Yazılar

Ateşini hızla düşürmeye çalışmayın!

Ateşini hızla düşürmeye çalışmayın!

Kış aylarında özellikle viral enfeksiyonlar sıkça kapımızı çalıyor. Enfeksiyonların en yaygın görülen ve ebeveynlerin yoğun kaygı duymalarına yol açan belirtilerinden biri, ‘yüksek ateş’ oluyor. Son haftalarda, çocuk acil polikliniklerine yüksek ateş nedeniyle başvuruda ciddi bir artış var. Bunun nedeni ise yüksek ateşin Covid-19’un da yaygın belirtilerinden biri olması. Ancak her ateş Covid-19 enfeksiyonundan kaynaklanmıyor ve çoğu viral enfeksiyonda olduğu gibi bu hastalık ateş olmadan da seyredebiliyor. Ebeveynlerin yüksek ateşte kaygılandıkları bir başka önemli nokta da, çocuklarının havale geçireceğini ve bunun sonucunda beyninde kalıcı hasar oluşacağını düşünmeleri. Oysa yaygın inanışın aksine, 6 ay-5 yaş arasındaki çocukların ancak yüzde 4’ünde ateşli durumlarda havale gelişiyor. Gerek yüksek ateş, gerekse eşlik eden menenjit ve ensefalit gibi ağır bir enfeksiyon varlığı olmadan görülen basit ateşli havale, beyinde kalıcı hasar bırakmıyor.

Çocuklarda oldukça sık rastlanan yüksek ateş, vücut sıcaklığının 38,5 derece üstü olarak ölçülmesi şeklinde tanımlanıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sibel Aka, çocuğun genel durumunun ateşin derecesinden daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ateş bir hastalık değildir, vücudun doğal ve faydalı bir yanıtıdır. Ayrıca ateşin yüksekliği ile hastalığın ciddiyeti arasında her zaman bir bağlantı olmuyor. Ancak eğer çocuğunuz çok huzursuzsa veya dalgınsa, bu sorunlarına kusma, ishal ve baş ağrısı gibi başka sorunlar eşlik ediyorsa ve en önemlisi ateşle birlikte ciltte döküntü varsa, hemen doktora başvurmalısınız. Çünkü bu tablo ciddi bir hastalığın belirtisi olabiliyor. Çocuğunuz bir yaşın altındaysa, özellikle de 3 ayın altında ise ateş durumunda hemen doktora başvurmanız gerekiyor” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sibel Aka, çocuklarda gelişen yüksek ateşte ebeveynlerin en sık yaptıkları 5 hatayı anlattı; önemli önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Sibel Aka

Yanlış: Kalın giydirmek ve sıcak ortamda tutmak

Doğrusu: Ateşin hızlı yükseldiği durumlarda titreme ve üşüme sorunları gelişebiliyor. Çocuğun özellikle el ve ayakları soğuk olabiliyor. Üşür kaygısıyla çocuğunuzu sıcak ortamda tutmayın, kalın giydirmeyin. Çünkü sıcak, vücut ısısının daha fazla yükselmesine yol açıyor. Oda ısısı ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı. Dolayısıyla oda ısısını 22-24 derecelerde tutmaya dikkat edin. Ayrıca kalın kıyafetler yerine bol ve ince kıyafetler giydirmeye özen gösterin.

Yanlış: Soğuk suya sokmak veya soğuk uygulama yapmak

Doğrusu: Soğuk su vücut sıcaklığının tekrar hızla yükselmesine neden oluyor ve çocuğu huzursuz ediyor. Çocuğunuzun ateşi yükseldiğinde ılık suyla banyo yaptırabilir veya ılık pansuman uygulayabilirsiniz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Yanlış: Ateşi hızla normale döndürmeye çabalamak

Doğrusu: Ateş düşürücü kullanımındaki amaç, çocuğun ateşten doğan huzursuzluğunu gidermek. Eğer çocuğunuzun bilinen bir kronik hastalığı veya öncesinde ateşli havale geçirme öyküsü yoksa, 38-38,5 dereceye kadar olan ateşte ilaç vermeden bekleyebilirsiniz. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sibel Aka, ateş düşürücü ilaçlara mutlaka uygun dozlarda ve uygun aralıklarla başvurulması gerektiğini belirterek, “Çocuğun ateşini hızla normale döndürmek için gereğinden fazla ateş düşürücü ilaçlara başvurmayın. Aksi halde aşırı doz kullanımına bağlı istenmeyen hipotermi ile mide irritasyonu gibi yan etkiler ve ilaç zehirlenmeleri gelişebiliyor” diyor.    

 Yanlış: Gelişigüzel antibiyotiğe başlamak

Doğrusu: Çocukluk çağında yüksek ateş en sık enfeksiyon hastalıkları nedeniyle gelişiyor. Doç. Dr. Sibel Aka, bu enfeksiyonların çoğunun virüs kaynaklığı olduğuna işaret ederek, şöyle devam ediyor: “Bakteri enfeksiyonları daha az görülüyor ve bu ayırımın doktor tarafından yapılması gerekiyor. Antibiyotikler sadece bakteri enfeksiyonlarında fayda sağlıyor, virüs enfeksiyonlarında ise yararlı olmuyor. Dolayısıyla çocuklarda ateş saptandığında hemen antibiyotiğe başlamak son derece yanlış bir uygulama. Çünkü gereksiz yere kullanılan antibiyotikler yararsız olduğu gibi, istenmeyen alerjik reaksiyon, kusma, ishal, mantar enfeksiyonları gibi ciddi yan etkilerin ve antibiyotik direncinin gelişmesine neden olabiliyor.”

Yanlış: Ateşli çocuğu beslemeye çalışmak

Doğrusu: Çocuğunuzun ateşi yükseldiğinde mümkün olduğunca sıvı gıdalarla beslemeli, eğer emzirme dönemindeyse sık sık emzirmeye devam etmelisiniz. Ayrıca bol bol su içirmeye dikkat edin ve yemek yedirmek için zorlamayın.

Mustafa Koç mezarı başında anıldı

Mustafa Koç mezarı başında anıldı

21 Ocak 2016’da zamansız vedasıyla aramızdan ayrılan Mustafa V. Koç, vefatının yıl dönümünde Zincirlikuyu’da bulunan aile kabristanında düzenlenen törenle anıldı.

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, yaptığı konuşmada, “Mustafa Bey’i ebediyete uğurlayışımızın 6’ncı yıl dönümü münasebetiyle bir aradayız. Hayatı çok seven ve hayatına dokunduğu herkes tarafından da çok sevilen bir insanın ardından, daha dün gibi hatırladığımız anılarıyla aramıza bunca yılın nasıl girdiğine şaşırmamak elde değil… Kuşkusuz Mustafa Bey’i bu kadar erken kaybetmiş olmanın acısını hâlâ içimizde hissediyoruz. Ancak, kendisini rahmetle yâd ettiğimiz her zaman, yüzümüzde sevgi, saygı ve minnet dolu bir tebessüm de beliriyorsa, bu onun cömertçe paylaştığı pozitif enerjisiyle yüreklerimizde yaşadığının da bir göstergesidir. Mustafa Bey, vizyoner ve güçlü bir lider olduğu kadar, alçakgönüllü ve samimiydi de… Tertemiz bir kalbi vardı; aldığı her kararı vicdanıyla tarttı. İlham verici kişiliğiyle Koç Topluluğu’nun tarihinde iz bıraktı, geleceğine de ışık tutmayı sürdürecek. Kıymetli hatırasını hep birlikte yaşatacağız” dedi.

Mehmet Erdem’den yeni albüm

Mehmet Erdem’den yeni albüm

Mehmet Erdem’in dört yıl aradan sonra yayınlanacak olan yeni albümünü müjdeleyen ilk tekli çalışması “Sevemedim Kara Gözlüm” Sony Music etiketiyle yayımlanıyor.

Mehmet Erdem’in merakla beklenen yeni albümü “Bir Şarkı Vardı Ya”nın ilk teklisi olan Sevemedim Kara Gözlüm şarkısının sözü Abdullah Nail Bayşu’ya, bestesi Orhan Gencebay’a düzenlemesi ise Alper Atakan’a ait.

Geçmişten günümüze birçok sanatçının seslendirdiği, Türk müziğinin çok sevilen eserlerinden olan “Sevemedim Kara Gözlüm”, Mehmet Erdem yorumuyla bir kez daha hayat buluyor.

ALBÜMÜN İLK KLİP ŞARKISI: “SEVEMEDİM KARA GÖZLÜM”

Şubat ayında yayınlanacak olan albümün ilk teklisinin video klibi ise yönetmen Emrah Özbilen imzası taşıyor.

Mutlu bir çiftin yediden yetmişe farklı dönemlerinden kesitler sunulan klipte; Mehmet Erdem de performansı ve samimi görüntüleriyle sevenleriyle buluşuyor.

Sarayda romantizm

Sarayda romantizm

Nice aşklara şahitlik etmiş Çırağan Sarayı, Sevgililer Günü’nde ihtişam dolu romantik konaklama ve akşam yemeği deneyimleri ile birbirinden heyecan verici sürprizler sunuyor.

Tuğra Restoran’da Gurme Menü ve Canlı Müzik Eşliğinde Romantizm

Boğaz manzarasına karşı konumlanmış, defalarca dünyanın en romantik restoranı seçilen Tuğra Restoran, Sevgililer Günü’ne özel aşk dolu menüsü ile yine çok romantik ve lezzetli. Sevgililer Günü için öne çıkan lezzetlerden; tereyağlı taze istiridye, siyah çılbırlama, taze lüfer balığı ve kış sarması, gömlek yağında dana kaburga, firik hamurunda kazlı ekmek, muskatlı yoğurt donması ve tahinli baklava yufkası gibi çok özel enfes tatlar ziyafet şöleni yaşatacak birkaç enfes lezzet arasında yer alıyor. İhtişamlı atmosferi, yenilenen dekorasyonu, Sevgililer Günü’ne özel sunulan benzersiz lezzetleri ile Boğaz’a karşı sunulan bu romantik akşam yemeğine canlı müzik melodileri eşlik edecek.

Tuğra Restoran’ın Sevgililer Günü’ne özel akşam yemeği iki kişi için 3,700 TL.

Çırağan Sarayı

Gazebo’da Romantik Beş Çayı Ritüeli

Gazebo Lounge, yenilenen Beş Çayı konsepti ile 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel birbirinden romantik lezzetlerle dolu akşamüstü çay saatini sunuyor. Enfes lezzetlerin özel sunumlarla buluştuğu bu deneyim, sevgilisi ile romantik sohbetlere lezzet katmak isteyenleri bekliyor.

Sevgililer Günü’ne özel Beş Çayı, bir kadeh karşılama içeceği dahil iki kişi için 1,100 TL. Rezervasyon için 0(212) 236 73 33

Çırağan Sarayı

Konaklama ve Lezzetlerle Dolu Muhteşem bir Hafta Sonu

 Sevgililer Günü’nü Çırağan Sarayı’nın romantik ihtişamı içinde doyasıya geçirmek isteyen çiftlere unutulmayacak bir konaklama deneyimi sunuluyor.

12 Şubat itibarıyla sevgilisi ve kendini şımartmak isteyenler lüks odalarda konaklama ve 14 Şubat akşamı Tuğra Restoran’da romantik bir akşam yemeği ile taçlanacak. Her gün alınacak sabah kahvaltısı ve 13 Şubat Pazar günü sunulacak şehrin görkemli brunch’ının da dahil olduğu bu özel konaklama deneyimi ile çiftlere odadan geç çıkış imkânı da sunuluyor.

Rezervasyon ve bilgi için 0(212) 326 45 00 veya reservationoffice.ciraganpalace@kempinski.com 

Aile tatilin adresi Ağaoğlu My Mountain

Aile tatilin adresi Ağaoğlu My Mountain

Kış turizminin sevilen destinasyonlarından Uludağ’ın gözde otellerinden Ağaoğlu My Mountain, sömestrde de ailelerin uğrak yeri.

Ağaoğlu My Mountain, kış tatili yapmak isteyen ailelere sömestrda da hem keyifle tatil yapabilecekleri hem de çocukların uzman eğitmenlerden eğitim alarak kayak kayabilecekleri imkan sunuyor. 196 odası, SPA ve kapalı havuzu, kayak odası, çocuklara özel mini club’ı ile kayak tutkularına unutulmaz bir tatil yaşatan Ağaoğlu My Mountain; her katta bir tane bulunan, 3 farklı ferah lobisiyle de gönül rahatlığıyla tatil yaşatacak.

Türk ve dünya mutfağından yemek seçeneklerinin olduğu açık büfesiyle hizmet veren otelin bünyesinde bulunan kayak odalarından direkt pistlere çıkışın bulunması ve kayaktan sonra otelin spa bölümünü ve karlar altında bulunan dış havuzu kullanabilmeleri de gönülleri fethediyor.

Sevgililer Günü’ne Romantik ve leziz hediyeler

Sevgililer Günü’ne Romantik ve leziz hediyeler

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop, Şubat ayını aşk ayı ilan ediyor ve sevgilisini romantik ve leziz hediyelerle şımartmak isteyenlere özel birbirinden aşk dolu lezzetlerle öne çıkıyor.

Kalp şeklinde birbirinden leziz çikolatalar, frambuazlı makaronlar, kurabiyeler, ekmekler ve Çırağan Sarayı’nın baklava odasında hazırlanan pespembe kalpli baklavalar bunlardan sadece bazıları. Romantik lezzetlerle dolu Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan beş çayı ve hem göze hem de damağa hitap eden çekiçli çikolata ise öne çıkan özel hediye seçenekleri arasında. Sipariş vermek için www.ciraganpalaceshop.com

Kestane hem tok tutuyor hemde mutluluk veriyor

Kestane hem tok tutuyor hemde mutluluk veriyor

Soğuk kış günlerinde ilk akla gelen yiyeceklerden biri olan kestane; kavrulmuş, haşlanmış ve tatlı olarak tüketilebiliyor ya da pilavlara, yemeklere lezzet veriyor. Kalorisi düşük bir besin olan kestane yüksek miktarda lif, protein ve karbonhidrat barındırıyor. Aynı zamanda potasyum, magnezyum, demir ve fosfor içeriğiyle zengin bir mineral kaynağı olarak tanımlanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nur Sinem Türkmen, kestanenin faydaları hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nur Sinem Türkmen

Vitamin ve mineral kaynağı

Bir kuruyemiş olan kestane ceviz, badem ve fındığın aksine daha az yağ, yüksek oranda nişasta ve C vitamini içerir. Hafif tatlı bir tada sahiptir ve nişasta oranı yüksek olduğu için un olarak da kullanılabilir. Kestane unu glüten içermez, ekmek ve hamur işlerinde kullanılabilir. Kestane C, E ve B vitaminlerini (B1, B2, B3, B6 ve B9) içerir. Ayrıca fosfor, magnezyum, kükürt ve kalsiyum gibi diğer mineralleri de içerir. Ayrıca sindirim sisteminin düzgün çalışması için gerekli olan iyi lif kaynağıdır. Ayrıca lifler besinlerin emilimini yavaşlatır, şeker ve kolesterol seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur. 3 adet orta boy pişmiş kestane, 1 ince dilim ekmek değişimi olarak tüketilebilir.

Tok tutuyor ve kabızlığı önlüyor

C vitamini içeriği ile kolesterol düşürücü etkisi vardır. Ayrıca kestanenin içinde bulunan Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri kolesterol seviyesini olumlu yönde etkiler. Kestane yüksek bir antioksidan potansiyele sahiptir ve vücuttaki iltihaplanmayı önler. Antioksidan özellikleri ile kalp hastalıklarına ve kansere karşı da koruma sağlamaktadır. Kestane, lif ve karbonhidratları nedeniyle oldukça doyurucu bir besindir ve uzun süre tokluk sağlar. Bağırsak florasını destekler, kabızlığı önler. Lif içeriği sayesinde bağırsaklarda yavaş emilir ve kan şekerinin çabuk yükselmesine neden olmaz. Bu özelliği ile şeker hastaları da kontrollü olarak bu besini tüketebilirler.

Sinirleri güçlendiriyor ve mutluluk veriyor

Kestane kalsiyum, fosfor ve magnezyum içeriğiyle kemikleri ve dişleri sağlıklı tutar. Kestanedeki fosfor ve B vitaminleri sinir sistemi için faydalıdır. B vitamini sinirleri güçlendirir ve beyindeki mutluluk hormonu serotonin üretimini destekler. Sinir sistemi, vücudun birçok bölgesini kontrol etmekten sorumlu olduğu için çok önemlidir. Kestane, vücudunuza bol miktarda antioksidan sağlayarak sinir sistemi için faydalıdır ve bu da zihinsel sağlığın gelişmesine katkıda bulunur. Kestane, zengin amino asit içeriğine sahiptir. Bu nedenle vegan beslenen kişiler, yaşlılar ve sporcular da kestane tüketebilirler.  İster bütün ister un şeklinde olsun kestane, çölyak hastalığı veya glüten intoleransı olan kişiler için iyi bir kaynaktır.

