Yazılar

Gina, kapılarını yeniden açtı

Gina, kapılarını yeniden açtı

İstanbul’un en iyi İtalyan restoranlarından Gina, kısa bir aradan sonra D.ream çatısı altında yeniden Kanyon’da misafirlerini ağırlamaya başladı.

Kanyon’un en ikonik restoranlarından biri olan Gina eşsiz İtalyan lezzetlerini geniş bir şarap menüsü, özel kokteylleri ve yepyeni zarif iç mekan tasarımıyla harmanlayarak misafirleriyle buluştu.

Gina

Gina Kanyon, 1950’li yıllarda Toskana’da yaşamış ve kendi adını taşıyan bir aile lokantası işletmiş İtalyan kadını Gina’nın hikayesinden alınan ilhamla tasarlanan dekorasyonuyla da dikkat çekiyor.  Genelde aile işletmesi olan ve tarifleri nesilden nesile geçen Trattoria’nın sıcaklığının ve gelenekselliğinin incelikli lüks detaylarla birleştirildiği Gina; duvar aplikleri, sedir arkası aydınlatmaları, duvarları kaplayan çerçevelerdeki İtalyan portreleri, Gina’nın yaşadığı bölgeleri tasvir eden İtalyan Riviera’sı, Venedik ve Toskana’ya ait özel görselleri, terracotta saksılardaki bitkileriyle Gina’nın 1950’li yıllarda başlayan hikayesini günümüze taşıyor.

Gina

Gina’nın yenilenen menüsünde; “Ton Balığı Tartar”, “Patlıcan, kabak, domates ve Stracciatella Peynirli Bruschetta”, “Zeytinyağlı Enginar ve Tane Hardal Soslu Kuşkonmaz Salatası”, “Deniz Mahsullü Risotto”, “Manda Burrata ve Cherry Domates Soslu Tagliolini”, “Deniz Mahsüllü Pizza”, “Povolone Peynir ve Trüf Mantarlı Napolitan Pizza”, “Izgara Bonfile Dilimleri” ve bir İtalyan klasiği olan “Çikolatalı Tiramisu” gibi eşsiz lezzetler yer alıyor.  Yemeklere klasik kokteyllerle birlikte Gina için özel olarak yaratılan PPM, Village Beauty, Negroni Berry gibi özel Negroniler eşlik ediyor. Gina

Geleneksel İtalyan lezzetlerinin yeme-içme sektörünün lideri D.ream’in uzmanlığıyla harmanlandığı Gina Kanyon yemekli iş toplantıları için de alternatif sunuyor. Haftanın her günü 12:00-24:00 saatleri arasında hizmet veren Gina’nın Galataport İstanbul’da yer alacak restoranı ise yakında misafirlerini ağırlamaya hazır olacak.

Gina

Rezervasyon için: 0212 353 52 86

Adres: Büyükdere Cad. Kanyon AVM No: 164-A Levent/İstanbul

Ne yaparsanız yapın, bir türlü ısınamıyorsanız…

Ne yaparsanız yapın, bir türlü ısınamıyorsanız…

Kış aylarında en sık yaşadığımız sorunlardan biri, ‘üşümek’ oluyor. Soğuk havada yeterince kalın giyinmeden sokağa çıktığımızda, kapalı mekanlarda ısıtma sistemi ideal ısı ayarında olmadığında, üşüyoruz! Bu mevsimde üşümeyi ‘soğuktandır’ diyerek olağan bir durum olarak görebiliyoruz. Ancak dikkat! Soğuk havalarda hemen hepimizin yakındığı üşüme hissi bazı önemli hastalıklara da işaret edebiliyor. Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, üşüme şikayetinin kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulunarak, “Üşümek bu dönemlerde Omicron varyantının önemli bir belirtisi olabileceği için hafife alınmamalı. Ayrıca başka pek çok ciddi hastalıklardan da kaynaklanabildiği için özellikle enfeksiyonun olmadığı ve üşeme şikayetinin uzadığı durumlarda da mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor” diyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, üşümeye yol açan önemli hastalıkları anlattı ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Türker Kundak

