Yazılar

En Hızlı Fabia: 7.4 Saniyede 0-100 km/s

Škoda, Türkiye’deki ürün gamına heyecan verici yeni bir model ekledi: Fabia Monte Carlo 130 Edition. Markanın 130. yılına özel olarak geliştirilen bu özel seri, Fabia ailesinin bugüne kadar üretilen en hızlı modeli olma unvanını taşıyor.

Škoda Fabia Monte Carlo 130 Edition

177 PS güç ve 250 Nm tork üreten 1.5 TSI EVO2 motor, özel kalibre edilmiş 7 ileri DSG şanzıman ile birleşerek sportif sürüş karakterini öne çıkarıyor. Model, 0-100 km/s hızlanmasını 7.4 saniyede tamamlarken 228 km/s maksimum hıza ulaşıyor. Türkiye’de 2.524.000 TL başlangıç fiyatıyla ve ÖTV avantajıyla satışa sunulan Fabia Monte Carlo 130 Edition, Škoda yetkili satıcılarında yerini aldı.

Škoda Fabia Monte Carlo 130 Edition

Motor Sporlarından İlham Alan Tasarım

  • Parlak siyah tavan, ön spoyler, arka difüzör ve “130 Edition” logoları özel kimliği vurguluyor.
  • 18 inç Libra alaşım jantlar, kırmızı fren kaliperleri ve çift egzoz çıkışı sportif görünümü tamamlıyor.
  • Kabinde spor koltuklar, üç kollu direksiyon ve paslanmaz çelik pedallar sürüş odaklı atmosfer yaratıyor.
Škoda Fabia Monte Carlo 130 Edition

Zengin Donanım ve Güvenlik

Fabia Monte Carlo 130 Edition; anahtarsız giriş, çift bölgeli otomatik klima, ambiyans aydınlatma, geri görüş kamerası, kablosuz şarj ünitesi ve Škoda Surround Ses Sistemi gibi donanımlarla geliyor.

Škoda Fabia Monte Carlo 130 Edition

Güvenlik tarafında ise Ön Bölge Frenleme Asistanı, Şerit Takip Sistemi, Sürücü Yorgunluk Tespit Sistemi, Çoklu Çarpışma Freni, E-Call Acil Durum Çağrı Sistemi ve Full LED farlar gibi gelişmiş teknolojiler sunuluyor.

Škoda Fabia Monte Carlo 130 Edition

#Škoda #FabiaMonteCarlo #130Edition #OtomobilHaberleri #EnHızlıFabia #ŠkodaTürkiye #DoğuşOtomotiv #YüceAuto #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Elektrikli Mobiliteye Marka Bağımsız Destek

Škoda Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yenilikçi mobil şarj istasyonları ile Türkiye’deki elektrikli araç kullanıcılarının yolculuklarını kesintisiz hale getiriyor. Marka bağımsız olarak sunulan hizmet, 2026 yılının ilk altı ayında ulaştığı kullanıcı sayısı ve gerçekleştirdiği şarj işlemleriyle dikkat çekici bir performans ortaya koydu.

Mobil şarj istasyonlarıyla 1000’den fazla destek

2026’nın ilk yarısında toplam 1.070 mobil şarj işlemi gerçekleştirildi ve 456 farklı elektrikli araç kullanıcısına yerinde destek sağlandı. Bu süreçte 26 bin 893 kWh enerji aktarımı yapılırken, mobil istasyonlar Türkiye genelinde 31 bin kilometreden fazla yol kat etti.

Marka bağımsız hizmetle elektrikli mobiliteye katkı

Škoda mobil şarj istasyonları yalnızca Škoda kullanıcılarına değil, tüm elektrikli araç sahiplerine açık. İlk altı ayda yapılan şarj işlemlerinin yüzde 70’inden fazlası farklı marka araçlara sunuldu. Bayram döneminde 248 hizmet verilerek aylık talep rekoru kırıldı; Mayıs ayında ise 353 şarj işlemiyle bugüne kadarki en yüksek aylık performansa ulaşıldı.

Mobil şarj hizmetinden yararlanan kullanıcıların ortalama yaşı 41 olurken, en yoğun grubu 30-44 yaş aralığı oluşturdu. Yüce Auto-Škoda, yılın ikinci yarısında da mobil şarj hizmetinin erişilebilirliğini artırmayı ve müşteri deneyimini geliştirmeyi hedefliyor.

#ŠkodaTürkiye #MobilŞarj #ElektrikliAraçlar #OtomobilHaberleri #YeşilEnerji #SürdürülebilirUlaşım #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Osmanlı Sarayında Bir Kadının Özgürlük Mücadelesi

Mundi Kitap etiketiyle yayımlanan Macide – II. Abdülhamit’in Gelininin Anıları, Osmanlı hanedanının iç dünyasına ışık tutan sıra dışı bir hatırat olarak raflarda yerini aldı. İlk kez 1927’de Macaristan’da yayımlanan bu eser, II. Abdülhamit’in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi ile evlendirilen Macide Mustafa’nın kişisel mücadelesini ve Osmanlı sarayındaki gündelik yaşamı içeriden gözlemlerle aktarıyor.

Osmanlı sarayından bir kadının mücadelesi

Henüz 13 yaşında istemediği bir evliliğe sürüklenen Macide Mustafa, çocuklarıyla birlikte sürgün hayatı yaşarken yılmayı reddeden, boşanarak ekonomik özgürlüğünü elde eden ve modern dünya görüşüyle ticarete atılan öncü bir kadın olarak öne çıkıyor.

II. Abdülhamit dönemi ve hanedan yaşamı

Anılarında Osmanlı sarayının katı, muhafazakâr ve erkek egemen geleneklerini eleştiren Macide Mustafa, çocuklarının velayeti için verdiği mücadeleyi, film yıldızı olarak yaşadığı deneyimleri ve güzellik salonu açarak modern dünyaya uyum sağlayışını samimi bir dille aktarıyor.

Eser, yalnızca bir hanedan üyesinin kişisel hikâyesi değil; aynı zamanda kadınların özgürlük mücadelesine ve Osmanlı toplumunun sosyal yapısına dair güçlü bir tanıklık sunuyor.

#MacideMustafa #MundiKitap #OsmanlıSarayAnıları #IIAbdülhamit #HanedanYaşamı #KadınMücadelesi #KitapHaberleri

Carmen Mola’dan Toplumsal Bir Polisiye: Canavar

Mundi Kitap, İspanya’nın en prestijli edebiyat ödülü Planeta’yı kazanan sıra dışı polisiye roman Canavarı okurlarla buluşturuyor. Carmen Mola imzalı eser, adalet, eşitsizlik, yoksulluk ve idealler uğruna nereye kadar gidilebileceğini sorgulayan güçlü temasıyla temmuz ayında raflarda yerini alıyor.

Carmen Mola’dan Canavar

1834 Madrid’inde geçen roman, kolera salgını ve siyasi çekişmelerin gölgesinde küçük kızların kaybolduğu karanlık bir şehirde, 14 yaşındaki Lucía’nın kardeşini bulmak için verdiği mücadeleyi konu alıyor. Eski polis Donoso ve gazeteci Diego’nun yardımıyla yürütülen bu arayış, adaletin sınırlarını sorgulayan bir polisiye hikâyeye dönüşüyor.

Eşitsizlik ve adaletin izinde

Carmen Mola, “Canavar”da yalnızca bir suç hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda halkı kâr uğruna hiçe sayan politikacıları, toplumsal adaletsizliği ve insanın idealleri uğruna ne kadar ileri gidebileceğini sorguluyor. Roman, tarihsel atmosferiyle modern bir eleştiri sunuyor.

Planeta Ödülü’nü kazanan “Canavar”, güçlü karakterleri, sürükleyici kurgusu ve toplumsal arka planıyla polisiye türüne yeni bir soluk getiriyor.

#CarmenMola #Canavar #MundiKitap #PlanetaÖdülü #PolisiyeRoman #İspanyolEdebiyatı #KitapHaberleri

Temmuz 2026 burç yorumları

Koç (21 Mart – 19 Nisan)

Temmuz ayı Koç burçları için oldukça yoğun geçiyor. Mars’ın etkisiyle kısa yolculuklar ve keşifler öne çıkıyor. Eğer seyahat edemiyorsanız, mahallenizi keşfetmek bile size yeni bir enerji katacak. Merkür retrosu ev ve bahçe sorunlarını gündeme getirebilir, bu yüzden dikkatli olun. 14 Temmuz’daki Yeni Ay tadilat projeleri için mükemmel bir zaman. 22’sinde Güneş burç değiştiriyor ve romantik fırsatlar doğuyor. 29 Temmuz’daki Dolunay ise sürprizlerle dolu bir kapanış getiriyor.

 

Boğa (20 Nisan – 20 Mayıs)

Boğa burçları için Temmuz ayı iletişim ve ilişkiler açısından dikkat gerektiriyor. Merkür retrosu yanlış anlaşılmalara yol açabilir. 13 Temmuz’da tartışmalardan kaçının. 14 Temmuz’daki Yeni Ay kısa bir gezi için fırsat sunuyor. 22’sinde Güneş ev hayatınızı hareketlendiriyor; bahçe işleri, aile buluşmaları öne çıkıyor. 29 Temmuz’daki Dolunay kariyerinizde önemli bir dönüm noktası yaratabilir.

 

İkizler (21 Mayıs – 21 Haziran)

İkizler burçları için Temmuz ayı ev ve maddi konularla dolu. 9 Temmuz’da evinizi güzelleştirmek için ideal bir zaman. 14 Temmuz’daki Yeni Ay yeni gelir kaynakları getirebilir. 22’sinde Güneş Aslan burcuna geçiyor ve kısa geziler gündeme geliyor. 24 Temmuz romantik duygularınızı ifade etmek için mükemmel bir gün. 29 Temmuz’daki Dolunay uzun yolculuklara işaret ediyor.

 

Yengeç (22 Haziran – 22 Temmuz)

Yengeç burçları için Temmuz ayı özgüven ve finansal konularla dolu. Ayın başında Güneş size enerji veriyor. 9 Temmuz’da Venüs aşkı zihninize taşıyor. 14 Temmuz’da kendinize bir makyaj yaptırın veya gardırobunuzu yenileyin. 22’sinde Güneş para sektörünüze giriyor ve mali rahatlama getiriyor. 29 Temmuz’daki Dolunay finansal bir sızıntıyı ortaya çıkarabilir.

 

Aslan (23 Temmuz – 22 Ağustos)

Aslan burçları için Temmuz ayı sakin başlasa da 22’sinde Güneş burcunuza giriyor ve sezon başlıyor. 9 Temmuz’da Venüs mali durumunuzu iyileştiriyor. 14 Temmuz’da kendinize yatırım yapın. 29 Temmuz’daki Dolunay ilişkilerde netlik getiriyor. Ayrıca Güneş’in Jüpiter ile kavuşumu şansınızı artırıyor.

 

Başak (23 Ağustos – 22 Eylül)

Başak burçları için Temmuz ayı sosyal ilişkilerle dolu. 9 Temmuz’da alışveriş yaparak özgüveninizi artırabilirsiniz. 14 Temmuz’da yeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz. 22’sinde Güneş içe dönmenizi teşvik ediyor. 24 Temmuz romantik bir akşam için ideal. 29 Temmuz’daki Dolunay yarım kalan işleri tamamlamak ve kötü alışkanlıklardan kurtulmak için fırsat sunuyor.

 

Terazi (23 Eylül – 22 Ekim)

Terazi burçları için Temmuz ayı kariyer fırsatlarıyla dolu. 14 Temmuz’da yeni bir iş fırsatı doğabilir. 22’sinde sosyal aktiviteler artıyor; konserler, partiler öne çıkıyor. 23 Temmuz’da Merkür düz hareketine geçiyor ve iletişim kolaylaşıyor. 29 Temmuz’daki Dolunay partnerinizle bağınızı güçlendirecek.

 

Akrep (23 Ekim – 21 Kasım)

Akrep burçları için Temmuz ayı güçlü bir enerjiyle başlıyor. 5 Temmuz’da engelleri aşabilirsiniz. 9 Temmuz’da Venüs sosyal hayatınıza giriyor. 14 Temmuz’da tatil planları yapın. 22’sinde Güneş hırsınızı artırıyor. 29 Temmuz’daki Dolunay ev ve bahçe düzenlemeleri için ideal.

 

Yay (22 Kasım – 21 Aralık)

Yay burçları için Temmuz ayı finansal konularla dolu. Merkür retrosu beklenmedik masraflar getirebilir. 14 Temmuz’da mali rahatlama yaşayabilirsiniz. 22’sinde seyahat planları gündeme geliyor. 29 Temmuz’daki Dolunay şansınızı artırıyor ve mahalle etkinlikleri için fırsat sunuyor.

 

Oğlak (22 Aralık – 19 Ocak)

Oğlak burçları için Temmuz ayı ilişkilerde değişim getiriyor. 9 Temmuz’da Venüs romantik yolculukları destekliyor. 14 Temmuz’da yeni romantik fırsatlar doğabilir. 22’sinde Güneş mali durumunuzu iyileştiriyor. 26 Temmuz’da ev işlerine yönelin. 29 Temmuz’daki Dolunay güvenlik konularını gündeme getiriyor.

 

Kova (20 Ocak – 18 Şubat)

Kova burçları için Temmuz ayı iş fırsatlarıyla dolu. 14 Temmuz’da yeni bir işe başvurun. 18 Temmuz’da yenilikçi fikirler kapı açabilir. 22’sinde Güneş faydalı ilişkiler getiriyor. 29 Temmuz’daki Dolunay görünümünüzü yenilemeniz için fırsat sunuyor.

 

Balık (19 Şubat – 20 Mart)

Balık burçları için Temmuz ayı ilişkilerde özen gerektiriyor. 7 Temmuz’da mali durumunuza dikkat edin. 9 Temmuz’da Venüs aşk hayatınızdaki dramları hafifletiyor. 14 Temmuz’da yeni bir aşk doğabilir. 22’sinde Güneş iş hayatında liderliği size veriyor. 29 Temmuz’daki Dolunay dinlenmek için en uygun zaman.

 

Hashtagler

#TemmuzBurçYorumları #Astroloji2026 #Burçlar #Dolunay #YeniAy #MerkürRetrosu #Venüs #Mars #AstrolojiHaberleri #Gökyüzü

Çikolata kistinde ameliyatsız tedavi dönemi!

Son yıllarda teknoloji ve tıp alanında yaşanan hızlı gelişmeler, halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis kaynaklı kistlerin tedavisinde yeni bir dönemi başlatıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fırat Tülek “Bilimsel çalışmalar; çikolata kistlerinde cerrahiye alternatif olarak uygulanabilen ‘Ethanol Skleroterapi’ yönteminin, uygun hastalarda tüp bebek tedavisinde gebelik şansını artırabildiğini gösteriyor. Ultrason eşliğinde gerçekleştirilen bu minimal invaziv girişim, hastaların aynı gün taburcu olmasına da olanak sağlıyor” diyor. Doç. Dr. Tülek, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda önemli bir gelişme olarak öne çıkan yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Rahim içini döşeyen dokunun rahim dışında yerleşmesiyle gelişen endometriozisin en sık görülen sorunlarından biri olan ve halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen endometriomaların tedavisinde, ameliyata alternatif yeni bir yaklaşım öne çıkıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fırat Tülek dünyada ilk kez 1988 yılında tanımlanan ve 2000’li yıllardan itibaren giderek yaygınlaşan Ethanol Skleroterapi’nin, son yıllarda Türkiye’de de başarıyla uygulanmaya başlandığını belirterek “Ultrason eşliğinde kistin içindeki sıvının boşaltılmasını ve ardından özel bir alkol uygulamasıyla kistin küçülmesini hedeflediğimiz bu minimal invaziv yöntem, yumurtalık dokusunu koruyabilmesi, hastanın aynı gün taburcu olabilmesi ve gebelik şansını artırmasıyla dikkat çekiyor” diyor.

Doç. Dr. Fırat Tülek

Doç. Dr. Fırat Tülek

Doğru hasta seçimi önemli!
Endometriozisin şiddetli ağrıya ve doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Tülek “Çikolata kistlerinin klasik tedavisinde uzun yıllardır cerrahi uygulanıyor. Ancak ameliyat sırasında kist çıkarılırken sağlıklı yumurtalık dokusunun da zarar görebilmesi özellikle anne olmak isteyen kadınlarda yumurtalık rezervinin azalmasına yol açabiliyor. Doğru hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yöntemiyse yumurtalık dokusunu korumayı hedefleyen, ameliyatsız bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor.

Başarılı sonuçlar yüz güldürüyor!
Doç. Dr. Tülek yöntemi şöyle anlatıyor: “Ultrason eşliğinde gerçekleştirilen işlem; vajinal ultrason eşliğinde ince bir iğne yardımıyla yapılıyor. Kistin içindeki sıvı boşaltıldıktan sonra kist boşluğuna belirli süre özel oranda etil alkol uygulanıyor. Böylece kist duvarındaki hücreler etkisiz hale getiriliyor ve zamanla kistin küçülmesi hatta tamamen yok olması sağlanabiliyor. Karında kesi yapılmıyor, dikiş gerekmiyor ve birkaç saat sonra hasta taburcu edilerek günlük yaşamlarına dönmeleri mümkün oluyor.”

Nüks oranını azaltıyor!
Daha önce ameliyat geçirmiş ama çikolata kisti yeniden oluşmuş hastalarda da ethanol skleroterapinin önemli bir alternatif oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Tülek “Yumurtalık rezervi azalmış kadınlarda tekrar cerrahi uygulamak her zaman istenmeyebiliyor. Bu yöntemi uygun hastalarda güvenle tekrar edebiliyoruz. Üstelik çalışmalar, kistin yeniden oluşma riskinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu, yani cerrahi tedaviyle benzer düzeyde seyrettiğini gösteriyor” diyor. Ancak yöntem, kanser şüphesi bulunan kistlerde, aktif enfeksiyonu olan hastalarda veya yaygın endometriozis nedeniyle cerrahi gerektiren olgularda uygulanamıyor. Bu nedenle tedavi kararının mutlaka ayrıntılı muayene ve kişiye özel değerlendirme sonrasında verilmesi gerekiyor.

 

#ÇikolataKisti #Endometriozis #KadınSağlığı #AnneOlmaŞansı #AmeliyatsızTedavi #EthanolSkleroterapi #TüpBebek #AcıbademSağlık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sanlorenzo SL80A Türkiye’de Trio Deniz ile Satışa Sunuluyor

Sanlorenzo, ikonik SL serisini yeni modeli SL80A ile geleceğe taşıyor. 40 yılı aşkın tasarım mirasını modern çizgilerle buluşturan model, markanın ödüllü asimetrik mimarisini ilk kez 80 feet segmentine taşıyarak daha geniş yaşam alanları ve kullanıcı odaklı deneyim sunuyor. Türkiye’de Trio Deniz distribütörlüğünde satışa sunulacak SL80A’nın ilk teslimatlarının Ocak 2028’de yapılması planlanıyor.

Sanlorenzo

SL80A ile yeni tasarım anlayışı

Asimetrik mimari sayesinde aynı boyuttaki modellere kıyasla %20 daha fazla iç hacim sunan SL80A, suya yakın yaşam alanları ve açık güverteleriyle denizle kesintisiz bir bağ kuruyor.

Sanlorenzo

Görünmez mimari ve modern yaşam

Sanlorenzo’nun “görünmez mimari” yaklaşımıyla tasarlanan modelde yapısal unsurlar geri planda tutuluyor. Büyük cam yüzeyler, doğal malzemeler ve zamansız mobilya diliyle deniz üzerinde modern bir konut atmosferi yaratılıyor.

Trio Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “SL80A, kullanıcıların yalnızca teknik özelliklere değil, deniz üzerinde nasıl bir yaşam deneyimi sunduğuna odaklandığını gösteriyor. Bu model, geniş yaşam alanları ve iç-dış mekân geçişini güçlendiren tasarımıyla Türkiye’de de büyük ilgi görecek” dedi.

Sanlorenzo

#Sanlorenzo #SL80A #TrioDeniz #YatHaberleri #TekneHaberleri #LüksYat #Denizcilik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çocuklar bu saatlerde güneş altında kalmasın!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte birçok aile tatil planı yaparken, bebekli ailelerin aklındaki en önemli sorulardan biri, “Bebeğimizle tatil yaparken nelere dikkat etmeliyiz?” oluyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Çelik, ilk bakışta zor gibi görünse de doğru planlama yapıldığında tatilin hem aile hem de bebek için oldukça keyifli bir deneyim olabileceğini belirterek, “Aslında bebekler de tatil yapabilir. Önemli olan onların fizyolojik ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak  ve bazı basit önlemleri almaktır” diyor. Konaklanacak yerde sağlık kuruluşuna ulaşımın kolay olmasının ve hijyen koşullarının göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çeken Dr. Yusuf Çelik, “Kusursuz bir tatil planlamak zorunda değilsiniz. Bebeğinizin ihtiyaçlarını ön planda tuttuğunuz, güvenlik kurallarına dikkat ettiğiniz ve olası risklere karşı hazırlıklı olduğunuz sürece tatiliniz keyifli geçecektir” diye konuşuyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Çelik, bebekle yapılan tatilde dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Dr. Yusuf Çelik

Dr. Yusuf Çelik

Seyahat öncesi doktor kontrolü şart

Özellikle prematüre doğmuş, kronik hastalığı bulunan veya son dönemde enfeksiyon geçirmiş bebeklerin tatil öncesinde doktoru tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Dr. Yusuf Çelik, seyahate çıkmadan önce rutin aşıların yaşına uygun şekilde tamamlanmış olması gerektiğini vurgulayarak, “Aşılar yalnızca günlük yaşamda değil, seyahat sırasında karşılaşılabilecek enfeksiyonlara karşı da önemli bir koruma sağlamaktadır” diyor.

Sağlık çantanızda bunlar mutlaka olsun

Küçük ama iyi planlanmış bir sağlık çantası tatilde büyük kolaylık sağlıyor. Dr. Yusuf Çelik, çantanızda mutlaka bulunmasını önerdiği malzemeleri şöyle sıralıyor:

  • Bebeğinizin düzenli kullandığı ilaçlar (doktorunuzun önerileriyle hazırlanmalı)
  • Dijital ateş ölçer
  • Doktorunuzun önerdiği ateş düşürücü, alerji ve bulantı giderici ilaçlar
  • Serum fizyolojik ve burun aspiratörü
  • Antiseptik solüsyon
  • Gazlı bez ve yara bandı
  • Yaşına uygun güneş koruyucu
  • Yaşına uygun böcek kovucu ürün
  • Yeterli miktarda bez, yedek kıyafet ve ince bir örtü

 Açıkta bekleyen gıdalardan kaçının

İlk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerde emzirmeye devam edilmesinin en doğru yaklaşım olacağını söyleyen Dr. Yusuf Çelik, anne sütünün sadece besin kaynağı olmadığını, aynı zamanda enfeksiyonlara karşı önemli bir koruma sağladığını ifade ediyor.  Ek gıdaya geçmiş olan bebeklerde ise açıkta bekleyen, iyi pişmemiş ve hijyeninden emin olunmayan gıdalardan kaçınılması gerekiyor.

Bol bol sıvı almasını sağlayın

Bebekler, vücut yüzey alanlarının erişkinlere göre daha geniş olması nedeniyle sıcak havalarda çok daha hızlı sıvı kaybediyor. İlk altı ay yalnızca anne sütü alan bebeklerde sıcak günlerde emzirme sıklığının artırılması çoğu zaman yeterli olurken, daha büyük bebeklerde ise su tüketiminin yaşına uygun şekilde desteklenmesi önem taşıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Çelik, “Az idrar yapma, ağız kuruluğu, gözyaşı olmadan ağlama, huzursuzluk veya aşırı uyku hali, sıvı kaybının erken belirtileri olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor.

Yolculuklarda kucağınızda taşımayın

Araba yolculuklarında en önemli güvenlik kuralı,  bebeğin yaşına ve kilosuna uygun, doğru şekilde monte edilmiş otomobil koltuğunda seyahat etmesidir. Çünkü, kısa mesafelerde bile kucakta taşınmaları ciddi yaralanmalara neden olabiliyor. Uzun yolculuklarda bebeğin beslenmesi, altının değiştirilmesi ve hareket edebilmesi için yaklaşık 2 saatte bir mutlaka mola verilmesi öneriliyor. Yaz aylarında araç içi sıcaklığının 22-24°C arasında tutulması ve bebeğin kalın kıyafetlerle giydirilmemesi de konfor açısından önem taşıyor. Uçak yolculuğunda ise ailelerin en çok endişe ettiği konunun kulak ağrısı olduğunu belirten Dr.  Yusuf Çelik, “Kalkış ve iniş sırasında bebeğin emzirilmesi, biberon veya emzik kullanılması orta kulaktaki basınç değişiminin dengelenmesine yardımcı olabilmektedir” bilgisini veriyor.

Bu saatlerde güneş altında kalmasın

Bebeklerin cildi yetişkinlere göre çok daha hassas oluyor. Bu nedenle ilk 6 ay güneş ışığına maruz bırakılmaması gerektiği uyarısında bulunan Dr. Yusuf Çelik, “Bebeklerin ilk altı ay mutlaka gölgede kalmaları sağlanmalıdır. Aksi halde sıcak çarpması ve güneş yanığı gibi ciddi tablolar gelişebilir. Altı aydan büyük bebekler de bu riskler nedeniyle özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede tutulmalıdır. İnce pamuklu kıyafetler ve geniş kenarlı şapkalar da güneşten korunmada oldukça etkilidir” diyor. Altı aydan büyük bebeklerde geniş spektrumlu ve tercihen SPF 50 içeren güneş koruyucular kullanılabileceğini ifade eden Dr. Yusuf Çelik,  koruyucunun dışarı çıkmadan yaklaşık 20–30 dakika önce uygulanması ve ihtiyaç halinde yenilenmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Havuz hijyenine dikkat edin

Uygun koşullar sağlandığında deniz bebekler için güzel bir deneyim olabiliyor. Eğer tatilde havuz tercih edilecekse düzenli bakımının yapıldığından ve hijyen kurallarına uyulduğundan emin olmak gerekiyor. Çünkü, yetersiz klorlanmış veya kirli havuz suyu mide ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olabiliyor. Gözlerde kızarıklık ve tahriş, kulak enfeksiyonları ile ciltte döküntü ya da kuruluk görülebiliyor. Ayrıca çok soğuk suda uzun süre kalmak vücut ısısının düşmesine yol açabileceği için havuz suyunun soğuk olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor.

 Bebek arabasında sineklik kullanın

Özellikle akşam saatlerinde sivrisinekler bebeklerde ciddi huzursuzluğa neden olabiliyor. Bebek arabasında sineklik kullanılması oldukça etkili bir koruma sağlıyor. Koruyucu losyon ve spreylerin ise mutlaka bebeğin yaş grubuna uygun seçilmesi ve kullanım talimatlarına göre uygulanması önem taşıyor.

Uyku düzenini koruyun

Tatilde günlük rutinler değişse de bebeklerin biyolojik ritmi değişmiyor. Bu nedenle uyku saatlerinin mümkün olduğunca korunması hem bebeğin huzuru hem de ebeveynlerin tatilden keyif alabilmesi açısından önemli. Uyku oyuncağının veya battaniyesinin tatilde de kullanılması ve uyku rutinine devam edilmesi, bebeğin yeni ortama daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olabiliyor.

Bu durumlarda zaman kaybetmeyin!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Çelik, aşağıda yer alan durumlarda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

  • 3 aydan küçük bir bebekte ateş gelişmesi
  • Yüksek ateşin devam etmesi
  • Solunum güçlüğü
  • Sürekli kusma
  • Kanlı veya şiddetli ishal
  • Belirgin sıvı kaybı bulguları
  • Havale
  • Şiddetli alerjik reaksiyon
  • Düşme veya ciddi travma
  • Beslenmeyi reddetme ve belirgin halsizlik

 

 

 

 

#BebekSağlığı #YazTatili #ÇocukSağlığı #AnneBabaİpuçları #GüneştenKorunma #SıvıTüketimi #TatilHazırlığı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Payam Latifi “SIMURG”

Umay Art Hub ev sahipliğinde, Sofisticato Society ‘Dicle Başaran’ işbirliğiyle düzenlenen Payam Latifi’nin “SIMURG” sergisi, 8 Temmuz 2026’da Bodrum Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde özel bir davetle açıldı. Açılış gecesi; koleksiyonerleri, sanat profesyonellerini, galericileri, mimarları, tasarımcıları ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getirerek yaz sezonunun dikkat çeken kültür-sanat etkinliklerinden biri oldu.

Serginin Kavramsal Çerçevesi

Burhan Yücel küratörlüğünde hazırlanan sergi, adını yüzyıllardır anlatılan Simurg efsanesinden alıyor. Ancak Latifi, efsaneyi yeniden anlatmaktan çok, özündeki “birlikte var olma” fikrini çağdaş bir sanat diliyle yorumluyor. Sanatçının seramik ve resimlerinden oluşan seçki; Ege’nin ışığından, Bodrum’un gün batımından ve doğanın ritminden besleniyor. Toprak, ateş ve sabrı bir araya getiren üretim pratiği, farklı kimliklere sahip eserleri ortak bir anlatının parçaları haline getiriyor.

Açılış Gecesi

Yoğun katılımla gerçekleşen davette konuklar, sanatçı Payam Latifi ve küratör Burhan Yücel ile serginin kavramsal çerçevesi ve üretim süreci üzerine sohbet etme fırsatı buldu. Etkinlik, Bodrum’un kültür ve sanat yaşamına yeni bir soluk kazandıran buluşmalardan biri olarak öne çıktı.

Ziyaret Bilgileri

“SIMURG” sergisi, 13 Eylül 2026 tarihine kadar Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde yer alan Umay Art Hub’da ziyaret edilebilir. Sergi, izleyicisini ortak hafıza, dayanışma ve dönüşüm üzerine düşünmeye davet ediyor.

#PayamLatifi #SIMURG #UmayArtHub #Dibeklihan #BodrumSanat #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Güneş lekelerinden korunmanın kanıtlanmış ve pratik yolları

Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf: “Güneş lekelerini önlemenin en etkili yolu, doğru korunmayı yılın her günü alışkanlık haline getirmektir” diyor.
Yaz aylarında güneşin etkisinin artmasıyla birlikte cilt lekeleri de en sık karşılaşılan dermatolojik sorunlar arasında yer alıyor. Ancak güneş lekeleri yalnızca plajda geçirilen saatlerin sonucu değil. Günlük yaşamda maruz kaldığımız ultraviyole (UV) ışınları, görünür mavi ışık, yüksek ortam sıcaklığı ve uzun süreli ekran kullanımı da özellikle leke oluşumuna yatkın kişilerde ciltte renk düzensizliklerini tetikleyebiliyor. Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf, güneş lekelerinin oluşumunu önlemenin tedavi etmekten çok daha kolay olduğunu belirterek, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış korunma yöntemlerini paylaşıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf

Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf

Güneş koruyucu kullanımı yazın değil, yılın her günü gerekli
Güneşten korunmanın temelini doğru güneş koruyucu kullanımı oluşturuyor. Güneş koruyucuların yalnızca tatilde veya deniz kenarında değil, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf, en az SPF 50 koruma faktörüne sahip geniş spektrumlu ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.
Koruyucunun etkili olabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 30 dakika önce uygulanması gerektiğini belirten Dr. Caf, yeterli miktarda kullanımın da en az ürün seçimi kadar önemli olduğunun altını çiziyor.
“Toplumda en sık yapılan hata güneş kremini çok ince tabaka halinde uygulamaktır. Yüz ve boyun bölgesi için ‘iki parmak kuralı’ olarak bilinen miktarda ürün kullanılmalı ve koruyucunun etkinliği gün boyunca devam etsin diye her 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Terleme, yüzme veya havuz sonrası ise beklemeden tekrar uygulanmalıdır.”
Renkli güneş koruyucular leke eğiliminde avantaj sağlayabiliyor
Özellikle melazma ve güneş lekelerine yatkın bireylerde görünür ışığın da pigment üretimini artırabileceğini belirten Dr. Caf, bu nedenle demir oksit içeren renkli güneş koruyucuların önemli bir avantaj sunduğunu ifade ediyor.
“Telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarından yayılan görünür mavi ışık da bazı kişilerde lekelenmeyi tetikleyebilir. Demir oksit içeren renkli güneş koruyucular, yalnızca UV ışınlarına değil görünür ışığa karşı da ek koruma sağlayarak özellikle leke tedavisi gören hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edilmesine katkıda bulunur.”
Antioksidanlar cildi hücresel düzeyde destekliyor
Güneşten korunmanın yalnızca dışarıdan uygulanan ürünlerle sınırlı olmadığını belirten Dr. Caf, sabah rutinine eklenecek antioksidan içeriklerin de önemli katkı sağlayabileceğini söylüyor.
“C vitamini ve ferulik asit gibi güçlü antioksidanlar, güneş öncesinde kullanıldığında serbest radikal oluşumunu azaltarak cildin doğal savunmasını güçlendirir. Bu içerikler güneş koruyucunun yerine geçmez ancak koruyucu etkinliği destekleyen ikinci bir savunma hattı oluşturur.”
Bazı takviyeler dermatolog önerisiyle kullanılabilir
Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, ağızdan kullanılan bazı bitkisel desteklerin de güneş hasarına karşı koruyucu etkiler gösterebildiğini ortaya koyduğunu belirten Dr. Caf, özellikle Polypodium leucotomos (eğrelti otu özü) içeren preparatların dermatolog önerisiyle kullanılabileceğini ifade ediyor.
“Bu tür destek ürünleri serbest radikallerin neden olduğu hücresel hasarı azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak hiçbir takviye ürünü güneş koruyucunun yerine geçmez. Gerektiğinde, dermatolog kontrolünde koruyucu yaklaşıma destek olarak değerlendirilmelidir.”
Fiziksel korunma hâlâ en güçlü savunmalardan biri
Teknolojinin sunduğu imkanlardan da yararlanılması gerektiğini söyleyen Dr. Caf, günlük UV indeksinin takip edilmesini ve özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde açık havada uzun süre kalınmamasını öneriyor.
“UV indeksinin yüksek olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında güneş maruziyetini mümkün olduğunca sınırlandırmak gerekir. Ayrıca su ve kum güneş ışınlarını yansıtarak cilde ulaşan UV miktarını artırabilir. Bu nedenle yalnızca güneş kremine güvenmek yerine geniş siperlikli şapka kullanmak, UV korumalı güneş gözlüğü takmak ve sık dokunmuş kıyafetler tercih etmek en etkili korunma yöntemleri arasında yer alır.”
Güneş lekelerinden korunmak için öneriler
• En az SPF 50, geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanın.
• Güneş kremini dışarı çıkmadan 30 dakika önce uygulayın.
• Yüz için “iki parmak kuralı” kadar ürün kullanın.
• Koruyucunuzu her 2-3 saatte bir ve yüzme veya terleme sonrasında mutlaka yenileyin.
• Leke eğiliminiz varsa demir oksit içeren renkli güneş koruyucuları tercih edin.
• Sabah rutininize C vitamini ve ferulik asit gibi antioksidan içerikleri ekleyin.
• Dermatoloğunuz uygun görürse ağızdan alınan koruyucu takviyelerden faydalanın.
• Günlük UV indeksini takip edin ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde açık havada uzun süre kalmayın.
• Şapka, UV korumalı gözlük ve koruyucu giysiler kullanarak fiziksel korunmayı ihmal etmeyin.
Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf, güneş lekelerinin oluşmadan önlenmesinin hem estetik hem de cilt sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulunuyor: “Güneşten korunma yalnızca yaz aylarına özgü bir alışkanlık değildir. Düzenli güneş koruyucu kullanımı, doğru cilt bakımı ve fiziksel korunma yöntemleri birlikte uygulandığında hem güneş lekelerinin hem de erken cilt yaşlanmasının önüne geçmek mümkündür.”

#GüneşLekesi #Dermatoloji #SPF50 #CiltSağlığı #Antioksidan #GüneşKoruyucu #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity