Yazılar

Güneşe koruyucu krem sürmeden çıkmayın!

Ağustos sıcağında güneş kendini daha fazla gösterirken, zararlı ışınlarına çok fazla maruz kalmak ciltte önemli hasarlara neden oluyor. Bu hasar; kızarıklık, yanık, kırışıklıklar ve hatta cilt kanseri gibi daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Her mevsimde ama özellikle yaz aylarında UV ışınlarına maruz kalmaktan kaçınmak ve güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Füsun Bilgin Karahallı, güneş ışınlarının olumlu ve olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.

Güneş ışığı; dalga boyuna ve karşılaştığı deri yüzeyinin özelliklerine göre deriden kısmen geri yansıyabilen, dokuda dağılabilen veya deri altına geçebilen fiziksel bir ajandır. Dünyaya gelen güneş enerjisinin yalnızca 2/3’ü atmosferden geçerek yeryüzüne ulaşabilir ve bunun da yalnızca %5’i UV enerjidir. Işığın deriyle temasındaki en önemli değişiklikler güneşin ultraviyole  (UV) ışımasına bağlı olarak gerçekleşir. Ozon tabakası UVB’nin de %70- 90’ını emer. 1980’lerde özellikle Antartika’nın üzerinde dikkati çeken ozon deliği dünyada geniş önlemler alınmasına yol açmıştır. 2015 yılının Eylül ayında yapılan ölçümlerde, ozon tabakasındaki deliğin 2000 yılına kıyasla 4 milyon kilometrekare küçüldüğü bildirilmiştir.

Dr. Füsun Bilgin Karahallı

Dr. Füsun Bilgin Karahallı

Güneş ışınları D vitamini sentezinde görev alıyor

Ultraviyole ışınlarının insan sağlığı ve deri üzerinde çok önemli etkileri bulunmaktadır. En önemlisi D vitamini sentezidir. Mart ve ekim ayları arası D vitamini açısından en etkili dönemdir. Bu aylarda özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saat 11:00 ve 15:00 arası D vitamini için en uygun saatlerdir. Ancak güneşin olumsuz etkilerini göz önüne alırsak, sadece 10 -15 dk. diz ve dirsek altı bölgelerinin güneşlendirilmesi yeterli olmaktadır.

Uzun süreli güneş hasarı ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor

Güneş ışınlarının olumsuz etkileri arasında güneş yanığı, cilt kuruluğu, dehidrasyon, cilt yaşlanması (kırışıklıklar, lekeler) ve cilt kanseri yer alır. Ayrıca bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi etkiler de görülebilir.

  • Fotokarsinogenez: DNA hasarı, onkogenlerin mutasyona uğraması ve tümoral gelişmeyi baskılayıcı genlerin baskılanması sonucu deri kanserleri oluşabilir.
  • Fotoyaşlanma: En erken bulgusu deride renk değişiklikleri (açık ya da kahverengi lekelenmeler), kırışıklıklar, deride kabalaşma, son aşamalara gelindiğinde deri atrofisi, elostoz denilen elastik liflerde anormalliklerdir.
  • İmmünsupresyon: Hücresel immünitede baskılanma olur.

Güneş hasarında etkili olan birçok faktör bulunuyor

  • Hastanın deri tipi (açık yada koyu olması)
  • UV birikici etkisi (uzun süreli maruz kalma)
  • UV yoğunluğu (en yoğun öğle saatleri)
  • Asfalt, kum, kar ile yansıma
  • Çocukluk çağı
  • Ekvatora yakınlık
  • Yüksek rakım

Güneşten en etkili şekilde nasıl korunmalıyız?

Gölgede durmak güneşten direk gelen UV’yi engellese de gökyüzünde dağılan UV’ye engel değildir. Pencereler UVB’yi etkili bir şekilde filtrelese de UVA’yı geçirir.

Giysiler güneşten korumada güneş kremlerine göre daha güvenilirdir. Derinin hangi bölgelerinin korunduğu açıkça görülebilir ve giysiler ıslanmadığı sürece zamanla koruma miktarı azalmaz. Güneş koruyucu kremler deriye ulaşan UV ışınlarını emen, yansıtan ajanlardır. Krem, jel, losyon, sprey şeklinde olabilir. SPF ile ifade edilen çeşitli derecelerde güneş koruma faktörleri içerirler. Etki mekanizmalarına göre inorganik (fiziksel) ve organik (kimyasal) güneş koruyucular olarak ikiye ayrılır.

  • Fiziksel güneş koruyucular deride bariyer oluşturup UV ışınlarını yansıtarak etki gösterirler. Çinko oksit, titanyum dioksit, demir oksit gibi maddeler içerirler.
  • Kimyasal güneş koruyucular, UV ışınlarını absorbe ederek etki gösterirler bu yüzden fotoallerjik reaksiyonlara neden olabilirler. PABA türevleri, sinnamad esterleri, salisilat esterleri, benzofenonlar bu gruptandır.

İyi bir güneş koruyucu geniş spektrumlu yani hem UVA hem de UVB ye karşı etkili olmalı, suya ve terlemeye dayanıklı olmalı, irritasyon yapmamalı, toksik olmamalı ve yeterli bir güneş koruma faktörüne (SPF’ye) sahip olmalıdır.

İspanyol lezzeti tapas Kuşadası’nda

DoubleTree by Hilton Kuşadası’nın en üst katında yer alan Tapas 12 | Rooftop Tapas Bar, İspanyol lezzetleri ile sizleri buluşturuyor.

Kuşadası’nın kalbinde yer alan Tapas 12 | Rooftop Tapas Bar’ın menüsünde somon, acılı karides, dana tartar gibi 12 enfes ekmek üstü tapas, Patatas bravas, deniz tarağı, ördek, kuzu ragu ya da limonlu tavuk, levrek gibi 12 sıcak tapas, ya da patates kroket, bamya, köy biberi kızartmaları, midye, panelenmiş patlıcan yer alıyor. İspanya’nın sembol içkisi Sangria ve zengin şarap ve bira menüsü mevcut.

Araştırma Sektörü %86 büyüdü !!!

TÜAD’ın Türkiye araştırma sektörü büyüklüğü raporuna göre araştırma sektörü 2023 Yılında %86 büyüdü.

  • Araştırma şirketlerinin araştırma yöntemine göre ciro dağılımları incelendiğinde, paneller ve kantitatif araştırmalar ön plana çıkıyor.
  • 2023 yılı için ciro dağılımında kantitatif araştırmaların oranı %44.9 iken, panellerin oranı %39.5, kalitatif araştırmaların ise %9.2 oldu.
  • 2018 yılından bu yana benzer seviyede devam eden panel araştırmalarının cirosu ,
  • 2022 yılında %45’in üzerine çıkmıştı, 2023 yılında daha önceki yıllarda sahip olduğu seviyeye geri döndü.
  • araştırma yöntemi kırılımında incelendiğinde, yüz yüze ve online/mobil araştırmalar başı çekiyor.
  • 2018 yılına kadar online/mobil araştırmalar payı yavaş bir şekilde artış gösterirken, pandeminin de etkisi ile 2019 ve 2020 yıllarında her yıl bir önceki yıla göre payını yaklaşık iki katına çıkardı.
  • Bu esnada yüz yüze araştırmaların payı 2020 yılında ciddi bir düşüş gösterdi ve sonraki yıllarda benzer seviyelerde kaldı.
  • 2023 yılında online/mobil araştırmalar %45 oran ile ilk sıradayken yüz yüze araştırmalar %38 oran ile ikinci sırada…
  • Araştırma Sektöründe Çalışan Sayısı Artmıyor
  • Tam zamanlı çalışan kişi sayısına ise çalışmada raporda 1.398 kişi olarak raporlanıyor.

Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) 2023 yılı için Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu tamamlandı.

Avrupa Kamuoyu ve Pazar Araştırmaları Birliği ESOMAR, her yıl tüm ülkelerin temsilcileri ile dünya araştırma pazarı büyüklüğünü hesaplamak için “Global Market Research” çalışmasını yürütüyor. Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu soru formu ise, ESOMAR’ın soru formundan yola çıkılarak TÜAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan düzenlemelerle oluşturuluyor. Derneğin liderliğinde hazırlanan rapor, Türkiye’de araştırma sektöründe faaliyet gösteren, rapor çalışmasına katılmaya gönüllü araştırma ve veri toplama şirketlerinden alınan veriler sonucu ortaya çıkıyor.

2023 yılı için Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu için 26 araştırma şirketi ve 7 veri toplama şirketi katılım gösterdi. 33 şirkete varan bu katılım sayısı, geçen yıla göre dörtte bir oranında daha yüksek. Oluşturulan raporda toplam sektör büyüklüğü, TÜAD Yönetim Kurulu tarafından sektörün bilgi paylaşmayan bölümü için yapılan tahminlerle son haline getirildi. Raporun sonuçlarına göre, Türkiye’de araştırma sektörü 2023 yılında TL bazında % 86 büyüdü, bu oran TÜİK tarafından açıklanan reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri üretici fiyat endeksinin gerisinde kaldı. (28 Şubat 2024’te yayınlanan Ocak 2023 istatistiklerine göre üretici fiyat endeksinin en çok yükseldiği sektör %130,22’ lik artışla reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleridir.)

2023 Yılı, Kantitatif Araştırmalar ile Panel Araştırmaları için Dengeye Dönüş Senesi Oldu

Araştırma şirketlerinin araştırma yöntemine göre ciro dağılımları incelendiğinde, paneller ve kantitatif araştırmalar ön plana çıkıyor. 2023 yılı için ciro dağılımında kantitatif araştırmaların oranı %44.9 iken, panellerin oranı %39.5, kalitatif araştırmaların ise %9.2 oldu. 2018 yılından bu yana benzer seviyede devam eden panel araştırmalarının cirosu 2022 yılında %45’in üzerine çıkmıştı, 2023 yılında daha önceki yıllarda sahip olduğu seviyeye geri döndü.

Kantitatif araştırmaların ciro dağılımı, araştırma yöntemi kırılımında incelendiğinde, yüz yüze ve online/mobil araştırmalar başı çekiyor.  2018 yılına kadar online/mobil araştırmalar payı yavaş bir şekilde artış gösterirken, pandeminin de etkisi ile 2019 ve 2020 yıllarında her yıl bir önceki yıla göre payını yaklaşık iki katına çıkardı. Bu esnada yüz yüze araştırmaların payı 2020 yılında ciddi bir düşüş gösterdi ve sonraki yıllarda benzer seviyelerde kaldı. 2023 yılında online/mobil araştırmalar %45 oran ile ilk sıradayken yüz yüze araştırmalar %38 oran ile ikinci sırada yer aldı.

Araştırma Sektöründe Çalışan Sayısı Artmıyor

Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu sonuçlarına göre sektörde 2023 yılında toplam çalışan sayısı 2021 yılına göre %20 daha az. Raporlama çalışmasına düzenli olarak katılan 18 araştırma firmasından elde edilen verilere göre 2023 yılında araştırma sektöründe toplam çalışan sayısı 1.573 kişi. Bu rakam, yarı zamanlı çalışanlar, anketörler, freelance ve sözleşmeli çalışan kişileri de kapsıyor. Tam zamanlı çalışan kişi sayısına ise çalışmada raporda 1.398 kişi olarak raporlanıyor.

TÜAD Başkanı ve Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik rapora ilişkin değerlendirmelerini şu şekilde ifade etti: “Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu, TÜAD’ın sektörümüze en önemli katkılarından bir tanesidir. Yıllardır sektörün gelişimini ve konjonktürün sektörümüze etkilerini bu rapor sonuçlarına göre takip ediyor, şirketlerimizin ve sektörümüzün yol haritasını oluşturuyoruz. Bu sebeple raporun ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm şirketlere ve TÜAD gönüllülerine çok teşekkür ediyorum.

Hacmi itibarıyla ülke ekonomisinden çok daha büyük bir hızla büyümesi gereken sektörümüz, enflasyon seviyesini göz önüne aldığımızda 2023 yılında yeterli seviyede büyüyemedi. Durumu daha net ortaya koymak için sektörün dolar cinsinden performansına da bakabiliriz. 2011 yılında cirosu 196 milyon USD olan araştırma sektörünün 2023 yılındaki büyüklüğü 118.7 milyon USD.  Türkiye ekonomisi 2011 yılından bu yana USD bazında %33 büyüyerek 1 trilyon doları aşarken, araştırma sektörü küçüldü. Bu durum da bizim toplam ekonomideki payımızın giderek küçüldüğünü gösteriyor.

Sektörümüzdeki tüm şirketler ve meslek örgütü olarak hep birlikte sektörün büyümesine odaklanmamız şart.  Araştırmanın markalar için bir yatırım kalemi olduğu anlayışını hep birlikte yerleştirmemiz çok önemli. Çünkü araştırma yapmadan öngörüde bulunmak, başarılı olabilmek çok zor. Ülke sektörünün oyuncuları olarak en yeni yaklaşımlar, teknolojiler ve yetkin insan kaynağı ile markaların araştırma yatırımlarını artırmalarını sağlamalıyız.

Sektörümüzün teknolojisini güçlendirmesi, üretken yapay zekâ ile teknoloji ve dijital devrimin yaşandığı bir dönemde dönüşmesi, bu alanlarda yeni yatırımlar yapması ve yeni yetenekleri kendisine çekmesi de kritik öneme sahip. 2023 yılında çalışan sayımız bir önceki yıla göre artmış olsa da 2021 yılının altındayız. Sektörümüzün geleceği için karar vericiler olarak bu konuya odaklanmalı ve araştırma dünyasının sahip olduğu insan kaynağını artırmalıyız. Genç yetenekler için devamlı öğrenip kendilerini geliştirecekleri, araştırma yaparken üretken yapay zekâ ile kendi sınırlarını zorlayacakları ve zamanın ruhunu yakalayacakları bir sektör olmalıyız.”

Deha Bilimlier, “Ekonomik şartlar eğlence sektörüne de yansıdı”

Deha Bilimlier, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs’da sahneye çıktı. Sahne öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan şarkıcı, yeni çıkan şarkısı Git Git Yoluna’nın başarısından bahsederken, ekonomik şartların ve hayat pahalılığının eğlence sektörünü de önemli ölçüde etkilediğini söyledi. Eskisi gibi mekanların çok dolmadığını söyleyen Bilimlier, insanlar eğlenmek istiyor malesef fiyatlar yüksek özellikle tatil bölgelerinde dedi. Babamın şarkıları isimli bir proje albüm hazırlığında olan Deha Bilimlier Eylül ayında ilk olarak Tan Taşçı imzalı bir slow şarkı çıkaracağını, ardından proje albümüne start vereceğini söyledi. Hayvanlar için çıkarılması planlanan yasayla ilgilide konuşan şarkıcı “Benimde bir köpeğim var. Hayvanları çok seviyorum. Umarım ortak bir nokta da düzgün kararlarla bir uygulama yapılır” dedi.

Çikolata regl ağrısını tetikleyebilir

Regl döneminden önce başlayan ve bazen regl bitene kadar devam eden ağrılar kadınların günlük hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Regl ağrısının dönemsel de olabildiğini ve genellikle 1-3 gün arasında sürdüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ulubay, “Kadınların regl döneminde sıkça tükettiği çikolata, sanılanın aksine ağrıları artırabiliyor. Dolayısıyla bu dönemde özellikle çikolata gibi basit şeker içeriği yüksek kafeinli yiyecek ve içeceklerden uzak durmak önemli” dedi.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ulubay, regl ağrısını hafifletmenin yollarını paylaştı:

Prof. Dr. Mustafa Ulubay

Prof. Dr. Mustafa Ulubay

Egzersiz

Düzenli egzersiz ve esneme hareketleri regl ağrılarının hafiflemesinde etkili bir rol oynar.

Karın masajı

Kasları gevşeterek ağrıların azalmasına yardımcı olmak için pelvik masaj yapılabilir.

Bitki çayları

Ihlamur gibi sakinleştirici bitki çayları regl ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur.

Sıcak uygulamalar

Regl sancılarının verdiği rahatsızlığı azaltmak için sıcak bir banyo yapılabilir ya da karın bölgesine sıcak su torbası koyulabilir.

Beslenme

Regl sancısını şiddetlendirebileceği için gazlı içecek, soda, çikolata ve peynir gibi yiyeceklerden kaçınmak gerekir.

Dinlenme

Dayanılamayacak kadar çok ağrıların olduğu dönemde sıcak, karanlık ve sessiz bir odada cenin pozisyonunda uzanarak dinlenilebilir.

Bu yöntemler uygulandığı halde ağrılar hafiflemiyorsa mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerekir.

Zayıflatır diye düşünüyoruz, ancak…

Yaz aylarında sosyal etkinliklerin artması ve tatiller yeme düzenimizi bozarak kilo almamıza neden olabiliyor. Ayrıca sıcak havalarda vücudumuzda artan su kaybı açlık hissi ile karıştırılabildiği için daha fazla yeme ihtiyacı hissedebiliyoruz. Bunların yanı sıra yaz aylarında kilo almamıza yol açan bir başka önemli etken ise “diyetler” hakkında doğru sandığımız hatalı bilgiler doğrultusunda beslenmek! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, sağlıklı kilo vermek ve kilomuzu korumak için bilimsellikten uzak olan hatalı bilgilerden mutlaka kaçınmamız gerektiğine işaret ederek, “Yaz  aylarında sağlıklı kilo vermek ve kilo kontrolü sağlamak için dikkat etmemiz gereken en önemli üç kural; dengeli bir beslenme programı oluşturmak, bol bol su içmek ve düzenli egzersiz yapmaktır. Dengeli beslenmek metabolizmamızı destekler ve tok kalmamıza yardımcı olur. Bu nedenle öğünlerimizde protein, sağlıklı yağlar, kompleks karbonhidratlar ve lif açısından zengin sebzeler bulundurmalıyız. Sıcak havalarda dehidratasyonu önlemenin yanı sıra metabolizmamızı hızlandırdığı için bol su tüketmeyi de asla ihmal etmemeliyiz. Aktif kalmak ve düzenli egzersiz yapmak da metabolizmamızı hızlandırarak hem genel sağlığımıza hem kilo kontrolüne yardımcı olacaktır” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, toplumda kilo almamıza neden olan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade

Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade

Dondurma yemek kilo aldırmaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dondurma, yaz sıcaklarında serinleten keyifli bir seçenek olsa da sık tüketildiğinde kalori alımını artırabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, dondurmanın içeriğindeki yüksek şeker ve yağ nedeniyle enerji açısından yoğun bir besin olduğunu vurgulayarak, “Dolayısıyla dondurmanın aşırı tüketimi kilo artışına yol açabilir. Ayrıca şeker ve yağ içeriği nedeniyle dondurma sağlıklı beslenme için doğru bir tercih değildir.  Hazır dondurma yerine, taze veya dondurulmuş meyveler ile hazırlanmış ev yapımı dondurma daha sağlıklı bir tercih olacaktır” diyor.

Doğal meyve içermesi nedeniyle meyve suyu içmek sağlıklıdır ve kilo aldırmaz.  YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meyve suları genellikle lif içeriğini kaybetmiş ve yüksek miktarda şeker içeren içeceklerdir. Öyle ki bir bardak meyve suyu üç porsiyon meyveye denk geliyor. Bu nedenle meyve suyu yerine taze meyve tercih etmelisiniz. Böylece kilo alımını önler ve lif alımınızı artırarak tokluk sürenizi uzatabilirsiniz.

Serinlemek için diyet gazlı içecekleri tercih etmek kilo vermemi sağlar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Diyet gazlı içecekler genellikle düşük kalorili veya kalorisiz oluyorlar. Ancak bazı araştırmalara göre; bu içeceklerin uzun vadeli kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkileri olmayabiliyor. Üstelik içerdikleri yapay tatlandırıcılar tatlı krizlerine ve dengesiz beslenmeye yol açabiliyor.

Karpuz, peynirle birlikte yenirse kilo verdirir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaz aylarında su içeriği yüksek ve düşük kalorili bir meyve olan karpuz ile peyniri birlikte tüketmeyi çok seviyoruz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, ancak peynirin yağ ve kalori açısından yoğun bir besin olduğuna işaret ederek, “Bu nedenle karpuz ve peynir ikilisinde aşırıya kaçmamak kilo kontrolü açısından önem taşımaktadır” diye konuşuyor.

Sağlıklı oldukları için yaz meyvelerini istediğim kadar yiyebilirim. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meyveler doğal şeker içeriyor ve bu nedenle aşırı tüketildiklerinde fazla kalori alımına yol açabiliyorlar. Özellikle diyabet  hastalığı gibi metabolik sorunları olan kişilerin meyve tüketirken mutlaka porsiyon kontrolü yapmaları gerekiyor.

Soğuk su içmek daha sağlıklıdır ve yağ  yakımını artırır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaygın inanışın aksine, soğuk su  içmenin metabolizmayı hızlandırdığına veya kilo verdirdiğine dair çok sınırlı kanıt mevcut. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, “Soğuk su içmek vücut sıcaklığını geçici olarak düşürür ve bu süreçte vücut bir miktar enerji harcar. Ancak soğuk su doğrudan yağ yakımını artırmaz. Hem sağlığımız hem metabolizmamızın hızlanması için suyun sıcaklığı değil, düzenli olarak ve bol miktarda tüketilmesi önemlidir” diyor.

nhidratlar ve lif açısından zengin sebzeler bulundurmalıyız. Sıcak havalarda dehidratasyonu önlemenin yanı sıra metabolizmamızı hızlandırdığı için bol su tüketmeyi de asla ihmal etmemeliyiz. Aktif kalmak ve düzenli egzersiz yapmak da metabolizmamızı hızlandırarak hem genel sağlığımıza hem kilo kontrolüne yardımcı olacaktır” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, toplumda kilo almamıza neden olan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Serinlemek için istediğim tüm soğuk içecekleri içebilirim. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yazın sıcak havalarda soğuk içecekler tüketmek ferahlık sağlasalar da bu içecekler yüksek miktarda şeker veya kalori içerebiliyorlar. Özellikle gazlı içecekler, enerji içecekleri veya hazır meyve suları gibi şeker içeriği yüksek içecekler uzun vadede insülin direnci ve diyabet sağlık sorunlarına da neden olabiliyorlar. Dolayısıyla susuzluğu gidermek için su, maden suyu veya sade buzlu kahveler gibi daha sağlıklı seçenekleri tercih etmek önem taşıyor.

Mevsim salataları mutlaka yağsız olmalıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaz aylarında salatalar sağlıklı ve hafif bir seçenek olsalar da yağsız olarak tüketilmeleri doğru bir yaklaşım değildir.  Özellikle zeytinyağı ile avokado gibi sağlıklı yağ kaynakları salataların lezzetini artırırken, vücut için gerekli olan A, D, E ve K vitaminleri gibi yağda çözünen vitaminlerin emilimini de arttırıyorlar. Ayrıca, sağlıklı yağlar tokluk hissini artırarak uzun süre tok kalmanıza da yardımcı oluyor.

Soğuk yaz kahvaltıları kilo vermemi sağlar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yazın yumurta içeren geleneksel kahvaltılar yerine yulafla yapılan soğuk kahvaltılar genellikle daha hafif ve serinletici  olsalar da kilo verme sürecinde tek başına bir etki oluşturmuyorlar. Üstelik porsiyon kontrolü sağlanmazsa yulafa eklenen meyve, fıstık ezmesi ve bal kilo almaya bile sebep olabiliyor.

Smoothie kilo verdirir ve her öğünde tüketilebilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genellikle meyve, yoğurt veya süt ile yapılan içecekler olan smoothielerin kalori miktarı içeriklerine göre değişiyor. Bazı smoothieler yüksek şeker, yağ ve kaloriden oluşuyorlar. Bu nedenle, smoothie tercih ederken içeriğine dikkat etmek ve porsiyon kontrolü yapmak önem taşıyor. Bu içeceklerin bir öğün veya ara öğün olarak tüketilebileceklerini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, “Ancak dengeli bir diyet için smoothie tek başına yeterli değildir. Diğer besin öğelerini de içeren dengeli bir beslenme programını takip etmek önemlidir” diyor.

Anıl Şallıel ve Gripin ile buluştu

Anıl Şallıel, Türkiye’nin sevilen müzisyenleriyle bir araya gelerek yayımlamaya başladığı ‘’Anıl Şallıel ve Arkadaşları’’ projesinin beşinci çıkışını başarılı grup Gripin ile yapıyor.

Sakiler, Dedublüman, Tuğçe Kandemir ve Koray Avcı ile yayımlanan çalışmaların ardından Gripin ile bir araya gelen Anıl Şallıel, grubun kült şarkılarından Sen Gidiyorsun’a bambaşka bir yorum getirdi.

Sözleri Birol Namoğlu ve Haluk Kuruosman’a, bestesi Birol Namoğlu, Haluk Kuruosman ve Arda İnceoğlu’na ait olan Sen Gidiyorsun şarkısının prodüktörlüğünü Anıl Şallıel üstlendi. Şarkının mix ve mastering çalışması ise Emin Mecnunbeyli imzası taşıyor.

Anıl Şallıel & Gripin – Sen Gidiyorsun, Warner Music Türkiye dağıtımıyla tüm dijital platformlarda yayımda!

Sosyal medya olmayınca eksik hissediyoruz

Bu sabah çoğu kişi sosyal medya erişim sorunu ile uyandı. Kapatılma ile beraberinde, el yüz yıkamak kadar sabah rutini olan sosyal medyaya bakarak güne başlama durumu alışkanlık mı yoksa bağımlılık mı sorusunu akıllara bir kez daha düşürdü. Sosyal medya doğru kullanılmadığından mı yoksa hayatın içine çok dahil edildiği için mi bugün bu erişim sınırından çoğu kişi etkilendi? Liv Hospital Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş yanıtladı.

Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş

Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş

Bağımlılık sebebi
Sosyal medya bireyin dopamin (mutluluk hormonu) seviyesini yükseltir, beynin dopamin üreten bölgelerini aktifleştirir, fakat bu durum beyin sağlığını olumsuz etkileyerek bağımlılığa neden olur.

Sosyal medya kullanımını arttıran nedenler

  • Görünür olma arzusu,
  • Beğeni alması,
  • Onaylanma ihtiyacı,
  • Sürekli bir akış içinde olup ve
  • O akışın öngörülemez olması kişinin sosyal medya kullanımını arttırır.

Sosyal medya bağımlılığının altında neler yatıyor?

  • Sosyal medyaya aşırı ilgi duyma,
  • Sosyal medya kullanmadan bir günü geçirememe,
  • Sürekli aktif olma arzusu,
  • Yalnızca sosyal medya üzerinden iletişim kurma,
  • Arkadaşlık edinme,
  • Sosyal medyanın olmadığı ortamda kalınca yoksunluk yaşama,
  • Sosyal medyadaki kişiler ile kendini kıyaslama,
  • Özenme ve
  • Kusursuzluk algısına sahip olma gibi durumlar bağımlılık sebeplerinden.

Bağımlılıklarınızı tedavi edebilirsiniz
Eğer kendinizde veya yakınlarınızda sosyal medya bağımlılığından şüpheleniyorsanız mutlaka bir Klinik Psikolog desteği almalı. Destek alınmadığı takdirde kişide depresyon, anksiyete, algı bozuklukları gibi ciddi patolojilere sebep olabilir. Sosyal medya bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu unutmayın.

Olimpiyattaki jimnastikçilerden ilham alın

2024 Olimpiyat Oyunları’nda jimnastik sahnesinde göz kamaştıran sporcuları izlerken, sadece muazzam bir zarafet ve güç gösterisine tanık olmuyoruz. Aynı zamanda, bu sporcuların kalplerinin ne kadar sağlam ve güçlü olduğunu da görüyoruz. Peki, bu olimpiyat şampiyonlarının sırrı nedir ve bizler onların sağlık sırlarından nasıl faydalanabiliriz? Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hasan Burak İşleyen anlattı.

Dr. Hasan Burak İşleyen

Dr. Hasan Burak İşleyen

Kalp: Vücudun Güçlü Motoru
Kalp, vücudumuzun tüm kaslarına oksijen ve besin taşıyan güçlü bir pompadır. Jimnastikçiler, antrenman sırasında kalp atış hızlarını artırarak kaslarına daha fazla oksijen pompalarlar. Bu yüksek yoğunluklu egzersizler, kalp kasının zamanla güçlenmesine ve daha verimli çalışmasına yardımcı olur. Bu nedenle, jimnastik gibi sporlarla uğraşan bireylerin kalp sağlığı genellikle oldukça güçlüdür.

Jimnastik ve Kalp Sağlığı Üzerine Bilimsel Kanıtlar
Bilimsel araştırmalar, düzenli jimnastik yapmanın kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Örneğin, düzenli egzersiz kan basıncını düşürür, kötü kolesterol seviyelerini azaltır ve kalp hastalığı riskini düşürür. Çalışmalar, jimnastik yapan bireylerde daha düşük kalp atış hızı ve daha iyi kardiyovasküler dayanıklılığın gözlemlendiğini göstermektedir.

Çocuklukta Başlayan Sağlıklı Alışkanlıklar
Çocukluk çağında başlayan düzenli fiziksel aktivite, yetişkinlik döneminde sağlıklı bir kalbe sahip olmanın anahtarıdır. Jimnastik, çocukların kas ve iskelet sistemlerinin gelişimini destekler, denge ve koordinasyon becerilerini artırır ve özgüvenlerini güçlendirir. Çalışmalar, düzenli spor yapan çocukların yetişkinlikte kalp hastalığı riskinin daha düşük olduğunu vurguluyor.

Aileler Neden Çocuklarını Jimnastiğe Yönlendirmeli?
Jimnastik, çocukların sadece fiziksel gelişimlerini değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal sağlıklarını da olumlu yönde etkiler. İşte ailelerin çocuklarını jimnastiğe yönlendirmesi için bazı önemli nedenler:

  • Fiziksel Gelişim: Jimnastik, çocukların kas ve iskelet sistemlerinin güçlü ve sağlıklı bir şekilde gelişmesine yardımcı olur. Bu spor, esneklik, güç, denge ve koordinasyon becerilerini artırır.
  • Özgüven ve Disiplin: Jimnastik, çocuklara disiplinli olmayı ve hedeflerine ulaşmak için çalışmayı öğretir. Başarılar, çocukların özgüvenini artırır ve kendi potansiyellerine olan inançlarını güçlendirir.
  • Sağlıklı Alışkanlıklar: Erken yaşta spor yapma alışkanlığı edinmek, çocukların yaşam boyu aktif ve sağlıklı kalmalarına yardımcı olur. Bu alışkanlıklar, obezite ve diğer sağlık sorunları riskini azaltır.
  • Sosyal Beceriler: Jimnastik, çocuklara takım çalışması, liderlik ve iletişim becerilerini öğretir. Bu sosyal beceriler, çocukların sosyal hayatlarında ve gelecekteki kariyerlerinde başarılı olmalarına katkı sağlar.
  • Akademik Başarı: Düzenli fiziksel aktivite, çocukların akademik performanslarını da olumlu etkiler. Egzersiz, beyin fonksiyonlarını iyileştirir ve konsantrasyonu artırır, bu da okul başarılarına yansır.

Doğru Beslenme ve Yeterli Uyku Önemli
Olimpiyat şampiyonlarını diğerlerinden ayıran nedir? Elbette sadece fiziksel yetenekler değil, aynı zamanda disiplinli bir antrenman programı, doğru beslenme ve yeterli uyku da önemli faktörlerdir. Ancak unutulmaması gereken en önemli faktörlerden biri, sağlam bir kalptir. Güçlü ve sağlıklı bir kalp, olimpiyat düzeyinde performans sergilemek için vazgeçilmezdir.

Kalp Sağlığınızı Koruyun
Hepimiz olimpik bir sporcu olmayabiliriz, ancak düzenli egzersiz yaparak kalp sağlığımızı koruyabiliriz. Jimnastik gibi egzersiz türleri, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımız için oldukça faydalıdır. Herhangi bir yeni egzersiz programına başlamadan önce doktorunuza danışmanız önemlidir. Unutmayın, sağlıklı bir kalp daha uzun ve kaliteli bir yaşamın anahtarıdır.

Sonuç: Kalbinizi Güçlendirin, Hayatınızı İyileştirin
2024 Olimpiyat Oyunları’nda izlediğimiz jimnastikçiler, sadece sporun zirvesinde değil, aynı zamanda kalp sağlığının önemini de bizlere göstermektedir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve düzenli kontrollerle kalp sağlığınızı koruyarak, daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilirsiniz. Özellikle çocukluk çağında başlayan fiziksel aktivite, sağlıklı bir kalbin ve mutlu bir yaşamın anahtarıdır. Ailelerin çocuklarını spora yönlendirmeleri, onların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimleri için büyük önem taşımaktadır.

Burak Varol yeni şarkısı “Başa Çıkamam”

Burak Varol, “Başa Çıkamam” isimli yeni şarkısı ile müzik dünyasına etkili bir giriş yapıyor! Müziğe lise yıllarında enstrüman çalarak başlayan Burak Varol, pop türündeki çıkış şarkısı “Başa Çıkamam” ile profesyonel müzik sahnesine ilk adımını atıyor. Sözü ve müziği Burak Varol ve Emir Erdoğdu’nun ortak imzasını taşıyan parçanın aranjesi ve mixing’i Tarık İster’e ait. Dinleyenlerin kalbinde yer etmeye hazırlanan “Başa Çıkamam”, Avrupa Müzik etiketiyle sizlerle buluşuyor.