Şeker hastaları kontrollü tüketmeli

Özellikle şeker hastaları için nişasta ve şeker dikkat edilmesi gereken gıda bileşenleridir. Kestanenin, yüksek karbonhidrat içeriği nedeniyle şeker hastalığı, kolit veya obezite hastalarına kontrollü tüketilmesi önerilmektedir. Kestane çiğ tüketildiğinde sindirim sorunlarına neden olabilecek bazı aktif maddeler içermektedir. Hazımsızlık veya gastrit gibi bağırsak sorunlarına neden olabilir. Kestanenin pişirilerek yenmesi gerekmektedir.

KESTANELİ KIŞ SALATASI

Malzemeler (4 kişilik)

400 gr çiğ kestane veya 300 gr pişmiş kestane

200 gr taze mantar karışımı

200 gr balkabağı

1 adet rezene

150 gr ıspanak veya su teresi

400 gr haşlanmış ve kıyılmış tavukgöğsü

1 çay kaşığı tuz

Salata sosu;

4 yemek kaşığı zeytinyağı

3 yemek kaşığı elma sirkesi

2 yemek kaşığı su

1 çay kaşığı bal

Yapılışı

Kestaneleri ayıklayıp tuzlu suda pişirin. Sağlam ve parçalanmadan çıkarın. Kestaneleri soyun ve ayırın. Sebzeleri ve mantarları yıkayın. Rezeneyi 8 parçaya, bal kabağını küplere ve mantarları dörde bölün. Salata sosunun tüm malzemelerini bir karıştırıcıda karıştırarak sosu hazırlayın.

Kestaneleri, sebzeleri ve tavuğu bir fırın tepsisine koyun, sosun yarısını malzemelerin üzerine ekleyin ve 140ºC’de 20-30 dakika fırında pişirin. Kalan salata sosunu yarım saat sonra veya gerekli değilse piştikten sonra ekleyin. Sıcak olarak servis yapın.

Pandemiyle kış depresyonu yaygınlaştı

Pandemiyle kış depresyonu yaygınlaştı

Size keyif veren aktivitelerden artık haz alamıyor musunuz? Ümitsizlik ve karamsarlık duyguları sizi esir mi almaya başladı? İş veya okul hayatına eskisi kadar ilgi duyamıyor musunuz? Artık kendinizi sık sık buzdolabının önünde mi buluyorsunuz? Yatağa uzandığınızda uykuya dalmakta güçlük çekiyor veya tam aksine hiçbir şey yapmadan hep uzanmak ve uyumak mı istiyorsunuz? Siz de bu sorunlardan şikayet ediyorsanız, altında yatan neden ‘kış depresyonu’ olabilir!

Kış depresyonu; mevsimsel geçişlere bağlı olarak güneş ışığındaki azalmayla beraber görülen bir depresyon çeşidi. Gecelerin uzun, gündüzlerin ise kısa olması nedeniyle gün ışığına daha az maruz kalıyoruz. Uyku düzeni ve sirkadyen ritmin düzenlenmesiyle görevli melotonin düzeyinde artış ve mutlu, huzurlu olmamızın yanı sıra kendimizi güvende hissetmemizi sağlayan seratonin düzeyinde azalma, kış depresyonunun biyolojik etmenlerini oluşturuyor. Özellikle Covid-19 pandemisinde aile içinde yaşanan kayıpların olması, iş/okul düzeninde değişen koşullar ve pandeminin etkisiyle sosyal hayatta azalma, kış depresyonunun daha sık görülür olmasına neden oldu.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzman Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu, kişinin isteksizlik duygularına hakim olamamasına ve bununla beraber günlük işlevlerinin aksamasına neden olduğu için kış depresyonunun yaşam kalitesini oldukça bozabildiğini belirterek, “Alacağımız bazı önlemlerle kış depresyonuyla başa çıkmamız mümkün olabiliyor. Ancak depresyonla baş etmekte zorluk yaşıyorsanız ve bu durum aile, iş ve sosyal hayatınızı olumsuz etkilemeye başlamışsa, bir uzmandan destek almanız önemli; aksi halde mevcut şikayetleriniz daha da artabiliyor.” diyor. Uzman Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu, kış depresyonuyla baş etmenin yollarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu

Duygularınızı anlatın

Aileniz ve arkadaşlarınızla duygularınızı paylaşmanız çok önemli. Duygularınızı ve bu süreçte yaşadıklarınızı, güvendiğiniz ve size kendinizi iyi hissettiren çevrenizle paylaşmanız, hatta sıkılaştırmanız; benzeri kaygı, hüzün ve mutsuzluk gibi duyguları sadece sizin yaşamadığınızı ve dönem dönem benzeri zorluklardan yakın çevrenizdeki insanların da geçtiğini fark etmenizi sağlayacaktır. Aynı zamanda duygularınızı paylaştığınızda anlaşıldığınızı hissetmek kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Gün ışığı çok önemli

Gün ışığı seretonin salgısının artmasına ve melatonin miktarının azalmasına yardımcı oluyor. Vücudumuzdaki her iki hormon beraber görev alarak; kişinin iyilik hali, uyku, bağışıklık ve sindirim sistemi gibi düzenlerini oluşturuyor. Uzman Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu, bu nedenle gün ışığından mümkün olduğunca faydalanmaya özen göstermeniz gerektiğini belirterek, “İş yaşamında öğlen aralarında, okul yaşamında teneffüslerde, evdeyseniz müsait olduğunuz zaman aralıklarında her gün 30 dakika açık havada zaman geçirin. Kapalı ortamlarda bulunmaktan da kaçının.” diyor.

Beslenme düzeninizi bozmayın

Depresyon döneminde ya karbonhidrat ve şekerli gıdaların tüketimi artıyor ya da iştahımız kayboluyor. Ancak bu tip gıdaların tüketilmesi, oreksin düzeyinin düşmesi nedeniyle yorgun ve halsiz hissettiriyor. Ayrıca beslenme düzeninde olan bu değişiklikler gerekli vitaminleri alamadığımızda yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler oluşturacağı için depresyon sebebiyle oluşan isteksizliğin daha da artmasına yol açabiliyor. Bu nedenle sağlıklı ve düzenli beslenmeye gayret edin. Gün içerisinde 3 ana 3 ara öğün şeklinde aralıklarla beslenmeniz ve bu beslenme düzeninin oluşması amacıyla bir diyetisyenle işbirliği halinde olmanız, iştah kontrolünüzü sağlamakta faydalı olacaktır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Sporu ihmal etmeyin

Sporun insan sağlığına fiziksel olarak katkısı olduğu kadar psikolojik iyilik hali için de etkinliği yapılan çalışmalarda kanıtlanmış. Yorgun olsanız dahi düzenli spor yapmaya gayret edin. Eğer zorlanacaksanız öncelikle yapabileceğiniz kadar süreyi hedefleyin. Ardından bu süreyi artırabilirsiniz. Örneğin haftada 2 gün 30 dakika şeklinde başlayabilirsiniz.

Olumsuz içeriklerden uzun durun

Bir yandan pandemi döneminde vaka sayılarındaki artışın yarattığı kaygılar, diğer yandan olumsuz yaşam olaylarının televizyonlarda yayınlanması, depresif dönemde olan kişiler için tetikleyici olabiliyor veya depresyonun ağırlaşmasına yol açabiliyor. Bu nedenle sizi olumsuz etkileyen içeriklerden uzak durmaya çalışın.

Haftalık planlar oluşturun

Depresyonun en önemli belirtilerinden biri, eskiden keyif alınan aktiviteleri yapamıyor olmak, eski dikkat ve konsantrasyonu devam ettirememek. Uzman Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu, eskiden keyif alınan işlerin ya da yapılan aktivitelerin azalmasının ruh halini daha da olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, “Bunun sonucunda da bir kısır döngü oluşabiliyor. Ayrıca kişi kendini suçlu hissetmeye başlıyor, çevresiyle olan ilişkilerinde sorunlar yaşayabiliyor. Bu nedenle eskiden keyif aldığınız etkinlikleri ve işleri kendinizi isteksiz dahi hissetseniz yapmaya gayret edin. Bunun için kendinize haftalık bir plan oluşturun. Bu plan isteksizliğin azalması ve zihninizin bir takım faaliyetlerle meşgul olması sayesinde kendinize dönük depresif duygularınızın azalmasını sağlayacaktır” diyor.

Uyku düzenine dikkat!

Depresif hissedilen dönemlerde oluşan uyku sorunları, biyolojik uyku saatimizi bozuyor. Bunun sonucunda derin uykuya geçme süreci etkilenerek uyku problemleri ortaya çıkabiliyor. Uzman Psikolog Cansu İvecen Zakiroğlu, depresyon öncesinde uyku düzeniniz nasılsa o saatlerde uykuya hazırlık yapmanız gerektiğini belirterek, şöyle devam ediyor: ”Hazırlık planı için ışık, ses, kahve ve yeme düzeni gibi konularda, uyku öncesi rutinler oluşturun. Uyku zamanında odanızın karanlık olması da, melatonin yapımı ve salgılanması nedeniyle çok önemli. Gün içerisinde kendinizi uykusuz hissettiğiniz zaman uyumanız uyku sorunlarına yol açabiliyor. Dolayısıyla kendinizi yorgun hissettiğiniz ve uyuma isteğinizin geldiği noktada uyumak yerine; gün içinde 10 dakika gibi kısa aralıklarda gözlerinizi kapatarak dinlenmelisiniz.”

Sevcan Orhan yeni single büyük ilgi gördü

Sevcan Orhan yeni single büyük ilgi gördü

Türk müziğinin güçlü sesi başarılı sanatçı Sevcan Orhan bir dönem Banu Kırbağ tarafından yorumlanan ve sözleri Şener Yurdatapan, müziği Hakkı Yücel’e ait olan türk müziğinin ölümsüz eserlerinden “Unutulur” şarkısını yeniden yorumladı…

LİSTELERDE TIRMANIŞA GEÇTİ  

Kendi adını taşıyan Sevcan Orhan Müzik Yapım etiketiyle Youtube ve tüm dijital müzik platformlarındaki yerini alan “Unutulur” kısa sürede en çok dinlenen parçalar arasında kendisine yer bulmayı başardı…

Yeni şarkısıyla birlikte müzik yapımcılığına da ilk adımını atan güzel sanatçı, şarkının klibini ise animatif teknikler kullanarak hazırlattı.

EVREN BANA MESAJ VERDİ…

Zamana meydan okuyan eserlerin zaman içinde değerinin dahada arttığını dile getiren Sevcan Orhan, “Haksızlığa uğradığım ve yaşadıklarımı asla unutmayacağımı düşündüğüm bir anda tesadüfen radyoda bu şarkıya denk gelmemle başladı her şey. Evren bana bu şarkıyla bir mesaj gönderdi adeta. Hayatı sınırlar dahilinde yaşayan bir insan değilim. Müziğime de asla sınırlar koymam. Sesim ve nefesim yettiğince hemen her tarzdan özgürce müzik yapmaya devam edeceğim.” sözleriyle zaman zaman bu tip coverlar yapabileceğinin de sinyallerini verdi.

Sevgililer Günü’ne iglolarda girin

Sevgililer Günü’ne iglolarda girin

Four Seasons Hotel Bosphorus, bu sene Sevgililer Günü’nü ‘Elements of Love’ teması ile kutluyor.

Özel konaklama paketleri, AQUA Restaurant & Bar’ın benzersiz menüsü, masalsı bir romantizm sunan iglolarıyla Four Seasons Hotel Bosphorus, sevgiyi ifade etmenin şık ve lezzetli yolunu bir arada sunuyor.

Four Season Hotel Bosphorus, sevdiklerini şımartmak isteyenler için ideal bir atmosfer sunuyor. Kahvaltı ve akşam yemeği dahil konaklama paketleri, Boğaz’ın baş döndürücü güzelliğinin yanı başında yer alan AQUA ve iglolarda Four Seasons şeflerinin damaklarda iz bırakan lezzetlerinin enfes kokular ile ahengi, canlı müzik melodileri ve The Spa’nın dingin ortamında sunulan bakımlar romantizmi doruğa taşıyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için: 0212 3814000