Yazılar

The Populist menüsünü yeniledi

The Populist menüsünü yeniledi

İyi yemek ve iyi müzik mottosu ile hizmet veren The Populist, menüsünü yeniledi.

Craft tatlarla eşleşen imza lezzetleri ile iyi yemekten vazgeçemeyen lezzet tutkunlarının ağırlayan The Populist, yenilenen menüsü ile misafirlerine benzersiz bir gastronomi deneyimi sunuyor. The Populist, Tarihi Bomonti Bira Fabrikası ve Galataport İstanbul’un eşsiz Boğaz manzarasında kendine has konsepti, misafirlerini bekliyor.

Craft tatların en iyi eşlikçileri

The Populist, yenilenen menüsünde yer alan taş fırından lezzetler, iki dilim arasında, tütsülenmiş tatlar, paylaşımlıklar ve tatlılar ile iyi yemekten vazgeçmeyenleri bekliyor. Sevdiklerinizle doyasıya paylaşacağınız yepyeni lezzetlerden menünün en sevileni enginar dip, kremalı karides ile servis edilerek yepyeni bir boyut kazanıyor. Craft tatlara eşlik edecek Şarküteri Tabağı ise OktoberFest döneminde yemeye doyamadığımız pretzel ile servis edilerek tüm lezzet tutkunlarını mutlu ediyor. The Populist’in imza taş fırın lezzetti Pizzetta; barbekü soslu tavuklu, mantarlı, Amerikan margherita ve pepperoni çeşitleriyle her damak zevkine göz kırpıyor. Yenilenen ana yemek menüsünde ise Tütsülenmiş Somon ve Fish Tacos, craft tatlar ile eşleşerek deniz ürünlerinden vazgeçemeyenlere benzersiz bir deneyim yaşatıyor. The Populist, menüye yeni giren Kıtır Tavuklu Sezar Salata ve Somon ve Kinoalı Salata çeşitleri ile salata severleri de unutmuyor.

Şehrin En İyi Hamburgeri

İmza lezzetlerinden Cheeseburger ile her dönem şehrin en iyi burgeri iddiasını koruyan The Populist, yeni menüsüne eklenen Texas Burger, Kasap Burger ve Acılı Tavuk Burger ile vazgeçilmeyecek yeni lezzetlere imza atıyor. Tereyağlı köy ekmeği arasında sunulan New York Style Et Sandviç ise iki dilim arasında yepyeni bir lezzet deneyimi sunuyor.

Şımartan tatlı finaller

The Populist menüsüne girdiği günden bu yana dikkat çeken lezzetleri arasında yerini alan İspanya’nın sevilen lezzeti Churros, tuzlu karamelli ve çikolata sosları ile herkesin beğenisini toplamaya devam ederken, Apple Crumble, Çikolatalı Cheesecake yeni menünün sürpriz ve iddialı tatlıları arasında yerini alıyor.

Tarkan köy köy dolaştı

Tarkan köy köy dolaştı

Tarkan, Trendyol ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen Yarının Köyleri projesi için bir kez daha kamera karşısına geçti.

Çekimler, projenin ilk aşamasında belirlenen 3 pilot köyden biri olan Adana’nın Kürkçüler Köyü’nde gerçekleşti. Ekim 2022’den bu yana devam eden projenin lansman filminde de rol alan Tarkan, “Yarının Köyleri’nin bir hayalden gerçeğe dönüşmesine bizzat tanık olmak ve aradan geçen zamanda yaratılan pozitif etkiyi görmek çok güzel. Sosyal duyarlılığı yüksek bir marka olarak Trendyol’un köylere kurduğu dijital köprülerin kırsal kalkınma adına önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum” dedi.

Özel masaj paketleri

Özel masaj paketleri

Sheraton İstanbul Ataköy Hotel, yaşamın karmaşasından uzaklaşmak ve yenilenmek isteyenler için Positive Sağlık Kulübü’nde özel masaj paketleri sunarak kendine özgü bir deneyim vadediyor.

Positive Sağlık Kulübü, sunduğu 11 farklı Asya klasiği ve 8 farklı SPA klasiği masajları ile dikkat çekiyor. Bu özel masajlar, deneyimli terapistler tarafından profesyonel bir şekilde sunulurken, vücudu canlandırmak ve zihni rahatlatmak amacıyla özel olarak tasarlanıyor.

Yenilenmek için özel fırsatlar

Özel masaj paketlerinde cazip fırsatlar sunarak misafirlerine ekstra değerler katan Positive Sağlık Kulübü, 2 masaj hediyeli sunduğu 10’lu Masaj Paketi ile toplamda 12 masajı 20.000 TL’den misafirlerine sunuyor. Ayrıca, 2 masaj ve 2 kişilik günlük havuz girişi hediyeli sunduğu 20’li Masaj Paketi ile de toplamda 22 masaj ve 2 kişilik havuz keyfini 40.000 TL olarak ücretlendiriyor.

Alanında uzman Uzakdoğulu terapistler eşliğinde geleneksel teknikleri modern anlayışla birleştirerek misafirlerini ağırlayan Positive Sağlık Kulübü, bu özel masaj paketleri ile hem bedensel hem de zihinsel dinginlik arayanlar için mükemmel bir fırsat sunuyor. Ayrıca, hediye masajlar ve havuz girişiyle misafirlerine daha fazla değer sunarak unutulmaz bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor.

Porsche, Pirelli ile yere basacak

Porsche, Pirelli ile yere basacak

Porsche’nin görünümü yenilenen Taycan için seçtiği Pirelli P Zero R ve P Zero Trofeo RS, aynı zamanda serinin en sportif versiyonu olan Taycan Turbo GT’nin de tek lastikleri olacak.

Pirelli P Zero R, süper otomobillerin günlük sürüşü için tasarlandı; P Zero Trofeo RS ise yolda kullanıma da uygun yarı ‘slick’ bir lastik. Bu yılın başlarında lanse edilen her iki lastik, aracın sportifliğini ve verimliliğini artırmak için Alman otomobil üreticisiyle iş birliği içinde özel olarak adapte edildi. Her ikisinin de yanağında elektrikli araçların özelliklerine uygun bir teknolojik çözüm paketi içerdiğini gösteren ve ilk kez 2019 yılında Porsche Taycan’ın ilk neslinde kullanılan Elect işareti yer alıyor. Porsche’nin ürün yelpazesinde halen markanın Macan gibi farklı modellerde elektrik araçlara geçişine eşlik etmek için tasarlanan Elect teknolojili 30’dan fazla Pirelli homologasyonlu lastik bulunuyor.

Pamela “Kader Değil” tekrar merhaba dedi

Pamela “Kader Değil” tekrar merhaba dedi

Başarılı müzisyen Hakan Yeşilkaya, Zeus Kabadayı ve kendine özgü tarzıyla Pamela aynı şarkıda buluştu.

Şarkı Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanıyor. Sözler kırılgan bir kalbin derinlerinden geliyor görünse de yaşama meydan okuyan müziğin gücüyle zamansız olma niteliğine kavuşuyor

Bu hislerle hazırlanan şarkının video klibini Zeus kabadayı çekerken kurgu ve color Latte medya tarafından hazırlandı. Pamela nin klipte giydiği kostümler dünyaca ünlü Türk moda tasarımcısı ümit Ünal imzası taşıyor.

Kader algımız nesnel ve öznel düşüncelerden oluşuyor. Kendimizi konumlandirdigimiz yer ise belirsiz. Hayata yüklediğimiz anlamlar degisip insanlar dönüştükçe gitgide yalnız kalıyoruz.

Nur Bilen Yavuzer’den X NetWork Kapsül Koleksiyon

Nur Bilen Yavuzer’den X NetWork Kapsül Koleksiyon

Nur Bilen Yavuzer’i NetWork’le buluşturan Nur Bilen Yavuzer X NetWork Kapsül Koleksiyonu, modern kadının ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Çok yönlü şehir kadının dolabında olması gereken anahtar parçalardan oluşan kapsül koleksiyonda denim pantolon ve gömleklerden basic atletlere, keten takımlardan, etek, elbise ve klasik poplin gömleklere ve gece elbiselerine kadar geniş bir ürün seçkisi sunuyor. Koleksiyon bej, kahve, siyah, beyaz, lacivert gibi zamansız renklerden ve pamuk, keten gibi naturel kumaşlardan oluşuyor. Nur Bilen Yavuzer; gündüz stilindeki minimal şıklığı geceye ışıltılı jarse elbiseler, payetli etek ve büstiyerler ile taşıyarak bu yaz davetlerinde de kendinizi hem iyi hem de güçlü hissetmenizi hayal ediyor.

Aksesuarlarla zenginleştirilmiş olan koleksiyon, şıklıkla konforu bir arada sunan loafer, babet ve terlikler, hasır çantalar ve örgü detaylı kemerler ile tamamlanıyor.

Çalışanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları değişti!

Çalışanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları değişti!

Uluslararası analizlere göre son yıllarda çalışanların büyük çoğunluğunun yıllık izinlerini ‘ruh sağlığı izni’ olarak kullandığına yönelik verilerin olduğunu kaydeden uzmanlar, özellikle 2017’den 2023’e kadar ruh sağlığı ile ilgili izinlerin yüzde 300 oranında arttığını söylüyor.

Modern dünyada stres ve tükenmişlik arttıkça fiziksel hastalıklar kadar ruh sağlığının da ön plana çıktığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Toplumsal olarak mutlu bir gelecek için bugün tüm kurumlarımızın çalışanların ruh sağlığı için adım atması ve ruh sağlığını korumaya yönelik izin uygulamaları başlatması gerekiyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, çalışanların “ruh sağlığı izni” konusunu değerlendirdi.

Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Ruh sağlığı izinlerinde artış var

Uluslararası analizlere göre son yıllarda çalışanların büyük çoğunluğunun yıllık izinlerini “ruh sağlığı izni” olarak kullandığına yönelik verilerin olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle 2017’den 2023’e kadar ruh sağlığı ile ilgili izinlerin yüzde 300 oranında arttığı bildiriliyor. İçinde bulunduğumuz modern dünyada stres ve tükenmişlik arttıkça fiziksel hastalıklar kadar ruh sağlığının da ön plana çıktığını görüyoruz.  Artık ruh sağlığı bize kendini zorla hatırlatıyor. Covid-19 pandemisi, devam eden uluslararası çatışmalar, savaşlar, toplumsal huzursuzluk, kutuplaşmalar, istikrarsız ekonomi ve iklim krizi gibi çalkantılı olayları göz önüne aldığımızda, üreten, çalışan insanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları da değişiyor. Eskiden sadece fiziksel hastalıklar dahilinde izin alınırken şimdilerde insanların tükenmiş bir halde kendilerini işe gitmek için zorladıklarını, özellikle ülkemizde ruhsal sağlıkları için adım atmadıklarını görüyoruz.” dedi.

İnsanlar umutsuz bir şekilde hayatını sürdürmeye çalışıyor

İnsanlar toplu taşıma araçlarında, meydanlarda, sokaklarda umutsuz bir şekilde gündelik hayatını sürdürmeye çalıştığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:

“Ancak bu durum sanılanın aksine verimli bir üretim ve mutlu bir toplum geleceği için bir tehdit. Toplumsal olarak mutlu bir gelecek için bugün tüm kurumlarımızın çalışanların ruh sağlığı için adım atması ve ruh sağlığını korumaya yönelik izin uygulamaları başlatması gerekiyor. Bugün mutsuz bir çalışan, saatlerce ofiste otursa üretken olamaz, yaratıcılık körelir, yapılan işlerde hata oranı artar. Tükenmişlik sendromu zaman zaman herkesin yaşayacağı bir süreçtir. İşte tam da bu dönemlerde kurumlar çalışan psikolojisini önemsemeli ve gereken adımları atmalıdır.” diye konuştu.

Kuşaklararası farklılıklar çalışma hayatında da ön plana çıkıyor

Kuşaklararası farklılıkların çalışma hayatında da ön plana çıktığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hatırlamak gerekirse X kuşağı 1965-1979 yılları arası doğan, Y kuşağı ise 1980-1999 yılları arasındaki kuşak. X kuşağına baktığımızda, iş yaşamında sadık, aynı işte uzun seneler çalışabilen, iyi kariyer hedefinde olan bireylerdir. Toplumsal sorunlara karşı duyarlı, iş motivasyonları yüksek ve otoriteye saygılılar. Y kuşağı ise dünyada etki yaratmak isteyen, iş ve özel hayat dengesini kurmayı amaçlayan, X kuşağının aksine hayatı yaşayabilmek için çalışmayı amaçladıkları araştırmalarla ortaya konmuştur. Y kuşağı için çalışmak bir amaç değil; sevdikleri ile zaman geçirmek, gezmek, kazandıkları parayı harcamak için bir araç olarak görülüyor. “dedi.

Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Y kuşağı uzun çalışma saatleri sevmiyor

Bu nedenle mesai saatleri sonrası devam eden rutin ve uzun çalışma saatleri, hafta sonu ek çalışmaların Y Kuşağı üyelerinin işten uzaklaşmasına neden olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları kaydetti:

“Y kuşağı aile ve özel hayat dengesini kurmaya çalışıyor. Ancak bir yandan özellikle kadınların iş hayatındaki yerinin artması, ancak ev içi iş yükünü aile üyeleri ile paylaşmamaları tükenmişlik düzeylerini arttırıyor. Erkeklerde bunun düşük olmasının nedeni, erkeğin kamusal alanda aktif olması ve sadece bu sorumlulukla yaşaması.”

X kuşağı, Y kuşağı çalışanlarına göre psikolojik olarak daha dayanıklı

Kadın çalışanların hem iş yerinde hem evde çalışmalarının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu çerçevede aile içi dinamikler düzenlenmeli, bir aileyi oluşturan tüm fertler ev ortamında eşit sorumluluk almalılar.” dedi.

Yapılan çalışmaların X kuşağının, Y kuşağı çalışanlarına göre psikolojik olarak daha dayanıklı olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, X kuşağının çok çalışarak başarıya ulaşabileceklerine dair inançlarıyla işlerine bağlılık gösterdiklerini, Y kuşağının ise teknolojik imkanların daha gelişmiş olduğu bir ortamda büyümelerine rağmen, küreselleşen dünyada rekabet etme zorunluluğuyla karşı karşıya olduklarını ve bu nedenle, psikolojik dayanıklılık açısından X kuşağı avantajlı konumdayken Y kuşağının daha dezavantajlı olduğunu anlattı.

Yıllık izinler artık sadece evlilik, ölüm, fiziksel hastalık gibi konularda olmamalı

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu sonuçlar ışığında kuşaklar arası farklılaşma olmakla beraber genel olarak çalışanların ruh sağlığına yapılan yatırımın şirketlere ve ülkemize olumlu dönüşlerinin olacağını vurgulayabiliriz. Yıllık izinler artık sadece evlilik, ölüm, fiziksel hastalık gibi konularda olmamalı, çalışanlar açık bir şekilde tükenmiş hissettiklerini ya da farklı bir ruhsal dönemden geçtiğini ifade edebilmeli ve gerektiğinde kendilerini şarj edebilmeleri için ruh sağlığı izni alabilmelidirler.”

Mutluluk pozları özgüveni de artırıyor, yapay bir imaja da neden olabiliyor!

Mutluluk pozları özgüveni de artırıyor, yapay bir imaja da neden olabiliyor!

Mutluluk pozlarıyla insanların kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabildiklerini ifade eden uzmanlar, sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunu körüklediğini de söylüyor. Mutlu anları paylaşmanın insanların kendilerini iyi hissetmelerine ve olumlu bir imaj oluşturmalarına yardımcı olabileceğini de dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Mutluluk pozları paylaşmak, kişinin kendine olan güvenini artırabilir, kişinin kendisini iyi hissedip, pozitif duygularını pekiştirmesine yardımcı olabilir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, Sosyal medyada mutluluk pozlarına olan ilgi ve ‘sanal mutluluk’ konusunu değerlendirdi.

Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz

Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz

Mutluluk pozlarıyla insanlar kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabiliyor

İnsanların en iyi ve mutlu anlarını paylaşmaları için, sosyal medya platformlarının bir alan sağladığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İnsanlar, sosyal medyada kendilerini en iyi halde göstermek ve bu vesile ile de dikkat çekmeyi istedikleri için mutlu anlarını paylaşma eğilimi gösterebiliyor. Bu da olumlu geri bildirimler ve beğeniler alarak kendilerini daha iyi hissetmelerine imkân veriyor. Mutluluk pozlarıyla, insanlar kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabilirler ve birçok kişi, başkalarının mutlu anlarını gördükçe kendilerini eksik veya mutsuz hissedebilirler ve bu da bu yönde pozlar vermeyi daha da artırabilir.” dedi.

Mükemmeliyetçilik duygusunu körüklüyor

Sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunun körüklenmesini artırdığını da ifade eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şöyle devam etti:

“Ayrıca sosyal medya platformları, insanların kendilerini ifade etmeleri ve kimliklerini oluşturmaları için de bir araç olarak kullanılabiliyor. Mutlu anları paylaşmak, insanların kendilerini iyi hissetmelerine ve olumlu bir imaj oluşturmalarına yardımcı olabilir. Bu paylaşımlar, insanların kendilerini ve hayatlarını olumlu bir şekilde tanımlamalarına ve başkalarına göstermelerine ön ayak olabilir.NP Etiler Tıp Merkezi

Pozitif duyguları pekiştirmeye yardımcı olabiliyor

Bunun psikolojik zeminde birçok nedeni olabilir. Evvela insanlar genellikle olumlu geri bildirim alma ve beğenilme arzusunu taşırlar. Mutluluk pozları, diğerlerinin beğenilerini ve olumlu yorumlarını çekebilir; kişinin kendisini değerli ve takdir edilmiş hissetmesine yardım edebilir. Dolayısıyla, mutluluk pozları paylaşmak, kişinin kendine olan güvenini artırabilir ve sosyal bağlarının da güçlenmesine yardım edebilir. Bunun dışında, kişinin kendisini iyi hissedip, pozitif duygularını pekiştirmesine yardımcı olabilir. Pozitif anıları hatırlamak ve paylaşmak, kişinin ruh halini yükseltebilir ve olumsuz duygularıyla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle kişinin kendi mutluluğunu artırmasına ve psikolojik iyilik halini desteklemesine katkıda bulunabilir.”

Kendilerini daha başarılı, çekici ve mutlu olarak göstermeye çalışıyorlar

İnsanlar genellikle sosyal medyada en iyi ve mutlu anlarını paylaşarak kendilerini daha başarılı, çekici ve mutlu olarak göstermeye çalıştıklarını, çünkü bu durumun kişilerin kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortamda olumlu bir imaj oluşturmaya yardımcı olduğunu anlatan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu da, daha olumlu bir benlik algısının geliştirilmesine ve kişilerin kendilerini daha iyi hissetmesine katkıda bulunabilir. Son olarak, kişiler sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarıyla kendilerini ifade edip, kişisel kimliklerini de inşa edebiliyor. Bu imkânı tanıdığı için de pozitif anıları paylaşmaları, ilgi alanlarını, değerlerini ve yaşam tarzını diğerlerine sunmaları ve bunun da olumlu veyahut mutluluk pozları özelinde verilmesi kendisini daha iyi anlamasına ve başkalarının da onu daha iyi anlayıp tanımalarına yardımcı olabilir.” şeklinde değerlendirmede bulundu.

NP Etiler Tıp Merkezi

Gerçek mutluluk, sosyal medyada gösterildiği gibi daima parlak ve mükemmel değil

Gerçek hayattaki mutlulukla sosyal medyada gösterilen mutluluğun uyumlu olmayabileceğini de dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:

“Çünkü sosyal medya platformları çoğunlukla kullanıcıların en iyi ve en mutlu anlarını paylaşmaları üzerine odaklanırken, gerçek hayat daha karmaşık ve farklı duygusal deneyimlere üzerine kuruludur. Sosyal medyada paylaşılan mutluluk pozları genellikle dikkatlice seçilerek, düzenlen anların bir yansımasıdır ve bu pozlar gerçek hayattaki her anın tam bir temsili değildir. Hayatın bütününün bir kısmını temsil etmektedir. Herkeste farklılıklar gösterse de gerçek hayatta insanlar, günlük yaşamın stresiyle, sorunlarıyla ve zorluklarıyla karşılaşabilirler; bu da duygusal dalgalanmaları deneyimlemelerine neden olabilmektedir.

Ayrıca, gerçek mutluluk, sosyal medyada gösterildiği gibi daima parlak ve mükemmel değildir; bunun yerine, genellikle küçük anlarda ve sıradan yaşamın içinde bulunur. Sosyal medyada gösterilen mutluluk genellikle idealize edilmiş bir versiyon sunarken, gerçek hayattaki mutluluk daha karmaşık, gerçekçi ve zaman zaman zorlu da olabiliyor. Ayrıca bunların yanı sıra sosyal medya üzerinden verilen mutluluk pozları, insanların olumlu duygularını paylaşma ve başkalarıyla bağlantı kurma ihtiyacını da karşılayabilmekte ve sosyal medya kullanıcıları arasında olumlu bir atmosferin oluşmasına da vesile olabiliyor.”

İlişkilerde samimiyet ve derinlik eksikliğine yol açabiliyor

Mutluluk pozları paylaşmanın kişilerin kendine olan güveni ve benlik saygısı üzerinde çeşitli etkileri olabileceğini de kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“İlk olarak, pozitif geri bildirimler ve beğeniler almak, kişilerin kendilerini değerli ve çevreleri tarafından kabul görmüş olduklarını düşünmelerine vesile olabilir ve güven duygusu hissettirebilir ve benlik saygılarını güçlendirebilir. Ancak, sosyal medyada sürekli olarak mutluluk ve başarıyla dolu pozlar paylaşmak, bazı kişilerde kendilerini karşılaştırma ve kendilerini yetersiz hissetme eğilimini de beraberinde getirebilir. Mükemmel görünen hayatları görmek, kişilerde kıskançlık, özsaygı eksikliği ve değersizlik duygularına da neden olabilir; benlik saygılarını olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca, sürekli mutluluk pozları paylaşmak, kişilerin gerçek duygularını bastırmasına ve sosyal medyada yapay bir imaj oluşturmasına neden olabilir. Bu da bireylerin kendileriyle ve başkalarıyla olan ilişkilerinde samimiyet ve derinlik eksikliğine yol açabilir.”

Çırağan Sarayı’nda piknik zamanı başladı

Çırağan Sarayı’nda piknik zamanı başladı

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, yemyeşil bahçesi ve eşsiz Boğaz manzarası eşliğinde piknik zamanı başladı.

Lüks piknik deneyimi, her zevke hitap eden özel menü seçenekleriyle öne çıkıyor. El yapımı lezzetli atıştırmalıklar, enfes mezeler, birbirinden özel sandviçler, çeşitli içecekler ve daha birçok seçenek, misafirlerin piknik keyfine keyif katıyor.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul

Dilimlenmiş sebzeler, leziz şarküteri ve peynir çeşitleri, karides kokteyl, somon grawlax, leziz salatalar ve daha birçok soğuk başlangıç, damakları şenlendiriyor. Çeşit çeşit sandviçler ve Çırağan Sarayı fırınlarından çıkan taptaze ekmeklerin yanı sıra kişnişli, dana etli, pancarlı börek, cevizli ve kuzu etli volavan, mini içli köfte, mini Akdeniz pizza gibi sıcak aperatifler de konuklara özel sunuluyor. Piknik menüsünde yer alan el yapımı baklavalar, çikolatalar, yaz meyveli kekler, çikolatalı brownie’ler, tartlar ve turtalar, lokum çeşitleri, fıstıklı kadayıf, cevizli incir dolması ve meyve sepeti gibi tatlı seçenekleri ise Boğaz’a karşı tadılmayı bekliyor. Enfes saray lezzetleriyle dolup taşan bir sofrada, Çırağan Sarayı özel kutlamalar, doğum günleri ve aile buluşmaları gibi etkinlikler için benzersiz bir konsept olarak sunuluyor.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul

Lüks piknik deneyimi, minimum 6 kişilik rezervasyonlar için olup fiyatlar menü ve içecek seçimine göre kişi başı KDV dahil 4.680 TL’den başlıyor.

Bilgi: 0 (212)236 73 33

diningreservations.ciraganpalace@kempinski.com

 

İnsülin direnci olan çocuklar nasıl beslenmeli?

İnsülin direnci olan çocuklar nasıl beslenmeli?

Sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da sık görülen insülin direncinin en sık nedeni obezite! İnsülin direncinin tedavisinin sağlıklı beslenme ve egzersiz ile kilo vermekten geçtiğini söyleyen Liv Hospital Çocuk Endokrinolojisi ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Kara, insülinin tanımını yaparak çocuklarda insülin direnci hakkında merak edilenleri anlattı.

Prof. Dr. Cengiz Kara

Prof. Dr. Cengiz Kara

İnsülin direnci nedir?
İnsülin direnci insülin hormonunun hücresel etkilerine karşı doku yanıtının azalması durumudur.

İnsülin direncinin en sık nedeni nedir?

  • En sık nedeni obezitedir. Ancak obezitesi olan herkeste yoktur, nadiren fazla kilolu olmayan çocuk ve erişkinlerde de görülebilir.
  • Fizyolojik bir durum olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin, ergenlikte büyüme ve cinsiyet hormonlarının artışına bağlı olarak fizyolojik insülin direnci gelişir ve ergenliğin tamamlanmasıyla düzelir.
  • Yüksek kalorili beslenme, aşırı şeker (karbonhidrat) tüketimi ve hareketsiz yaşam obezite ile birlikte insülin direncine neden olur.
  • Çocuklarda vücuttaki yağ dokusu miktarı arttıkça insülin duyarlılığı azalır.
  • Özellikle göbek çevresinde, karın boşluğunda ve karın içi organların çevresinde biriken yağ dokusu insülin direncinin nedenidir.
  • İnsülin direncine sıklıkla karaciğer yağlanması eşlik eder. Genelde düşünülenin aksine çocuklarda insülin direnci olduğu için obezite oluşmaz, obezite nedeniyle insülin direnci oluşur. Fakat yüksek insülin düzeyinin yağ dokusunu artırması nedeniyle kilo vermek zorlaşır.

Ölçüm nasıl yapılır?

  • Tanı için açlık insülin ölçümü, şeker yükleme testlerinde insülin değerlendirmesi, kan şekeri ve insülin düzeylerinin birlikte ölçülerek bazı endekslerin hesaplanması gibi yöntemler kullanılır. Ancak bu yöntemlerin hiçbiri çocuklarda tüm vücut insülin duyarlılığını ölçmede yeterince başarılı değildir.
  • Fiziki incelemede; boyun, ense, koltuk altı ve kasık gibi deri kıvrım bölgelerinde kahverengi koyulaşma (akantozis nigrikans) insülin direncinin göstergesidir. Ancak bu belirtinin olmaması insülin direncini dışlamaz ve bazen insülin direnci olmadan da görülebilir.

Tedavi sürecinde neler önemli?

  • İnsülin direncinin tedavisi sağlıklı beslenme ve egzersiz ile kilo vermekten geçer.
  • Şekerli ve yağlı gıdaların daha az tüketilmesi, tam tahıllı ve lif içeriği yüksek, düşük glisemik endeksli (kan şekerini yavaş yükselten) besinlerin tercih edilmesi insülin duyarlılığını arttırır.
  • Aeorobik egzersizler kas insülin direncini azaltmada etkilidir.
  • Sağlıklı beslenme ve egzersize rağmen kilo vermeye direnç varsa insülin duyarlılığını artıran ilaç tedavileri verilebilir.