Yazılar

İdeal kilo kaybı haftada 0.5-1 kg olmalı!

Yaz mevsimi sadece doğanın değil, bedenimizin de canlandığı bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. İnce askılı elbiseler, rahat tişörtler ve plaj kıyafetleri derken yaz aylarıyla birlikte pek çok kişi fit görünme isteğiyle kilo verme arayışına giriyor. Fazla kilolardan kurtulmak için sağlıklı diyet ve düzenli egzersiz başta olmak üzere yaşam alışkanlıklarında bazı iyileştirmeler yapmak gerektiği aşikar. Peki mevsimsel bazı etkenlerin de kilo verme sürecini kolaylaştırdığını ve ideal kiloya ulaşmanıza destek sağladığını biliyor muydunuz? Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “İşin güzel yanı, yaz mevsimi zaten kilo vermeyi kolaylaştıran doğal avantajlarla doludur. Bu dönemde metabolizma üzerinde olumlu etkiler yaratacak birçok doğal değişim yaşanır. Ancak bu değişimleri doğru yönetmek, sağlıklı ve sürdürülebilir kilo kaybı için kritik öneme sahiptir. Yeter ki bu süreci doğru yönetmeyi bilelim. Bunu aceleye getirmeden, bedeninin ritmine saygı duyarak ve sürdürülebilir alışkanlıklarla gerçekleştirmek, bizi yalnızca fit bir görünüme değil, güçlü ve sağlıklı bir bedene de kavuşturur” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik yazın sağlıklı kilo vermeyi kolaylaştıran 6 etkeni anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik

  • Günlerin uzaması

Günlerin uzaması ve güneşli havalar, fiziksel aktiviteye daha çok zaman ayırmamıza olanak tanır. Sabah yürüyüşleri, akşam üstü bisiklet turları ya da sahil kenarında yapılan hafif egzersizler, metabolizmayı hızlandırır ve yağ yakımını destekler. Ayrıca harekete geçen beden yalnızca kilo vermez; aynı zamanda mutluluk hormonlarını da artırır.

  • Su tüketiminin artması

Yazın su tüketiminin artması kilo kaybının en güçlü destekçisidir. Hücresel çalışmaları destekler ve yağ yakımını kolaylaştırır. Yaz mevsiminde  sıcak hava ve daha hareketli bir yaşam temposuyla birlikte terlemenin artması susama hissinin daha yoğun hissedilmesini ve daha fazla su içilmesini beraberinde getirir. Günde en az 2-2.5 litre su tüketmek, hem iştah kontrolüne yardımcı olur hem de vücudun detoks sürecini destekler ve sindirimi kolaylaştırır.  Suyu limon, nane veya salatalıkla aromalandırmak ise antioksidan kapasitesini artırarak ödem atmayı da kolaylaştırır.

  • Hafif ve serinleten besinlere yönelmek

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “Kışın ağır ve yağlı yiyecekleri tercih ederken, yazın mevsim sebzeleri ve taze meyveler ön plana çıkar. Renkli salatalar, yoğurtlu mezeler ve zeytinyağlı sebzeler hem tok tutar hem de düşük kalorili seçeneklerdir. Ölçülü tüketime dikkat ederek hafif ve serinleten besinlerin kilo verme sürecinde sağladığı avantajlardan faydalanabilirsiniz” diyor.

  • Doğal ve mevsiminde beslenme

Yaz, doğanın bize sunduğu en zengin mevsimlerden biridir. Karpuz, çilek, domates, salatalık, semizotu gibi antioksidanlarla dolu birçok besin hem bağışıklığı güçlendirir hem de kilo kontrolünü destekler. Yazın aç kalmak yerine düzenli ve dengeli öğünler tercih  edin. Mevsim ürünleriyle renkli tabaklar oluşturun.

  • Azalan iştah

Yazın metabolizma kışa göre çok daha farklı çalışmaz; ancak yaz mevsimi, metabolizmanın daha verimli çalışmasını kolaylaştıracak pek çok fırsat sunar. Sıcak havalarda vücut daha hafif yemeklere yönelir. Bu da porsiyon kontrolünü kolaylaştırır. Küçük ama dengeli öğünlerle gün içinde enerjik kalmak mümkün olur. Yaz sebzeleri ve meyveleriyle liften zengin, düşük kalorili ama doyurucu beslenme imkanı artar.

  • Tatil motivasyonu

Yaz ayları aynı zamanda hedef koyma mevsimidir. Tatil planları, plaj günleri ve gardıroptaki yazlık kıyafetler, bireyleri daha fazla motive eder. Bu da düzenli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi kolaylaştırır. Vücut sıcaklığının dış ortamla daha uyumlu olması sindirim sistemi üzerinde olumlu etki yapar. Ayrıca daha fazla hareket etme isteği de (yürüyüşler, yüzme, açık hava aktiviteleri) günlük enerji harcamasını artırır.

Kilo verme amacıyla bu hatalara düşmeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “Yazın sık yapılan hatalardan biri, kısa sürede hızlı kilo verme arzusudur. Şok diyetler, öğün atlamalar, aşırı sıvı kısıtlamaları kısa vadeli sonuçlar verse de uzun vadede metabolizmayı yavaşlatır, kişiyi psikolojik olarak yorar. Sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı; haftada ortalama 0.5 – 1 kg civarında olmalıdır. Bu, metabolizmayı yormaz, kas kaybını önler ve yağdan kaybı destekler. Bireye özel hazırlanan dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı, ideal kilo kaybının anahtarıdır. Uyku düzeni ve stres yönetimi de, kilo kaybını doğrudan etkiler. Unutmayın, önemli olan zayıflamak değil, sağlıklı ve kalıcı şekilde hafiflemektir” diyor.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor

Süleyman Çapar’dan yeni tekli “SON SABAH”

“Mecnun”, “Saklı” ve “Şehir” gibi şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan  müzisyen Süleyman Çapar, yeni single’ı SON SABAH” ile müzik dünyasındaki yolculuğuna güçlü bir adım daha ekliyor.

Söz ve müziği Süleyman Çapar’a ait olan bu özel şarkının prodüktör koltuğunda ise Alaz Dedeoğlu oturuyor. Alternatif melodiler barındıran “SON SABAH”, dinleyicisini derin bir duygusal yolculuğa davet ediyor. Duygusu yüksek, içten ve etkileyici yapısıyla dinleyenlerin kalbine dokunmayı hedefleyen şarkı, etkileyici atmosferiyle uzun süre hafızalarda yer edecek görünüyor.

KYMCO ilk 100 adetlik ön seri üretim tamamlandı

Doğan Trend, yerli üretim hedefi doğrultusunda önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Şirketin İzmir Kemalpaşa’daki KYMCO üretim fabrikasında, Skytown 125 modelinin ilk 100 adetlik ön seri üretimi başarıyla ve hatasız bir şekilde tamamlandı.

Kymco’nun Skytown 125 modeli, Kymco’nun İzmir Kemalpaşa’daki fabrikasında üretilmeye başlandı. İlk 100 adetlik ön seri üretim, eksiksiz ve hatasız şekilde tamamlanarak önemli bir teknik ve operasyonel başarıya imza atıldı.

Başar Başarır “Fukaranın Ahı”

Mizahı zekâyla, gündelik olanı edebi derinlikle harmanlayan Başar Başarır’ın yeni kitabı Fukaranın Ahı – Şahane Atasözleri Defterim okurlarla buluştu! Başarır’ın yıllar içinde biriktirdiği ve özenle damıttığı atasözlerini bir araya getirdiği bu kişisel derlemede ince bir mizah, yaratıcı yorumlar ve bolca hikâye yer alıyor. Her sözün ardında bir anı, her sayfada küçük bir sürpriz saklayan; bir başka sayfada koca bir klişeyi yerle bir eden Fukaranın Ahı’nda kimi söz güldürüyor, kimisi ise sorgulatıyor.

Azka Otel’de Bayram Coşkusu: Hande Dönmez’den Unutulmaz Performans

Bodrum’un gözde turistik otellerinden Azka Otel, yeni turizm sezonuna iddialı bir başlangıç yaptı. Kurban Bayramı tatilinin de etkisiyle oteldeki doluluk oranı yüzde yüze yaklaşırken, misafirler için düzenlenen özel etkinlikler de hız kesmeden devam ediyor.

Azka Otel’in geleneksel hale gelen canlı müzik etkinlikleri kapsamında dün akşam, sevilen sanatçı Hande Dönmez sahne aldı. Güçlü sesi ve sahne performansıyla konuklara unutulmaz bir gece yaşatan Dönmez, repertuvarıyla büyük beğeni topladı. Yaz sezonu boyunca birbirinden ünlü isimleri ağırlamaya devam edeceklerini belirtti.

Acqua Di Parma’dan yeni koleksiyonuna özel davet

Acqua di Parma, yeni Blu Mediterraneo La Riserva koleksiyonunu gerçekleşen özel bir davetle tanıttı. Acqua Di Parma Türkiye distribütörleri Birgül Ulucan Öztürk ve Gamze Ulucan’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, sanat, moda ve cemiyet dünyasından seçkin isimleri bir araya getirdi. İtalya’nın büyüleyici doğası ve zarafetinden ilhamla hazırlanan koleksiyon ve etkinlik davetlilere unutulmaz bir Akdeniz yolculuğu yaşattı. Aralarında Acqua Di Parma Avrupa ve Afrika Bölgesi İhracat Uzmanı Oumayma El Aouni’de davete katıldı.

 

Sıcak hava ve vücutta sıvı kaybına dikkat!

Bacaklarda ağrı veya yanma hissi, özellikle gün sonunda artan yorgunluk, gece krampları, genellikle ayak bileklerinde şişlik, varisli damarlar üzerinde kaşıntı… Bu şikayetler ülkemizde her 5 kişiden 1’inde görülen ve yaşam kalitesini düşürecek şiddete ulaşabilen varis hastalığının tipik belirtilerini oluşturuyor. Varis hastalığı, toplardamarların genişleyip kıvrımlı hale gelmesiyle ortaya çıkan ve zamanla ilerleyebilen kronik bir damar problemi olarak tanımlanıyor. En sık bacaklarda görülen varisin yol açtığı şikayetler ise yaz aylarında artıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, sıcak havanın damarların genişlemesine neden olduğuna ve bu tablonun da damar içindeki basıncı artırarak yakınmaları tetiklediğine dikkat çekerek, “Ayrıca yaz aylarında artan terleme ve sıvı kaybı kanın yoğunlaşmasına yol açarak kan dolaşımını zorlaştırmaktadır. Ayakta uzun süre kalma, özellikle tatil döneminde uzun süreli yürüyüşler ve yine uzun süreli ayakta beklemeler de bacaklardaki yükü artırmaktadır. Uçak ve uzun araç yolculukları da kan dolaşımını yavaşlatırken ödem riskini yükseltmektedir. Tüm bunlar yaz aylarında varisin neden olduğu sorunları artırmaktadır” diyor.

Doç. Dr. Ahmet Arnaz

Doç. Dr. Ahmet Arnaz

Yakınmalar kontrol altına alınabiliyor!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis çoraplarının damarlar üzerindeki basıncı dengeleyerek kanın kalbe dönüşünü kolaylaştıran, tedaviye yardımcı önemli bir araç olduğunu belirterek, “Ancak yaz aylarında sıcak havalarda çorap giymek çoğu hasta için rahatsız edici olabilmektedir. Dolayısıyla çorap kullanımı mümkün değilse, dolaşımı destekleyen yaşam tarzı önlemleriyle şikayetlerin kontrol altına alınması mümkündür. Ancak bu öneriler, çorabın yerini birebir tutmaz; sorunların arttığı durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Zira, varis sadece gözle görülen estetik bir problem olarak algılansa da toplardamar yetmezliği nedeniyle oluşmaktadır. Dolayısıyla tedavisinde gecikildiğinde toplardamarda enfeksiyona hatta akciğerlerde pıhtı oluşumu nedeniyle yaşamsal risk taşıyan tabloların oluşmasına yol açabilmektedir” diye konuşuyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis sorunu olan hastaların yaz mevsiminde dikkat etmeleri gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Güneş ışınlarından kaçının

Güneşlenmek, özellikle doğrudan güneş ışığına maruz kalan bacaklarda damarları genişleterek kanın göllenmesini artırıyor. Bu nedenle, özellikle öğle saatlerinde güneş ışınlarından korunmak gerekiyor.

Bacaklarınıza soğuk su tutun

Sabah ve akşam bacaklara soğuk su tutmak damarların büzüşmesini sağlıyor ve şikayetleri azaltıyor.

 Bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin

Günde birkaç kez, 15-20 dakika boyunca bacakları kalp seviyesinden yukarıda tutmak, damarların dolaşımını destekliyor.

Varis çorabı kullanın

Günlük aktiviteler sırasında veya seyahat ederken doktor önerisiyle varis çorabı kullanmak şikayetleri azaltıyor.

Hareketsiz kalmayın, kısa yürüyüşler yapın

Uzun süre oturmak veya ayakta durmak yerine, düzenli aralıklarla kısa yürüyüşler yapmak, bacakların kas pompasını aktive ediyor.

Serin ortamlarda bulunmaya çalışın

Klima bulunan alanlarda dinlenmek veya dışarı çıkarken serin saatleri tercih etmek, çorapsız geçen günleri daha rahatlatıcı kılıyor.

Bol bol yüzün

Düzenli yüzmek hem kan dolaşımını destekliyor hem de bacakları serin tutarak kan dolaşımına doğal bir basınç etkisi sağlıyor.

Günde en az 2 litre su için

Su tüketimi kanın akışkanlığını koruması nedeniyle damar sağlığı için kritik bir önem taşıyor. Dolayısıyla her gün en az 2 litre su içmeyi alışkanlık edinmek gerekiyor.

Bol kıyafetleri tercih edin

Dar kıyafetler, özellikle de karın bölgesine baskı yapanlar, bacaklardan kalbe dönen kan dolaşımını önleyerek bacak toplardamarında kanın daha fazla göllenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle bol kıyafetleri tercih etmek önem taşıyor.

Doktor önerisiyle bunları kullanın

Doktor önerisiyle kullanılabilecek olan bazı toplardamar güçlendirici kremler ve spreyler, geçici de olsa rahatlama sağlayabiliyor.

#pausesaglik @pausesaglik #pausesağlık

Hızla kilo vermek için aç kalmayın!

Tüm yıl özlemle beklediğimiz yaz mevsimi kapımızı çalarken, hemen hepimizi zayıflama telaşı sardı. Ancak bazılarımız beslenmelerine biraz dikkat ederek hızla kilo verirken, bazılarımız ise kalori hesabı yapsalar bile ideal kilolarına kavuşmakta güçlük çekebiliyorlar. Kulağa hiç adil gelmeyen bu sorun metabolizmanın yavaş çalışmasından kaynaklanıyor olabilir! İlerleyen yaş, genetik özellikler ve kadın olmak gibi unsurlar metabolizma hızını olumsuz etkileyen etmenlerin başında gelseler de sıkça yapılan hatalı alışkanlıklar da bu tablodan sorumlu oluyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, metabolizma hızının nasıl beslendiğiniz, ne kadar hareket ettiğiniz ve yaşam tarzınızla doğrudan ilgili olduğunu belirterek, “Vücudumuzun aldığı besinleri enerjiye dönüştürme ve bu enerjiyi kalori olarak yakma kapasitesine ‘metabolizma hızı’ deniyor.  Araştırmalar, düşük bazal metabolizma hızına sahip bireylerin kilo alım riskinin otomatik olarak artmadığını, bunun yerine günlük yaşam tercihleriyle bu durumun dengelendiğini gösteriyor. Dolayısıyla doğru stratejilerle, düşük bazal metabolizma hızının etkilerini dengelemeniz ve kilo kontrolünü sağlamanız mümkün” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, metabolizmanın sağlıklı işleyişi için sadece alınan kalorilere değil, vücudun bu enerjiyi nasıl kullandığına da dikkat etmek gerektiğini vurgulayarak, “Yeterli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve uyku düzenine özen göstermek, metabolizmayı destekleyen en temel üç stratejidir” bilgisini veriyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, metabolizmanızı hızlandırmanın 12 kuralını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç

Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç

Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın

Güne kahvaltı yaparak başlamak, gece boyunca yavaşlayan metabolizmayı hızlandırıyor. Ayrıca düzenli kahvaltı alışkanlığı kardiyometabolik sağlığı, yani kalp sağlığını olumlu yönde etkileyerek obezite, tip 2 diyabet ve hipertansiyon riskini de azaltabiliyor.

Uzun süre aç kalmayın

Uzun süre aç kalmak, vücudu enerji koruma moduna sokarak metabolizmayı yavaşlatabiliyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, kan şekerinin dengede kalması için ana öğünler arasında sağlıklı ara öğünler tüketmeniz gerektiğine işaret ederek, “Düzenli ve gündüz saatlerinde yapılan öğünler metabolik ritme uyum sağlıyor, geç saatlerde tüketilen yemek ise yağ yakımını azaltabiliyor” diyor.

Her ana öğünde yeterli protein alın

Proteinlerin sindirimi daha fazla enerji gerektiriyor; bu durum da “termik etki” sayesinde metabolizmayı hızlandırıyor. Proteinler ayrıca tokluk süresini uzatarak aşırı yeme riskini azaltıyor. Sağlık probleminiz yoksa, her bir kilonuz için 1 gram protein almaya özen gösterin. Örneğin 70 kiloysanız günlük 70 gram  protein almanız gerekiyor.

Lifli besinleri ihmal etmeyin

Lifli gıdalar daha uzun süre tok tutuyor ve bağırsak hareketlerini artırıyor. Bu durum da dolaylı yoldan metabolizmayı destekliyor. Metabolizmanızı hızlandırmak için günlük 25–30 gram lif almaya özen gösterin.  Yeterli lif alımını 1 su bardağı haşlanmış mercimek, 1 adet armut, 1 avuç badem, 1 dilim tam buğday ekmeği veya 1 tabak brokoliyle ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Şok diyetlerden kaçının

Çok düşük kalorili diyetler vücudu koruma moduna geçirerek metabolizmanın yavaşlamasına neden olabiliyor. Ayrıca, uzun vadede kas kaybına yol açarak bazal metabolizma hızını yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, metabolizma hızının düşmemesi için yeterli ve dengeli beslenmenin son derece önemli olduğunu söylüyor.

Haftada en az 2 gün balık yiyin

Omega-3 yağ asitleri inflamasyonu azaltıyor ve yağ metabolizmasını destekliyor. Bunların yanı sıra tiroit hormonlarıyla etkileşime girerek metabolizma hızını artırabiliyor. Haftada en az 2 gün somon ve uskumru gibi yağlı balıklar veya her gün 1 tatlı kaşığı keten tohumu/2 tam ceviz tüketmeyi alışkanlık edinin.

Günde 2 fincan şekersiz yeşil çay için

Yeşil çay, kateşin adı verilen antioksidanlardan oldukça zengin. Kateşinler ve kafein birlikte çalışarak yağ oksidasyonunu ve enerji harcamasını artırıyor ve vücutta inflamasyonu azaltmak ve ağız mikrobiyotasını dengeleyerek metabolik sağlığı desteklemek için faydalı olabiliyor. Günde 2–3 fincan sıcak veya soğuk, şekersiz yeşil çay içebilirsiniz.

Yeterli su içtiğinizden emin olun

Bol su tüketimi metabolizmayı hızlandırıyor. Yetersiz su tüketimi ise metabolizmanın yavaşlamasına neden olabiliyor. Dolayısıyla her gün yeterli su içtiğinizden emin olun. Vücut ağırlığınızı 30-33 ml ile çarparak günlük su ihtiyacınızı hesaplayabilirsiniz. Örneğin, 70 kiloysanız (70 kg x 30-33 ml= 2100-2300 ml) günde 2100 – 2300 ml su içmeniz gerekiyor.

İşlenmiş gıdalardan uzak durun

İşlenmiş gıdalar sindirimi kolaylaştırdığı için metabolizmanın harcayacağı enerjiyi azaltıyor. Ayrıca kan şekerinde dalgalanmalara yol açarak yağ depolanmasına sebep olabiliyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, “Bu nedenle paketli ürünler, rafine şekerli atıştırmalıklar ve beyaz unlu ürünlerden uzak durun. Doğal, az işlenmiş, ev yapımı gıdaları tercih edin” diyor.

Filtre kahve veya Türk kahvesi tüketin

Kafein, merkezi sinir sistemini uyararak metabolizma hızını artırabiliyor. Ayrıca, yağ oksidasyonunu destekleyerek enerji harcamasını yükseltiyor. Günlük 2–3 fincan sade filtre kahve veya 1–2 fincan Türk kahvesi tüketmeniz metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor.

Metabolizmayı hızlandıran doğal güçler: Polifenoller, Kapsaisin ve Antioksidanlar

Beslenme ve Diyet Uzmanı Pınar Koç, metabolizmayı hızlandıran bazı besinleri şöyle özetliyor:

Ananas: İçerdiği bromelain enzimiyle sindirimi kolaylaştırıyor, ödemin atılmasına yardımcı oluyor ve lif içeriği sayesinde tokluk süresini uzatabiliyor. Günde 1 dilim (yaklaşık 100–150 gr) taze ananas tüketmeyi alışkanlık edinin.

Kırmızı meyveler: Antosiyanin ve polifenol içerikleriyle insülin duyarlılığını artırıyor, yağ metabolizmasını destekleyebiliyor. Günde 1 küçük kase (yaklaşık 100–150 gr) taze veya dondurulmuş olarak tüketmenizde fayda var.

Elma sirkesi: Tokluk süresini uzatabiliyor, kan şekeri ve insülin tepkisini düzenleyebiliyor. Mide rahatsızlığınız yoksa, yemekten önce 1 bardak suya 1 yemek kaşığı (15 ml) elma sirkesi ekleyebilirsiniz.

Acı biber (Kapsaisin): Kapsaisin, vücut sıcaklığını yükselterek geçici bir metabolizma artışı sağlıyor. Ayrıca iştahı azaltıcı etkisi de bulunuyor. Sağlık probleminiz yoksa, haftada 3 öğünde, yemeklere 1 çay kaşığı pul biber veya taze acı biber ekleyebilirsiniz.

Zencefil: Termojenik ve iştah dengeleyici etkisi var. Çay, yemek ya da yoğurtla günde 1 tatlı kaşığı kadar kullanabilirsiniz.

Turpgiller (Brokoli, Karnabahar, Brüksel Lahanası, Turp, Lahana vb.) Glukozinolat içeriğiyle detoksu destekliyor, ayrıca lif ve antioksidan sağlıyor. Ana öğünlerde 1 porsiyon (yaklaşık 1 su bardağı pişmiş) tüketebilirsiniz.

Düzenli egzersiz yapın, kaliteli uyuyun!

Direnç antrenmanları başta olmak üzere, düzenli yapılan fiziksel aktiviteler kas kütlesini artırarak bazal metabolizma hızını yükseltiyor. Zira, kas dokusu dinlenme halinde bile yağ dokusundan daha fazla enerji harcıyor. Bu nedenle, kas oranı yüksek bireylerde metabolizma daha hızlı çalışıyor. Yetersiz ve düzensiz uyku da açlık-tokluk sinyallerini düzenleyen hormonlarda bozulmalara yol açarak iştah artışına ve metabolik dengesizliklere neden olabiliyor. Düzenli ve kaliteli uyku ise hem hormonal dengeyi hem de metabolizma hızını olumlu yönde etkiliyor.

Mustafa Erol’dan akustik “Canım Sevgilim”

Çıkardığı akustik çalışmalarla kısa sürede büyük beğeni toplayan Mustafa Erol, Kayahan’ın “Allah’ım Neydi Günahım” ve Yıldız Tilbe’nin “Delikanlım” şarkılarının ardından bu kez yine akustik versiyonuyla daha önce Baha’nın seslendirdiği “Canım Sevgilim” şarkısını yorumladı.

Düzenlemelerini Ercan Bakalımoğlu’nun üstlendiği şarkıların klipleri İstanbul’da bir stüdyoda çekildi. Akustik çalışmalarına devam edecek olan Mustafa Erol, “Yakında yeni yapacağımız 4 şarkıyla da müzikseverlerin karşısında olacağım” dedi.

Emre Aydın’dan yine bir hit geliyor “Son yalancı”

Duygusal derinliği yüksek şarkıları ve kendine has anlatımıyla Türk rock müziğinin en güçlü temsilcilerinden Emre Aydın, yeni teklisi “Son Yalancı” ile geri dönüyor.

Uzun zamandır müzikseverler tarafından beklenen şarkı, Sony Music Türkiye etiketiyle yayında olacak. Söz ve bestesi Seçkin Türk’e, düzenlemesi Burak Bedirli’ye ait olan “Son Yalancı”; aşk, hayal kırıklığı ve kabulleniş temalarını yalın ama etkileyici bir dille ele alıyor. Emre Aydın’ın içten vokali ve parçanın güçlü rock altyapısı, dinleyicileri yine derinden etkilemeye aday. “Son Yalancı”, 6 Haziran’da tüm dijital platformlarda dinleyiciyle buluşurken, Kenan Haliloğlu yönetmenliğinde çekilen klibi de Emre Aydın youtube kanalında yayında olacak.