Yazılar

Ocak 2026 burç yorumları

♈ Koç (21 Mart–19 Nisan)

Yılın başında kariyeriniz hızla yükseliyor. 3 Ocak’taki Dolunay ev düzeni için ideal. 7’sinde romantik bir buluşma fırsatı var. 17’sinden itibaren sosyal hayatınız hareketleniyor, yeni aşklar gündeme gelebilir. 18’inde iş fırsatları doğabilir. 26’sında Neptün burcunuza geçiyor; önümüzdeki yıllar sezgileriniz ve manevi yönünüz güçlenecek.

 

♉ Boğa (20 Nisan–20 Mayıs)

Ocak ayı seyahat için harika. 3’ünde kısa, 18’inde uzun yolculuklar için uygun zaman. 6–7’si romantik kaçamaklara açık. 17’sinden itibaren itibarınız artıyor, 19’unda kariyerinizde ivme kazanıyorsunuz. Neptün içsel sorgulamalarınızı artıracak.

 

♊ İkizler (21 Mayıs–20 Haziran)

Mali durumunuzu gözden geçirme zamanı. 3’ünde eşinizle bütçe konuşmaları yapabilirsiniz. 18’inde yeni planlar oluşturun. 17’sinden itibaren seyahat için kozmik destek var. 26’sında Neptün arkadaşlık alanınıza giriyor; sosyal çevreniz daha yaratıcı ve ilham verici olacak.

 

♋ Yengeç (21 Haziran–22 Temmuz)

İlişkileriniz bu ay ön planda. 3’ünde sınırlarınızı belirleyin. 17’sinden itibaren finansal konular gündeme gelecek, ortak kazançlar söz konusu olabilir. 18’inde yeni bir aşk fırsatı doğabilir. 26’sında Neptün kariyer alanınıza giriyor; sezgilerinizle yükselme zamanı.

 

♌ Aslan (23 Temmuz–22 Ağustos)

Ayın başında iş yoğunluğu artıyor. 3’ünde dinlenmeye vakit ayırın. 17’sinden itibaren ilişkilerinizde hareketlilik olacak. 18’inde yeni iş fırsatları doğabilir. 21’inde müzakereler için uygun zaman. 26’sında Neptün uzun yolculuklara kapı açıyor; dünyayı keşfetme zamanı.

 

♍ Başak (23 Ağustos–22 Eylül)

Aşk hayatınız hareketleniyor, derin bağlar kurma şansı artıyor. 3 Ocak’ta arkadaşlarla keyifli bir buluşma, 18’inde yeni bir aşk veya aile planı gündeme gelebilir. Ay ortasında iş yoğunluğu artıyor, verimliliğiniz öne çıkıyor. 21–22’si terfi veya zam için ideal. Sezgileriniz ay sonunda güçleniyor.

 

♎ Terazi (23 Eylül–22 Ekim)

Ayın ilk haftaları ev işleri ve düzen için uygun. 3 Ocak’ta emeklerinizin karşılığını göreceksiniz. 6–7’si dekorasyon için harika. 17’sinden itibaren aşk hayatınız canlanıyor, 18’inde evde keyifli buluşmalar olabilir. Neptün ay sonunda ilişkilerde derinleşme getiriyor.

 

♏ Akrep (23 Ekim–21 Kasım)

Ocak kısa seyahatlerle başlıyor. 3 Ocak’ta uzun yolculuk planı yapabilirsiniz. 17’sinden itibaren ev tadilatları gündeme gelebilir. 18’inde önemli haberler var. 27’si ev dönüşümü için güçlü bir gün. Neptün ay sonunda iş alanınıza giriyor; sanat ve yaratıcılık kariyerinizde öne çıkabilir.

 

♐ Yay (22 Kasım–21 Aralık)

Mali açıdan güçlü bir başlangıç. 3 Ocak’ta bütçe planı yapın, 10’unda savurganlıktan kaçının. 17’sinden itibaren kısa seyahatler gündeme geliyor. 18’inde yeni gelir fırsatları doğabilir. Neptün ay sonunda aşk hayatınızı derinleştiriyor.

 

♑ Oğlak (22 Aralık–19 Ocak)

Gezegenler burcunuzda; güçlü bir dönemdesiniz. 3 Ocak’ta ilişkilerde karar zamanı. 17’sinden itibaren finansal kazançlar artabilir. 18’inde yeni görünüm için ideal. Aynı gün müzakerelerde başarı şansı yüksek. Neptün ay sonunda ev hayatınızı dönüştürmeye başlıyor.

 

♒ Kova (20 Ocak–18 Şubat)

Ayın başında içe dönük bir dönemdesiniz. 3 Ocak’ta rutinlerinizi gözden geçirin. 17’sinden itibaren sosyalleşme ve parlamaya başlıyorsunuz. 18’inde dinlenme ve yenilenme için zaman ayırın. Neptün ay sonunda hayal gücünüzü yükseltiyor, yeni fikirler hızla doğabilir.

 

♓ Balık (19 Şubat–20 Mart)

Ayın başında sosyal hayatınız hareketli. 3 Ocak romantik akşam için uygun, 18’inde arkadaşlarla buluşma zamanı. 17’sinden itibaren daha sakinleşiyorsunuz. 29’unda Neptün para alanınıza giriyor; yeni kazanç yolları bulabilirsiniz ama dikkatli olun.

 

#KoçBurcu #BoğaBurcu #İkizlerBurcu #YengeçBurcu #AslanBurcu #BaşakBurcu #TeraziBurcu #AkrepBurcu #YayBurcu #OğlakBurcu #KovaBurcu #BalıkBurcu #2026BurçYorumları #Astroloji #PauseDergi

Sıkıcı, baskıcı ve sürdürülebilir olmayan diyetlere son!

Her yeni yıl öncesi ‘bu kez çok kararlıyım’ diyerek diyet için kolları sıvıyor ancak bir türlü ideal kilonuza ulaşma mutluluğunu yaşayamıyor musunuz? Üstelik diyet süreciniz sıkıcı, baskıcı kısıtlamalarla psikolojinizi olumsuz etkiliyor, bıraktığınız anda da, verdiğiniz kiloları çok daha hızlı geri alarak en başa mı dönüyorsunuz? Moralinizi bozmayın, zira sürdürülebilir bir diyet ve düzenli egzersizle hem sağlıklı hem kolay kilo vermek mümkün! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Kısa sürede hızlı kilo vermeyi vadeden katı diyetler aslında sizi hedefinizden uzaklaştırarak motivasyonunuzu kaybetmenize yol açar. Yeni yılda formda kalmanın asıl yolu; katı, düşük kalorili planlanan geçici diyetler değil, sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazanmak ve düzenli egzersiz yapmaktan geçiyor. Bu nedenle mucize beklemeden, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla hem ideal kilonuza ulaşıp formunuza kavuşabilir, hem de bağışıklık sisteminizin güçlendiğini, enerjinizin yükseldiğini ve yaşam kalitenizin iyileştiğini hissedebilirsiniz” diyor. Peki sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları neler olmalı? Beslenme ve Diyet Uzmanı Çelik, sürdürülebilir ve sağlıklı bir diyet için 7 altın öneride bulundu…

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik

  • Yasaklamayın, denge sağlayın

Öncelikle besinleri ‘yasaklı’ diye etiketlemeyin. Aşırı kısıtlayıcı bir şekilde besinleri yasaklı sınıfına koyduğunuzda, olası bir ‘kaçamak’ durumunda suçluluk hissine kapılır ve kontrolünüzü bir süre sonra kaybettiğinizi görebilirsiniz. Ayrıca bir süre bu besinlerden uzak dursanız da, zamanla daha güçlü tüketme arzusuna kapılabilirsiniz. Kısıtlayıcı, kendinizi aç bırakan davranışlar hem metabolizma üzerinde olumsuz bir etki yaratır hem de sağlıksız bir beslenme döngüsüne yol açar. Oysa sağlıklı beslenme, tüm besin gruplarının dengeli porsiyon ve tüketim sıklığı düzenlenerek yönetilmesiyle yaşam tarzı alışkanlığına dönüşür.

  • Tüketmemek için, almayın!

Sürdürülebilir diyette çevresel faktörler çok önemlidir. Paketli ürün, gazlı içecek ve fast-food gibi gıdaları almayın. Elinizin altında olduğunu bilirseniz, hele de stresli dönemlerinizde bir anda kendinizi bu ürünleri tüketirken bulabilirsiniz. Alışverişe çıkmadan önce liste hazırlayın ve özellikle rafine şeker içeren ve yüksek yağlı paketli ürünleri listenize eklemeyin. Bu besinleri yeme istediğiniz kontrol edemeyeceğiniz ulaştığında, mevsimine göre 1 porsiyon taze meyve yanında 2 tam ceviz veya 6-8 adet çiğ badem tüketebilirsiniz. Tatlı isteğiniz çok yoğunsa laktoksuz sütlü bir kahve ve 2 adet kuru kayısı veya kuru erik tüketmek iyi bir tercihtir.

  • Lifli beslenin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Kilo vermekte zorlanan kişilerin yetersiz lif aldıklarını gözlemliyoruz. Oysa bol lifli besinler tokluk süresini artırırken, metabolizmayı hızlandırır. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıllı ürünler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar vb lif içeriği yüksek gıdalar sindirim sistemi için oldukça önemlidir. Sağlıklı bir sindirim sistemi ise açlık-tokluk sinyallerinin kontrolüne destek olur. Örneğin; ana yemekte salata yemek ya da ara öğünlerde taze meyve ve yağlı tohum tüketmek ani kan şekeri dalgalanmalarını azaltarak gün içinde ani açlık krizlerinin, dolayısıyla fazla kalori alımının da önüne geçer” diyor.

  • Su tüketimine dikkat edin

Sağlıklı yaşam tarzı denilince olmazsa olmazlardan biri şüphesiz su tüketimi. Yeterli miktarda içilen su, metabolizmanın sağlıklı çalışması ve vücut fonksiyonlarının düzenlenmesi için şarttır.  Ayrıca, yeterli su içilmezse, susuzluk hissi açlıkla karışabilir ve bu durum fazla kalori alımına yol açabilir. Miktarı kişiden kişiye değişmekle birlikte, gün boyunca düzenli aralıklarla su içmek ana hedeflerinizden biri olmalıdır. Vücudunuzda yeterli su bulunduğunu idrarınızın renginin açık olmasından anlayabilirsiniz. Çay ve kahve gibi içecekler suyun yerine geçmez aksine vücuttan su atılmasına neden olur. Suyun yanı sıra kefir ya da ayran gibi içecekler tüketmeniz faydalıdır.

  • Metabolizma hızını artıran besinlerden faydalanın

Yeni yılda öğünlerinize ekleyeceğiniz bazı besinler metabolizmada bazı değişiklikler yaparak  yağ yakımına yardımcı olabilir. Bu da kısıtlayıcı olmadan sürdürülebilir bir tabak içeriği ile sağlıklı beslenme hedefinizi destekler. Hiçbir besinin mucizevi bir etkisi yoktur ama sağlıklı bir beslenme planı içerisinde metabolizma hızınızı artırmaya katkı sağlayabilirler. Örneğin; -tüketmenizde herhangi bir sakınca olmadığı doktorunuz tarafından belirtilmişse- aşırıya kaçmamak şartıyla kırmızı biber, tarçın, zencefil, zerdeçal gibi baharatlar, turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kahve ve yeşil çay tüketmeniz destek olacaktır.

  • Proteine çok önem verin

Yeterli ve dengeli protein alımı metabolizmanın korunması ve tokluk hissinin artırılması açısından kritik öneme sahiptir. Ancak protein alımını tek öğünde fazla miktarda değil, gün içerisine yayarak gerçekleştirin. Bu yöntem, özellikle iştah kontrolü ve gün boyu enerjinin dengeli kalmasına yardımcı olur. Yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklı proteinlerle birlikte bitkisel protein açısından zengin kurubaklagillerin tüketilmesi kas kütlesinin korunmasına da katkı sağlayarak ağırlık kaybı sürecinde yağ kaybını destekler.

Burada önemli olan bir diğer konu; bu gıdaların yağlı kısımlarını ayırmak (örneğin; tavuğun derisi, kırmızı etin beyaz yağlı kısımları gibi) ve doğru pişirme yöntemleriyle (kızartma değil ızgara ya da buğulama, haşlama) tüketmektir.

  • Sosyal hayat

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Yeni yılda sürdürülebilir diyet için, sosyal hayatla beslenme arasındaki dengeyi kurabilmek kritik önem taşır. Dışarıda yediğiniz bir yemek ya da tatlı tek başına ağırlık artışının ya da sağlıksız beslenmenin nedeni olamaz. Sosyal ortamlardan kaçınmanız gerekmez. Sonrasında katı kısıtlamalara gitmek, öğün atlamak ise kan şekeri dengenizi bozarak daha da acıkmanıza neden olur. Yapılması gereken; gerçekçi ve uzun vadede sürdürülebilir bir denge oluşturmaktır. Dengeli ve sürdürülebilir yaklaşım için yapılması gereken şey; rutininize geri dönmek, yeterli protein, lif ve sağlıklı karbonhidratların olduğu dengeli tabak modeli oluşturmak, yeterli su içmek ve hareketi artırmak olmalıdır. Bu sayede hem metabolik dengeyi korur hem de beslenmeyle olan ilişkinizin cezalandırıcı değil, destekleyici olmasını sağlayabilirsiniz” diyor.

#İdealKilo2026 #SağlıklıBeslenme #SürdürülebilirDiyet #KolayKiloVerme #EgzersizVeBeslenme #FormdaKal #YaşamKalitesi #EnerjiVeBağışıklık #PauseDergi #YeniYılKararları

 

Bu besinler çocuğunuzun dikkatini artırmak için çok önemli!

Dikkat eksikliği, özellikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) dünyada ve ülkemizde çocuklarda yaygın görülen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, son yıllarda görülme sıklığı giderek artan dikkat eksikliğinin hafife alınmaması gereken bir sorun olduğunu belirterek, “Zira, tedavi edilmediğinde çocuğun yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Okul hayatında başarısızlık, performans düşüklüğü, özgüven kaybı, sosyal ilişkilerde zorlanma ve duygusal problemler, dikkat eksikliğinin çocuklarda yol açabileceği başlıca sorunlar arasında yer almaktadır” diyor. Genetik yatkınlıktan çevresel etkenlere kadar pek çok faktörün neden olduğu dikkat eksikliğinde beslenme alışkanlıklarının da önemli bir rol oynadığını vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, “Çocuklarda hatalı beslenme dikkat eksikliğinin tek başına nedeni olmasa da belirtilerin şiddetlenmesine sebep olabilmektedir. Özellikle şekerli, yüksek şeker ile tuz içeren paketli ve işlenmiş gıdaların yoğun tüketimi kan şekeri dalgalanmalarına yol açarak çocukların dikkat ve odaklanma becerilerini olumsuz etkileyebilmektedir”  uyarısında bulunuyor.

Dr. İmre Gökyar

Dr. İmre Gökyar

 Dikkatini toplayamıyorsa nedeni hatalı beslenme olabilir!

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); dikkatin toplanması, sürdürülmesi ve yönetiminde güçlük çekilmesiyle karakterize bir durum olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar; çocuk ve ergenlerin yaklaşık yüzde 5 ila 7’sinde dikkat eksikliği görüldüğünü ortaya koyuyor. Türkiye’de DEHB yaygınlığının yüzde 5-8 arasında olduğu belirtilirken, tanı almamış çocuklarla birlikte sayının bu oranlardan daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, çocuklarda dikkat eksikliğine pek çok faktörün sebep olduğuna vurgu yaparak, “Günümüzde, dijital ekranların yoğun kullanımı ve   hızlı tüketilen içerikleri, artan stres düzeyi,  düzensiz uyku ve çoklu görev beklentisi gibi modern yaşam koşulları çocuklarda dikkat eksikliği belirtilerinin şiddetini artırabilmektedir” uyarısında bulunuyor.

Şekerli ve işlenmiş gıdalar dikkati dağıtıyor!

Çocuklarda sık yapılan beslenme hatalarının başında aşırı şekerli, paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimi geliyor. Dr. İmre Gökyar, bu tür beslenme alışkanlıklarının kan şekeri dalgalanmalarına yol açarak dikkat ve odaklanma sorunlarını artırabileceğine işaret ediyor. Omega-3, demir ve çinko gibi temel besin öğelerinin yetersiz alınması, düzensiz öğün saatleri ve yetersiz su tüketimi  de zihinsel performansı düşürebiliyor.

Proteinden zengin kahvaltı ve omega-3 çok önemli!

Düzenli öğün saatleri, yeterli su tüketimi ile sağlıklı beslenme alışkanlıkları, dikkat ve odaklanma eksikliği olan çocuklarda tedavi sürecini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar,  proteinden zengin ve dengeli bir kahvaltının çocuklarda dikkat ile odaklanmayı gün boyu desteklediğini söyleyerek, “Ayrıca, omega-3 yağ asitleri içeren besinlerin düzenli tüketilmeleri de önemlidir. Haftada en az iki kez balık veya omega-3 açısından zengin besinler önerilmektedir. Bunların yanı sıra düzenli öğün saatleri ve yeterli su tüketimi sağlanmalı, gerekirse uzman kontrolünde vitamin-mineral takviyesi alınmalıdır” bilgisini veriyor. Şekerli ve işlenmiş gıdaların ise mutlaka sınırlandırılması gerektiği uyarısında bulunan Dr. İmre Gökyar, bunların yerine sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlar içeren öğünlerin tercih edilmesi gerektiğini anlatıyor.

Doğru yaklaşımla tedavisi mümkün!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar,  çocuklarda dikkat eksikliğinin erken tanı ve doğru destekle büyük ölçüde yönetilebileceğini anlatıyor.  Dr. İmre Gökyar, “Psikolojik değerlendirme, gerekirse ilaç tedavisi, davranışsal yaklaşımlar, doğru beslenme alışkanlıkları, aile ve okul desteği ile çocukların hem akademik hem de sosyal yaşamlarında belirgin iyileşmeler sağlanabilmektedir. Dikkat eksikliği bir zeka sorunu değildir. Doğru yaklaşımla, çocukların güçlü yönleri ortaya çıkarılabilmekte ve yaşam kalitesi artırılabilmektedir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

#ÇocukSağlığı #DikkatEksikliği #DEHB #BeslenmeAlışkanlıkları #SağlıklıÇocuklar #Odaklanma #ŞekerdenUzakDur #İşlenmişGıdalar #ÇocukBeslenmesi #PauseDergi

LÖSEV’den lösemili çocuklara yılbaşı coşkusu

LÖSEV, her yıl olduğu gibi bu yıl da lösemili çocuklar ve aileleri için anlam dolu yılbaşı etkinlikleri düzenledi. İstanbul’un iki yakasında gerçekleştirilen partilerde çocuklar müzik, dans, sihirbaz gösterileri ve sürpriz hediyelerle doyasıya eğlendi. Etkinliklerde dilekler ağaçlara asıldı, yeni yıl pastası kesildi.Vakfın yetkilileri, “Uzun soluklu bir mücadele olan lösemi ve kanserde moral ve motivasyon her şeyden önce gelir. Çocuklarımızı ve ailelerini yalnız bırakmıyoruz, dayanışma ruhuyla umut dolu bir gelecek için yanlarındayız” açıklamasında bulundu.

27 yıldır lösemili çocukların tedaviye erişiminde karşılaştıkları zorluklara çözüm üreten LÖSEV, bugün aldığı bağışlarla hem çocuklara hem de yetişkin kanser hastalarına destek olmaya devam ediyor.

LÖSEV, maddi yardımların ötesinde, manevi desteklerle hastaların moral ve motivasyonunu yüksek tutuyor. LÖSEV’e destek olmak isteyen herkes 0312 447 06 60 numaralı telefonu arayarak ya da tek tıkla www.losev.org.tr adresinden online bağışta bulunabiliyor.

#LÖSEV #YeniYılCoşkusu #LösemiliÇocuklar #UmutVeDayanışma #AktüelHaber #PauseDergi

Mustafa Batıbeniz’den gelecek kurgusu

Disiplinlerarası çalışmalarıyla dikkat çeken sanatçı Mustafa Batıbeniz, yeni kişisel sergisi “Sömürgecilik Sonrası İnsansıları” ile Lefkoşa’daki ARUCAD Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

Kıbrıs’ın sömürgecilik sonrası hafızasından yola çıkan sergi, sinema, mimari ve modadan ilham alan hibrit insansı figürlerle alternatif bir evren kuruyor. Mutasyon geçirmiş bedenler, mimariyle kaynaşan formlar ve retro-fütüristik atmosfer; kimlik, beden ve hafıza üzerine düşündürüyor.

Sergi, 23 Aralık 2025 – 31 Ocak 2026 tarihleri arasında ARUCAD Art Space’te ziyaret edilebilir.

#MustafaBatıbeniz #SömürgecilikSonrasıİnsansıları #ARUCADArtSpace #LefkoşaSanat #ÇağdaşSanat #PauseDergi

Moda ve teknoloji bir arada

Fiat, sınırlı sayıda üretilen 500e Giorgio Armani Collector’s Edition’ı Türkiye’de satışa sundu. 2.019.900 TL’den başlayan fiyatıyla showroomlarda yerini alan model, Armani’nin haute couture estetiğini Fiat’ın ikonik şehir otomobiliyle buluşturuyor.

Özel Verde Scuro (koyu yeşil) ve Grej (gri-bej) renk seçenekleri, GA logolu jantlar ve zarif monokrom tasarım öne çıkıyor. Tam LED farlar, cam tavan, JBL ses sistemi ve 10,25 inç dokunmatik ekran gibi teknolojik donanımlar dikkat çekiyor. 87 kW gücündeki elektromotor, 320 km menzil sunarken Seviye 2 sürüş destek sistemi güvenliği artırıyor.

#Fiat500e #GiorgioArmani #CollectorEdition #ElektrikliOtomobil #ModaVeOtomotiv #PauseDergi

Galata Rum Okulu’nda “TÖZ” sergisi başlıyor

Galata Rum Okulu, 17 Ocak – 8 Şubat 2026 tarihleri arasında önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanat kuramcısı, yazar ve küratör Ali Artun ile çağdaş Türk sanatında disiplinler arası çalışmalarıyla tanınan Ahmet Yiğider, “TÖZ / SUBSTANCE” başlıklı sergide bir araya geliyor.

“TÖZ” sergisi, mimarlığın işlevsel kökenlerinin ötesinde şiirsel, büyüsel ve sembolik diline vurgu yapıyor. Sergi, mimarlığın özünü ve cevherini yeniden keşfetmeye odaklanırken, akılcılığın ötesinde imgesel bir mimarlık anlayışını gündeme taşıyor.

Ali Artun, “TÖZ”ü bir mimarlık sergisi olarak tanımlarken, bunun gündelik yaşamı disipline eden mimarlığa karşı bir yaklaşım olduğunu vurguluyor. Ahmet Yiğider ise sanatın ve varoluşun temelinde insan, tabiat ve evren arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor.

Bu kapsamlı sergi, mimarlığın şiirsel köklerine ve çağdaş sanatın evrensel arayışlarına ışık tutarak izleyicilere farklı bir perspektif sunmayı amaçlıyor.

