Yazılar

“Sahnede gözede kulağa da hitap etmek gerek”

“Sahnede gözede kulağa da hitap etmek gerek”

Türk pop müziğinin güçlü sesi Funda Arar ve başarılı müzik grubu Sakiler,  geçtiğimiz akşam Maslak Yeni Gazino’da sevenleriyle buluştu.

Gecenin ilk bölümünde dillere dolanan şarkılarını Yeni Gazino’yu dolduran müzikseverler birlikte hep bir ağızdan söyleyen Sakiler, adeta kulakların pasını sildi. Sakiler’in ardından sahne alan Funda Arar, konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Son dönemde tartışma konusu olan sahne kıyafetleri özelinde siz sahne kıyafeti seçerken nelere dikkat ediyorsunuz sorusunu, “Ben sahnede sadece şık olmaya özen gösteriyorum. Elbisenin rengi, aksesuarı, ayakkabısı, saçı makyajı hepsini bir bütün olarak görüyorum. Sahnede güzel görünmek çok önemli” diyerek yanıtladı.

“KOMEDİ FİLMİNDE OYNAMAK İSTERİM”

Daha önce konuk olarak oyunculuk deneyimleriniz oldu. Yeni bir teklif gelse düşünür müsünüz? sorusuna  ise “Komedi filminde yer almayı isterim. Müzik, konserler hepsi harika ama ters köşe yaparak bir komedi filminde olmayı çok isterim” dedi.

Sahneye Özgür Masur imzalı altın rengi elbiseyle çıkan ve kusursuz güzelliğiyle hayranlarından büyük beğeni alan Funda Arar, 2 saat sahnede kaldığı programını alkışlar eşliğinde noktaladı.

Sıla Sevgililer Günü’nde sahne alıyor

Sıla Sevgililer Günü’nde sahne alıyor
Türk pop müziğinin en sevilen kadın sanatçılarından Sıla, önceki akşam Kerki Solfej’in kış konserleri kapsamında hayranlarının karşısına çıktı. Ocak ayında ikinci kez Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde İstanbullularla buluşan Sıla, performansıyla herkesi mest etti.
Konserinin açılışını ‘Açık Deniz’ şarkısıyla yapan sanatçı, salonu dolduran dinleyicisiyle şarkılarını hep birlikte söyledi. Şarkılarının hep birlikte söylendiğinde anlamlı olduğunu söyleyen Sıla, kendisini izlemeye gelenlere unutulmaz bir akşam yaşattı.
Nazım Hikmet’in doğumunun 120. yılı nedeniyle sahnesinde şairi anan Sıla, seslendirdiği Nazım Hikmet’in şiirinden bestelenen  ‘Karlı Kayın Ormanı’ şarkısıyla alkış yağmuruna tutuldu.
Sıla, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde yeniden Zorlu PSM’de sevenlerinin karşısına çıkacak.

Serdar Ortaç “Bütün borçlarım bitti”

Serdar Ortaç “Bütün borçlarım bitti”

Türk pop müziğinin sevilen ismi Serdar Ortaç önceki akşam Maslak 1453’teki Yeni Gazino’da muhteşem bir geceye imza attı.

Sahne öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Serdar Ortaç; “2022’ye çok güzel başladım, bütün borçlarımı ödedim. Hayata yeniden başlıyor gibiyim. Borç yiğidin kamçısı derlermiş, büyük kamçı aldım ama hepsi bitti. Şükürler olsun Allah’a, şimdi tertemiz pamuk gibi sahneye çıkacağım” dedi.

“BUNDAN SONRA KAZANDIĞIM HER KURUŞU ARKADAŞLARIMA DAĞITACAĞIM”

Röportajın devamında, bundan sonraki planlarınız neler olacak sorusuna ise, “Bundan sonra kazandığım her şeyi tek başıma yeme gibi bir durumum yok. Artık kazandığım her kuruşu arkadaşlarıma dağıtacağım” şeklinde yanıtladı.

“ANNEMİ DİNLEMEDİM ALLAH BELAMI VERDİ”

Sahneye beyaz bir ceketle çıkan Serdar Ortaç; “Annem sarışından hayır gelmez demişti. Eşim de sarışın oldu, sevgilim de sarışın oldu. Annemi dinlemedim Allah belamı verdi”  sözlerini dile getirdikten sonra “Karabiberim” şarkısını hayranlarıyla birlikte seslendirdi.

Hülya Avşar sahneyi sevdi

Hülya Avşar sahneyi sevdi

Ünlü sanatçı Hülya Avşar, önceki akşam Maslak 1453’teki Yeni Gazino’da sevenleriyle buluştu.

Rezervasyonların saatler öncesinde dolduğu gecede, Özlem Kaya imzalı kristal taşlarla süslenmiş, dekolteli siyah elbise ile sahneye çıkan Avşar, kusursuz fiziği ile kendine hayran bıraktı.

Gece boyunca ağırlıklı olarak Türk Sanat müziği şarkılarına yer veren ünlü şarkıcı, ayrıca seyircilerden gelen yoğun istek üzerine mavi ve Hülya şarkılarını da söyleyerek sevenlerine unutulmaz bir gece yaşattı.

At nalı böbrek hastalığı nedir?

At nalı böbrek hastalığı nedir?
Normal şartlarda bir insanda bulunan börek sayısı ikidir ve bu börekler birbirinden ayrı olarak sağ ve solda konumlanır. Ancak kesin nedeni bilinmese de bazı durumlar anne karnındayken bebeğin böreklerinin birleşmesine yol açar. Şekil olarak at nalına benzeyen bu duruma at nalı böbrek hastalığı denir. Avrasya Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Arman Çitçi, at nalı böbrek hastalığı hakkında bilinmesi gerekenleri anlatıyor.

At nalı böbrek hastalığı nedir ve nasıl oluşur?
Böbrekler anne karnındayken omuriliğin iki tarafında olacak şekilde oluşmaya başlar. Bebeğin rahimde oluşması sırasında aşamalı olarak ilk oluşan organların başında böbrekler gelir. Normal bir süreçte böbrekler ayrı olarak bebek büyüdükçe gelişimini sürdürür ve doğru noktada pozisyon alır. Ancak anormal olan bazı şartlar bu süreçte bazı kusurlara yol açar ve böbrekler birleşir. Hamileliğin 7. ve 9. haftaları arasında ortaya çıkan bu durum çok sık görülmemekle birlikte hayati bir tehlikeye yol açmaz. Ancak yapılan araştırmalar at nalı böbrek hastalığı olan kişilerin çok daha kolay böbrek taşı hastalıklarına yakalandığını ortaya koymaktadır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Op. Dr. Arman Çitçi

At nalı böbrek hastalığının belirtileri nelerdir?
Bazı durumlarda hiç belirti vermeyen at nalı böbrek hastalığının en sık görülen belirtileri şu şekildedir:
• Böbreklerde ağrı,
• Bulanık idrar,
• İdrar sırasında acı ve yanma,
• İdrarda görülen kan,
• Halsizlik ve yorgunluk,
• Yüksek ateş,
• Mide bulantısı,
• Kusma şikayetleri,

Bu hastalıklara dikkat!
At nalı böbrek hastalığı her ne kadar hayati bir tehlikeye yol açmasa da kişileri bazı hastalıklara karşı daha savunmasız bırakır. Beraberinde;
• Böbrek taşları,
• Böbrek kanseri,
• Wilms tümörü,
• İdrar birikmesi sonucu oluşan böbrek şişliği,
• Beyinde ekstra sıvı birikmesi,
• Ayrık omurga,
• İskelet problemleri
• Polikistik böbrek hastalıkları görülebilir.

At nalı böbrek hastalığı nasıl teşhis edilir?
At nasıl böbrek hastalığı genel olarak hamilelik döneminde bebek anne karnındayken ortaya çıkar. Rutin kontroller için yapılan ultrason görüntülerinde bebekteki bu durum ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra teşhis için kullanılan diğer yöntem ise böbrek ultrasonudur.

