Yazılar

Öfke de duygusal yeme nedeni, hüzün de…

Öfke de duygusal yeme nedeni, hüzün de…

Bazı metabolik, psikolojik ya da sosyolojik faktörler nedeniyle kontrol kaybedildiğinde, beslenme sorunları yaşandığına işaret eden uzmanlar, bunlar arasında en sık görülenin duygusal yeme olduğunu söylüyor.

Duygusal yemenin, olumsuz duygulara karşılık olarak gelişen ve aşırı yeme eğilimini gösteren bir davranış bozukluğu olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Duygusal yeme özellikle olumsuz emosyonlar denilen yoğun stres, anksiyete, depresyon, kızgınlık, öfke ve hüzün gibi duygu yoğunlukları yaşandığında daha çok tetiklendiği biliniyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 26 Şubat-3 Mart 2024 tarihleri arasındaki Yeme Bozukluğu Farkındalık Haftasına dikkat çekerek, yeme bozuklukları ve psikoloji konusunu değerlendirdi.

Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın

Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın

En sık görülen yeme bozukluğu; duygusal yeme…

Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, sağlıklı olabilmenin ön koşullarından birinin yeterli ve dengeli beslenmek olduğunu ifade ederek, “Bu kontrolü bazı metabolik, psikolojik ya da sosyolojik faktörler nedeni ile kaybettiğimizde çeşitli beslenme sorunları yaşanıyor. Bunlar arasında en sık karşımıza çıkan çeşidi ise duygusal yemedir.” dedi.

Duygusal yemenin, olumsuz duygulara karşılık olarak gelişen ve aşırı yeme eğilimini gösteren bir davranış bozukluğu olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Ruh halinde gelişen olumsuzlukları kontrol etme dürtüsü ile ortaya çıkan bu yeme davranışında normalden çok daha fazla yemek yeme, gerekenden daha yağlı, tuzlu ve şekerli yeme davranışları gözleniyor.” şeklinde konuştu.

Duygusal yemeyi özellikle olumsuz emosyonlar tetikliyor

Bilim insanlarının farklı duygu durumlarının yemek yeme sürecinde, bireylerin yemek davranışını nasıl etkilediğini araştırdığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bunun sonucunda ise duygusal yemenin özellikle olumsuz emosyonlar denilen yoğun stres, anksiyete, depresyon, kızgınlık, öfke ve hüzün gibi duygu yoğunlukları yaşandığında daha çok tetiklendiği ortaya çıkarmıştır.” dedi.

Yalnızlık duygusunda boşluk hissi yemek yiyerek doldurulmaya çalışılıyor

Duygusal yemenin düşük benlik saygısı ve yetersizlik duygularıyla ilişkili olduğunun da saptandığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, şöyle devam etti:

“Kişilerin hayatlarında yaşadıkları olumsuzluklar yemek alışkanlıklarını ciddi anlamda etkiliyor. Ayrılıklar, aldatılmalar, kayıplar, işsizlik gibi yaşanan olumsuzluklar kişide ciddi anlamdan bir boşluk hissi yaratıyor. Yalnızlık duygusuyla baş edilememesiyle yeme bozuklukları başlayabiliyor ve sonrasında kişiler aidiyet duygusunu yitirebiliyor.  Bu noktada boşluğu yemek yiyerek doldurmaya çalışıyorlar.

“Bitkin ya da sıkılmış olduğunuzda sorunun çözümünü bulacağınız adres buzdolabı değil”

Oysa üzgün, öfkeli, yalnız, bitkin ya da sıkılmış olduğunuzda sorunun çözümünü bulacağınız adres buzdolabı değil. Bilmemiz gereken en önemli nokta, duygusal açlığın yiyecekler ile doldurulamayacağıdır.  İnsan yemek yediği anda kendini iyi hissedebilir ama yemek bittiğinde duygular bitmez üstelik kötü duyguların üstüne bir de fazladan alınan kilolar eklenebilir.”

“Bilinçsizce yemek yeme yerine bilinçli yemeyi öğrenebilirsiniz”

Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, sorunun çözümüne ilişkin de şunları kaydetti:

“Duygularınızı ele almanın sağlıklı yollarını bulabilir, bilinçsizce yemek yeme yerine bilinçli yemeyi öğrenebilir, kilonuzu kontrol altına alıp duygusal gıda tüketimine son verebilirsiniz. Eğer siz de duygusal yeme noktasında kendinizi durduramıyorsanız mutlaka psikolojik destek almalısınız.” dedi.

Akdeniz ve Anadolu mutfağının lezzetleri kalabalık masalarda

Akdeniz ve Anadolu mutfağının lezzetleri kalabalık masalarda

İtalyan ve Türk mutfağından yerel lezzetleri fine-dining konseptinde sunan Terrazza Italia, özel davetlerde kalabalık sofraların yeni adresi olacak.

Terrazza Italia, Şef Claudio Chinali

Fine dining konseptini, samimi paylaşımlarla harmanlayan bir sofra kültürü vadeden Terrazza Italia, Şef Claudio Chinalinin kültürlerarası mutfak deneyimini lansman, grup yemekleri ve özel davetler gibi farklı büyüklükteki organizasyonlarda da sunuyor.

Terrazza Italia, restoran içindeki geniş masaları ile kurumlara özel grup organizasyonları için uygun çözümler sunuyor. Alanın dönüştürülebilir ve uyarlanabilir iç tasarımı ile lansman etkinliklerinin yanı sıra doğum günü, kutlama etkinlikleri ve özel davetler için de şık bir adres olan Terrazza Italia’nın seçkin gastronomi deneyimi fark yaratıyor.

Terrazza Italia, Şef Claudio Chinali

Rezervasyon Numarası: 0531 733 0902

Instagram Adresi: @terrazzaitalia

E-mail: terrazzaitalia@eataly.com.tr

Felis Kohen “Şamanın Yaşam Çemberi”

Felis Kohen “Şamanın Yaşam Çemberi”

Spiritüel rehber, kılavuz ve yazar Felis Kohen, “Şamanın Yaşam Çemberi” isimli beşinci baskısını yapan ilk kitabının ardından şimdi de merakla beklenen “Şamanın Kadın Çemberi” isimli ikinci kitabını Destek Yayınevi etiketiyle okuyucularla buluşturdu.

Felis Kohen’in yeni kitabı ”Şamanın Kadın Çemberi”nde okuyucular, dişil enerjinin gücünü keşfedecek. Sadece bir kitap olmanın ötesinde Şamanın Kadın Çemberi’nde yer alan aktif uygulamalar, ritüeller ve meditasyonlar ile okuyucuları sevgi, sarsılmaz güç ve besleyici bir sıcaklıkla sarıp, yürüyen bir organizma olarak hayatlarına kolaylık sağlamayı hedefliyor.

Tüm kadınlara ithafen yazdığı Şamanın Kadın Çemberi kitabında; kadınların acılarını özgürleştirmeyi, onları güçlendirmeyi, genetik aktarılan tüm soylardan gelen acılardan soymayı, kızlarımıza kendilerini güçlendireceği araçlar sunmayı, çıkış yollarını göstermeyi, riske karşı korkmadan kendine sahip çıkmayı paylaşarak yeni neslin kızlarını özgür kılmak amacıyla bir yol haritası çiziyor.

Kadınlar Günü’ne özel indirim

Kadınlar Günü’ne özel indirim

Elite World Hotels & Resort, sağlıklı yaşam ve iyi olma haline destek olmak amacıyla Kadınlar Günü’ne özel kampanya hazırladı.

Bu kapsamda zincir bünyesindeki 7 otelde Fit Life SPA & Health Center üyeliklerinde yüzde 15 indirim uygulanıyor. Ayrıca bazı otellerde bu indirime ek olarak masaj da hediye ediliyor.

Bu özel günde kadınların sağlıklı yaşam ve iyi olma haline destek olmak amacıyla Fit Life SPA & Health Center üyeliklerinde yüzde 15 indirim geçerli olacak. Kadınlara en büyük hediyenin kendilerine bakmak olduğundan hareketle hazırlanan bu kampanyadan 2 ile 10 Mart tarihleri arasında yararlanılabilecek.

Kısa sürede sonuç almaya çalışmayın!

 Kısa sürede sonuç almaya çalışmayın!

Günümüzde yoğun iş temposuna rağmen spora zaman ayıran kişilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Zira, sportif faaliyetler bedensel ve psikolojik sağlığımıza çok önemli katkı sağlıyor. Öyle ki düzenli yapılan spor sağlıklı bir vücut yapısı, güçlü kaslar ve düzgün bir postüre sahip olmamızın yanı sıra günlük yaşamın stresiyle daha kolay baş etmemizde ve daha üretken çalışmamızda önemli bir rol üstleniyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya, sporun pek çok faydası olsa da hatalı yapıldığı takdirde spor yaralanmalarına neden olabileceğine dikkat çekerek, “Özellikle soğuk hava kaslarımızın elastikiyetini ve reaksiyon süresini azaltması nedeniyle yaralanma riskini artırır. Kasların ve tendonların kopması, kemikleri birbirine bağlayan doku bantlarının gerilmesi, omuz, diz ve ayak bileğinde yaralanmalar ile kırıklar en yaygın görülen spor yaralanmaları arasında yer alır. Ayrıca herkesin vücut ve kas iskelet sistemi yapısı aynı değildir. Dolayısıyla beden ve sağlık durumunuzla ilgili uzmandan detaylı bilgi sahibi olduktan sonra size uygun olabilecek sporlara yönelmeniz gerekir” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya, spor yaparken kaçınmanız gereken hataları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Alper Kaya

Prof. Dr. Alper Kaya

Hata: Spora ısınmadan başlamak

Doğrusu: Spora başlamadan önce, ısınma egzersizlerini yaparak kaslarınızı hazır hale getirmeyi alışkanlık edinmeniz çok önemli. Bu egzersizler vücuttaki kan akışı ile dokulardaki oksijen miktarını artırarak kaslara esneklik kazandırıyor. Bunun aksine soğuk kaslarla yapılan ani hareketler ise kas yaralanmaları, esneklik kazanılmadan yapıldığında menisküs yırtığı gibi sorunlara zemin hazırlıyor. Yine aynı problemleri önlemek için spor sonrasında germe egzersizleriyle vücudunuzu yavaş yavaş soğutmayı da ihmal etmemeniz gerekiyor.

Hata:  Sporun hemen öncesinde aşırı yemek

Doğrusu: Spor yaparken kullanacağınız enerjiye uygun beslenmeye özen gösterin. Spor saatine çok yakın zamanda aşırı tüketilen yemeğin ardından kan dolaşımı kaslardan uzaklaşıp daha çok sindirim sistemine yöneliyor. Bu durum da hem rahatsızlık hissi, hem de erken yorulmalara neden oluyor. Özellikle basit şekerin tüketilmesi ise insülinin hızla yükselmesine yol açıyor ve egzersiz sırasında kan şekeri bu kez hızlıca düşerek baş dönmesi ile bayılma hissine sebep olabiliyor.

Hata: Vücudu susuz bırakmak

Doğrusu: Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi ihmal etmeyin. Prof. Dr. Alper Kaya, sportif faaliyetlerde, aktivitenin şiddeti ve süresine bağlı olarak, vücutta çeşitli düzeylerde sıvı kaybı yaşandığına işaret ederek, “Aşırı susamışlık hissi, yorgunluk, baş ağrısı ile bedensel olarak ağırlaşma hissi veya idrar renginde koyulaşma su kaybının işaretleridir.  Bu durumda spora devam etmemeli ve mutlaka hızlıca sıvı alarak vücuttaki kayıp yerine konmalıdır. Aksi halde kas krampları gibi önemli sorunlar gelişebilir” diyor.

Hata: Aşırı yorgun ve bitkin günlerde spor yapmak

Doğrusu: Aşırı yorgun ve bitkin haldeyken dikkat ile denge duyusu azaldığı için bu dönemlerde spor yapmak yaralanma riskinin artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla kendinizi aşırı yorgun ve bitkin hissettiğinizde basit fiziksel aktiviteler dışında spor yapmayı ertelemeniz gerekiyor.

Prof. Dr. Alper Kaya

Hata: Kısa sürede sonuç almaya çalışmak

Doğrusu: Özellikle spora yeni başlayan kişilerin yaptıkları en önemli hatalardan biri, spordan kısa sürede yüksek bir verim alma hayali oluyor.  Ortopedi  ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya,  kısa sürede sonuca ulaşma düşüncesiyle çok kısa aralıklarla ve aşırı antrenman yapmaktan mutlaka kaçınmanız gerektiği uyarısında bulunarak,  “Vücut yapısına uygun olmayan ya da aşırı yüksek tempo ve sıklıkta yapılan sporlar yine aşırı kullanım yaralanmaları olan kas ve eklem hasarlarının yanı sıra kalp ve dolaşım sisteminde önemli sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla sporu mutlaka uzmanın önerisi doğrultusunda bir program halinde uygulamalısınız” diyor.

Hata:  Geç saatlerde spor yapmak

Doğrusu: Geç saatlerde ve şiddetli yapılan spor uyku düzenini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle sabahları güneşin doğuşuyla başlayan hormonal ritmin bozulmasına ve kortizolün artmasına sebep olarak vücudun iç dengesinin bozabiliyor. Prof. Dr. Alper Kaya, bu nedenle antrenman günleri arasındaki sürenin iyi düzenlenmesinin ve dinlenmek için vücuda yeterli süre verilmesinin önemini vurgulayarak, şöyle devam ediyor: “Vücudun haftada en az bir-iki gün dinlenmesi çok önemlidir. Dinlendirmeden yapılan yüksek aktiviteli sporlarda ‘aşırı kullanım yaralanmaları’ dediğimiz sorunlar ortaya çıkabilir, örneğin bazı kemiklerin belli bölgelerinde oluşan kemik ödemleri, hatta ‘stres kırığı’ adını verdiğimiz ince kırıklar gelişebilir. Stres kırıkları, sporun yanı sıra günlük aktiviteleri kısıtlayan, uzun süre dinlenmeyi, hatta koltuk değneği kullanmayı gerektiren sorunlardır. Nadiren de olsa bazı hastalarda ameliyat da gerekebilir. Aşırı kullanımla birlikte ayrıca özellikle eklemlerdeki yüklenme sonucu kıkırdak ve yumuşak doku sorunları da görülebilir. Bu yüzden bedeninizin özelliklerine, metabolik durumunuza, kas ile eklem yapınıza ve yorgunluğunuza göre bir tempo seçmelisiniz”

Hata: Spora uygun olmayan kıyafet ve ekipman kullanmak

Doğrusu: Soğuk havalarda dışarıda spor yapacaksanız çok kalın ve yünlü kıyafetleri tercih etmeyin. Bunun yerine terletmeyen ama vücut ısısını koruyan kıyafetler giyin. Ayrıca ayakkabınızın yapacağınız sporun zeminine uygun özelliklere sahip olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Alper Kaya, “Sporda kullanılacak olan ekipmanlar konusunda mutlaka bilgi edinilmeli ve bilinçli seçimler yapılmalıdır. Örneğin, tenis oynarken gelişebilecek olan omuz ve dirsekteki sorunları önlemek için raketin büyüklüğü, ağırlığı veya zeminin uygunluğu açısından mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır. Ayrıca basketbol ayakkabısıyla da tenis oynanmamalıdır. Bu hata ayak bileğinde bağ ve tendon zedelenmelerine yol açabilir” diye konuşuyor

SushiCo’nun unutulmaz lezzetleri tekrar geri dönüyor

SushiCo’nun unutulmaz lezzetleri tekrar geri dönüyor

SushiCo’nun deneyimli şefleri, yıllar önce SushiCo severlerin damaklarında iz bırakan o eşsiz tatları, orijinal reçetelere sadık kalarak yeniden hazırlıyor.

“Oldies But Goldies” konsepti, SushiCo’nun yenilikçilik ve mevsimsellik ilkeleri çerçevesinde şekilleniyor. Her yıl mayıs ve kasım aylarında menüsünü yenileyen marka, bu kez şubat ayında geçmişin lezzetlerini günümüze taşıyor.

Türkiye’nin en köklü ve en geniş Uzak Doğu lezzetleri zinciri SushiCo’nun deneyimli şefleri, başta Phaya ve Zhu Shandi olmak üzere uzun yıllar boyunca geliştirdikleri ve müşteriler tarafından sevgiyle anılan lezzetleri, aynı tutku ve özenle tekrar hazırlıyor.

Atom tedavisi nedir?

Atom tedavisi nedir?

Günümüzde radyonüklit tedavi yöntemleri, kanser tedavisinde önde gelen modellerden birini oluşturuyor. Radyoaktif ajanlar kontrollü ve amaca yönelik olarak doğru şekilde kullanıldığında, bazı hastalıkların tedavisini ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkiliyor. Radyoiyot tedavisinin, tiroit bezinin çok hızlı çalıştığı hipertiroidi ve tiroit bezi kanserlerinin tedavisinde kullanıldığını belirten Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Emel Ceylan sık sorulan soruları yanıtladı.

 

Doç. Dr. Emel Ceylan 

Doç. Dr. Emel Ceylan

Atom tedavisi nedir?
Halk arasında ‘radyoiyot’ tedavisi atom tedavisi olarak bilinir.  Radyaktif iyot 131’in yaydığı beta ışınları tedavi amacıyla kullanılırken, daha uzun mesafeli gama ışınları, görüntü elde etmeye olanak sağlar. Atom tedavisi kapsül veya sıvı şeklinde uygulanıp ağız yoluyla alınır. Sıvı şekli su tadındadır ve hastayı rahatsız etmez.

Tedavi kimlere uygulanır?
Atom tedavisi tiroit bezinin çok hızlı çalıştığı hipertiroidi durumunda (zehirli guatr) ve tiroit bezi kanserlerinin tedavisinde kullanılır. Hipertiroidi tedavisinde düşük dozlarda, tiroit kanserinde ise daha yüksek dozlarda uygulanır. Bu tedavinin hamile ve emziren hastalara uygulanması doğru değildir.

Atom tedavisinden sonraki süreç nedir?
Hastanın aldığı doz yatmasını gerektirecek düzeyde ise izolasyon amacıyla özel olarak hazırlanmış odalarda bir süre kalırlar. Bu odalar genellikle aydınlık ve konforludur. Bu odaların duvarlarında ve kapılarında özel malzemeler vardır ancak dışarıdan fark edilmez. Hastanın üzerinde bulunan radyoiyottan yayılan ışınların miktarı azaldıktan ve halk arasına karışılabilecek yasal doz sınırının altına indikten sonra hastalar taburcu edilebilir.

Taburcu olduktan sonra hastaların nelere dikkat etmesi gerekir?
Atom tedavisinden sonra uyulması gereken üç önemli konu var. Mesafe, süre ve temizlik.

Hastanın aldığı doza göre değişmekle beraber yaklaşık 1-2 hafta kadar dikkat edilmesi gereken kurallar vardır. Kalabalık ortamlarda uzun süreli bulunmamak, ev halkı ile uzun süreli ve yakın mesafede bulunmamak gibi. Hijyen diğer önemli bir faktör. Verilen radyoiyot idrarla atıldığından tuvalet temizliğine, çamaşır, çatal kaşık gibi eşyaların temizliğine özen gösterilmeli.

Radyoiyot tedavisi öncesinde iyottan fakir diyet önerisi
İyot içeren madde ve yiyecekleri tedavi öncesi doktorunuzun önerdiği sürelerde kısıtlamanız önerilir. Buradaki amaç tedavi öncesi iyot açlığını artırmaktır.  Tedaviden sonra normal beslenmenize dönebilirsiniz.

Kısıtlanması önerilenler:

  • İyotlu tuz (iyotsuz tuz kullanılabilir)
  • İyot içeren öksürük şurupları ve vitamin preparatları
  • İyot içeren vitamin ve mineral ilaçları
  • İyotlu pansuman ve gargaralar
  • Saç boyası yaptırılması
  • Tentürdiyot
  • Deniz ürünleri (Balık, karides, vb.)
  • Süt ve süt ürünleri (süt, yoğurt, ayran, vb.)
  • Soya sosları
  • Hazır konserveler, hazır şarküteri ürünleri (salam, sucuk vb.)
  • Turşu, cips vb tuzlu gıdalar

Ramazan’da Çömlek Kuru Fasulye

Ramazan’da Çömlek Kuru Fasulye

Kuru fasulye denilince ilk sırada akla gelen Çömlek Kuru Fasulye, Ramazan ayı boyunca hizmet veremeye devam ediyor.

Çömlek Kuru Fasulye Ramazan ayı boyunca misafirlerine Çamlıca Kulesi ve Adalar manzarası eşliğinde, zengin menüsü ve geleneksel Türk Mutfağı tatları ile Ramazan keyfi yaşatıyor.

Çömlek Kuru Fasulye Restoran’nın bu seneki Ramazan Menüsü, tereyağlı süzme mercimek çorbası, hurma, bal, tereyağı, tulum peyniri, söğüş salatalık-domates ve zeytinden oluşan iftariyelikler ile birlikte servis edilen acılı ezme ve közlenmiş patlıcan ile başlıyor.  Ara sıcak olarak servis edilecek içli köftenin yanında turşu, yoğurt ve çoban salata masayı donatacak.

İmza ürünü olan taş fırında kısık ve ağır ateşte, özel çömlekte pişirilen kuru fasulye ve eşlikçisi pilav servis edilecek ilk ana yemek.  Günlük olarak değişecek etli yemekler; çoban kavurma, etli güveç, tas kebabı, kağıt kebabı, dana rosto, macar kebabı, hünkar beğendi, çökertme kebabı ve orman kebabı, her güne özel, seçmeli olarak sunulacak ikinci ana yemek olacak.

Dönüşümlü olarak servis edilecek, güllaç, trileçe, ev baklavası, laz tatlısı ve Çömlek’in meşhur sütlacı, seçenekli tatlılar olarak iftar sofranızı lezzet şölenine dönüştürecek.

Yemeğinize eşlik edecek limitsiz meşrubat, üzüm şırası, demirhindi şerbeti ve çay ikramları ile tamamlayacağınız bu lezzetli menü kişi başı 950 TL.

Ramazan’ı tarihi atmosferde Balat’ta yaşayın

Ramazan’ı tarihi atmosferde Balat’ta yaşayın

Balat’ın tarihi binalarından birinde konumlanan, zengin menüsü, eşsiz tatları ve sıcacık atmosferiyle yerel mutfağın incelikle yorumlandığı Forno Balat, Ramazan ayı boyunca leziz menüsü ile sizleri karşılayacak

Forno Balat’ın bu seneki Ramazan Menüsü, sıcacık Ramazan pidesi ve hurmanın yanı sıra seçmeli 4 çeşit ev yapımı çorba ile başlıyor. Çorba seçenekleri arasında tereyağlı süzme mercimek çorbası, tavuk suyu çorbası, düğün çorbası ve ayran aşı yer alıyor.

Ana yemek olarak semt kasabında Forno için özenle ayrılan etlerle, önünüzde hazırlanıp fırınlanan 2 lahmacun ya da tercihinize göre 1 çeşit pide, menünün içinde. Çoban ve salatanın eşlik edeceği iftar yemeğinize 1 adet meşrubat da dahil. Doğal ürünlerle, hiçbir katkı maddesi ya da tatlandırıcı kullanılmadan hazırlanan ev yapımı tatlılar iftar sofranızı lezzet şölenine dönüştürecek. Ayva tatlısı, kabak tatlısı ya da mozaik pasta üçlüsünden seçeceğiniz tatlınıza sınırsız çay ikramı dahil.

Her ürünün en doğal yerinden temin edildiği, açıldığı günden beri değişmeyen lezzetleri ile Forno Balat’ ta bu lezzetli menü 590 TL.

Türkiye’den otobüsle gidilebilecek şehirler

Türkiye’den otobüsle gidilebilecek şehirler

Otobüsle seyahat etmeyi tercih eden seyahat severler ülkemizden otobüsle gidebilecekleri yurt dışı şehirlerini merak ediyor. Seyahat Platformu ENUYGUN yalnızca bir otobüs bileti satın alınarak ülkemizden gidilebilecek en güzel şehirleri listeledi.

Selanik, Yunanistan

Selanik, Balkanların eşsiz coğrafyasını otobüs camından izleyerek ulaşabileceğiniz dünyanın en özgün şehirlerinden biri olmasıyla dikkat çekiyor. Gezilecek yerleriyle öne çıkan şehir aynı zamanda gastronomik zenginliğiyle de ünlü.

Seyahatiniz için bu şehri tercih edecekseniz gezinize Atatürk Evi’ni ziyaret ederek başlayabilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ev halen korunuyor ve müze statüsünde ziyaret ediliyor. Selanik’in kalbi konumundaki Aristoteles Meydanı, şehrin simge yapılarından Beyaz Kule, Selanik Arkeoloji Müzesi ve Osmanlı Devleti’nden kalma Bey Hamamı şehirde mutlaka görmeniz gereken diğer cazibe merkezleri.

Seyahatiniz esnasında şehrin taze deniz mahsullerini tattığınıza emin olmanızı öneririz. Farklı deneyimlerle ve lezzetlerle dolu Selanik’e gitmek için otobüs biletinizi 1.200 TL’ye satın alabilirsiniz.

Sofya, Bulgaristan

Ülkemizden otobüsle gidilebilecek bir diğer şehir de Bulgaristan’ın başkenti Sofya. Sıradaki seyahatiniz için otobüs camında değişen manzaraları izleyerek keyifli bir yolculuk yapabileceğiniz Sofya’yı tercih ederseniz şehirde görmeniz gereken ilk yer Aleksandr Nevski Katedrali. Sadece Sofya’nın değil tüm ülkenin sembolü sayılan katedralin yanı sıra gezi listenizde Ulusal Kültür Sarayı, Borisova Bahçe Parkı ve Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu da yer almalı.

Komşumuz Bulgaristan’ın başkenti Sofya, coşkulu Balkan ruhuyla sakin bir şehir düzenini birlikte sunuyor. Yaklaşık 500 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan, öncesinde de 300 yıl Bizans’a bağlı olan Sofya’da ilk yerleşimlerin M.Ö. 7 bine dek uzandığı tahmin ediliyor.

Otobüsle seyahat ederek Sofya’ya gitmek isterseniz otobüs bileti fiyatları 990 TL’den başlıyor.

Bükreş, Romanya

Ülkenin başkenti Bükreş de Türkiye’den otobüsle ulaşılabilecek yerlerden. Gotik, Rönesans ve Barok mimari tarzlarının etkileyici bir karışımıyla turistlerin ilgisini çeken Bükreş’e giderseniz dünyanın en büyük ikinci idari binası olan Parlamento Sarayı’nı gezmelisiniz. Bu sarayı keşfetmenin yanı sıra Bükreş Eski Kent Bölgesi’nde yer alan kafe ve restoranlarda vakit geçirmenizi öneririz. Bükreş Köy Müzesi, Herastrau Park, Ateneum ve Romanya Ulusal Sanat Müzesi şehirde keşfetmeniz gereken diğer noktalar.

Sıradaki seyahatiniz için şehri tercih edecekseniz 800  TL’den başlayan fiyatlarla Bükreş otobüs bileti alabilirsiniz.

Batum, Gürcistan

Şehre yalnızca çipli T.C. kimlik kartıyla giriş yapılabiliyor. Sınır komşumuz Batum, otobüsle yemyeşil bir yolculuk yaparak varılabilecek bir şehir ve gezilecek yerleriyle de öne çıkan bir yer.

Batum’a gidecekseniz sahil boyu uzanan 7 km uzunluktaki Batum Bulvarı’nı gezebilirsiniz. Şehrin büyüleyici manzarasını görmek için dönme dolaba binebilir, şehrin simgelerinden Ali ve Nino heykellerini görebilir ya da Batum Botanik Bahçesi’nde yeşilin yeni tonlarıyla tanışabilirsiniz. Ömrünüzce unutamayacağınız eşsiz bir manzara görmek içinse Argo Teleferiği’ne binerek manzarayı seyredebilirsiniz.

Batum otobüs bileti alarak çıkabileceğiniz bu yolculuk için biletler Trabzon – Batum rotası için 500 TL’den, İstanbul – Batum rotası içinse 1.100 TL’den başlıyor.

Atina, Yunanistan

Ülkenin başkenti Atina, Türkiye’den otobüsle gidilebilecek en güzel şehirlerden biri olmasıyla öne çıkıyor.

Keyifli bir otobüs yolculuğu sonrasında farklı bir kültürü keşfetmek için Atina’yı tercih edecekseniz Partenon’u, Akropolis’i, Akropolis Müzesi’ni ve Ulusal Arkeoloji Müzesi’ni keşfetmelisiniz.

Atina için otobüs biletinizi 2.250 TL’den başlayan fiyatlara alarak şehre doğru yola çıkabilirsiniz.

,