#TÖZSergisi #GalataRumOkulu #AliArtun #AhmetYiğider #ÇağdaşSanat #Mimarlık #SanatSergisi #İstanbulSanat #KültürSanat #Sergi2026

DJ performansı ve boğaz manzarasıyla unutulmaz bir kutlama

Çağdaş Japon robatayaki mutfağının sevilen adresi ROKA İstanbul, yılbaşı gecesi için hazırladığı özel menüsü ve boğaz manzaralı atmosferiyle misafirlerini 2026’ya karşılamaya davet ediyor.

Yılın son gecesi için hazırlanan menü; trüflü yuzu soslu akya sashimi, Oscietra havyarlı ton balığı tartar, robata ateşinde pişirilen yuzu miso soslu morina balığı ve Kore baharatlı kuzu pirzola gibi özel lezzetlerle başlıyor. Gece, şefin tatlı seçkisiyle tamamlanarak ROKA’nın imza tatlarından oluşan rafine bir yılbaşı deneyimine dönüşüyor.

ROKA İstanbul, yılbaşı akşamı misafirlerini iki ayrı oturumda ağırlıyor. 18:30’da başlayan ilk oturum iki saatlik akşam yemeği deneyimi sunarken, 20:30’dan itibaren başlayan ikinci oturum DJ performansı eşliğinde uzun bir kutlama gecesi vaat ediyor. Özel yılbaşı menüsünün yanı sıra à la carte seçenekler de misafirlere sunuluyor.

Modern atmosferi, yaratıcı Japon dokunuşları ve İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarasıyla ROKA İstanbul, yeni yıla unutulmaz bir gastronomi ve eğlence deneyimiyle güçlü bir başlangıç yapıyor.

Adres: Kılıç Ali Paşa Mahallesi, Meclis-i Mebusan Caddesi, Dış Kapı No:8, İç Kapı No:102, Beyoğlu, İstanbul

#ROKAİstanbul #Yılbaşı2026 #BoğazManzarası #JaponMutfağı #Robatayaki #Gastronomi #YılbaşıKutlaması #İstanbulEtkinlikleri #YeniYılDeneyimi #TurizmHaberleri

Sağlıklı yaş almaya genç yaşta başlanmalı!

Modern yaşamda hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, bilgisayar başında geçirilen uzun saatler, elektromanyetik alanlar, fast- food tüketim, düzensiz uyku ve stres gibi etkenler gençlerde de erken tükenmişlik, bağışıklık çökmesi ve hücresel yaşlanmayı artırıyor. Bu nedenle günümüzde artık genç yaştan itibaren sağlıklı yaş alma yaklaşımının benimsenmesi gerekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya “Sağlıklı yaş almak, artık yalnızca ileri yaşların değil, gençlerin hatta ergenlerin de sorumluluğudur. Artık hasta olmamak için değil, sağlıklı kalmak için çaba sarf etmeliyiz. Bugüne dek bilinen doğrular son dönemde tamamen değişti; çağımızda kişiye özgü, bütüncül bir yaklaşım gerektiği anlaşıldı. Yani sağlıklı yaş almak bir orkestra gibidir; gastroenteroloji, kardiyoloji, fizik tedavi, ruh sağlığımız vb bunların hepsi uyum içinde çalışmalıdır” diyor. Sağlıklı yaş almak için bazı bildiklerimizi unutmamız gerektiğini vurgulayan Dr. Küçükkaya, sağlıklı yaş almada doğru bilinen yanlışları ve yeni yaklaşımları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Belgin Küçükkaya

Dr. Belgin Küçükkaya

  • SU TÜKETİMİ

Günde 2 litre su içmelisiniz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya “Su ihtiyacı kişiye ve güne göre değişir. Günlük su tüketimi; kilo, cinsiyet, yaşam tarzı ve kronik hastalığa göre kişiye özgüdür. Sabit bir şekilde günde 2 litre (8 bardak) su içmek herkese uygun değildir. Sağlıklı bir yetişkin için günlük su ihtiyacı ortalama 2-3 litre arasında değişebilir ancak böbrek hastalığı, kalp yetmezliği gibi diğer durumlarda bu miktar tehlikeli olabilir. Bu nedenle kişinin su tüketim planı da doktor tarafından belirlenmelidir. İdrar rengi yeterli su tüketiminde çok önemli bir göstergedir. İdrar açık renk olmalıdır, koyu ise yeterli su içilmemiş demektir” diyor.

  • UYKU

Günde 7-8 saat uyumak şarttır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Uyku ihtiyacı kişiye, yaşa ve yaşam tarzına göre değişir. Kimileri 5 saat uyuyarak dinç uyanırken, kimileri 9 saate ihtiyaç duyar. Önemli olan erken yatmak ve 7-8 saat uyumak değil, uykuda olunan saatler ve uykunun kalitesidir. 22:00- 06:00 saatleri arasında vücut kendini yeniler, metabolizma, hücre onarımı, yağ yakımı ve bağışıklık bu süreçte güçlenir. O nedenle bu saatlerde mutlaka uykuda olmak gerekir. Dr. Küçükkaya “Ayrıca horlama, uyku apnesi gibi sorunlar sağlıklı uyku döngüsünü bozduğu için mutlaka tedavi edilmelidir. Doğru saatte, doğru oksijenle kesintisiz uyumak, kronik hastalıkların riskini de azaltır” diyor.

  • EGZERSİZ

Günde 10 bin adım atmak idealdir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yapılan araştırmalar; 10 bin adımın herkese uygun olmadığını gösteriyor. Hedef; yaşa, cinsiyete, kiloya, sağlık durumuna ve kapasiteye göre kişiselleştirilmiş, sürdürülebilir hareket hedefleri koymaktır. Dr. Küçükkaya “Protezi olan birine 10 bin adım önerilemez, düşme riski olan yaşlıya yoğun tempo koşu yaptırılamaz. Kimine günde 5 bin-7 bin adım gibi daha düşük ama düzenli aktivite, kimine 5-6 km koşu uygundur. Açık havada, bol oksijenli alanlarda yürüyüş beden ve ruh sağlığını birlikte destekler. Derin nefes egzersizleri, esneme hareketleri ve kültür-fizik çalışmaları da çok önemlidir” diyor.

  • BESLENME

Sağlıklı beslenmek kalori kısmak demektir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sağlıklı beslenme doğru besinleri, doğru zamanda ve dengede tüketmektir. Sürekli kalori kısıtlamak metabolizmayı yavaşlatır, kas kaybı ve hücresel yıpranmaya yol açar. Dr. Küçükkaya “25 yaşındaki bir genç ile 45 yaşındaki bir kadının beslenme gereksinimleri farklıdır. Diyabeti olanla olmayan, erkek ile kadın, aktif yaşam süren ile masa başı çalışan aynı beslenme planını uygulayamaz. Bilimsel çalışmalarda en sağlıklı model olarak öne çıkan Akdeniz tipi beslenmeye geçilmelidir. Paketli gıda, işlenmiş ürünler, asitli ve şekerli içecekler ile fast food tüketimden kaçınılmalı, mevsim sebze ve meyveleri tüketilmelidir” diyor.

  • VİTAMİN TAKVİYESİ

Her gün vitamin takviyesi almak gençleştirir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Vücutta eksik olan vitamin tamamlandığında işe yarar, fazlası ise zarar verir. Dr. Küçükkaya şöyle konuşuyor: “Hücresel gençliği artıran şey dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıdır. Omega, magnezyum, çinko vb vitamin ve mineral takviyelerinin vücutta yeterli düzeyde olması önemlidir ancak bu takviyeler kandaki değerlere göre doktor tarafından tahliller yapıldıktan sonra belirlenmelidir. Ayrıca ‘doğal’ veya reçetesiz satılıyor diye tüm takviyeler güvenli demek değildir. Gelişigüzel vitamin kullanmak karaciğer/böbrek hasarı, ilaç etkileşimleri veya yanlış test sonuçlarına hatta organ yetmezliğine yol açabilir.”

Düzenli doktor takibi çok önemli

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, sağlıklı yaş almanın bir orkestra gibi olduğunu, gastroenteroloji, kardiyoloji, fizik tedavi, ruh sağlığımız vb bunların hepsinin uyum içinde çalışması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Tüm sürecin koordinasyonu için düzenli tahlil, tarama ve kontrol şarttır. Genetik altyapıdan kaynaklanabilecek hastalıklar (Alzheimer, kanser, kalp ve damar hastalıkları vb) artık çok genç yaşta tespit edilebiliyor. Kontroller aksatılmamalı, kullanılan ilaçlar doktor önerisi olmadan kendi kendine bırakılmamalıdır.”

Özellikle, püf noktası, olmazsa olmazlar

  1. Kaliteli ve doğru saatlerde uyumak

Gece 10-sabah 6 arası. Bu uyku saatlerine çok dikkat etmeli çünkü vücudumuzun rejenerasyon dediğimiz saatleridir tamir ettiği. Yapılan çalışmlaar; bu saatlerde rejenerasyon hormonlarımızın, metabolizma hormonlarımızın ve yağ yakmanın bu saatlerde olduğunu göstermektedir. Ve kronik hastalıkları engelleyici yoyllardan bir tanesi gece sağlıklı bir uykuya sahip olmaktır. Hem saaatler hem de horlama olmadan doğru saat doğru uyku ve doğru oksijen. Horlama, uyku apnesi şikayetlerimizi doğru saatlerde olsa bu durumlar doğru bir uykuya

  1. Doğru beslenme; yaşımız, 15 erken ile 45 kadın aynı değil, sahip olduğumuz hastalıklar, cinsimiz, diyabetle olmayan kişi aynı beslenmez, uyumlu olacak dengeli ve düzenli beslenme. En büyük şansımız akdeniz diyeti tüm çalışmalarda akdeniz diyeti . seçtiğimiz gıdalar kesinlikle paket ve işlenmiş gıda olmamalı. Ne yediğimiz değil, nerden, yapılan çalışmalar fast food paket gıdaların tehlikesini çok gösteriyor. Olabildiğince doğal kaynaklardan elde edilen gıdalara ulaşmak. Ve sıvılara ulaşmak. Kolalı içecekler ıce tealer . evinizde posasıyla lifiyle tüketelim.
  2. Doğru egzersiz; saatine göre, yaşına göre, cinsine göre, herkesin egzersiz zamanı saati tipleri farklıdır. En çok doktorla ilerlemeli. Çünkü protezi vardır onbin adım at diyemezsin ya da yaşlıdır düşmeye meyillidir, farklı kronik hastalıkları vardır koşturamazsınız yüzün plates yapın dersiniz. Mutlaka doktor takibiyle ve öneriyle. Gençler protein tozu, bazılarına al diyoruz bazılarına alma probleme neden , doğru doktor: iç hastalıklar fonksiyonel tıp yeterli. Hepsini kapsıyor. Gerçk iç hastalıkları hekimi. Özellikle doğal ortamda bol oksijenli, yürüme bandında değil, sahil kenarında ruhen de mutlu edecek yürüyüş en güzel sporlardan biridir. Ama kişinin yaşı, kilosu, altta yatan farklı hastalıklarına göre adım sayısı da değişiyor, yürüme sıklığı da değişiyor. 10 bin adım demode. Bazılarına 5 bin adım diyoruz, ama bazılarına göre 5-6 km koşabiliyorsun diyoruz. Kişiselleştirilmiş. Daha da yeni durumlar, sadece yürümek de değil kültür fizik hareketleri (derin nefes alma egzersizleri, esneme egzersizleri, yürümek kadar değerli, kaslarımızı esnetmezsek yürüdüğümüz zaman kas krampları ve kas ağrılarına gidiyor) bir de destekleyici takviyeler. Çünkü artık ortamlarda birçok gıdalar besleyiciliğini kaybettiği için omega magnezyum çinko gibi hem bağışıklık sistemini artırmak hem de egzersizleri yapabilmek için doktor kontrolü ve önerisiyle, çok takviye var çok kafa karıştırıcı biyo yararlanımları aynı değil, yapılan tetkiklerle karar veriyoruz.piyasada gelişigüzel organ yetmezliğine . takviye ve vitamin.
  3. Düzenli doktor takibi: bütün bunları koordine edebilmek için verilere ihtiyacımız var. verilere takiplerimizde tahlillerimizle yapabiliyoruz. Kronik hastalığı da tedavisini aksatmamalı. İlacını bırakmamalı.

#HücreselGençleşme #SağlıklıYaşAlma #HücreselYaş #GençYaştaSağlık #YaşamTarzı #BütüncülSağlık #SağlıktaYeniDoğrular #İçHastalıkları #SağlıklıGelecek #Wellbeing

Sofitel Istanbul Taksim’den “Geleceğe Işık Tutan” yılbaşı ağacı

Sofitel Istanbul Taksim, La Fann iş birliğiyle hazırladığı “Geleceğe Işık Tutan” temalı yılbaşı ağacı ile yeni yılı anlamlı bir sosyal sorumluluk projesiyle karşıladı. Sofitel’in dünyaca bilinen Candle Ritual geleneğinden ilham alan proje, kadın emeği ve kız çocuklarının eğitimine destek misyonunu sürdürülebilirlik anlayışıyla birleştirdi.

18 Aralık’ta düzenlenen davette iş, sanat ve cemiyet dünyasından seçkin isimler bir araya geldi. Genel Müdür Bozkurt Atabek, “Her bir mumun ışığı kız çocuklarının geleceğine umut olsun istedik” sözleriyle projenin anlamını vurguladı.

Kız çocuklarının ritmik jimnastik gösterileri davete duygusal bir dokunuş katarken, yıl boyunca kullanılan 117 mumun yeniden değerlendirilmesiyle oluşturulan yılbaşı ağacı sürdürülebilirliğin güçlü bir sembolü olarak otelin lobisinde sergileniyor.

#SofitelIstanbulTaksim #GeleceğeIşıkTutan #YılbaşıAğacı #Sürdürülebilirlik #KadınEmeği #KızÇocuklarıEğitim #MagazinHaberleri #CandleRitual #SanatVeToplum #YeniYılDaveti