Covid-19 Omicron varyantı

Üşümek, Covid-19 virüsünün dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de baskın varyantı olan Omicron ile kış aylarında yaygın görülen influenza virüsünün önemli belirtilerinden biri olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, bu virüslerin yol açtıkları enfeksiyon hastalıklarında ateş yükselmeden hemen önce ya da ateş yükseldiğinde üşüme hissi gelişebildiğini söyleyerek, “Oldukça bulaşıcı olan ve yoğun bakım gerektirecek kadar ağır zatüre yapabilen bu iki virüsün ilk başlangıç belirtisi olabileceği için üşüme problemi asla hafife alınmamalı” diyor.

Demir eksikliği

Demir eksikliği veya demir eksikliğine bağlı anemi (kansızlık) yine üşümenin oldukça sık görülen nedenlerinden biri. Kadınlarda adet kanamaları gibi, vücudumuzda herhangi bir nedenle oluşan kan kayıplarında veya sadece beslenme eksikliğine bağlı olarak gelişen kansızlık durumunda, üşüme olabiliyor. Ayrıca demir eksikliği dışında lösemi/lenfoma ya da çeşitli kanserler nedeniyle görülen anemiler de üşüme belirtisiyle sinyal verebiliyor.

Hipotiroidi

Tiroit bezinin ürettiği ana hormonlar olan T3 ve T4 hormonları vücudumuzun metabolizma hızını belirliyorlar. Bu bezin vücut için yeterli miktarda tiroit hormonu üretemediği tabloya da ‘hipotiroidi’ deniyor. Tiroit hormonlarının kana az salgılanmalarına bağlı olarak metabolik hızımız yavaşlıyor. Bunun sonucunda; üşüme, halsizlik ve yorgunluk gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor.

D ve B12 vitamini eksikliği

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, vücudumuzun en önemli vitaminlerinden olan D vitamini ile B12 vitamini eksikliğinin de üşümeye neden olabildiğine işaret ederek, “D vitamini eksikliğinin en önemli belirtisi üşümek olmakla birlikte, kas ve kemik ağrıları da görülebiliyor. B12 vitamini eksikliğinde ise üşümenin yanı sıra vücutta uyuşma, karıncalanma ve his kaybı da gelişebiliyor” bilgisini veriyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kontrolsüz diyabet

Halk arasında ‘şeker hastalığı’ olarak bilinen diyabette kan şekeri kontrol altına alınamazsa, sinirlerde ve damarlarda hasar oluşabiliyor. Damar tıkanıklığı nedeniyle dokular daha az kanlanınca el ve ayaklarda uyuşukluk, ağrı ile üşüme sorunları gelişebiliyor.

Damar hastalıkları

Damar hastalıklarına bağlı üşüme en sık el ve/veya ayaklarda oluyor. “Bu hastalarda uzuvlarda renk değişikliği, morarma, uyuşma ve karıncalanma şikâyetleri görülebiliyor” diyen Dr. Türker Kundak, şöyle devam ediyor: “Dolaşımın zayıf olması özellikle el ve ayak üşümesine sebep olan en yaygın faktörlerden biridir. Bunun nedeni damar hastalıkları veya damar içi plakların yol açtıkları damar tıkanıklıkları oluyor. Sigara içmek de dolaşım bozukluklarına ve damar tıkanıklıklarına neden olarak üşümeye yol açabiliyor.”

Raynaud hastalığı

Nadir görülen hastalıklardan biri olan Raynaud hastalığında (kan dolaşımının az olduğu bölgelerde gelişen derideki renk değişiklikleri) kan damarlarının kasılmaları sonucu el ve ayaklarda üşüme sorunu oluşabiliyor.

Kanser

Vücutta gelişebilecek kanser hastalığı nedeniyle hızlı kilo vermeyle beraber fazla miktarda kaybedilen kas ile yağ dokusu da yine üşümeye yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Türker Kundak, bu belirtilerde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanın yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Depresyon / Anksiyete

Covid-19 pandemisinde artış gösteren depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar da beden sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Depresyon ve kaygı bozukluğunun uzaması halinde vücudumuzda bazı hormon seviyeleri değişince; sürekli üşüme, yorgunluk ve uyku bozuklukları gibi sorunlar gelişebiliyor.

Ağız kuruluğu bazı hastalıkların habercisi olabilir

Ağız kuruluğu bazı hastalıkların habercisi olabilir

Ağız içindeki tükürüğün azalmasıyla ortaya çıkan ağız kuruluğu, birçok nedene bağlı olarak gelişebiliyor. Kserostomi olarak da bilinen ağız kuruluğu, diş çürükleri ve ağız içi enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bazı ciddi hastalıkların belirtisi de olabilen ağız kuruluğundan kurtulmak için altta yatan nedenin belirlenmesi gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Kaplan, ağız kuruluğu ve nedenleri hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Mustafa Kaplan

Tükürük üretilmezse ağız kuruluğu görülür

Ağız kuruluğu, tükürük bezlerinin ağız içini ıslak tutmak için yeterli tükürük üretemediği bir durumu ifade etmektedir. Tükürük, bakteriler tarafından üretilen asitleri etkisiz hale getirerek, bakteri üremesini sınırlar ve diş çürümesini önlemeye yardımcı olur. Tükürük ayrıca tat alma yeteneğini geliştirir ve çiğneme ile yutmayı kolaylaştırır. Ayrıca tükürükteki enzimler sindirime yardımcı olmaktadır. Azalmış tükürük ve bunun sonucunda ortaya çıkan ağız kuruluğunun, diş ve diş eti sağlığına, iştah ve yemekten aldığınız zevk üzerinde büyük etkisi olacaktır. Ağız kuruluğu genellikle belirli ilaçların yan etkisinden, yaşlanmaya bağlı sorunlardan veya kanser tedavilerinin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu belirtilere dikkat!

Ağız içinde yeterince tükürük üretilmemesi şu belirtilere neden olabilmektedir:

  • Ağızda kuruluk veya yapışkanlık hissi.
  • Sık sık susama.
  • Dilde karıncalanma hissi.
  • Tükürük bezlerinde büyüme.
  • Kalın ve lifli görünen tükürük.
  • Ağız kokusu.
  • Çiğneme, konuşma ve yutma güçlüğü.
  • Boğaz ağrısı ve ses kısıklığı.
  • Kuru veya oluklu dil.
  • Değişen bir tat alma duyusu.
  • Protez takma sorunları.

Ağız kuruluğunun nedeni bu sorunlar olabilir

İlaçlar:  Depresyon, yüksek tansiyon ve anksiyete tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yanı sıra antihistaminikler, dekonjestanlar, kas gevşeticiler ile ağrı kesici ilaçlar ağız kuruluğu yapabilir.

Yaşlanma:  Birçok kişi yaşlandıkça ağız kuruluğu yaşar. Bu duruma katkıda bulunan faktörler arasında belirli ilaçların kullanımı, vücudun ilaçları işleme yeteneğindeki değişiklikler, yetersiz beslenme ve uzun süreli sağlık sorunları yer alır.

Kanser tedavisi: Kemoterapi ilaçları tükürüğün yapısını ve üretilen miktarı değiştirebilir. Baş ve boynuna uygulanan radyasyon ya da ışın tedavileri tükürük bezlerine zarar vererek tükürük üretiminde belirgin bir azalmaya neden olabilir.

Sinir hasarı: Baş ve boyun bölgesindeki sinir hasarına neden olan bir yaralanma veya ameliyat, ağız kuruluğuna neden olabilir.

Diğer sağlık koşulları: Diyabet-şeker hastalığı, felç, ağızdaki mantar enfeksiyonu (pamukçuk) veya Alzheimer hastalığı, Sjögren sendromu veya HIV/AIDS gibi otoimmün hastalıkları ağız kuruluğu yapabilir.  Böbrek yetmezliği,  tiroid hastalıkları, kansızlık, verem gibi hastalıklar da ağız kuruluğunun nedenidir.

Burun tıkanıklığı: Ağızdan nefes almak, horlamak ve oda havasının kuru olması da ağız kuruluğuna katkıda bulunabilir.

Tütün ve alkol kullanımı: Alkol ve sigara içmek veya tütün çiğnemek ağız kuruluğu şikayetlerini artırabilir.

Uyuşturucu kullanımı: Metamfetamin kullanımı şiddetli ağız kuruluğuna ve “meth ağzı” olarak da bilinen dişlere zararlı bir duruma sebep olur. Esrar da ağız kuruluğuna neden olabilir.

Ağız kuruluğu için önemli öneriler

Tedavinin belirlenmesi ağız kuruluğunun nedenine bağlı olarak yapılmalıdır. Uzman hekim veya diş hekimi şunları yapabilir:

  • Ağız kuruluğuna neden olan ilaçlar değiştirilebilir. Eğer bu mümkün değilse belki doz miktarı azaltılabilir.
  • Ağızı nemlendirecek ürünler kullanılabilir (Ağız gargaraları, yapay tükürük veya nemlendiriciler olabilir). Ağız kuruluğu için tasarlanmış, özellikle ksilitol içeren ağız gargaraları, diş çürümesine karşı koruma da sağlar.
  • Tükürüğü uyaran ilaçlar kullanılabilir.
  • Dişleri korumak önemlidir. Çürükleri önlemek için florürlü ilaçlar veya haftalık klorheksidin kullanılabilir.

Sertap Erener 4 Şubat’a sahnede

Sertap Erener 4 Şubat’a sahnede

Türk müziğinin yıldız sanatçısı Sertab Erener, Kerki Solfej’in kış konserleri organizasyonuyla 4 Şubat’ta İstanbullularla buluşacak. Volkswagen Arena’da sevenlerinin karşısına çıkacağı konserde unutulmaz anlar yaşanacak.

Sertab Erener, 4 Şubat Cuma akşamı hit olan tüm şarkılarını seyircisiyle birlikte söyleyecek. Erener’in muhteşem performansı öncesinde sahne alacak olan Selin Geçit ve Pandami Music keyifli dakikalar sunacak.

Sait Restauranttan mevsime uygun menü

Sait Restauranttan mevsime uygun menü

Bodrum klasiği Sait Restoran, güçlü menüsünde yer alan en özel lezzetleri şehrin yeni mahallesi Galataport İstanbul’da misafirleriyle paylaşmaya devam ediyor.

Sait Restaurant

Sezonun en taze balıkları, organik Ege otlarıyla hazırlanan salatalar, farklı aromalarıyla iştah kabartan mezeler ve enfes tatlılar şık sunumlarla birleşerek tüm misafirlere unutamayacakları bir gastro şölen yaşatıyor.

Sait Restaurant

 Sezonun en taze ürünlerinin kullanıldığı ve mevsimle uyumlu reçetelerin yer aldığı güçlü menüsüyle misafirlerinden her zaman tam not alan Sait Restoran, mevsimsel uyumun öne çıktığı imza lezzetlerine yeni tatlar eklemeye devam ediyor. Deniz ürünleri konusundaki uzmanlığıyla ayrıcalığını her zaman koruyan Sait Restoran, rafine lezzetler arayanların değişmez adresi oluyor. Ana yemekler arasında; özel bir sunumla servis edilen ızgara levrek, deniz mahsullü karakılçık pilavı öne çıkarken, ızgaralarda; ızgara ahtapot, ızgara levrek, pastırmalı ve mozerellalı jumbo karides yoğun ilgi görüyor.

Sait Restaurant

Sait Restoran’a özgü tereyağı ve sarmısaklı kara midye çorbası ana yemeğe sıcak bir çorbayla başlangıç yapmak isteyenlerin favorisi olurken, somon çello, torik lakerda, şevket-i bostan, enginar kalbi ve balık kokoreç de Sait menüsünün en sevilen lezzetleri olarak öne çıkıyor. Yemeğin tatlı sonları için birbirinden lezzetli seçeneklerin yer aldığı menüde Sait yorumuyla sunulan şekerpare, mutlaka denenmesi gereken tatlılar arasında yer alıyor.

Sait Restaurant

Et severlerde unutulmadı

Sait Restoran, denizden sofraya taşıdığı taze deniz ürünleri ve sezon balıklarının yanı sıra, ev yapımı taze makarnaları, kırmızı et severlere özel seçenekleri, ızgara ve zengin meze çeşitleriyle her misafirin damak tadını yakalamayı başarıyor.

The Populist’ten baharatlı tatlı 

The Populist’ten baharatlı tatlı

The Populist, 14 Şubat’ Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı Baharatlı Çikolatalı Profiterol sunumuyla özel bir tatlıya imza attı.

Rengini aşkın renginden alan, baharat aroması, yoğun krema dolgusu ve çikolatanın eşsiz uyumuyla yeniden yorumlanan Baharatlı Çikolatalı Profiterol, çilek dilimleri ve yenilebilir çiçeklerle servis ediliyor. 14 Şubat’a özel hazırlanan Baharatlı Çikolatalı Profiterol lezzeti, Yapı Kredi bomontiada ve Galataport İstanbul’da yılın en romantik gününe tatlı bir dokunuş yapmak isteyen çiftleri bekliyor.

“Hiçbir şikayetim yok” deyip bu hatalara düşmeyin!

“Hiçbir şikayetim yok” deyip bu hatalara düşmeyin!

Son iki yıldır tüm dünyayı derinden etkileyen Covid-19’a yol açan SARS-CoV-2 virüsünün yeni varyantı Omicron çok hızlı bulaş riskiyle büyük tehlike olmaya devam ediyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim “Omicron varyantı 26 Kasım’da Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Kaygı Verici Varyant“ olarak tanımlanmıştır. Omicron varyantının en büyük özelliği çok hızlı bulaşması ve çok hızlı yayılmasıdır. Girdiği her ülkede vaka sayıları hızla artmaktadır. Son haftalarda Omicron varyantının etkisi ile ülkemizde de hasta sayıları, diğer dalgalarda görülenin çok üzerinde artmaktadır” diyor. Aşılı kişilerde hiçbir şikayete yol açmamış olsa bile, aşısız, aşıları tamamlanmamış veya bağışıklık sistemi zayıf kişilerde, kronik hastalığı olanlarda hayati riske neden olabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Tülin Sevim bu nedenle ev içerisinde dikkat edilmesi gereken çok önemli kurallar olduğunu söylüyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, Omicron’da hem kişinin kendi sağlığı hem de çevresindekilerin sağlığını korumak için uyulması gereken 8 önemli kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Tülin Sevim

Sağlıklı beslenin, bol bol uyuyun

Vücut direncimizin güçlü olması için sağlıklı beslenme ve düzenli uyku çok önemlidir. Yaşınıza ve kilonuza uygun sağlıklı beslenin ve bol sıvı tüketin. Yediklerinizi çeşitlendirin, bol meyve ve sebzeye mutlaka yer verin. Tuzu ve şekeri azaltın, yağın fazlasından kaçının, bol su için. Sigara ve alkolden uzak durun. Bol bol uyuyun ve istirahat edin.    

Evde maske takın!

Evdeki diğer kişilerle temas etmemeye çalışın. Odanızı ayırın, mümkünse banyo ve tuvaletinizi ayırın, yemeklerinizi odanızda yiyin. Evdeki ortak alanları kullanmak zorunda kaldığınızda; ağız, burun ve çenenizi kapatacak şekilde tıbbi maske takın, diğer kişilerle aranızda en az 2 metre mesafe bırakın ve ortak alanları olabildiğince kısa süre kullanın. Odanızı sık sık havalandırın. Evcil hayvanınıza da yaklaşmayın.

