Yazılar

Can Bonomo’nun yeni teklisi ‘’Kanadım Aşktan’’

Sözü ve bestesi Can Bonomo’ya ait olan şarkının düzenleme ve mix çalışmaları Emre Malikler, mastering’i ise Ali Rıza Şahenk imzası taşıyor. İstanbul’da FatLab Stüdyo’da kaydedilen şarkının kapak tasarımı da Can Bonomo tarafından hazırlandı. Projenin fotoğrafları ise Muhsin Akgün imzası taşıyor.

Can Bonomo, yeni şarkısıyla ilgili duygularını şu sözlerle ifade ediyor:” Kanadım Aşktan, akustik enstrümanların öne çıktığı, diskografik açıdan eski- yeni bir iş oldu. ‘Buruk’ kelimesi şarkının genel tonunu çok güzel ifade ediyor. Düzenlemesi Emre Malikler’e, söz ve müziği bana ait. Umarım birilerine iyi gelir.”

Sibel Can 24. Albümü  “Drama”

Ünlü sanatçı Sibel Can, beş yıl aradan sonra piyasaya çıkardığı kariyerinin 24. Albümü ‘Drama’yı müzikseverler ile buluşturdu.

Sanatçının diğer albümleri gibi arşivlik bir çalışma olan Drama’da toplam 12 şarkı yer alıyor. Aranjör olarak Emre Moğulkoç, Volga Tamöz, Çağrı Telkıvıran, Asil Gök, Nushadow (Kadir Akgöl)’ün imzalarının bulunduğu albümün prodüktörlüğünü ise Engincan Ural üstlendi.

Müzik dünyasının dev isimlerinin yer aldığı albümde, söz ve müziği Cem Adrian’a ait ‘Pes’, Derya Uluğ, Asil Gök ve Emrah Karakuyu imzalı ‘Fani’, sözleri Gözde Ançel’e, müziği Buray ve Gözde Ançel’e ait ‘Erguvan Günleri’, Emrah Karakuyu imzalı ‘Efil Efil’,  Gülsen Karatoprak ve Volga Tamöz imzalı ‘Drama’, ‘Gökkuşağı’ ve ‘Yapboz’,  Berksan ve Volga Tamöz imzalı ‘Bize Has’, Özlem Güneykaya imzalı ‘Ninni’ ve Isra Gülümser’in sözlerini yazdığı, Ehab Abdelwahed Edrees Esmaeel – Amir Ismail Mohamed Teima’nın müziğini yaptığı ‘İhtiyacım Var’ yer alıyor.  Ayrıca Sibel Can’ın eşsiz sesi ve yorumuyla yeniden hayat bulan, söz ve müziği Nil Karaibrahimgil’e ‘ait olan Akbaba’ ve söz ve müziği Melinay Melahat’a ait olan ‘Dağlara mı Yazdın’ adlı türkü de müzikseverlere albümün hoş sürprizlerinden…

Müzikseverlerin büyük bir merakla beklediği ‘Drama’ nın ilk klibi de yine albüme adını veren şarkıya çekildi. Sony Music Türkiye etiketi ile Dolby Atmos olarak tüm müzik platformlarından dinleyiciye ulaşan albümle eş zamanlı olarak paylaşılan klibi, Melih Kun çekti.

Çocuklarda grip astım ataklarını tetikleyebilir mi?

Gribal enfeksiyon geçiren çocukların sayısı kış mevsimi ile birlikte giderek artıyor. Gribal enfeksiyonlar damlacık yoluyla, yani hasta kişinin hapşırması ve öksürmesi sırasında mikropların havaya yayılması ile bulaşıyor. Kış mevsiminde özellikle kapalı ortamlarda çok sayıda kişinin bir araya gelmesi nedeniyle gribin hastadan hastaya yayılması kolaylaşıyor.  Son dönemlerde RSV, rinovirüs,  influenza, adenovirüs, covid virüsleri dolaşımda bulunuyor ve çok sayıda kişiyi etkiliyor. Bu süreçte astımlı çocukların şikayetleri artabiliyor ve bu nedenle ebeveynlere önemli görevler düşüyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ersoy Civelek, bu konuda anne babalara önemli bilgiler verdi.

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Öksürük, ve nefes darlığı görülebilir

Astım solunum yollarının uzun süreli mikrobik olmayan iltihabi bir hastalığıdır. Geçmeyen öksürük, gece öksürükleri, sabaha karşı öksürük, spor yaptıktan veya oynadıktan sonra ortaya çıkan öksürük ve nefes darlığı astımın en önemli şikayetleridir. Astımda şikayetler nefes borusunun iç kısmını döşeyen zarlardaki hasar nedeniyle ortaya çıkar. Astımlı hastaların şikayetlerinin şiddetine göre günlük koruyucu ilaçlar kullanması gerekebilir. Bu koruyucu tedavide amaç nefes borusunun iç kısmını döşeyen zardaki hasarı kontrol altına almaktır.

Gribal enfeksiyonlar burundan bile başlasa astımı olan çocuklarda akciğerlerin orta ve uç bölümlerinde yer alan nefes borusu bölümünün iç kısmını döşeyen zarlarda hasar oluşturabilir. Astımlı kişilerde zaten hasarlı olan bu bölge gribal enfeksiyon nedeniyle daha fazla hasar görür ve sonuçta astım atağı veya halk arasında bilinen adı ile astım krizi ortaya çıkar. Öksürük, gece öksürüğü ve nefes darlığı gibi şikayetlerin daha önceden yokken gribal enfeksiyonla beraber ortaya çıkması veya olan bir şikayetin şiddetinin artması astım atağı olarak isimlendirilir.

Astım eylem planını uygulamak önemli!

Bu aşamada en önemli görev ailelere düşmektedir. Anne babalar çocuklarında astım şikayetlerin arttığını veya yeni bir şikayetin ortaya çıktığını fark eder etmez astım atağının başladığını anlamalılar. Atakta ilk yapılacak iş rahatsızlığın şiddetini azaltacak ve astım atağının bir an önce bitmesini sağlayacak rahatlatıcı ilaçların kullanılmasıdır. Bu ilaçların nasıl, günde kaç kez ve hangi dozda kullanılacağı hastayı takip eden doktor tarafından daha önceden belirlenmiş olmalıdır. Bu plan “yazılı eylem planı” olarak isimlendirilir. İlk tedavi başladıktan sonra şikayetlerin artışı engellenirse tedaviye planda yazıldığı gibi devam edilir. Eğer kurtarıcı ilaç kullanmaya rağmen şikayetler artıyorsa veya azalmıyorsa hasta doktora başvurmalıdır.

Gripten korunmak için bunlara dikkat edin

  • Özellikle 6 aydan büyük astımlı hastaların grip aşılarını yıllık olarak olmaları tavsiye edilmektedir.
  • Sık sık el yıkamak önemlidir
  • Hapşırır veya öksürürken ağız el ile değil kol ile kapatılmalıdır
  • Kalabalıkta maske takmak gerekebilir
  • Hasta olan kişilerden uzak durulmalıdır
  • Bulunulan odalar sık sık havalandırılmalıdır
  • Yeterli sürede uyumak gerekir
  • Dengeli beslenme de gribal enfeksiyonlardan korunmaya yardım edebilir.

Elektronik sigaranın verdiği zararlar…

Ölümcül tüm rahatsızlıkların başlıca nedeni olan sigara, bağımlılık özelliği sebebiyle milyonlarca insanın isteyip de kurtulamadığı bir alışkanlık. Sigaradan bir türlü kopamayanların da çözümü elektronik sigaralarda aradığını ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez, “Ancak elektronik sigaralar sanıldığı kadar zararsız değil. İçeriğindeki nikotin sebebiyle en az normal sigaralar kadar şiddetli bağımlılığa sebep olurken, akciğerde de çeşitli hasarlara yol açıyor” dedi.

Elektronik sigaraların buhar şeklinde solunum yoluyla akciğerlere ulaştığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez, “Bu ürünler aromatik katkı maddeleri dışında nikotin veya THC gibi yağda çözünen ve bağımlılık yapan maddeler içerir. Bu nedenle elektronik sigaraların hava yolları ve akciğer dokusunda yarattığı hasarlara ait bildirilen vaka sayısı her geçen gün hızla artıyor” şeklinde konuştu.

Dr. Esra Sönmez

Dr. Esra Sönmez

Elektronik sigaranın ilk hedefi gençler

Tüm dünyada e-sigara kullanımının önemli ölçüde yaygınlaştığını vurgulayan Dr. Esra Sönmez, “Elektronik sigara, aslında yine tütün endüstrisinin bir ürünüdür. Özellikle ana hedef kitlesini gençlerin oluşturduğu bu ürünün kullanımı endişe verici şekilde artmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki lise öğrencilerinin yüzde 20’ye yakınının elektronik sigara kullandığı bildiriliyor. Öyle ki, yakın gelecekte e-sigara satışlarının normal sigara satışlarını geride bırakabileceği bile öngörülüyor” dedi.

Uzman Dr. Esra Sönmez elektronik sigaralarla ilgili 3 büyük doğru bilinen yanlışı sıraladı:

  1. Elektronik sigaralar zararsızdır: Elektronik sigaralar, diğer tütün ürünlerine kıyasla daha az toksik madde içerir ama kesinlikle masum değildir. Elektronik sigaralar akciğere direkt toksik etkiyle hasar verir ve ölüme yol açabilir. ABD merkezli Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin (CDC) yayınladığı verilere göre 2020 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde elektronik sigaraya bağlı 2 bin 807 akciğer hasarı vakası bildirildi ve bu vakaların 68’i ölümle sonuçlandı.
  2. Elektronik sigaralar bağımlılık yapmaz: Elektronik sigaralar da normal sigaralar gibi nikotin içerdiği için bağımlılığa sebep olur.
  3. Elektronik sigaralar, içiciliği bitirmeye yardımcı olur: Elektronik sigara kullanarak bu alışkanlıktan kurtulmaya çalışanların kısa sürede sigaraya geri döndüğü gözlemlenmiştir. Bu sebeple de tütün bağımlılığı tedavisinde yeri yoktur. Tıp nezdinde kendini kanıtlamış tedavi yöntemleri hakkında bilgi almak için uzman bir sağlık kuruluşundan yardım alınabilir.

Çocuklarda 3 haftadan fazla süren öksürüğe dikkat!

Solunum sistemimizi koruyan doğal bir savunma mekanizması olan öksürük, bu rolü nedeniyle önemli olsa da çocuklar söz konusu olduğunda hastaneye başvuru nedenlerinin en başında geliyor. “Akut” tanımına giren ve 2 haftaya kadar süren öksürük genellikle kendiliğinden iyileşirken, 3-12 hafta arasında süren öksürük “kronik” olarak tanımlanıyor. Uzun süre devam eden, geçmek bilmeyen bu tipteki öksürüğün çocukların uyku düzenini ve günlük hayatını olumsuz yönde etkilemesinin yanı sıra önemli bir sağlık sorununa da işaret edebileceğini belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı, “Solunum hastalığı olmayan, sağlıklı bir okul çağı çocuğu normalde günde ortalama 10-11 kez, hatta bazen 34 kez kadar öksürebilir. Ancak öksürük 3 haftadan fazla sürerse, çocuğun yaşam kalitesini arttırmak ve altta yatan etkenin saptanıp tedavi edilmesini sağlamak için mutlaka hekime başvurmak gerekir” diyor.

Dr. Manolya Hüma Şanlı

Dr. Manolya Hüma Şanlı

En yaygın nedenleri: Reflü, astım ve bakteriyel bronşit

Solunum yolu hastalıklarının en önemli ve en sık görülen semptomlarından biri olan öksürük “Hava yollarındaki yabancı maddeleri ve mukusu temizlemeye yönelik, ani ve patlayıcı nefes verme manevrası” olarak tanımlanıyor. Öksürük refleksi çocuklarda yaklaşık 5 yaş civarında olgunlaşıyor. Çocuklarda oluşan sekresyonlar bu yaştan önce kolay çıkarılamıyor. Bu nedenle çocuklara 5 yaşından önce kabuklu yiyecekler verilmemesi öneriliyor. Çocuklarda kronik öksürük yapan nedenlerin başında ise mide-özofagus reflüsü, astım, uzamış bakteriyel bronşit ile geniz akıntısı sendromu olarak da bilinen üst hava yolu öksürük sendromu geliyor. Geniz akıntısının en önemli nedenini, sekresyon üretiminin fazlalaştığı alerjik rinit ve devamlı akıntının olduğu kronik sinüzit oluşturuyor. İlk 4 ay içinde bebeklerde görülen mide-özafagus reflüsünün yol açtığı öksürük beslenme sonrasında belirginleşiyor ve yatar pozisyonda şiddetleniyor. Bir yaşından sonra da kendiliğinden azalıyor.

Gece öksürüğü astıma işaret edebilir!

Çocuklarda ani ve geçici öksürük “boğmaca benzeri öksürük sendromu” olarak nitelendiriliyor. Gece öksürüklerinin genelde astım ve mide-özafagus reflüsünü düşündürdüğünü belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı,  “Astıma bağlı öksürükler alerjik etkenler sebebiyle gelişebileceği gibi enfeksiyonlar ile hatta efor esnasında, ağlama, gülme ve konuşmayla tetiklenip artabilir. Uzamış bakteriyel bronşitte çocuk daha yorgun görünür, vücut ısısı artar ve bu duruma balgamlı öksürük eşlik eder. Psikojenik öksürükte gün içerisinde aralıklı yineleyen kuru, kaz ötmesi gibi bir öksürük gözlemlenir. Çocuk sağlıklı görünür, hatta ilgisi başka yöne çekildiğinde ve gece uyku sırasında bulgular kaybolur” diyor.

Balgamlı öksürük bronşit ve zatürre habercisi olabilir!

Kronik öksürüğün spesifik ve non-spesifik olmak üzere ikiye ayrıldığına değinen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı, “Spesifik öksürükte altta yatan solunum veya sistemik hastalıkla ilişkili bir neden ya da anormallik saptanır. Bronşit ve pnömoni (zatürre) gibi hastalıklarda çok sık görülen balgamlı öksürük, spesifik öksürük varlığının en iyi göstergesidir. Non-spesifik öksürük ise sağlıklı görünen çocuklarda da ortaya çıkabilen, viral enfeksiyon ile ilişkilendirilen ve genellikle tedavisiz düzelen öksürüktür” diyor.

Yanında asla sigara içmeseniz bile…

Sigara içmek veya dumanına maruz kalmak ülkemizde kronik öksürüğün önde gelen nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Sigara dumanına maruziyet;  sekresyon üretimine ve bronş spazmlarına yol açarak uzayan öksürüğe neden oluyor. Bebek ya da çocuklarla aynı ortamda içilmiş olmasa bile içen kişinin üzerine ve vücuduna sinen sigara aerosolleri çocukta bronş hassasiyeti yaratıyor. Bu durum da erken çocukluk çağı astım ataklarının, viral enfeksiyonlarla beraber en sık görülen sebeplerinden birini oluşturuyor.

Tedavi altta yatan nedene göre düzenleniyor

Öksürükte tedavinin altta yatan nedene göre şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı, şunları söylüyor: “Özellikle uzamış öksürükte ya da kliniğin kötü olduğu akut öksürükte akciğer grafisi çekilmesi gerekebilir. Tedavi kronik öksürüğe yol açan etkene ve bulgulara göre düzenlenir. Uzamış balgamlı öksürüklerde başlangıçta, uzamış bronşit veya kronik sinüzite yönelik antibiyotik tedavisi; uzamış kuru öksürüklerde nebülizatör denilen cihazlar ya da inhaler olarak adlandırılan aparatlarla verilen bronş genişletici ilaçlar kullanılır ve ilaca yanıtı değerlendirilir.”

HMPV, ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir

HMPV’nin yeni bir salgın endişesine yol açtığını belirten uzmanlar, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla benzer belirtiler gösterdiğini söylüyor.

HMPV’nin özellikle bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi hastalıklara yol açabilen bir virüs olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Son zamanlarda artan vakalar nedeniyle bir endişe kaynağı olsa da, yeni bir salgın olarak değerlendirilmiyor.” dedi. COVID-19 sonrası solunum yolu enfeksiyonlarında artış gözlendiğini vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, durumun hijyen ve mesafe önlemlerinin gevşetilmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi. HMPV için spesifik bir tedavi veya aşı bulunmadığını da aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu,  bağışıklık sistemi zayıf bireylerin erken belirtileri fark ettiklerinde doktora başvurmaları gerektiğinin altını çizdi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, dünyada yeni bir salgın endişesine yol açan HMPV virüsü hakkında bilgi verdi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Dr. Dilek Leyla Mamçu

HMPV, diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilir

HMPV’nin (İnsan Metapnömovirüsü) yeni bir virüs olmadığını ve aslında 2001 yılında keşfedildiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu “Son zamanlarda artan vakalar nedeniyle bir endişe kaynağı olsa da, yeni bir salgın olarak değerlendirilmiyor.” dedi.

Bu virüsün, her yaşta görülebildiğine ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle kış ve ilkbahar aylarında daha sık rastlanan HMPV, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilen belirtiler gösterir. HMPV enfeksiyonu genellikle hafif seyreder ve soğuk algınlığı veya grip benzeri belirtilere neden olur.” şeklinde konuştu.

HMPV, ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir!

En sık görülen belirtilerinin, burun akıntısı veya tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş halsizlik kas ağrıları ve baş ağrısı olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bazı durumlarda HMPV, bronşit, zatürre, larenjit, astım alevlenmeleri gibi daha ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir.” dedi.

HMPV’nin diğer solunum yolu virüslerinden farkına değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu şunları söyledi:

“Virüs, Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ile genetik olarak yakından ilişkilidir ve her iki virüs de bronşiolit ve zatürre gibi ciddi durumlara yol açar. Moleküler tanı testlerinin daha yaygın kullanımı, HMPV’nin üst ve alt solunum yolu enfeksiyonunun önemli bir nedeni olarak tanımlanması farkındalığını artırmıştır.”

COVID-19 sonrası solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşandı…

COVID-19 pandemisi sonrasında solunum yolu ile bulaşan virüs enfeksiyonlarında bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak bu artışın pandemi ile doğrudan ilintili olmayıp, kişiden kişiye bulaşmayı önleyen maske, mesafe, kişisel hijyen gibi önlemlerin gevşetilmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir.” açıklamasını yaptı.

HMPV için spesifik bir tedavi bulunmuyor

HMPV tanısının genellikle klinik belirtiler ve laboratuvar testleri ile konduğunu aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Solunum yolu patojenlerinin belirlenmesi için örnekler toplanır ve  HMPV enfeksiyonu genellikle nükleik asit amplifikasyon testi (NAAT) ile viral genomun doğrudan tespiti veya immünofloresan ya da enzim immünoassay kullanılarak solunum salgılarında viral antijenlerin tespitiyle doğrulanır.” dedi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu ayrıca, tedavinin belirtilere yönelik ve destekleyici olduğunu, şu anda HMPV için spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmadığını söyledi.

Bağışıklığı zayıf kişiler dikkatli olmalı!

HMPV’nin de diğer solunum yolu enfeksiyonları gibi damlacık yoluyla bulaştığını hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “HMPV özellikle kalabalık ortamlarda hızla yayılır. HMPV enfeksiyonu riskini azaltmak için el hijyenine dikkat edilmesi, hasta bireylerden uzak durulması ve kapalı alanların düzenli olarak havalandırılması önemlidir.” dedi.

Bağışıklığı zayıf bireylerin, hastalığın erken belirtilerini fark ettiğinde muhakkak doktora başvurmaları gerektiğine vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:

“HMPV ve diğer solunum yolu virüslerinin yayılmasını önlemek için eller sık sık sabun ve suyla en az 20 saniye yıkanmalı. Yıkanmamış ellerle gözlere, buruna veya ağza dokunulmamalı. Hasta olan kişilerle yakın temastan kaçınılmalı. Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalı. Hasta olan kişi evde kalmalı. Kapı kolları, oyuncaklar gibi kontamine yüzeyler temizlenmeli. Ayrıca kalabalık veya havalandırması yetersiz alanlarda maske takılmalı ve risk grubundaki kişilere uzman tavsiyelerine göre önerilen aşılar yaptırılmalı.”

Dünyanın en ikonik yolcu aracı; LEVC

Londra ile özdeşleşen, geleneksel üreticiden modern elektrikli araca geçiş hikayesiyle öne çıkan LEVC, günümüzde Avrupa ve önemli uluslararası pazarlarda faaliyet gösteriyor.

LEVC, ileri teknolojiye sahip elektrikli araçları ile şehir içi ulaşım trafiğinde sürdürülebilir çözümler sunuyor. LEVC, ürettiği araçlar ile teknolojik yeniliklerin ve sürdürülebilir tasarımın simgesi olarak dikkat çekerken, Türkiye’de hem bireysel hem kurumsal kullanıcıları hedef alıyor.

LEVC TX

Konforlu ulaşım LEVC TX

En ileri teknolojiyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen LEVC, eCity teknolojisi sayesinde menzil kaygısı olmadan elektrikli sürüş konforu sağlayan TX modeliyle Türkiye’de yer alıyor.

LEVC TX

LEVC TX, güç aktarma sistemiyle donatılmış bir plug-in hibrit araç özelliği taşıyor. Bu sistem, 31 kWh kapasiteli bir lityum iyon batarya ve 110 beygir gücünde (81 kW) 1.5 litrelik turbo şarjlı üç silindir benzinli menzil uzatıcı motor içeriyor.  TX’in eCity güç aktarma teknolojisi, yalnızca elektrikle 78 mile (yaklaşık 125 km) kadar menzil ve jeneratör sistemi ile 330 milin (yaklaşlık 531 km) üzerinde menzil sunarak toplamda 656 km menzile sahip oluyor. Böylece sürücüler ve yolcular sıfır emisyonlu seyahat avantajlarını uzatılmış menzil rahatlığıyla sürdürebiliyorlar.

LEVC TX, benzersiz dayanıklılığa sahip elektrik üreten motoruyla tüm kullanıcılar için erişilebilirlik sağlıyor. Panoramik tavan, ferah ve aydınlık iç tasarım ile sessiz ve akıcı elektrik güç aktarımı sayesinde lüks yolculuk deneyimi sunuyor.

LEVC TX

İkonik yolcu aracı

Dünyada siyah taksi olarak bilinen TX, 70 yıl içinde en büyük dönüşümünü yaşayarak, elektrikli sürüşü sayesinde şehir içi kullanımda emisyon değerlerini en aza indiren ikonik yolcu araçlarına dönüştü.

Benzersiz silueti ve kabin içindeki sessiz sürüş deneyimiyle TX güvenli ve sürdürülebilir mobilite aracı olarak yeniden şekilleniyor. Ayrıca TX, geniş kapı açıklığı ve özel rampasıyla tekerlekli sandalye kullanan kişilerin rahatça yolculuk edebileceği konfora sahip.

LEVC TX

Türkiye’de Vista donanımıyla yer alan LEVC TX’in özellikleri arasında şunlar yer alıyor;

  • Otomatik silecekler
  • Isıtmalı arka cam
  • 9 inç dokunmatik ekran arayüzü
  • Sürücü koruma ekranı
  • Hız limitleyici
  • Otomatik hava kirliliği sensörü ve hava sirkülasyonu
  • Şarj soketi tipi – 2 / CCS, type 2 model 3 hızlı şarj kablosu (32A, 5m)
  • Geliştirilmiş 22 kW AC hızlı şarj kapasitesi
  • Şerit takip uyarısı
  • Otonom acil durum fren sistemi
  • Sürücü ve yolcu için perde hava yastıklar
  • Yan tarafa erişim rampası
  • Döner koltuk
  • İşitme cihazı döngüsüne sahip dijital sesli intercom
  • Altı yolcu koltuğu ve ikinci sırada geri çekilebilen merkez koltuk

Ford Otosan araçları artık demiryolu ile taşınacak

Ford Otosan ve Mars Logistics, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı taşımacılıkta önemli bir adıma imza atıyor.

Ford Otosan’ın Romanya Craiova Fabrikası ile Türkiye arasındaki lojistik süreçlerini daha verimli, düşük maliyetli ve çevreci bir modele dönüştüren yeni intermodal taşıma hattı hayata geçirildi. Bu yeni sistem sayesinde Türkiye’den Romanya’ya üretim parçaları gönderilirken, Romanya’da üretilen araçlar ise demiryolu üzerinden Türkiye’ye taşınacak ve karayoluna kıyasla %63 daha az emisyon salımı hedeflenirken, lojistik süreçler daha verimli ve maliyet etkin bir hale gelecek.

Türkiye’den Romanya’ya Artan İhracat, Tedarik Zincirini Güçlendiriyor

Yeni kurulan intermodal hat, İstanbul Halkalı’ya haftada dört sefer düzenleyerek yılda yaklaşık 12.000 aracın Türkiye’ye taşınmasını sağlayacak. Aynı zamanda, üretim parçalarının Türkiye’den Craiova Fabrikası’na ulaştırılmasını kapsayan bu çevreci lojistik çözüm, Mars Logistics iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Yeni hat sayesinde yıl sonuna kadar karayoluna kıyasla %63 oranında daha az emisyon salımı yapılması hedefleniyor.

Çırağan Palace Kempinski’den bol alternatifli Sevgililer Günü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Sevgililer Günü’ne özel deneyimleri ve konaklama paketleri ile 14 Şubat’ta çiftlere unutulmaz bir kutlama fırsatı sunuyor.

Sevgililer Günü’nde ayrıcalıklı konaklama

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Sevgililer Günü’ne özel uyarlanan iki ayrı konaklama paketi sunuyor.

Dünyanın en romantik restoranları arasında gösterilen, Tuğra Restoran’da gül yapraklarıyla süslenmiş görkemli bir masada romantik bir akşam yemeği, bu anlamlı günü unutulmaz hale getiriyor. Ertesi sabah ise çiftleri lezzetli ve keyifli bir kahvaltı bekliyor.

Tercih edilecek konaklama deneyimine göre odalarda yer alacak kişiselleştirilmiş sürprizler, romantik ikramlıklar, Çırağan Palace Shop’un özel inci koleksiyonundan Çırağan Palace x Karaca çay fincanı, Çırağan Palace nakışlı kanvas çanta ve özel tasarımlı pijama takımı gibi romantik sürprizler, sevgililere saraydan bir anı olarak hediye ediliyor.

“Boğaz’ın Işıltısında Sevgililer Günü” konaklama paketinde ise tüm bunlara ek olarak, Gault&Millau En İyi Brunch Mekânı ödüllü Akdeniz Restoran’da alınacak Çırağan Brunch’ı bu anlamlı günü daha da keyifli hale getirerek şahane bir pazar keyfi sunuyor.

Bilgi; 0212 326 46 46

ist.resrev@kempinski.com

Tuğra Restoran’da Sevgililer Günü yemeği

Özel menüdeki romantik lezzetlerden; trüf mantarlı Ayvalı Çörek Mantarı Yahnisi, Oestra havyarlı Siyah Çılbırlama, zencefil soslu Istakoz, keçi boynuzu pekmezinde kızarmış ayvalı Dana Pöç, boza buzlaması ve kızılcık sosuyla sunulan Türk kahveli çikolata gibi tatlar, Türk ve Osmanlı mutfağının geleneksel tatlarını modern dokunuşlarla harmanlayarak çiftlere eşsiz bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Kişi başı KDV dahil 8,500 TL.

Bellini, İtalyan Mutfağı

Sicilyalı şef Giovanni Vaccaro’nun danışmanlığında hazırlanan enfes İtalyan tatları…

İtalyan mutfağından ilham alan zarif tatları; balkabağı püreli yeşil elmalı kinoa salatalı Deniz Tarağı, patlıcanlı ve keçi peynirli kalp şeklinde ‘Ravioli’, narenciye marineli rezeneli Izgara Kalkan, porçini mantarlı Baharat Kıtırlı Kuzu Pirzola ve çikolata kremalı Antep fıstıklı kayısılı tatlı gibi seçkin lezzetlerle Sevgililer Günü’nde romantik bir yorum kazanıyor​.

Kişi başı KDV dahil 7,500 TL.

Gazebo

Otelin yenilenen mekânı Gazebo, Sevgililer Günü’nde romantik Beş Çayı deneyimi ile aşk dolu sohbetlere lezzet katıyor. Romantik temalı çay saatinde; Buharda Pişmiş Rulo Levrek, Minik Yengeç Kek, Dana Tartar, Ricotto Peyniri ile Cannelloni Ispanak, Ege Otlu Tartalet gibi soğuk ve sıcak kanepeler; Kalp Şeklinde Mor Aşk Baklavası, Sevgililer Günü temalı Ahududulu Makaronlar, kaymak ve çilek reçelinin eşlik ettiği Kalp Şeklinde Scone’lar, özel temalı kurabiyeler, Ebegümeci Çaylı Cheesecake, Misket Limonlu Pay gibi zarif tatlarla aşkın lezzetini hissettiriyor.

10-17 Şubat 2025 tarihlerinde her gün saat 15.00-18.00 arası servis edilecek Sevgililer Günü temalı Çay Saati, kişi başı KDV dahil 2,100 TL.

 

Cem Belevi “Değmezsin” için yakın arkadaşı Samet Tecer ile stüdyo girdi

Müzik dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanan Cem Belevi, duygu dolu şarkısı ‘’Değmezsin’’i Sony Music Türkiye etiketiyle hayranlarıyla buluşturuyor.

Samet Tecer ile gerçekleştirdikleri etkileyici düet, iki sanatçının müzikal uyumunu gözler önüne sererken, duygusal anlatımı ve çarpıcı sözleriyle dinleyicileri derinden etkilemeye hazırlanıyor.

Söz ve müziği Gözde Ilgaz’a, düzenlemeleri ise Erman Ertan ve Esad Fidan’a ait olan şarkı, Murad Küçük’ün yönetmenliğini üstlendiği klip ile taçlanıyor. Şarkının ruhunu yansıtan sahneleriyle dikkat çeken klip, görsel anlatımı ve yaratıcı çekimleriyle şekilleniyor.