Yazılar

Renkler ve Katmanlarla Bilinç Yolculuğu

Sanatçı Naz Kökbudak, yeni kişisel sergisi “Inner Cosmos: The Power of Imagination” ile 21 Nisan – 16 Mayıs tarihleri arasında Gama Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. Toplam 20 eserden oluşan seçki, içsel deneyimler ile evrensel döngüler arasındaki ilişkiyi merkezine alarak izleyiciyi algı, bilinç ve dönüşüm kavramları ekseninde düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

Kökbudak’ın sanat pratiği, doğrudan gözleme dayalı temsilden ziyade içsel imgelerin görselleştirilmesine dayanıyor. Akrilik boya, pigment, yoğun doku pastaları ve epoksi/reçineyi bir arada kullandığı çok katmanlı yüzeyler; ışık, derinlik ve hareket hissi yaratarak eserleri yalnızca görsel değil, aynı zamanda deneyimsel bir alan haline getiriyor.

Sanatçının renk kullanımı kavramsal anlatının temel taşıyıcısı olarak öne çıkıyor: kırmızı ve bordo tonları yaşam enerjisi ve içsel güce; lacivert ve derin uzay tonları sonsuzluk ve bilinmeyene; parlak ve metalik yüzeyler ise farkındalık ve bilinç açılımına işaret ediyor. Serginin merkezinde yer alan “Nazar Serisi”, evrenin döngüsel yapısından hareketle insanın tekrar eden düşünce ve deneyimlerini simgeliyor. “Piece of Mars” adlı çalışma ise gezegensel çarpışmaları yaşamın kırılma anlarıyla ilişkilendirerek dönüşüm fikrine odaklanıyor.

Naz Kökbudak’ın “Inner Cosmos: The Power of Imagination” sergisi, 21 Nisan itibarıyla Gama Gallery’de ziyaret edilebilecek.

Sergi Alanı: Gama Gallery

Adres: Turnacıbaşı Cd. No: 21 Beyoğlu/İstanbul

Tarih: 21 Nisan – 16 Mayıs 2026

Ziyaret saatleri: Pazar günleri hariç 12:00 – 18:00 arası

 

#NazKökbudak #InnerCosmos #GamaGallery #SanatSergisi #HayalGücü #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #SanatVeBilinç #KozmikEnerji #SanatHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Yedi Yaşıma Girmeden Önce” İşaret Dili’yle Çocuklara Ulaşıyor

Tülin Kozikoğlu’nun yazıp Seda Mit’in resimlediği, ana karakteri işitme engelli bir kız çocuğu olan “Yedi Yaşıma Girmeden Önce Bilmem Gerekenler” adlı öykü kitabı, Redhouse Kidz ve SEV Amerikan Koleji’nin ortak sosyal sorumluluk projesiyle Türk İşaret Dili’ne uyarlandı. Kitabın arkasındaki karekod sayesinde çocuklar, İşaret Dili Eğitmeni Bergüzâr Aksoy Gürer tarafından hazırlanan videoya erişerek öyküyü işaret diliyle izleyebilecek.

Nitelikli Edebiyat Her Çocuğun Hakkı

Uluslararası The White Ravens kataloğuna seçilen eser, işitme engelli çocukların edebiyata erişimini kolaylaştırırken, işaret dilini öğrenmek isteyen tüm çocuklara da yeni bir kapı aralıyor. SEV Amerikan Koleji öğrencilerinin gönüllü katkılarıyla hazırlanan video, okulun e-learning stüdyolarında çekildi. Proje, nitelikli çocuk edebiyatına erişimin her çocuğun hakkı olduğu bilinciyle hayata geçirildi.

 

#YediYaşımaGirmedenÖnce #TülinKozikoğlu #SedaMit #RedhouseKidz #SEVAmerikanKoleji #İşaretDili #ÇocukEdebiyatı #NitelikliEdebiyat #TheWhiteRavens #SosyalSorumluluk #HerÇocuğunHakkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mercedes-Maybach, “The Devil Wears Prada 2” ile Sahneye Çıkıyor

Mercedes-Benz’in en prestijli markalarından Maybach, 20th Century Studios imzalı merakla beklenen “The Devil Wears Prada 2” filmiyle güçlü bir iş birliğine imza attı. Filmin baş karakteri Miranda Priestly’nin aracı olarak konumlanan Mercedes-Maybach S-Serisi, gücün, zarafetin ve ayrıcalığın simgesi olarak hikâyede merkezi bir rol üstleniyor. Bu iş birliği, markanın “The Art of Arrival” felsefesini odağına alarak sinema ve moda dünyasında ikonik bir buluşmaya sahne oluyor.

“The Art of Arrival” Felsefesiyle Ayrıcalığın Yeni Tanımı 

Maybach, zamansız stil anlayışını sinema dünyasının en ikonik evrenlerinden biriyle buluşturuyor. 1 Mayıs’ta vizyona girecek devam filminde Mercedes-Maybach S-Serisi, üstün işçiliği, rafine gücü ve zarafetiyle Miranda Priestly’nin dünyasına eşlik ediyor. Mercedes-Benz Group AG yöneticisi Christina Schenck, “Filmin geri dönüşünü aracımızın aynı derecede güçlü ve stil sahibi konumlandırmasıyla kutluyoruz” derken, Disney yöneticisi Lylle Breier ise “Varışın sanatı, Maybach ile kusursuz bir şekilde hayat buluyor” ifadelerini kullandı.

 

#MercedesMaybach #TheDevilWearsPrada2 #TheArtOfArrival #SClass #LüksOtomobil #ZamansızStil #ModaVeOtomobil #MaybachDeneyimi #SinemaİşBirliği #İkonikVarış #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hayalim, Tarihteki güçlü kadın kahramanları ekrana taşımak

Genç yaşına rağmen sahne ve kamera önünde güçlü bir duruş sergileyen Ayşe Sena Tiroğlu, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürmüş bir isim. Aynanın karşısında roller biçip oynayan küçük bir kızdan, bugün tiyatro ve dizi dünyasında kendini kanıtlayan bir oyuncuya dönüşen Tiroğlu, hem samimi hem de kararlı tavrıyla dikkat çekiyor. Oyunculuk serüvenini, sektördeki zorlukları ve gelecek hayallerini bizimle paylaştı.

Röportaj: Eyüp Sağsalim

Ayşe Sena Tiroğlu

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı, sizi bu yola yönlendiren ilk kıvılcım neydi?

6 yaşımdan beri hep oyuncu olmak istiyordum. Tiyatro ve drama kurslarına gittim, annem de destek oldu; setlere, tiyatroya götürüyordu. Hayalimden hiç vazgeçmedim. Herkes doktor, mühendis olmak isterken ben oyuncu olacağım diyordum. Aynanın karşısında kendime roller biçip oynuyordum. Sonra konservatuarı kazandım, okulu bitirdikten sonra bir süre çocuklara amatörce drama eğitimi verdim. Ardından profesyonel anlamda tiyatro ve kamera önü devam etti.

Genç yaşta dizi ve film sektöründe yer almak nasıl bir deneyim, sizi en çok hangi yönüyle etkiliyor?

Keyifli ama zor bir süreç. Normalde içime kapanık biriydim, oyunculuk beni çok değiştirdi. Özgüvenimi, duruşumu, diksiyonumu geliştirdi; içimden başka bir ben çıkardı.

Bugüne kadar oynadığınız roller arasında sizi en çok zorlayan ya da dönüştüren hangisiydi?

Bütün rollerimi severek oynadım. Zorluk yaşamadım ama tiyatrodan kamera önüne geçtiğim dönemde bazı sıkıntılarım oldu.

Ayşe Sena Tiroğlu

Kamera önünde kendinizi ifade ederken en çok hangi duyguyu yansıtmayı seviyorsunuz?

Ben özümde neşeli ve hayat dolu biriyim. Eğlendirirken, güldürürken düşündürmeyi seviyorum. Ama dram rolleri geldiğinde karakterimin dışına çıkmak beni mutlu ediyor.

Set ortamında sizi en çok motive eden şey nedir?

Küçük bir rol bile olsa, oradan güzel bir karakter çıkarıp başardığımı hissetmek.

Kariyerinizde örnek aldığınız, hayranlık duyduğunuz oyuncular var mı?

Kesinlikle Gonca Vuslateri. Bana göre karakter oyuncusu; bütün rollerinde duyguyu en iyi şekilde yansıtıyor.

Ayşe Sena Tiroğlu

Oyunculuk dışında hayatınızda sizi besleyen hobiler veya ilgi alanları neler?

Dans etmeyi, yüzmeyi, yoga yapmayı ve tiyatro izlemeyi çok seviyorum.

Genç bir oyuncu olarak sektörde karşılaştığınız zorluklar neler ve bunlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

Bu sektörde ne kadar yetenekli olursanız olun kendinizi kabul ettirmenin zorluğunu yaşıyorsunuz. Ben çocukluk hayalimi kaybetmek istemediğim için savaşmaya devam edeceğim.

Gelecekte hangi tür projelerde yer almak, hangi karakterleri canlandırmak isterdiniz?

Tarihimizde yer almış önemli kadın kahramanları oynamak isterim. Ekranda güzellik algısını kırıp karakter oyuncusu olarak devam etmek hayalim.

Hayranlarınıza ve sizi takip eden gençlere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Her mesleğin zorluğu vardır ama oyunculukta sabır ve sevgi olmazsa sürdürülmüyor. Ne olursa olsun hayallerinizden vazgeçmeyin.

#AyşeSenaTiroğlu #GençOyuncu #OyunculukHayali #TiyatrodanEkrana #HayallerindenVazgeçme #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hafıza ve Dönüşümün Sanatsal Yolculuğu

Sanatçı Orhan Onuk, 4 – 16 Nisan 2026 tarihleri arasında Beyoğlu’ndaki Guga Contemporary’de “Görünmeyenin Portresi” başlıklı sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Hafıza ve Dönüşümün İzinde

Onuk’un eserleri, tanıdık figürler üzerinden hafıza, yabancılık ve dönüşüm temalarını ele alıyor. İnsan ile hayvan, bilinç ile içgüdü arasındaki sınırların ihlal edildiği resimler, parçalama, silme ve yeniden kurma yaklaşımıyla sezgisel bir düzleme taşınıyor.

Açılış 4 Nisan’da 

Serginin açılışı, 4 Nisan Cumartesi günü saat 18:00’da Guga Contemporary’de gerçekleşecek. Onuk’un renk kullanımıyla derinleşen psikolojik atmosferi, izleyiciyi görsel olduğu kadar zihinsel bir yolculuğa davet ediyor.

 

#OrhanOnuk #GörünmeyeninPortresi #GugaContemporary #SanatSergisi #İstanbulSanat #BeyoğluSanat #ÇağdaşSanat #ResimSergisi #Sanatseverler #NisanEtkinlikleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Tatbiki Ekolü Beyoğlu’nda Yeniden Hayat Buluyor

Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunları ve öğretim üyelerinden oluşan Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu, 1 Nisan 2026’da Beyoğlu Vefa Lisesi Kültür Evi – Camhane Art’ta “Şaka Gibi” adlı karma sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor.

“Günlük Sergi, Yıllık Etki” mottosuyla hazırlanan sergi, yalnızca 24 saat içinde kurulup açılacak şekilde kurgulandı. Bu kısa süre, Tatbiki ekolünün üretken ve hızlı reflekslerini yansıtırken, kolektif hafızaya ve güçlü bir ekole duyulan güveni vurguluyor.

Küratör Berrin Aksu’nun yönetiminde gerçekleşen sergi, Bauhaus temasını merkezine alıyor. Tekstil, grafik, resim ve heykel gibi farklı disiplinlerden eserler, Tatbiki’nin bugün hâlâ yaşayan bir ekol olduğunu kamusal alanda görünür kılmayı amaçlıyor. Aksu, serginin “süreklilik yerine yoğunluk, uzunluk yerine etkiyi” hedeflediğini belirterek, Tatbiki ruhunun Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde hâlâ sürdüğünü vurguladı.

Sanat ve tasarım gücünün günümüz sanayisinde nasıl değerlendirildiğini göstermek isteyen sergi, bir gün sürecek özel deneyimiyle sanatseverleri ekolü keşfetmeye davet ediyor.

Adres: Camhane Art, Vefa Lisesi Kültür Evi, Kuloğlu Mah. İstiklal Cad. Turnacıbaşı Sok. No:7, Beyoğlu / İstanbul

 

#ŞakaGibiSergi #EkolTatbiki #Bauhaus #SanatTopluluğu #BeyoğluSanat #KarmaSergi #MarmaraGSF #SanatVeTasarım #İstanbulEtkinlikleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Alaçatı Ot Festivali Dünya Sahnesinde

Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali, ilk kez “uluslararası” unvanıyla kapılarını açıyor. 20–26 Nisan tarihleri arasında “Köklerden Dünyaya” temasıyla gerçekleşecek festival, doğa, gastronomi ve kültürü bir araya getirerek Ege mutfağını küresel sahneye taşıyacak.

İstanbul’da düzenlenen lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, festivalin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle başladığını ve bugün milyonlara ulaşan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Denizli, festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirterek, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti.

Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazanan festival, 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla düzenlenecek yarışmalarla Alaçatı’yı dünya gastronomi haritasına taşıyacak. Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de festivalin küresel gastronomi dünyasındaki önemine dikkat çekerek, Alaçatı’nın bu yıl uluslararası şeflerin buluşma noktası olacağını söyledi.

Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğünü vurgulayan Denizli, bu yıl seçili otun “körmen” olduğunu açıkladı. Altı gün sürecek programın ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerden öğrenciler de yarışmalara katılacak. Sonraki günlerde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler, yoga ve spor etkinlikleriyle yeniden canlanacak.

Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam gibi sevilen sanatçılar festival sahnesinde yer alarak Alaçatı sokaklarına müzikle eşlik edecek. Ayrıca geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da yapılacak. Festival korteji ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelerek “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek.

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim yaratan festival, kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçirerek Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç oluşturdu. Bu yıl da sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağıyla Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor.

Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi amaçlarken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak.

 

#AlaçatıOtFestivali #KöklerdenDünyaya #Çeşme #EgeMutfağı #Worldchefs #Gastronomi #Sürdürülebilirlik #Körmen #FestivalAtmosferi #TürkiyeEtkinlikleri #KadınEmeği #YerelÜretim #KültürVeDoğa #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Fuat Çağdaş Kimdir?

Medya dünyasında yükselen bir girişimci 

Fuat Çağdaş, Türkiye’de dijital medya yatırımlarıyla adından söz ettiren bir isim. 2017 yılında İnter Medya İletişim Hizmetleri çatısı altında yayın hayatına başlayan Pause Dergi ile sektöre güçlü bir giriş yaptı. Ardından yeme-içme ve turizm odaklı haber portallarıyla dijital medyanın nabzını tutmaya devam etti.

Yeni yatırımlar, yeni markalar 

Çağdaş, 2023 yılında iş dünyası ve politika ağırlıklı içerikleriyle öne çıkan Pause Journal’ı hayata geçirerek medya portföyünü genişletti. Bugün; Hanedancity, Pausedergi, Pausejournal, Pausesanat, Pausespor, Pausesaglik olmak üzere altı haber sitesi ve iki dijital dergi ile medya sektöründe emin adımlarla ilerliyor.

Dijitalde büyüme vizyonu 

Fuat Çağdaş, yalnızca yazılı içerikle sınırlı kalmayıp PauseTV YouTube kanalı ile görsel medyaya da yatırım yaptı. Çağdaş, “Dijitalde büyümeye devam edeceğiz” diyerek medya yatırımlarını geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koyuyor.

İş dünyasında güçlü bir figür 

Medyadaki deneyimlerini girişimcilik vizyonuyla birleştiren Çağdaş, dijital medya yatırımlarını çeşitlendirerek Türkiye’nin medya ekosisteminde kendine sağlam bir yer edindi. Onun hikâyesi, basit bir dergi girişiminden çok sektörler arası büyüyen bir medya dönüşümün örneği olarak dikkat çekiyor.

 

#FuatÇağdaş #PauseDergi #PauseJournal #PauseTV #MedyaYatırımı #DijitalMedya #İşDünyası #Girişimcilik #TürkiyeMedya #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yeni Isuzu D-Max: Daha Güvenli, Daha Teknolojik

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, sağlamlığı ve dayanıklılığıyla öne çıkan pick-up modeli D-Max’i yeniledi. Tasarım, teknoloji, güvenlik ve konfor alanlarında yapılan geliştirmelerle yeni D-Max, kullanıcılarına daha güvenli, daha teknolojik ve daha konforlu bir sürüş sunuyor.

Yeni D-Max’in dış tasarımında yapılan güncellemeler araca daha modern ve güçlü bir görünüm kazandırırken, güncellenen renk kartelası kişiselleştirme seçeneklerini artırıyor. Elektronik direksiyon sistemi (EPS) ile sürüş konforu yükseltilirken, yeni eklenen çevre görüş kamerası ve sürücü izleme sistemi güvenliği destekliyor.

Araç, Şerit Takip Asistanı, Acil Şerit Koruma, Sürücü İzleme Sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatıldı. Ayrıca 4G destekli Acil Çağrı Sistemi (eCall) ve kamera tabanlı çevre görüş sistemi de sürüş güvenliğini artırıyor.

Motor hacmi 2164 cc’ye yükseltilirken, maksimum tork 400 Nm’ye çıkarıldı. Otomatik şanzıman ise 6 ileri yerine 8 ileri olarak güncellendi. İç ve dış tasarımda yapılan yeniliklerle D-Max, daha modern ve güçlü bir karaktere kavuştu.

Yeni Isuzu D-Max, hem iş hem günlük kullanımda pick-up segmentindeki iddiasını güç ve dayanıklılıkla bir adım daha ileri taşıyor.

 

#IsuzuDMax #AnadoluIsuzu #YeniDMax #PickUp #OtomobilHaberi #GüvenliSürüş #TeknolojiVeKonfor #AraçYenilikleri #Otomotiv #SürüşDeneyimi #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya

Recep Çiftci’den Modern İnsana Anlam Arayışı Çağrısı

Modern hayatın hız ve verimlilik odaklı düzeninde bireyler çoğu zaman kendi iç seslerini duyamıyor. Bu yoğun tempo içinde anlam arayışı giderek daha önemli hale gelirken, yazar Recep Çiftci yeni kitabı “Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış” ile okurları içsel bir yolculuğa davet ediyor.

Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan eser, modern insanın bastırılmış duygular, alışkanlıklar ve korkularla örülü “balçıkların” altında kalan öz hakikatini hatırlatıyor. Çiftci, kutsal metinleri bugünün insanına rehberlik edecek semboller üzerinden yorumlarken, egonun yok edilmesi gereken bir düşman değil; doğru bir hizmet bilinciyle eğitilmesi gereken bir yol arkadaşı olduğunu savunuyor.

Kitap, Kur’an-ı Kerim’deki denizlerin birleşmesi, incir, zeytin ve nur gibi semboller üzerinden derin bir okuma yaparak okuru yüzeysel olanın ötesine geçmeye çağırıyor. “Gerçek uyanış, kişinin kendi içindeki ışığı fark etmesiyle başlar” diyen eser, modern insanın anlam arayışına samimi bir yol haritası sunuyor.

#RecepÇiftci #MeğersemGüneşHepBalçıklaSıvanırmış #CeresYayınları #KitapHaberi #AnlamArayışı #Modernİnsan #İçselYolculuk #EgoVeRuh #ÇağdaşYorum #OkumaÖnerisi #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya