Yazılar

“Dedem Bir Japon Balığı” yeniden okurlarla buluşuyor

Çocuk edebiyatının sevilen eserlerinden “Dedem Bir Japon Balığı”, gözden geçirilmiş baskısıyla yeniden raflarda. Işıl Şahin ve İnci Özdemir’in kaleme aldığı, Pelin Turgut’un desenleriyle zenginleşen kitap; unutmak, hatırlamak ve aile bağlarını çocukça bir bakış açısıyla ele alıyor.

40 bini aşkın okura ulaşan eser, Alzheimer gibi önemli bir konuyu neşeli bir üslupla işleyerek çocukların hayal gücünü ve oyun kurma becerisini yüceltiyor. Redhouse Kidz etiketiyle yayımlanan kitap, çocuk edebiyatına unutulmaz karakterler kazandırmaya devam ediyor.

#DedemBirJaponBalığı #RedhouseKidz #ÇocukEdebiyatı #KitapHaber #IşılŞahin #İnciÖzdemir #PelinTurgut #UnutmakVeHatırlamak #YeniBaskı #KitapSeverler

 

Nilsu Eriş, Art Miami’de genç sanatçıların yeni gözdesi oldu

Dünyanın en prestijli çağdaş sanat fuarlarından Art Miami, bu yıl genç sanatçı Nilsu Eriş’i ağırladı. Gama Galeri alanında eserlerini ilk kez uluslararası sanatseverlerle buluşturan Eriş, kırılgan ama çarpıcı anlatı dünyasıyla dikkat çekti.

Sanatçının kişisel evreninden doğan özgün çizimleri ve karakterleri, fuarda küratörler ve koleksiyonerlerden yoğun ilgi gördü. Genç yaşına rağmen güçlü bir görsel kimlik ortaya koyan Eriş, Art Miami’deki sergisiyle uluslararası sahnede öne çıkan isimlerden biri oldu.

#NilsuEriş #ArtMiami #ÇağdaşSanat #ModernSanat #SanatHaber #Aktüel #GamaGaleri #SanatSeverler #Koleksiyonerler #SanatTrend

Aşırı turizmle mücadele eden şehirler

Turizm, istihdam yaratması, altyapıyı geliştirmesi ve ekonomiye katkısı nedeniyle çoğu zaman olumlu bir güç olarak görülür. Ancak bazı şehirlerde ziyaretçi akını, yerel halkın yaşam kalitesini ve çevreyi olumsuz etkileyerek ciddi sorunlara yol açıyor. Bu noktada, aşırı turizmle mücadele için farklı önlemler devreye giriyor. İşte dünyanın çeşitli bölgelerinde bu sorunla yüzleşen beş şehir ve aldıkları önlemler:

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Dubrovnik, Hırvatistan
Game of Thrones dizisinin çekim yeri olarak ünlenen Dubrovnik, kısa sürede turist akınına uğradı. 2012-2015 arasında 245.000 ek turist ve 1,5 milyon fazla geceleme kaydedildi. Şehrin Orta Çağ surlarıyla çevrili Eski Şehir bölgesi yoğun kalabalık nedeniyle baskı altında kaldı. Belediye Başkanı Mato Franković, gemi sayısını sınırlama girişiminde bulundu ve “Şehre Saygı” kampanyasıyla ziyaretçilere davranış kuralları hatırlatıldı. Ayrıca hediyelik eşya tezgahlarının azaltılması ve surlarda yürüyüş için ek ücret alınması gibi önlemlerle yoğunluk kontrol edilmeye çalışılıyor.


Barselona, İspanya
Akdeniz’in en popüler destinasyonlarından Barselona, 2024’te 15,5 milyon konaklayan turist ve 1,6 milyon günübirlik ziyaretçi ağırladı. Ekonomiye yılda 9 milyar avro katkı sağlansa da, konut fiyatlarının artması ve yaşam kalitesinin düşmesi yerel halkı rahatsız etti. Bazı sakinler protesto amacıyla “Turistler Eve Dönüyor” pankartları açtı. Katalan hükümeti, 2025’te turist vergisini günlük 15 avroya çıkarmayı planladı, ancak bu girişim otel sahipleri tarafından tepkiyle karşılandı.


Kyoto, Japonya
2024’te Japonya’ya gelen 36,9 milyon yabancı turistin önemli bir kısmı Kyoto’yu ziyaret etti. Gion bölgesinde geyşaları görmek isteyen turistlerin aşırı ilgisi, yerel halkı rahatsız etti. 2019’da özel sokaklarda fotoğraf çekenlere para cezası getirildi, 2024’te ise bu sokaklara giriş tamamen yasaklandı. Ayrıca konaklama vergilerinin artırılmasıyla aşırı turizmin etkileri azaltılmaya çalışılıyor.


Marsilya, Fransa
Paris kadar popüler olmasa da Marsilya, kısa süreli kiralık evlerin artışıyla konut krizine sürüklendi. Belediye Başkanı Benoît Payan, 2024’te tatil evlerinde kullanılan anahtar kutularını yasakladı ve Airbnb gibi platformlara karşı sert önlemler aldı. Ayrıca, popüler Sugiton Koyu’na giriş rezervasyonla sınırlandırıldı. Bu uygulama, doğal alanların korunması ve kalabalığın kontrolü için önemli bir adım oldu.


Venedik, İtalya
UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Venedik, 2019’da aşırı turizm nedeniyle uyarı aldı. 2023’te 5,7 milyon turist şehri ziyaret ederken, şehir merkezinde yaşayanların sayısı 50.000’in altına düştü. Günübirlik ziyaretçiler için giriş ücreti uygulaması başlatıldı, konaklayan turistler ise ek vergiler ödüyor. Ancak bu önlemlerin ziyaretçi sayısını azaltıp azaltmayacağı henüz net değil.
Aşırı turizm, şehirlerin kültürel mirasını ve yaşam kalitesini tehdit eden küresel bir sorun. Dubrovnik’ten Venedik’e kadar birçok şehir, farklı yöntemlerle bu baskıyı azaltmaya çalışıyor. Vergiler, giriş sınırlamaları ve davranış kuralları, turizmin sürdürülebilir hale gelmesi için kritik adımlar olarak öne çıkıyor.
#Turizm #AşırıTurizm #Dubrovnik #Barselona #Kyoto #Marsilya #Venedik #Seyahat #Kültür #SürdürülebilirTurizm #GeziHaber

“Ay Tutan Adam” ve “Hemera” Paris Belediyesi koleksiyonunda

Çağdaş Türk heykeltıraşı Cem Sağbil’in “Ay Tutan Adam” ve “Hemera” adlı eserleri, Paris’in 10. Bölgesi’nde yenilenen çevre düzenlemesiyle kalıcı yerlerine kavuştu. Paris Belediyesi tarafından satın alınarak Alban Satragne Parkı’nın girişine yerleştirilen heykeller, iki kültür arasında sembolik bir köprü niteliği taşıyor.

Sağbil’in eserleri ilk olarak 2009’da “Fransa’da Türkiye Mevsimi” kapsamında sergilenmiş, üç yıllık kiralama sürecinin ardından Paris 10. Bölge Belediyesi tarafından kalıcı koleksiyona dahil edilmişti. Parkta gerçekleştirilen kapsamlı düzenleme sonrası heykeller, şehrin kültürel hafızasında önemli bir yer edindi.

Paris’in kamusal alanlarında kalıcı eseri bulunan tek Türk heykeltıraş olan Cem Sağbil, heykellerinin yeniden konumlandırılmasını “tarifsiz bir onur” olarak nitelendiriyor. Sanatçı, eserlerin doğu–batı, kadın–erkek, gün–gece gibi karşıtlıkları buluşturan bir dengeyi temsil ettiğini vurguluyor.

#CemSağbil #AyTutanAdam #Hemera #ParisSanat #KamusalSanat #TürkSanatçılar #ÇağdaşSanat #ParisBelediyesi #SanatHaber

Obezite tedavisinde kullanılan iğneler hakkında bilinmesi gerekenler

Zayıflama iğneleri son dönemde en çok konuşulan tedavilerden biri haline geldi. Sosyal medya paylaşımları, hızlı kilo kaybı vaatleri ve kısa sürede görülen sonuçlar milyonlarca kişinin hızlı kilo verme hayalini süslüyor. Ancak dikkat! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan, obezite tedavisinde kullanılan bu enjeksiyonların başarılı şekilde kilo kaybettirmeye katkı sağlamakla birlikte mucize olmadığını ve kontrolsüz kullanımının ciddi sorunlara yol açabildiğini söylüyor. Yapılan çalışmalara göre; obezitenin 5 yıl içerisinde iki katına çıkmasının beklendiğini belirten Prof. Dr. Arıkan, obezite tedavisinde kullanılan iğneler hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

İştahı azaltan, tokluk süresini uzatan zayıflama iğneleri son yıllarda en çok ilgi gören konuların başında geliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ender Arıkan, bu tedavinin etkili olduğunu ancak herkes için uygun olmadığını belirterek “Zayıflama iğnelerinin aslında vücudun kendi hormonunun daha güçlü bir versiyonu.  İştahı ciddi şekilde baskılıyor, mide boşalmasını yavaşlatıyor, kişiyi daha uzun süre tok tutuyor ve kan şekerini dengeliyor. Bu nedenle hem diyabet hastalarında hem de obezite tedavisinde kullanılabiliyor. Fakat bu, herkesin kullanabileceği bir ürün olduğu anlamına gelmiyor. Tedavi mutlaka doktor kontrolünde olmalı” diyor. Prof. Dr. Arıkan sözlerine şöyle devam ediyor: “Şeker değerleri, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını görmeden ilaca başlamıyoruz. Çünkü güvenli tedavinin ilk adımı doğru değerlendirmedir.”

Prof. Dr. Ender Arıkan

Prof. Dr. Ender Arıkan

Zayıflama iğneleri kimler için uygun?

Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan hastalar için zayıflama iğnelerinin uygun olduğunu, eğer VKİ 27’nin üzerindeyse ve diyabet, tansiyon ya da karaciğer yağlanması gibi ek hastalıklar varsa yine tercih edilebileceğini belirten Prof. Dr. Arıkan, ancak bunun alanında uzman hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini, ilacın isteyen herkese reçete edilmediğini özellikle vurguluyor. Bu tedavinin bazı hastalar için ciddi risk oluşturabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Ender Arıkan şöyle konuşuyor: “Medüller tiroid kanseri öyküsü olanlarda, pankreatit geçirmiş kişilerde, hamilelerde, emzirenlerde ve 18 yaş altındaki bireylerde bu ilaçları kesinlikle kullanmıyoruz.” Zayıflama iğnelerinin bulantı, mide yanması ya da kabızlık gibi yan etkileri olabildiğini, bu şikayetlerin çoğunun doz yavaş artırıldığında kontrol altına alınabildiğini belirten Prof. Dr. Arıkan “Ancak pankreatit, safra kesesi taşı ve şiddetli karın ağrısı gibi durumlar olursa ilaç hemen kesilmeli ve mutlaka doktora başvurulmalı” diyor.

Kilo kaybı ortalama yüzde 8-15 oluyor ama…

Tedavide beklentilerin gerçekçi tutulması büyük önem taşıyor. Zayıflama iğneleri ile ortalama yüzde 8-15 kilo kaybı sağlanırken, bu durumun sürdürülebilir olmasına çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı kişilerin çok hızlı değişim beklediğinin altını çizen Prof. Dr. Arıkan, tedavinin yaşam tarzı değişikliğiyle desteklenmemesi durumunda, ilacı bıraktıktan sonra, verilen kiloların daha hızlı şekilde geri alınmasının kaçınılmaz olacağını vurgulayan Prof. Dr. Ender Arıkan “Hastalar sadece yağ kaybetmiyor, kas kaybı da olabiliyor. Bu özellikle ilerleyen yaşlarda büyük problem. Bu nedenle bu tedaviyi olanların her zaman protein tüketimini artırmaları ve düzenli direnç egzersizi yapmaları gerekir” diye konuşuyor.

Obezitede hızlı artış yaşanıyor

Modern çağın salgın hastalığı obezite dünya genelinde hızla artarken, tedavinin temelini ise öncelikle yaşam tarzı değişikliği oluşturuyor. Halen 1 milyardan fazla insanı etkileyen bu küresel sağlık sorununun, önlem alınmadığında çok daha fazla artacağını, yapılan çalışmalarda obez insan sayısının 2030 yılına kadar iki katına çıkmasının öngörüldüğünü belirten Prof. Dr. Ender Arıkan, obezite tedavisinde en iyi sonucun sağlıklı beslenme, düzenli hareket, uyku düzeni ve stres yönetimiyle alındığını, kilo verirken hedefin hızlı değil, sağlıklı ve sürdürülebilir olması gerektiğini söylüyor. Prof. Dr. Arıkan kilo kaybı için zayıflama iğnelerinin uzun vadeli etkilerinin hala araştırıldığını belirterek şöyle konuşuyor: “Mevcut çalışmalar kısa vadede önemli kilo kaybı ve metabolik iyileşmeler göstermiş olsa da, bu sonuçların uzun vadede sürdürülebilirliği daha fazla araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu ajanların kardiyovasküler hastalık insidansı ve mortalite gibi uzun vadeli sağlık sonuçlarını nasıl etkilediğini araştırılmalıdır. Ayrıca, uzun vadeli güvenliğin de belirlenmesi gerekmektedir. Kapsamlı uzun vadeli çalışmalar, uzun süreli tedavinin risk-fayda oranının netleştirilmesine yardımcı olacaktır.”

#Obezite #ObeziteTedavisi #ObeziteArtışı #Sağlık #SağlıklıYaşam #KiloKontrolü #Metabolizma #Zayıflamaİğneleri #KiloVermeSüreci #İştahKontrolü #TedavideGüvenlik #DoktorKontrolünde #UzmanUyarıyor #BilimselVeriler #Endokrinoloji #MetabolizmaHastalıkları #SağlıkHaberleri #GüncelSağlık #Haber

Yılbaşı Kuşadası’nda bir başka güzel: Lezzet ve eğlence bir arada

Göçtur’un Kuşadası’na kazandırdığı iki özel mekân, Gio Restaurant & Rooftop ve Taşhane, yılbaşı gecesini lezzet ve eğlenceyle buluşturan özel programlarla karşılamaya hazırlanıyor.

DoubleTree by Hilton Kuşadası’nın terasında yer alan Gio Restaurant & Rooftop, 20.00–24.00 arasında Legend Band Orkestrası, 24.00–02.00 arasında DJ performansı ile misafirlerine ritmi yüksek bir gece sunacak. Limitsiz içecek eşliğinde hazırlanan yılbaşı menüsü, gece yarısından sonra sucuk ekmek, kokoreç ve çorba ikramlarıyla eğlenceyi sokak lezzetleriyle taçlandıracak. Dileyenler, otelin özel Yılbaşı Konaklama Paketi ile geceyi brunch’la tamamlayabilecek.

Kuşadası’nın tarihi dokusunu modern yaşamla buluşturan Old Town Tanneries’deki Taşhane ise 19.30’dan itibaren özel A la Carte menüsüyle yılbaşı akşamına şık bir dokunuş katacak. Aynı bölgede 25 Aralık’ta düzenlenecek Christmas Dinner etkinliği de yılın en keyifli dönemine ayrı bir renk getirecek.

#Kuşadası #Yılbaşı2025 #GioRooftop #Taşhane #Göçtur #YılbaşıEtkinlikleri #GurmeMekanlar #YeniYılProgramı #KuşadasıLezzet #YılbaşıGecesi #ChristmasDinner #MekanÖnerisi

Pasifik’in doğa harikaları

Pasifik Kuzeybatısı, Idaho, Oregon, Washington ve Kanada’nın Britanya Kolombiyası eyaletine uzanan geniş coğrafyasıyla Kuzey Amerika’nın en büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapıyor. İşte bölgenin en özel 7 noktası:

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Orcas Adası – Washington San Juan takımadalarının en büyüğü olan Orcas Adası, balina izleme merkezleri, tarihi müzeleri ve doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Trafik ışığı olmayan sakin atmosferi ve denizden sofraya uzanan lezzetleriyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Multnomah Şelalesi – Oregon

Multnomah Şelalesi – Oregon 185 metrelik görkemiyle Pasifik Kuzeybatısı’nın en çok ziyaret edilen doğal alanı. Benson Köprüsü’nden şelalenin iki katmanını izlemek unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Krater Gölü – Oregon

Krater Gölü – Oregon ABD’nin en derin gölü, berrak mavi rengiyle “Göl Majesteleri” olarak biliniyor. Yaz aylarında çevresinde araçla gezebilir veya tekne turuna katılabilirsiniz.

Ay Kraterleri Ulusal Anıtı – Idaho

Ay Kraterleri Ulusal Anıtı – Idaho Volkanik lav sahaları ve kraterleriyle Ay yüzeyini andıran manzarasıyla dikkat çekiyor. Apollo astronotlarının eğitim alanı olarak da kullanılmıştır.

Üç Parmak Gözlem Noktası – Washington

Üç Parmak Gözlem Noktası – Washington Zorlu yürüyüş parkurunun sonunda ulaşılan gözlem merkezi, Puget Körfezi’ne batarken güneşin eşsiz manzarasını sunuyor.

Cannon Beach – Oregon

Cannon Beach – Oregon Haystack Rock ve çevresindeki deniz canlılarıyla ünlü plaj, aynı zamanda gri balina göçünü izlemek için ideal.

Shoshone Şelaleleri – Idaho

Shoshone Şelaleleri – Idaho “Batının Niagarası” olarak bilinen şelale, ilkbaharda kar erimesiyle en görkemli halini alıyor.

#PasifikKuzeybatısı #OrcasIsland #MultnomahFalls #CraterLake #CratersOfTheMoon #ThreeFingers #CannonBeach #ShoshoneFalls #Doğa #Seyahat #Keşif

“Çekelim Bu Dünyadan Perdeleri” Kun Art Space’te açıldı

Çukurova’da çağdaş sanatın önemli adreslerinden Kun Art Space, Tao Ulusoy’un “Çekelim Bu Dünyadan Perdeleri” başlıklı yeni sergisine ev sahipliği yapıyor. 13 Aralık–10 Ocak tarihleri arasında ziyaret edilebilen sergi, bireysel hafıza ile kolektif deneyimler arasındaki görünmez bağları çok katmanlı bir anlatımla ele alıyor.

Ulusoy’un resimleri, hazır nesneleri, kolajları ve enstalasyonları; haz ile kırılganlık, masumiyet ile kayıp arasındaki duygusal geçişleri izleyiciye hissettiriyor. Günlük nesnelerin hafifliği ile derin bir farkındalık yaratan işler, izleyiciyi hem kendi içsel alanına hem de kolektif hafızanın sessiz bölgelerine davet ediyor.

Aidiyet, yersizlik, ev kavramı ve hatırlamanın kırılgan doğası serginin temel temalarını oluşturuyor. Sanatçı, “perdeleri aralayarak” izleyiciye hem kişisel hem evrensel bir yüzleşme alanı sunuyor.

Sergi metni Mehmet Çimen tarafından kaleme alınan “Çekelim Bu Dünyadan Perdeleri”, Pazar hariç her gün 12.00–18.00 saatleri arasında Adana Kun Art Space’te görülebilir.

#TaoUlusoy #KunArtSpace #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #AdanaSanat #ÇekelimBuDünyadanPerdeleri #ArtExhibition #ContemporaryArt #SergiGündemi #KültürSanat

Vakkorama Tersane İstanbul görkemli bir davetle açıldı

Vakkorama’nın Tersane İstanbul’daki yeni nesil deneyim mağazası, moda, sanat ve spor dünyasını bir araya getiren görkemli bir davetle açıldı. Ev sahipliğini Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, Vakko CEO’su Jaklin Güner ve Vakkorama Genel Müdürü Can Hakko üstlendi.

Fettah Tamince, Ece Sükan, Deren Talu, Allan Hakko

Fettah Tamince, Ece Sükan, Deren Talu, Allan Hakko

Gecenin en dikkat çekici anı, Borusan Otomotiv’in distribütörlüğünü yaptığı MINI ile Vakkorama iş birliğinde hazırlanan MINI x Vakkorama “BIG LOVE” kapsül koleksiyonunun ilk kez trunk show ile tanıtılması oldu. Koleksiyon, MINI’nin iyimser ruhunu Vakkorama’nın enerjik tasarım diliyle buluşturan modern bir stil yorumu sunuyor.

Deniz Aktaş Hakko- Can Hakko, Eda Zamanpur, Marina-Rıfat Elhadef

Açılışa iş, sanat, moda ve medya dünyasından Tuba Ünsal, Ece Sükan, Gülcan Arslan, Anıl Altan, Deren Talu, Bedirhan Soral, Allan Hakko, Pia Hakko gibi birçok ünlü isim katıldı. DJ Simone de Kunovich’in performansı geceye renk kattı.

Ömer Tavioğlu, Pia Hakko, Kerim Yeşil, Moris Kohen

Vakkorama Genel Müdürü Can Vitali Hakko, “Tersane İstanbul’daki bu yeni mağaza, moda, sanat ve sporun enerjisini şehre taşıyor. MINI ile yaptığımız iş birliği genç ve yenilikçi ruhumuzu güçlendiren önemli bir adım” dedi.

Limitli sayıda üretilen koleksiyon; sweatshirt, tişört, şapka ve çanta gibi parçalarla iki markanın ikonik tasarım anlayışını bir araya getiriyor. Koleksiyon, Vakkorama Tersane İstanbul mağazası, seçili Vakkorama mağazaları ve Vakkorama.com.tr’de satışa sunuldu.

Etkinlikte ayrıca BIG LOVE koleksiyonuna özel tasarlanan MINI Cooper 5 Kapı modeli de sergilendi.

#Vakkorama #VakkoramaTersane #MINIxVakkorama #BigLove #ModaDünyası #Lansman #Magazin #Tersaneİstanbul #KapsülKoleksiyon #MINI

 

 

 

“Meine Welt” Turnesi Ülker Arena’da nefes kesti

Till Lindemann, “Meine Welt” turnesi kapsamında 6 Aralık Cumartesi akşamı Ülker Sports Arena’da kapalı gişe bir konser verdi. Turnenin 19. durağı olan İstanbul konseri, yüksek prodüksiyon kalitesi, endüstriyel sahne tasarımı ve güçlü görsel diliyle izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konser tam 21.17’de “Meine Welt” introsuyla başladı ve “Fat” ile sert, mekanik ve teatral atmosfer ilk andan itibaren salona hâkim oldu. Katmanlı platformlar, lazer ağırlıklı ışık mimarisi ve dönüşen sahne yapısı, turnenin karakteristik estetiğini İstanbul’da da ortaya koydu. 90 dakikalık performans boyunca 19 şarkı seslendiren Lindemann, “Und Die Engel Singen”, “Platz Eins” ve “Ich Hasse Kinder” gibi parçalarla tempoyu yüksek tuttu.

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, “Tanzlehrerin” sırasında sahneye çıkan balerin ve lazer koreografisi oldu. Ardından gelen “Allesfresser” ise grotesk görselleri ve sahneye fırlatılan cheesecakelerle performansın kırılma noktası hâline geldi. Davulda Joe Letz ve klavyede Constance Antoinette, enerjileriyle sahneye ayrı bir dinamizm kattı.

Konserin ilerleyen bölümünde Lindemann’ın “Platz Eins” sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karışması salonu coşturdu. Bis bölümünde “Übers Meer”, “Knebel”, “Fish On” ve “Ich Hasse Kinder” ile final yapan sanatçı, “Fish On” sırasında seyirciye fırlatılan balıklarla performatif anlatıyı zirveye taşıdı.

NTRteam organizasyonuyla gerçekleşen İstanbul konseri, turnenin en akıcı ve sorunsuz duraklarından biri olarak öne çıktı. Sahne geçişleri, ışık–ses dengesi ve dakik akışıyla uluslararası standartlarda bir prodüksiyon sunuldu. Biletlerin mticket üzerinden satışa çıktıktan kısa süre sonra tükenmesi, Lindemann’ın Türkiye’deki güçlü etkisini bir kez daha gösterdi.

#TillLindemann #MeineWeltTour #ÜlkerSportsArena #NTRteam #KonserGecesi #İstanbulEtkinlik #KapalıGişe #RockKonseri #LindemannLive #MüzikGündemi