Bu durumlarda vakit kaybetmeyin!

Ateşinizi takip edin, ateşiniz düşmüyorsa, nefes darlığınız varsa, solunum sıkıntısı çekiyorsanız, sıvı alımınız veya beslenmeniz ciddi şekilde bozulduysa, bilinç bulanıklığınız olursa, kendinizi kötü hissediyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuzu veya 112’yi arayın.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Tuzlu su gargarası yapın

Covid-19 hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Doktorunuz şikayetlerinizi azaltmak için bazı ilaçlar önerebilir, bu ilaçları düzenli kullanın. Bunun yanı sıra bitki çayları, boğaz pastilleri, tuzlu su gargarası sizi rahatlatabilir. Tuzlu su gargarası boğazdaki bakterilere karşı fayda sağlayacaktır.

Egzersiz yapın

Sonuç pozitif diye karamsarlığa kapılıp günü sürekli yatarak geçirmeyin. Ev içinde yaşınıza uygun, sizi çok yormayacak egzersizler, özellikle nefes egzersizleri yapın; keyifli aktivitelere odaklanın, başkalarıyla bağlantı kurun ve nasıl hissettiğinizi paylaşın.

Destek istemekten çekinmeyin

Evde tek yaşıyorsanız; ailenizle, arkadaşlarınızla, komşularınızla iletişim halinde olun. Onları sağlık durumunuzdan haberdar edin. Siz sokağa çıkamayacağınız için ihtiyaçlarınız konusunda onlardan yardım alabilirsiniz.

Hijyen kurallarını ihmal etmeyin!

Ellerinizi düzenli olarak en az 20 saniye sabun ve su ile yıkayın veya en az yüzde 60 alkol içeren bir el dezenfektanı ile temizleyin. Kimseyle tokalaşmayın. Tabak, bardak, çatal, kaşık, havlu gibi eşyalarınızı evdeki diğer insanlarla ortak kullanmayın. Bu eşyaları kullandıktan sonra sabun ve su ile iyice yıkayın veya bulaşık makinesine koyun. Eşyalarınıza bir başka kişi dokunacaksa mutlaka eldiven kullanmalı. Giysilerinizi, havlu, çarşaf gibi eşyalarınızı en az 60 derecede yıkayın.

Tüm yüzeyleri temizleyin

Tezgah, masa, kapı kolları, musluklar, kumanda ve telefon ekranları gibi düzenli olarak dokunulan yüzeyleri sık sık temizleyin ve dezenfekte edin.

Evde kalın ve hastalığınızı saklamayın!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim “Omicron’u nezle gibi hafif belirtilerle geçiriyorsanız da, hiçbir şikayetiniz olmasa da bu sizi yanıltmasın. Mutlaka evde kalın, tıbbi yardım ihtiyacınız olmadıkça sokağa çıkmayın. Hastalığı başkalarına bulaştırabileceğinizi unutmayın. Kronik bir hastalığınız varsa doktorunuz ile temasa geçin. Şikayetlerinizin başladığı veya PCR testinizin pozitif çıktığı günden önceki 48 saat içinde temas ettiğiniz kişileri arayarak hastalığınızı bildirin. Böylece onların da kendilerini karantinaya almalarını ve test yaptırmalarını sağlamış olursunuz” diyor.

Can VS, Bedo eşliğinde “Sana Dair” i dinleyicilerle buluşturdu

Can VS, Bedo eşliğinde “Sana Dair” i dinleyicilerle buluşturdu

Can VS’nin albümün ayak seslerini taşıyan şarkısı Sana Dair, Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluştu.

Sözü Bedo’ya, düzenlemesi ise Can VS’ye ait olan drill alt yapılı Sana Dair şarkısı, doğu motifleriyle bir sentez oluşturarak dikkatleri üzerine çekiyor.

Alt yapısı Can VS’ye ait olan “Sana Dair”, derin bass’lara ve ona eşlik eden alaturka melodilere sahip. Drill ritimleri ise şarkıya coşkulu bir hava katıyor.

Can VS, şarkının kendisinde yarattığı hissiyat ile ile ilgili “kaybolmuşlukların ardında her zaman bir umut yeşermeyi bekler.”diyor.

Hakan Altun; “Yaşasın aşk yaşasın arabesk”

Hakan Altun; “Yaşasın aşk yaşasın arabesk”

Jolly Joker Private, arabesk müziğin güçlü sesi Hakan Altun’u ağırladı.

Jolly Joker Private’da ikinci kez sahne alan ve yine günler öncesinde biletleri tükenen Hakan Altun konserinde sanatçı bundan böyle sloganımız “Yaşasın Aşk Yaşasın Arabesk” diyerek misafirlerine arabesk müziği ziyafeti yaşattı. Sanatçı kendine ait hit şarkıları dışında söylemekten keyif aldığı şarkılarını da seslendirerek konuklarına Jolly Joker Private’da unutulmaz bir gece yaşattı.

Katerina Ekşioğlu, yeni koleksiyon için kamera karşısına geçti

Katerina Ekşioğlu, yeni koleksiyon için kamera karşısına geçti

Modern ve fark yaratan tasarımlarıyla moda sektörüne iddialı bir giriş yapan Katerina Ekşioğlu, her kadın özel ve güzeldir diyerek şık, iddialı ve kaliteli tasarımlarıyla adından söz ettiriyor. Ekşioğlu Fransız zarafeti, İskandinav özlülüğü ve Amerikan giyim tutkusu arasında ortak bir noktada hazırladıklarını söyledikleri Pre Fall 2022 koleksiyonunu moda severlerin beğenisine sunuyor. Özel anlarda olduğu gibi gündelik yaşamda da kadınların her anında kendileri özel hissetmelerini sağlamayı amaçlarken aynı zamanda rahatlığı da önemsiyor. Koleksiyon sürrealizm, kışkırtıcı ve baştan çıkarıcı bir dokunuşla hazırlanırken tasarımcılar yarattıkları kıyafetleri bir kadının karakterinden ilham alarak onları yansıtan ürünler ortaya çıkarıyor. Katerina Ekşioğlu tasarımcıları her detayı titizlikle çalışırken ve her kadının mutluluğunu gözlerinden yansıtmayı hedefliyor.

Pre Fall 2022

Ekosenin yeniden doğuşu ve yükselişi

Pre Fall 2022 Kış koleksiyonunu hazırlarken incelik ve feminenliğe vurgu yapan Katerina Ekşioğlu kıyafetlerde taşlardan, kristallerden yapılan düğmeler ve şeritlerle koleksiyona ışıltı veriyor. Yıllardır modanın vazgeçilmez deseni olan ekoseye yeni bir soluk getirirken tasarımlarıyla da göz dolduruyor. Marka her yaştan kadının her alanda kullandığı ekose desenini sanatsal dokunuşla sofistike hale getirirken keskinlik ve kırılganlığın bir olduğu siluetlerde güçlü bir karaktere sahip güçlü kadınlar için kıyafet tasarlıyor.

Pre Fall 2022

Her kadın kendine özgü güzel ve özeldir

Katerina Ekşioğlu profesyonel tasarımcıların dokunuşlarıyla ortaya çıkardığı ürünleri her bedene ve isteğe göre tasarlayabildiği gibi konuklarının mutluluğu ve konforunu da önemsiyor. Kumaşın kaliteli oluşu doğal olarak beraberinde kaliteyi ve şıklığı da getirdiği gibi profesyonellerden oluşan ekip ürettikleri ürünlerin şık ve güzel olmasının yanı sıra kullandıkları kaliteli kumaşla konforu da garanti ediyor. Dünya standartlarındaki ölçüler baz alınarak her kadının vücut şekli göz önünde bulundurulup ona göre ürün tasarlanıyor. Bir imaj oluştururken titizlikle her ayrıntıya dikkat edildiği gibi estetik faktörü markanın her alanında en önemli unsur olma özelliği taşıyor.