Pause Sağlık, Pause Dergi
At nalı böbrek hastalığı tedavi edilebilir mi?
At nalı böbrek hastalığının herhangi bir tedavisi yoktur. Ancak bu durumun yol açtığı hastalıklar tedavi edilerek hastanın şikayetleri önlenebilir. Ayrıca bu durumun yaratacağı etkileri en aza indirmek için çeşitli önlemler alınabilir. Bunlar;
• Böbreklerin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için en önemli yaşam kaynağı olan su bol bol tüketilmelidir.
• Böbrek için faydalı gıdalarla beslenmeye özen gösterilmelidir.
• Tam tahıllı gıdalar beslenme listesinde mutlaka yer almalıdır.
• Alkol ve sigara kişinin hayatından tamamen çıkmalıdır.
• Hareketsiz yaşama dur denmeli ve fiziksel aktivite oranı arttırılmalıdır. Bunun için günde en az yarın saat tempolu yürüyüş yapılmalıdır.
• Periyodik ultrason kontrolleri ile at nalı böbreğin durumunun takibi yapılmalıdır.

16 yıl sonra gelen babalık davası

16 yıl sonra gelen babalık davası

Cemiyet hayatının renkli isimlerinden Sinan Akıman 16 yıl sonra gelen babalık davası ile sarsıldı. Bir dönem çapkınlıkları ile magazin sayfalarında sıkça rastladığımız Mahmut Sinan Akıman 16 yıl önce yaşadığı bir kaçamak şimdilerde başını ağrıtmaya başladı.

2004 yılında Bodrum’a çalışmaya gelen Ebru Gülhan ile tanışan Sinan Akıman, kısa süre içinde arlarında gelişen yakınlaşmanın ardında birlikte olmuş. Kendini oğlu Akan adını kullanarak tanıtan Sinan Bey, kısa bir flörtün arından Ebru Gülhan Çetinkaya’dan ayrılmış ve iletişimi kesmiş.  Marmaris Macig Life Otel’de iş bulan Ebru Gülhan, Bodrum’dan ayrılmış. Hamile kaldığını anlayınca konuyu ailesi paylaşmış ve çocuğu doğurmaya karar vermiş.  Fethiye Lokman Hekim Hastanesi 7 Mart 2005 yılında oğlu Uygar doğduktan 8 ay sonra Abdurrahman Çetinkaya ile evlenerek oğlunu onun nüfusuna kayıt ettirmiş. Evliliği sırasında eşinde şiddet görmeye başlayan Ebru Gülhan Çetinkaya 3 ay sonra eşi ile evini ayırmış.

Eşine boşanma davası açarken çocuğunun babası olduğunu iddia ettiği Sinan Akıman içinde Bursa Adliye’sinde babalık davası açmış. Dava öncesi Sinan Bey ile facebook üzerinden 2015 yılında iletişime geçip durumu anlatan Ebru Hanım hakaret dolu mesaj alınca dava açmaya karar vermiş.

Bursa’da açılan Babalık davası duruşma 17.03.2022 yılında görülecek. Şuan Amerika’nın Los Angeles şehrinde yaşayan Mahmut Sinan Akıman yerine davaya avukatları İdil Öztürk katılacak.

Katar’da “Çöl Detoksu”

Katar’da “Çöl Detoksu”

Katar Turizm zihniniz, bedeniniz ve ruhunuz için çölde detoks yapın, sağlıklı besinlere doyun ve yeni yılda tazelenin.

Orta Doğu’nun en büyük wellness destinasyonu Chiva-Som Zulal Wellness Resort Katar’da açıldı

Katar Turizm, ziyaretçilerini yeni yılda bütüncül ve doğal wellness kaçamakları ile yenilenmeye ve canlanmaya davet ediyor. Çok sayıda spa merkezi, aktivite ve rahatlatıcı geziyi bir araya getiren Katar’daki ‘çöl detoksu’ temalı sağlık tatili seçeneği; zihni temizlemek, bedeni beslemek ve ruhu iyileştirmek için birebir…

Katar’da yeni açılan Chiva-Som Zulal Wellness Resort Orta Doğu’nun en büyük wellness destinasyonu olma niteliği taşıyor. Yıldızlar altında spa keyfinden kum tepelerinde glampinge, gün batımında yoga derslerine… Katar’ın mükemmel ‘çöl detoksu’ ile yepyeni bir ‘ben’ yaratabilirsiniz.

Katar Turizm, çölde kaçamaktan sağlıklı yemeklere, huzur dolu mekânlarda lüks molalara ve tam teşekküllü wellness programlarına kadar ince detayları bulunan ‘çöl detoksu’ için en iyi sağlık turizmi seçeneklerini bir araya getirdi.

Katar'da “Çöl Detoksu”

Chiva-Som Zulal Wellness Resort’ta Zihin Beden inzivası

Bu inziva ile bedeninizi, zihninizi ve ruhunuzu dengeye getirip gençleşeceksiniz. İnzivada çeşitli şifa gelenekleri ve bütüncül faaliyetlerle sağlığı destekleme ve bağışıklığı güçlendirme hedefleniyor. İnziva için 3 ile 14 gece arasında konaklama rezervasyonu yapılabiliyor.

Yıldızlar altında glamping

Sıcacık çöl kumlarına adımınızı atın ve Katar’ın nefes kesen içdenizi Khor Al Adaid’e yolculukta doğa ile bütünleşin. Yıldızlar altında bir gece geçirmeden önce deveye binebilir, çöl sürüşü yapabilir, geleneksel lezzetlerle ziyafet çekebilirsiniz.

Stresi boyayla at

Boyama yapmak sadece çocuklara has değil. Artist Cafe’de yetişkinler de rahatlamak için boyama yapıyor. Katar İnci Adası’nın Qanat bölgesinde yer alan bu mekân, ziyaretçilerine zihinlerini özgür bırakma ve her bir fırça darbesiyle stres atma şansı veriyor.

Esne, gerin, rahatla

Anantara Banana Island Resort Doha’da günübirlik veya tüm hafta sonu inzivaya çekilebilir, Ashtanga, Hatha ve stretch yoga grup derslerine katılabilir veya özel ders alabilirsiniz. Detoks suları ile vücudunuzu canlandırabilir veya lüks spada ses banyosu yapabilirsiniz. Şehirde kalmak isteyenler, Doha’nın kalbine Paris zarafetini taşıyan Sisley Spa’nın dünyadaki en büyük tesisinin açılışını gerçekleştiren W Doha’yı ziyaret edebilirler.

Sağlıklı öğünler

Katar’daki seyahatinizde vücudunuzu yerel ürünlerin kullanıldığı, besleyici, enfes öğünlerle ödüllendirebilirsiniz. Doha’nın ilk %100 vegan kafesi

Katar'da “Çöl Detoksu”

Purple Island (Mor Ada)’da kano ile enerjik bir gezinti

Katar’ın en güzel doğa hazinelerinden Al Thakira’nın mangrovları arasında kanoyla gezinerek tabiatla bağınızı güçlendirebilirsiniz. Eşsiz bitki örtüsünün yanı sıra flamingoların ve balıkçılların da dahil olduğu muhteşem canlı çeşitliliğinin keyfini kano turuyla çıkarabilirsiniz.

Güzel kal, mutlu kal

Yerel doğal kaynakları kullanan Botany’nin organik ürünleri ile cildinize ışıltısını yeniden kazandırın.

Dolunay yogası

Ay’ın titreşimlerini ve enerjisini alarak bedeninizle bağlantı kurun, derinleşin ve enerjiyle dolun. Evolve Mind Body Soul ile yoga derslerini kaçırmayın. Bu program ile ay ışığı altında öz farkındalığınızı artıracak, zihninizi berraklığa kavuşturacaksınız.

Sesle şifa

Niya Yoga’da Tibet çanakları, ziller, çanlar ve daha birçok enstrüman ile gerçekleştirilen meditasyon derslerine katılın ve ruhunuzu uyandırın. Bu faaliyet ile zihninizi sakin, meditatif hâle getirin.

Dijital detoks

Mandarin Oriental, Doha, sürekli koşturmaca halinde olan ve ekrana yapışık yaşayanlar için Dijital Wellness Kaçamağı ile dijital cihazların sık kullanımının sebep olduğu stres ve gerginliği atma fırsatı sunuyor.

Yıldızlar altında spa

Katar’da sınırların ötesinde bir dünyayı deneyimleyin ve eşsiz tecrübeler edinin: Saray Spa’nın küratörlüğünü yaptığı “Yıldızlar Altında”, Marriott Marquis Doha’nın 50.katında yer alan helikopter pistinde gerçekleşiyor!

Ev dışı faaliyetler geriliyor

Ev dışı faaliyetler geriliyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 90. dönem verileriyle toplumda; Omicron varyantı ile birlikte hızla artan vaka sayıları neticesinde oluşan salgının sona ermesine yönelik beklentileri, vaka sayılarındaki bu artışın endişeye etkisi, ev dışı sosyal faaliyetlerde sondurum ve bireylerin hissettiği duyguların ve hislerin ne olduğuna yönelik ifade, tutum, davranışları incelenmiştir.

EV DIŞINDA YAPILAN SOSYAL FAALİYETLER DE AZALIYOR.

Toplumda yaşanan endişe duygusu kişilerin dışarıda daha az vakit geçirmesine de neden oluyor. Aralık ayında ev dışında herhangi bir sosyal faaliyette bulunan kişilerin oranı %45 iken bugüne gelindiğinde %37’e gerilemiş durumda. Özellikle daha az kişi bu dönemde arkadaşlarıyla buluştuğunu, dışarıda cafe, restaurant gibi yerlerde yemek yediğini belirtiyor.  

 SALGININ SÜRESİNE YÖNELİK TOPLUM DAHA TEDİRGİN.

Omicron varyantı ile birlikte hızla artan vaka sayıları toplumun salgının sona ermesine yönelik beklentilerini olumsuz etkilemiş durumda. Toplumun %64’ü salgının çok daha uzun sürmesine, %20’si biraz daha uzun sürmesine neden olacağı görüşünde. Bununla birlikte salgının kontrol altına alınmasına yönelik de süre uzuyor. 20 Aralık haftasında salgının 2022 sonu veya daha ileri bir tarihte biteceğini düşünenlerin oranı %68’ken bugüne gelindiğinde bu oran %76’ya çıkmış durumda.

Ipsos Türkiye

OMICRON VARYANTINDAN DOLAYI ARTAN VAKA SAYILARI TOPLUMUN ENDİŞESİNİ DE ARTTIRIYOR.

Kasım sonunda %51 seviyesine gerileyen kendisinin veya ailesinden birinin Covid-19’a yakalanmasından duyulan endişe Ocak ayının başında tekrar %60 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca her 2 kişiden biri bu yeni varyanttan dolayı endişesini arttığını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN HİSSETTİĞİ OLUMSUZ DUYGULAR ARTIYOR

Koronavirüs salgını başladığı ilk günden beri toplumun hissettiği ilk 5 duygu değişmiyor. Yorgunluk, endişe, bıkkınlık, üzgün olma ve kafa karışıklığı bireylerin ilk günden beri hissettiklerini belirttikleri duygular. Kafa karışıklığının son dönemde yükseldiği görülüyor. Son 2 ay içinde başka olumsuz duyguların da arttığı görülüyor. Özellikle hayal kırıklığına uğradığını söyleyenlerin oranı %20’den %30’a çıkarken, mutluyum diyenlerin de oranı %20’den %12’ye geriliyor.  

Ipsos Türkiye

  Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Bu haftanın araştırma sonuçlarına dair bir yorum yapmadan önce Dünya’da 8 Ocak gününün istatistiklerine baktım. ABD’de 468 bin olan günlük vaka sayısı Fransa’da 300 binin üzerinde. Toplamda 2.2 milyondan fazla vaka ve 5205 ölüm. Türkiye günlük vaka sayısında ilk 10 ülke arasında, vaka sayıları her geçen gün katlanarak artıyor. Aşı ve virüsün geçirdiği mutasyon sayesinde ölüm oranının azaldığı bir gerçek, ancak şu da gerçek ki salgın dizginlenemiyor. Her gün Dünya’nın çeşitli yerlerinde binlerce insan hayatını kaybediyor. Bir kesim için aşı olmanın getirdiği bir güven duygusu var ancak yine de daha geniş bir kitle için yükselen endişenin önüne geçilemiyor. On kişiden altısı çok endişeli. Hatta öyle ki endişeli olanlar artık daha fazla endişeli, biraz sakinleşmiş olanlar yeniden tedirgin. Her üç kişiden ikisi, Omicron varyantı nedeni ile salgının daha uzun sürede sona ereceğini düşünüyor. Toplumun yarısından fazlası, salgının bu yıl bitmeyeceğini belirtiyor.

Ipsos Türkiye

Yorgunluk, endişe hali, bıkkınlık gibi hakim duygulara son dönemde bir de kafa karışıklığı eklendi. Yeni varyant, 3.doz aşı, artan vaka sayıları, acaba okullar erken mi tatil olsa vs derken üzerine düşünecek yeni konular çıktı. Bu olumsuz ruh hali dışarıda daha az vakit geçirmeye yol açıyor. Aralık ayı ortasından beri her hafta dışarıda vakit geçirenlerin oranı düşüyor. Salgın artık bitecek derken geldiğimiz bu ruh halinin sonucu geniş bir kitle için büyük hayal kırıklığı anlamına geliyor. Çok uzak değil, Kasım ayında en baskın duygumuz mutluluk idi, şimdi esamesi okunmuyor desek yeridir.

Yaz aylarında, kış mevsimi ile birlikte bu gibi bir noktaya gelme ihtimalimizi konuşuyorduk. Karşılaştığımız durum çok şaşırtıcı değil, ancak şimdi yeniden önümüze bakma zamanı. En az kayıp ile atlatmak için uğraşacağımız bir kaç ay var önümüzde.

Parkurlarının yeni gözdesi Hyundai i20 N Rally1

Parkurlarının yeni gözdesi Hyundai i20 N Rally1

Hyundai Motorsport, 2022 Dünya Ralli Şampiyonası’nda yarışacak yeni aracını tanıttı.

Hyundai Motorsport, 2022 yılında FIA Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) yarışacak yeni ralli otomobilini tanıttı. B segmentinin en hızlı modellerinden biri olan i20 N modeli baz alınarak geliştirilen Yeni i20 N Rally1, ilk kez 20-23 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilecek Monte Carlo Rallisi’nde ter dökecek.

Hyundai i20 N Rally1

Hyundai i20 N Rally1, geleneksel 1,6 litrelik içten yanmalı turbo motorunu plug-in hibrit bir üniteyle birleştirilerek gücünü geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine dört tekerleğe aktarıyor.

Hyundai’nin elektirifikasyon ve seri üretim bilgisinden yararlanan Hyundai Motorsport ekibi, yeni sezonda aracı farklı isimlerle yarıştıracak. Takımın ana pilot kadrosu arasında yine Belçikalı Thierry Neuville/Martijn Wydaeghe ve Estonyalı Ott Tänak/Martin Järveoja ikilisi olacak. Almanya Alzenau merkezli takımda üçüncü bir Hyundai i20 N Rally1 daha olacak. Sezon boyunca bu aracı İsveçli yükselen yıldız Oliver Solberg ve deneyimli İspanyol Dani Sordo paylaşacak.

Hyundai i20 N Rally1

Hyundai pilotları, çakıl, asfalt, kar ve buzdan oluşan çeşitli zorluklara sahip 13 farklı rallide görev alacak. Covid-19 salgını nedeniyle son iki sezondur yapılamayan Yeni Zelanda Rallisi ve Japonya Rallisi ise 2022 yılında izleyenlere ve ekiplere yepyeni bir heyecan yaşatacak.

Hill&Chill’den kadınlara jest

Hill&Chill’den kadınlara jest
Yeni yıl partisiyle kapılarını açan Hill&Chill, usta şeflerin hazırladığı birbirinden leziz dünya mutfağı ve özel kokteylleri dikkatleri üzerine çekti.

Zengin menü çeşitliliği, özel nargile aromaları ve kokteylleri ile en özel buluşmaların adresi olan Hill&Cill’de Perşembe günleri ise kadınlara özel ilk kadeh şarap Hill&Chill’in ikramı oluyor.
Bilgi ve rezervasyon: 90 542 289 47 36