Yazılar

Bora Erkmen’den Modern Hayata Zaman Dersi

Modern iş dünyasında sıkça duyulan “zamanım yok” ifadesi, aslında yaşam kalitesinin en büyük göstergelerinden biri haline geldi. Bildirimler, toplantılar ve bitmeyen ajandalar arasında zamanını başkalarının önceliklerine harcayan profesyoneller için yeni bir bakış açısı sunan Bora Erkmen, “Kronos Bilgeliği” adlı kitabıyla raflarda yerini aldı.

Ceres Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, zamanın yalnızca yönetilecek bir kaynak değil, aynı zamanda anlam üretmenin anahtarı olduğunu hatırlatıyor. Güneşin gölgesinden dijital takvimlere uzanan kadim yolculuğu yeniden ele alan kitap, modern şehir yaşamının hız ve verimlilik baskısının nasıl bir performans göstergesine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Erkmen, eserinde bir karakterin içsel yolculuğu üzerinden okuru kendi yaşam ritmini sorgulamaya davet ediyor. Bilge bir rehberin eşliğinde zaman kavramı disiplin aracı olmaktan çıkıp farkındalık ve anlam arayışının merkezine yerleşiyor. “Kronos Bilgeliği”, zamanı kontrol etme telaşından sıyrılıp yaşamın özünü sahiplenmeye çağıran güçlü bir anlatı sunuyor.

#KronosBilgeliği #BoraErkmen #CeresYayınları #ZamanYönetimi #KitapÖnerisi #ModernHayat #OkumaKeyfi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mitoloji Defterleri Akdeniz’e Uzandı

Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Delal Arya, Troya Şifresi’yle başlattığı Mitoloji Defterleri serisini Akdeniz’e taşıyor. Serinin ikinci kitabı “Likya Şifresi”, Zeynep Özatalay’ın çizimleri eşliğinde Redhouse Kidz tarafından yayımlandı.

Genç okurları tarih, mitoloji ve kültürel zenginliklerle dolu bir yolculuğa davet eden eser; Eli, Alaz ve Defne’nin binlerce yıllık Likya Yolu’nda Apollon’un, denizkızlarının ve Büyük İskender’in sırrını keşfetmeye çalıştıkları macerayı anlatıyor. Hazine avcısı Kenan Kalaycıoğlu’nu alt etmeye çalışan üç arkadaş, tarihle iç içe unutulmaz bir serüvene atılıyor.

Arya, klasik bir işleyiş yerine gençlere dost sohbeti tadında bir anlatım sunarken, Özatalay’ın çizimleri de hikâyeye görsel bir derinlik katıyor. “Likya Şifresi”, hem mitoloji meraklılarına hem de macera arayan genç okurlara hitap ediyor.

 

#LikyaŞifresi #DelalArya #ZeynepÖzatalay #RedhouseKidz #MitolojiDefterleri #ÇocukEdebiyatı #KitapHaber #GençOkurlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kariyer Yolculuğuna İnsani Bir Bakış

İş hayatının temposunu ve beyaz yakalıların kariyer yolculuğunu dört farklı evre üzerinden ele alan Eren Gülsever’in “Beyaz Yakanın Dört Mevsimi” adlı kitabı, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Yazar, klasik iş kitaplarının ötesine geçerek; geceye sarkan sunumlar, yarım kalmış kahveler ve iş yaşamının küçük anlarından süzülen bir dost sohbeti tadında bir anlatım sunuyor. Kitap, kariyerin yalnızca unvan ve rakamlardan ibaret olmadığını; mevsimler gibi dönüşen, kökleriyle toprağı, gövdesiyle gökyüzünü kucaklayan bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor.

Modern çalışma hayatının yoğun temposunda bireylere kendi hikâyelerini yeniden keşfetme alanı açan eser, profesyonellere kariyerin aslında hayatın en uzun yol arkadaşlarından biri olduğunu gösteriyor.

#BeyazYakanınDörtMevsimi #ErenGülsever #CeresYayınları #KitapHaber #KariyerYolculuğu #BeyazYaka #İşHayatı #Yazar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Karanlık Pop Evreninde Güçlü Bir Adım

Alternatif pop sahnesinin dikkat çeken isimlerinden Cemre Esel, yeni single’ı “İyi Misin” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Şarkı, yarım kalmış bir vedanın ardından gelen tuhaf iyileşme halini ve cevabı bilinse de sorulan bir sorunun hem geçmişe bağlayan hem de özgürleştiren gücünü merkezine alıyor.

Kırılganlıkla güç arasında gidip gelen atmosferiyle “İyi Misin”, Cemre Esel’in karanlık pop evrenini daha da derinleştiriyor. Sanatçının müzikal yolculuğunda güçlü bir adım olarak öne çıkan parça, dinleyicilere hem duygusal hem de içsel bir yüzleşme sunuyor.

Söz ve müziği Cemre Esel ve Beraat Karaman imzası taşıyan şarkının düzenlemesi, mix ve mastering’i Burak Bedirli tarafından yapıldı. Single, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayına girdi.

Müzik dünyasında alternatif popun yeni temsilcilerinden biri olarak öne çıkan Cemre Esel, “İyi Misin” ile hem kendi tarzını pekiştiriyor hem de dinleyicilere farklı bir duygusal deneyim yaşatıyor.

#CemreEsel #İyiMisin #YeniSingle #AlternatifPop #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniŞarkı #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Neco’nun Şarkısı Deniz Seki Yorumu ile Geliyor

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’deki Gel Konuşalım programında müzik dünyasında heyecan uyandıran bir gelişmeyi duyurdu. Üstündağ’ın açıklamasına göre, ünlü sanatçı Deniz Seki, Neco’nun unutulmaz şarkısı “Seni Bana Katsam” için yeni bir cover hazırladı.

Stüdyo kayıtları tamamlanan şarkının prodüktörlüğünü Serhan Bülbül üstlenirken, projenin arkasında deneyimli yapımcı Haluk Şentürk bulunuyor. Parçanın Nisan ortasında müzikseverlerle buluşması planlanıyor.

Deniz Seki’nin güçlü yorumuyla yeniden hayat bulacak olan “Seni Bana Katsam”, hem nostaljik bir hatırlatma hem de yeni nesil dinleyiciler için farklı bir deneyim olacak. Müzik dünyasında şimdiden merak uyandıran proje, sosyal medyada da geniş yankı buldu.

#DenizSeki #Neco #SeniBanaKatsam #Cover #TürkMüziği #MehmetÜstündağ #GelKonuşalım #MüzikHaber #YeniŞarkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Murat Boz ve Melek Mosso’dan Sürpriz Düet

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’de yayınlanan Gel Konuşalım programında müzik dünyasında heyecan uyandıran bir gelişmeyi duyurdu. Üstündağ’ın açıklamasına göre, pop müziğin sevilen ismi Murat Boz ile güçlü sesiyle dikkat çeken Melek Mosso, “Kolay Değil” adlı şarkıda düet yaptı.

Boz’un sözlerini yazdığı parçaya klip çekildiği ve şarkının Nisan ortasında yayımlanmasının planlandığı öğrenildi. Mosso, sürpriz düeti sosyal medya hesaplarından paylaşarak hayranlarına müjdeyi verdi. Bu iş birliği, iki sanatçının hayranları arasında büyük merak uyandırırken, şarkının yayınlanmasıyla birlikte müzik listelerinde iddialı bir çıkış yapması bekleniyor.

#MuratBoz #MelekMosso #KolayDeğil #Düet #TürkMüziği #MehmetÜstündağ #GelKonuşalım #MüzikHaber #YeniŞarkı  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

 

Tarkan’dan Diva’ya Şarkı Sürprizi

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’de yayınlanan Gel Konuşalım programında müzik dünyasında dikkat çeken bir gelişmeyi paylaştı. Üstündağ’ın açıklamasına göre, megastar Tarkan, yeni albüm hazırlığında olan Bülent Ersoy’a özel bir şarkı hediye etti.

Ersoy’un şarkıyı çok beğendiği belirtilirken, bu gelişme hayranları arasında heyecan yarattı. İki sanatçının daha önceki iş birlikleri hatırlatılarak, yeniden bir düet ihtimali sosyal medyada konuşulmaya başlandı. Türk müziğinin iki güçlü isminin buluşması, müzikseverler için şimdiden merak uyandıran bir gündem oluşturdu.

#Tarkan #BülentErsoy #Diva #YeniAlbüm #TürkMüziği #MehmetÜstündağ #GelKonuşalım #MüzikHaber #ŞarkıSürprizi  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Eda Şarman’dan Su ve Şehir Üzerine Sergi

Sanatçı Eda Şarman, İstanbul’un tarihi sarnıçlarından yola çıkarak suyun şehir, doğa ve beden arasındaki dolaşımını yeniden düşündüren sergisi “Suyla Oyun” ile Bebek Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen sergi, 13 Mart – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Şarman’ın 2023’te başlattığı projesinden doğan sergi, suyun kentleşme ile değişen işlevini ve gündelik yaşamda bıraktığı izleri görünür kılıyor.

Martıların, kedilerin ve kentin molozları arasından süzülen akışların eşlik ettiği eserler; suyun hem gündelik hem de tekinsiz yönlerini ortaya koyarken, izleyiciyi çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.

Adres:Bebek Mah. Cevdet Paşa Cad. No: 71 Beşiktaş/İstanbul

 

#SuylaOyun #EdaŞarman #BebekSanat #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #İBBKültür #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sütlü ve Meyveli Tatlılar Daha Sağlıklı

Ramazan’da uzun süren açlık sonrası tatlı tüketiminin arttığına dikkat çeken Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, “Yanlış tatlı tercihi sindirim sorunlarına ve kilo artışına yol açabilir. Baklava, kadayıf, tulumba ve lokma gibi şerbetli tatlılar yüksek miktarda şeker ve yağ içermektedir. Bu tür tatlılar hızlı kan şekeri yükselmelerine, mide yanmasına ve kilo artışına neden olabilir. Sütlaç, muhallebi, güllaç gibi sütlü tatlılar ile meyve bazlı tatlılar Ramazan için daha uygun seçeneklerdir” dedi.

VM Medical Park Florya Hastanesi Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, Ramazan’da tatlı tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlerden bahsetti.

Ramazan ayının beslenme düzeninde önemli değişikliklere neden olduğunu dile getiren Dyt. Turan, “Uzun süreli açlık sonrasında kan şekeri düşer ve vücut hızlı enerji sağlayan besinlere yönelir. Bu da özellikle iftardan sonra tatlı isteğinin artmasına neden olur. Geleneksel olarak tatlıların sofralarda daha sık yer alması da bu isteği güçlendirir” diye konuştu.

Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan

Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan

‘TATLI TÜKETİMİ TAMAMEN YASAKLANMAMALI’

Tatlı tüketiminin tamamen yasaklanmasının doğru olmadığını ifade eden Dyt. Turan, “Önemli olan tatlının zamanı, porsiyonu ve içeriğidir. Tatlılar iftardan hemen sonra değil, iftardan 1-2 saat sonra tüketilmelidir. Böylece kan şekeri daha dengeli olur ve sindirim sistemi zorlanmaz” diye konuştu.

 ‘HAFİF TATLILAR TERCİH EDİLMELİ’

Şerbetli ve kızartılmış tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Turan, “Sütlaç, muhallebi, güllaç gibi sütlü tatlılar ile meyve bazlı tatlılar Ramazan için daha uygun seçeneklerdir. Evde hazırlanan, ilave şekeri azaltılmış tarifler tercih edilmelidir” dedi.

Tatlı yapımında beyaz şeker yerine doğal tatlandırıcıların kullanılabileceğini söyleyen Dyt. Turan, “Tatlılar mümkünse az miktarda bal, pekmez veya hurma ile tatlandırılmalı; un yerine yulaf, tam buğday unu veya irmik gibi daha besleyici alternatifler kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

 ‘ŞERBETLİ TATLILAR RİSK OLUŞTURUYOR’

Baklava, kadayıf, tulumba ve lokma gibi şerbetli tatlıların yüksek miktarda şeker ve yağ içerdiğine dikkat çeken Dyt. Turan, “Bu tür tatlılar hızlı kan şekeri yükselmelerine, mide yanmasına ve kilo artışına neden olabilir. Ramazan boyunca sık tüketilmeleri önerilmez. Tüketilecekse çok küçük porsiyonlarla ve seyrek olarak tercih edilmelidir” dedi.

 ‘TATLI İSTEĞİ DOĞAL BESİNLERLE BASTIRILABİLİR’

Tatlı ihtiyacının daha sağlıklı besinlerle karşılanabileceğini belirten Dyt. Turan, şunları söyledi:

“Taze veya kuru meyveler, tarçın eklenmiş yoğurt, hurma ile birlikte ceviz veya badem gibi sağlıklı yağ içeren besinler tatlı isteğini bastırmaya yardımcı olur. Bu besinler hem doğal şeker içerir hem de lif sayesinde daha uzun süre tokluk sağlar.”

 ‘TATLI YENEN GÜNLERDE MEYVE TÜKETİMİNDEN UZAK DURULMALI’

Tatlı tüketilen günlerde meyvenin tamamen kesilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Turan, “Ancak porsiyon kontrolü önemlidir. Şerbetli veya yoğun bir tatlı tüketildiyse o gün meyve porsiyonu azaltılabilir. Hafif bir tatlı tercih edildiyse meyve tüketimi sürdürülebilir” dedi.

SAĞLIKLI RAMAZAN TATLISI ÖNERİSİ

Diyetisyen Turan, evde kolayca hazırlanabilecek sağlıklı bir tatlı tarifi de paylaştı:

Fırında hurmalı sütlü tatlı: 2 su bardağı yarım yağlı süt, 2 yemek kaşığı irmik, 1 adet ezilmiş muz, 2 adet doğranmış hurma ve tarçın karıştırılarak 180 derecede fırında 20-25 dakika pişiriliyor. Ilındıktan sonra tarçın serpilerek servis ediliyor.

 ‘TATLIYI ÖDÜL GİBİ GÖRMEYİN’

Ramazan ayında tatlıyı bir “ödül” olarak görmemek gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, “Tatlıyı beslenme düzeninin dengeli bir parçası olarak değerlendirmek gerekir. Gün içinde yeterli protein, lif ve sıvı alımı sağlandığında tatlı isteği zaten azalacaktır. Ramazan, sadece mideyi değil, bedenin tamamını dinlendirme zamanıdır” dedi.

#RamazanBeslenme #SağlıklıTatlı #DiyetisyenÖnerisi #SindirimSağlığı #RamazanTatlıları #SağlıkHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

En riskli grup; 50 yaş üzerindekiler

Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem, 50 yaş üzeri kişilerde özellikle ameliyat sonrası gelişen bu fıtıkların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar; karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan insizyonel, yani ameliyat kesi yerinden gelişen karın duvarı fıtıklarının, 50 yaş üzerindeki hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde görülebildiğini gösteriyor” diyor. Prof. Dr. Metin Ertem hayatı kabusa çevirebilen, bazı hastaların boyunlarına çarşaf bağlayarak taşıdıkları dev karın fıtıklarını ve yeni tedavi yöntemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Vücudumuzda ‘koruyucu zırh’ olan karın duvarı zayıfladığında ya da ameliyat gibi bir nedenle bütünlüğü bozulduğunda, iç organlar dışa doğru itilerek dev karın fıtığı ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem, 50 yaş üzerindeki kişilerde dev karın fıtıklarının görülme sıklığının arttığını belirterek “Bunun en önemli nedeni yaşla birlikte kolajen doku sentezinin azalmasıdır. Kolajen, karın duvarının dayanıklılığını sağlayan temel yapı taşlarından biridir. Bu yapı zayıfladığında karın duvarı adeta bir kumaşın sökülen dikişi gibi açılmaya başlar” diyor. Karın duvarındaki büyük açıklıkların sadece estetik bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ertem şöyle konuşuyor: “Bu dev fıtıklar, bel ve sırt ağrılarına, ıkınma olamayacağından dışkılama zorluğuna ve hatta solunum güçlüğü gibi yaşamı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor. Fıtıklar tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilirken, bunun en tehlikeli sonuçlarından birini, halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak bilinen sorun oluşturuyor.”

Prof. Dr. Metin Ertem

Prof. Dr. Metin Ertem

Bağırsak delinmesi ve hayati riske yol açabiliyor

Bağırsakların fıtık kesesi içinde sıkışarak; hastalarda şiddetli karın ağrısı, kusma ve büyük abdest yapamama gibi şikayetlere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertem, soruna müdahale edilmezse bağırsak delinmesine kadar giden çok ciddi tablolar oluşturabildiğini ve bu durumun hayati riske yol açabildiğini söylüyor. Dev fıtıkların boyutlarının bazen dramatik olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin Ertem, bazı hastaların yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ”Bazen fıtık o kadar büyüyebiliyor ki, neredeyse iki çocuk başı büyüklüğüne ulaşabiliyor. Hatta bazı hastalar fıtığı desteklemek için karınlarının altından çarşaf geçirip boyunlarına bağlayarak taşımak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle sorun ilerlemeden erken tedavi olmak günlük yaşam konforu açısından ve tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.”

Ameliyat sonrası iyileşme döneminde dikkat!

Karın ameliyatı geçiren kişilerin özellikle iyileşme döneminde dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ertem, ihmale gelmez bazı önlemleri “ameliyat sonrası erken dönemde ağır kaldırmamak, kabız kalmamaya özen göstermek, kronik öksürük varsa mutlaka tedavi olmak, yeterli ve dengeli beslenmek” şeklinde sıralıyor. Çünkü bu faktörler karın duvarına binen baskıyı artırarak fıtık gelişimini kolaylaştırabiliyor. Karın ameliyatı olmayan kişilerde de bazı fıtık türlerinin görülebileceğini; özellikle doğum yapanlarda karın duvarındaki zayıf noktalardan yağ dokusu ve bağırsakların dışarı çıkmasıyla epigastrik fıtıklar (göbek üstü fıtığı) oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Ertem “Gebelik sırasında karın büyüdükçe karın duvarı gerilir ve bazı bölgelerde zayıflık oluşabilir. Bu durum küçük fıtıkların gelişmesine yol açabilir” diyor.

Dev fıtıklarda yeni tedavi dönemi

Dev karın fıtıklarının cerrahisinin oldukça özellikli bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin Ertem, son yıllarda kullanılan yeni yöntemlerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Eskiden bu fıtıklar çoğunlukla sadece dikiş yöntemiyle kapatılmaya çalışılırdı. Ancak bu yöntemde nüks oranları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise dev fıtıklarda çok daha ileri teknikler kullanıyoruz. Özellikle, özel cihazlarla karın duvarı kontrollü şekilde genişletiliyor. Gerekli durumlarda karın kaslarına botoks uygulanarak kasların gevşemesi sağlanıyor. Ardından karın duvarı onarılıyor ve yama ile destekleniyor. Bu modern yöntemler nüks oranlarını yüzde 2-5’lere kadar düşürdü.”

#KarınFıtığı #GenelCerrahi #SağlıkHaberleri #MetinErtem #AcıbademHastanesi #YaşamKalitesi #SindirimSağlığı #CerrahiTedavi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity