Yazılar

Yaz Aylarında Kadınlarda Sık Görülen Sorunlar

Yaz aylarında deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Ancak yapılan bazı küçük hatalar, bazı sağlık sorunlarının daha sık görülmesine neden olarak tatil keyfini olumsuz etkileyebiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, kadınlarda özellikle yaz aylarında çok sık görülen bazı sorunlara karşı basit ama etkili önlemler alınabileceğini, olası bir sorunda ise mutlaka doktora başvurmak gerektiğini belirterek “Kadınların yaz döneminde yaşadığı bazı şikayetler basit gibi görünse de yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Erken dönemde alınan önlemler ise birçok sorunun gelişmesini önleyebiliyor” diyor. Doç. Dr. Baran, yaz aylarında kadınlarda en sık görülen 4 önemli sorunu ve yaz hastalıklarından korunmada 7 altın kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran

Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran

Vajinal enfeksiyonlar

Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, mantar enfeksiyonları başta olmak üzere vajinal enfeksiyonların daha sık görülmesine zemin hazırlayabiliyor. Özellikle uzun süre ıslak mayo veya bikiniyle kalmak, dar ve hava almayan kıyafetler tercih etmek risk oluşturabiliyor. Kaşıntı, yanma, kötü kokulu akıntı veya rahatsızlık hissi gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekiyor. Enfeksiyon riskini azaltmak için mayo ve bikinilerin yüzme sonrasında değiştirilmesi, pamuklu iç çamaşırlarının tercih edilmesi ve genital bölgenin kuru tutulması kritik önem taşıyor.

İdrar yolu enfeksiyonları

Yetersiz sıvı tüketimi, uzun yolculuklar ve tuvalet ihtiyacının ertelenmesi yaz aylarında idrar yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırabiliyor. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, kasık ağrısı ve idrarda kötü koku gibi belirtiler enfeksiyonun habercisi olabiliyor. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar böbreklere kadar ilerleyebildiği için belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Gün içinde yeterli miktarda su içmek, hijyen kurallarına dikkat etmek ve idrarı uzun süre tutmamak koruyucu önlemler arasında yer alıyor.

Adet düzensizlikleri

Mevsim değişiklikleri, yoğun sıcaklar, tatil dönemindeki uyku ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi bazı kadınlarda adet düzenini etkileyebiliyor. Adet tarihinin gecikmesi ya da beklenenden erken başlaması çoğu zaman geçici nedenlere bağlı olsa da sık tekrarlayan düzensizliklerde altta yatan başka bir sağlık sorunu bulunabiliyor. Bu nedenle adet döngüsündeki belirgin değişikliklerin takip edilmesi önem taşıyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve stres yönetimi hormonal dengenin korunmasına katkı sağlıyor.

Genital bölgede tahriş ve cilt problemleri

Aşırı terleme, sürtünme ve nemli ortamlar yaz aylarında genital bölgede kızarıklık, tahriş ve hassasiyete yol açabiliyor. Özellikle sentetik kumaşlar ve dar kıyafetler bu şikayetleri artırabiliyor. Kaşıntı ve tahrişin uzun sürmesi enfeksiyonlarla karıştırılabildiğinden, belirtilerin devam etmesi halinde uzman görüşü almak gerekiyor. Günlük hijyene dikkat edilmesi, terleten kıyafetlerden kaçınılması ve cildin hava almasının sağlanması şikayetlerin önlenmesine yardımcı oluyor.

YAZ HASTALIKLARINDAN KORUNMADA 7 ALTIN KURAL!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, keyifli bir yaz tatili geçirmek ve yaz hastalıklarından korunmak için 7 altın kuralı şöyle sıralıyor;

  • Islak mayo ve bikiniyle uzun süre kalmayın.
  • Susamayı beklemeden su için.
  • Tuvalet ihtiyacınızı ertelemeyin.
  • Dar ve sentetik kıyafetleri uzun süre kullanmayın.
  • Genital bölgenin hijyenini abartmayın.
  • Uyku ve beslenme düzeninizi tamamen bozmayın.
  • Kaşıntı, yanma, sık idrara çıkma veya ciltte tahriş gibi belirtiler varsa, doktora başvurmayı ertelemeyin.

 

#YazSağlığı #KadınSağlığı #VajinalEnfeksiyon #İdrarYoluEnfeksiyonu #AdetDüzensizliği #CiltTahrişi #YazHastalıkları #SağlıkHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Türkiye’de Çeyrek Milyon Qashqai Sahibi Var

Nissan, Avrupa’da 4 milyon ve Türkiye’de çeyrek milyona yakın satış ile SUV segmentindeki liderliğini pekiştirdi. 2006’daki lansmanından bu yana Qashqai; pratik tasarımı, günlük kullanım kolaylığı ve Avrupalı müşteriler için geliştirilen teknolojileriyle markanın en büyük başarı hikâyelerinden biri haline geldi.

Üç nesildir gelişimini sürdüren Qashqai, e-POWER hibrit teknolojisi, ProPILOT sürücü destek sistemleri ve sezgisel dijital çözümleriyle günlük sürüşü daha güvenli ve konforlu hale getiriyor. Model, bugüne kadar farklı ülkelerde kazandığı 20 Yılın Otomobili ödülü dahil 110’dan fazla uluslararası ödül ile güvenilirliğini kanıtladı.

Türkiye’deki yaklaşık 250 bin Qashqai sahibine yönelik hazırlanan yeni YouTube video serisi, aracın gizli kalmış özelliklerini keşfetmeyi ve teknolojilerden en iyi şekilde yararlanmayı amaçlıyor.

 

 

#NissanQashqai #SUV #ePOWER #ProPILOT #OtomobilHaber #SatışRekoru #NissanTürkiye #Qashqai2026 #ElektrikliSürüş #Otomotiv #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Elektrikli Mobiliteye Marka Bağımsız Destek

Škoda Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yenilikçi mobil şarj istasyonları ile Türkiye’deki elektrikli araç kullanıcılarının yolculuklarını kesintisiz hale getiriyor. Marka bağımsız olarak sunulan hizmet, 2026 yılının ilk altı ayında ulaştığı kullanıcı sayısı ve gerçekleştirdiği şarj işlemleriyle dikkat çekici bir performans ortaya koydu.

Mobil şarj istasyonlarıyla 1000’den fazla destek

2026’nın ilk yarısında toplam 1.070 mobil şarj işlemi gerçekleştirildi ve 456 farklı elektrikli araç kullanıcısına yerinde destek sağlandı. Bu süreçte 26 bin 893 kWh enerji aktarımı yapılırken, mobil istasyonlar Türkiye genelinde 31 bin kilometreden fazla yol kat etti.

Marka bağımsız hizmetle elektrikli mobiliteye katkı

Škoda mobil şarj istasyonları yalnızca Škoda kullanıcılarına değil, tüm elektrikli araç sahiplerine açık. İlk altı ayda yapılan şarj işlemlerinin yüzde 70’inden fazlası farklı marka araçlara sunuldu. Bayram döneminde 248 hizmet verilerek aylık talep rekoru kırıldı; Mayıs ayında ise 353 şarj işlemiyle bugüne kadarki en yüksek aylık performansa ulaşıldı.

Mobil şarj hizmetinden yararlanan kullanıcıların ortalama yaşı 41 olurken, en yoğun grubu 30-44 yaş aralığı oluşturdu. Yüce Auto-Škoda, yılın ikinci yarısında da mobil şarj hizmetinin erişilebilirliğini artırmayı ve müşteri deneyimini geliştirmeyi hedefliyor.

#ŠkodaTürkiye #MobilŞarj #ElektrikliAraçlar #OtomobilHaberleri #YeşilEnerji #SürdürülebilirUlaşım #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Zayıflama İğnelerinin Hekim Kontrolü Olmadan Kullanmayın

Son dönemin en çok konuşulan sağlık başlıklarından biri zayıflama iğneleri. Kimileri fazla kilolarından kurtulmak için doktora başvururken, kimileri ise sağlık kontrolünden geçmeden yakın çevresinin tavsiyeleri veya sosyal medyada gördüklerinden etkilenerek bu tedaviye yöneliyor. Ancak dikkat! Acıbadem Altunizade Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu “Son zamanlarda polikliniğime başvuran hastalarımdan en sık duyduğum sorulardan biri, ‘Hocam, şu meşhur zayıflama iğnelerinden ben de başlasam olur mu?’ oluyor. Zayıflama iğneleri obeziteyle mücadelede elimizdeki en güçlü tedavi seçeneklerinden biri haline geldi. Ancak bu iğneler bir mucize değil; doğru hasta seçimi, yakın takip ve yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte hekim kontrolünde uygulanması gereken ciddi bir tıbbi tedavidir” diyerek, kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyloğlu, tüm dünyada çığ gibi büyüyen bir salgın olan ve diyabetten kalp hastalıklarına dek çok ciddi komplikasyonlara yol açan obezite tedavisinde önemli bir seçenek sunan zayıflama iğneleri hakkında 10 kritik bilgi verdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu

Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu

  • Kozmetik bir ‘kısa yol’ değildir!

Bu iğneler, düğünden önce 3-5 kilo vermek isteyenler için üretilmiş kozmetik ürünler değildir. Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kronik bir hastalık olarak kabul edilir. Bu tedaviler, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) belirli bir seviyenin üzerinde olan, obezite veya obeziteye bağlı (tip 2 diyabet, hipertansiyon gibi) ek hastalıkları olan bireyler için geliştirilmiştir.

  • Obezitenin yıkıcı komplikasyonlarını önler

Bu iğnelerin en büyük başarısı sadece tartıdaki rakamı düşürmek değildir. Kilo kaybı sağlayarak; kalp krizi riski, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem rahatsızlıkları gibi obezitenin yarattığı hayati komplikasyonları ciddi anlamda geriletir. Asıl zafer, hastanın genel sağlığını geri kazanmasıdır.

  • Tokluk hissi yaratarak çalışır

Midenin boşalmasını yavaşlatarak ve beyindeki iştah merkezine ‘tokum’ sinyali göndererek etki ederler. Yani sizi aç bırakarak değil, porsiyon kontrolünü doğal bir şekilde sağlamanıza yardımcı olarak kilo verdirirler.

  • Kullanım süresi tamamen kişiye özel planlanır

Obezite kronik bir hastalıktır ve kronik hastalıkların tedavisi uzun solukludur. Tansiyon ilacınızı tansiyonunuz düştüğünde bırakmadığınız gibi, bu iğneler de hekiminizin belirlediği süre boyunca (genellikle aylar veya yıllar) kullanılmalıdır. Kullanım süresi hastanın yanıtına, tolere edilebilirliğine ve hedeflenen kiloya göre tamamen kişiye özel planlanır.

  • İlacı bırakınca kilo geri alınır mı?

Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu “En çok merak edilen konulardan biri budur. Evet, eğer ilaç kullanırken beslenme alışkanlıklarınızı ve yaşam tarzınızı kalıcı olarak değiştirmediyseniz, ilacı bıraktığınızda iştahınız eski haline dönecek ve verdiğiniz kiloları geri alma (rebound) riskiniz çok yüksek olacaktır. Bu iğneler size yeni bir yaşam tarzı inşa etmeniz için bir fırsat penceresi sunar” diyor.

  • Doğru dozaj ve uygulama şarttır

İlaçların dozu, vücudun alışması ve yan etkilerin azaltılması için düşük dozda başlanıp haftalar içinde kademeli olarak artırılır. Doz ayarlamasının aceleye getirilmesi ciddi yan etkilere yol açabilir.

  • Sık görülen yan etkilere neden olur

Doç. Dr. Medetalibeyoğlu “En sık karşılaştığımız yan etkiler sindirim sistemiyle ilgilidir. Bulantı, kusma, ishal, kabızlık veya mide krampları görülebilir. Bu yan etkiler genellikle tedaviye ilk başlandığında veya doz artırıldığında ortaya çıkar ve zamanla hafifler” diyor.

  • “Komşum kullanmış, ben de kullanayım” mantığı kesinlikle tehlikelidir!

Geçmişinde pankreatit atağı geçirenler, safra kesesi taşı olanlar veya ailesinde medüller tiroid karsinomu öyküsü bulunanlar için bu ilaçlar riskli olabilir. Bu nedenle “komşum kullanmış, ben de kullanayım” mantığıyla asla başlanmamalıdır.

  • Sağlıklı beslenme ve egzersizle birlikte uygulanmalıdır!

Hiçbir iğne, kötü bir diyetin veya hareketsiz bir yaşamın üstesinden tek başına gelemez. Kas kaybını önlemek için yeterli protein alımı ve direnç egzersizleri tedavinin ayrılmaz parçasıdır.

  • Mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır!

İğnelere başlama kararı, doz ayarlaması, yan etki yönetimi ve tedavi sürecinin sonlandırılmasının mutlaka uzman hekim takibinde ve düzenli kontrollerle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu şöyle diyor: “Klinik deneyimlerimde, doğru hastada ve doğru tıbbi takiple bu iğnelerin hayat kurtarıcı sonuçlar verdiğini görüyorum. Ancak başarının anahtarı ilacın kendisinde değil, sizin bu sürece ne kadar uyum sağladığınızda ve tedavinizi uzman bir hekimle omuz omuza yürütmenizde saklıdır.”

 

 

#Zayıflamaİğneleri #ObeziteTedavisi #SağlıkHaberleri #BilimselGerçekler #YaşamTarzıDeğişikliği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çağdaş Sanatla Kendi Güneşini Yarat

Chi Art Gallery, 21 Temmuz – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek “Be The Sun” başlıklı karma sergisiyle çağdaş sanat izleyicisini ışık ve karanlık arasındaki varoluşsal yolculuğa davet ediyor. Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiren sergi; resimden heykele uzanan farklı üretim pratikleriyle insanın içsel dönüşümünü görünür kılıyor.

Be The Sun sergisi başlıyor

Sergi, ışık ve karanlık arasındaki karşıtlığı yalnızca estetik bir unsur olarak değil, insanın iç dünyasını anlamaya yönelik varoluşsal bir alan olarak ele alıyor.

Sanatçılarla içsel yolculuk

Eserler; görünür olanla saklanan, umutla yas, güçle kırılganlık arasındaki ince çizgiyi araştırarak izleyiciyi öz farkındalık ve dayanıklılık üzerine düşünmeye davet ediyor.

Çağdaş sanatın Anadolu yakasındaki durağı

Chi Art Gallery, İstanbul’un Anadolu yakasında çağdaş sanatın dinamik merkezlerinden biri olarak, bu sergiyle izleyiciyi kendi ışığını üretmeye cesaret etmeye çağırıyor.

“Be The Sun”, insanın kendi karanlığına bakabilme cesaretiyle kendi güneşini yaratabileceğini vurguluyor. Sergi, tüm mevsimlerde kendi ışığını seçenlere ve seçmeye cesaret edenlere adanıyor.

#BeTheSun #ChiArtGallery #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #KarmaSergi #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Osmanlı Sarayında Bir Kadının Özgürlük Mücadelesi

Mundi Kitap etiketiyle yayımlanan Macide – II. Abdülhamit’in Gelininin Anıları, Osmanlı hanedanının iç dünyasına ışık tutan sıra dışı bir hatırat olarak raflarda yerini aldı. İlk kez 1927’de Macaristan’da yayımlanan bu eser, II. Abdülhamit’in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi ile evlendirilen Macide Mustafa’nın kişisel mücadelesini ve Osmanlı sarayındaki gündelik yaşamı içeriden gözlemlerle aktarıyor.

Osmanlı sarayından bir kadının mücadelesi

Henüz 13 yaşında istemediği bir evliliğe sürüklenen Macide Mustafa, çocuklarıyla birlikte sürgün hayatı yaşarken yılmayı reddeden, boşanarak ekonomik özgürlüğünü elde eden ve modern dünya görüşüyle ticarete atılan öncü bir kadın olarak öne çıkıyor.

II. Abdülhamit dönemi ve hanedan yaşamı

Anılarında Osmanlı sarayının katı, muhafazakâr ve erkek egemen geleneklerini eleştiren Macide Mustafa, çocuklarının velayeti için verdiği mücadeleyi, film yıldızı olarak yaşadığı deneyimleri ve güzellik salonu açarak modern dünyaya uyum sağlayışını samimi bir dille aktarıyor.

Eser, yalnızca bir hanedan üyesinin kişisel hikâyesi değil; aynı zamanda kadınların özgürlük mücadelesine ve Osmanlı toplumunun sosyal yapısına dair güçlü bir tanıklık sunuyor.

#MacideMustafa #MundiKitap #OsmanlıSarayAnıları #IIAbdülhamit #HanedanYaşamı #KadınMücadelesi #KitapHaberleri

Carmen Mola’dan Toplumsal Bir Polisiye: Canavar

Mundi Kitap, İspanya’nın en prestijli edebiyat ödülü Planeta’yı kazanan sıra dışı polisiye roman Canavarı okurlarla buluşturuyor. Carmen Mola imzalı eser, adalet, eşitsizlik, yoksulluk ve idealler uğruna nereye kadar gidilebileceğini sorgulayan güçlü temasıyla temmuz ayında raflarda yerini alıyor.

Carmen Mola’dan Canavar

1834 Madrid’inde geçen roman, kolera salgını ve siyasi çekişmelerin gölgesinde küçük kızların kaybolduğu karanlık bir şehirde, 14 yaşındaki Lucía’nın kardeşini bulmak için verdiği mücadeleyi konu alıyor. Eski polis Donoso ve gazeteci Diego’nun yardımıyla yürütülen bu arayış, adaletin sınırlarını sorgulayan bir polisiye hikâyeye dönüşüyor.

Eşitsizlik ve adaletin izinde

Carmen Mola, “Canavar”da yalnızca bir suç hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda halkı kâr uğruna hiçe sayan politikacıları, toplumsal adaletsizliği ve insanın idealleri uğruna ne kadar ileri gidebileceğini sorguluyor. Roman, tarihsel atmosferiyle modern bir eleştiri sunuyor.

Planeta Ödülü’nü kazanan “Canavar”, güçlü karakterleri, sürükleyici kurgusu ve toplumsal arka planıyla polisiye türüne yeni bir soluk getiriyor.

#CarmenMola #Canavar #MundiKitap #PlanetaÖdülü #PolisiyeRoman #İspanyolEdebiyatı #KitapHaberleri

Temmuz 2026 burç yorumları

Koç (21 Mart – 19 Nisan)

Temmuz ayı Koç burçları için oldukça yoğun geçiyor. Mars’ın etkisiyle kısa yolculuklar ve keşifler öne çıkıyor. Eğer seyahat edemiyorsanız, mahallenizi keşfetmek bile size yeni bir enerji katacak. Merkür retrosu ev ve bahçe sorunlarını gündeme getirebilir, bu yüzden dikkatli olun. 14 Temmuz’daki Yeni Ay tadilat projeleri için mükemmel bir zaman. 22’sinde Güneş burç değiştiriyor ve romantik fırsatlar doğuyor. 29 Temmuz’daki Dolunay ise sürprizlerle dolu bir kapanış getiriyor.

 

Boğa (20 Nisan – 20 Mayıs)

Boğa burçları için Temmuz ayı iletişim ve ilişkiler açısından dikkat gerektiriyor. Merkür retrosu yanlış anlaşılmalara yol açabilir. 13 Temmuz’da tartışmalardan kaçının. 14 Temmuz’daki Yeni Ay kısa bir gezi için fırsat sunuyor. 22’sinde Güneş ev hayatınızı hareketlendiriyor; bahçe işleri, aile buluşmaları öne çıkıyor. 29 Temmuz’daki Dolunay kariyerinizde önemli bir dönüm noktası yaratabilir.

 

İkizler (21 Mayıs – 21 Haziran)

İkizler burçları için Temmuz ayı ev ve maddi konularla dolu. 9 Temmuz’da evinizi güzelleştirmek için ideal bir zaman. 14 Temmuz’daki Yeni Ay yeni gelir kaynakları getirebilir. 22’sinde Güneş Aslan burcuna geçiyor ve kısa geziler gündeme geliyor. 24 Temmuz romantik duygularınızı ifade etmek için mükemmel bir gün. 29 Temmuz’daki Dolunay uzun yolculuklara işaret ediyor.

 

Yengeç (22 Haziran – 22 Temmuz)

Yengeç burçları için Temmuz ayı özgüven ve finansal konularla dolu. Ayın başında Güneş size enerji veriyor. 9 Temmuz’da Venüs aşkı zihninize taşıyor. 14 Temmuz’da kendinize bir makyaj yaptırın veya gardırobunuzu yenileyin. 22’sinde Güneş para sektörünüze giriyor ve mali rahatlama getiriyor. 29 Temmuz’daki Dolunay finansal bir sızıntıyı ortaya çıkarabilir.

 

Aslan (23 Temmuz – 22 Ağustos)

Aslan burçları için Temmuz ayı sakin başlasa da 22’sinde Güneş burcunuza giriyor ve sezon başlıyor. 9 Temmuz’da Venüs mali durumunuzu iyileştiriyor. 14 Temmuz’da kendinize yatırım yapın. 29 Temmuz’daki Dolunay ilişkilerde netlik getiriyor. Ayrıca Güneş’in Jüpiter ile kavuşumu şansınızı artırıyor.

 

Başak (23 Ağustos – 22 Eylül)

Başak burçları için Temmuz ayı sosyal ilişkilerle dolu. 9 Temmuz’da alışveriş yaparak özgüveninizi artırabilirsiniz. 14 Temmuz’da yeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz. 22’sinde Güneş içe dönmenizi teşvik ediyor. 24 Temmuz romantik bir akşam için ideal. 29 Temmuz’daki Dolunay yarım kalan işleri tamamlamak ve kötü alışkanlıklardan kurtulmak için fırsat sunuyor.

 

Terazi (23 Eylül – 22 Ekim)

Terazi burçları için Temmuz ayı kariyer fırsatlarıyla dolu. 14 Temmuz’da yeni bir iş fırsatı doğabilir. 22’sinde sosyal aktiviteler artıyor; konserler, partiler öne çıkıyor. 23 Temmuz’da Merkür düz hareketine geçiyor ve iletişim kolaylaşıyor. 29 Temmuz’daki Dolunay partnerinizle bağınızı güçlendirecek.

 

Akrep (23 Ekim – 21 Kasım)

Akrep burçları için Temmuz ayı güçlü bir enerjiyle başlıyor. 5 Temmuz’da engelleri aşabilirsiniz. 9 Temmuz’da Venüs sosyal hayatınıza giriyor. 14 Temmuz’da tatil planları yapın. 22’sinde Güneş hırsınızı artırıyor. 29 Temmuz’daki Dolunay ev ve bahçe düzenlemeleri için ideal.

 

Yay (22 Kasım – 21 Aralık)

Yay burçları için Temmuz ayı finansal konularla dolu. Merkür retrosu beklenmedik masraflar getirebilir. 14 Temmuz’da mali rahatlama yaşayabilirsiniz. 22’sinde seyahat planları gündeme geliyor. 29 Temmuz’daki Dolunay şansınızı artırıyor ve mahalle etkinlikleri için fırsat sunuyor.

 

Oğlak (22 Aralık – 19 Ocak)

Oğlak burçları için Temmuz ayı ilişkilerde değişim getiriyor. 9 Temmuz’da Venüs romantik yolculukları destekliyor. 14 Temmuz’da yeni romantik fırsatlar doğabilir. 22’sinde Güneş mali durumunuzu iyileştiriyor. 26 Temmuz’da ev işlerine yönelin. 29 Temmuz’daki Dolunay güvenlik konularını gündeme getiriyor.

 

Kova (20 Ocak – 18 Şubat)

Kova burçları için Temmuz ayı iş fırsatlarıyla dolu. 14 Temmuz’da yeni bir işe başvurun. 18 Temmuz’da yenilikçi fikirler kapı açabilir. 22’sinde Güneş faydalı ilişkiler getiriyor. 29 Temmuz’daki Dolunay görünümünüzü yenilemeniz için fırsat sunuyor.

 

Balık (19 Şubat – 20 Mart)

Balık burçları için Temmuz ayı ilişkilerde özen gerektiriyor. 7 Temmuz’da mali durumunuza dikkat edin. 9 Temmuz’da Venüs aşk hayatınızdaki dramları hafifletiyor. 14 Temmuz’da yeni bir aşk doğabilir. 22’sinde Güneş iş hayatında liderliği size veriyor. 29 Temmuz’daki Dolunay dinlenmek için en uygun zaman.

 

Hashtagler

#TemmuzBurçYorumları #Astroloji2026 #Burçlar #Dolunay #YeniAy #MerkürRetrosu #Venüs #Mars #AstrolojiHaberleri #Gökyüzü

Çikolata kistinde ameliyatsız tedavi dönemi!

Son yıllarda teknoloji ve tıp alanında yaşanan hızlı gelişmeler, halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis kaynaklı kistlerin tedavisinde yeni bir dönemi başlatıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fırat Tülek “Bilimsel çalışmalar; çikolata kistlerinde cerrahiye alternatif olarak uygulanabilen ‘Ethanol Skleroterapi’ yönteminin, uygun hastalarda tüp bebek tedavisinde gebelik şansını artırabildiğini gösteriyor. Ultrason eşliğinde gerçekleştirilen bu minimal invaziv girişim, hastaların aynı gün taburcu olmasına da olanak sağlıyor” diyor. Doç. Dr. Tülek, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda önemli bir gelişme olarak öne çıkan yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Rahim içini döşeyen dokunun rahim dışında yerleşmesiyle gelişen endometriozisin en sık görülen sorunlarından biri olan ve halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen endometriomaların tedavisinde, ameliyata alternatif yeni bir yaklaşım öne çıkıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fırat Tülek dünyada ilk kez 1988 yılında tanımlanan ve 2000’li yıllardan itibaren giderek yaygınlaşan Ethanol Skleroterapi’nin, son yıllarda Türkiye’de de başarıyla uygulanmaya başlandığını belirterek “Ultrason eşliğinde kistin içindeki sıvının boşaltılmasını ve ardından özel bir alkol uygulamasıyla kistin küçülmesini hedeflediğimiz bu minimal invaziv yöntem, yumurtalık dokusunu koruyabilmesi, hastanın aynı gün taburcu olabilmesi ve gebelik şansını artırmasıyla dikkat çekiyor” diyor.

Doç. Dr. Fırat Tülek

Doç. Dr. Fırat Tülek

Doğru hasta seçimi önemli!
Endometriozisin şiddetli ağrıya ve doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Tülek “Çikolata kistlerinin klasik tedavisinde uzun yıllardır cerrahi uygulanıyor. Ancak ameliyat sırasında kist çıkarılırken sağlıklı yumurtalık dokusunun da zarar görebilmesi özellikle anne olmak isteyen kadınlarda yumurtalık rezervinin azalmasına yol açabiliyor. Doğru hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yöntemiyse yumurtalık dokusunu korumayı hedefleyen, ameliyatsız bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor.

Başarılı sonuçlar yüz güldürüyor!
Doç. Dr. Tülek yöntemi şöyle anlatıyor: “Ultrason eşliğinde gerçekleştirilen işlem; vajinal ultrason eşliğinde ince bir iğne yardımıyla yapılıyor. Kistin içindeki sıvı boşaltıldıktan sonra kist boşluğuna belirli süre özel oranda etil alkol uygulanıyor. Böylece kist duvarındaki hücreler etkisiz hale getiriliyor ve zamanla kistin küçülmesi hatta tamamen yok olması sağlanabiliyor. Karında kesi yapılmıyor, dikiş gerekmiyor ve birkaç saat sonra hasta taburcu edilerek günlük yaşamlarına dönmeleri mümkün oluyor.”

Nüks oranını azaltıyor!
Daha önce ameliyat geçirmiş ama çikolata kisti yeniden oluşmuş hastalarda da ethanol skleroterapinin önemli bir alternatif oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Tülek “Yumurtalık rezervi azalmış kadınlarda tekrar cerrahi uygulamak her zaman istenmeyebiliyor. Bu yöntemi uygun hastalarda güvenle tekrar edebiliyoruz. Üstelik çalışmalar, kistin yeniden oluşma riskinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu, yani cerrahi tedaviyle benzer düzeyde seyrettiğini gösteriyor” diyor. Ancak yöntem, kanser şüphesi bulunan kistlerde, aktif enfeksiyonu olan hastalarda veya yaygın endometriozis nedeniyle cerrahi gerektiren olgularda uygulanamıyor. Bu nedenle tedavi kararının mutlaka ayrıntılı muayene ve kişiye özel değerlendirme sonrasında verilmesi gerekiyor.

 

#ÇikolataKisti #Endometriozis #KadınSağlığı #AnneOlmaŞansı #AmeliyatsızTedavi #EthanolSkleroterapi #TüpBebek #AcıbademSağlık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sanlorenzo SL80A Türkiye’de Trio Deniz ile Satışa Sunuluyor

Sanlorenzo, ikonik SL serisini yeni modeli SL80A ile geleceğe taşıyor. 40 yılı aşkın tasarım mirasını modern çizgilerle buluşturan model, markanın ödüllü asimetrik mimarisini ilk kez 80 feet segmentine taşıyarak daha geniş yaşam alanları ve kullanıcı odaklı deneyim sunuyor. Türkiye’de Trio Deniz distribütörlüğünde satışa sunulacak SL80A’nın ilk teslimatlarının Ocak 2028’de yapılması planlanıyor.

Sanlorenzo

SL80A ile yeni tasarım anlayışı

Asimetrik mimari sayesinde aynı boyuttaki modellere kıyasla %20 daha fazla iç hacim sunan SL80A, suya yakın yaşam alanları ve açık güverteleriyle denizle kesintisiz bir bağ kuruyor.

Sanlorenzo

Görünmez mimari ve modern yaşam

Sanlorenzo’nun “görünmez mimari” yaklaşımıyla tasarlanan modelde yapısal unsurlar geri planda tutuluyor. Büyük cam yüzeyler, doğal malzemeler ve zamansız mobilya diliyle deniz üzerinde modern bir konut atmosferi yaratılıyor.

Trio Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “SL80A, kullanıcıların yalnızca teknik özelliklere değil, deniz üzerinde nasıl bir yaşam deneyimi sunduğuna odaklandığını gösteriyor. Bu model, geniş yaşam alanları ve iç-dış mekân geçişini güçlendiren tasarımıyla Türkiye’de de büyük ilgi görecek” dedi.

Sanlorenzo

#Sanlorenzo #SL80A #TrioDeniz #YatHaberleri #TekneHaberleri #LüksYat #Denizcilik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity