Kırım, Kafkasya, Mısır ve Orta Asya başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde sıkça tüketiliyor. Özellikle soğuk kış günlerinde tercih edilen ve fosfor, sodyum mineralleri ile çeşitli vitaminleri içeren bozanın bir bardağı vücuda çok önemli faydalar sağlıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Gözde Akın, bozanın faydaları hakkında bilgi verdi.

Pause Dergi

Dyt. Gözde Akın

Mineral ve vitamin deposu

İnsan sağlığı için yararlı mikroorganizmaları içeren fermente tahıl bazlı bir içecek olan boza ülkemizde; darı, mısır, pirinç, çavdar, yulaf, buğday gibi tahılların öğütülmesi, su ilave edilerek pişirilmesi ve daha sonra şeker eklenerek maya ile laktik asit fermantasyonuna tabi tutulması ile üretilmektedir. Bozanın kıvamı koyu olup, açık sarı bir renge, tatlı ekşimsi lezzete ve asidik-alkollü bir kokuya sahiptir. Fermantasyon ürünleri olan laktik asit ve CO2 bozaya lezzet ve ferahlatıcı özellik vermektedir. Boza; fosfor ve sodyum mineralleri ile A, B1, B2, E, C ve Niasin vitaminleri içermektedir.

Bozanın 9 faydası

  1. Sağlık üzerine etkilerine dair yapılan araştırmalar bozanın fenolik bileşenler ve antioksidan aktivite açısından önemli bir kaynak olduğunu ortaya koymaktadır. Bozanın hammaddesi olan tam taneli tahıllar fenolik maddeler açısından oldukça zengindir. Fenolik bileşikler antioksidan özelliklere sahip olup, kanser ve kalp hastalıkları gibi serbest radikallerin rol aldığı dejeneratif hastalıklara karşı koruyucu etki göstermektedir.
  2. Fermente probiyotik gıdalar, canlı mikroorganizmalar içermesi nedeniyle bağırsak mikrobiyatası ve genel sağlık üzerinde yararlı etkileri vardır.
  3. Geleneksel fermente bir besin olarak sınıflandırılan boza, probiyotik yapısı ve içerdiği yüksek laktik asit içeriği sebebiyle bağırsak florasını olumlu etkiler.
  4. “Sıvı ekmek” olarak da adlandırılan boza, vücuda sıcaklık veren yüksek kalorili bir içecektir. Yüksek kalorisi nedeniyle tok tutan boza zengin vitamin ve mineral kaynağıdır.
  5. Yüksek protein, yağ ve karbonhidrat içeriğinden dolayı besin değeri yüksektir.
  6. Besin değeri ve kalorisi yüksek bir içecek olduğundan kilo almak isteyenler, ergenlik dönemindeki bireyler, sporcular, gebeler, emzirme dönemindeki anneler için tercih edilebilir bir enerji kaynağıdır.
  7. Emzirme döneminde anne sütünü artırıcı etkisi gözlenmiştir.
  8. Niasin içeriğinden dolayı kalp ve damar hastalıklarına olumlu etkisi araştırılmaktadır.
  9. Boza, salep gibi öksürük tedavisinde kullanılmaktadır.

Tüketim miktarına dikkat edilmeli

Karbonhidrat içeriğinin yüksek olması sebebiyle; obezite ve diyabet hastalarının, gestasyonel diyabeti yani gebelik şekeri olan bireylerin porsiyon kontrolünü bir uzman ile belirlemeleri daha uygundur. Aynı zamanda yüksek fosfor içeriğinden dolayı da böbrek hastaları için olumsuz etkiye sahip olabilir.

Sıcak ya da soğuk içebilirsiniz

“Boza sıcak mı yoksa soğuk mu içilir?” sorusu tartışma konusu olabilmektedir. Bozanın tüketimi genellikle gecedir. Bunun çıkış noktası ise bozanın gün sıcaklığında çabuk bozulabilir olmasıdır. Bozacıların hava karardıktan ve sıcaklık düştükten sonra satmalarının sebebi de budur. Sıcak bir içecek olarak algılanmasına rağmen aslında boza daha çok soğuk içilmektedir. Ancak tercihe göre marketten alınan veya dolapta kıvamı yoğunlaşan boza bir miktar ısıtılıp da tüketilebilmektedir.

Bozayı uzun süreli bekletmeyin

Bozanın tüketiminde en önemli noktaların başında muhafaza edilmesi gelmektedir.  Bozanın muhafazası tercihen +4 derecede buzdolabında olmalıdır. Yüksek sıcaklıkta maya ve asetik asit bakterileri hızla çoğalarak bozanın duyusal özelliklerinde değişime neden olmaktadır. Bozanın raf ömrü 15 gün kadar olup fermantasyonun her aşamasında pH değeri 3.5’in altına düşünceye kadar tüketilebilmektedir. Yapılan çalışmada, bozanın +4°C’de depolandığında raf ömrünün 1 ya da 2 hafta arasında olduğunu, sonrasında ürün asitliğinin yükselerek tüketilemez hale geldiğini belirtmişlerdir.

Boza nasıl yapılır?

Ham maddeler (darı, mısır, pirinç, çavdar, yulaf, buğday gibi tahıllar)  → Kaynatma (1-2 saat) → Soğutma ve süzme → Şeker ilavesi (%20 oranına kadar) → Fermantasyon (15-25°C, 24 saat) → Soğutma (15°C altına) → Paketleme ve depolama

Öncelikle tahıl iyice yumuşayıncaya kadar kaynatılır. Püre haline getirilerek ince delikli bir süzgeçten geçirilir. Süzgeçten geçirilen kısım tamamen soğutulur. Bu arada ılık süt, toz şeker ve maya bir kapta karıştırılır. Hazırlanan bulgur lapasının içine maya eklenerek 24 saat bekletilmek üzere serin ve karanlık bir ortama alınır. Ara sıra bekleyen bozanın kapağı açılarak havalandırılır. 24 saat sonra boza karışımına toz şeker ve su azar azar eklenerek istenilen kıvama getirilir. Daha sonra kıvamının biraz daha artması için buzdolabına alınır.

 “1002. Gece”

 “1002. Gece”

Küratörlüğünü Banu Seyhan’ın üstlendiği; 15 kadın sanatçının Türk mitleri, Şahmeran, Kybele ve eşitlik gibi konuları odağına aldığı 1002. Gece, 7 Şubat’ta ziyarete açılıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ’nin kamusal sergi alanı olarak faaliyet gösteren Taksim Sanat, yeni bir sergi ile ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Gaye Su Akyol, Tuğçe Arıöz, Zeynep Aslanoba, Deniz Avşar, Büşra Aydagün, Kübra Boy, Nur Çağlak, Aslı Çelikel, Bedia Ekiz, Ece Haskan, Ecem Dilan Köse, Ayşe Uluçay, Melda Yaramış, Cansu Yıldıran ve Beyza Yıldırım’ın eserlerinin bulunduğu sergi; analogdan dijitale, her sanatçının kendi pratiğine ve anlatımına dair geniş bir yelpazede farklı teknikler sunuyor.

Sergiyi, 7 Şubat – 26 Mart tarihleri arasında Taksim metro girişinde yer alan Taksim Sanat’ta ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.