Yazılar

Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı

Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.

İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu

Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu

Dijital teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun

Yaşamı kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji araçları, amacı dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline gelmiştir” dedi.

Denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var

Dijital teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar, teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal, zihinsel ve manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında bulundu.

Yaşam kalitesini düşürüyor

Bu etkilerin farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini her anlamda düşürüyor” diye konuştu.

Problemli online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!

Dijital teknoloji bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji bağımlılığının türleri oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.

Problemli ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor

Problemli ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Özellikle çocuk ve ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır. 2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla, 12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.

Dijital oyun bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor

Problemli dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Rekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.

Sosyal medya bağımlılığı da sıkça görülüyor

Dijital teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı, kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.

Dijital teknoloji bağımlılığının farklı nedenleri var

Dijital teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde kullanımının nedenlerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi, can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.

Bağımlılık dört aşamada gelişiyor

Bağımlılığın bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “İlk adım olan ‘Deneysel Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor. Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’ evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan ‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen kaybediliyor.

Teknoloji bağımlılığının belirtilerine dikkat!

Bağımlılık sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut göstergelerindendir.”

Teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün

Dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Teknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.

Uzman desteği alınmalı

Bireyin kendi kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda okulların rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.

#PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #TeknolojiBağımlılığı #DijitalÇağ #YeşilayHaftası #SağlıklıYaşam #EkranSüresi #SosyalMedyaBağımlılığı #DijitalOyun #OnlineKumar #AtlasÜniversitesi #DrLemanKutlu #BağımlılıkÖnleme #DijitalFarkındalık

Mart 2026 burç yorumları

Koç (21 Mart–19 Nisan)

Ayın başında sakin kalın, Merkür retrosu dikkat gerektiriyor. 3’ündeki tutulma iş değişikliğine işaret edebilir. Venüs 6’sında burcunuza girerek çekiciliğinizi artırıyor. 18’inde spa keyfiyle yenilenin, 20’sinde Koç mevsimi başlıyor. Mars-Jüpiter üçgeni 21’inde seyahat fırsatları getiriyor. 30’unda Venüs finansal iyileşme vaat ediyor.

Boğa (20 Nisan–20 Mayıs)

Ayın başında sosyal hayatınız hareketli. 3 ve 18’inde tutulma ve yeni ay ilişkilerde değişim getirebilir. Venüs 6’sında gizli aşklara işaret ediyor. 20’sinde içe dönme ihtiyacı artarken, ay sonunda Venüs burcunuza giriyor ve baharı parlatıyor.

İkizler (21 Mayıs–20 Haziran)

Merkür retrosu iletişimde dikkat gerektiriyor. Güneş ve Mars kariyerinizi hızlandırıyor. 3’ündeki tutulma ev hayatında değişim getirebilir. 18’inde yeni iş fırsatları doğuyor. 20’sinde Merkür düz hareketle itibarınızı güçlendiriyor. Ay sonunda Venüs gizli aşklara işaret ediyor.

Yengeç (21 Haziran–22 Temmuz)

Bu ay seyahat için ideal. Merkür retrosu gecikmelere yol açabilir. 3’ündeki tutulma sürpriz yolculuk getirebilir. Venüs 6’sında kariyerinizi parlatıyor. 18’inde eğitim fırsatları doğuyor. 20’sinde Merkür düz hareketle rahatlama sağlıyor. 30’unda sosyal çevreniz canlanıyor.

Aslan (23 Temmuz–22 Ağustos)

Güneş bütçenizi aydınlatıyor, Mars harcamaları kontrol etmenizi sağlıyor. 3’ündeki tutulmada finansal kararlar riskli olabilir. Venüs romantik seyahatler için uygun. 18’inde yeni gelir kaynağı doğuyor. 20’sinde seyahat fırsatları artıyor. 30’unda itibarınız parlıyor.

Başak (23 Ağustos–22 Eylül)

Mars ilişkilerde sınır koyma gücü veriyor. 3’ündeki tutulma kişisel farkındalık getiriyor. Venüs romantizmi artırıyor. 18’inde yeni biri hayatınıza girebilir. 20’sinde finansal konular düzeliyor. 30’unda tatil planı için harcama yapabilirsiniz.

Terazi (23 Eylül–22 Ekim)

Sağlık rutinlerinizi düzenleme zamanı. 3’ündeki tutulmada dinlenin. Venüs ilişkileri güçlendiriyor. 18’inde iş fırsatı doğabilir. 20’sinde dinamik insanlar hayatınıza giriyor. Ay sonunda Venüs yakınlık alanınızı hareketlendiriyor.

Akrep (23 Ekim–21 Kasım)

Ay romantik başlıyor, Merkür retrosu sabır gerektiriyor. 3’ündeki tutulma arkadaşlarla drama getirebilir. Venüs işte uyum sağlıyor. 18’inde yeni romantik ilgi doğuyor. 20’sinde kariyer konuları öne çıkıyor. 30’unda aşk hayatınız gelişiyor.

Yay (22 Kasım–21 Aralık)

Merkür retrosu ev projeleri için uygun. 3’ündeki dolunay kariyerde yükseliş getiriyor. Venüs aşkı canlandırıyor. 10’unda Jüpiter finansal rahatlama sağlıyor. 18’inde taşınma fırsatı doğuyor. 20’sinde romantizm artıyor. 30’unda işte uyum sağlanıyor.

Oğlak (22 Aralık–19 Ocak)

Mars fikirlerinizi güçlendiriyor, Merkür retrosu sabır gerektiriyor. 3’ündeki tutulma uzun yolculuk fırsatı getiriyor. Venüs ev dekorasyonu için ideal. 18’inde önemli haberler geliyor. 20’sinde netlik sağlanıyor. 30’unda aşk filizleniyor.

Kova (20 Ocak–18 Şubat)

Merkür retrosu finansal dikkat gerektiriyor. Mars harcama isteğini artırıyor. 3’ündeki tutulma borç kapatma fırsatı sunuyor. Venüs romantizmi canlandırıyor. 18’inde yeni gelir akışı doğuyor. 20’sinde seyahat fırsatları artıyor. 30’unda ev projeleri için ideal.

Balık (19 Şubat–20 Mart)

Güneş ve Mars burcunuzda, cesaret veriyor. Merkür retrosu dikkat gerektiriyor. 3’ünde ilişki sona erebilir. Venüs finansal iyileşme sağlıyor. 18’inde görünümünüzü yenileyin. 20’sinde ifade özgürlüğü artıyor. 30’unda romantik seyahatler mümkün.

#KoçBurcu #BoğaBurcu #İkizlerBurcu #YengeçBurcu #AslanBurcu #BaşakBurcu #TeraziBurcu #AkrepBurcu #YayBurcu #OğlakBurcu #KovaBurcu #BalıkBurcu #MartAstroloji #AstroTrend #PauseAstro

“Müzik yapmak için yapay zekâya ihtiyaç duyanlar müzik yapmasın.”

Türk pop müziğinin güçlü sesi Rober Hatemo, 29 yıllık kariyerinde samimiyetini ve sahne performansındaki canlılığını hiç kaybetmedi. Pause Dergi için gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Hatemo, dijital çağda müziğin dönüşümünü, “Full Live Project” fikrinin doğuşunu ve sahneye olan tutkusunu içtenlikle anlattı.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Rober Hatemo

“Full Live Project” fikri nasıl doğdu? 

Herşeyin dijital ve gürültülü olmasından ve ben gibi insanların biraz kafa dinleyeceklerini düşündüğümden dolayı böyle bir sound yapıp, enstrümnları ve sesimi en organik şekilde duyurmak istedim. Bütün bunlar bir araya geldiğinde “Full live” adını verdiğim proje doğdu. Piyasada yapay zeka ile yapılan şarkılarında listelere girmesinde bunun bir katkısı var şüphesiz. Müzik yapmak için de yapay zekaya ihtiyaç duyanlarda müzik yapmasın diye düşünüyorum. İyi beste, doğru yazılmış sözler, iyi ve temiz bir vokal, üstat müzisyenlerle bir araya geldiğinde yapılan şarkıların dinleyicide çok çabuk karşılığı olduğunu da bu ilk şarkım olan “Umudum Kalmadı”dan görebiliyorum.

Eminönü meydanında halkın arasında çekilen klip, sizin için ne ifade ediyor? 

Aslında benim için çok önemli bir konu bu. Benim 29 senelik sanat hayatımda çıkardığımşarkılar halk tarafından hep beğeniyle karşılanmış ve beni bu günlere taşımıştır. Ancak ben bazı nedenlerden dolayı bu şarkıları halka söyleyecek konser organizasyonlarında pek bulunamadım. Bu şarkıyı Eminönü meydanında halkın içinde söylememin sebebi de bir yerde onlara olan minnettarlığımın bir göstergesi, bir teşekkür olarak yorumlayabiliriz.

 90’lardan bugüne müzikteki değişimi nasıl gözlemlediniz? 

Benim çıkışım 1997 yılında “Esmer” ile oldu, bakarsanız o şarkıda bile perküsyonlar, bağlamalar hep canlı enstrümanlar kullanılmıştır. Bende bir değişiklik olmadı aslında, zaman zaman trende uyup yaptığım şarkıların dışında. Kendimde bir Rober Hatemo tarzı oturttum. Bunda en büyük etkenlerden biri de çok sahne almam ve sahne de enstrümanlar eşliğinde canlı performans sergilemem. Hiç playback yapmadım. Hep samimi ve hep gerçek oldum. 29 yılda o kadar çok çıkış yapan kaybolan solist gördüm ki saysam liste uzar gider. İşte 90’lardan bu yana hep değişen bir müzik akımı olmasına rağmen hala kalıcı olmamın en büyük nedenlerinden biri bu. Şimdi de çok revaçta olan milyon milyon dinlenen yeni isimleri görüyoruz. Ama çoğu beş sene sonra olmayacaklar. Çünkü hepsi akıyorken küpü doldurmak peşinde, onlarda biliyorlar yirmi sene sonra hatırlanmayacaklarını o yüzden kalıcı bir eser bırakmak peşinde değiller maalesef.

Rober Hatemo

“Damar şarkılar” sizin için neden bu kadar özel? 

Damar şarkılar herkes için çok özeldir çünkü onlarda yaşanmışlık vardır. Ben gerçek hayatımda bu duyguları çok sık yaşayan ama belli etmeyen bir insanım. Bu şarkıları icra ederken adeta bende aynı duyguları yaşıyorum ve bu yüzden dinleyiciye geçirebiliyorum diye düşünüyorum. O şarkılar yazan, besteleyen kadar beni anlatıyor. Çünkü o şarkıyı dinlediğimde “evet bu beni anlatıyor ve ben bunu çek güzel okurum” diyorum.

Günlük hayatınızda sizi en çok besleyen şey ne: şehir, insanlar, yalnızlık, yoksa sahne? 

İlk sıraya sahneyi koyabilirim, orası takdir edildiğiniz ve tanıdığınız tanımadığınız insanların size sevgisini gösterdiği yer. Sahnedeyken ben benim, ikinci sıraya tabii ki insanları koyacağız, çünkü o sizi takdir eden, alkışlayan insanlar olmazsa yaptığınız işin sadece para kazandırmasının hiçbir değeri yok. Ve üç “Yalnızlık”, yalnız kalmayı seviyorum. Günün sonunda insan kafa dinlemeyi arzuluyor ama Şehir hayatı çok yorucu, kalabalık, trafik işte bunlar beni çok yoruyor. Sık sık İstanbul dışına kaçmam da bu yüzden.

“Full Live Project” sonrası hayalinizdeki işbirliği veya sahne neresi? 

Bu projenin devamına Riyad’da Mohammed Abdo Arena’da dev bir orkestra ile kendi şarkılarımı seslendirmek en büyük hayalim.

Dijital çağda müzikle dinleyici arasındaki bağ sizce nasıl değişti? 

Televizyon gitti, müzik kanalları gitti, müzik & eğlence programları gitti, vj’ler gitti. Aracısız kendi öngörüleri ile insanlar kendi beğendiği müzikleri kendi arayıp bulmak zorunda kaldılar. En büyük yararı dünya’da neler olup bitiyor, müzik adına neler yaşanıyor daha çabuk ulaşabiliyoruz.

Rober Hatemo

Eğer müzik yapmasaydınız, hangi mesleği seçerdiniz? 

Çok da düşünmeden cevap vereceğim, zaten baba mesleğim olan kuyumcu zanaatlkarlığını yapardım. Uzun yıllar babamın yanında yaptığım bir işti zaten ama müzik sevdam çok ağır bastığı için o mesleğe yıllar önce veda etmiştim.

Sahneye çıkmadan önce uğurlu bir ritüeliniz var mı? 

Genelde nefes eksersizleri yaparım ama hazırlanıp sahneye çıkmadan önce mutlaka dua ederim. Yakınımda sevdiğim birisi varsa da onu öperim genelde.

Dinleyicilerinizin sizi en çok hangi yönünüzle hatırlamasını istersiniz? 

İyi bir şarkıcı olarak hatırlasınlar yeter çünkü şarkı söylemeyi çok seviyorum ve son nefesime kadar da şarkı söyleyeceğim.

#PauseDergi #RoberHatemo #FullLiveProject #UmudumKalmadı #TürkPopMüziği #CanlıPerformans #Samimiyet #DamarŞarkılar #MüzikVeDuygu #EminönüKlip #29YıllıkKariyer #SahneTutkusu #MüzikVeHayat #MüzikRöportajı #KalıcıEserler #TürkMüzikSahnesi #Ahu Çağdaş

Tan Taşçı’dan aşka ikinci şans!

Hürriyet yazarı Mehmet Üstündağ, TV8’de yayınlanan “Gel Konuşalım” programında ünlü sanatçı Tan Taşçı’nın, altı ay önce ayrıldığı dans hocası sevgilisi Daria Dasha Nozdria ile barıştığını açıkladı. İki yıldır Bodrum’da birlikte yaşayan çiftin ayrılığı kısa sürerken, Üstündağ’ın iddiasına göre ikili yeniden bir araya gelerek ilişkilerine devam etme kararı aldı.

Sevilen sanatçı Tan Taşçı cephesinde yüzleri güldüren bir gelişme var…
Taşçı’nın iki yıldır birlikte olduğu ancak bir süre önce yollarını ayırdığı sevgilisi Daria ile yeniden barıştığını öğrendim. Çift bir süredir ayrıydı ama ilişkilerine bir şans daha verme kararı almışlar.
Daria Nozdria, Yalıkavak Cimnastik Kulübü sporcularından biri. Aynı zamanda dansçı kimliğiyle de biliniyor.
Bodrum’da birlikte yaşayan çift, ilişkilerini gözlerden uzak sürdürüyor. Anlaşılan o ki bu kez daha temkinli ama daha güçlü bir başlangıç yapmışlar. Tan Taşçı cephesinde aşk yeniden gündemde diyebiliriz.

#TanTaşçı #DariaNozdria #AşkYeniden #MagazinHaberi #GelKonuşalım #Tv8 #MehmetÜstündağ #Bodrum #ÜnlülerDünyası #AşkaİkinciŞans

“Mesai”de Meze Yolculuğu Ateşten Çıkan Güçlü Tatlarla Zenginleşiyor

Geleneksel ocakbaşı kültürünü modern şehir hayatının temposuyla buluşturan Mesai, İstanbul’un gastronomi sahnesine yeni bir soluk getiriyor. Ateş merkezli mutfağıyla kebabı başrole taşıyan restoran, samimi ve sade bir anlayışla hazırlanan tabaklarıyla paylaşım kültürünü öne çıkarıyor.

Mesai’nin mutfağında ateş yalnızca bir pişirme yöntemi değil; lezzetin karakterini belirleyen temel unsur. Mevsiminde özenle seçilen ürünler, ustalıkla işlenerek rafine dokunuşlarla buluşuyor. Ortaya çıkan her kebap, gelenekten aldığı gücü modern gastronomi yaklaşımıyla harmanlıyor.

Mesai, İstanbul

 Mezeler ve kebaplar başrolde

Mesai’de kebap yalnızca bir ana yemek değil; sofranın merkezinde konumlanan bir deneyim. Meze kültürüyle başlayan yolculuk, ara sıcaklarla zenginleşiyor. Atom, Trüflü Biber Borani, Mutabbel ve Müdür damak çatlatan mezeler arasında yer alıyor. Yaprak Ciğer, Atom Kokoreç, Çıtır Mantı ve Pastırmalı Humus ise özel gastronomi dokunuşlarıyla dikkat çekiyor.

Ana yemeklerde Mesai Kebap, Ali Nazik ve Kuzu Şiş öne çıkarken; Havuç Dilim Baklava, Ekmek Kadayıfı ve Çıtır Kabak gibi geleneksel tatlılar bu lezzet yolculuğunu tamamlıyor. Mesai, Türk mutfağının özünü korurken şehirli ve çağdaş bir yorumla kebabı yeniden tanımlıyor.

Mesai, İstanbul

 İstanbul’un ruhu Mesai’de

Topkapı Sarayı’ndan Ayasofya’ya, Taşkışla’dan Kız Kulesi’ne… İstanbul’un tüm ihtişamı Mesai’de hayat buluyor. Gün batımında gökyüzünün altın tonlarına karşı başlayan keyifli saatler, lezzetli yemeklerle ayrıcalıklı bir ambiyansa dönüşüyor.

Cam tavanın gökyüzüyle kurduğu görsel bağ, şık aydınlatmalar, ihtişamlı bar ve zarif detaylarla birleşerek konuklara ferah ve davetkâr bir atmosfer sunuyor. Mesai, zarif tasarımı ve enerjik ambiyansıyla İstanbul’un gastronomi sahnesinde öne çıkıyor.

Mesai, İstanbul

Adres: İnönü Cad. No:26 Gümüşsuyu

Bilgi: 0532 056 37 24

 #Mesai #İstanbulLezzetleri #Kebap #MezeKültürü #Gastronomi #Magazin #LezzetYolculuğu #ÜnlülerinTercihi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Melikjoy’dan Sevgililer Günü Öncesi “AŞK”

Modern müziğin çok yönlü ismi Melikjoy, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni teklisi “AŞK” ile dinleyicilerle buluştu. 13 Şubat’ta yayınlanan şarkı, sanatçının eşsiz vokali ve virtüöz kimliğini ortaya koyduğu solo keman performansıyla yılın en romantik eserlerinden biri olmaya aday.

Şarkının düzenlemesi ve yaylı orkestrasyonu Erhan Bayrak imzası taşırken, gitarlarda Selahattin Güzelel, yaylılarda İstanbul Strings yer aldı. Mix ve mastering işlemleri Özgür Yurtoğlu tarafından tamamlandı. Epik klibin yönetmenliğini Mustafa Özen üstlenirken, yapımcılığını Ozan Karabağ, görüntü yönetmenliğini ise Anıl Kılınç gerçekleştirdi.

Melikjoy’un yeni teklisi “AŞK”, Sirius Music Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda ve klibiyle YouTube’da yayında.

#Melikjoy #AŞK #YeniSingle #SevgililerGünü #RomantikŞarkı #SiriusMusic #Müzik2026 #SoloKeman #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Bir Kuş Uçar” Yayında

Türk müziğinin özgün isimlerinden Cem Adrian, yeni şarkısı “Bir Kuş Uçar” ile dinleyicilerle buluşuyor. Sanatçının söz, beste ve düzenlemesini kendisinin yaptığı şarkı, tüm dijital platformlarda yayınlanacak.

Merakla beklenen dizilerden “Aynı Yağmur Altında” için özel olarak hazırlanan eser, Cem Adrian’ın kariyerindeki ilk dizi müziği olma özelliğini taşıyor. Şarkı, dizinin atmosferine eşlik ederken Adrian’ın kendine has müzikal dünyasını da izleyiciye sunacak.

#CemAdrian #BirKuşUçar #YeniŞarkı #AynıYağmurAltında #DiziMüziği #Müzik2026 #DijitalYayın #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Art Rooms’da Kıbrıs’ın Gündelik Katmanları

Fotoğraf sanatçısı Yusuf Sevinçli’nin Kıbrıs’ta ürettiği yeni serisi “REPUBLIC”, Girne’nin çağdaş sanat galerisi Art Rooms’da sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçının 2020–2025 yılları arasında adaya yaptığı ziyaretlerde şekillenen ve yaklaşık 70 fotoğraftan oluşan seçki, Kıbrıs’ın gündelik hayatına sinmiş katmanları görünür kılıyor.

Sevinçli’nin büyük format analog üretimle hazırladığı sergi, adayı doğrudan tarif etmek yerine içselleştirilmiş bir yakınlık duygusu yaratıyor. Fotoğraflar, olaylardan çok mekânlara, ışığa ve ayrıntılara odaklanarak izleyiciyi sakin bir izleme deneyimine davet ediyor.

“REPUBLIC” sergisi, Oya Silbery’nin direktörlüğünde 26 Şubat – 14 Nisan 2026 tarihleri arasında, pazar hariç her gün 13.30–20.30 saatleri arasında Art Rooms’da ziyaret edilebilecek. Sergi kitabı ise ARUCAD Press tarafından yayıma hazırlanıyor.

#YusufSevinçli #RepublicSergisi #ArtRoomsGirne #ÇağdaşSanat #FotoğrafSanatı #KıbrısSanat #AnalogFotoğraf #SanatSergisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Lazer İşlemeli Motor Kaputuyla Bir İlk

Rolls-Royce Motor Cars, beş yıllık geliştirme sürecinin ardından Phantom Arabesque modelini tanıttı. Orta Doğu’nun kültürel mirasından ilham alan bu özel üretim otomobil, markanın tarihinde motor kaputu tamamen lazerle işlenen ilk model olarak öne çıkıyor. Tasarımda, geleneksel Arap mimarisindeki Maşrabiya desenleri çağdaş bir yorumla hayat buluyor.

Phantom Arabesque, Diamond

Dubai’deki Rolls-Royce Private Office tarafından hazırlanan Phantom Arabesque, Diamond Black ve Silver tonlarında iki renkli gövde tasarımıyla sunuluyor. Lazer işleme tekniğiyle motor kaputuna entegre edilen desenler, ışıkla birlikte üç boyutlu bir yüzey etkisi yaratıyor. İç mekânda ise Blackwood ve Bolivar ahşap kakma detayları, Maşrabiya motifleri ve zarif deri kaplamalar dikkat çekiyor.

Phantom Arabesque, Diamond

Rolls-Royce Exterior Surface Centre Genel Müdürü Tobias Sicheneder, “Patentli bu süreci hayata geçirmek yıllar süren deney ve denemeleri gerektirdi. Phantom Arabesque, gelecekte müşterilere bambaşka yaratıcı imkanlar sunacak bu tekniğin ilk uygulaması olarak öne çıkıyor” dedi.

Phantom Arabesque, Diamond

Phantom Arabesque, Orta Doğu’daki özel bir müşteri için üretildi ve koleksiyonundaki prestijli yerini aldı.

Phantom Arabesque, Diamond

#RollsRoyce #PhantomArabesque #Bespoke #LuxuryCars #OtomobilSanatı #Lazerİşleme #OtomotivTeknolojisi #OrtaDoğuMimarisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mustafa Özbakır’dan Kabukların Ardında Bir Yolculuk

Kun Art Space, Çukurova bölgesinde sanatçıları ve sanatseverleri buluşturmaya devam ediyor. Bu kez çağdaş sanat galerisi, Mustafa Özbakır’ın kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

“Kabuklarımla Bir Meyve Miyim Yara mı” başlıklı sergi, sanatçının resimlerinde tanıdık yüzleri, ezberlenmiş dizeleri ve unutulmuş anları yeniden hatırlatıyor. Özbakır’ın kendisine yönelttiği sorular, izleyiciyi de içine çekerek hüzünlü bir yolculuğa davet ediyor.

Sergiye özel olarak Cem Adrian’ın bestelediği “Yara” adlı şarkı, eserlerle birlikte mekânda yankılanarak izleyicinin deneyimini derinleştiriyor.

Nazlı Pektaş’ın kaleme aldığı sergi metni eşliğinde açılan bu kişisel sergi, 28 Şubat’a kadar Pazar günleri hariç her gün 12:00 – 18:00 saatleri arasında Adana’daki Kun Art Space’te görülebilir.

#MustafaÖzbakır #KabuklarımlaBirMeyveMiyimYaraMı #KunArtSpace #AdanaSanat #ÇağdaşSanat #CemAdrian #SanatSergisi #ÇukurovaSanat #pausedergi #pausetv #pausejournal #hanedancity #pausesağlık #pausesanat #pauseturizm