Yazılar

Layla Puliçe’nin yeni teklisi ‘Ben Nası Gideyim’

Layla Puliçe, 2025 in ilk zamanlarını yepyeni teklisi ‘Ben Nası Gideyim’ ile karşılıyor.

Layla Puliçe’nin 2025’teki ilk teklisi ‘Ben Nası Gideyim’ şarkısının sözü, müziği ve düzenlemesi sanatçının kendisine ve yıllardır beraber çalıştığı kıymetli müzisyen dostu aranjör Deniz Gökhan’a ait. Şarkının duygu yüklü temasını da anlatan, samimi şehir dokusunu barındıran klibin yönetmenliğini ise Emre Abi üstlendi.

2025 yılında hiç ara vermeden yazdığı şarkılarıyla ve sürpriz çalışmalarıyla dinleyicisiyle buluşmaya devam edecek olan sanatçı, yine hiç ara vermeden devam edeceği konser takvimiyle de yoğun bir yıl geçirmeyi planlıyor.

Dünyanın en ikonik yolcu aracı; LEVC

Londra ile özdeşleşen, geleneksel üreticiden modern elektrikli araca geçiş hikayesiyle öne çıkan LEVC, günümüzde Avrupa ve önemli uluslararası pazarlarda faaliyet gösteriyor.

LEVC, ileri teknolojiye sahip elektrikli araçları ile şehir içi ulaşım trafiğinde sürdürülebilir çözümler sunuyor. LEVC, ürettiği araçlar ile teknolojik yeniliklerin ve sürdürülebilir tasarımın simgesi olarak dikkat çekerken, Türkiye’de hem bireysel hem kurumsal kullanıcıları hedef alıyor.

LEVC TX

Konforlu ulaşım LEVC TX

En ileri teknolojiyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen LEVC, eCity teknolojisi sayesinde menzil kaygısı olmadan elektrikli sürüş konforu sağlayan TX modeliyle Türkiye’de yer alıyor.

LEVC TX

LEVC TX, güç aktarma sistemiyle donatılmış bir plug-in hibrit araç özelliği taşıyor. Bu sistem, 31 kWh kapasiteli bir lityum iyon batarya ve 110 beygir gücünde (81 kW) 1.5 litrelik turbo şarjlı üç silindir benzinli menzil uzatıcı motor içeriyor.  TX’in eCity güç aktarma teknolojisi, yalnızca elektrikle 78 mile (yaklaşık 125 km) kadar menzil ve jeneratör sistemi ile 330 milin (yaklaşlık 531 km) üzerinde menzil sunarak toplamda 656 km menzile sahip oluyor. Böylece sürücüler ve yolcular sıfır emisyonlu seyahat avantajlarını uzatılmış menzil rahatlığıyla sürdürebiliyorlar.

LEVC TX, benzersiz dayanıklılığa sahip elektrik üreten motoruyla tüm kullanıcılar için erişilebilirlik sağlıyor. Panoramik tavan, ferah ve aydınlık iç tasarım ile sessiz ve akıcı elektrik güç aktarımı sayesinde lüks yolculuk deneyimi sunuyor.

LEVC TX

İkonik yolcu aracı

Dünyada siyah taksi olarak bilinen TX, 70 yıl içinde en büyük dönüşümünü yaşayarak, elektrikli sürüşü sayesinde şehir içi kullanımda emisyon değerlerini en aza indiren ikonik yolcu araçlarına dönüştü.

Benzersiz silueti ve kabin içindeki sessiz sürüş deneyimiyle TX güvenli ve sürdürülebilir mobilite aracı olarak yeniden şekilleniyor. Ayrıca TX, geniş kapı açıklığı ve özel rampasıyla tekerlekli sandalye kullanan kişilerin rahatça yolculuk edebileceği konfora sahip.

LEVC TX

Türkiye’de Vista donanımıyla yer alan LEVC TX’in özellikleri arasında şunlar yer alıyor;

  • Otomatik silecekler
  • Isıtmalı arka cam
  • 9 inç dokunmatik ekran arayüzü
  • Sürücü koruma ekranı
  • Hız limitleyici
  • Otomatik hava kirliliği sensörü ve hava sirkülasyonu
  • Şarj soketi tipi – 2 / CCS, type 2 model 3 hızlı şarj kablosu (32A, 5m)
  • Geliştirilmiş 22 kW AC hızlı şarj kapasitesi
  • Şerit takip uyarısı
  • Otonom acil durum fren sistemi
  • Sürücü ve yolcu için perde hava yastıklar
  • Yan tarafa erişim rampası
  • Döner koltuk
  • İşitme cihazı döngüsüne sahip dijital sesli intercom
  • Altı yolcu koltuğu ve ikinci sırada geri çekilebilen merkez koltuk

Marketlerdeki süt ve yoğurtlar gerçek mi?

Süte yapılan hilelerin laboratuvar testleriyle tespit edildiğini ifade eden uzmanlar, fakat süt ve süt ürünlerinde yapılan taklit ya da tağşişin tat, yoğunluk, renk gibi basit fiziksel testler yapılarak anlaşılabildiğini söylüyor.

Süt ve yoğurt tüketirken dikkat etmesi gereken noktalara işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Mutlaka güvenilen markaların tercih edilmesi gerekmektedir. Alınan sütün markası, etiket bilgileri ve sertifikası çok önemlidir. Süt ve yoğurtların pastörize olup olmadığı da önemlidir. Pastörize edilmemiş sütler sağlık riski oluşturabilmektedir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisinden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, süt ve süt ürünlerinde yapılan hileleri ve bunları anlamanın pratik yollarını anlattı.

Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim

Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim

Süte su katılıyor mu nasıl anlaşılır?

Süte su katılması ile süt miktarının arttırılması ve maliyet düşürülmeye çalışılmasının hem sütün besin kalitesini düşürdüğünü hem de sağlık açısından büyük sorun teşkil edebildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Süte yapılan hileler laboratuvar testleriyle tespit edilmektedir. Fakat süt ve süt ürünlerinde yapılan taklit ya da tağşiş tat, yoğunluk, renk gibi basit fiziksel testler yapılarak da anlaşılabilir.  Doğal süt porselen bir beyazlıkta, mat ve temiz olmalıdır. Hile amacıyla su katılmış sütlerin rengi hafif mavimsidir. Yoğunluk testi yapılarak sütün saf olup olmadığı anlaşılabilir. Saf sütün yoğunluğu suyun yoğunluğundan fazladır. Bu nedenle yoğun bir kıvama sahiptir. Bir yüzey üzerinde döküldüğünde yayılma ve iz bırakmasına bakılarak süte su katılıp katılmadığı anlaşılabilir. Su katılmış sütler daha hızlı akarken; saf sütler yavaş ve iz bırakarak akmaktadır. Ayrıca saf sütün yoğunluğunun fazla olmasından kaynaklı suyun içine saf süt damlattığınızda dibe çökerken, su katılmış süt damlatılması durumunda bardaktaki su ile hemen karışır ve bulanık bir renk almasını sağlar.” dedi.

Kaymak oluşmuyorsa su katılmış olabilir

Süte su katılıp katılmadığını anlamanın en etkili yollarından birinin de kaynatarak test etmek olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Saf süt kaynatıldığında yüzeyde yoğun bir kaymak tabakası meydana getirir. Fakat su katılmış sütlerde bu durum ya az kaymak oluşmasıyla ya da kaymak oluşmamasıyla sonuçlanır. Saf sütün kendine has bir tadı mevcuttur. Süt içildiğinde sahip olduğu yoğun bir tattan ziyade daha sulu bir tat hissediliyorsa süte su katılmış demektir. Sütün karakteristik tadından yola çıkarak da su katılıp katılmadığı anlaşılabilmektedir.” diye konuştu.

 Sütlerdeki asidik reaksiyon da su var mı yok mu belli ediyor

Sütlerde asit tayininin de en önemli analizlerden biri olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, şöyle devam etti:

“Yeni sağılmış taze süt, ilk başta normal sağlıklı bir asidik reaksiyon gösterir, bu durum ilk asitlik veya doğal asitlik olarak adlandırılır. Ancak süt, bu asidik özelliği uzun süre koruyamaz. Sağım ve bekletme koşulları nedeniyle farklı mikroorganizmalar süte bulaşır. Bu mikroorganizmaların etkisiyle süt asidik seviyesinin yükselmesine neden olur. Asitlik testi laboratuvar koşullarında yapılabilmekle birlikte evde basit bir test ile de süt asitliği fiziksel olarak anlaşılabilir.  Süte karbonat eklenmesi durumunda sütte köpürme olması içindeki doğal asit dengesinden kaynaklıdır. Fakat su katılması durumunda seyrelmeden ve asitlik dengesinin bozulmasından kaynaklı köpürme oluşmayabilmektedir. Bu durumda süte su veya nötralize edecek başka maddelerin katılmış olma ihtimali vardır.”

Piyasada satılan süt ve yoğurtları alırken nelere dikkat etmeli?

Süt ve yoğurt tüketirken dikkat etmesi gereken noktalara işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, şunları kaydetti:

“-Öncelikle güvenirlilik çok önemlidir. Mutlaka güvenilen markaların tercih edilmesi gerekmektedir. Alınan sütün markası, etiket bilgileri ve sertifikası çok önemlidir.

-Ürünün taze olup olmadığını kontrol etmek için son kullanma tarihine bakılmalıdır.

-Sütün veya yoğurdun içeriğinde katkı maddesi, koruyucu veya yapay tatlandırıcı gibi istenmeyen maddelerin bulunmaması önemlidir. Eğer organik ürün aranıyorsa, sertifikalı organik ürünleri tercih edilebilir. Bu, ürünün belirli standartlara uygun olarak üretildiğini göstermektedir.

-Süt ve yoğurtların pastörize olup olmadığı da önemlidir. Pastörize edilmemiş sütler sağlık riski oluşturabilmektedir.

Ambalajın sağlamlığına dikkat edin!

-Ayrıca ürünün ambalajının zarar görmemiş ve sızdırmaz olması, taze olduğunu ve hijyenik şartlarda saklandığının da bir göstergesidir.

-Tanınmış ve güvenilir markalar genellikle kaliteyi gösterebilmektedir. Tanımadığınız markalar hakkında araştırma yaparak daha güvenli bir tercih yapılabilir.

-Sütün ve yoğurdun yağ oranı, protein içeriği ve diğer besin değerleri mutlaka kontrol edilmelidir.

-Süt ve yoğurt gibi süt ürünlerinin soğuk zincirde taşınması ve saklanması çok önemlidir. Satın alırken, ürünün soğuk tutulduğundan emin olması gerekmektedir.

-Fiyat kalite için bir kriter olmasa da çok düşük fiyatlar da ürüne hile katıldığının ve uygun olmayan koşullarda işlenmiş olabileceğini gösterebilir.”

Organik ve yerel ürünler daha güvenli mi?

Organik veya yerel işletmelerden alışveriş yapmanın, genellikle taklit veya tağşiş risklerini azaltabildiğini, ancak tamamen güvenli olduğu anlamına da gelmediğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Ne kadar sık denetimden geçerse geçsin, ürünlerin kaynağını, üreticisini ve işleme yöntemlerini dikkatle incelemek taklit ve tağşişin önüne geçebilmek için çok önemlidir. Bunun yanı sıra, yerel üreticiler bazen daha küçük ölçeklerde çalıştıkları için denetim süreçleri ve düzenlemeler büyük ölçekli üreticilere göre farklı olabilmektedir. Güvenilirlik, ürünün kaynağının, sertifikalarının ve üretim süreçlerinin yanında, tedarik edilen yerin izlediği kalite standartlarına, üretim koşullarına ve şeffaflığa da bağlıdır. Bu nedenle, organik veya yerel ürünlerden alışveriş yaparken, güvenilir sertifikaların ve etiketlerin bulunması, üreticilerin itibarı ve satış yerlerinin güvenilirliği gibi faktörlere de mutlaka dikkat edilmelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Ford Otosan araçları artık demiryolu ile taşınacak

Ford Otosan ve Mars Logistics, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı taşımacılıkta önemli bir adıma imza atıyor.

Ford Otosan’ın Romanya Craiova Fabrikası ile Türkiye arasındaki lojistik süreçlerini daha verimli, düşük maliyetli ve çevreci bir modele dönüştüren yeni intermodal taşıma hattı hayata geçirildi. Bu yeni sistem sayesinde Türkiye’den Romanya’ya üretim parçaları gönderilirken, Romanya’da üretilen araçlar ise demiryolu üzerinden Türkiye’ye taşınacak ve karayoluna kıyasla %63 daha az emisyon salımı hedeflenirken, lojistik süreçler daha verimli ve maliyet etkin bir hale gelecek.

Türkiye’den Romanya’ya Artan İhracat, Tedarik Zincirini Güçlendiriyor

Yeni kurulan intermodal hat, İstanbul Halkalı’ya haftada dört sefer düzenleyerek yılda yaklaşık 12.000 aracın Türkiye’ye taşınmasını sağlayacak. Aynı zamanda, üretim parçalarının Türkiye’den Craiova Fabrikası’na ulaştırılmasını kapsayan bu çevreci lojistik çözüm, Mars Logistics iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Yeni hat sayesinde yıl sonuna kadar karayoluna kıyasla %63 oranında daha az emisyon salımı yapılması hedefleniyor.

Antifriz kullanımının püf noktası

Kış aylarında araç motorunu korumanın en iyi yolu, aracın bakımlarını ihmal etmemek ve doğru antifriz kullanmaktır.

Kış aylarında, sürücüler için en önemli konulardan biri de araçlarının motor sistemini soğuk hava koşullarına karşı korumaktır. Bu konuda en önemli çözüm araçlarından olan antifriz, motor soğutma sisteminin donmasını önlerken aynı zamanda pas ve korozyona karşı da koruma sağlıyor. Ancak, bu noktada sürücülerin doğru antifriz seçimi ve kullanımı büyük önem taşıyor.

Peki Antifriz Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Renk ve Tip: Antifrizler genellikle kırmızı, mavi, yeşil ve pembe gibi farklı renklerde üretiliyor. Renkler, antifrizlerin kimyasal bileşimlerini ve kullanım alanlarını belirliyor. Aracınızın üretici tavsiyelerine uygun olan antifrizi seçmek motor sağlığı için kritik öneme sahip.

Karışım Oranı: Saf antifriz tek başına kullanılmaz; genellikle su ile belirli oranlarda karıştırılıyor. Soğuk hava koşullarına göre %50 antifriz – %50 su karışımı idealdir. Aşırı soğuk bölgelerde bu oran %60 antifriz – %40 su şeklinde olabilir.

OEM (Orijinal Ekipman Üreticisi) Onaylı Ürünler: Aracınızın üreticisi tarafından önerilen veya onaylanan antifrizleri kullanmak motor ömrünü uzatacaktır.

Antifriz Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Antifrizler belirli bir kullanım süresine sahiptir. Genellikle her 2-3 yılda bir değiştirilmesi öneriliyor. Ancak, araç üreticisinin belirttiği değişim periyotlarına uyulması önemli.
  2. Aşırı yoğun veya seyreltilmiş antifriz karışımları, motorun soğutma performansını olumsuz etkileyebilir.
  3. Antifriz eklemeden önce aracınızın radyatörünü ve soğutma sistemini kontrol ettirerek temizliğinden emin olun. Kirli bir soğutma sistemi, antifrizin etkinliğini azaltabilir.

Benzinli ve Dizel Araçlarda Güvenli Kullanım

Araçlarda 4 mevsim üstün koruma sağlayan Antifiriz, oto temizliği ve bakımında profesyoneller çözümler sunuyor. Antifrizin zamanla özelliklerini kaybetmesi veya eksilmesi motor arızalarına yol açabiliyor. Bu dönemlerde soğutma sistemi sıvı seviyelerini kontrol edip, antifriz seviyesini uygun olacak şekilde ayarlamak gerekiyor. Ayrıca sıcak havalarda da su kaynatmaya karşı etkili oluyor. Düşük sıcaklıklarda karışım oranına bağlı olarak, donmaya karşı tam koruma sağlıyor.

Expert by Fakir Radyatör Antifiriz

Doğan Trend’den KYMCO, Aprilia ve Suzuki markalarına özel kampanya

Doğan Trend, 2025 yılı için Kick Start kampanyasını duyurdu. Kampanya kapsamına KYMCO, Aprilia ve Suzuki’nin seçili modelleri dâhil oluyor.

Kick Start kampanyasına Tayvan merkezli, sağlamlığıyla öne çıkan motosiklet markası KYMCO’nun, scooter ve maxi scooter segmentindeki güçlü modelleri, cazip fiyatlarla motosiklet tutkunlarının beğenisine sunuluyor. 1000 adet teslime hazır motosiklet Doğan Trend’in Türkiye genelindeki 46 yetkili satıcısında müşterilerle buluşuyor. Ayrıca KickStart’lı ürünler; Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) Doğan Trend tarafından ödenmiş olarak, uygun ödeme koşulları ve avantajlı fiyat etiketiyle motosiklet severlerle buluşuyor. Kampanya dahilinde KYMCO, Aprilia ve Suzuki markalarının çeşitli modelleri öne çıkıyor.

sürüşlerinde üstün bir deneyim sunuyor. 5 yıla kadar garanti ve uygun ödeme seçenekleriyle ön plana çıkan model, motosiklet tutkunlarının ilgisini çekiyor. KYMCO DTX 250 peşin alımlara özel 239 bin TL veya 9 ay taksitli ödeme seçeneğiyle KYMCO yetkili satıcılarında sergileniyor.

Doğan Trend Motosiklet’ten MTV dsteği ve hemen teslim avantajı

Doğan Trend Motosiklet’ten alınan KYMCO motosikletlerin ilk 6 aylık Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), kampanya kapsamında Doğan Trend Motosiklet tarafından karşılanıyor. Ayrıca, kampanyadaki seçili modeller, plaka ve ruhsat işlemleri tamamlanmış şekilde bayilerde hazır bulunuyor ve satın alındıktan sonra hemen teslim ediliyor.

Çırağan Palace Kempinski’den bol alternatifli Sevgililer Günü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Sevgililer Günü’ne özel deneyimleri ve konaklama paketleri ile 14 Şubat’ta çiftlere unutulmaz bir kutlama fırsatı sunuyor.

Sevgililer Günü’nde ayrıcalıklı konaklama

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Sevgililer Günü’ne özel uyarlanan iki ayrı konaklama paketi sunuyor.

Dünyanın en romantik restoranları arasında gösterilen, Tuğra Restoran’da gül yapraklarıyla süslenmiş görkemli bir masada romantik bir akşam yemeği, bu anlamlı günü unutulmaz hale getiriyor. Ertesi sabah ise çiftleri lezzetli ve keyifli bir kahvaltı bekliyor.

Tercih edilecek konaklama deneyimine göre odalarda yer alacak kişiselleştirilmiş sürprizler, romantik ikramlıklar, Çırağan Palace Shop’un özel inci koleksiyonundan Çırağan Palace x Karaca çay fincanı, Çırağan Palace nakışlı kanvas çanta ve özel tasarımlı pijama takımı gibi romantik sürprizler, sevgililere saraydan bir anı olarak hediye ediliyor.

“Boğaz’ın Işıltısında Sevgililer Günü” konaklama paketinde ise tüm bunlara ek olarak, Gault&Millau En İyi Brunch Mekânı ödüllü Akdeniz Restoran’da alınacak Çırağan Brunch’ı bu anlamlı günü daha da keyifli hale getirerek şahane bir pazar keyfi sunuyor.

Bilgi; 0212 326 46 46

ist.resrev@kempinski.com

Tuğra Restoran’da Sevgililer Günü yemeği

Özel menüdeki romantik lezzetlerden; trüf mantarlı Ayvalı Çörek Mantarı Yahnisi, Oestra havyarlı Siyah Çılbırlama, zencefil soslu Istakoz, keçi boynuzu pekmezinde kızarmış ayvalı Dana Pöç, boza buzlaması ve kızılcık sosuyla sunulan Türk kahveli çikolata gibi tatlar, Türk ve Osmanlı mutfağının geleneksel tatlarını modern dokunuşlarla harmanlayarak çiftlere eşsiz bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Kişi başı KDV dahil 8,500 TL.

Bellini, İtalyan Mutfağı

Sicilyalı şef Giovanni Vaccaro’nun danışmanlığında hazırlanan enfes İtalyan tatları…

İtalyan mutfağından ilham alan zarif tatları; balkabağı püreli yeşil elmalı kinoa salatalı Deniz Tarağı, patlıcanlı ve keçi peynirli kalp şeklinde ‘Ravioli’, narenciye marineli rezeneli Izgara Kalkan, porçini mantarlı Baharat Kıtırlı Kuzu Pirzola ve çikolata kremalı Antep fıstıklı kayısılı tatlı gibi seçkin lezzetlerle Sevgililer Günü’nde romantik bir yorum kazanıyor​.

Kişi başı KDV dahil 7,500 TL.

Gazebo

Otelin yenilenen mekânı Gazebo, Sevgililer Günü’nde romantik Beş Çayı deneyimi ile aşk dolu sohbetlere lezzet katıyor. Romantik temalı çay saatinde; Buharda Pişmiş Rulo Levrek, Minik Yengeç Kek, Dana Tartar, Ricotto Peyniri ile Cannelloni Ispanak, Ege Otlu Tartalet gibi soğuk ve sıcak kanepeler; Kalp Şeklinde Mor Aşk Baklavası, Sevgililer Günü temalı Ahududulu Makaronlar, kaymak ve çilek reçelinin eşlik ettiği Kalp Şeklinde Scone’lar, özel temalı kurabiyeler, Ebegümeci Çaylı Cheesecake, Misket Limonlu Pay gibi zarif tatlarla aşkın lezzetini hissettiriyor.

10-17 Şubat 2025 tarihlerinde her gün saat 15.00-18.00 arası servis edilecek Sevgililer Günü temalı Çay Saati, kişi başı KDV dahil 2,100 TL.

 

Anıl Piyancı, Champ Boi, Berkay Duman’dan “Güzelim Bu da Kafa”

Rap sahnesinin üretken isimlerinden Anıl Piyancı, yükselen yetenek Champ Boi ve güçlü prodüksiyonlarıyla dikkat çeken Berkay Duman, yeni şarkıları “Güzelim Bu da Kafa” için bir araya geldi. Dinleyiciyi hareketli bir atmosfere davet eden şarkı, 7 Şubat’ta Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında olacak.

Sözleri Anıl Piyancı ve Champ Boi tarafından yazılan şarkının müzik ve düzenlemesi Berkay Duman imzası taşıyor. Aynı zamanda şarkının prodüktörlüğünü de üstlenen Duman, dinamik altyapılar ve güçlü baslarla parçada modern bir hiphop sound’u yakalıyor.

Akılda kalıcı nakarat ve yüksek enerjisiyle dikkatleri üzerine çekecek şarkı, müzikseverleri ritmin akışına davet ediyor.

Cem Belevi “Değmezsin” için yakın arkadaşı Samet Tecer ile stüdyo girdi

Müzik dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanan Cem Belevi, duygu dolu şarkısı ‘’Değmezsin’’i Sony Music Türkiye etiketiyle hayranlarıyla buluşturuyor.

Samet Tecer ile gerçekleştirdikleri etkileyici düet, iki sanatçının müzikal uyumunu gözler önüne sererken, duygusal anlatımı ve çarpıcı sözleriyle dinleyicileri derinden etkilemeye hazırlanıyor.

Söz ve müziği Gözde Ilgaz’a, düzenlemeleri ise Erman Ertan ve Esad Fidan’a ait olan şarkı, Murad Küçük’ün yönetmenliğini üstlendiği klip ile taçlanıyor. Şarkının ruhunu yansıtan sahneleriyle dikkat çeken klip, görsel anlatımı ve yaratıcı çekimleriyle şekilleniyor.

Bu hatalar ‘kuru göz’ hastalığına zemin hazırlıyor!

Modern çağın yoğun ve stresli yaşam temposunda önemli bir göz sağlığı sorunu olan ‘kuru göz sendromu’ giderek yaygınlaşıyor. Kuru göz sendromunun yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkilediğini, tedavi edilmediği takdirde göz yüzeyinde hasarlara ve kronik enfeksiyonlara neden olabildiğini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Yaşar Güleser “Kuru göz sendromuna yol açan etkenler arasında; bazı yanlış alışkanlıklarımız ve çevresel faktörler büyük rol oynuyor. Örneğin; yapılan çalışmalarda, günde 6 ile 8 saatten fazla ekran karşısında kalan bireylerde, kuru göz belirtilerinin görülme sıklığının önemli oranda arttığı belirtiliyor” diyor. Bazı basit ama etkili önlemlerle göz sağlığının korunabileceğini ve kuru göz sendromunun yol açtığı şikayetlerin önlenebileceğini belirten Dr. Güleser 6 önlemi anlattı,  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Son yıllarda “gözlerim sürekli yorgun”, “yanma ve batma hissediyorum”, “kaşınıp acıyor” gibi şikayetlerle göz polikliniklerine yapılan başvurularda artış yaşanıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Yaşar Güleser hastaların şikayetlerini bazen de “gözlerimde kum tanesi varmış gibi hissediyorum” ya da “göz kapaklarımı açıp kapatmakta zorluk çekiyorum” şeklinde tarif ettiklerini belirterek “Kuru göz, gözyaşı üretimindeki yetersizlik veya gözyaşının hızlı buharlaşması sonucu göz yüzeyinde nem kaybının yaşandığı bir durumdur. Kuru gözde bazen gözyaşı akıntısı görülebilir ki bu, tahrişe bağlı olarak refleks mekanizmanın devreye girip gözyaşı üretimini artırmasından kaynaklanır. Hastalar bunu ‘yanma hissediyorum, ardından gözlerim sulanıyor’ şeklinde dile getiriyorlar” diyor.

Dr. Ümit Yaşar Güleser

Dr. Ümit Yaşar Güleser

Kuru göz sendromuna yol açan hatalar!

Kuru göz sendromunun ortaya çıkışında, günlük yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Ümit Yaşar Güleser “Teknolojik cihazlara olan bağımlılığın artması, uzun süre bilgisayar ekranı karşısında çalışmak, akıllı telefon ve tablet kullanımı gibi faktörler gözün doğal nem dengesini bozan davranışların başında geliyor. Yapılan çalışmalarda günde 6 ile 8 saatten fazla ekran karşısında kalan bireylerde, kuru göz belirtilerinin görülme sıklığının önemli oranda arttığı belirtilmektedir. Stres, dengesiz beslenme ve uyku düzensizlikleri gibi faktörler ile son yıllarda uzun süre maske kullanımının neden olduğu buharlaşma ve göz çevresindeki hava dolaşımının azalması gibi etkenler de kuru göz sendromu sıklığını artırmış durumdadır. Ayrıca klimalı ve havası kuru ortamlarda uzun süre vakit geçirmek, sigara dumanına maruz kalmak, yetersiz su tüketimi ve günümüzde yaygınlaşan kontakt lensleri uygun olmayan şekilde kullanmak da kuru göze neden olabilmektedir” diyor. Kuru göz sendromunun yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkilediğini, tedavi edilmediği takdirde göz yüzeyinde hasarlara ve kronik enfeksiyonlara neden olabildiğini vurgulayan Dr. Güleser, tedavinin mutlaka doktorun önerisi doğrultusunda yapılması gerektiğini söylüyor.

Kuru Göz Sendromu’na karşı etkili önlemler

  • Ekran başında göz kırpma egzersizi yapın
    Uzun süre ekran karşısında kalmak, göz kırpma refleksinin azalmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Her 20 dakikada bir ekranınızdan uzağa bakarak 20 saniye boyunca gözlerinizi dinlendirin ve bilinçli olarak sık sık göz kırpın. Yapılan araştırmalar, bu basit alışkanlığın göz yüzeyi nemliliğini koruduğunu göstermiştir.
  • Ortam havasını nemlendirin

Kuru hava, göz yüzeyindeki gözyaşı buharlaşmasını hızlandırır. Özellikle klimalı ya da kaloriferli mekanlarda nemlendirici cihaz kullanarak nem dengesini ayarlayabilirsiniz. Saç  kurutma makinesi, klima ve vantilatörün de doğrudan gözlerinize hava üflememesine dikkat edin. Rüzgarlı havalarda dışarı çıkarken, gözlerinizi rüzgardan koruyun.

  • Yeterli su tüketin

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ümit Yaşar Güleser “Gözyaşı üretimi vücudun su dengesiyle yakından ilişkili olduğundan, yeterli miktarda su tüketmek kuru göz riskini azaltabilir. Günlük 2-2.5 litre su tüketimi hem genel sağlığınızı hem de göz sağlığınızı destekler” diyor.

  • Doğru kontakt lens kullanımına dikkat edin

Kontakt lens kullanımında hijyen kurallarına mutlaka uyun, gece mutlaka çıkartın ve lenslerinizi önerilen süreden daha uzun takmayın. Aksi taktirde göz yüzeyinizin oksijenlenmesini azaltarak kurumasına hatta çok ciddi sorunlara yol açabilirsiniz. Ayrıca her kontakt lens her göze uygun olmadığı için hekiminizin tavsiye ettiği lensi kullanın.

  • Doktora danışmadan kullanmayın!

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Güleser, suni gözyaşı damlaları ve jellerin, göz yüzeyinin nem dengesini sağlamada etkili bir çözüm sunduğunu belirterek “Koruyucu madde içermeyen damlalar, hassas gözler için daha uygundur. Ancak bu ürünleri kullanmadan önce mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına danışmanız gerekir” diyor.

  • D vitaminine dikkat edin!

Balık, ceviz ve keten tohumu gibi Omega-3 yağ asitleri içeren besinler ile D vitamini gözyaşı üretimini destekleyerek kuru göz sendromunun yol açtığı şikayetleri hafifletebilir. Dr. Ümit Yaşar Güleser “Araştırmalar; D vitamini eksikliğinin kuru göz ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle düzenli kan testleri yaptırarak eksiklik durumunda takviye alınmalıdır” diyor.