Yazılar

Derby Kitap Festivali

Derby Kitap Festivali – İngiltere 17-19 Kasım

Kitap tutkunuysanız bu muhteşem festivali kaçırmak istemeyeceksiniz. Her yıl büyüleyici şehir Derby’de düzenlenen bu etkinlik, edebiyat seven herkesin mutlaka katılması gereken bir etkinlik.

Derby Kitap Festivali birkaç yıldır düzenleniyor ve her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Festival, Birleşik Krallık ve ötesinden çok çeşitli yazarları, konuşmacıları ve edebiyat meraklılarını bir araya getiriyor. İster kurgu, ister kurgu dışı, şiir veya çocuk edebiyatına ilgi duyuyor olun, Derby Kitap Festivali’nde herkes için bir şeyler var.

Sanat ve lezzet Piu Art Cafe’de buluşuyor

Sanat ve lezzet Piu Art Cafe’de buluşuyor

Büyükdere’de yer alan Piu Art Cafe, sanat, lezzet ve doğaseverleri buluşturuyor.

Bu özel mekan, misafirlerine sadece mükemmel bir kahve ve lezzetli tatlılar sunmakla kalmıyor, aynı zamanda değişen sanat eserleri ve doğal güzelliklerle dolu dinamik bir deneyim sunuyor.

Kahvaltıda bowl çeşitleri ve farklı içeriklerde tabaklar hazırlayan Piu Art Cafe’de tuzlu ve tatlı pek çok lezzet de yer alıyor. Kahvelerin taze kavrulduğu bir kahve barı bulunan kafede laz böreği, muzlu rulo pasta, kruvasan gibi el yapımı lezzetler de bulunuyor. Günün her saati farklı seçenekler sunan Piu Art Cafe’de vegan bowl, vegan browni gibi ürünlerin yanı sıra vejateryan burger, smoothie, frozen ve Piu’ya özel çeşitli içecekler de misafirleri bekliyor.

Kafe, sergiler, atölye ve workshoplara ev sahipliği yapacak.

Adres: Büyükdere Mahallesi Çayırbaşı Caddesi No 114/1 Sarıyer

Doğuş Çabakçor “EĞLENCE SEKTÖRÜNÜN GELİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİ YAPIYORUZ”

Doğuş Çabakçor “EĞLENCE SEKTÖRÜNÜN GELİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİ YAPIYORUZ”

Röportaj: Ahu Çağdaş

Milyonla liraların döndüğü “Eğlence Sektörü” aslında ekonomiye güç katan önemli destek kollarından biri… Bu sektörü sadece müzik dinlemek, eğlenmek olarak düşünmemek gerekiyor. Yeme içmeden, ev dışı tüketime, ulaşımdan, istihdama kadar lüks kategoride hizmet verilen bir alanda ciddi bir sermayenin dönmesi sağlanıyor… Bu sektöre öncülük edebilmek, bir marka olabilmek, etkileşim sağlayabilmek ise çok ciddi bir iş kafasına sahip olmayı gerektiriyor.  Eğlence sektörünün yöneticileri diye, konumlayabileceğimiz isimler örneğin bir DJ düşünün; her gün ayrı bir insan gurubunu, ayrı bir ortamı, ayrı bir kurumsal markanın eğlence dünyasını, her gün ayrı bir kitleyi yönetmenin sorumluluğunu üsteleniyor. Yüzlerce binlerce insanı gittiği yere sürükleyebiliyor.

Bir CEO’nun yöneticiliğini yaptığı kurumda her gün aynı kişileri yönetmek de bile yüzlerce güç durumla karşılaşılırken hizmet sektörü, eğlence sektöründe ismini markalaştırmak hiç kolay bir şey olmasa gerek. Üstelik oluşturduğunuz markanın; eğlence sektöründe çekim kuvvetti yaratması, etkileşim sağlaması, eğelenmeye gelen kitlenin kaliteli bir çizgide tutulması, o alanda kendini göstermek isteyen sponsor markaların beklentisinin başarı ile karşılanması derken çok çaba, dikkat ve disiplin gerektiriyor.  Pause dergide bu ay “eğlence sektörünün mühendisliğini yapıyoruz” diyen dünyaca ünlü Türk DJ Doğuş Çabakçor ile görüştük. Sektörü, sektörün ihtiyaçlarını, ön yargıları konuştuğumuz sevgili Doğuş ile merak ettiğiniz her şeyi konuştuk. Sizler için hazırladığımız keyifle okuyacağınız söyleşi ve fotoğraf çekimlerini; Galataport’un en değerli konumlamasında yer alan butik ve kişiselleştirilmiş lüksü odağına alan “The Maestro Hotel”in muhteşem ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Değerli yöneticilerine ve çalışanlarına buradan da teşekkür ederiz.  

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel

Müzik kariyerinizdeki en önemli dönüm noktası ne zaman oldu?

Coco Clementine partisi sanırım 2008 yıllarıydı… O parti sonrası bana Miami’den teklif geldi ve ben bir buçuk iki ay oraya çalmaya, kalmaya davet edildim. Hemen akabinde W İstanbul’da çalışmaya resident DJ olmaya başladım. Gelecek vaat eden yedi DJ den biri olarak seçilip ufak çapta bir dünya turuna çıktım. Yaklaşık on beş ülke dolaştım. Ardından 2012 Londra Olimpiyat oyunlarında David Guetta ile aynı sahnede çaldım. Bunlar çok kazanımlar.

 Müzik tarzınızı nasıl tanımlarsınız ve bunu oluştururken nelerden ilham aldınız?

DJ lik yaparken karşındaki kitleyi en şaşırtan ya da en çok eğlendiren şey; hiç beklenmedik tınılarla karşılaşmasıdır. Yıllardır gözlemlediğim hiç beklenmedik bir anda, beklemediğiniz bir müzik bir şarkı girdiğiniz zaman dinleyiciler daha çok heyecanlanıyor ve daha çok eğlenmeye başlıyorlar. Dolaysıyla ben biraz beklenmedik şeyleri yapmayı ve buna uygun bir tarz belirlemeyi seviyorum. Söyleyebileceğim net şu tarzda müzik çalarım diyemem. Yirmi sene oldu. Müzik dinlemeyi sevdiğim için farklı müzik tarzlarına hakimim… Ama bana şahsen sorsanız çalmaktan en çok keyif aldığım müzik Afro ve melodic house diyebilirim

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel

Kariyeriniz boyunca çalıştığınız en büyük marka iş birlikleri neler oldu ve bu iş birliklerinin size kattıkları nelerdir?

Herhangi bir markadan bana bir teklif geldiği zaman birincil önceliğim ticari olarak bakmıyorum ben o teklife… Çünkü bu markaların çok uzun süredir global ölçekli ve her kes tarafından bilinen markalar olduğu için bunların bana paradan daha öte katabileceği bazı şeyler var. Bana hangi fırsatları sunabilirler, benim hangi özelliğim o markanın hangi özelliği ile örtüşebilir bunlar benim açımdan çok önemli… Ve ilk başta aklıma gelen W Otelleri diyebilirim. Yurtdışında çok fazla partilerine davet edildim. Çok fazla kontaklar sağladım.  Sonra uzunca bir süredir iş birliğim devam eden bir başka büyük marka Adidas… Aslında çok fazla marka ile iş birliği yaptım ve çok da fazla keyif alıyorum markalarla is birliği yapmaktan. Bu yıl bitmeden çok başarılı birkaç marka ile yine iş birliklerim olacak. Sürprizleri bekleyelim…

DJ’lik kariyerinizde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bu zorlukları nasıl aştınız?

Açıkçası bu soruyu duyunca aklıma ilk gelen zorluk Pandemi dönemi oldu. Pandemi de biliyorsunuz bütün müzisyenler, DJ’ler maalesef hepsi evlerinde oturmak zorunda kaldı. O dönem ben bir değişiklik yaptım. Halihazırda bir YouTube kitlesi ile interaktif olarak iletişimde olduğum için, o dönem eğlenerek evde çaldığım müzikleri insanlarla paylaştım ve bu şekilde dezavantajı, avantaja çevirmiş oldum. Süreci iyi yönettiğimi düşünüyorum. Etkileşimlerime ara vermedim.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel

Müzik endüstrisindeki teknolojik gelişmelerin Dj’lik kariyerinize etkisi nedir ve bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

DJ’lik ile teknoloji aslında çok ayrı kulvarda yürüyen iki ayrı başlık. Ben bu işe amatör olarak başladığım yirmi sene önce analog dönemden, dijital döneme yeni yeni geçiliyordu ve gerçekten bizim o zamanlarda kullandığımız ekipmanlarla şu an kullandıklarımız arasında inanılmaz bir fark var. Eskiden sadece duyarak yapılan bir meslekti ama günümüzde bakıyorum ki çoğu genç arkadaşım müziği dinleyerek mixlemekten ekrana bakarak yapıyor. Yani dinleyerek değil görerek mixliyorlar… Ben buna çok karşıyım. Çünkü Müziğin doğasında görerek ve hissederek çalabileceğiniz, DJ lik yapabileceğiniz bir olay. O yüzden ben teknolojiyi bu yönde geliştiği için herkesin DJ’lik yapabilmesi için bir kolaylık sağlaması olarak görüyorum. Ama bir yandan da gerçekten o DJ’lik hissini de büyük bir ölçüde törpülediğini düşünüyorum. 

Sosyal Medyanın müzik endüstrisine etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu platformları nasıl kullanıyorsunuz?

Yani bütün dünya sosyal medya üzerinden dönüyor diyebilirim. Markaların reklam bütçeleri her geçen gün dijitale daha fazla yatırım yapıyor. DJ’lik artık bir Show business… Eskiden rock yıldızları nasıl Showlar yapıyorlarsa kıyafetleriyle, sahne performanslarıyla. Şu an bu dönem DJ’lik yapanlar için geçerli. Ve bunu yaptıkları zaman kitlelere ulaştırmanın en efektif yolu sosyal medya… O yüzden doğru kullanıldığı zaman sosyal medyanın gücü DJ’lik ve müzik endüstrisi için tartışılamaz en önemli etken diyebilirim.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel

İş dünyası ile olan ilişkinizi nasıl yönetiyorsunuz? Müzik kariyerinizle iş dünyası arasında nasıl denge sağlıyorsunuz?  

Benim profesyonel mesleğim evet DJ lik… Yirmi seneyi geride bıraktım. Bu çok ciddi bir süre… Ama bir taraftan da bu kadar iş, bu kadar insan, bu kadar marka, bu birliktelikler ola ola bu güne vardık… Bir yandan da Doğuş Çabakçor’u bir marka olarak düşünün; bunun bir müzik tarafı olan, bir yandan anlaşmaları marka iş birlikleri olan, bir yandan sosyal medya projeleri olan, bir yandan öğrenci yurdu olan, tekstil markalarıyla ve bir yandan da diğer işlere yaptığım yatırımlarla kendimi çok yönlü bir insan olarak değerlendiriyorum. Müzik kariyerim beni yeni insanlarla tanıştırma konusunda çok yardımcı oluyor. Sosyal bir iş. Böylece çok güzel bağlantılarla, çok güzel insanlarla tanışıyorum. Bu sayede farklı sektörlerde farklı iş birlikleri yakalamaya çalışıyorum.

 Seyahat etmeyi sever misiniz?

Çok seviyorum. Hatta bu mesleği yapmamdaki en büyük etken bol bol seyahat etme isteğimdi diyebilirim. Seyahat etmek benim olmazsa olmazım.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

Hayata bakış açınız nasıl? Rahat bir insan mısınız, nasıl bir yapıya sahipsiniz?

Elimden geldiğince relax olmaya çalışıyorum ama yapamıyorum. Çok kontrolcüyüm. Her şeyi çok fazla ciddiye alıyorum. Mesleğimi, yaptığım işi… Saygısızlığa ve haksızlığa asla gelemiyorum… O yüzden biraz ciddi biraz da kontrolcü bir yapım, bakış açım var hayata karşı.

İdolüm dediğiniz biri var mı?

İdolüm olmadı hiçbir zaman… Bunu çok samimi söylüyorum. Ne bir kişiye hayranlığım ne de bir insanı kafamda devleştirmek gibi bir düşünce asla yapmadım. Hiç kimseyi içimde devleştirmedim.

Çocukluğunda hayalini kurduğunuz işi yaptığınızı söyleyebilir misiniz?

Evet.. Diyebilirim aslında çünkü; çocukluğumda ve ilk başlarda teknolojiye, bilgisayara fazlaca merakım olduğu için bilgisayar mühendisliği düşünüyordum ama sonuçta bizim yaptığımız iş de “Müzik Mühendisliği”…  Her gün her akşam, farklı insanların olduğu farklı bir kitle var. Yaratıcılığa çok fazla ihtiyacı olan bir alan…

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

Sizce başarının sırrı nedir?

Bu konuda herkes farklı şeyler söylüyor ama ben biraz kendi kurallarımdan geri adım atmayı seven biri değilim. Neyi yapmaktan hoşlanıyorsam kendi mesleğimde ve onun doğru olduğunu düşünüyorsam sonuna kadar onun savunucusu oluyorum. Yaptığım iş bazılarının hoşuna gitmese de eğer yaptığım şeyin doğru olduğunu düşünüyorsam iş açısından; tabi ki burada bir bencillik söz konusu değil ama eminsem, düşüncemin arkasında istikrar ve disiplinle dururum kesinlikle. Hayal kurmak çok önemli. Her kesin belirli periyodlarda hayallerinin olması çok önemli. Örneğin benim 20 yaşındayken 25, 30 yaşındayken 35 için yani hep böyle benim beş yıllık hayallerim olurdu. Bunlardan bazen çok ileride kalıyorsunuz, bazen de gerisinde kalabiliyorsunuz. Önde giderken tabiki bir problem yok ama geride kaldığınızda bir hatırlayıp hızlanabiliyorsak bu insanı bayağı bir kamçılıyor. Benim için başarının sırrı hayallere tutunmak diyebilirim.

DJ’lik mesleğini değerli kılan size göre nedir? En çok neye dikkat edersiniz?

Popüler olmak için yapılabilecek bir iş değildir. Prensipli olmak gerekir. Mesleği değerli kılan şey; yan yana iş yaptığınız markalar, insanlardır… Düşünün Luxury bir mekân yapıyorsunuz içi boş kaldıktan sonra ne anlamı var? Ama bu mekâna gelen misafirlerinin çizgisi, kalitesi, feedback, sizi yani markanızı belli bir noktaya taşıyor. Bizim işimizde de her yaptığım güzel iş; emin olun bana beş yeni iş daha getiriyor. Her yaptığım kötü iş de; olabilir insanız hepimiz. Kötü günümde olabilirim, biri bana ters konuşmuştur. Ben de ona layıkı ile aynı cevap vermişimdir. Kötü feedback veriyor. Onlara çok dikkat ederim. Her iş böyle… Markaların beni tercih etme nedeni de bu… Bugün yine bir marka ile görüşmem oldu. Teklif geldi. Görüşmeyi yapan tepe isim biliyor ki; “ben Doğuş’la çalışırsam, markama uygun giyer, kurumsal paylaşımlara hassasiyet gösterir, markaya uygun paylaşımlar yapar. İnsanalar O’nu seviyor etkileşim olur.” diye planlı programlı kurumsal marka yönetimi… Eğlence sektörü gibi görünse de işin arka planında iş tarafı business tarafı çok fazla.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

DJ olmak çok kolay bir iş mi?

DJ olmak çok kolay ama işin arka tarafı çok farklı… İşletme tarafı mühim…

İşin arka tarafı derken?

İşletme, business tarafı… Benim bakış açım ne yaparsam yapayım en iyisini yapmak için çalışmak üzerine odaklıdır…  Meslek ön yargı ile yaklaşılan bir sektör…  TEDx Konuşmacısı

olarak davet edildiğimde, ön yargılar üzerine bir konuşma yapmam istenmişti.   DJ lere ön yargı her zaman vardır. Bizim iş öyle bir sektör ki; ön yargısız neredeyse bir günümüz geçmiyor.  Ama insanlar anlayınca yaptığımız işin çok ciddi bir iş olduğunu fark ediyorlar. İnanılmaz bir sektör dönüyor.

Örnek verebilir misiniz bu söylediklerinize?

Fransız DJ David Guetta, çok yakın bir tarihte Türkiye’ye geliyordu. Hastalandığı için iptal oldu. Gelseydi 750 Bin Euro alıyor olacaktı. Şimdi DJ’lik mesleğine nasıl bu bir meslek değil denilebilir? İş değil denilebilir mi? Bu şekilde bir kazancı olan sektör nasıl bir meslek, ya da tercih edilen bir iş olmasın?  Yine iki üç gün önce DJ Arvin geldi. Davet ettiler beni de tanıştırmak için bir geceliğine 400 bin Euro teklif alarak geldi ülkemize…  Bu kadar ciddi dönen bir sektör… Globalde büyüyen bir iş, dünyada trend ve binlerce, milyonlarca genci de peşimizde sürükleyebildiğimiz bir etki alanı var. Bunun artık ön yargısının olmaması lazım.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

Ön yargıyı yıkmak için neler yaptınız?

2014 senesinde DJ eğitimi vermeye başladım. Çok büyük bir ilgi etkileşim ve popülarite olduğu için mesleği ciddi ciddi anlatmaya başladım. DJ’lik yapmak isteyen çok fazla genç var ama bunun için iş kafası olması gerekiyor. Her işte çürük elma olabilir. Bir insan sabah 9 akşam 5 çalışırken de kötü alışkanlıkları olabilir ya da ev de hiçbir şey yapmayıp evinde otururken de kötü alışkanlıklara sahip olabilir. Bunu sadece DJ’ler için düşünülmemesi gerektiği, DJ’liğin aslında ne olduğunu, nasıl bir disiplin gerektirdiğini gençlere anlatırken, bir yandan da bu işin teknoloji ile beraber tekniği çok gelişmeye, değişmeye başladığı noktasında farkındalık oluşturuyorum.

 DJ olmak için yetenekli olmak kafi mi?

Eskiden DJ olmak gerçekten yetenek gerektiren bir şeydi. Şimdi bu iş; yetenekten daha çok, müzik arşivi yapmak, müzik toplamak, teknoloji iyi kullanmakla örtüşür hale geldi.

Sizin bir de DJ’lik okulunuz akademiniz var? Bahseder misiniz?

Mesleğin hızlandığı zamanlardı. Çok soru alıyordum. Biz de bunu bir eğitim haline getirelim dedik. İlk başta çok profesyonelce düşünmedik. Özellikle gençlere destek veren biri olduğum için ve hiçbirimiz aynı yaşta kalmadığımız için yeni geleceklere hem biz bir şeyler katalım hem de onların enerjisinden biz yararlanalım düşüncesiyle 2014’te böyle bir eğitime başladık. Bayağı iyi oldu. Keyifli oldu. Aşırı yetenekli gençlerle tanıştım. Onların enerjisi bana enerji kattı. Sonra 2022 de bu oluşumun adını değiştirdik.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

Nasıl oldu? Neden değiştirdiniz?

YouTube’a ne zaman başladığımı hatırlamıyorum. 2018 ya da 2019’da soy ismim çok popüler oldu. Eskiden sadece müzik dinleyenler ya da gece hayatının içinde olan insanlar bilirdi. Sonra birdenbire YouTube videolarım çok çok izlenmeye başlayınca; yediden yetmişe herkes takip etmeye başladı. Dolayısıyla stüdyomuzun ismini “Çabakçor Akademi”ye çevirdik. Eğitimlere aynı şekilde devam ettik. Ve böylece hem profesyonel olarak bu işi yapmak isteyenler hem de amatör ruhla hobby olarak bu işte kendini ilerletmek isteyen herkese ben ve arkadaşlarım destek olmaya çalışıyoruz.

Enteresan hikayelerle karşılaştığınız oluyor mu?

Genç arkadaşım DJ’lik eğitimi almak istiyor. Hobby olarak DJ’lik yapmak istiyor. Ailesi de; ya çok büyük bir markanın, yerin sahibinin oğlu kızı… Ya da eğitimi çok iyi gittiği için büyük potansiyeller barındıran çocuklar… Orada aileler bir şeyi gözden kaçırıyor. Herkesin; bizim yaşlardakilerin, çocukların hatta bebeklerin, orta ya da ileri yaş grubunun deşarj olacağı bir şeye ihtiyacı var… Kimi spora gider, kimisi kedisi ile vakit geçirir, kimi çiçekleriyle uğraşırken deşarj olur. Herkeste bu durum farklıdır. Mesela ben müziğin sesini açıp dinleyerek ve bağıra bağıra sözlerini söyleyerek deşarj olurdum. Bütün çocukluğum böyle geçti. Bana gelen insanlarda da biraz onu hissediyorum aslında…  Müzik dinlemeyi çok seven ve neden bu çok sevdiğim şeyi bir hobby haline dönüştürmüyorum deyip gelenler var. Tabi bunu aileye izah etmek kolay olmuyor. Ön yargılar var. Benim çocuğum lisede okul eğitimi alıyor. Üniversite eğitimi alacak gibi… Orada biz biraz bunu anlatmaya çalışıyoruz.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

Ortam nasıl? Kaç öğrenci yetiştirdiniz?

Bizim orada arkadaşlık ve birbirine destek vermek çok fazla var. Çünkü; herkesin farklı özellikleri var.  Biz hep beraber imece usulü birbirimize destek olarak yeni DJ’ler yetiştiriyoruz. Şu ana kadar benden 260 civarı kişi çıktı benden…

Çoğunluk kız mı, erkek mi? Nasıl bir fark var aralarında?

Yüzdesel olarak veremeyeceğim ama erkekler daha ağırlıkta…

Sadece tarzları farklı. Kız öğrenciler geldiği zaman; iki üç arkadaş birlikte grupları ile geliyorlar. Erkekler ise gruplarıyla değil tek gelmek istiyorlar. Aradan sıyrılıp grupta farklı bir yönle sivrilmek istiyor erkekler.

Sizce erkekler neden böyle bir tutum içinde?

DJ’ lik havalı bir iş. Hem görünürlük, bilinirlik olarak hem de kabine geçtiğiniz zaman… İyi müzik çalabiliyorsan, popülariten varsa, herkesin gözü senin üzerinde oluyor. Erkekler bu popülariteyi kendileri yaşamak isterken diğer bir taraftan da kimse ile paylaşmak istemiyorlar. Kızların geliş sebebi biraz daha farklı. Onlar bu işi gerçekten sevdikleri için ya da hobi olarak ilerletmek istedikleri için geliyorlar.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

Öğrenmek için gelip çalanlar var mı?

Öğrenmek için gelen ama çok profesyonel olup, bizden çıkıp iki üç yerde çalan kız arkadaşlarımız da var. Erkeklerin sayısı kızlara göre çok daha fazla… Birçok mekânın resident DJ’i benim akademimden çıkma…  Benim yapmaya çalıştığım amaçladığım da bu… Hep şunu söylüyorum.  Ben bugüne kadar örnek 100 tane kapı açtım. Bir şeyler yarattım. Arkamdan gelen herkese de elimden geldiğince destek oluyorum ama bir yerde bu pil bitiyor. Eskiden kendimi hatırlıyorum. On yıl önce iki gece uykusuz kalırdım. Devam ederdim. Şimdi bir gece uykusuz kalıyorum ertesi gün insanın aklı karışıyor. Yani dedim mi demedim mi? Mesajı attım mı atmadım mı double check yapmak durumunda kalıyorum. O yüzden yeni gelenlere hep diyorum ki; biraz da siz kapı açın, siz bana yol gösterin. Çünkü jenerasyonlar arasında bir fark var. Benim mesela bir şarkım TikTok  da çok popüler oluyor. Benim tabi ki bundan haberim oluyor ama onların benden daha önce haberi oluyor. Ben onlardan bunu istiyorum.

 Maddi bir beklentiniz var mı?

Onlardan hiçbir maddi gelir kaynağım ya da bir çıkarım yok. Hatta çaldığım yerlerde ya da çalacağım yerlere ben onların çalması için destek olmak istiyorum. Bundan da dolayı hiçbir ticari ilişkim yok. Onlar çalsın, onlar mutlu olsunlar. İşlerini iyi yapsınlar çünkü DJ’lik mesleğini ayaklar altına aldırtmamaya çalışıyorum. Çünkü gerçekten; sadece bir gecelik içki için ya da sadece popüler olmak için bu işi yapmak isteyen bir kafa yapısı da var. Ama o zaman; bu işi gerçekten de profesyonelce para kazanıp, hayatını idame ettirmek için yapanlara saygısızlık oluyor. Yani “iki kişi çıkıp ben bedava çalarım. Benim yemeğimi verin, suyumu verin” dediği zaman, bu işte ayakta kalmak için yapacak ve bunu çok seven insanlara çok büyük saygısızlık oluyor.

Doğuş Çabakçor, The Maestro Hotel, Ahu Çağdaş

 Sendikanız var mı?

Sendikamız yok ama biraz aslında bu mesleği korumaya da çalışıyorum.

 Sizin burslu öğrencileriniz hatta bir yurdunuz var. Yoksul öğrencilerin rahat yer bulması konaklaması için. Biraz anlatır mısınız?

Babamın direk mülk sahibi olduğu bir bina vardı. Sürekli kiraya veriyordu. Ben de dedim ki burayı kiraya vermeyelim. Daha etkili bir şekilde kullanabiliriz. O sırada nereden nasıl oldu bilmiyorum ama yurtlar ile ilgili haberler oluyordu. Bunun daha güzelini, kalitelisini yapabiliriz diye düşündüm. Kardeşim de iç mimar. O da dedi ki; buranın mimarisini, çizimini ben yaparım. Yurt dışındaki örnekleri araştırdık ve dedik ki resmi bir yurt olacağı için ya kız ya erkek olması gerekiyor. Altı ay yapalım mı yapmayalım mı diye düşündük…

 Sizi ne düşündürdü?

Olay yapmak değil bir de işletme tarafı var. Çok fazla işletme kuralı var. Kızlar yurdunda erkekler çalışamıyor. Bütün işleri yapanların kadın olması gerekiyor. İki kişilik odalar yasak. Odalar 1,3,5,6, olabiliyor. KYK ya bağlı olmak çok ciddi sorumluluk getiriyor. Açılan yerlere depremde zarar görmüş insanların, ailesini kaybeden, evini kaybeden insanların yakınlarına, çocuklarına yasal kuralların izin verdiği ölçüde yardımcı olmaya çalıştık. Maalesef depremde evini ve ailesini yitirenler oldu. Onlardan yurtta kalanlara bütün eğitim hayatı boyunca misafirimiz olun dedik. 178 tane kız öğrencimiz var. Full kapasitede… Ben de elimden geldiğince destek oluyorum.

Lollapalooza Festivali

Lollapalooza –Şili – 17-19 Kasım

Güney Amerika’nın eteklerinde alternatif rock, punk, heavy metal ve hip hop konserine ne dersiniz? Lollapalooza Şili tam da aradığınız şey olacaktır. Bu yılki Lollapalooza Şili’nin (Lolla Şili) ana isimleri arasında Guns n’ Roses, Travis Scott, The Strokes, Lana Del Rey, Gwen Stefani, Vampire Weekend ve Rita Ora’nın yanı sıra birçok Şilili yerel grup yer alıyor.

Organizatörler, festivale katılmak için 200.000’den fazla kişinin O’Higgins Park’ı ziyaret etmesini bekliyor. Festivali daha sürdürülebilir kılmak için müziğin yanı sıra görsel sanat gösterileri, çocuklara yönelik eğlenceler, engelli erişimi ve yeşil girişimler de yer alacak.

Kemik metastazında yeni gelişen yöntemler

Kemik metastazında yeni gelişen yöntemler

Halk arasında ‘kanserin kemiğe sıçraması’ olarak bilinen kemik metastazının görülme sıklığı günümüzde giderek yaygınlaşıyor. Son yıllarda kanser tedavilerinin gelişimine paralel olarak yaşam süresi uzadıkça metastatik kemik kanseri ile çok daha fazla karşılaşıldığını belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji, Ortopedik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Seyit Ali Gümüştaş “Kemik metastazı mevcut kanserin ilerlediğini gösterir. Akciğer ve karaciğerden sonra en sık metastaz alan üçüncü bölgedir. Kanser tipine bağlı olarak kemik metastazının görülme sıklığı yüzde 70’i bulabilmektedir” diyor. Hastaların en sık başvuru nedeninin şiddetli ağrı, şişlik, topallama ve kemikte kırık olduğunu, bu nedenle bu tür şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Seyit Ali Gümüştaş kemik metastazı hakkında bilinmesi gerekenleri ve tedavide yeni gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Seyit Ali Gümüştaş

Bu belirtilerle kendini gösterebiliyor!

Son yıllarda kanser tedavilerinin gelişimine paralel olarak yaşam süresi uzadıkça metastatik kemik kanseri ile karşılaşma sıklığı da artıyor. Genellikle yavaş seyirli ilerleyen, iyi ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılan kemik tümörlerinde hastaların sıklıkla ağrı şikayetiyle hekime başvurduğunu, ağrıda belirleyici unsurun ise istirahatta bile devam etmesi ve zamanla şiddetinin artması olduğunu belirten Doç. Dr. Seyit Ali Gümüştaş “Hasta geceleri ağrı nedeniyle uykudan uyanabilir ve standart ağrı kesicilerden yeterli fayda görmeyebilir. Geceleri uykudan uyandıran ağrı kötü huylu kemik tümörlerinin bir göstergesi olsa da nadiren iyi huylu tümörde de görülebilir. Vücutta düzensiz sınırlı, hızlı büyüyen ve ağrılı şişlikler ile topallama da kötü huylu olması açısından uyarıcı olmalıdır” diyor.

Erken tanı hayati önem taşıyor!

Sıklıkla 40 yaş sonrası ortaya çıkan kemik metastazı mevcut kanserin ilerlemiş olduğunu gösteriyor. Bu hastaların alanında uzman hekimler (Ortopedik Onkoloji hekimi, Tıbbi ve Radyasyon Onkolojisi, Patoloji, Radyoloji ve Nükleer tıp) tarafından değerlendirilip tanı ve tedavisine karar verilmesi gerekiyor. Doç. Dr. Gümüştaş, kemik metastazlarının tüm kemiklerde gelişebilmekle birlikte en sık omurga, pelvis (leğen kemiği), femur (uyluk) ve humerus (kol) bölgesinde görüldüğünü belirterek şöyle konuşuyor: “Kemik metastazı tanısının konulmasının hayati önemi vardır. Özellikle kemiğin kendisinden kaynaklanan tümörlerden ve hastanın mevcut tümöründen başka bir odaktan kaynaklanmadığı ortaya konulmalıdır. Aksi taktirde hastanın yaşamını ciddi şekilde olumsuz etkileyecek geri dönüşümsüz hatalara yol açılır.”

Ortopedi ve Travmatoloji, Ortopedik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Seyit Ali Gümüştaş

Tedavide çok hızlı gelişmeler yaşanıyor

Son yıllarda teknolojideki ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kemik metastazlarının tedavisinde çok önemli yenilikler yaşanıyor. Bazı iyi huylu tümörler sadece takip edilirken, birçoğunun ameliyat ile çıkarılmasının tedavi için yeterli olduğunu, kemiğin kendisinden kaynaklanan kötü huylu tümörlerin asıl tedavisinin ise ameliyat ile temiz bir şekilde çıkarılması olacağını vurgulayan Doç. Dr. Gümüştaş sözlerine şöyle devam ediyor: “Bazılarının tedavisinde cerrahiye ek olarak kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanır. Kemik metastazlarının ameliyat ile tedavisinde kapalı ya da açık yöntemler uygulanabilir. Kemik metastazlarının tedavisinde yeni gelişmeler; görüntüleme eşliğinde (tomografi, seyyar röntgen) kapalı uygulanan yakma (radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon) ve dondurma (krioablasyon) işlemleridir.”

Tümör yüksek ısıda yakılıyor

Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji, Ortopedik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Seyit Ali Gümüştaş, son yıllarda sık kullanılan yöntemlerden Radyofrekans ablasyon (RF) ile bazı iyi huylu kemik tümörleri ve kemik metastazlarının, tümörün görüntüleme eşliğinde yüksek ısıda kapalı olarak yakılması suretiyle tedavi edilebildiğini belirterek “Bu yöntem özellikle genel durumu çok iyi olmayan ve açık cerrahiyi tolere edemeyecek kemik metastazı hastalarında hayati öneme sahiptir. RF ablasyon işlemi çok spesifik olup özellikle kemik ve yumuşak doku tümör cerrahisi ile ilgilenen Ortopedi ve Travmatoloji hekimi ya da Girişimsel Radyologlar tarafından yapılmaktadır” diyor. Doç. Dr. Gümüştaş bu yöntemde ısının tümör üzerinde eritme/küçültme etkisi gösterdiğine, bazen ameliyata gerek bırakmayabildiğine dikkat çekerek “İyi ve kötü huylu kemik tümörlerinde uygulanabilmektedir. Düşük riskli ve hızlı sonuç alınabilen etkin yöntemdir. Radyoterapiye dirençli ya da tekrarlamış kemik metastazlarında uygulanabilmesi ekstra avantajıdır. Seçilmiş hastalarda radyofrekans ablasyon ile tümörü yaktıktan sonra aynı giriş yerinden çimentolama işlemi güvenle uygulanabilir” diye konuşuyor.

İspanya’nın elektirikli otobüsleri IVECO’dan

İspanya’nın elektirikli otobüsleri IVECO’dan

Sevilla’nın Belediyesi benzinli ve disel otobüslerini IVECO BUS’ın %100 elektrikli araçlarıyla yenilemeyi seçti.

Sevila Belediyesi için beş adet 12 metrelik E-WAY otobüsü depoda şarj olacak şekilde ve sürücü konforunu artırmak için kameralı arka görüş sistemiyle hazırlandı.

IVECO BUS, İspanya’daki ilk E-WAY elektrikli otobüslerini teslim etti. Yeni otobüsler Sevilla’nın Şehir İçi Ulaşım (TUSSAM) filosunun daha sürdürülebilir olmasına katkı sağlayacak. E Bus’lar Sevilla sokaklarında hava kirliliğini önleyecek ve sessiz çalışacaklar. Otobusler çevreyi koruyacak ve Endülüs’ün başkentindeki hava kalitesini artıracaklar.

Hakan Cengiz “Ev alırken neye dikkat etmeli”

Hakan Cengiz “Ev alırken neye dikkat etmeli”

Gayrimenkul, inşaat, enerji ve tekstil alanlarında uluslararası faaliyette olan ve yaptığı yatırımlarla sektörlere taze kan sağlayan Solo Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Cengiz, Özlem Yıldız’ın TV programına katıldı. Yıldız’la, Türkiye’deki gayrimenkul sektörünün son durumunu konuşan Cengiz, ev almak isteyenlere yatırım tavsiyesi verdi. İnşaatın, Türkiye’de en hızlı gelişim gösteren sektör olduğunu söyleyen başarılı iş insanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ev almak, yatırımcısına kısa ve uzun vadede daima kazandıran bir yatırım aracı olarak öne çıkmaktadır. Türk insanındaki ‘Başımızı sokacak bir evimiz olsun’ düşüncesi biraz şekil değiştirdi. ‘Yaşanabilir ve sosyal ihtiyaçlarım dahil her ihtiyacımı yakınımda karşılayabileceğim bir alan istiyorum’ hedefimiz haline geldi. Konut edinme gayreti her dönem yeme içme ihtiyacımızın hemen yanında yer aldı.”

Işık Festivali

Işık Festivali – Hindistan – 13 Kasım

14 yıl sürgünde kaldıktan sonra evinize döndüğünüzde ne yaparsınız? Rahat bir nefes alırsınız ve kutlarsınız. Kasım ayında Hindistan’da Lord Rama, karısı Sita, küçük kardeşi Lakshmana ve maymun tanrısı Lord Hanuman’ın iblis Kral Ravana’yı yendikten sonra eve döndüğü Diwali (Deepavali olarak da bilinir) sırasında olan da budur.

Krallarını tekrar karşılamak ve yollarını aydınlatmak için memleketi Ayodhya’nın halkı diyas veya kilden yapılmış kandiller yaktı. Sanskritçe ‘bir sıra lamba’ anlamına gelen Deepavali, Diwali oldu ve Hindistan’ın en büyük festivali haline geldi.

Çağdaş Erçelik “Hayalbaz”

Çağdaş Erçelik “Hayalbaz”

Sanatçı Çağdaş Erçelik’in “Hayalbaz” heykel sergisi 11 Ekim – 9 Kasım 2023 tarihleri arasında Galeri Selvin Arnavutköy’de sanatseverlerle buluşuyor.

“Hayalbaz” isimli yeni heykel sergisi hakkında sanatçı şöyle söylemektedir;

Bu sergiyi bir günlük tutar gibi düşündüm. Yaşadığım şehir, yürüdüğüm sokaklar, çalıştığım atölye, karşılaştığım insanlar ve bunların arasında gezinen hatıralar ve hayallerin heykellerini yapmaya karar verdim.

Tıpkı bir peyzaj ressamının manzarayı izlemesi gibi, başıma gelen tüm bu acayiplikleri hatırlayarak boş a4 kağıtların karşısında uzun saatler geçirdim. Çizmeye başladığım karalamalar sayesinde, sanki hızla akıp giden hayatın, sabitleşip netleştiğini ve böylece onu daha yakından anlamaya çalıştığımı hissettim.

Eski karagöz ustalarına “hayalbaz” denirdi. İşte bu heykeller, hayalbazın bizzat kendi küçük dünyasına dair öyküler anlatıyor.

Galeri Pazar günleri hariç 11:00 – 19:00 saatleri arasında açıktır.

Jeep Avenger’a en iyi yenilikçi tasarım ödülü

Jeep Avenger’a en iyi yenilikçi tasarım ödülü

Jeep markasının tamamen elektrikli ilk modeli olan Avenger, Alman otomobil dergisi auto motor und sport’un düzenlediği autonis Tasarım Yarışması’nda ödüllendirildi. 14 bini aşkın okurunun oylarıyla ödüle layık görülen Avenger, tüm oyların yüzde 53’ünü alarak “Küçük SUV/Off-Road Araç” kategorisinde “Tasarım Ödülü’nü” kazandı. Son 12 ayda pazara sunulan en önemli otomobillerin değerlendirildiği “autonis”te, okurlar toplam 11 sınıfta 105 otomobili oylayarak seçimini yaptı.